Cumhur İttifakı’nda ‘Dezenformasyon’ Çatlağı

Cumhur İttifakı’nın yaklaşık sekiz aydır üzerinde çalıştığı ve TBMM’ye sunulması için son şeklin verildiği açıklanan “dezenformasyon yasası” teklifinde AK Parti ve MHP’nin henüz bir anlaşmaya varamadığı ortaya çıktı.

AK Partili hukukçu milletvekillerinin taslakta yer alan ve “yalan habere yönelik hapis cezası” öngören düzenlemeye karşı çıktıkları, MHP’nin ise bu konuda ısrarcı olduğu öğrenildi.

DW Türkçe’den Eray Görgülü’nün haberine göre, MHP Genel Başkan Yardımcısı Feti Yıldız, Pazartesi günü Anadolu Ajansı’na yaptığı açıklamada 39 maddelik “Basın Kanunu’yla Diğer Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi”nin hazır olduğunu ve Salı günü Meclis’e sunacaklarını belirtmişti.

Yıldız, yalan haber üretme ve yayma eylemine karşı düzenleme getireceklerini, bunun yanında teklifin temel hak ve özgürlüklerin korunması noktasında önleyici ve koruyucu tedbirler içerdiğini söylemişti. Yıldız, “Teklifi bugün Meclis’e sunuyoruz” demişti.

Üzerinde uzlaşma sağlanamadı

Ancak Yıldız’ın açıklamasının üzerinden iki gün geçmesine ve milletvekilleri arasında imzaya açılmasına rağmen kanun teklifi halen Meclis’e sunulamadı. AK Parti ve MHP’li milletvekillerine göre iki parti arasında bazı maddeler üzerinde uzlaşma sağlanamadı ve teklif üzerinde değerlendirmeler sürüyor.

TBMM Adalet Komisyonu üyesi AK Partili milletvekillerinin yasa taslağında yer alan bazı maddelere karşı çıktıkları belirtildi. AK Partinin karşı çıktığı maddelerin başında yalan haber üretme ve yayma eylemine yönelik getirilen hapis cezası düzenlemesi geliyor.

İki düzenlemede ayrılık var

AK Partili hukukçular, ilgili kanunlardaki düzenlemelerin yeterli olduğunu ve bu yüzden yeni bir maddeye ihtiyaç duyulmadığını savunuyor. MHP’nin ise bu maddede ısrarını sürdürdüğü ifade ediliyor.

Bunun yanı sıra AK Partililer yalan haber üretme ve eyleminin tespitine yönelik Bilgi Teknolojileri Kurumu ile İletişim Başkanlığı gibi kurumlara yetki verilmesini isterken, MHP’liler ise bu konudaki yetkinin istinaf mahkemelerine bırakılması gerektiğini ileri sürüyor.

Teklif, üç başlıkta düzenleme öngörüyor

Aralarında Tebligat Kanunu, İcra ve İflas Kanunu ile Basın Kanunu’nun da bulunduğu 23 kanunun ilgili maddelerinde değişiklik öngören kanun teklifi ile üç ayrı başlıkta düzenlemeler yapılması hedefleniyor. Sosyal medya platformlarına yeni sorumluluklar öngören düzenlemeyle, yalan haber üretme ve yayma eyleminin engellenmesi amaçlanıyor.

Kanun teklifindeki diğer başlık ise internet medyasına yönelik düzenlemeler. Teklife göre belirli kriterleri karşılaması durumunda internet medyasında çalışanlar da Basın Kanunu’na tabi olacak. Bu kuruluşların Basın İlan Kurumu’ndan ilan almaları da sağlanacak.

Paylaşın

Kılıçdaroğlu’ndan Erdoğan’a SADAT Tepkisi: Kaçamaz

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a “SADAT’la uzaktan yakından ilişkisi olmadığına” dair yaptığı açıklama dolayısıyla tepki gösterdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın SADAT’ın yaptıklarının sorumluluğunu almak istemediğinin altını çizen CHP Lideri Kılıçdaroğlu, “Kaçamaz” dedi.

Cumhuriyet gazetesinden Mustafa Balbay, bugünkü köşe yazısında CHP Lideri Kılıçdaroğlu ile yaptığı görüşmeye yer verdi.

Balbay, geçmişte SADAT’ın kurucusunu başdanışmanı olarak atayan Erdoğan’ın “Alakam yok” şeklindeki ifadesine tepki gösteren Kılıçdaroğlu ile yaptığı görüşme hakkında özetle şunları yazdı:

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ile İstanbul mitingi öncesinde, öncelikli konu SADAT olmak üzere güncel gelişmeler üzerine sohbet ettik.

2012 yılında, 28 Şubat gibi çok anlamlı bir günde kurulan SADAT, on yıldır değişik nedenlerle gündem konusu oluyordu. Kılıçdaroğlu’nun kapısına dayanmasıyla tartışma daha da derinleşti. SADAT yöneticileri kendilerini ifade etmeye çalışıyorlar,  Erdoğan da işin içinden sıyrılmaya çalışıyor. “Benim ilgim yok” deyip tartışmanın dışına çıkmak istediğini ortaya koydu. Kılıçdaroğlu’nun buna yanıtı şu:

“SADAT’ın yaptıklarını göğüsleyemeyeceğini görüyor ve sorumluluğu üzerinden atmak istiyor. Bu tartışmadan kaçmak istiyor. Ancak ortada gerçekler var. Kaçamaz. SADAT gibi bir örgütten haberi yoksa, o da suç! Ben savcıları göreve çağırıyorum. Eğer bu ülkenin cumhuriyet savcısı iseler bir soruşturma başlatsınlar. Olağanüstü askeri eğitim kime, niçin veriliyor? Türkiye’nin bilmediğimiz bir ordusu daha mı var?”

Paylaşın

AK Parti, Seçim İçin Kendine İki Rakip Belirledi

AK Partili siyasetçilere göre ülkenin temel sorunlarına somut çözüm önerileri sunamayan muhalefetin şansı yok. Kulislerde “AK Parti’nin iki rakibi var. AK Parti’nin rakibi AK Parti’dir. AK Parti’nin rakibi ekonomidir” deniliyor. Bu söylemin anlamı ise AK Parti’ye rakip olacak unsur, AK Parti tarafından hayata geçirilemeyenler.

Son seçim anketlerinde AK Parti’deki oy kaybı göze çarpıyordu. Daha önceki anketlerde 40-45 bandında çıkan AK Parti, yüzde 35’lere kadar geriledi. Ancak AK Parti MYK üyesi Mustafa Şen, geçtiğimiz günlerde yaptığı açıklamada oy kayıplarını telafi ettiklerini ve şu anda partilerinin oy oranının yeniden yüzde 40’lara ulaştığını belirtti. Şen ayrıca, yüzde 45 ve 46’ya da hızla çıkacaklarını dile getirdi.

Oy kaybı var ama kayma yok

Gazete Duvar’da yer alan habere göre parti kulislerinde konuyla ilgili dikkat çeken bir görüş hakim. Partililer oy kaybı olduğunu görüyor ancak bu oyların başka yere gittiğini düşünmüyorlar.

Ak Parti’nin iki rakibi var

Hala birinci parti olduklarını belirten AK Partili siyasetçilere göre ülkenin temel sorunlarına somut çözüm önerileri sunamayan muhalefetin şansı yok. Kulislerde “AK Parti’nin iki rakibi var. AK Parti’nin rakibi AK Parti’dir. AK Parti’nin rakibi ekonomidir” deniliyor. Bu söylemin anlamı ise AK Parti’ye rakip olacak unsur, AK Parti tarafından hayata geçirilemeyenler.

“Erdoğan bitti demeden bitmez”

Ekonominin düzelmesi ve parti teşkilatının canlanması, yeniden organizasyonuyla sorunların üstesinden gelinip seçimlerin kazanılacağına inanılıyor. AK Partili bir siyasetçinin bir de dikkat çeken sloganı var. “Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın başarılı liderliğine güveni ifade ettiğini” söylediği slogan şöyle: “Tayyip Erdoğan bitti demeden bitmez.”

Paylaşın

AK Parti’de Birleşik Arap Emirlikleri Çatlağı

AK Parti’de Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ile ilgili dikkati çeken bir gelişme yaşandı. AK Parti Grup Başkanvekili Cahit Özkan, “Birleşik Arap Emirlikleri baktı ki Türkiye’ye diz çöktüremiyor, o zaman teslim oldu” derken Parti Sözcüsü Ömer Çelik ise, “Cahit Özkan’ın Türkiye ile Birleşik Arap Emirlikleri ilişkilerine dair beyanları partimizin görüşlerini yansıtmamaktadır” açıklamasını yaptı.

AK Parti Grup Başkanvekili Cahit Özkan, Armağan Çağlayan’ın YouTube’da yayınlanan Zor Ama Yine De Sor programına katıldı. Program sırasında Armağan Çağlayan tarafından Özkan’a “Yakın zamanda Birleşik Arap Emirlikleri ile yeniden ilişkiler kuruldu, imzalar atıldı. Ama hükümete yakın çevreler BAE’yi 15 Temmuz’un sponsoru ilan etmişti. Arada ne değişti?” sorusu soruldu.

Özkan, soruya, “Benim şöyle bakmam lazım, belki de Birleşik Arap Emirlikleri baktı ki Türkiye’ye diz çöktüremiyor, baktı ki Türkiye’nin istiklalini engelleyemiyor, baktı ki Türkiye’ye dayanmadan, Türkiye ile birlikte yürümeden bölgesel ve küresel anlamda kendi menfaatlerinin aleyhine bazı şeyler ortaya çıkıyor, o zaman Birleşik Arap Emirlikleri -ben böyle okuyorum çünkü- teslim oldu. İşte güvenli enerji arzının Türkiye olmadan olamayacağını uluslararası toplum kabul etti” yanıtını verdi.

AKP Sözcüsü Ömer Çelik, Cahit Özkan’ın açıklamalarına ilişkin açıklamalarda bulundu. Twitter’dan açıklama yapan Çelik, “Grup Başkanvekilimiz Sn Cahit Özkan’ın Türkiye ile Birleşik Arap Emirlikleri ilişkilerine dair beyanları partimizin görüşlerini yansıtmamaktadır” dedi.

Ömer Çelik, “Türkiye-BAE ilişkileri Cumhurbaşkanımız Sn @RTErdogan ve BAE Devlet Başkanı Muhammed bin Zayed El Nahyan’ın ortak iradesiyle karşılıklı güven ve saygıya dayalı olarak ilerlemektedir” ifadelerini kullandı.

Paylaşın

Ekonomi Ve Sığınmacılar Konusu AK Parti’yi Zorluyor

Türkiye gazetesi, ekonomi ve sığınmacılar konusunun “AK Parti’yi zorladığını” yazdı. Yücel Kayaoğlu imzalı haberde, AK Parti’nin 2023 seçimlerine Türkiye’nin en önemli gündem başlıkları arasında yer alan ekonomi ve sığınmacılar konusunu çözerek girmeyi hedeflediği belirtildi.

AK Parti vekillerinin bayram boyunca seçim bölgelerinde yaptıkları temaslarda benzer şikâyetler olduğu belirtilen haberde seçmenin nabzı tutuldu ve vekillerin izlenimleri aktarıldı. AK Parti’nin oy oranının yüzde 35 olduğu belirtilirken, yüzde 10’luk bir kitlenin kararsız olduğu ifade edildi. Haberde şu ifadeler yer aldı:

“AK Parti milletvekilleri ramazan ayı ve bayram boyunca seçim bölgelerinde temaslarını sürdürdü. Bu temaslarda hayat pahalılığı ve mültecilerle ilgili şikâyetler başı çekti. Bu iki konu dışında en önemli başlıklardan biri ise EYT’liler oldu. AK Parti, 2023 seçimlerine Türkiye’nin en önemli gündem başlıkları arasında yer alan ekonomi ve mülteciler problemini çözerek girmeyi hedefliyor. AK Parti’deki seçim stratejisi toplantılarında da son dönemde en fazla sığınmacılar ve ekonomi üzerinde değerlendirilmeler yapılıyor. Ramazan ayı ve bayram boyunca, AK Parti yönetimi, milletvekilleri ve teşkilatların yaptıkları saha çalışmalarındaki ortak izlenim, değerlendirmeler şöyle sıralanıyor:

Hayat pahalılığı ilk sırada. Son dönemde mülteciler de gündem oldu. Ama mülteci sorununun sahada pek bir etkisi yok. Muhalefet, mültecileri ‘siyasi açıdan istismar’ aracı olarak kullanıyor. ‘Suriyeliler yüzünden iş bulamıyorsunuz, bunlar yüzünden sıkıntı çekiyorsunuz’ diyerek kullanıyor. Suriyeli sığınmacılarla ilgili yalan-yanlış bilgiler yayılıyor.

Vatandaş, mültecileri çok büyük problem olarak görmüyor ama ekonomik sıkıntı çektiği için bunları bahane ederek tepki gösterenler var. Bir yandan da özellikle hizmet sektöründe ve tarım-hayvancılıkta çalıştıracak adam bulamadıkları için Afgan veya Suriyelileri çalıştıranlar var. ‘Mülteciler olmazsa işimiz zor’ deniyor. Genel olarak vatandaş nezdinde bir ‘Suriyeli’ tartışması yapılmıyor. Ama siyaseten kullanılıyor.

Sahada görünen, AK Parti’nin çekirdek seçmeni hâlen partide. Toplumun yüzde 35’lik kesimi AK Parti’ye oy vereceğini söylüyor. Ancak yüzde 10’dan fazla bir kararsız kitle var. Bu kitle daha önce AK Parti’ye oy veren, ama şimdi kafası karışık olan bir kitle. Muhalefet cephesine de gitmek istemiyor. Çünkü onlar da umut vermiyor bu kitleye. Bu kesim şimdilik ne AK Parti’ye ne de muhalefete yanaşıyor. Gri alanda bekliyorlar.

AK Parti’ye yakın olan bu kesimler, ‘Köprü, yol baraj gibi söylemleri bırakın artık. Vatandaşın bireysel taleplerini karşılayın’ diyor. Türkiye’de seçimler muhtarlık seçimlerine döndü iyice, yani Kanal İstanbul’u veya başka otoyolları anlatarak seçim kazanmak zor. Vatandaş ‘Benim için ne yaptın’ diyor. Bireysel talepler karşılanmalı. Bu nedenle dar gelirlileri rahatlatmaya yönelik yeni bazı adımların atılması bekleniyor. Özellikle 9’uncu aydan itibaren hükûmet dar gelirlileri rahatlatmaya yönelik bazı adımlar atarsa, sıkıntı ortadan kalkar.”

Paylaşın

AK Parti’nin Cumhurbaşkanlığı Planı Ortaya Çıktı

MetroPOLL Araştırma Şirketi’nin son anketinde, seçimin ikinci tura kalması halinde Erdoğan’ın oylarının düştüğü görüldü. AK Parti Genel Merkezi, anket sonuçları sonrası harekete geçerek bu konuya yoğunlaştı.

Mayıs ayına girilmesiyle birlikte anket şirketleri de Nisan ayında gerçekleştirdikleri anketleri teker teker yayınlamaya başladı. MetroPOLL Araştırma Şirketi tarafından önceki gün yayınlanan ankette bir hayli dikkat çekti.

Yavaş ikinci turda arayı açıyor

Ankete göre Cumhurbaşkanlığı seçimi ikinci tura kaldığında Erdoğan, dört adaydan da daha az oy alıyor. Erdoğan ile Yavaş yarışırsa… Yavaş yüzde 53.9 alırken, Erdoğan yüzde 36.5’te kalıyor. Kararsızlar ve protestocuların oranı yüzde 9.

Erdoğan ikinci turda İmamoğlu’na da kaybediyor

Yavaş HDP’lilerin yüzde 73.2’sinin, MHP’lilerin yüzde 23.1’inin oyunu alıyor. Erdoğan ile İmamoğlu yarışırsa… İmamoğlu yüzde 49.7, Erdoğan yüzde 40 alıyor. Kararsızlar ve protestocular yüzde 9.8. İmamoğlu HDP’lilerin yüzde 82.6’sının, MHP’lilerin yüzde 8.3’ünün oyunu alabiliyor.

Hedef ilk turda seçimi bitirmek

Milli Gazete’nin haberine göre; AK Parti Genel Merkezi’nin de çeşitli anketler yaptırdığı ve anketlerde Erdoğan’ın ilk turda seçimi koparabileceği yönünde kanaat oluştuğu öne sürüldü. AK Parti Genel Merkezi işi şansa bırakmayarak Erdoğan’ı ilk turda seçtirmeyi hedefliyor. Çalışmalar da ilk tur ağırlıklı olacak.

Paylaşın

Cumhur İttifakı’yla İlgili Dikkat Çeken Yorum

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ‘düşük faiz’ politikası doğrultusunda atılan adımların Türkiye’de hayat pahalılığını günden güne artırması AK Parti ve MHP’nin oylarında düşüşe neden olurken, iktidar partisinin ‘sığınmacılar’ ve ‘Kürt sorunu’ başta olmak üzere birçok konuda Cumhur İttifakı’ndaki ortağıyla aynı noktaya gelmesi seçmen nezdinde soru işaretiyle karşılanıyor. 

‘Ankara kulislerini iyi koklamasıyla’ tanınan gazeteci Sedat Bozkurt, Kısa Dalga’da yayımlanan yazısında son gelişmeleri değerlendirdi.

“(…) MHP ile Bahçeli’nin iktidardaki bugünkü varlığının ve etkisinin ben görünenden daha ciddi ve büyük olduğunu düşünenlerdenim” diyen Bozkurt, şöyle devam etti:

“Bahçeli’yi biraz tanıdığımı zannettiğim için söyleyebilirim, 99 gül ile yaşanan magazin tartışmaları bizzat Bahçeli’nin Erdoğan ile paylaşarak gerçekleştirdiği ‘medyaya konuşacak malzeme çıksın’ kurgusudur. Ve amacına da ulaşmıştır.

MHP, AKP’yi politik olarak kendi çizgisine getirmiş bürokraside de hedeflediği amaca ulaşmış gözükmektedir. AKP’nin özellikle Kürt meselesinde siyaset yapma alanını tamamen kısıtlamıştır. Cumhurbaşkanlığı sistemine ilişkin bir düzenleme AKP tarafından dile getirildiği anda MHP hemen buna karşı çıkmaktadır.

1 ay kadar önce Ankara’da billboardlar MHP’nin Cumhurbaşkanlığı sistemini savunan afişleriyle dolmuştu. Nedeni muhtemelen Cumhur İttifakı içinde gündeme gelebilecek bir cumhurbaşkanlığı sistemine ilişkin tartışmada ön almaktı. MHP’nin sisteme AKP’den daha sıkı sahip çıkması ilginçtir. Sonuçta tabanında ciddi sıkıntılar barındırsa da MHP, Cumhur İttifakı’ndaki pozisyonundan memnundur ve bunu değiştirmeyi düşünmemektedir. Gündeminde de erken seçim de yoktur.

“AKP, Kürtlerin 2’nci partisi olma niteliğini kaybetmek üzere”

MHP’nın bu memnun olma hali doğal olarak AKP’de sıkıntı yaratmaktadır. Kürtlerin 2’nci partisi olma niteliğini kaybetmek üzeredir AKP. Hem de ciddi oy kayıpları yaşadığı bu dönemde. Bu tablo Kürt oylarına çok ihtiyaç duyulan seçimler için büyük risk oluşturmaktadır. Parti yöneticilerinden sadece Numan Kurtulmuş son dönemde Güneydoğu illerini ziyaret ederek parti faaliyeti yapabilmiştir. Onun kullandığı dil de AKP’ye halen ait olmayan SP ve Has Parti döneminde kullandığı ve Kürt seçmende çok olumlu etki yaratan dildir.

Milli Görüş’ün etkisinin AKP tabanında halen varlığını sürdürdüğünün tek işareti Kurtulmuş’un teşkilata moral veren ziyaretleri değil doğal olarak. AKP’in ve Erdoğan’ın önemini daha çok anlatmış olmasına karşın medyada sadece eleştirileri haber olan Bülent Arınç’ı da unutmamak lazım. (…)”

Yazının tamamı için TIKLAYIN

Paylaşın

AK Partili Vekilin Ağabeyi Ve 3 Yakını Tutuklandı

Şanlıurfa’nın Suruç ilçesinde Şenyaşar ailesinden 3 kişiyi katledip, 2 kişinin yaralandığı olaya ilişkin gözaltına alınan 11 kişiden AKP Milletvekili İbrahim Halil Yıldız’ın ağabeyi Celal Yıldız, İbrahim Şimşek (vekilin akrabası), Mikail Şimşek (vekilin akrabası) ve Müslüm Yıldız tutuklandı.

Dün (23 Nisan) akşam saatlerine doğru mahkemeye çıkarılan 11 kişiden Milletvekili Yıldız’ın ağabeyi Osman Şah Yıldız ve Osman Yıldız Savcılıkta  serbest bırakıldı.

9 kişi ise “Adam öldürmek” ve “Delil karartmak” iddiasıyla tutuklanma talebiyle Sulh Ceza Hakimliği’ne sevk edildi. Hakimlikte ifadeleri alınan 4 kişi tutuklanırken, 5 kişi ise adli kontrolle serbest bırakıldı.

Ne olmuştu?

14 Haziran 2018’de seçim çalışmaları kapsamında esnafı ziyaret eden AK Partili vekil İbrahim Halil Yıldız’ın korumaları ve yakınlarının Şenyaşar ailesine ait işyeri ve hastaneye uzanan saldırıları sonucu, Hacı Esvet Şenyaşar, oğulları Adil ve Celal Şenyaşar ile Yıldız’ın kardeşi Mehmet Şah Yıldız yaşamını yitirdi.

Olayda Mehmet, Ferit ve Fadıl Şenyaşar ile birlikte toplam 8 kişi de yaralanmıştı. Saldırı sırasında yaralanan Fadıl Şenyaşar ve kardeşleri, tedavileri devam ederken gözaltına alındı ve sonrasında Fadıl Şenyaşar tutuklandı.

15 ay sonra 18 Eylül 2019’da AK Partili vekilin ağabeyi Enver Yıldız, Urfa Adliyesi’nde teslim olduktan sonra tutuklanarak cezaevine gönderilmişti.

Olaya ilişkin 18 ay sonra Urfa Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede ise sadece işyerinde yaşanan olaylar konu edilmiş, hastanede saldırıya uğrayan ve yaşamını yitiren Hacı Esvet Şenyaşar’ın ölümüne yer verilmemişti.

İddianamede, tutuklu Fadıl Şenyaşar ve yaralı kurtulan Ferit Şenyaşar’ın da aralarında olduğu 13 kişiye, “öldürme, öldürmeye teşebbüs, yaralama, mala zarar verme, ateşli silah bulundurma” gibi suçlamalar yöneltilmişti.

Öte yandan anne Emine Şenyaşar ve Ferit Yaşar 25 gündür Urfa Adliyesi önünde adalet nöbeti tutuyor. Şenyaşarlar, nöbetleri boyunca birçok kez gözaltına alındılar.

Şenyaşar ailesinden geriye kalanlardan anne Emine Şenyaşar ve saldırılardan yaralı kurtulan oğlu Ferit Şenyaşar ise, 411 gündür Urfa Adliyesi önünde işyeri dosyasından tutuklanan Fadıl Şenyaşar’ın serbest bırakılması ve hastane dosyasının davaya dönüşüp yargılamanın başlaması için Adalet Nöbeti tutuyor.

Paylaşın

AK Parti’nin ‘Sandık’ Planı Kulislerden Sızdı

Türkiye, seçim, zamanında yapılırsa Haziran 2023’te sandık başına gidecek. Bu seçimin “AK Parti açısından en zorlarından biri olacağı” bizzat iktidar temsilcileri tarafından dile getiriliyor.

AK Parti’nin seçimleri kazanabilmek için gelecek yılın ilk yarısında ekonomide bir dizi adım atacağına dikkat çekiliyor. İktidar emeklilerin bayram ikramiyesine zam için kapıyı kapadı. Ancak kulislerde “artışın gelecek yıl yapılacağı” konuşuluyor.

Ek zamlar seneye

Asgari ücrette yılın ikinci yarısında bir düzenleme yapılmasından da vazgeçildi. Cumhuriyet’ten Mustafa Çakır’ın haberine göre; kulislerde ise “Aralık ayındaki görüşmelerde gelecek yıl için yüksek oranlı bir artış yapılacağı” dile getiriliyor.

Bunun dışında gelecek yılın ilk yarısında memur ve memur emeklisine yüzde 8 toplusözleşme zammı verilecek. Ayrıca bu yılın ikinci yarısında oluşacak enflasyon farkı da yine ocak ayında yansıtılacak. Böylece maaşlarda önemli oranda artış yapılacak. Ayrıca iktidarın “ocak ayında yeni bir ek zammı gündeme getirebileceği” de belirtiliyor.

3600 yıl sonuna

3600 ek gösterge ile sözleşmelilere kadro konusundaki çalışmaların bu yıl içerisinde tamamlanması toplusözleşmenin bir gereği. Ancak iktidar son günlerde 3600 ek gösterge düzenlemesinin yılın sonunda yapılacağını dile getiriyor. Ayrıca sözleşmelilere kadro konusunun da 3600 ek gösterge sonrasında yaşama geçirileceği açıklandı. İki konu da bu yılın sonuna kalırsa bu uygulamaların sonuçları da 2023’te alınmaya başlanacak.

Seçim öncesi EYT

Emeklilikte yaşa takılanlar (EYT) yıllardır düzenleme yapılmasını bekliyor. İktidar ise sürekli erteliyor. Ancak sendika kulislerinde “EYT düzenlemesinin seçim öncesinde gündeme geleceği” konusunda genel bir beklenti var. Sendikacılar arasında bu konuda “kesin olacak” diyenler bulunuyor.

Resmi enflasyon yüzde 60’ın üzerinde. Beklentiler de bu yılın böyle gideceğini gösteriyor. Ancak yıl sonundan itibaren enflasyonda bir düşme bekleniyor. “Baz etkisinin” katkısıyla yıl sonundan itibaren enflasyonun düşeceği ekonomistler tarafından da dile getiriliyor. Kulislerde, iktidarın tüm bu gelişmelerin ardından ekonomide oluşacak “bahar havasıyla” birlikte seçime gideceği değerlendiriliyor.

Paylaşın

Erdoğan Ve Bahçeli, Kılıçdaroğlu’nun Söylediği Noktaya Geldi

Gazeteci Murat Yetkin, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin sığınmacılar konusunda CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ile aynı noktaya geldiğini söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan ve devamında AK Partili kurmayların Türkiye’deki sığınmacılarla ilgili politikalarını değiştirmeye başlaması, son günlerde en çok tartışılan konularından biri.

Yaklaşık bir ay önce “Muhalefet, seçimi kazanırsak Suriyelileri göndereceğiz diyor. Biz göndermeyeceğiz. Ensarın ne olduğunu biliyoruz” diyen Erdoğan, geçtiğimiz günlerde “Suriyeli kardeşlerimizin gönüllü ve onurlu geri dönüşleri için elimizden gelen gayreti gösteriyoruz” ifadesiyle ‘fikir değiştirdi.’ Ardından MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli de, aslında bir süredir ittifak ortağıyla ters düştüğü görüşünü yineledi:

“Suriyeli sığınmacıların ülkelerinden ayrılık ve kopuşlarına neden olan ağır şartlar ortadan kalkınca geldikleri gibi uğurlamak bizim asıl hedefimizdir. Misafirliğin süresi kısıtlıdır. Her insanın kendi yurdunda, emniyetli ve esenlik içinde yaşamaya hakkı vardır. Önümüzdeki bayram günlerinde ülkelerine gidebilen Suriyeli sığınmacıların geri dönmelerine gerek yoktur.”

Gazeteci Murat Yetkin, yetkinreport.com’da yayınlanan yazısında Erdoğan’ın da Bahçeli’nin de CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun yıllardır söylediği noktaya geldiğini söyledi.

Ana muhalefet partisi liderinin 18 Nisan’da parti genel merkezine astırdığı dev pankart ile AKP hükümetine dört soru sorduğunu hatırlatan Yetkin, yazısının ilerleyen bölümlerinde şu görüşü dile getirdi:

“Erdoğan’ın da Bahçeli’nin de Kılıçdaroğlu’nun yıllardır söylediği noktaya doğru geldiği görülüyor. Kılıçdaroğlu bunu kaçırır mı? 19 Nisan’da TBMM Grubuna ‘3 milyon 800 bin Suriyeliyi besliyoruz. Herhalde anket yaptırdı ve halkın da bu siyasetine karşı olduğunu gördü’ dedi; ‘Bu halkın nabzını tutan, ırkçılık yapmayan partinin de CHP olduğunu gösteriyor’.”

Yazının tamamı için TIKLAYIN

Paylaşın