Yerel Seçimler: İYİ Parti, Ekrem İmamoğlu Ve Mansur Yavaş’ın Karşısına Aday Çıkaracak

Yerel seçimlerde Ankara ve İstanbul’da kendi adaylarını çıkartacaklarını söyleyen İYİ Parti Sözcüsü Kürşad Zorlu, “Bunun hazırlık ve çabası içerisindeyiz. Çok kısa bir sürede bu hazırlıkları tamamladığımızda milletimizle bilgisini paylaşacağız” dedi.

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener de 26 Ağustos’ta Afyon’da yaptığı açıklamada ad vermeden Kemal Kılıçdaroğlu’nu sert sözlerle eleştirmiş, “Ne yazık ki nefsinin esiri olanlarla uğraştık. Ne yazık ki önce şahsım, önce ben diyenlerle uğraştık. Ne yazık ki koltuğundan başka bir şey düşünmeyenlerle uğraştık. Olduramadık. 2023 seçimlerindeki yenilgiye engel olamadık.” demiş ardından “Televizyonlara çıkıp yüzsüz yüzsüz, sıkılmadan, utanmadan seçimin faturasını bize yüklemeye kalkıştılar.” demişti.

İYİ Parti Sözcüsü Kürşad Zorlu, düzenlediği basın toplantısında gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu. Kürşat Zorlu, İYİ Parti’nin hafta sonu Afyon’da gerçekleştirdiği “Kocatepe buluşma[sının] milletimizin umutlarını yeşertti[ğini], siyasette yeniden güçlü bir başlangıcın fitilini ateşledi[ğini]” dile getirdikten sonra Genel Başkanı Meral Akşener’in Afyon’da tüm siyasi parti genel başkanlarına “yerel seçimlere ayrı ayrı girelim” çağrısına yönelik olarak MHP Genel Başkanı Bahçeli’den gelen “Ayrı ayrı seçime girme” çağrısının bizim nazarımızda ciddiye alınacak bir tarafı yoktur. Seçime ayrı girmek isteyenlerin elinden tutan, önüne geçen de yoktur” cevabını değerlendirdi.

İYİ Parti Sözcüsü Zorlu, “Genel Başkanımızın bu çağrısı tüm siyasi partilere yapıldı. Bu konuyla ilgili Sayın Erdoğan’ın da açıklama yapmasını bekliyoruz. Bu çağrının özünde Türk milletinin yaşadığı sorunları aşabilmek gayesi var.” dedi.

AKP’nin “devlet kaynaklarının hoyratça kullanılması” amacıyla yerel seçimlerde “yüzde 50+1 zorunluluğu olmamasına rağmen, zorla sayısal çoğunluk dayatması” getirerek “insanları düşmanlaştırdığını” iddia eden Zorlu kendi önerilerinin seçimlere ittifakla girmek yerine  “işbirliği”  yapmaya dayandığını söyledi ve AKP’nin değil CHP’nin yönetiminde bulunan İstanbul ve Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlıkları için “kendi adaylarını çıkartacaklarını” açıkladı.

“İstanbul ve Ankara’da kendi adayımızı çıkaracağız”

Zorlu habercilerin “İstanbul ve Ankara Büyükşehir Belediye Başkanları Ekrem İmamoğlu ve Mansur Yavaş’ın karşısına aday mı çıkaracaksınız?” sorusuna yanıt olarak “2019 seçimlerindeki göreli başarının ortaya çıkışında İYİ Partinin büyük bir çabası oldu. Bu iş birliği zaten bizim teklifimizdi. Biz o zaman sorumluluktan, milletimizin talebinden kaçmadık ve bugünkü görüntü ortaya çıktı.” dedikten sonra, “bugün bazı siyasi partiler[in] İstanbul ve Ankara’da bazı hedefleri olduğu için bu konuyu köpürt[tüklerini] ve gündeme getirilmesini, gündemde kalmasını ist[ediklerini]” söyledi. “Ama biz çok net bir şey koyduk ortaya; biz kendi adaylarımızı çıkaracağız. Bunun hazırlıkları içerisindeyiz.”

2019 yerel seçimlerine “Millet İttifakı” olarak giren 6 partili ittifakın son bulduğu 1 Haziran’da İYİ Parti Genel Sekreteri Uğur Poyraz tarafından açıklanmıştı. Poyraz, “Tüm ittifaklar seçim ittifakıdır, seçim bittiği zaman tüm ittifaklar ortadan kalkar. Yani 14 Mayıs genel seçimleri bitti, ittifak tamamlandı” demiş ve “28 Mayıs itibarıyla da bu ittifak bitmiştir.” açıklamasında  bulunmuştu

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener de 26 Ağustos’ta Afyon’da yaptığı açıklamada ad vermeden Kemal Kılıçdaroğlu’nu sert sözlerle eleştirmiş, “Ne yazık ki nefsinin esiri olanlarla uğraştık. Ne yazık ki önce şahsım, önce ben diyenlerle uğraştık. Ne yazık ki koltuğundan başka bir şey düşünmeyenlerle uğraştık. Olduramadık. 2023 seçimlerindeki yenilgiye engel olamadık.” demiş ardından “Televizyonlara çıkıp yüzsüz yüzsüz, sıkılmadan, utanmadan seçimin faturasını bize yüklemeye kalkıştılar.” demişti.

Akşener, yaptıklarının “[…] hatalarından ders almış muhalefet olarak milletimizin huzuruna çıkmak” olduğunu söyleyerek eski ittifak bileşenlerini suçlamıştı: “İYİ Parti’yi ve beni günah keçisi yapmaya kalktılar. Hakikati bilenler tek kelam etmedi. Bunlara şaşırmadım ama bunların hepsi midemi bulandırdı. Bu sessizliği sürdürmek mümkün değil artık.”

Paylaşın

Ankara, İzmir Ve İstanbul Dünya Genelinde Konut Fiyatlarının En Çok Arttığı Şehirler

150 şehirdeki fiyat değişimlerini inceleyen Knight Frank’in Küresel Konut Fiyat Endeksine göre, Ankara (yüzde 135,3), İzmir (yüzde 133) ve İstanbul (yüzde 127,3) konut fiyatlarının en çok arttığı şehirler oldu.

TCMB’nin açıkladığı konut fiyat endeksine göre Eylül 2022’de ev fiyatları bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 189 yükseldi. BDDK, son olarak eşi veya 18 yaş altındaki çocuklarının en az bir konutunun bulunması halinde konut kredi değer oranı yüzde 75 daraltma kararı aldı.

Örneğin, 5 milyon TL değerindeki bir evi, ikinci tapulu evi olarak alacak olanlara evin değerinin yüzde 22,5’i kadar kredi kullandırılabilecek.

Dünyada 56 ülke arasında konut fiyatlarının en çok arttığı ülke açık Türkiye oldu. 2023’ün ilk çeyreğinde Türkiye’de konut fiyatları 2022 yılının aynı dönemine göre yüzde 133 yükseldi. Aralarında Almanya ve İngiltere’nin olduğu bazı ülkelerde ise konut fiyatları düştü.

Türkiye’de konut ve kira piyasasında yaşanan kriz giderek derinleşirken hükümet yeni önlemlerle sorunu hafifletmeye çalışıyor.

Resmi enflasyonun yüzde 70’i aştığı dönemde hükümetin kira artışlarına yüzde 25 sınırı getirmesi ev sahipleri ile kiracıları karşı karşıya getirdi.

Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu (BDDK) son olarak eşi veya 18 yaş altındaki çocuklarının en az bir konutunun bulunması halinde konut kredi değer oranı yüzde 75 daraltma kararı aldı. Örneğin, 5 milyon TL değerindeki bir evi, ikinci tapulu evi olarak alacak olanlara evin değerinin yüzde 22,5’i kadar kredi kullandırılabilecek.

Uluslararası Emlak Danışmanlığı firması Knight Frank’in 56 ülke ve bölgeyi incelediği Küresel Konut Fiyat Endeksine göre 2023 yılının ilk çeyreğinde 2022 yılının aynı dönemine göre Türkiye’de konut fiyatları yüzde 132,8 artış gösterdi.

İkinci sıradaki Kuzey Makedonya’nın (yüzde 18,8) ardından Hırvatistan (yüzde 17,3), Macaristan (yüzde 16,6) ve Litvanya (yüzde 15,3) geliyor.

Diğer bazı ülkelerdeki artış oranı ise şöyle: Yunanistan yüzde 14,5; Bulgaristan yüzde 9,5; Japonya yüzde 6,8; Fransa yüzde 2,7 ve ABD yüzde 0,7.

Avrupa ülkeleri başta olmak üzere bazı bölgelerde konut fiyatları düştü. Almanya’da konut fiyatları yüzde 1 gerilerken bu oran İngiltere’de yüzde 3,1 ve İsveç’te yüzde 8,8 oldu.

Endeks 150 şehirdeki fiyat değişimlerini de inceliyor. Listede Türkiye’nin üç büyük şehri yer alıyor. Ankara (yüzde 135,3), İzmir (yüzde 133) ve İstanbul (yüzde 127,3) listedeki 150 şehir arasında konut fiyatlarının en çok arttığı şehirler oldu.

Dördüncü sıradaki Zagreb’deki artış yüzde 22,5’ oldu. Tokyo’da konut fiyatları yüzde 7,5 yükselirken bu oran New York’ta yüzde 3,4; Barselona ve Londra’da yüzde 1,4 ve Roma’da yüzde 0,6 oldu.

Az sayıda şehirde ise fiyatları geriledi. Düşüş Washington’da yüzde 0,2 olurken Rotterdam’da yüzde 0,3 gerçekleşti.

Ülke ve şehir bazındaki bu artışlar nominal. Yani enflasyon dikkate alınmıyor. Enflasyonun dikkate alındığı reel değişim de Türkiye’de oldukça yüksek. 2021-2022 son çeyrekleri arasında Türkiye’de reel konut fiyatları yüzde 51 artmıştı.

TCMB’nin açıkladığı konut fiyat endeksine göre Eylül 2022’de ev fiyatları bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 189 yükseldi.

Bu oran, son 10 yıldaki en yüksek oran oldu. Konut fiyatları Eylül 2021’de yeni ekonomik modele geçilmesiyle birden tırmanışa geçti. Eylül 2011’de yıllık konut fiyat artışı yüzde 36 idi.

Enflasyonun düşmeye başlamasıyla Haziran 2023’te yıllık artış yüzde 96 oldu. Aynı dönemde konut fiyatları reel olarak ise yüzde 38 yükseldi.

(Kaynak: Euronews Türkçe)

Paylaşın

Erdoğan: Ekonomide Yaşadığımız Sıkıntılar İktisadi Değil, Siyasi

Türkiye Müteahhitler Birliği’nin Ankara’da düzenlediği bir programda konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Dünyanın en büyük ekonomisi olma hedefinde olan bizler için 2053 ve 2071 yılı hedefleri hayal değil” dedi ve ekledi:

“Türkiye’yi faiz ve enflasyon cenderesinde tutmak isteyenlerle boğuşarak bugüne geldik. Ekonomide yaşadığımız sıkıntıların çok önemli kısmı iktisadi değil, siyasi saikle hayata geçirilen oyunların ürünüydü. Ekonomiyi toparlayacak tedbirleri ve mekanizmaları devreye aldık”

Erdoğan, konuşmasının devamında, “Yatırım istihdam yolu ile makro ekonomi programlarını hayata geçiriyoruz. Vatandaşlarımızın yastık altında tuttukları kaynakları harekete geçirdikleri görülüyor. Müspet etkilerini göreceğiz” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Müteahhitlere Başarı Ödülü Töreni’nde açıklamalarda bulundu. Erdoğan’ın açıklamalarında öne çıkanlar şöyle:

“Yurt dışında müteahhitlerimiz tarafından hayata geçirilen projeleri gördükçe, duydukça gururlanıyoruz. Türkiye’nin 21 yılda gerçekleştirdiği alt yapı hamlesi müteahhitlerimizi küresel alanda öne çıkardı. Her alanda olduğu gibi müteahhitlikte de potansiyelimizin daha büyük olduğunu biliyoruz. Türkiye’nin geleceğine dair vizyonu olmayanlar emek ve alın terini anlayamaz. Çoğunun siyasi ömrü dolup gitti.

Dünyanın en büyük 10 ekonomisinden biri olma hedefinde olan bizler için hedefler hayat değil. Ülkemizin dinamiklerini rakamlardan ibaret görenler bugüne kadar hüsrana uğradı. Sizlerden artık daha büyük projelere yönelmenizi bekliyoruz. Bu yıl 2023 vizyonumuzun çoğunu hayata geçirmiş olmanın şevkiyle gözümüzü 2053’e diktik. Sizleri Türkiye Yüzyılının inşasında da görevler bekliyor.

Attığınız her adımda bugüne kadar olduğu gibi hep yanınızda olacağımdan şüpheniz olmasın. Türkiye’nin çıkarları söz konusu olduğunda kimsenin inancına, tercihlerine bakmadığımızın şahitleri sizlersiniz. Bizim yarışımız ancak hizmette, eserde, dünyada gönül kazanmada olur.

Dünyanın en büyük ekonomisi olma hedefinde olan bizler için 2053 ve 2071 yılı hedefleri hayal değil. Türkiye’yi faiz ve enflasyon cenderesinde tutmak isteyenlerle boğuşarak bugüne geldik. Ekonomide yaşadığımız sıkıntıların çok önemli kısmı iktisadi değil, siyasi saikle hayata geçirilen oyunların ürünüydü. Ekonomiyi toparlayacak tedbirleri ve mekanizmaları devreye aldık.

Yatırım istihdam yolu ile makro ekonomi programlarını hayata geçiriyoruz. Vatandaşlarımızın yastık altında tuttukları kaynakları harekete geçirdikleri görülüyor. Müspet etkilerini göreceğiz.

Seçim öncesi ekonomi üzerinden ülke siyaseti dizayn etme sürecine bir kez daha şahit oluyoruz. Hayat pahalılığı sorununu çözmek için yoğun gayret gösteriyoruz. Kısa sürede sonuç alacağımıza inanıyorum.  İş dünyamızdan ricam istikametlerini ve hedeflerini geleceğe çevirmeleridir. Sizlerin tecrübesine ihtiyaç duyan pek çok ülke var. İş insanlarımızın her birinde bu dirayetin, azmin var olduğuna inanıyorum.”

Paylaşın

Ankara’dan Moskova’ya “Şükrü Okan” Uyarısı

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı Dezenformasyonla Mücadele Merkezi (DMM), Ukrayna’nın güneyindeki Izmaïl limanına giden bir Türk şirketine ait kargo gemisine uyarı ateşi açılmasıyla ilgili Rusya’nın “uygun şekilde uyarıldığını” açıkladı.

Sessiz kalındığı yönündeki eleştirilerin doğru olmadığını bildiren DMM’nin X hesabı üzerinden yapılan açıklamada, olayın gerçekleştiği yerin Karadeniz’in Türk karasuları değil, uluslararası sular olduğu, geminin sahibinin Türk olmasına rağmen uluslararası hukukta geminin ismi ya da personelinden ziyade bayrak devletinin önemli olduğu ve Rusya Federasyonu’nun “uygun şekilde” ikaz edildiği bildirildi.

Türkiye, Palau bayrağı taşımasına rağmen bir Türk şirketine ait geminin karıştığı olayla ilgili sessizliğini bozdu.

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı Dezenformasyonla Mücadele Merkezi (DMM), Ukrayna’nın güneyindeki Izmaïl limanına giden bir Türk şirketine ait kargo gemisine uyarı ateşi açılmasıyla ilgili Rusya’nın “uygun şekilde uyarıldığını” açıkladı.

DMM’den yapılan açıklamada “Rusya’daki muhataplarımız Karadeniz’de tansiyonu yükseltebilecek bu tür girişimlerden kaçınmaları konusunda uyarılmıştır” denildi. Şükrü Okan isimli gemiye yapılan baskının Türk karasularında değil uluslararası karasularda yaşandığı belirtilen açıklamada “geminin sahibi Türk olsa bile gemi Türk bayraklı bir gemi değildir” ifadeleri kullanıldı.

Rusya Savunma Bakanlığı, 13 Ağustos Pazar günü Karadeniz’de devriye gezen Rus gemisi Vasiliy Bikov’un Palau bayraklı Sükrü Okan adlı Türk yük gemisine uyarı ateşi açtığını ve gemiyi durdurduğunu açıklamış, Ukrayna’nın İzmail Limanı’na giden gemiye yasak kapsamına giren bir yük taşıyıp taşımadığının denetlenmesi amacıyla durması yönünde önce uyarı yapıldığını, ancak buna tepki vermediği için üzerine uyarı ateşi açılarak durdurulduğunu bildirmişti.

Açıklamada, daha sonra Rus denetim ekiplerinin helikopterle gemiye indiği, çalışmalarını yürüttüğü ve daha sonra da hedef limanına gitmesine izin verildiği bilgisi yer almıştı.

Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy, kargo gemisinin Kiev tarafından kurulan “yeni bir insani yardım koridorunu” kullandığını söyledi. Ukrayna Altyapı Bakanı Oleksandre Kubrakov ise, yeni koridorun Şubat 2022’de “esas olarak Rus işgali sırasında limanlarda bulunan gemileri tahliye etmek için kullanılacağını” açıkladı.

Paylaşın

ÖTV Zamları: DEVA Partisi Yargıya Taşıyor

Partisinin akaryakıttan alınan ÖTV’deki artışı Danıştay’a taşıyacağını duyuran DEVA Partisi Sözcüsü İdris Şahin, “Akaryakıt ÖTV’sindeki artışla ilgili Cumhurbaşkanı Kararı’nın iptali için Danıştay’a dilekçemizi vereceğiz. Çünkü Cumhurbaşkanı açıkça Anayasa’ya aykırı bir yetki kullanıyor” dedi ve ekledi:

“Anayasa’nın 73. maddesinin 3. fıkrası ‘Vergi, resim, harç ve benzeri mali yükümlülükler kanunla konulur, değiştirilir veya kaldırılır’ dedikten sonra 73. maddesinin 4. fıkrası ‘Kanunun belirttiği yukarı ve aşağı sınırlar içinde değişiklik yapma yetkisi Cumhurbaşkanına verilebilir’ demiştir.”

Şahin, açıklamasının devamında, “Anayasanın açık amir hükmünden anlaşılacağı üzere Cumhurbaşkanı, maktu olarak belirlenen vergi türlerinde artırım yapamayacak; şayet vergiyi ihdas eden kanun, oransal olarak yukarı aşağı sınırlar belirlemiş ve bu sınırlar içerisinde yürütmeye değişiklik yapma yetkisi vermişse bu durumda Cumhurbaşkanı kararıyla kanuna uygun olarak değişiklik yapılabilecektir. Oransal olarak artışın fahiş bir biçimde yüksek olması yönüyle de ‘vergi yükünün adaletli ve dengeli’ yapılması zorunluluğu itibarıyla da ölçülülük ilkesi açısından açıkça Anayasaya aykırıdır.”

Demokrasi ve Atılım (DEVA) Partisi Sözcüsü ve Ankara Milletvekili İdris Şahin, partisinin genel merkezinde açıklamalarda bulundu.

Şahin, “İktidarın ülkemizin karşı karşıya olduğu ekonomik sıkıntılarla ilgili hiçbir hazırlığının olmadığını görüyoruz. Sadece rastgele adımlar var. Para bitti; Merkez Bankasına dön ‘Para bas’. Bütçe tutmuyor; ‘Vergi sal’… İktidarın ekonomi politikası tümüyle vergi ve zamlara dayanmış durumda. Maliye politikası tarafında tasarrufa yönelik hiçbir adım yok” dedi.

Şahin, akaryakıttan alınan ÖTV’nin Cumhurbaşkanı Kararı’yla toplamda 6 lira artırılmasını “Bu, mevcut ÖTV’nin 3 katına çıkması demektir. Bu ölçüsüz artış iğneden ipliğe tüm fiyatları etkileyecek, dar ve sabit gelirlilerin üzerine yıkılacaktır” diye eleştirdi.

DEVA Partisi’nin akaryakıttan alınan ÖTV’deki artışı Danıştay’a taşıyacağını duyuran Şahin, “Akaryakıt ÖTV’sindeki artışla ilgili Cumhurbaşkanı Kararı’nın iptali için Danıştay’a dilekçemizi vereceğiz. Çünkü Cumhurbaşkanı açıkça Anayasa’ya aykırı bir yetki kullanıyor. Anayasa’nın 73. maddesinin 3. fıkrası ‘Vergi, resim, harç ve benzeri mali yükümlülükler kanunla konulur, değiştirilir veya kaldırılır’ dedikten sonra 73. maddesinin 4. fıkrası ‘Kanunun belirttiği yukarı ve aşağı sınırlar içinde değişiklik yapma yetkisi Cumhurbaşkanına verilebilir’ demiştir.

Anayasanın açık amir hükmünden anlaşılacağı üzere Cumhurbaşkanı, maktu olarak belirlenen vergi türlerinde artırım yapamayacak; şayet vergiyi ihdas eden kanun, oransal olarak yukarı aşağı sınırlar belirlemiş ve bu sınırlar içerisinde yürütmeye değişiklik yapma yetkisi vermişse bu durumda Cumhurbaşkanı kararıyla kanuna uygun olarak değişiklik yapılabilecektir. Oransal olarak artışın fahiş bir biçimde yüksek olması yönüyle de ‘vergi yükünün adaletli ve dengeli’ yapılması zorunluluğu itibarıyla da ölçülülük ilkesi açısından açıkça Anayasaya aykırıdır” ifadelerini kullandı.

Zamları görmeyen medyaya tepki

Öte yandan Şahin’in gündeminde akaryakıt ve doğalgaza ÖTV zammını görmeyen ve sayfanın alt köşelerde haberleştiren iktidara yakın basın kuruluşları da vardı.

Sabah, Yeni Şafak, Posta, Hürriyet ve Milliyet gazetelerini gösteren Şahin şöyle devam etti: “Ülkede olgularla uğraşan ne medya ne de iktidar var. Tamamen algıyla ülke yönetmek gibi bir durum içindeler. Sabah, ana sayfasında her şeye yer vermiş ama 85 milyonu ilgilendiren zamlarla alakalı en küçük bir habere dahi dokunmamış. Yeni Şafak’ın ilk sayfasında da bu zamlarla alakalı en küçük haber söz konusu değil.

“Bizlerin ödediği vergiyle alınan Posta, Hürriyet, Milliyet… Posta’da en ufak bir zam haberi söz konusu değil. Bir dönemlerin saygın gazetesi olarak adlandırılan Milliyet’te şuracıkta bir haber… Bu medya gruplarının kendine göre lokomotifi sayılan, ödediğimiz vergilerle Ziraat Bankası’ndan kredilerle alınan Hürriyet’te, ‘Doğal gazda ÖTV arttı’ haberi, değerli Burcu Esmersoy’un düğün haberinin üçte biri oranında ana sayfada yer bulmuş. ‘85 milyonun evlatları’ manşetiyle çıkıyor ama 85 milyonu yakan zam haberlerini görmezlikten geliyor.”

Paylaşın

İsveç’in NATO Üyeliği Ankara’da Görüşüldü

Ankara’da NATO (Kuzey Atlantik Antlaşması Örgütü) üyeliği hareketliliği… Türkiye, Finlandiya, İsveç ve NATO heyetlerinin yer aldığı üçlü mutabakat kapsamında oluşturulan Daimi Ortak Mekanizma’nın dördüncü toplantısı Ankara’da yapıldı. 

Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Büyükelçi Akif Çağatay Kılıç’ın ev sahipliğinde Beştepe’de yapılan toplantı yaklaşık 3 saat sürdü.

Toplantıya NATO heyeti başkanı olarak NATO Genel Sekreter Kabine Şefi Stian Jenssen, İsveç heyeti başkanı olarak İsveç Dışişleri Başkanlığı Devlet Sekreteri Büyükelçi Jan Knutsson ve Finalndiya heyeti başkanı olarak da Finlandiya Dışişleri Bakanlığı Daimi Devlet Sekreteri Jukka Salovaara katıldı.

Türkiye, İsveç’in NATO üyeliğine henüz onay vermedi. Bir ülkenin NATO’ya katılabilmesi için oy birliği, yani mevcut 31 üye ülkenin tümünün onayı gerekiyor.

Litvanya’nın başkenti Vilnius’ta gelecek ay yapılacak NATO zirvesi öncesi Türkiye’nin İsveç’in NATO üyeliğini onaylaması yönünde Batılı müttefiklerinden sıklıkla mesajlar geliyor.

Ankara, Stockholm’den terör örgütlerine yönelik daha sert tutum takınmasını isterken, İsveç’te yeni terörle mücadele yasasının 1 Haziran’da yürürlüğe girmesiyle son dönemde bazı adımlar atıldığı görülüyor.

Örneğin, bu ay başında İsveç’te bir Türk hakkında, PKK için para toplamak ve silahlı suç işlemek şüphesiyle suç duyurusunda bulunulduğu basına yansıdı.

Türkiye, Finlandiya’nın NATO üyeliğine ise Mart ayında onay vermişti. ABD’den İsveç’in de bir an önce NATO üyesi olması gerektiğine dair son mesaj dün Beyaz Saray’dan geldi.

Beyaz Saray Sözcüsü Karine Jean Pierre, İsveç’in Türkiye ile daha önce varılan mutabakat kapsamında yükümlülüklerini yerine getirdiğini ve 1 Haziran’da yeni terörle mücadele yasasının yürürlüğe girdiğini vurguladı.

İsveç’in katılımının NATO’yu daha da güçlendireceğinin bir kez daha altını çizen Beyaz Saray Sözcüsü, “İsveç’in bir an önce NATO üyesi olması gerektiğini düşünüyoruz” dedi ve bu konuda umutlu olduklarını söyledi.

Paylaşın

Kılıçdaroğlu’ndan Seçim Güvenliği Açıklaması: Bütün Sandıklarda Müşahitlerimiz Var

Millet İttifakı’nın Ankara mitinginde konuşan Kılıçdaroğlu, “Bütün Türkiye’de huzur ve barışı sağlayacağız. Tam 1,5 yıldır sandık güvenliği için çalışıyoruz. Bütün sandıklarda müşahitlerimiz, temsilcilerimiz var. Sizden ricam; bahar havasında sandığa gidin” dedi.

Haber Merkezi / 14 Mayıs seçimlerine saatler kala Millet İttifakı final mitinginin adresi Ankara’da, Tandoğan Meydanı oldu.

Mitinge, Millet İttifakı Cumhurbaşkanı Adayı, Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, DEVA Partisi lideri Ali Babacan, Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu, Demokrat Parti lideri Gültekin Uysal, cumhurbaşkanı yardımcısı adayları İmamoğlu ve Yavaş’ın da katıldı.

Mitingde konuşan Kılıçdaroğlu, Kılıçdaroğlu; “Bütün Türkiye’de huzur ve barışı sağlayacağız. Tam 1,5 yıldır sandık güvenliği için çalışıyoruz. Bütün sandıklarda müşahitlerimiz, temsilcilerimiz var. Sizden ricam; bahar havasında sandığa gidin” dedi.

Kılıçdaroğlu, konuşmasında ayrıca şu ifadeleri kullandı:

“Bu ülkeye demokrasiyi, barışı getirmeye hazır mısınız? Huzur içinde birlikte yaşamayı getirmeye hazır mısınız? Söz veriyorum, ben de hazırım. Birlikte yapacağız. Bu ülkenin gençleri ve kadınları otoriter bir yönetimi, demokratik yollarla değiştirecekler. Gençleri ve kadınları yürekten kutluyorum. Mustafa Kemal’in başkentindeyiz.

Mansur Başkan gerçekten de Ankara’yı, Mustafa Kemal’in Ankarası yapmak için elinden gelen her türlü çabayı gösteriyor. Ama şimdi bütün Türkiye’yi Mustafa Kemal’in Türkiye’si yapacağız. Bütün Türkiye’de huzur ve barışı sağlayacağız.

Sinan Ateş’in katillerini bulacağım ve onların kulaklarından yakalayıp, adalete teslim edeceğim.

Benim saraylarda oturma gibi alışkanlığım yok. Saray maray bize vız gelir. Ankara’nın seymenleriyle, oyun havalarıyla beraber Gazi Mustafa Kemal’in Çankaya Köşkü’ne gideceğiz. Çankaya Köşkü halkın köşküdür. Çankaya’da mütevazı bir hayat var.

Sizler gibi olacağım, sizler gibi dertleneceğim, sizler gibi sevineceğim. Varsa bir yerde sorun, soruna kilitleneceğim ve mutlaka çözeceğim.

Sınırları yol geçen hanına döndürdüler. En geç 2 yıl içinde bütün Suriyeli kardeşlerimizi kendi ülkelerine uğurlayacağız. Türkiye’yi 5’li çetelerden kurtaracağım. Benim cumhurbaşkanı olmamam için her oyunu denediler, her iftirayı attılar.

Ben size güveniyorum. Bu ülkeye barışı getireceğim. Huzuru getireceğim. Bu ülkenin sorunlarına talibim saraylara değil. Kızılay’dan bir kez daha söylüyorum. Allah nasip ederse hep beraber Gazi Mustafa Kemal’in Çankaya Köşkü’ne çıkacağız.

Bu ülkeyi adalete getireceğim. 450 kilometreyi yürüdüysem o bir başlangıçtı. Şimdi ayın 15’inde önemli bir aşamayı daha kat etmiş olacağız. Bu ülkenin bütün coğrafyasına adaleti, hakkı ve hukuku getireceğim. En ufak endişeniz olmasın.”

Paylaşın

İBB Başkanı İmamoğlu: İlk Turda Bitireceğiz

Millet İttifakı’nın Ankara mitinginde konuşan İBB Başkanı İmamoğlu, 13. Cumhurbaşkanımız Kemal Kılıçdaroğlu’nu hep birlikte seçeceğiz. 3 kişinin 2’si Cumhurbaşkanımız Kemal Kılıçdaroğlu’na oy verebilir. O oy vermeyen 1 kişinin gönlüne gireceğiz. Kalbini buz kaplamışsa onu kırmayacağız, onu sevgimizle eriteceğiz. Bu seçimde sen de kazanacaksın kardeşim diyeceğiz. Oy verse de vermese de kazanacak” dedi ve ekledi:

Haber Merkezi / “Bugünün işini yarına bırakmayacağız, hep birlikte ilk turda bitireceğiz. Devlette dirlik, millette birlik, ülkeye hep birlikte kardeşli getireceğiz. Göreceksiniz 15 Mayıs’ta güneş bir başka doğacak. Mustafa Kemal Ankara’ya adım attığında Dikmen sırtlarında doğan güneş gibi pırıl pırıl doğacak. Demokrasi gibi ışık saçacak. Gecemizi, geleceğimizi, çocuklarımızı, gençlerimizi aydınlatacak.”

14 Mayıs seçimlerine saatler kala Millet İttifakı final mitinginin adresi Ankara’da, Tandoğan Meydanı oldu.

Mitinge, Millet İttifakı Cumhurbaşkanı Adayı, Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, DEVA Partisi lideri Ali Babacan, Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu, Demokrat Parti lideri Gültekin Uysal, cumhurbaşkanı yardımcısı adayları İmamoğlu ve Yavaş’ın da katıldı.

Mitingde konuşan İBB Başkanı İmamoğlu, şunları söyledi:

“Heyecanımız yüksek, gençliğimiz var. Yolumuz uzun. Pazar günü bu iş bitecek mi? Memleketin her yerinde yakılan o güzel meşaleler Ankara’da Meclis’te birleşir. Geleceğimizi aydınlatır. Egemenliğin kayıtsız şartsız millete ait olduğu yerdir.

Son günlerde Ankara’nın ışığını kısmak isteyenler oldu. Milletin meclisini yok sayıp, devleti tek bir şahsa, bir saraya bağlamak isteyenler oldu. Vatandaşa kendi kişisel iktidarlarını dayatmak isteyenler oldu. Cumhuriyetin başkentini parsel parsel satmaya kalkanlar oldu. Ankaralı kardeşim 31 Mart’ta izin vermedi, Mansur Başkanı seçti. 14 Mayıs’ta da izin vermeyecek. Bu pazar Ankara’nın sandıklarında baharlar açacak. Demokrasi, özgürlük, adalet çiçekleri açacak. O güzel canım ayyıldızlı bayraklarımız gibi.

Bir süredir Anadolu’nun dört bir yanında milletimizle bir gerçeği paylaşıyorum. Kazanıyoruz, milletçe kazanıyoruz. Geleceğimizi kazanıyoruz. Ülkemizi, devletimizi, cumhuriyetimizi kazanıyoruz. Bir avuç insan dışında hiç kimsenin kaybetmediği bir seçim bu. Sandıktan adalet, eşitlik, huzur, refah, mutluluk çıkacak. Söz veriyoruz. Pazartesi sabahı bize yapılanları biz hiç kimseye yapmayacağız.

13. Cumhurbaşkanımız Kemal Kılıçdaroğlu’nu hep birlikte seçeceğiz. 3 kişinin 2’si Cumhurbaşkanımız Kemal Kılıçdaroğlu’na oy verebilir. O oy vermeyen 1 kişinin gönlüne gireceğiz. Kalbini buz kaplamışsa onu kırmayacağız, onu sevgimizle eriteceğiz. Bu seçimde sen de kazanacaksın kardeşim diyeceğiz. Oy verse de vermese de kazanacak. Bugünün işini yarına bırakmayacağız, hep birlikte ilk turda bitireceğiz.

Devlette dirlik, millette birlik, ülkeye hep birlikte kardeşli getireceğiz. Göreceksiniz 15 Mayıs’ta güneş bir başka doğacak. Mustafa Kemal Ankara’ya adım attığında Dikmen sırtlarında doğan güneş gibi pırıl pırıl doğacak. Demokrasi gibi ışık saçacak. Gecemizi, geleceğimizi, çocuklarımızı, gençlerimizi aydınlatacak.”

Paylaşın

SP Lideri Karamollaoğlu: Bir Devrim Yaşayacağız

Millet İttifakı’nın Ankara mitinginde konuşan Saadet Partisi Lideri Karamollaoğlu, “Bir devrim yaşayacağız diye de ümit ediyorum. İnşallah sandıkta patlama meydana gelecek ama manevi patlama. Tek adam dönemi bitecek” dedi ve ekledi:

Haber Merkezi / “Sayın Cumhurbaşkanımız 21 yıldır makamını işgal ediyor. Ama problemlere artık çözüm üretemiyor patinaj yapıyor. Bir değişikliğe ihtiyacımız var. Benim sık sık tekrarladığım hep şu oldu, biz yaşanabilir bir Türkiye istiyoruz. Herkesin mesut olduğu, inandığı gibi yaşadığı, rahat geçinebildiği, ülkede emniyet için de kendisini hissettiği bir ülke istiyoruz biz. Bölge bir ülkenin inşası ahlaki ve manevi değerlerin ihyası ile mümkün.”

14 Mayıs seçimlerine saatler kala Millet İttifakı final mitinginin adresi Ankara’da, Tandoğan Meydanı oldu.

Mitinge, Millet İttifakı Cumhurbaşkanı Adayı, Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, DEVA Partisi lideri Ali Babacan, Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu, Demokrat Parti lideri Gültekin Uysal, cumhurbaşkanı yardımcısı adayları İmamoğlu ve Yavaş’ın da katıldı.

Mitingde konuşan Saadet Partisi Lideri Karamollaoğlu, şunları söyledi:

“Bir devrim yaşayacağız diye de ümit ediyorum. İnşallah sandıkta patlama meydana gelecek ama manevi patlama. Tek adam dönemi bitecek.

Sayın Cumhurbaşkanımız 21 yıldır makamını işgal ediyor. Ama problemlere artık çözüm üretemiyor patinaj yapıyor. Bir değişikliğe ihtiyacımız var. Benim sık sık tekrarladığım hep şu oldu, biz yaşanabilir bir Türkiye istiyoruz. Herkesin mesut olduğu, inandığı gibi yaşadığı, rahat geçinebildiği, ülkede emniyet için de kendisini hissettiği bir ülke istiyoruz biz. Bölge bir ülkenin inşası ahlaki ve manevi değerlerin ihyası ile mümkün.

Sadece gösterişle, insanlara hakaret ederek, insanları küfürle itham ederek, insanları yanlış yönlendirerek Türkiye’ye huzur, barış germez. Önce lisanına sahip olacaksın. Davranışına sahip olacaksın. Hak hukuk nedir bileceksin. Ama önce sen uyacaksın. Adalet olmadan barış huzur olmaz. Adaletin kamil manada tecellisi önemlidir ama o da yetmez. Güvenilir olacaksın. Elin toplum malına uzanmayacak. Yemeyeceksin, yedirmeyeceksin. Rüşvet alıp vermeyeceksin. Yolsuzluğa fırsat tanımayacaksın. Hele de israf kesinlikle yapmayacaksın.

Bugün sıkıntılı bir duruma düştü ülkemiz. Bu iktidar tasarruf nedir bilmiyor. İsraf nedir anlamıyor. Yolsuzluk adeta kural haline geldi. Yanlış politikalar, yatırımlar bu ülkeyi perişan etti. Düne kadar kendi ürettiğimiz malları bugün ithal ediyoruz. Niye biz şeker ithal edelim. Geçenlerde İzmit’teydik. Kağıt fabrikası kapatılmış. Yerine insanlara hizmet verecek bir lokal açılmış.

Bugün biraz önce Samsun’daydık. Samsun Türkiye’nin en gelişmiş illerinden birisi olması icap ederken bugün işsizlik belli bir noktaya gelmiş, göç veriyor. Ben sigara içmem, kimsenin içmesini tavsiye etmem. Tütün ekimini yasaklayıp zorla insanımıza Virginya tütünü ektirilmesinin karşısındayım. Biz güzel ahlakı ajandamızın başına koyduk. Adalet de gözettiğimiz mefhum. Bugün işçiye zamlar yapılıyor. Bugünkü gidişat devam ederse memur da işçi de gene muhtaç duruma düşecek. Biz buna razı değiliz, istikrar istiyoruz. Herkesin rahat etmesini arzu ediyoruz.

Milli gelirin adil dağılımı bizim şiarımız. Allah nasip ederse pazartesi gününden itibaren Türkiye’nin görünümü değişecek. Cumhurbaşkanı adayımız belli. Kemal Bey Cumhurbaşkanımız olacak. Bütün meseleleri istişare edeceğiz, karar vereceğiz ve bu memleketi ayağa kaldıracağız. Pazar günü sandık başına gittiği zaman oyunuz mutlaka millet ittifakı için olmalı.”

Paylaşın

Ahmet Davutoğlu: Türkiye’yi Birlikte İnşa Edeceğiz

Millet İttifakı’nın Ankara mitinginde konuşan Gelecek Partisi Lideri Davutoğlu, “Ülkeye, millete söyleyecek sözü olmayan iktidar bizlere saldırdı. Birkaç madde ile onlara cevap vermek zorundayız. Diyorlar ki Erdoğan, Bahçeli, Binali Yıldırım, Önder Aksakal, 14 Mayıs yabancı istilacılara ülkeyi teslim etmeyecekmiş. Biri daha ileri gitti, küffara teslim etmeyecekmiş. Bre gafiller size Ankara’dan sesleniyorum” dedi ve ekledi:

Haber Merkezi / “Bütün mazlum milletlerin, anti emperyalist sömürge karşı mücadelesine ışık tutan Gazi Mustafa Kemal’in Ankara’sından sesleniyorum. Biz nefes alıp verdikçe yabancı istilacılar bu ülkeye gelemeyecek; ama yabancı bankalarda hesap tutan devlet adamları bir daha iktidara gelemeyecek. Yeni bir baharda, onurlu bir Türkiye’yi birlikte inşa edeceğiz.”

14 Mayıs seçimlerine saatler kala Millet İttifakı final mitinginin adresi Ankara’da, Tandoğan Meydanı oldu.

Mitinge, Millet İttifakı Cumhurbaşkanı Adayı, Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, DEVA Partisi lideri Ali Babacan, Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu, Demokrat Parti lideri Gültekin Uysal, cumhurbaşkanı yardımcısı adayları İmamoğlu ve Yavaş’ın da katıldı.

Mitingde konuşan Gelecek Partisi Lideri Davutoğlu, şunları söyledi:

“Ülkeye, millete söyleyecek sözü olmayan iktidar bizlere saldırdı. Birkaç madde ile onlara cevap vermek zorundayız. Diyorlar ki Erdoğan, Bahçeli, Binali Yıldırım, Önder Aksakal, 14 Mayıs yabancı istilacılara ülkeyi teslim etmeyecekmiş. Biri daha ileri gitti, küffara teslim etmeyecekmiş. Bre gafiller size Ankara’dan sesleniyorum.

Bütün mazlum milletlerin, anti emperyalist sömürge karşı mücadelesine ışık tutan Gazi Mustafa Kemal’in Ankara’sından sesleniyorum. Biz nefes alıp verdikçe yabancı istilacılar bu ülkeye gelemeyecek; ama yabancı bankalarda hesap tutan devlet adamları bir daha iktidara gelemeyecek. Yeni bir baharda, onurlu bir Türkiye’yi birlikte inşa edeceğiz. Sözü tükenenler diyor ki, onlar iktidarı kaybederlerse ülkeye terör gelecekmiş. Bu ülkenin dağlarını, ovalarını hep beraber şenlendireceğiz ama asla teröre izin vermeyeceğiz.

Ne FETÖ ne PKK ne İŞİD hiçbir terör örgütü bu ülkede nefes alamayacak. Kendileri kırmızı bültenle aranan Osman Öcalan’ı TRT ekranlarını çıkaranlar var ya, işte onlar 15 Mayıs’ta hesap verecekler. Terörle işbirliğinin hesabını verecekler. Bizim alnımız açık, hiçbir terör örgütü ile alakamız, iltisakımız yok. Bugün sayın Erdoğan, gerekirse 15 Temmuz gibi direnirmiş. 15 gecesi 251 şehidimizin kanı yerde iken, sizler 15 Temmuz’un faili olan paşanın kardeşini Hollanda’ya büyükelçi atamadınız mı? Faili diye suçladığınız Birleşmiş Arap Emirlikleri’ne 3-5 milyar dolar için el açmadınız mı? Bu FETÖ okullarında okuyan damadınız Berat Albayrak’ı bakan yapmadınız mı? Diyanet İşleri Başkanlığını kapatacakmışız. Külliyen yalan.

Din ve vicdan özgürlüğü sonuna kadar korunacak. Ama din istismarına asla izin vermeyeceğiz. Cami avlularından siyasi mesaj verilemeyecek. Sayın Kılıçdaroğlu başörtüsü yasal çerçeveye kavuşsun dediğinde Erdoğan sulandırdı. Başörtüsü başta olmak üzere bütün özgürlükler korunacak, yasaklar kalkacak.

Bahçeli bize mermi gösterdi. Ya müebbet hapis, ya mermi. İşte burdayız. Bağrımız açık buradayız. Bahçeli Türkiye’nin birliğini savunduğunu iddia eden ama Hakkari’ye adım atmamış, Şırnak’a gitmemiş olan, Diyarbakır’a gitmeyen Bahçeli, sizden korkan namerttir. Susmayacağız, durmayacağız. Sizin otoriter yolsuzluk düzeninizde mücadele etmeye devam edeceğiz. Bu ülke, bu millet, bu demokrasi sahipsiz değil.

Kutuplaşma gidecek kucaklaşma gelecek. Yasaklar gidecek, özgürlükler gelecek. Hukuksuzluk gidecek, hak, hukuk, adalet gelecek. Yolsuzluklar gidecek, temiz siyaset, siyasi ahlâk gelecek. İmar baronları, faiz baronları, ihale baronları, uyuşturucu baronlarının iktidarı gidecek, milletin iktidarı gelecek. Mülakat gidecek, liyakat gelecek. Bütün bu bozukluklarının kaynağı olan Cumhurbaşkanı Hükümet Sistemi gidecek güçlendirilmiş parlamenter sistem gelecek. Cumhur İttifakı gidecek milletin sesi, iradesi Millet İttifakı gelecek.”

Paylaşın