‘Altılı Masa’ Altıncı Kez Toplandı

İlk olarak 12 Şubat’ta CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun ev sahipliğinde buluşan 6 muhalefet partisinin liderleri bugün Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu’nun ev sahipliğinde bir araya geldi.

Haber Merkezi / Liderler buluşması öncesinde; CHP, İYİ Parti, Saadet Partisi, DEVA Partisi, Gelecek Partisi ve Demokrat Parti’nin sosyal medya hesaplarında “Yarının Türkiyesi için… #HepBirlikteGüzelYarınlara” notuyla bir video yayınladı.

Her ay bir genel başkanın ev sahipliğinde yapılan turun son toplantısı olması dolayısıyla liderin ayrıca bu görüşmelerin nasıl bir takvim ve formatla devam edeceğinin de kararını vermesi bekleniyor.

Saadet Partisi’nin ev sahiplindeki toplantıya ilk olarak DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan geldi. İkinci olarak Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu, üçüncü olarak ise CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu geldi. Demokrat Parti Genel Başkanı Gültekin Uysal’ın ardından İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener geldi. SP Lideri Karamollaoğlu, tüm liderleri kapıda karşıladı.

Liderlere altılı masanın altıncı toplantısında ikram edilecek yemekler şu şekilde:

-Düğün Çorbası
-Güveç (Ata Tohumundan elde edilmiş sebzelerle hazırlanmıştır)
-Bulgur Pilavı
Söğüş (Ata Tohumundan elde edilmiş domates ve biber çeşitleri)
-Havuç Tarator / Ezme / Közlenmiş Patlıcan
-Çoban Salata
-Sütlaç / Soğuk Baklava

Toplantıda, bundan sonraki görüşme turları için toplantı formatının belirlenmesinin yanısıra, “geçiş sürecinde cumhurbaşkanının yetkileri ve yönetim usulleri”nin masaya yatırılması planlanıyor.

Karamollaoğlu, toplantı öncesinde, masada yer alan liderleri ziyaret ederek, gündeme ilişkin görüş alışverişinde bulunmuştu.

Edinilen bilgiye göre, ilk tur görüşmelerin son toplantısı yapıldığı için, bundan sonraki görüşme turlarının formatının ele alınması bekleniyor.

Kulislere yansıyan bilgilere göre ikinci tur görüşmelerin, TBMM’nin açılmasından sonra, yani Ekim ayında başlaması ve CHP’nin ev sahipliğinde yapılması üzerinde duruluyor.

Ancak bundan sonraki toplantıların her ay mı, yoksa seçim sürecine de girilmesi nedeniyle, temel konuları görüşmek üzerine gereksinim halinde mi toplanması konusunun bugünkü toplantıda netleşeceği ifade ediliyor.

Paylaşın

‘Altılı Masa’da İlk Tur Görüşmeleri Tamamlanıyor: Gündem Geçiş Süreci

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu, DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan ve Demokrat Parti Genel Başkanı Gültekin Uysal, Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu’nun ev sahipliğinde bir araya gelecek.

İlk olarak 12 Şubat’ta CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nun ev sahipliğinde buluşan 6 muhalefet partisinin liderleri, Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu’nun ev sahipliğinde, ilk tur görüşmelerin son toplantısını yarın gerçekleştirecek.

Saat 14.00’te başlayacak toplantıda, bundan sonraki görüşme turları için toplantı formatının belirlenmesinin yanısıra, “geçiş sürecinde cumhurbaşkanının yetkileri ve yönetim usulleri”nin masaya yatırılması planlanıyor.

Karamollaoğlu, toplantı öncesinde, masada yer alan liderleri ziyaret ederek, gündeme ilişkin görüş alışverişinde bulunmuştu.

Edinilen bilgiye göre, ilk tur görüşmelerin son toplantısı yapıldığı için, bundan sonraki görüşme turlarının formatının ele alınması bekleniyor.

Kulislere yansıyan bilgilere göre ikinci tur görüşmelerin, TBMM’nin açılmasından sonra, yani Ekim ayında başlaması ve CHP’nin ev sahipliğinde yapılması üzerinde duruluyor.

Ancak bundan sonraki toplantıların her ay mı, yoksa seçim sürecine de girilmesi nedeniyle, temel konuları görüşmek üzerine gereksinim halinde mi toplanması konusunun Pazar günkü toplantıda netleşeceği ifade ediliyor.

“Cumhurbaşkanı adayının kim olacağı gündeme gelmeyecek”

Toplantıda, 6’lı masanın cumhurbaşkanı adayının kim olacağı konusunun gündeme gelmeyeceği, ancak “geçiş döneminde cumhurbaşkanının yetkilerinin ne olacağı ve yönetim usulleri” konusunun ele alınabileceği ifade ediliyor.

BBC Türkçe’den Ayşe Sayın’a konuşan, Saadet Partisi kaynakları bu konuda şu değerlendirmeyi yaptı:

“Geçiş sürecinde cumhurbaşkanının yetkileri, ne şekilde yöneteceği, parlamento ile ilişkilerinin nasıl düzenleneceğine ilişkin usuller, liderler de uygun görürse gündeme gelebilir.

“Bir toplantıda bitecek konular değil bunlar ama belki bu toplantıda buna dair hedefleri ortaya koyup, komisyonları da çalıştırabilirler. Veya partiler kendi içlerinde çalışsın, sonra biz konuşalım da diyebilirler, bunun yöntemini kendileri karar verir.”

Bu konuda, siyasi partilerin kendi içlerinde yaptıkları çalışmalarla ilgili karşılıklı görüş alışverişinde bulunacağı ifade ediliyor.

Baskın seçim ihtimalinin zayıfladığını düşünen muhalefet partilerinin, isim açıklamayı en sona bırakması yüksek ihtimal görülüyor. CHP’de 29 Ekim gibi simgesel tarihler seslendirilse de, bu konuda ortak görüş yok.

Kulislerde, 6’lı masanın bundan sonraki toplantılarında, adayın nitelikleri, nasıl belirleneceği konularının ele alınabileceği, ancak aday isminin seçim takviminin başlamasına kısa süre kala açıklanabileceği ifade ediliyor.

Seçimin en erken Mayıs ayında yapılabileceği bu nedenle de 6’lı masanın ortak adayda anlaşması halinde, ismin de yılbaşından sonraya kalabileceği belirtiliyor.

Pazar günkü toplantıda ayrıca, seçim güvenliği, daha önceki toplantılarda oluşturulan göç komisyonunun çalışmaları, gündeme ilişkin siyasi gelişmelerin ele alınması bekleniyor. Bu çerçevede, Türkiye’nin Suriye ve İsrail’le ilişkileri normalleştirme adımlarının da masaya gelebilecek konular arasında olduğu belirtiliyor.

Paylaşın

“AK Parti içinde Ali Babacan Sempatisinden Bahsedilmeye Başlandı” İddiası

AK Parti içinde ve tabanında DEVA Partisi lideri Ali Babacan’a karşı sempatinin konuşulmaya başlandığını belirten, “Gelecek Partisi ve liderine rezervi olan AKP tabanının Ali Babacan konusunda farklı düşündüğü ifade ediliyor.” dedi.

Birgün gazetesi yazarı Yaşar Aydın, son günlerde hem altılı masanın hem de AKP – MHP ittifakının en çok konuştuğu liderin DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan olduğunu söyledi.

Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan ile MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin her fırsatta Babacan’a sert sözlerle yüklendiğini vurgulayan Aydın, şöyle devam etti:

“Kuşkusuz bunda son aylarda daha görünür olmasının ve Gaziantep, Gebze ve Yozgat gibi illerde gerçekleştirdiği mitinglerin payı var. Ama farklı gerekçeler de var. AKP içinde ve tabanda Ali Babacan sempatisinden bahsedilmeye başlandı. Taşrada iş dünyasından kayışlar hızlandığı bilgisi geliyor. Yine bürokraside Gül’den sonra Babacan ziyaretleri moda olmaya başladı. Gelecek Partisi ve liderine rezervi olan AKP tabanının Ali Babacan konusunda farklı düşündüğü ifade ediliyor.

‘Yeni umut olma yolunda’

Saadet Partisi ile sıcak bir diyalog zemininin oluştuğuna dair bilgiler (seçim sonrası da devam edecek) yine kulağımıza çokça geliyor. Abdullah Gül destekli Deva Partisi, ANAP ve AKP gibi hızlı bir giriş yapmasa bile Erdoğan ile birlikte iktidarı tamamen kaybetmek istemeyen kesimin yeni umudu olma yolunda. Bekleyip göreceğiz.”

“Üç adımda uzlaşı var”

Pazar günü 6’lı masa Saadet Partisi’nin ev sahipliğinde bir kez daha bir araya gelecek. Bu görüşmeyle tam bir tur tamamlanmış olacak. Kuşkusuz seçim güvenliği ekonominin temel sorunlarına ilişkin meseleler masada olacak. Seçim yaklaştıkça farklı partilerin kurmaylarından benzer yaklaşımlar gelmeye başladı. Ortak ruh hali, “6’lı devam eder ama her meseleyi orası çözmez” oldu. Konuştuğum farklı partilerden isimlerden çıkan üç sonuç var.

Ortak cumhurbaşkanı adayı sonuna kadar zorlanmalı

Cumhurbaşkanı adayının programında en geniş uzlaşma zemini zorlanmalı

Parlamenter sisteme dönüş konusunda taviz verilmemeli

Bu üç başlıktan da çıkan sonuç: Her parti kendi programıyla seçime girecek. Cumhurbaşkanı adayının programında mümkün olan ortaklaşma zorlanacak. Ve son olarak da seçim sonrasına dair bu programı hayata geçirecek kadrolar üzerine çalışma yapılacak.

Yazının tamamı için TIKLAYIN

Paylaşın

Babacan: Elin Parasına Endeksli Milli Para Olur Mu?

Partisinin Niğde il binasının açılışında konuşan DEVA Lideri Babacan, Erdoğan’ın, kur korumalı mevduat sistemi için kullandığı “kur garantili milli para” ifadelerini eleştirerek, “Elin parasına endeksli millî para olur mu?” dedi

Haber Merkezi / Babacan, eleştirisini, “Bankada parası olanın parasını kura endeksledin de emekli maaşını niye endekslemedin? Emeklimizin aldığı maaş millî para değil mi? Türk lirası almıyor mu? Onu niye endekslemiyorsun? Asgari ücreti de kura endeksle… Sen memurun, emeklinin maaşını, asgari ücreti kura endeksledin mi ki milletin bankadaki parasını kura endeksliyorsun?” sözleriyle sürdürdü.

Merkez Bankası’nın faiz indirim kararını da değerlendiren DEVA Lideri Babacan, “Bankalardan borç aldığınız faiz indi mi? Siz ondan haber verin” dedi.

Demokrasi ve Atılım (DEVA) Partisi Ali Babacan, Niğde’de partisinin il binasının açılışında konuştu. Babacan şu ifadeleri kullandı:

“Merkez Bankası’nın faizi bankalara borç verdiği faiz. Bankalardan borç aldığınız faiz indi mi? Siz ondan haber verin. Piyasa faizi o. Aradaki farkı banka kazanıyor. Bankalar mutlu. Son dönemde, hiç kazanmadıkları parayı kazanıyorlar. Merkez Bankası’ndan 13’le alıyorlar, yüzde 30’la, 35’le, 40’la piyasaya satıyorlar. O da kredi alabilene… Herkese kredi yok. Bu hükûmet şunu anlamıyor: Faiz talimatla düşmez. Güvenle düşer.

Ekonomiyle ilgili bütün kurumları 1 ayda ayağa kaldırırız. En geç 6 ay içinde kriz ortamını ortadan kaldırırız. En geç 2 yıl içinde de enflasyonu tek haneye indiririz. 2001-2002 krizini biz çözdük. 2008-2009 krizini de biz çözdük. Yaptık, yine yaparız. Yaptık, çok daha güzelini yaparız. Bunun için kadrolarımız hazır.”

“Elin parasına endeksli millî para olur mu?”

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, kur korumalı mevduat sistemi için kullandığı “kur garantili milli para” ifadelerini eleştiren Babacan şöyle devam etti:

“Elin parasına endeksli millî para olur mu? Bankada parası olanın parasını kura endeksledin de emekli maaşını niye endekslemedin? Emeklimizin aldığı maaş millî para değil mi? Türk lirası almıyor mu? Onu niye endekslemiyorsun? Asgari ücreti de kura endeksle… Sen memurun, emeklinin maaşını, asgari ücreti kura endeksledin mi ki milletin bankadaki parasını kura endeksliyorsun?

İsrail ile ilişkileri düzeltiyoruz diye neredeyse top atacaklar, havai fişek fırlatacaklar. İlişkileri apar topar niye düzeltiyorlar? Acaba milletten desteklerini kaybettiler de kendileri mi dış güçlerden medet umuyorlar? İsrail ‘terör devleti’ idi, ‘zulüm devleti’ idi. Şimdi ‘Filistin davasını savunmanın önemli bir yolu İsrail ile iyi ilişkilerden geçer’ dedi. Ha, şunu bileydin. Peki, ilişkileri bozan sen değil misin? Demek ki yıllarca Filistin davasına en büyük zararı sen verdin.

Sosyal yardım, sosyal destek bir haktır. Biz, Türkiye genelinde 70 bin sosyal destek uzmanı görevlendireceğiz. Ailelerin kapılarını çalacaklar. Vatandaş şu anda 41 kapı çalmak zorunda kalıyor. Devletin sosyal destek, sosyal yardım verdiği 41 ayrı kapı var. Vatandaşlarımız onu bilemez, bulamaz. Sosyal destek uzmanları gidip ailenin durumuna bakacaklar. Sağlık olur, rehberlik yardımı olur, psikolojik destek olur, engelli birey olur, mahalleye yeni taşınmıştır yol yordam bilmiyordur… Yardıma ihtiyacı varsa o arkadaşlarımız yardımcı olacak. Cep telefonundan direkt ‘Benim şu ihtiyacım var’ diye aranabilecekler.

Avrupa’nın en büyük tarım arazilerine sahip olan ülkenin tarım politikası olmadan yürümesi mümkün değil. Bütün sulama projelerini iktidarımızın ilk 5 yılında tamamlayacağız. Barajlar, göletler, isale hatları, kapalı, basınçlı sistem su dağıtım kanalları, damlama, yağmurlama… Tamamını tamamlayacağız. Toprağa su gidince verim en az ikiye, üçe katlıyor. Toprağa su gidecek ki gençler çiftçiliği meslek edinsin. Toprağa su gidecek ki ülkenin yarınları ayağa kalksın. Toprağa su gidecek ki tarım ölmesin.”

Paylaşın

DEVA Lideri Babacan’dan Dikkat Çeken ‘Seçim’ Mesajları

Sosyal medya hesabından bir video yayınlayan DEVA Lideri Babacan, 2023’te yapılacak olan seçime ilişkin, “Bu seçimi, bugünkü otoriter ittifakın görmezden geldiği milyonlar kazanacak” ifadelerini kullandı.

Haber Merkezi, DEVA Lideri Babacan, “Bu seçimi 7’den 70’e, doğudan batıya, kuzeyden güneye tüm Türkiye kazanacak” dedi.

Demokrasi Ve Atılım (DEVA) Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, sosyal medya hesabından seçime ilişkin mesajlar verdiği bir video paylaştı.

“Bu seçimi, bugünkü otoriter ittifakın görmezden geldiği milyonlar kazanacak” notunu düştüğü video da Babacan, şu ifadeleri kullandı:

“Bu seçimi 7’den 70’e, doğudan batıya, kuzeyden güneye tüm Türkiye kazanacak. Evladına harçlık veremeyip gizli gizli ağlayan analar kazanacak. Pazardan eli boş, başı eğik dönen babalar kazanacak. Çocuğunu okutamayan işçi arkadaşlarımız kazanacak.

Açlıkla sınanan emekliler kazanacak. Ürettikçe zarar eden çiftçi kazanacak. Sattığı malı yerine koyamayan esnaf kazanacak. En güzel yılları, umutsuzlukla, kaygıyla geçen gençler kazanacak. Günde tek öğünle karnını doyurmaya çalışan öğrenci kardeşlerimiz kazanacak.

Konserleri yasaklanan sanatçılar kazanacak. Düşüncesi, kimliği, inancı, kıyafeti, yaşam tarzı nedeniyle hor görülenler kazanacak. Bugünkü otoriter ittifakın görmezden geldiği milyonlar kazanacak bu seçimi.”

 

Paylaşın

Altılı Masada En Kritik Toplantı: Konuşulacak Konular Belli Oldu

Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu’nun ev sahipliğinde 21 Ağustos’ta yapılacak toplantı, 6’lı masanın bugüne kadarki en kritik ve en önemli toplantısı olma özelliği taşıyor. Ekonomiden yol ortak haritasına pek çok konunun konuşulacağı toplantıya 45 gün ara verilmesi planlanıyor.

Bu arada partiler, yetkili kurullarında ve komisyonlarında Cumhurbaşkanı adaylığı meselesini ele alacak; “Her parti kendi adayını mı çıkaracak, yoksa ortay bir aday mı belirlenecek, bu aday kim olmalı?” sorularının yanıtları aranacak. Ortak bir cumhurbaşkanı adayı belirlenmesi durumunda, cumhurbaşkanı adayının yapacağı ziyaretlere, diğer partilerin genel başkan yardımcıları eşlik etmesi; böylece ortak bir görüntü verilmesi öngörülüyor.

Habertürk’te yer alan habere göre, ev sahibi Saadet Partisi, İsrail’in Mescid-i Aksa ve Kudüs’te attığı adımlar konusundaki hassasiyetlerini dile getirecek. Ekonomideki istikrarsızlık, geçim sıkıntısı çeken vatandaşı rahatlatmaya yönelik tedbirler ele alınacak. CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun gündeme getirdiği Kur Korumalı Mevduat’ın Hazine’ye ve ülkeye verdiği zarar değerlendirilecek.

Öte yandan iktidarın değişmesi durumunda Güçlendirilmiş Parlamenter Sisteme geçiş döneminde neler yapılacağı ele alınacak. Rusya’nın ana yüklenici/yapımcı firmayı projeden çıkardığı Akkuyu Nükleer Santrali inşaatı da toplantıda ele alınacak konular arasında. Ayrıca cemevlerine yönelik saldırıların yanı sıra; Alevi vatandaşların talep ve beklentileri, hakları ve kazanımları değerlendirilecek.

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’nun, Esad’la muhalefeti görüştürme sözlerinin ardından tekrar ısınan Suriye meselesinin siyasi çözümü de toplantının gündem maddeleri arasında.

Anayasa Komisyonu’nun tamamladığı Anayasa çalışmaları da toplantının gündeminde. Komisyonun neticelendirdiği, 75 maddeye dokunulmadı; bu maddelerin hepsi ele alındı. Diğer maddeler üzerinde görüş alışverişi olacak.

KYK meselesi, 6’lı masanın mutabakat metinlerinde geçmesine rağmen bunun yalnızca CHP’ye mal edilmesi şık bulunmuyor. Bu adımların nasıl duyurulacağı konuşulacak. Aynı zamanda 6’lı masanın ekonomik-sosyal-siyasal vaatlerinin neler olacağı üzerinde görüş alışverişinde bulunulacak.

Toplantılara 45 gün ara verilecek

Toplantılara 45 gün ara verilmesi planlanıyor. Bu molada partiler kendi iç gündemlerine yoğunlaşacak. Bu arada Cumhurbaşkanlığı adaylığı konusu da değerlendirilecek. Partiler, yetkili kurullarında ve komisyonlarında Cumhurbaşkanı adaylığı meselesini ele alacak. “Her parti kendi adayını mı çıkaracak, yoksa ortay bir aday mı belirlenecek, bu aday kim olmalı?” sorularının yanıtları aranacak. Toplantılara 45 günlük ara verilmesi önerisini Gelecek Partisi’nin yaptığı, “Toplanıyorlar ancak hiçbir karar alamıyorlar” eleştirisini de bertaraf etmeye yönelik olduğu belirtiliyor.

Ortak cumhurbaşkanı adayı

Ortak bir cumhurbaşkanı adayı belirlenmesi durumunda, cumhurbaşkanı adayının yapacağı ziyaretlere, diğer partilerin genel başkan yardımcıları eşlik edecek. Böylece ortak bir görüntü verilecek. Tabela çalışmaları noktasında da 6 parti koordine olacak.

İttifakın ortak logosunun altında 6 partinin logusu yer alsın mı?

Üzerinde durulan konu; seçime giderken ittifakın ortak logosunun altında 6 partinin logosu yer alsın mı? Bu konularda yapılacak işbirliğinin detaylarını liderler görüşecek. Teşkilatları yormayacak, yıpratmayacak bir propaganda sürecinin hazırlıkları yürütülürken, ittifak partilerini güçlü gösterecek bir yaklaşım sergilenmesi amaçlanıyor.

Paylaşın

Babacan’dan Dikkat Çeken ‘Ortak Aday’ Açıklaması

DEVA Partisi Lideri Babacan, Yozgat mitingi sonrası yaptığı açıklamada, “Ortak adaylık konusunu hiç açmıyoruz. Bunu açmama kararı aldık. Ama bu konu geçiş süreciyle alakalı. Bazen laf arasında gündeme geliyor. Şimdi duvar inşa eder gibi, böyle tuğla üstüne tuğla koya koya gidiliyor Daha önce böyle bir şey hiç olmamış. 2018’deki Millet İttifakı’na bakacak olursanız bir ortak doküman dışında bir şey yok” dedi.

Gazete Duvar’dan Nergis Demirkaya’nın haberine göre, 21 Ağustos’ta son turunu yapacak Altılı Masa toplantılarının devam etmesi gerektiğini söyleyen Babacan, Cumhurbaşkanı adayı konusunu ise henüz hiç konuşmadıklarını anlattı. Aday belirleme süreci için önce geçiş sürecinin yol haritası ve Cumhurbaşkanı adayının ortak söylemine katkı sunacak temel konularda tematik çalışmalar yapılması gerektiğini belirten Babacan bu çalışmayı “ön koalisyon protokolü” olarak nitelendirdi.

Aday belirleme sürecinin geciktiğine dair eleştirilere, “Amerika’da bile başkan adayları seçime üç ay kala belirleniyor” yanıtı veren Babacan, bu konuyu kendisinin yer aldığı parti içi toplantılarda dahi konuşmadıklarını belirtirken, “Bu işin geyiği olmaz. Hani oturunca ciddi ciddi konuşmak lazım. Bana göre henüz o safhada değiliz. Kanaat ifade etmiyoruz. Hiçbir ismi dışlamıyoruz. Ama zamanı geldiğinde konuşulur, tartışılır” dedi. Babacan ekonomiyle ilgili ise büyük çöküş yaşayan Sri Lanka’yı örnek gösterip uyardı.

Babacan şu ifadeleri kullandı:

“Ortak adaylık konusunu hiç açmıyoruz. Bunu açmama kararı aldık. Ama bu konu geçiş süreciyle alakalı. Bazen laf arasında gündeme geliyor. Şimdi duvar inşa eder gibi, böyle tuğla üstüne tuğla koya koya gidiliyor Daha önce böyle bir şey hiç olmamış. 2018’deki Millet İttifakı’na bakacak olursanız bir ortak doküman dışında bir şey yok. Ortak aday yok. Seçimden sonra ülkenin nasıl yönetileceğiyle alakalı ortak vizyon da yok. Bu seferki Altılı Masa herhangi bir ittifaktan çok daha öte bir iş birliği çalışması içerisinde. Türkiye’yi ortak yönetme iradesiyle hareket ediliyor.

Cumhurbaşkanı adayının erken aşamada açıklanmasıyla ilgili iki önemli sorun görüyoruz. Birincisi bu geçiş sürecinin yol haritası üzerinde siyasi partilerin mutabakatı önemli ama cumhurbaşkanı adayının da bu mutabakat içerisinde söz söylemesi, rol alması, hatta bu mutabakatı mümkünse adayın açıklaması gerek. Bunun için geçiş sürecinin yol haritasının belirlenmesi önemli. İkincisi, benim en çok çekindiğim husus ki, Cumhurbaşkanı adayı belirlendiği anda her şeyi ona soracaklar. Cumhurbaşkanı adayı kendi kafasına göre mi konuşacak? Ya da bu aday bir partinin genel başkanıysa kendi partisine programından, politikalarından mı konuşacak? Yoksa ben bilmem, Altılı Masa’ya mı sorayım mı diyecek.

Dolayısıyla Cumhurbaşkanı adayının belirlenmesinden önce bazı temel alanlarda ortak hedef ve ilkelerin yer alacağı 2-3 sayfalık ortak dokümanların önemli olduğunu düşünüyoruz. Her konuda bir ortak söylem notu üzerinde çalışmak gerek. Aksi halde yönetmesi zor bir tablo ortaya çıkabilir ve o tablo da seçmene güven verme açısından arzu ettiğimiz bir tablo sunmayabilir. Ortak dil önemli. Bunu biraz ön koalisyon protokolü gibi düşünmek lazım. Çünkü ortak adayla gidilecek seçim ilk defa yaşıyor Türkiye. Amerika’da bile başkan adayları seçime üç ay kala falan belirleniyor.”

Paylaşın

Ali Babacan’dan Devlet Bahçeli’ye Sert Sözler

Partisinin Yozgat mitinginde konuşan DEVA Lideri Babacan, hedefine MHP Lideri Bahçeli’yi alarak, “Bahçeli’nin bildiği tek şey: Öfke, nefret, şiddet. Bildiği başka bir şey yok. Bu ülkede milliyetçi hareketin bir ceremesini çekenler, bir de keyfini sürenler vardır. İktidar ortağı olarak devletin her türlü imkânı kullanıyor. Ancak, bir ayağı siyasetin içinde, bir ayağı şiddetin içinde.” dedi.

Haber Merkezi / Babacan, Erdoğan’a yüksek enflasyon ve 2023 hedefleri üzerinden yüklendi. Erdoğan’ın “Enflasyon düşecek” dediği konuşmaları izleten Babacan “Enflasyon 5 yıldır yükseliyor” dedi. Babacan, “Birbirine ‘çomar’, ‘laikçi’, ‘bidon kafalı’, ‘din düşmanı’, ‘koyun sürüsü’, ‘vatan haini’ diye gürültü yapanlardan ibaret bir ülke olmadığımızı gayet iyi biliyoruz” sözleriyle kutuplaşmaya da tepki gösterdi.

DEVA Partisi üçüncü mitingini Yozgat’ta yaptı. Mitingde kürsüye çıkan DEVA Partisi Genel Başkan Ali Babacan, şu ifadeleri kullandı:

“Önümüzdeki seçimleri kazanacağız ve Türkiye’nin en güzel yıllarını inşa edeceğiz. Bu seçimi tüm Türkiye kazanacak. Evladına harçlık veremeyip gizli gizli ağlayan analar, pazardan eli boş, başı eğik dönen babalar kazanacak. Çocuğunu okutamayan işçiler, açlıkla sınanan emekliler kazanacak. Torununa bir küçük hediye bile alamayan dedeler, nineler kazanacak. Ürettikçe zarar eden çiftçi, sattığı malı yerine koyamayan esnaf kazanacak.

Bu seçimi; en güzel yılları umutsuzlukla, kaygıyla geçen gençler, günde tek öğünle karnını doyurmaya çalışan öğrenciler kazanacak. Konserleri yasaklanan sanatçılar kazanacak. Bu seçimi; düşüncesi, kimliği, inancı, kıyafeti, yaşam tarzı nedeniyle hor görülenler kazanacak. 28 Şubatçıların 1000 yıllık iktidar hevesini alaşağı eden arkadaşlarım, dostlarım kazanacak. Otoriter ittifakın görmezden geldiği milyonlar kazanacak.

Türkiye’de hiçbir şey eskisi gibi olmayacak. Bu iktidarı tereyağından kıl çeker gibi değiştireceğiz ve yarınları birlikte kuracağız. Gücü ele geçirenin zayıfı ezdiği, nöbetleşe zorbalığın hüküm sürdüğü bir döneme artık geçit vermeyeceğiz. Türkiye’yi asla öfkeye, nefrete, şiddete teslim etmeyeceğiz. Seçimden sonra hır güre asla müsaade etmeyeceğiz. İstikrarı güçlendireceğiz.

Kutuplaşmadan, bağırış çağırıştan memlekete bir hayır gelmez. Kutuplaştırarak ülkeyi yönetmeye başladılar. Bizim hayalimizde; herkesin kendisini özgür ve eşit hissettiği bir Türkiye var. Birbirine ‘çomar’, ‘laikçi’, ‘bidon kafalı’, ‘din düşmanı’, ‘koyun sürüsü’, ‘vatan haini’ diye gürültü yapanlardan ibaret bir ülke olmadığımızı gayet iyi biliyoruz. Onlar, inanın çok az. Bu ülkenin kahir çoğunluğunun mayasında sevgi, barış, kardeşlik var.

Net söylüyorum, söz veriyorum: Türkiye’de hiç kimsenin; inancı, kimliği, yaşam tarzı, düşüncesi nedeniyle hor görülmesine asla izin vermeyeceğiz. Kimsenin ötekileştirilmesine müsaade etmeyeceğiz. Kimse kendisini bu ülkenin üvey evladı hissetmeyecek. Herkes birinci sınıf, onurlu vatandaş olacak. Kazanılmış tüm hakların güvencesi hukuk olacak. Özgürlükler üzerindeki baskılar da teker teker kaldıracağız.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın 2017 yılından beri “Enflasyon düşecek” dediği konuşmaları ekrana yansıtan Babacan, konuşmalar esnasında enflasyonun hep yükseldiğine işaret etti. Gerçek enflasyonun yüzde 200’e dayandığını söyleyen Babacan şu ifadelere yer verdi:

“Enflasyon sürekli yükselmiş. 5 yıldır yükseliyor, ‘Daha da düşecek’ diyor. ‘Müspet sonuçları göreceğiz’ diyor. Çarşıda, pazarda, markette müspet fiyat gören var mı? Belgeleriyle her şey ortada. 5 senedir tek yetkiyi toplamış, enflasyonu düşüremiyor. Enflasyonu nasıl patlattığı ortada.

‘Enflasyon dünyanın her yerinde yüksek’ diyorlar. Hop, 1 dakika dur! Savaşın ortasındaki Rusya’da enflasyon %15. Amerika’da %8,5. Almanya’da %7,5. Güney Kore’de %6. Çin’de %2,7. Japonya’da %2,4. Siz kimi aldattığınızı zannediyorsunuz? Rekor Türkiye’de.

Hani ‘Yüksek faiz sebep, yüksek enflasyon sonuç’ diyor ya. Bu doğru değil. Erdoğan sebep, yüksek faiz ve yüksek enflasyon sonuç. Doğrusu bu. 2018’den bu yana bütün yetkiyi kendi üstünde topladı. Atsın bir imza da düşürsün. Elini tutan mı var? Enflasyon da faiz de talimatla düşmez, güvenle düşer. 20 yıldır bunu anlamadı, anlamıyor.

‘2023 hedeflerimize ne oldu Beştepe?’

2023’e 4 ay kaldı. 2023 hedeflerimize ne oldu Beştepe? Kişi başı geliri 25 bin dolar hedefliyorduk. Olmadı. Ülkemizi dünyanın ilk 10 ekonomisine sokacaktık. Olmadı. İhracatımız 500 milyar dolara çıkaracaktık. Olmadı. Ehil ve dürüst kadroların çoğunu uzaklaştırdılar. İstişareyi terk ettiler. Bu güzel hedeflere giden yoldan saptılar. Ülkenin istikametini, adalet yolundan, demokrasi yolundan saptırdılar. Taşın, çamurun içinde debelenip duruyorlar.

Dış politikada Avrupa Birliği rotasından, Şanghay beşlisine döndüler. Nereden nereye? Kadrolarda liyakatten sadakate döndüler. ‘Yat’ deyince yat, ‘Kalk’ deyince kalk… Arabulucu, güçlü, itibarlı bir Türkiye iken; kapı kapı para arayan bir ülke olduk. Tüm dünyanın cazibe merkezi olan bir Türkiye’den, gençlerin kaçmak istediği bir ülkeye döndük. Nereden nereye?

Sokakların sesi Beştepe’ye ulaşmıyor. Eskiden bir apartman dairesinde otururdu. Külliye’ye taşındı. Tek bir komşusu bile yok. Gerçek hayatla ilgisi kalmadı. Devletin kulakları vatandaşa sağır oldu. İşte biz, devletin kulağını yeniden vatandaşa çevirmekle işe başlayacağız.

Biz iki tane büyük ekonomik kriz çözen ekibiz. Şu anda yaşadığımız krizi de inşallah, evelallah 6 ayda çözeriz. En geç iki yılda da enflasyonu tek haneye indiririz. Bunları daha önce yaptık, gene yaparız.

Babacan’ın gündeminde ayrıca bu hafta DEVA Partisi’ne yönelik engellemeler ve saldırılar vardı. Babacan şöyle konuştu:

“Her yerde engellemeye çalışıyorlar. Evvelsi gün Denizli’deydik. Aşure dağıtımının olduğu yerin yanında vatandaşlarımıza seslenelim dedik. Neymiş? Konuşmaya izin almamışız. Kusura bakmayın, ben vatandaşımla konuşmak için hiç kimseden izin almak zorunda değilim. Sen buna nasıl engel olacaksın ya?

‘Bahçeli’nin bildiği tek şey: Öfke, nefret, şiddet’

Karaman il başkanımıza 8-10 kişilik bir ekip saldırıda bulundu. İl başkanımızın arasında olduğu 2 kişiyi ağır şekilde darp ettiler. Şu Bahçeli var ya Bahçeli… Bahçeli’nin bugüne kadar bu memlekete faydası dokundu mu? Ortağı olduğu her hükûmet ülkeyi krizlerin içine düşürdü. Bildiği tek şey: Öfke, nefret, şiddet. Bildiği başka bir şey yok. Bu ülkede milliyetçi hareketin bir ceremesini çekenler, bir de keyfini sürenler vardır. İktidar ortağı olarak devletin her türlü imkânı kullanıyor. Ancak, bir ayağı siyasetin içinde, bir ayağı şiddetin içinde.”

Erdoğan’a: ‘Siz de şiddeti siyaset zannedenlerden misiniz?’

Olayın üzerinden 2 gün geçti. Karaman’da kolluk kuvvetleri de adliye de ağır çekim çalışıyor. Biz bu konunun takipçisi olacağız. Bahçeli’nin ve ortağının bu ülkeyi şiddete, öfkeye, nefrete sürüklemesine izin vermeyeceğiz. Erdoğan’a da birkaç sorum var: Siz kimlerle ortak olduğunuzun farkında mısınız? Sizin görmek istediğiniz Türkiye bu mu? Yoksa siz de şiddeti, ‘siyaset’ zannedenlerden misiniz?

DEVA’nın yükselişini asla durduramayacaklar. İstedikleri kadar arkalarına devletin imkânlarını alsınlar. Biz, milletin iradesinden başka güç tanımayız. Seçim akşamı sonuçlar açıklanınca hep beraber ‘Güle güle’ diyeceğiz.”

‘Türkiye, büyük ve güzel bir değişimin eşiğinde’

Konuşmasında partisinin vaatlerini de sıralayan Babacan:

“Türkiye büyük ve güzel bir değişimin eşiğinde. Şunu herkes çok iyi bilsin; DEVA Partisi bu değişimin asli aktörüdür. Ekonomik krizi biz çözeceğiz. Göç krizini de biz çözeceğiz. Hukuk ve adalet krizini de biz çözeceğiz. Eğitim krizini, istihdam krizini de çözen biz olacağız.

Sağlık sorunlarını da biz çözeceğiz. Sağlık sisteminin reçetesini yazdık, hepsini düzelteceğiz. Aile hekimliklerinden itibaren tüm kademelerde nitelikli ve donanımlı bir sistem kuracağız.

Şu anda sosyal yardımları ihtiyacı olan herkes alamıyor. Parti üyeliğine, tanıdığa bakılıyor. Buna son vereceğiz. İhtiyaç sahibi herkes devletin yardımlarına, desteklerine ulaşacak. Kapı kapı dolaşacağız. Devlet destekleri, devlet yardımları bir lütuf değil, vatandaşın hakkıdır.

7’den 70’e herkesin derdiyle ilgileneceğiz. Yaşlı bakım sigortasını hayata geçireceğiz. Bebekler sağlıklı büyüsün diye 2 yaşına kadar süt ve bebek maması başta olmak üzere temel ihtiyaçlarını karşılayacağız.

Çiftçimizin üstündeki borç yükünü kaldıracağız. Eski borçların faizini silip, rakamı dondurup, 2 yılı ödemesiz uzun vadeye yayacağız. Yeni finansman kapıları açacağız. Destekleri ekim dikim olmadan açıklayacağız. Hasatla beraber gününde ödeyeceğiz. Gübrenin yarısını karşılayacağız. Elektriğe düşük tarife uygulayacağız. Mazottan ÖTV almayacağız. Ne demişler? Bağı gör, üzüm olsun; yemeye yüzün olsun. Bağı bahçeyi, tarlayı toprağı göreceğiz.

Bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da dosdoğru çalışacağız. Ne iş yaparsak yapalım; bin biliyorsak, bir bilene soracağız. Her işi mutlaka ehline vereceğiz.”

Paylaşın

Babacan’dan Dikkat Çeken ‘Baskın Seçim’ Açıklaması

Demokrasi ve Atılım (DEVA) Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, teşkilat olarak seçime hazır olduklarını belirterek, “Biz zayıf da olsa baskın seçim ihtimalini görüyoruz. Yani bu hükümet eylül ayında karar alıp, kasım ayında bir seçime gidebilir. Dolayısıyla böyle bir ihtimal var ama zayıf ihtimal” dedi.

Ali Babacan, Denizli’de gazetecilerin sorularını yanıtladı. Türkiye’nin seçimden sonra nasıl yönetileceğinin altyapısını hazırladıklarını belirten Babacan, “Bunun için çeşitli eylem planları hazırladık. 6’lı masaya da katkı veren bir siyasi partiyiz. Allah kısmet ederse seçimlerden sonra nitelikli çoğunluğu Meclis’te sağlayarak anayasa değişiklikleriyle beraber ülkeyi güçlenmiş parlamenter sisteme geçirmek için çaba göstereceğiz, katkı vereceğiz. Parti genel başkanı olarak Türkiye’nin yönetiminin tümüne talibiz, dolayısıyla sağlığı da eğitimi de hukuku da çalışıyoruz. Türkiye’nin bütün sorularının çözümüne talibiz. Başbakan yardımcısı ve bakan olarak görev yaptığımız zamanlarda sorumluluk alanlarımda gereğini fazlasıyla yaptım. Bütün veriler, tarih ortada, her şey ortada, bugün de ülkenin yönetimine talibiz. Ve bütün sorunların çözümünü 90 günde, 180 günde 360 günde nasıl gerçekleştireceğimize dair eylem planlarımızda açık bir şekilde taahhüt ediyoruz” ifadelerini kullandı.

‘200 bin sandığa bir partinin tek başına sahip olması mümkün olmuyor’

Babacan, 6’lı masada yapılan görüşmelerde parlamenter sistemi bitirdiklerini, seçim güvenliği mekanizması kurduklarını belirterek, “Seçim güvenliği önemli, o daimi bir komisyon olacak. Resmi kesinleşmiş sonuçlar açıklanana kadar komisyon çalışacak. 200 bin sandığa bir partinin tek başına sahip olması mümkün olmuyor. Bunu iktidar parti de muhalefet de yapamadı. Ancak 6 parti kaynaklarını bir havuza koyarak, insan kaynağını, avukat kaynağını ve teknik kaynaklarını bir havuza koyunca, beraberce kullanınca bu sağlanabiliyor. Bunun simülasyonlarını da yaptık. Önemli bir iş birliği alanıydı, iş birliği alanlarını önümüzdeki dönemde artırmayı umut ediyoruz” dedi.

6’lı masada seçimlere yaklaşınca ortak aday belirleme hedefi olduğunu ifade eden Babacan, “Biz parlamenter sistemi hedef olarak koyduk. Önemli bir hedef, ilk seçimlerde parlamenter sisteme geçilinceye kadar ki o geçiş dönemde ülke nasıl yönetilecek? Biz parti olarak bunu çalışıyoruz. Çalışmamız hemen hemen bitti. Çalışma bittikten sonra diğer partilerle konuşmaya başlayacağız. O konuda da bir mutabakat, bir uzlaşı arayışımız olacak. Çünkü ilk seçilecek cumhurbaşkanı ve Meclis mevcut sisteme göre seçilecek. Seçilecek cumhurbaşkanı ‘Kardeşim tamam ben yetkiyi aldım, biraz da ben kafama göre ülkeyi yöneteyim’ mi diyecek, yoksa katılımcılık anlayışıyla ve yetki devri esasına göre mi ülke yönetilecek? Bunların hepsinin çalışılması gerekiyor. Geçiş döneminde ülkenin yönetim mekanizmasını tanımlamak gerekiyor. Bunda da partiler arası mutabakatı biz sağlayalım. Tabii, ortak aday konusu var. Seçimlere yaklaşınca ortak adayı belirleme hedefimiz var. Öncelikli yapılacak işleri, geçiş döneminde ülkenin nasıl yönetileceğini çalışalım. İsim konusunda çalışmamız sonra başlayacak” dedi.

‘Kuvvetli ihtimal seçimin zamanında yapılması’

Bir basın mensubunun seçimle ilgili sorusunu da yanıtlayan Babacan, “Biz baskın seçim ihtimalini zayıf da olsa görüyoruz. Yani bu hükümet eylül ayında karar alıp, kasım ayında bir seçime gidebilir. Dolayısıyla böyle bir ihtimal var ama zayıf ihtimal. Biz bütün teşkilatlarımıza söyledik. ‘Hazır olun’ dedik. ‘Böyle bir şey olabilir’ dedik. Ama daha kuvvetli ihtimal seçimin zamanında yapılması” diye konuştu.

(Kaynak: Gazete Duvar)

Paylaşın

Ali Babacan: Bu Ülke Böyle Bir Yönetime Layık Değil

Demokrasi ve Atılım (DEVA) Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, Uşak’ta partisinin il başkanlığının açılışına katıldı. Burada gündeme dair açıklamalarda bulunan Babacan’ın gündeminde ekonomi ve dış politika vardı.

Türkiye’nin itibarının ancak dış politikada sağlam bir çizgide durmak ve ekonomik güç ile mümkün olabileceğine dikkat çeken Babacan, iktidara, “Sen kimseye sormadan bu ülkenin bizim dönemde birikmiş olan döviz rezervini arka kapıdan gizli saklı boşalt, ondan sonra 3-5 milyar dolar için milletin ayağına git. Yazık günah. Niye bunu gizli saklı yapıyorsun? Niye açık açık yapmıyorsun?” sorularını yöneltti.

“Babacan, son birkaç gündür Rusya’dan 2 milyar dolar gelip gelmediğine ilişkin tartışmaların yürütüldüğüne de dikkat çekerek, “Ülke bunun tartışmasını yaşıyor. İnanın, hicap duyuyorum. Zamanında Dışişleri Bakanlığı, Avrupa Birliği Bakanlığı yapmış, 11 yıl ekonomisinin başında olan bir kardeşiniz olarak hicap duyuyorum. Rusya’dan gelecek 2 milyar dolara kaldıysa bu ülke yazıklar olsun. Biz buna layık değiliz. Bu ülke böyle bir yönetime layık değil” ifadelerine yer verdi.

DEVA Partisi iktidarında Türkiye’de yeniden güveni tesis edeceklerini, en geç altı ayda kriz ortamını sona erdireceklerine de vurgu yapan Babacan, şunları söyledi: “Bu hükûmet maalesef bizim zamanında tek haneye indirdiğimiz enflasyonu tekrar azdırdı. Enflasyonu tek haneye indirip arkadan da altı sıfır atmıştık. Bu hükûmet bir sıfırı ekledi.

2001-2002 krizini biz kadromuzla beraber çözdük. 2008-2009 krizi çıktı, bana ‘tekrar ekibinle beraber ekonomiye geç’ dediler. Döndük, 6 ayda o krizi çözdük. Eğer seçime kadar bu ülkeyi daha da batırmazlarsa, şartlar bu şekilde devam ederse seçimden sonra evelallah 6 ayda biz bu krizi çözeriz.”

‘Ailem beni okutamayacak’

Üniversite sınav sonuçlarının açıklandığını hatırlatarak, ekonomik sorunlar yaşayan ailelerin varlığına dikkat çeken Babacan, konuşmasının devamında şu ifadelere yer verdi:

“Gittiğim çoğu vilayette gençlerimiz şunu söylüyor: ‘Benim puanım yetti, iyi bir üniversiteye aslında kaydolabilirim. Ama ailemin imkânı yok. Maddi imkânlarımız müsait değil. Üniversitede iyi bir bölümü tutturduğum halde ailem beni okutamayacak çünkü tutturduğum üniversite başka şehirde. Orada hayat pahalı’ diyor. Şu krizin, şu siyasi ve ekonomik krizin en büyük ceremesini özellikle de gençlerimiz yaşıyor. Gençler için ayrıca bilgisayar, akıllı telefon, oyun konsolu… Bunların hepsinde vergileri indiriyoruz. Devlet vergiyi sürümden kazanacak. Vergi oranları düşecek, alışveriş çoğalacak.”

Paylaşın