Trump Yönetimi, Ukrayna İle İstihbarat Paylaşımını Durdurdu

ABD, Donald Trump’ın Ukrayna’ya askeri yardımı askıya almasının ardından Ukrayna ile istihbarat paylaşımını durdurdu. Bu karar , Rusya ile savaş halinde olan Ukrayna’ya ağır bir darbe indirdi.

Beyaz Saray ulusal güvenlik danışmanı Mike Waltz, Başkan Donald Trump’ın barış görüşmeleri düzenlenir ve güven artırıcı önlemler alınırsa Ukrayna’ya yardımı düşüneceğini söyledi.

ABD’nin istihbarat desteği Ukrayna’nın Rus birliklerinin hareketlerini takip edebilmesi ve hedef seçebilmesi için hayati önem taşıyor.

Ukrayna ile istihbarat paylaşımının ve dün açıklanan askeri yardımın kesilmesi kararı, Trump yönetiminin müttefikini müzakere masasına oturmaya zorlamak için Kiev’e baskı yapma niyetini gösteriyor.

Trump yönetimi yetkilileri, askıya almanın Washington ve Kiev arasında yapılan görüşmelere bağlı olarak kısa sürebileceğinin de sinyalini verdi.

ABD Başkanı Donald Trump, Kongre’nin ortak oturumuna hitaben yaptığı açıklamada, Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodimir Zelenski’den, Ukrayna liderinin Rusya-Ukrayna savaşı konusunda müzakere masasına oturmaya istekli olduğunu ifade ettiği bir mektup aldığını söylemişti.

İstihbarat paylaşımını askıya alma kararından önce dün de ABD yönetimi Ukrayna’ya askeri yardımı durdurduğunu açıklamıştı.

Beyaz Saray Ulusal Güvenlik Danışmanı Mike Waltz, “Bu ilişkinin tüm yönlerini duraklatıyor ve yeniden gözden geçiriyoruz” dedi.

Fox News kanalında “Fox & Friends” programında konuşan Waltz, Zelenski’nin Trump’a, olası barış görüşmelerine ABD Başkanı’nın şartlarıyla katılmada ciddi olduğunu göstermesi halinde Ukrayna’nın yakın bir zamanda ABD’den istihbarat alabileceğini söyledi.

ABD’nin Ukrayna ile mineral anlaşması ve Rusya ile olası barış anlaşması konusunda müzakereleri ilerletmek için aktif olarak görüştüğünü belirten Waltz, “Çok kısa bir süre içinde bir ilerleme göreceğimizi düşünüyorum” dedi.

Waltz, “Bence bu müzakereleri sonuca ulaştırabilir ve bazı güven arttırıcı önlemleri masaya koyabilirsek, o zaman Başkan bu duraklamayı kaldırmayı ciddi şekilde değerlendirecektir. Her iki tarafın da önce kısmi, sonra da kalıcı bir barış için samimiyetle müzakere ettiğini bilmeliyiz” diye konuştu.

CIA Direktörü John Ratcliffe de, istihbarat paylaşımını askıya alma kararını “duraksama” olarak niteledi ve kararın Başkan Donald Trump ile Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodimir Zelenski arasında Cuma günü Beyaz Saray’da tartışmalı geçen görüşmenin ertesinde geldiğini kaydetti.

Ratcliffe, Trump’ın Zelenski’nin barış konusunda ciddi olduğunu bilmek istediğini belirtti.

Ratcliffe, “Askeri cephede ve istihbarat cephesinde, (Ukrayna Cumhurbaşkanı’nın yanıt vermesine neden olan) ortadan kalkacağını düşünüyorum” dedi.

Konuyla ilgili bilgi sahibi üç kaynak da ABD’nin istihbarat paylaşımını durdurduğunu doğruladı. ABD’nin paylaşımı ne ölçüde kestiği henüz netlik kazanmadı. Kaynaklardan biri istihbarat paylaşımının sadece “kısmen” kesildiğini söyledi ancak daha fazla ayrıntı vermedi.

CIA de istihbarat paylaşımındaki değişimle ilgili sorulara yanıt vermedi.

2022’de savaşın başlamasından bu yana ABD Ukrayna’ya, ordunun hedef belirleme amacıyla ihtiyaç duyduğu kritik bilgiler de dahil önemli ölçüde istihbarat sağladı.

(Kaynak: VOA Türkçe)

Paylaşın

Donald Trump, Volodimir Zelenski’ye Yönelik Tavrını Yumuşattı

ABD Başkanı Donald Trump, Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski’nin ABD ile mineraller konusunda bir anlaşma imzalama ve Ukrayna’da kalıcı barışı sağlamak için müzakere masasına oturma isteğini takdir ettiğini söyledi.

Haber Merkezi / Volodimir Zelenski, Trump’ın konuşmasından saatler önce sosyal medya hesabından yaptığı bir paylaşımda, Rusya ile savaşı sonlandırmak için atılabilecek adımları listeledi. Zelenski’nin açıklaması, Donald Trump’ın Ukrayna’ya askeri yardımı durdurma kararının ardından geldi.

Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Başkanı Donald Trump, ikinci döneminde Kongre’nin ortak oturumuna ilk kez konuştu.

Konuşmasında, Ukrayna’daki “vahşi çatışmayı” sona erdirmek için de yorulmadan çalıştığını belirten Trump, “Milyonlarca Ukraynalı ve Rus, sonu görünmeyen bu korkunç ve acımasız çatışmada gereksiz yere öldürüldü veya yaralandı. ABD Ukrayna’nın savunmasını desteklemek için yüz milyarlarca dolar gönderdi. Bu arada Avrupa ne yazık ki Rus petrol ve doğalgazını satın almaya, Ukrayna’yı savunmak için harcadığından çok daha fazla para harcadı. Ve Biden bu savaşta Avrupa’nın harcadığından daha fazla para harcanmasına onay verdi” dedi.

Geçen hafta Beyaz Saray’daki görüşmesi sırasında tartıştığı Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski’den bir mektup aldığını aktaran Trump, Ukrayna liderinin mektupta, ülkesinin kalıcı barış için müzakere masasına oturmaya, değerli madenler anlaşmasını da imzalamaya hazır olduğunu belirttiği bilgisini verdi. Trump, Rusya ile de görüştüğünü, Moskova’dan da barış için hazır olduklarına dair güçlü sinyaller aldıklarını söyledi.

Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski, sosyal medya hesabı üzerinden dikkat çeken açıklamalarda bulunmuştu. Zelenski, “Ben ve ekibim, kalıcı bir barış için Başkan Trump’ın güçlü liderliğiyle çalışmaya hazırız” demişti.

“Amerika’nın Ukrayna’nın egemenliğini ve bağımsızlığını korumasına yardımcı olmak için yaptıklarına gerçekten değer veriyoruz” diyen Zelenski, “Cuma günü Washington’da, Beyaz Saray’da yaptığımız toplantı olması gerektiği gibi geçmedi. Bu şekilde gerçekleşmiş olması üzüntü verici. İşleri yoluna koymanın zamanı geldi” ifadelerini kullanmıştı.

Zelenski, Rusya ile savaşı sonlandırmak için atılabilecek adımları da listeledi. Zelenski, ilk adımların esir takasıyla havada ve denizde ateşkesi içerebileceğini söylemişti.

Zelenski, havadaki ateşkesin füze, uzun menzilli drone ve bombaları da kapsayacağını, bunların enerji ve sivil altyapı tesislerine zarar vermek için kullanmasının önüne geçileceğini belirtmişti. Zelenski, bu ilk adımların ardından, sonraki adımlarla ilgili ABD ile çalışarak güçlü bir barış anlaşmasını hedefleyeceklerini de eklemişti.

Savaş boyunca verdiği destek için ABD’ye teşekkür eden Zelenski, Kiev’in ABD’nin önerdiği mineral anlaşmasını imzalamaya da “hazır” olduğunu belirtmişti. Zelenski, Ukrayna, ABD ile gelecekte de işbirliği ve iletişim içinde olmak istediğini ifade etmişti.

Zelenski, “Hiçbirimiz sonsuz bir savaş istemiyoruz.Ukrayna kalıcı barışı yakınlaştırmak için en kısa zamanda müzakere masasına oturmaya hazır. Hiç kimse barışı Ukraynalılar’dan daha fazla isteyemez” demişti. Volodimir Zelenski, açıklamasında ABD’nin Ukrayna’ya askeri yardımı askıya alma kararına doğrudan değinmemişti.

ABD Başkanı Donald Trump, Beyaz Saray ziyareti sırasında Zelenski’ye “şükretmesi” gerektiğini söylemiş ve Zelenski’yi “saygısız” olmakla ve “3. Dünya Savaşı ile kumar oynamakla” suçlamıştı. “Ülkenizin başı büyük belada” diyen Donald Trump sözlerini şöyle sürdürmüştü: Bunu kazanamayacaksınız.

Ukrayna’nın ABD’nin askeri desteği sayesinde ancak üç yıldır kendini savunabildiğini yineleyen Trump, “Askeri teçhizatımız olmasaydı bu savaş iki haftada biterdi,” demişti. Zelenski ise “Üç gün içinde, (Rusya Devlet Başkanı Vladimir) Putin’den duyduğum kadarıyla” diye karşılık vermişti.

Karşılıklı konuşmaların ardından Donald Trump, Ukrayna ile yapılması beklenen nadir toprak elementleri anlaşmasının iptal edildiğini söylemişti. ABD’li yetkililer 3 Mart’ta Başkan Donald Trump’ın Ukrayna’ya askeri yardımı durdurma talimatı verdiğini açıklamıştı.

Paylaşın

Zelenski, Trump’a Seslendi: Güçlü Liderliğin Altında Çalışmaya Hazırız

Ülkesinin “sonsuz bir savaş” istemediğini vurgulayan Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski, “Ekibim ve ben, kalıcı bir barış elde etmek için Başkan Trump’ın güçlü liderliği altında çalışmaya hazırız” dedi.

Haber Merkezi / Volodimir Zelenski, Donald Trump ile Beyaz Saray’da yaptıkları görüşmenin “üzüntü verici” olduğunu ve “işleri düzeltme zamanının geldiğini” söyledi.

ABD Başkanı Donald Trump’ın askeri yardımı durdurma kararının ardından Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski, sosyal medya hesabı üzerinden dikkat çeken açıklamalarda bulundu. Zelenski, “Ben ve ekibim, kalıcı bir barış için Başkan Trump’ın güçlü liderliğiyle çalışmaya hazırız” dedi.

“Amerika’nın Ukrayna’nın egemenliğini ve bağımsızlığını korumasına yardımcı olmak için yaptıklarına gerçekten değer veriyoruz” diyen Zelenski, “Cuma günü Washington’da, Beyaz Saray’da yaptığımız toplantı olması gerektiği gibi geçmedi. Bu şekilde gerçekleşmiş olması üzüntü verici. İşleri yoluna koymanın zamanı geldi” ifadelerini kullandı.

Zelenski, Rusya ile savaşı sonlandırmak için atılabilecek adımları da listeledi. Zelenski, ilk adımların esir takasıyla havada ve denizde ateşkesi içerebileceğini söyledi.

Zelenski, havadaki ateşkesin füze, uzun menzilli drone ve bombaları da kapsayacağını, bunların enerji ve sivil altyapı tesislerine zarar vermek için kullanmasının önüne geçileceğini belirtti. Zelenski, bu ilk adımların ardından, sonraki adımlarla ilgili ABD ile çalışarak güçlü bir barış anlaşmasını hedefleyeceklerini de ekledi.

Savaş boyunca verdiği destek için ABD’ye teşekkür eden Zelenski, Kiev’in ABD’nin önerdiği mineral anlaşmasını imzalamaya da “hazır” olduğunu belirtti. Zelenski, Ukrayna, ABD ile gelecekte de işbirliği ve iletişim içinde olmak istediğini ifade etti.

Zelenski, “Hiçbirimiz sonsuz bir savaş istemiyoruz.Ukrayna kalıcı barışı yakınlaştırmak için en kısa zamanda müzakere masasına oturmaya hazır. Hiç kimse barışı Ukraynalılar’dan daha fazla isteyemez” dedi.

Volodimir Zelenski, açıklamasında ABD’nin Ukrayna’ya askeri yardımı askıya alma kararına doğrudan değinmedi.

ABD Başkanı Donald Trump, Beyaz Saray ziyareti sırasında Zelenski’ye “şükretmesi” gerektiğini söylemiş ve Zelenski’yi “saygısız” olmakla ve “3. Dünya Savaşı ile kumar oynamakla” suçlamıştı. “Ülkenizin başı büyük belada” diyen Donald Trump sözlerini şöyle sürdürmüştü: Bunu kazanamayacaksınız.

Ukrayna’nın ABD’nin askeri desteği sayesinde ancak üç yıldır kendini savunabildiğini yineleyen Trump, “Askeri teçhizatımız olmasaydı bu savaş iki haftada biterdi,” demişti. Zelenski ise “Üç gün içinde, (Rusya Devlet Başkanı Vladimir) Putin’den duyduğum kadarıyla” diye karşılık vermişti.

Karşılıklı konuşmaların ardından Donald Trump, Ukrayna ile yapılması beklenen nadir toprak elementleri anlaşmasının iptal edildiğini söylemişti. ABD’li yetkililer 3 Mart’ta Başkan Donald Trump’ın Ukrayna’ya askeri yardımı durdurma talimatı verdiğini açıklamıştı.

Paylaşın

ABD, Trump – Zelenski Gerginliğinin Ardından Ukrayna’ya Yardımları Askıya Aldı

ABD Başkanı Donald Trump, Ukrayna’ya yönelik tüm yardımları askıya aldı. Karar, Trump ile Ukrayna Devlet Başkanı Zelenski arasında Beyaz Saray’da yaşanan gerginliğin ardından geldi.

Karar, Trump’ın savunma bakanı Pete Hegseth ve başkan yardımcısı JD Vance’in yanı sıra dışişleri bakanı Marco Rubio, ulusal istihbarat direktörü Tulsi Gabbard ve Trump’ın Ortadoğu temsilcisi Steve Witkoff’un da katıldığı Beyaz Saray toplantısının ardından alındı.

İsmi açıklanmayan üst düzey bir hükümet yetkilisine dayandırdığı haberinde Fox News, bunun “geçici” bir adım olduğunu vurguladı.

New York Times gazetesi ise yardımların geleceğinin Ukrayna lideri Volodimir Zelenski’nin Rusya ile müzakerelere başlama niyetine bağlı olduğunu yazdı. Gazeteye göre durdurma kararı hemen yürürlüğe girerken Ukrayna’ya gönderilme sürecinde olan yüz milyonlarca dolarlık silahın teslimatı iptal edildi.

Haber ajansı AFP’ye konuşan bir Beyaz Saray yetkilisi de bu hamlenin Kiev üzerinde baskıyı artırarak Zelenski’yi müzakereye zorlamayı amaçladığını belirtti.

Trump, karardan hemen önce Zelenski’ye kamuoyu önünde yönelttiği eleştirileri sürdürmüş ve barış anlaşmasını desteklemediği sürece Ukrayna liderinin uzun süre görevinde kalamayacağını söylemişti. ABD şu ana dek Ukrayna’ya en büyük askeri desteği veren ülke ve hava savunma da dahil kritik yardımlarda bulunuyordu.

Trump son olarak ülkesinin Volodimir Zelenski’ye “daha fazla tahammülü kalmadığını” söyleyerek, Ukrayna Devlet Başkanını barış müzakerelerini engellemekle suçladı.

Trump kendi sosyal medya platformu Truth Social üzerinden yaptığı açıklamada, “Amerika’nın çok fazla tahammülü kalmadı. Bu adam (Zelenskiy) Amerika’nın desteği olduğu sürece barış istemiyor” dedi.

Beyaz Saray’da Zelenski ile yaptığı gergin görüşmenin ardından Pazartesi günü basın toplantısında konuşan Trump, Ukrayna’ya askeri yardımı askıya almayı henüz “konuşmadığını” söylemiş ve “ne olacağını göreceğiz” dedi. Trump ayrıca Zelenski’nin “daha minnettar olması” gerektiğini belirtti.

Trump, Ukrayna liderinin savaşın sona ermesinin “çok çok uzak” olduğu konusundaki beyanları için de “haklı çıkmasa iyi olur” diye de ekledi. Trump, barış için herhangi bir anlaşmaya Rusya ve Ukrayna ile varılması, Avrupa ve ABD’nin de “onay ve rızasının” alınması gerektiğini söyledi.

Donald Trump, “Belki de birileri anlaşma yapmak istemiyordur” diye devam eden Trump, bu durumda [görevde] “çok uzun olmayacaklarını” ifade etti.

Trump’ın paylaşımı ardından Zelenski de sosyal medya platformu üzerinden yaptığı açıklamada, ülkesinin “bu savaşı sona erdirmek” için “esaslı” bir diplomasi oluşturmasının çok önemli olduğunu söyledi.

Barışa yönelik diğer adımların “yakında geleceğini” ve Ukraynalıların barış istediğini belirten Zelenski, “Savaşı durdurmamız ve güvenliği garanti altına almamız gerekiyor. Amerika ve Avrupalı ortaklarımızla birlikte çalışıyoruz ve barışa giden yolda ABD’nin desteğini umuyoruz. Bir an önce barışa ihtiyaç var.” dedi.

Avrupa daha fazla rol üstlenmeye hazır

Beyaz Saray’daki toplantı başarısızlıkla sonuçlanınca, Zelenski Avrupa’daki müttefikleriyle görüşmeler yaptı. Londra’da İngiltere Başbakanı Keir Starmer tarafından sıcak bir şekilde karşılandı.

Westminster’de konuşan Starmer, İngiltere’nin Ukrayna’ya barış gücü gönderme teklifini yineledi ve Ukrayna’ya 5 bin hava savunma füzesi için 2 milyar dolar sağlayacağını duyurdu. Starmer, bu yatırımın İngiliz ekonomisine geri dönüş sağlayacağını vurguladı.

Starmer, İngiltere Parlamentosu’ndaki konuşmasında “Avrupa’nın kıtamızda barışı desteklemek için büyük bir sorumluluk alması doğru. Ancak başarılı olmak için bu çabanın güçlü bir ABD desteğine de ihtiyacı var” dedi.

Bu açıklama, Starmer’ın Pazar günü Londra’da 18 müttefikiyle yaptığı görüşmelerin ardından geldi. Görüşmede Starmer, ABD’nin Ukrayna’ya desteğinde tereddüt göstermesi nedeniyle Avrupa’nın “tarihin bir dönüm noktasında” olduğunu söyledi.

Pazartesi günü ayrıca, üç yıllık savaşın merkezindeki iki liderin dünyaya verdiği mesajlar, bu komşuların savaşı bitirme konusunda ne kadar farklı yaklaşımlara sahip olduğunu gösterdi.

Zelenski, ülkesinin ABD ile nadir toprak elementleri anlaşmasını imzalamaya hazır olduğunu ve Trump ile ilişkileri düzeltebileceğine inandığını söyledi.

Volodimir Zelenski, “Ukrayna’nın başarısızlığı sadece [Rusya Devlet Başkanı Vladimir] Putin’in başarısı değildir,” dedi. “Bu, Avrupa’nın başarısızlığıdır. Bu, Amerika Birleşik Devletleri’nin başarısızlığıdır. Hepimiz, Putin’e kazanma fırsatı vermemekle ilgileniyoruz.”

Kremlin Sözcüsü Dimitri Peskov ise gazetecilere şu açıklamayı yaptı: “Cuma günü Beyaz Saray’da yaşananlar, Ukrayna konusunda bir çözüme ulaşmanın ne kadar zor olacağını gösterdi. Kiev rejimi ve Zelenski barış istemiyor.”

Peskov, “Savaşın devam etmesini istiyorlar. Bu durumda, Washington’un çabaları ve Moskova’nın hazır olması tek başına yeterli olmayacaktır. Eksik olan çok önemli bir unsur var” diye ekledi.

Dimitri Peskov, bir gün önce yaptığı açıklamada, Washington’un Rusya’ya yönelik dış politikasındaki değişimin büyük ölçüde Moskova’nın vizyonuyla örtüştüğünü söyledi.

Paylaşın

ABD Tarihinde Bir İlk: Trump, İngilizceyi Resmi Dil Yaptı

ABD tarihinde bir ilke imza atan Donald Trump, İngilizceyi Amerika Birleşik Devletleri’nin (ABD) resmi dili olarak belirleyen bir başkanlık kararnamesi yayınladı. 

Resmi dil, hükümetin resmi, günlük işlerini yürütmek için kullandığı dildir. Bir veya daha fazla resmi dile sahip olmak, bir ulusun karakterini ve içinde yaşayanların kültürel kimliğini tanımlamaya yardımcı olabilir.

Bir dilin önceliklendirilmesi, belirli etnik kimlikleri güç pozisyonuna sokabilir ve dili tanınmayanları dışlayabilir.

Bu kararname, eski Başkan Bill Clinton’ın, hükümetin ve federal fon alan kuruluşların İngilizce konuşmayanlara dil yardımı sağlamasını zorunlu kılan talimatını iptal ediyor.

Kararnamede, “İngilizce’yi resmi dil olarak belirlemek sadece iletişimi kolaylaştırmakla kalmayacak, aynı zamanda ortak ulusal değerleri pekiştirecek ve daha uyumlu ve verimli bir toplum yaratacaktır” deniliyor.

Kararname, federal fon alan devlet kurumları ve kuruluşların İngilizce dışındaki dillerde belge ve hizmet sunmaya devam edip etmeyeceklerini seçmelerine izin veriyor.

Ayrıca kararnamede, “Yeni Amerikalılar’ı karşılarken ulusal dilimizin öğrenilmesini ve benimsenmesini teşvik eden bir politikanın ABD’yi ortak bir yuva haline getireceği ve yeni vatandaşları Amerikan rüyasını gerçekleştirme konusunda güçlendireceği” ifadesi yer alıyor.

Başkanlık kararnamesinde, “İngilizce konuşmak sadece ekonomik olarak kapıları açmakla kalmaz, aynı zamanda yeni gelenlerin toplumlarına dahil olmalarına, ulusal geleneklere katılmalarına ve toplumumuza karşılığını vermelerine yardımcı olur” deniliyor.

İngilizce’nin ABD’de resmi dil olmasını savunan bir grup olan U.S. English’e göre, 30’dan fazla eyalet İngilizce’yi resmi dil olarak belirleyen yasaları kabul etti.

Kongre üyeleri yıllarca İngilizce’nin ABD’nin resmi dili olarak kabul edilmesi için yasa tasarısı sunmuş, ancak bu çabalar başarılı olamamıştı.

Trump’ın geçen ay göreve başlamasından birkaç saat sonra yeni yönetim Beyaz Saray’ın resmi internet sitesinin İspanyolca versiyonunu kaldırdı.

Beyaz Saray o zaman internet sitesinin İspanyolca versiyonunu tekrar yayına sokmaya kararlı olduğunu açıklamıştı. Cumartesi günü itibariyle İspanyolca site geri yüklenmedi. Beyaz Saray bunun gerçekleşip gerçekleşmeyeceğine ilişkin bir mesaja henüz yanıt vermedi.

Trump ilk döneminde web sitesinin İspanyolca versiyonunu kapatmıştı. Başkan Joe Biden’ın 2021’de göreve başlamasıyla birlikte İspanyolca versiyon yeniden kullanıma açılmıştı.

(Kaynak: VOA Türkçe)

Paylaşın

Trump, Afganistan’da Bırakılan Askeri Ekipmanları Geri İstiyor

ABD Başkanı Donald Trump, 2021 yılında, ABD’nin Afganistan’dan çekilirken bıraktığı milyarlarca dolar değerindeki askeri teçhizatın geri alınması çağrısını yeniledi. 

Haber Merkezi / Donald Trump, ilk kabine toplantısının ardından yaptığı açıklamada, Taliban’ın eline geçen ekipmanların güvence altına alınamamasını eleştirdi.

Trump, “Geride milyarlarca dolar değerinde ekipman bıraktık,” dedi ve ekledi: “Her yıl sergilediklerini görüyorsunuz… bayrağı sallıyorlar ve Amerika hakkında konuşuyorlar.”

“Bunların hepsi birinci sınıf şeyler. Bence bu ekipmanların çoğunu geri almalıyız” diyen Donald Trump, ekipmanları kurtarmak için somut bir plan sunmadı.

ABD Savunma Bakanlığı’na göre, 7 milyar dolardan fazla değerinde askeri teçhizat Afganistan’da bırakıldı.

ABD’nin çekilmesinin ardından Kabil’de iktidarı ele geçiren Taliban, o tarihten bu yana ele geçirdiği ABD askeri teçhizatlarını kamuoyuna teşhir ediyor.

Donald Trump’ın açıklamaları, geri çekilmenin nasıl ele alınacağıyla ilgili tartışmayı yeniden alevlendirdi. Trump, süreçte yer alan askeri yetkililer sorulduğunda ise, “hepsini kovacağım” yanıtını verdi.

Ancak, ABD Merkez Komutanlığı’nın eski komutanı General Kenneth F. McKenzie Jr. da dahil olmak üzere süreçte yer alan kilit isimler çoktan emekli oldu.

McKenzie daha önce, 13 ABD askerinin ölümüne yol açan Abbey Gate’deki intihar saldırısı da dahil olmak üzere, geri çekilmenin başarısızlıklarının tüm sorumluluğunu kabul etmişti.

Paylaşın

Trump, Zelenski’nin Maden Anlaşmasını İmzalayacağını Duyurdu

ABD Devlet Başkanı Donald Trump, Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski’nin, Rusya’ya karşı ABD’nin askeri yardımını karşılamak üzere nadir toprak mineralleri anlaşmasını imzalamak üzere cuma günü Beyaz Saray’ı ziyaret edeceğini söyledi.

Haber Merkezi / Ukraynalı yetkililer bu hafta başında anlaşmanın tamamlanmaya yakın olduğunu söylemişti. Volodimir Zelenski, ABD’nin 500 milyar dolardan fazla değerinde bir anlaşma imzalaması için baskı yaptığını ve bu anlaşmanın “10 nesil” Ukraynalıyı bu anlaşmayı ödemeye zorladığını ifade etmişti.

Basında çıkan haberlere göre ABD Ukrayna’nın doğal kaynaklarının kullanımından elde edilmesi beklenen 500 milyar dolarlık gelire ilişkin taleplerini geri çekti, fakat Ukrayna’ya kesin güvenlik garantileri vermedi.

ABD Devlet Başkanı Trump, Joe Biden yönetimi sırasında Ukrayna’ya yapılan yardımların geri ödenmesi kapsamında Ukrayna’nın ABD’ye 500 milyar dolar değerinde ham madde sağlamasının gerektiğini söylemişti. Trump Ukrayna savaşının sona erdirilmesine yönelik anlaşma sağlanması halinde Ukrayna’da barış gücüne ihtiyaç duyulacağını da ifade etmişti.

Amerikalı ve Ukraynalı liderlerin, ABD’nin Ukrayna’nın minerallerine erişimini öngören bir anlaşmayı imzalanmaya yakın olduğunu söylemesinin ardından Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin de kabinesini toplamıştı. Nadir toprak elementleri hakkındaki toplantının ardından açıklama yapan Putin, ABD’ye, Rusya işgali altındaki Ukrayna topraklarındakiler de dahil olmak üzere nadir minerallere erişim sunmaya açık olduğunu söylemişti.

Ukrayna’nın mineral rezervleri

Kiev’in tahminlerine göre dünyadaki kritik ham maddelerin yüzde 5’i Ukrayna’da bulunuyor. Bunlar arasında yaklaşık 19 milyon ton grafit rezervi yer alıyor. Grafit elektrikli araçların bataryalarının yapımında kullanılıyor.

Ukrayna’nın aynı zamanda Avrupa’nın lityum rezervlerinin üçte birine sahip olduğu tahmin ediliyor. Ukrayna’da nadir bulunan 17 elementin önemli miktarda rezervi de bulunuyor. Bu elementler silah, rüzgar türbini, elektronik gibi ürünlerin imalatında kullanılıyor.

Paylaşın

Zelenski, ABD’nin Nadir Mineraller Teklifini Reddetti: Sömürge Anlaşması

Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski, ABD Başkanı Donald Trump’ın Ukrayna’nın nadir mineral varlığının yüzde 50’sini ABD’ye vermeyi öngören teklifini reddetti.

Ukrayna, titanyum, nadir toprak metalleri ve doğal gaz dahil olmak üzere 109 önemli mineral yatağına sahip. Bu mineral yataklarından bazıları Rusya işgali altında veya ön cephe bölgelerinde.

2024’ün başlarında, Ukrayna enerji firması Naftogaz, sektörün ekonomik önemini vurgulayarak 500 milyon doların üzerinde kar bildirdi.

Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodimir Zelenski, ABD Başkanı Donald Trump’ın sunduğu mineral teklifini reddettiğini açıkladı.

Münih Güvenlik Konferansı için gittiği Almanya’da açıklama yapan Zelenski, ABD’nin Ukrayna’daki nadir toprak minerallerine erişmesini sağlayacak anlaşma önerisini imzalamamaları yönünde bakanlarına talimat verdiğini, çünkü önerinin ABD çıkarlarına çok daha fazla odaklandığını söyledi.

Teklif, cuma günü ​​Zelenski’nin Münih’te ABD Başkan Yardımcısı JD Vance ile yaptığı görüşmelerin önemli bir gündemiydi. Associated Press’e (AP) konuşan üst düzey bir Ukraynalı yetkili, Trump’ın mineraller karşılığında herhangi bir özel güvenlik garantisi sunmadığını dile getirdi.

Adı açıklanmayan kaynaklar, teklifin ABD’nin Kiev’deki nadir toprak minerallerini Joe Biden yönetimi tarafından Ukrayna’ya verilen desteğin “tazmini” ve gelecekteki yardımların karşılığı olarak kullanmayı amaçladığını öne sürdü.

Eski bir üst düzey yetkili, “Bu bir sömürge anlaşması ve Zelenski bunu imzalayamaz,” diye konuştu.

Zelenski, cumartesi günü Münih’te AP’ye yaptığı açıklamada, “Bakanların ilgili anlaşmayı imzalamasına izin vermedim çünkü bence bu anlaşma bizi ve çıkarlarımızı korumaya yönelik değil,” dedi.

Ukrayna, havacılık, savunma ve nükleer gibi endüstrilerde kullanılan kritik minerallerden oluşan geniş rezervlere sahip. Trump yönetimi, Çin’e bağımlılığı azaltmak için bunlara erişmekle ilgileniyor.

Ancak Zelenski, herhangi bir anlaşma karşılığında Rusya’nın olası saldırılarını caydıracak güvenlik garantileri sunulmasını talep ediyor. Ukrayna lideri, “Benim için güvenlik garantisi ve yatırım arasındaki bağlantı çok önemli,” ifadelerini kullandı.

(Kaynak: Euronews Türkçe)

Paylaşın

ABD’nin Suriye’de Bundan Sonraki Hamlesi Ne Olacak?

Beşar Esad’ın devrilmesinden sonra ABD’nin, IŞİD’le mücadeleye odaklanan askeri koalsiyonun bir parçası olarak Suriye’de kalıp kalmayacağı belirsizliğini koruyor.

İsrail’de bulunan Ulusal Güvenlik Araştırmaları Enstitüsü’nden dış politika uzmanı Gallia Lindenstrauss, “Kimse IŞİD’in yeniden canlandığını görmek istemiyor. Bana kalırsa bu açıdan ABD buradaki az sayıda askerinin etkili olduğunu anlıyor. Neden çekilsin?” diyor.

ABD’nin Suriye’deki varlığının geleceği, Türkiye ve İsrail’den gelen farklı taleplerin gölgesinde belirsizlikle karşı karşıya. İsrail, ABD’nin Suriye’de IŞİD’le mücadelede Kürt güçlerine desteği sürdürmesini istiyor. Türkiye ise bu stratejiye karşı çıkıyor.

Suriye’de bulunan 2 bin ABD askeri, Suriye Demokratik Güçleri (SDG) adını taşıyan Arap-Kürt koalisyonuna IŞİD’le mücadelede destek veriyor. SDG’nin kontrolündeki cezaevlerinde de binlerce IŞİD militanı tutuluyor.

Washington’daki düşünce kuruluşu Demokrasileri Koruma Vakfı uzmanlarından Sinan Ciddi, ABD Başkanı Donald Trump’ın seçim kampanyasında Amerika’nın önceliklerini dikkate alma vaadinde bulunduğunu hatırlatıyor; ancak diğer yandan da Suriye’den 2 bin askeri çekmesi halinde önemli bir güvenlik tehdidi olasılığıyla karşı karşıya kalınabileceği görüşünü dile getiriyor.

Ankara ise terör örgütü PKK’nın Suriye kolu olarak gördüğü SDG’ye Washington’un destek vermesine karşı çıkıyor.

Uzmanlara göre ABD’nin Suriye’deki askeri varlığı şimdiye kadar, sınırda konuşlu bulunan Türk ordusunun SDG’yi bozguna uğratmasını engelledi. Ancak SDG için zamanın daralıyor olabileceğini söyleyenler de var.

Eski bir diplomat olan dış politika uzmanı Aydın Selcen bugüne kadar bu güçleri koruyan tek şeyin ABD himayesi olduğunu ve SDG’nin ülkedeki yeni süreçte Şam ile güçlerini birleştirmek ve Suriye Silahlı Kuvvetleri’ne katılmak konusunda karar vermek zorunda olduğunu belirtiyor.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Suriye’nin yeni yöneticileriyle yakın ilişkileri var. Erdoğan, lağvedilmezse SDG’nin Türkiye’nin saldırısıyla karşı karşıya kalacağını söylüyor.

İsrail’den Suriye Demokratik Güçleri’ne destek

İsrail hükümeti ise IŞİD tehdidi karşısında Suriye Demokratik Güçleri’ne destek verdiğini ifade ediyor.

İsrail’de bulunan Ulusal Güvenlik Araştırmaları Enstitüsü’nden dış politika uzmanı Gallia Lindenstrauss, “Kimse IŞİD’in yeniden canlandığını görmek istemiyor. Bana kalırsa bu açıdan ABD buradaki az sayıda askerinin etkili olduğunu anlıyor. Neden çekilsin?” diyor.

İsrail, Suriye’nin kuzeydoğusunda Kürt varlığına Batı’nın desteğinin sürdüğünü görmek istediğini ve bu kapsamda diplomatik çabaların olacağını açıkladı. Dışişleri Bakanı Israel Katz, Suriyeli Kürtler’in İsrail’in müttefiki olarak öneminin altını çizdi.

Sinan Ciddi, İsrail hükümetinin Suriyeli Kürtler gibi devlet dışı aktörlere daha fazla resmi ve hükümet desteği sağlama yönündeki hamlelerinin arttığı görüşünde. Ciddi buna neden olarak, İsrailliler’in, çok önem verdikleri bazı büyük güvenlik kaygılarını engellemede, SDG’yi güvenilir bulmasını gösteriyor.

Türkiye’nin Hamas’a verdiği destek de ABD yönetimi için büyük bir sorun teşkil ediyor. Zira ABD bir yandan İsrail’in kendisini yok etmek isteyenlere karşı koruma çabalarını desteklerken, diğer yandan da bölgede istikrarı sağlamaya yönelik olasılıkları değerlendiriyor.

(Kaynak: VOA Türkçe)

Paylaşın

Donald Trump’tan Nükleer Silahların Sınırlandırılması Hamlesi

ABD Başkanı Donald Trump, hem Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin hem de Çin Devlet Başkanı Şi Jinping ile “nükleer silah stoklarına” sınırlama getirilmesi konusunda görüşmek istediğini söyledi.

Haber Merkezi / Donald Trump, ilk döneminde Vladimir Putin ile nükleer silahların azaltılması konusunda bir anlaşmaya vardığını ve Çin’in de buna “çok açık” olduğunu söyledi, ancak Kaovid – 19 salgını başlayınca bu çabalar sekteye uğradı.

ABD Başkanı Trump, konuya yeniden bakacağını, Putin ve Şi ile görüşmelere başlayacağını ve muhtemelen üçlü bir toplantıya geçebileceğini ifade etti. Trump, toplantıların nerede gerçekleştiğinin kendisi için önemli olmadığını belirterek, “Önemli olan nihai sonuçtur” dedi.

Trump, ABD’nin hasımlarından bu konuyla ilgili taahhüt almayı umut ettiğini söylerken, zaten dünyayı 50, hatta 100 kez tahrip edebilecek nükleer silah stoklarına sahip olduklarına işaret etti, “Yepyeni nükleer silahlar geliştirmemizin hiçbir nedeni yok, zaten çok fazla nükleer silahımız var” dedi.

Devasa boyutta nükleer silah stokları bulunan ABD ve Rusya’dan sonra Çin’in de bu alanda gelişme kaydettiğine dikkat çeken ABD Başkanı, Pekin’in beş ya da altı yıl içinde “nükleer yıkım yaratma kapasitesini yakalayacağı” öngörüsünü paylaştı.

Ukrayna ve Ortadoğu’da “işleri yoluna koyduktan sonra”, ilk iş olarak Çin Devlet Başkanı Şi Cinping ve Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile üçlü zirve düzenlemek istediğini anlatan Trump, “Onlara ‘hadi gelin savunma bütçemizi yarıya indirelim’ demek istiyorum. Ve biz bunu yapabiliriz. Ve bence bunu yapacağız” dedi.

Donald Trump, Çin ve Rusya ile nükleer silahsızlanma konusunda uzlaşabilmeleri halinde, nükleer silahlara harcanan parayı daha verimli ve işlevsel şeylere harcayabilmeyi umut ettiğini de sözlerine ekledi.

Paylaşın