TÜİK Açıkladı: Türkiye’den Göç Edenlerin Sayısı Yüzde 62,3 Arttı

Türkiye’den yurt dışına göç eden kişi sayısı 2022 yılında bir önceki yıla göre yüzde 62,3 artarak 466 bin 914 oldu. Göç eden nüfusun yüzde 55,7’sini erkekler, yüzde 44,3’ünü ise kadınlar oluşturdu.

Haber Merkezi / Türkiye’den yurt dışına giden nüfusun 139 bin 531’ini Türk vatandaşları, 327 bin 383’ünü ise yabancı uyruklular oluşturdu.

Türkiye’ye 2022 yılında göç edenlerin yaş grubu incelendiğinde, en fazla göç edenlerin yüzde 12,2 ile 25-29 yaş grubunda olduğu görüldü. Bu yaş grubunu yüzde 11,7 ile 20-24 ve yüzde 11,3 ile 30-34 yaş grubu izledi.

Türkiye’den göç eden nüfusun yaş gruplarına bakıldığında, en fazla göç edenlerin yüzde 15,8 ile yine 25-29 yaş grubunda olduğu görüldü. Bu yaş grubunu yüzde 13,4 ile 30-34 ve yüzde 12,8 ile 20-24 yaş grubu izledi.

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Uluslararası Göç İstatistikleri 2022 verilerini açıkladı.

Buna göre; Yurt dışından Türkiye’ye göç edenlerin sayısı 2022 yılında, bir önceki yıla göre yüzde 33,2 azalarak 494 bin 52 kişi oldu. Göç eden nüfusun yüzde 52,9’unu erkekler, yüzde 47,1’ini ise kadınlar oluşturdu.

Yurt dışından gelen nüfusun 94 bin 409’unu Türk vatandaşları, 399 bin 643’ünü ise yabancı uyruklular oluşturdu.

Türkiye’den yurt dışına göç eden kişi sayısı 2022 yılında bir önceki yıla göre yüzde 62,3 artarak 466 bin 914 oldu. Göç eden nüfusun yüzde 55,7’sini erkekler, yüzde 44,3’ünü ise kadınlar oluşturdu. Türkiye’den yurt dışına giden nüfusun 139 bin 531’ini Türk vatandaşları, 327 bin 383’ünü ise yabancı uyruklular oluşturdu.

Türkiye’ye 2022 yılında göç edenlerin yaş grubu incelendiğinde, en fazla göç edenlerin yüzde 12,2 ile 25-29 yaş grubunda olduğu görüldü. Bu yaş grubunu yüzde 11,7 ile 20-24 ve yüzde 11,3 ile 30-34 yaş grubu izledi.

Türkiye’den göç eden nüfusun yaş gruplarına bakıldığında, en fazla göç edenlerin %15,8 ile yine 25-29 yaş grubunda olduğu görüldü. Bu yaş grubunu yüzde 13,4 ile 30-34 ve yüzde 12,8 ile 20-24 yaş grubu izledi.

Türkiye’ye 2022 yılında göç edenlerin illere göre dağılımı incelendiğinde, yüzde 35,4 ile en fazla göç alan ilin İstanbul olduğu görüldü. İstanbul’u yüzde 14,8 ile Antalya, yüzde 5,4 ile Ankara, yüzde 3,9 ile Bursa ve yüzde 3,8 ile Mersin takip etti.

Türkiye’den göç eden nüfusun illere göre dağılımına bakıldığında ise yüzde 39,5 ile İstanbul’un en fazla göç veren il olduğu görüldü. İstanbul’u yüzde 9,8 ile Ankara, yüzde 6,7 ile Antalya, yüzde 3,4 ile Samsun ve yüzde 3 ile İzmir izledi.

Türkiye’ye 2022 yılında gelen yabancı uyruklu nüfus içinde ilk sırayı yüzde 25 ile Rusya Federasyonu vatandaşları aldı. Rusya Federasyonu’nu yüzde 8,1 ile Ukrayna, yüzde 6,5 ile İran, yüzde 5,4 ile Afganistan ve yüzde 4,8 ile Irak vatandaşları izledi.

Türkiye’den göç eden yabancı uyruklu nüfus içinde ilk sırayı yüzde 20 ile Irak vatandaşları aldı. Irak’ı, yüzde 10,6 ile İran, %7 ile Özbekistan, yüzde 6 ile Afganistan ve yüzde 4,8 ile Türkmenistan vatandaşları takip etti.

Paylaşın

2022 Yılında Belediyeler 41 Milyar 623 Milyon Lira Açık Verdi

2022 yılında belediyelerin harcamaları bir önceki yıla göre yüzde 116,2 arttı. Bütçe gelirlerindeki artış ise 93,8’de kaldı. Gelirdeki artış giderdeki artışın altında oldu ve tüm belediyeler 2022 yılında toplam 41 milyar 623 milyon TL açık verdi.

Türkiye’de 30’u büyükşehir, 51’i il, 922’si ilçe ve 388’i de belde olmak üzere bin 391 belediye bulunuyor. Türkiye’de yaklaşık 86 milyonluk toplam nüfusun yüzde 78,15’i büyükşehir belediyesi sınırlarında, yüzde 16,6’sı diğer belediye sınırlarında, yüzde 5,2’si ise köy sınırları içerisinde yaşıyor.

Sözcü’den Deniz Ayhan’ın haberine göre, Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığı tarafından önceki gün yayınlanan ‘Genel Faaliyet Raporu’ uyarınca belediye harcamalarında yüksek miktarlı artışlar dikkat çekti. Bu artışlarda ‘’Mal ve Hizmet Alımları” kalemi önemli yer tuttu.

2022 yılında belediyelerin harcamaları bir önceki yıla göre yüzde 116,2 arttı. Bütçe gelirlerindeki artış ise 93,8’de kaldı. Gelirdeki artış giderdeki artışın altında oldu ve tüm belediyeler 2022 yılında toplam 41 milyar 623 milyon TL açık verdi.

Genel Faaliyet Raporu’nda şöyle denildi: “Bütçe giderlerinin artışında yüzde 115,8 artan ve 126 milyar 562 milyon liraya ulaşan mal ve hizmet alımları ile yüzde 153,9 oranında artış göstererek 106 milyar 473 milyon liraya ulaşan sermaye giderleri etkili olmuştur.

Belediyelerin bütçe gelirlerinin artmasında ise vergi gelirleri, teşebbüs ve mülkiyet gelirleri, bağış ve yardımlar, özel gelirler, faizler, paylar, cezalar ve sermaye gelirlerindeki artışlar etkilidir. 2022 yılında bir önceki yıla göre vergi gelirlerinde yüzde 63,4, teşebbüs ve mülkiyet gelirlerinde yüzde 90,6, bağış ve yardımlar ile özel gelirlerde yüzde 109,1, genel bütçe gelirlerinden belediyelere verilen paylarda ise yüzde 94,2 artış yaşanmıştır.”

Paylaşın

Türkiye’de En Fazla Ölüm Nedeni: Dolaşım Sistemi Hastalıkları

Türkiye’de 2022 yılında ölümlerin nedeni incelendiğinde yüzde 35,4 ile dolaşım sistemi hastalıkları ilk sırada yer alırken, ölüm nedenini yüzde 15,2 ile iyi huylu ve kötü huylu tümörler, yüzde 13,5 ile solunum sistemi hastalıkları izledi.

Haber Merkezi / Dolaşım sistemi hastalıklarından kaynaklı ölümler alt ölüm nedenlerine göre incelendiğinde ise, ölenlerin yüzde 42,3’ünün iskemik kalp hastalıklarından, yüzde 23,5’inin diğer kalp hastalıklarından, yüzde 19,2’sinin serebro-vasküler hastalıklardan öldüğü görüldü.

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) Ölüm ve Ölüm Nedeni İstatistikleri 2022 verilerini açıkladı.

Buna göre, ölüm sayısı 2021 yılında 566 bin 485 iken 2022 yılında yüzde 10,9 azalarak 504 bin 839 oldu. Aynı dönemde ölen kişilerin yüzde 54,6’sını erkekler, yüzde 45,4’ünü kadınlar oluşturdu.

Bin kişi başına düşen ölüm sayısını ifade eden kaba ölüm hızı, 2021 yılında binde 6,7 iken 2022 yılında binde 5,9 oldu. Diğer bir ifade ile 2021 yılında bin kişi başına 6,7 ölüm düşerken 2022 yılında bin kişi başına 5,9 ölüm düştü.

2022 yılında kaba ölüm hızının en yüksek olduğu il, binde 11,7 ile Sinop oldu. Bu ili binde 11,2 ile Kastamonu, binde 10,3 ile Edirne, binde 10,2 ile Kırklareli izledi. Kaba ölüm hızının en düşük olduğu il ise binde 2,4 ile Şırnak oldu. Bu ili binde 2,5 ile Hakkari, binde 2,9 ile Van ve binde 3,0 ile Batman izledi.

Ölümler nedenlerine göre incelendiğinde, yüzde 35,4 ile dolaşım sistemi hastalıkları ilk sırada yer aldı. Bu ölüm nedenini yüzde 15,2 ile iyi huylu ve kötü huylu tümörler, yüzde 13,5 ile solunum sistemi hastalıkları izledi.

Dolaşım sistemi hastalıklarından kaynaklı ölümler alt ölüm nedenlerine göre incelendiğinde, ölenlerin yüzde 42,3’ünün iskemik kalp hastalıklarından, yüzde 23,5’inin diğer kalp hastalıklarından, yüzde 19,2’sinin serebro-vasküler hastalıklardan öldüğü görüldü.

Dolaşım sistemi hastalıklarından ölenler illere göre incelendiğinde, dolaşım sistemi hastalıklarına bağlı ölüm oranının en yüksek olduğu il yüzde 47,0 ile Çanakkale oldu. Bu ili yüzde 46,4 ile Kırşehir, yüzde 44,0 ile Balıkesir, yüzde 43,8 ile Afyonkarahisar izledi. Dolaşım sistemi hastalıklarına bağlı ölüm oranının en düşük olduğu il ise yüzde 25,5 ile Kilis oldu. Bu ili yüzde 27,5 ile Ağrı, yüzde 28,8 ile İstanbul, yüzde 29,8 ile Van izledi.

İyi ve kötü huylu tümörlerden kaynaklı ölümler alt ölüm nedenlerine göre incelendiğinde, ölenlerin yüzde 29,4’ünün gırtlak ve soluk borusu/bronş/akciğerin kötü huylu tümöründen, yüzde 7,9’unun kolonun kötü huylu tümöründen, yüzde 7,8’inin midenin kötü huylu tümöründen öldüğü görüldü.

İyi ve kötü huylu tümörlerden ölenler illere göre incelendiğinde, iyi ve kötü huylu tümörlerden kaynaklı ölüm oranının en yüksek olduğu il yüzde 21,8 ile Ağrı oldu. Bu ili yüzde 18,8 ile Kars, yüzde 18,6 ile Iğdır ve Erzurum, yüzde 18,5 ile Bayburt ve Ankara izledi. İyi ve kötü huylu tümörlerden kaynaklı ölüm oranının en düşük olduğu il ise yüzde 8,5 ile Siirt oldu. Bu ili yüzde 10,0 ile Kilis ve Gaziantep, yüzde 10,1 ile Şanlıurfa, yüzde 10,6 ile Hatay izledi.

Bebek ölüm sayısı, 2021 yılında 10 bin 89 iken 2022 yılında 9 bin 522 oldu. Bin canlı doğum başına düşen bebek ölüm sayısını ifade eden bebek ölüm hızı, 2021 yılında binde 9,3 iken 2022 yılında binde 9,2 oldu. Diğer bir ifade ile 2022 yılında bin canlı doğum başına 9,2 bebek ölümü gerçekleşti.

Doğumdan sonraki beş yıl içinde ölme olasılığını ifade eden beş yaş altı ölüm hızı, 2021 yılında 11,3 iken 2022 yılında binde 11,2 oldu.

Paylaşın

Sinema Salonu Sayısı Azaldı, Tiyatro Salonu Sayısı Arttı

Sinema salonu sayısı 2022 yılında bir önceki yıla göre yüzde 1,3 azalarak 2 bin 366 oldu. Tiyatro salonu sayısı geçen sezona göre yüzde 104,3 artarken tiyatro salonu koltuk sayısı yüzde 112,9 arttı.

Haber Merkezi / Aynı dönemde sinema seyirci sayısı bir önceki yıla göre yüzde 187,9 artarak 35 milyon 754 bin 644 kişi, tiyatro seyirci sayısı 2021/2022 sezonunda yüzde 662,6 artarak 5 milyon 451 bin 627 oldu.

2021/2022 sezonunda Opera ve Bale Genel Müdürlüğü’ne bağlı opera ve bale gösterisi 6 ilde yapıldı. Opera ve bale seyirci sayısı bir önceki sezona göre yüzde 1405,4 artarken gösteri sayısı yüzde 327,9 arttı.

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Sinema ve Gösteri Sanatları İstatistikleri 2022 verilerini açıkladı.

Buna göre, Sinema salonu sayısı 2022 yılında bir önceki yıla göre yüzde 1,3 azalarak 2 bin 366 oldu. Bu dönemde sinema salonlarındaki koltuk sayısı %0,3 azalarak 284 bin 204 oldu.

Sinema seyirci sayısı bir önceki yıla göre yüzde 187,9 artarak 35 milyon 754 bin 644 kişi oldu. Yerli film seyirci sayısı yüzde 476,9 artarak 18 milyon 834 bin 898 kişi olurken, yabancı film seyirci sayısı yüzde 84,8 artarak 16 milyon 919 bin 746 kişi oldu.

Gösterilen film sayısı bir önceki yıla göre yüzde 107,9 artarak 55 bin 56 oldu. Aynı dönemde gösterilen yerli film sayısı yüzde 159,2 artarak 25 bin 869 olurken, gösterilen yabancı film sayısı yüzde 76,9 artarak 29 bin 187 oldu.

Tiyatro salonu sayısı geçen sezona göre yüzde 104,3 artarken tiyatro salonu koltuk sayısı yüzde 112,9 arttı. Aynı sezonda tiyatro salonu sayısı 817 olurken tiyatro salonu koltuk sayısı 332 bin 141 oldu.

Tiyatro seyirci sayısı 2021/2022 sezonunda yüzde 662,6 artarak 5 milyon 451 bin 627 oldu. Tiyatro salonlarında oynanan eser sayısı geçen sezona göre %402,6 artarak 8 bin 368 oldu. Tiyatroda telif eser seyirci sayısı geçen sezona göre yüzde 674,7 artarken çeviri eser seyirci sayısı yüzde 624,8 arttı.

2021/2022 sezonunda tiyatro salonlarında oynanan çocuk eseri gösteri sayısı yüzde 718,5 artarken yetişkin eseri gösteri sayısı yüzde 398,7 arttı. Aynı sezonda çocuk eseri seyirci sayısı yüzde 979,7 artarken yetişkin eseri seyirci sayısı yüzde 558,3 arttı. Tiyatro salonlarında oynanan çocuk eseri sayısı yüzde 704,1 artarken oynanan yetişkin eseri sayısı yüzde 285,8 arttı.

Türkiye genelinde 2021/2022 sezonunda Opera ve Bale Genel Müdürlüğü’ne bağlı opera ve bale gösterisi 6 ilde yapıldı. Opera ve bale seyirci sayısı bir önceki sezona göre yüzde 1405,4 artarken gösteri sayısı yüzde 327,9 arttı.

Güzel Sanatlar Genel Müdürlüğü’ne bağlı 6 orkestra, 13 koro ve 6 topluluk faaliyet gösterdi. Orkestra, koro ve topluluklarda seyirci sayısı yüzde 150,3 artarak 180 bin 889 oldu.

Orkestra seyirci sayısı geçen sezona göre yüzde 509,3 artarken koro seyirci sayısı yüzde 184,2 arttı, topluluk seyirci sayısı yüzde 11,8 azaldı. Orkestra, koro ve topluluk gösteri sayısı bir önceki sezona göre yüzde 148,4 artarak 780 oldu.

Paylaşın

TÜİK Duyurdu: Hanehalkı Gelirinin Yüzde 66’sı Gıda, Kira Ve Ulaşıma Gidiyor

Hanehalkı bütçesinden en çok pay ayırdığı harcamalar yüzde 22,8 ile gıda, yüzde 22,4 ile kira ve konut harcamaları, yüzde 21,3 ile ulaştırma oldu. Hanelere giren her 3 TL’nin 2’si bu kategorilere harcandı. En düşük payı ise yüzde 1,4 ile eğitim, yüzde 2,2 ile sağlık ve yüzde 2,5 ile eğlence ve kültür aldı.

Haber Merkezi / Yoksulların bütçelerinde gıda ve kira harcamalarının oranı ise daha yüksek oldu. En düşük gelirli yüzde 20’lik grubun bütçesinde gıda harcamaları yüzde 35,8, kira ve konut harcamaları da yüzde 29,3 pay alırken bu oran en yüksek gelirli yüzde 20 için sırasıyla yüzde 16,6 ve yüzde 19,3 oldu.

Fert başına aylık ortalama tüketim 6 bin 259 TL olarak belirlendi. En düşük gelirli yüzde 20’de yer alan haneler aylık 4 bin 911 TL harcarken en yüksek gelirli yüzde 20’deki hanelerin harcaması 22 bin 716 TL oldu.

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Hanehalkı Tüketim Harcaması 2022 verilerini açıkladı. Buna göre, Türkiye genelinde hanehalklarının tüketim amaçlı yaptığı harcamalar içinde en yüksek payı yüzde 22,8 ile gıda ve alkolsüz içecek harcamaları alırken, ikinci sırayı yüzde 22,4 ile konut ve kira harcamaları, üçüncü sırayı ise yüzde 21,3 ile ulaştırma harcamaları aldı.

Toplam tüketim harcamalarında en düşük payı alan harcama türleri ise yüzde 1,4 ile eğitim hizmetleri, yüzde 2,2 sağlık ve yüzde 2,5 ile eğlence ve kültür harcamaları oldu.

Hanelerin tüketim harcamalarını karşılaştırılabilir hale getirmek amacıyla hanehalkı büyüklüğü ve kompozisyonu dikkate alınarak elde edilen eşdeğer fert başına tüketim harcaması kullanılmaktadır. Aylık ortalama tüketim harcaması hanehalkı başına 12 bin 159 TL ve eşdeğer fert başına 6 bin 259 TL olarak tahmin edildi.

Temel gelir kaynağı maaş, ücret, yevmiye geliri olan hanehalkları; ulaştırma harcamalarına yüzde 22,5, gıda ve alkolsüz içecek harcamalarına yüzde 21,0 ve konut ve kira harcamalarına yüzde 20,8 pay ayırırken, müteşebbis geliri olan hanehalkları; ulaştırma harcamalarına yüzde 27,2, gıda ve alkolsüz içecek harcamalarına yüzde 22,9 ve konut ve kira harcamalarına yüzde 18,5 pay ayırdı.

Gelire göre sıralı yüzde 20’lik gruplar itibarıyla tüketim harcamalarının 2022 yılındaki dağılımına bakıldığında; en düşük gelir grubu olan birinci yüzde 20’lik grupta yer alan hanehalkları, gıda ve alkolsüz içecek harcamalarına yüzde 35,8, konut ve kira harcamalarına yüzde 29,3, ulaştırma harcamalarına yüzde 8,3 ve mobilya ve ev eşyası harcamalarına yüzde 5,5 pay ayırdı.

En yüksek gelir grubu olan beşinci %20’lik grupta yer alan hanehalkları ise, ulaştırma harcamalarına yüzde 28,5, konut ve kira harcamalarına yüzde 19,3, gıda ve alkolsüz içecek harcamalarına yüzde 16,6 ve lokanta ve otel harcamalarına yüzde 6,8 pay ayırdı.

Hanehalkı büyüklüğüne göre tüketim harcamalarının 2022 yılındaki dağılımına bakıldığında; tek kişilik hanehalkları, konut ve kira harcamalarına yüzde 27,7, ulaştırma harcamalarına yüzde 20,4 ve gıda ve alkolsüz içecek harcamalarına yüzde 16,8 pay ayırdı.

Hanehalkı büyüklüğü 7 ve daha fazla kişi olan hanehalkları, gıda ve alkolsüz içecek harcamalarına yüzde 35,9, konut ve kira harcamalarına yüzde 18,8 ve ulaştırma harcamalarına yüzde 14,4 pay ayırdı.

Paylaşın

Türkiye’de Annelerin Yaş Ortalaması Yükseldi

2001 yılında doğumlarını gerçekleştiren annelerin ortalama yaşı 26,7’yken, 2022 yılında 29,2 oldu. İlk doğumunu 2022 yılında gerçekleştiren annelerin ortalama yaşı ise 26,8 oldu.

Haber Merkezi / Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Doğum İstatistikleri 2022 verilerini açıkladı.

Buna göre, canlı doğan bebek sayısı 2022 yılında 1 milyon 35 bin 795 oldu. Canlı doğan bebeklerin yüzde 51,4’ü erkek, yüzde 48,6’sı kız oldu.

Toplam doğurganlık hızı, bir kadının doğurgan olduğu dönem olan 15-49 yaş grubunda doğurabileceği ortalama çocuk sayısını ifade etmektedir.

Toplam doğurganlık hızı, 2001 yılında 2,38 çocuk iken 2022 yılında 1,62 çocuk olarak gerçekleşti. Yani, bir kadının doğurgan olduğu dönem boyunca doğurabileceği ortalama çocuk sayısı 2022 yılında 1,62 oldu. Bu durum, doğurganlığın nüfusun yenilenme düzeyi olan 2,10’un altında kaldığını gösterdi.

Toplam doğurganlık hızının en yüksek olduğu il 2022 yılında 3,59 çocuk ile Şanlıurfa oldu. Bu ili 2,94 çocuk ile Şırnak, 2,62 çocuk ile Mardin izledi.

Toplam doğurganlık hızının en düşük olduğu il ise 1,18 çocuk ile Kütahya ve Zonguldak oldu. Bu illeri 1,21 çocuk ile Karabük, 1,26 çocuk ile Bartın izledi.

Avrupa Birliği üyesi 27 ülkenin toplam doğurganlık hızları incelendiğinde, 2021 yılında en yüksek toplam doğurganlık hızına sahip olan ülkenin 1,84 çocuk ile Fransa olduğu, en düşük toplam doğurganlık hızına sahip olan ülkenin ise 1,13 çocuk ile Malta olduğu görüldü. Toplam doğurganlık hızı 2021 yılında binde 1,71 olan Türkiye, Avrupa Birliği üyesi ülkeler arasında 6. sırada yer aldı.

Kaba doğum hızı, bin nüfus başına düşen canlı doğum sayısını ifade etmektedir. Kaba doğum hızı, 2001 yılında binde 20,3 iken 2022 yılında binde 12,2 oldu. Diğer bir ifade ile 2001 yılında bin nüfus başına 20,3 doğum düşerken, 2022 yılında 12,2 doğum düştü.

Kaba doğum hızı illere göre incelendiğinde, 2022 yılında kaba doğum hızının en yüksek olduğu il binde 27,3 ile Şanlıurfa oldu. Bu ili binde 23,7 ile Şırnak, binde 21,2 ile Mardin izledi.

Kaba doğum hızının en düşük olduğu il ise binde 7,4 ile Zonguldak oldu. Bu ili binde 8,2 ile Bartın ve Çanakkale, binde 8,3 ile Giresun izledi.

Türkiye’nin kaba doğum hızının Avrupa Birliği üyesi 27 ülkenin kaba doğum hızlarından daha yüksek olduğu görüldü. Avrupa Birliği üyesi 27 ülkenin kaba doğum hızları incelendiğinde, 2021 yılında en yüksek kaba doğum hızına sahip olan ülkenin binde 12,0 ile İrlanda olduğu, en düşük kaba doğum hızına sahip olan ülkenin ise binde 6,8 ile İtalya olduğu görüldü.

Yaşa özel doğurganlık hızı, belli bir yaş grubunda bin kadın başına düşen ortalama canlı doğan çocuk sayısını ifade etmektedir.

Yaş grubuna göre doğurganlık hızı incelendiğinde, 2001 yılında en yüksek yaşa özel doğurganlık hızı binde 144 ile 20-24 yaş grubunda iken 2022 yılında binde 107 ile 25-29 yaş grubunda görüldü. Bu durum, doğurganlığın kadının daha ileri yaşlarında gerçekleştiğini gösterdi.

Adölesan doğurganlık hızı, 15-19 yaş grubunda bin kadın başına düşen ortalama canlı doğan çocuk sayısını ifade etmektedir.

Adölesan doğurganlık hızı, 2001 yılında binde 49 iken 2022 yılında binde 12’ye düştü. Diğer bir ifadeyle, 2022 yılında 15-19 yaş grubundaki her bin kadın başına 12 doğum düştü.

Avrupa Birliği üyesi 27 ülkenin adölesan doğurganlık hızları incelendiğinde, 2021 yılında en yüksek adölesan doğurganlık hızının olduğu ülke binde 37 ile Bulgaristan, en düşük adölesan doğurganlık hızının olduğu ülke ise binde 1 ile Danimarka oldu. Adölesan doğurganlık hızı 2021 yılında binde 13 olan Türkiye, Avrupa Birliği üyesi 7 ülke ile beraber Avrupa Birliği ortalamasının üzerinde yer aldı.

Doğumlarını 2001 yılında gerçekleştiren annelerin ortalama yaşı 26,7 iken 2022 yılında 29,2 oldu. İlk doğumunu 2022 yılında gerçekleştiren annelerin ortalama yaşı ise 26,8 oldu.

İlk doğumdaki ortalama anne yaşı illere göre incelendiğinde, 2022 yılında ilk doğumda ortalama anne yaşının en yüksek olduğu il 28,4 ile İstanbul oldu. Bu ili 28,3 yaş ile Trabzon, 28,2 yaş ile Tunceli ve Rize izledi.

İlk doğumdaki ortalama anne yaşının en düşük olduğu il ise 23,8 ile Ağrı oldu. Bu ili 24,2 yaş ile Muş ve Şanlıurfa, 24,6 yaş ile Kilis izledi.

Doğumların 2022 yılında yüzde 3,2’si çoğul doğum olarak gerçekleşirken, bu doğumların yüzde 96,4’ü ikiz, yüzde 3,5’i üçüz ve yüzde 0,1’ü dördüz ve daha fazla bebek olarak gerçekleşti.

Doğum sırasına göre doğumlar incelendiğinde, 2022 yılında doğumların yüzde 38,2’sinin ilk, yüzde 30,7’sinin ikinci, yüzde 17,5’inin üçüncü, yüzde 12,7’sinin ise dördüncü ve üzeri doğum olarak gerçekleştiği görüldü.

Paylaşın

TÜİK Açıkladı: Sürekli Yoksulluk Oranı Yüzde 14

2022 yılı anket sonuçlarına göre sürekli yoksulluk oranı bir önceki yıla göre 0,2 puan artarak yüzde 14,0 oldu. Sürekli yoksulluk oranı, eşdeğer hanehalkı kullanılabilir fert medyan gelirinin yüzde 60’ına göre son yılda ve aynı zamanda önceki üç yıldan en az ikisinde de yoksul olan fertleri kapsamaktadır.

Haber Merkezi / Yoksulluk oranının en yüksek olduğu bölgeler; yüzde 15 ile Adana, Mersin, yüzde 14.6 ile Ağrı, Kars, Iğdır, Ardahan ve yüzde 14.3 ile İzmir olarak açıklandı

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) 2022 Yoksulluk ve Yaşam Koşulları İstatistiklerini açıkladı.

Eşdeğer hanehalkı kullanılabilir fert medyan gelirinin yüzde 50’si dikkate alınarak belirlenen yoksulluk sınırına göre, yoksulluk oranı 2022 yılında aynı düzeyde kalarak yüzde 14,4 oldu. Medyan gelirin yüzde 60’ı dikkate alınarak belirlenen yoksulluk sınırına göre hesaplanan yoksulluk oranı ise son yılda 0,3 puan artarak yüzde 21,6 olarak gerçekleşti.

Eşdeğer hanehalkı kullanılabilir fert medyan gelirinin yüzde 40’ı dikkate alınarak belirlenen yoksulluk sınırına göre, yoksulluk oranı bir önceki yıla göre 0,9 puanlık azalış ile yüzde 7,6 olarak gerçekleşti. Medyan gelirin yüzde 70’i dikkate alınarak belirlenen yoksulluk sınırına göre hesaplanan yoksulluk oranı ise bir önceki yıla göre 0,6 puanlık artış ile yüzde 29,3 oldu.

Yoksulluk oranı en düşük haneler tek kişilik haneler

Hanehalkı tipine göre eşdeğer hanehalkı kullanılabilir fert medyan gelirinin yüzde 50’si dikkate alınarak hesaplanan yoksulluk oranlarına bakıldığında; tek kişilik hanehalklarında yoksulluk oranı bir önceki yıla göre 1,0 puan artarak yüzde 7,5, çekirdek aile bulunmayan birden fazla kişiden oluşan hanehalklarında ise 2,6 puan artarak yüzde 11,7 olmuştur. En az bir çekirdek aile ve diğer kişilerden oluşan hanehalklarının yoksulluk oranı 1,1 puan artarak yüzde 19,6, tek çekirdek aileden oluşan hanehalklarının yoksulluk oranı ise 0,3 puan azalarak yüzde 13,9 oldu.

Eşdeğer hanehalkı kullanılabilir fert medyan gelirinin yüzde 50’si dikkate alınarak hesaplanan yoksulluk oranına göre; okur-yazar olmayan fertlerin yüzde 27,7’si, bir okul bitirmeyenlerin yüzde 24,4’ü, lise altı eğitimlilerin yüzde 13,8’i, lise ve dengi okul mezunlarının ise yüzde 7,8’i yoksul olarak hesaplandı. Yükseköğretim mezunları ise yüzde 2,6 ile en düşük yoksulluk oranına sahip grup oldu.

Maddi ve sosyal yoksunluk oranı yüzde 16,6

Geçen yıllarda yayımlanan maddi yoksunluk tanımı Eurostat tarafından revize edilerek tanımın içine sosyal yoksunluk kriterleri de dahil edilmiştir.

Maddi ve sosyal yoksunluk oranı hesabında hane düzeyinde sorgulanan değişkenler; otomobil sahipliği, ekonomik olarak beklenmedik harcamaları yapabilme, evden uzakta bir haftalık tatil masrafını karşılayabilme, kira, konut kredisi ve faizli borçları ödeyebilme, iki günde bir et, tavuk, balık içeren yemek yiyebilme, evin ısınma ihtiyacını karşılayabilme ve yeni eklenen mobilyaları eskidiğinde değiştirebilme durumudur. Geçen yıllarda maddi yoksunluk tanımına dahil olan çamaşır makinesi, renkli televizyon ve telefon sahipliği yeni tanımdan çıkarılmıştır.

Bu oran için fert düzeyinde yeni eklenen değişkenler ise; eskimiş giysileri yerine yenisini alabilme, düzgün iki çift ayakkabıya sahip olabilme, ayda en az bir kez tanıdıkları ile toplanabilme, ücretli boş zaman faaliyetlerine katılabilme, kendini iyi hissetmek için bir miktar para harcayabilme ve kişisel amaçlı kullanım için internet sahipliği olarak belirlenmiştir.

Yukarıda belirtilen on üç maddenin en az yedisini karşılayamayanların oranı olarak tanımlanan maddi ve sosyal yoksunluk oranı; 2021 yılında yüzde 18,1 iken 2022 yılı anket sonuçlarında 1,5 puan azalarak yüzde 16,6 olarak tahmin edildi.

Sürekli yoksulluk oranı yüzde 14

Dört yıllık panel veri kullanılarak hesaplanan sürekli yoksulluk oranı, eşdeğer hanehalkı kullanılabilir fert medyan gelirinin yüzde 60’ına göre son yılda ve aynı zamanda önceki üç yıldan en az ikisinde de yoksul olan fertleri kapsamaktadır. Buna göre, 2022 yılı anket sonuçlarına göre sürekli yoksulluk oranı bir önceki yıla göre 0,2 puan artarak yüzde 14,0 oldu.

İBBS 2. Düzey bölgelerinin her biri için eşdeğer hanehalkı kullanılabilir fert medyan gelirinin yüzde 50’sine göre hesaplanan yoksulluk sınırına göre, gelire dayalı göreli yoksulluk oranının en yüksek olduğu bölgeler; yüzde 15,0 ile TR62 (Adana, Mersin), yüzde 14,6 ile TRA2 (Ağrı, Kars, Iğdır, Ardahan) ve yüzde 14,3 ile TR31 (İzmir) oldu.

Göreli yoksulluk oranı en düşük olan İBBS 2. Düzey bölgeleri ise yüzde 3,7 ile TRC1 (Gaziantep, Adıyaman, Kilis), %6,3 ile TRB1 (Malatya, Elazığ, Bingöl, Tunceli) ve yüzde 7,5 ile TRA1 (Erzurum, Erzincan, Bayburt) oldu.

Göreli yoksulluk, maddi ve sosyal yoksunluk ve düşük iş yoğunluğu göstergelerinin en az birinden yoksun olma durumu olarak açıklanan yoksulluk veya sosyal dışlanma riski altında olanların oranı ilk kez bu yıl hesaplandı.

2022 yılı sonuçlarına göre fertlerin yüzde 32,6’sı yoksulluk veya sosyal dışlanma riski altında kaldı. Bu oran yaş gruplarına göre incelendiğinde; 0-17 yaş grubunda yüzde 42,7, 18-64 yaş grubunda yüzde 30,2, 65+ yaş grubunda ise yüzde 20,5 olarak tahmin edildi.

Kendilerine ait bir konutta yaşayanların oranı yüzde 56,7

Oturulan konuta sahip olanların oranı geçen yıla göre 0,8 puan azalarak 2022 yılında yüzde 56,7 olarak hesaplanırken, kirada oturanların oranı yüzde 27,2, lojmanda oturanların oranı yüzde 1,1, kendi konutunda oturmayıp kira ödemeyenlerin oranı ise yüzde 15,1 oldu.

Kurumsal olmayan nüfusun yüzde 33,6’sı konutunda izolasyondan dolayı ısınma sorunu ile sızdıran çatı, nemli duvarlar, çürümüş pencere çerçeveleri vb. problemleri yaşarken, yüzde 21,7’si trafik veya endüstrinin neden olduğu hava kirliliği, çevre kirliliği veya diğer çevresel sorunlarla karşılaştı.

Geçen yıla göre konut alımı ve konut masrafları dışında borç veya taksit ödemesi olanların oranı 4,3 puan azalarak yüzde 59,4 oldu. Nüfusun yüzde 6,2’sine bu ödemeler yük getirmezken yüzde 17,7’sine çok yük getirdi. Hanelerin yüzde 59,6’sı evden uzakta bir haftalık tatil masraflarını, yüzde 41,5’i iki günde bir et, tavuk ya da balık içeren yemek masrafını, yüzde 31,1’i beklenmedik harcamaları, yüzde 20,4’ü evin ısınma ihtiyacını, yüzde 65,4’ü eskimiş mobilyaların yenilenmesini ekonomik olarak karşılayamadığını beyan etti.

Yoksulluk ve Yaşam Koşulları İstatistiklerinin hesaplandığı Gelir ve Yaşam Koşulları Araştırması 2022 yılı sonuçlarına ilişkin gelir bilgileri, bir önceki takvim yılı olan 2021 yılını referans almaktadır. Gelir ve yoksulluk hesaplamalarında; hanehalkı gelirleri, hanehalkı büyüklüğü ve kompozisyonu dikkate alınarak eşdeğer hanehalkı kullanılabilir fert gelirine dönüştürülmektedir.

Toplumun genel düzeyine göre belirli bir sınırın altında gelire sahip olan bireyler göreli anlamda yoksul sayılmaktadır.

Paylaşın

TÜİK Açıkladı: Gelir Dağılımındaki Bozulma Arttı

TÜİK tarafından yapılan en son araştırma sonuçlarına göre Gini katsayısı bir önceki yıla göre 0,014 puan artış ile 0,415 olarak tahmin edildi. Tüm sosyal transferler hariç tutulduğunda Gini katsayısı 0,487, emekli ve dul yetim maaşı dahil diğer tüm sosyal transfer gelirleri hariç tutulduğunda ise 0,423 olarak tahmin edildi.

Haber Merkezi / Gelir dağılımı eşitsizliği ölçütlerinden olan Gini katsayısı, sıfıra yaklaştıkça gelir dağılımında eşitliği, bire yaklaştıkça gelir dağılımında bozulmayı ifade etmektedir.

Gini katsayısı hesabında hanenin ve fertlerin elde ettiği yıllık gelirlerin toplamından, gelir referans döneminde ödenen vergiler ve diğer hane veya kişilere yapılan düzenli transferler düşüldükten sonra bulunan hanehalkı kullanılabilir geliri kullanılmaktadır.

Daha önceki yıllarda eşdeğer hanehalkı kullanılabilir fert geliri üzerinden hesaplanan Gini katsayısı; yapılan sosyal transferlerin gelir dağılımı üzerindeki etkisini görmek amacıyla tüm sosyal yardımlar hariç ve emekli ve dul-yetim maaşı dahil diğer tüm sosyal transferler hariç tutularak iki farklı yöntemle de ayrıca hesaplandı.

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Gelir Dağılımı İstatistikleri 2022 verilerini açıkladı.

Buna göre, en yüksek eşdeğer hanehalkı kullanılabilir fert gelirine sahip yüzde 20’lik grubun toplam gelirden aldığı pay bir önceki yıla göre 1,3 puan artarak yüzde 48’e çıkarken, en düşük gelire sahip yüzde 20’lik grubun aldığı pay 0,1 puan azalarak yüzde 6’ya geriledi.

Gelir dağılımındaki bozulma arttı

Gini katsayısı bir önceki yıla göre 0,014 puan artış ile 0,415 olarak tahmin edildi. Tüm sosyal transferler hariç tutulduğunda Gini katsayısı 0,487, emekli ve dul yetim maaşı dahil diğer tüm sosyal transfer gelirleri hariç tutulduğunda ise 0,423 olarak tahmin edildi.

Toplumun en yüksek gelir elde eden yüzde 20’sinin elde ettiği payın en düşük gelir elde eden yüzde 20’sinin elde ettiği paya oranı şeklinde hesaplanan P80/P20 oranı 7,6’dan 7,9’a, gelirden en fazla pay alan yüzde 10’unun elde ettiği gelirin en az pay alan yüzde 10’unun elde ettiği gelire oranı şeklinde hesaplanan P90/P10 oranı ise 13,7’den 14,2’ye yükseldi.

Türkiye’de yıllık ortalama hanehalkı kullanılabilir geliri yüzde 28,3 artarak 2022 yılı anket sonuçlarına göre 98 bin 416 TL oldu. Türkiye’de yıllık ortalama eşdeğer hanehalkı kullanılabilir fert geliri bir önceki yıla göre yüzde 30,1 artarak 37 bin 400 TL’den 48 bin 642 TL’ye yükseldi.

En yüksek gelir tek kişilik hanelerde

Yıllık ortalama eşdeğer hanehalkı kullanılabilir fert gelirlerinde en yüksek gelir, geçen yıla göre 13 bin 257 TL artarak 62 bin 554 TL ile tek kişilik hanehalklarının oldu.

Çekirdek aile bulunmayan birden fazla kişiden oluşan hanehalklarının yıllık ortalama eşdeğer hanehalkı kullanılabilir fert geliri 60 bin 696 TL iken tek çekirdek aileden oluşan hanehalklarında bu değer 49 bin 902 oldu.

En düşük yıllık ortalama eşdeğer kullanılabilir hanehalkı fert gelirine sahip hanehalkı tipi ise 36 bin 210 TL ile en az bir çekirdek aile ve diğer kişilerden oluşan hanehalkları oldu.

Toplam gelir içerisinde en yüksek payı, yüzde 46,2 ile bir önceki yıla göre 0,9 puan azalan maaş ve ücret geliri aldı.

İkinci sırayı yüzde 21,0 ile önceki yıla göre 3,5 puan artan müteşebbis geliri alırken üçüncü sırayı yüzde 20,2 ile önceki yıla göre 3,7 puanlık azalış gösteren sosyal transfer geliri oluşturdu.

Tarım gelirinin müteşebbis geliri içindeki payı yüzde 19,8 olurken, emekli ve dul-yetim aylıklarının sosyal transferler içindeki payı ise yüzde 89,8 olarak gerçekleşti.

Yıllık ortalama esas iş gelirleri sırasıyla yükseköğretim mezunlarında 87 bin 451 TL, lise ve dengi okul mezunlarında 62 bin 835 TL, lise altı eğitimlilerde 46 bin 916 TL, bir okul bitirmeyenlerde 34 bin 755 TL ve okur-yazar olmayan fertlerde 25 bin 406 TL olarak hesaplandı.

Geçen yıla göre yıllık ortalama esas iş gelirinde en yüksek artış yüzde 34,1 ile bir okul bitirmeyen, en düşük artış ise %28,1 ile okur-yazar olmayan fertlerde oldu.

Esas iş gelirleri sektörel ayrımda incelendiğinde; en yüksek yıllık ortalama gelirin 66 bin 072 TL ile hizmet sektöründe, en düşük yıllık ortalama gelirin ise 46 bin 106 TL ile tarım sektöründe olduğu görüldü.

Bir önceki yıla göre; yıllık ortalama esas iş gelirinde en yüksek artış yüzde 41,3 ile tarım sektöründe gözlenirken, bunu yüzde 35,5 ile inşaat sektörü izledi. Diğer taraftan sanayi sektöründe yüzde 32,1, hizmet sektöründe ise yüzde 29,1 artış gözlendi.

Yıllık ortalama esas iş gelirleri sırasıyla işverenlerde 220 bin 482 TL, kendi hesabına çalışanlarda 58 bin 697 TL, ücretli maaşlılarda 56 bin 899 TL ve yevmiyelilerde 25 bin 632 TL olarak hesaplandı.

Geçen yıla göre en yüksek artış yüzde 61,8 ile işverenlerde, en düşük artış ise yüzde 21,5 ile ücretli maaşlılarda oldu.

Gelir eşitsizliğinin en fazla olduğu şehirler

Son yapılan araştırma sonuçlarına göre P80/P20 oranı Türkiye’de 7,9 iken, bu değerin en düşük olduğu İBBS 2. Düzey bölgeleri 4,5 ile TRB1 (Malatya, Elazığ, Bingöl, Tunceli) ve TR81 (Zonguldak, Karabük, Bartın) olurken bu bölgeleri 4,9 ile TR42 (Kocaeli, Sakarya, Düzce, Bolu, Yalova) bölgesi izledi.

P80/P20 oranının en yüksek olduğu İBBS 2. Düzey bölgeleri ise 8,1 ile TR10 (İstanbul), 7,9 ile TRA2 (Ağrı, Kars, Iğdır, Ardahan) ve 7,4 ile TR52 (Konya, Karaman) oldu.

Gelir ve Yaşam Koşulları Araştırmasının panel bir çalışma olması nedeni ile ilk defa bu yıl yıllar itibarıyla geçiş istatistikleri üretildi.

Eşdeğer hanehalkı kullanılabilir fert gelirine göre sıralı yüzde 10’luk gelir grupları itibarıyla fertlerin bir önceki yıla göre yüzdelik geçişleri incelendiğinde; bir önceki yılda birinci %10’luk grupta olan fertlerin 2022 yılında yüzde 55,4’ünün, son yüzde 10’luk grupta olan fertlerin ise yüzde 70,5’inin gelir grubu değişmedi.

Ayrıca 2021 yılında birinci yüzde 10’luk grupta olan fertlerin yüzde 23,7’sinin 2022 yılında gelir grubu birden fazla yükseldi. Son yüzde 10’luk grupta olan fertlerin ise yüzde 8,3’ünün gelir grubu birden fazla düştü.

Gelir ve Yaşam Koşulları Araştırması panel veriden elde edilen sonuçlara göre 2021 yılında işsiz olan fertlerin yüzde 45,4’ü 2022 yılında çalışmaya başladı.

Faaliyet durumu 2021 yılında çalışan olarak belirlenen fertlerin 2022 yılında yüzde 90,5’i çalışma hayatına devam etti. Bir önceki yıl işgücüne dahil olmayan fertlerin ise yüzde 11,4’ü işgücüne katıldı.

Paylaşın

İran, 2022 Yılında 582 Kişiyi İdam Etti

Ölüm Cezasına Karşı Hep Beraber (ECPM) isimli örgüt tarafından hazırlanan rapora göre, İran geçen yıl en az 582 kişiyi idam etti. Bu 2015’ten bu yana görülen en yüksek sayı; 2021’de gerçekleşen 333 idamın da oldukça üzerinde. Rapora göre 2022’de idam edilenler arasında 16 kadın, 3 de çocuk var.

İran İnsan Hakları Örgütü Direktörü Mahmud Amiri Moghaddam, uluslararası tepkilerin protestolarla ilgili idamları frenlediğini ancak rejimin toplumun geneline korku yaymak amacıyla diğer davalarda idam cezalarına yoğun bir şekilde devam ettiğini belirtti.

İnsan hakları örgütleri, kadın haklarına yönelik protestolara sahne olan İran’da 2022 yılında bir önceki yıla göre idamların sayısında yüzde 75 artış olduğunu bildirerek “infaz makinesi” olarak tanımladıkları Tahran yönetimini kınadı.

Norveç merkezli İran İnsan Hakları Örgütü ve (IHR) ve Paris merkezli Ölüm Cezasına Karşı Hep Beraber (ECPM) isimli örgüt tarafından hazırlanan rapora göre, İran geçen yıl en az 582 kişiyi idam etti. Bu 2015’ten bu yana görülen en yüksek sayı; 2021’de gerçekleşen 333 idamın da oldukça üzerinde. Rapora göre 2022’de idam edilenlerler arasında 16 kadın, 3 de çocuk var.

Tahran rejimi, geçen Eylül ayında kadınlara yönelik katı kıyafet kurallarını ihlal ettiği iddiasıyla tutuklanan 22 yaşındaki Jin Mahsa Amini’nin gözaltındaki ölümünün ardından ülke çapına yayılan protesto dalgasıyla karşı karşıya kalmıştı.

Protestolarla ilgili açılan davalarda 4 kişi idam edilirken, İran yönetimi uluslararası tepkilerin hedefi olmuştu.

İran İnsan Hakları Örgütü Direktörü Mahmud Amiri Moghaddam, uluslararası tepkilerin protestolarla ilgili idamları frenlediğini ancak rejimin toplumun geneline korku yaymak amacıyla diğer davalarda idam cezalarına yoğun bir şekilde devam ettiğini belirtti.

Moghaddam, “Protestoculara verilen idam cezalarına gösterilen uluslararası tepkiler İslam Cumhuriyeti’nin infazlara devam etmesini zorlaştırdı. Bunu dengelemek ve halk arasında korku yaymak için yetkililer siyasi olmayan suçlamalarla infazları yoğunlaştırdı. Bunlar İslam Cumhuriyeti’nin infaz makinesinin ‘ucuz’ kurbanlarıdır” diye konuştu.

Raporda, dört kişinin protestolarla ilgili suçlamalarla idam edilmesinin dışında, idam cezasına çaptırılmış ya da idam cezası gerektiren suçlamalarla karşı karşıya olan toplam 100 göstericinin daha olduğu kaydedildi.

Uyuşturucuyla bağlantılı idamlarda artış

Raporda, protestoların patlak vermesinin ardından uyuşturucuyla bağlantılı infazların sayısındaki keskin artıştan duyulan endişe de dile getirildi.

İran’da narkotikle mücadele yasasında 2017’de yapılan değişikliklerin etkisiyle uyuşturucuyla bağlantılı idamların sayısında düşüş yaşanıyordu. Bu durum 2021’e kadar ülkedeki toplam idam sayısındaki düşüşe de önemli ölçüde etki etti.

Protestoların başlamasından sonra infaz edilen idam cezalarının yarısında fazlası uyuşturucu suçuyla bağlantılı. Uyuşturucu suçu, 2022’deki toplam idamların ise yüzde 44’ünü oluşturdu.

Raporda uyuşturucuyla bağlantılı idamların 2021’dekinden iki kat, 2020’dekinden ise on kat daha fazla olduğu belirtildi.

Hak örgütleri, Birleşmiş Milletler Uyuşturucu ve Suç Ofisi’nin (UNODC) bu keskin artışa tepki vermemesinden yakındı.

Azınlıklara karşı baskı aracı

Raporda, İran nüfusunun sadece yüzde 2 ila 6’sını temsil ettiği belirtilen ve çoğunluğu Sünni Müslüman olan Beluç azınlıkların ülke genelindeki tüm idamların yüzde 30’unu oluşturduğu ifade edildi.

Uyuşturucu suçundan idam edilen Kürtlerin ve Arapların sayısında da benzer orantısızlık olduğu vurgulanan raporda, “Ölüm cezası, İran’daki etnik azınlıkların maruz kaldığı sistematik ayrımcılığın ve kapsamlı baskının bir parçasıdır” denildi.

2022’de en fazla idam 288 ile cinayet suçu nedeniyle infaz edildi. Bunun son 15 yılın en yüksek oranı olduğu belirtildi.

(Kaynak: DW Türkçe)

Paylaşın

TÜİK Açıkladı: İşsizlik Yüzde 10,4’e Düştü

2022 yılında 15 ve daha yukarı yaştaki kişiler arasında işsiz sayısı bir önceki yıla göre 337 bin kişi azalarak 3 milyon 582 bin kişi oldu. İşsizlik oranı ise 1,6 puanlık azalış ile yüzde 10,4 seviyesinde gerçekleşti.

Haber Merkezi / İşsizlik oranı erkeklerde yüzde 8,9 iken kadınlarda ise yüzde 13,4 olarak tahmin edildi.

İşgücü 2022 yılında bir önceki yıla göre 1 milyon 618 bin kişi artarak 34 milyon 334 bin kişi, işgücüne katılma oranı ise 1,7 puanlık artış ile yüzde 53 olarak gerçekleşti. İşgücüne katılma oranı erkeklerde yüzde 71,4, kadınlarda ise yüzde 35 oldu.

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), İşgücü İstatistikleri 2022 verilerini açıkladı.

Açıklanan verilere göre, 15 ve daha yukarı yaştaki kişiler arasında işsiz sayısı 2022 yılında bir önceki yıla göre 337 bin kişi azalarak 3 milyon 582 bin kişi oldu. İşsizlik oranı ise 1,6 puanlık azalış ile yüzde 10,4 seviyesinde gerçekleşti. İşsizlik oranı erkeklerde yüzde 8,9 iken kadınlarda ise yüzde 13,4 olarak tahmin edildi.

Buna göre işgücü 2022 yılında bir önceki yıla göre 1 milyon 618 bin kişi artarak 34 milyon 334 bin kişi, işgücüne katılma oranı ise 1,7 puanlık artış ile yüzde 53 olarak gerçekleşti. İşgücüne katılma oranı erkeklerde yüzde 71,4, kadınlarda ise yüzde 35 oldu.

15-24 yaş grubunu kapsayan genç nüfusta işsizlik oranı 2022 yılında bir önceki yıla göre 3,2 puan azalarak yüzde 19,4 oldu. Bu yaş grubunda işsizlik oranı; erkeklerde yüzde 16,4, kadınlarda ise yüzde 25,2 olarak tahmin edildi.

İstihdam edilenlerin sayısı 2022 yılında bir önceki yıla göre 1 milyon 955 bin kişi artarak 30 milyon 752 bin kişi, istihdam oranı ise 2,3 puanlık artış ile yüzde 47,5 oldu. Bu oran erkeklerde yüzde 65 iken kadınlarda yüzde 30,4 olarak gerçekleşti.

İstihdam edilenlerin yüzde 15,8’i tarım, yüzde 21,7’si sanayi, yüzde 6’sı inşaat, yüzde 56,5’i ise hizmet sektöründe yer aldı

Zamana bağlı eksik istihdam, potansiyel işgücü ve işsizlerden oluşan atıl işgücü oranı 2022 yılında bir önceki yıla göre 3,1 puan azalarak yüzde 21,3 oldu. Zamana bağlı eksik istihdam ve işsizlerin bütünleşik oranı yüzde 14,6 iken, işsiz ve potansiyel işgücünün bütünleşik oranı yüzde 17,4 olarak gerçekleşti.

Paylaşın