Mektup Şeklinde Yazılmış 4 Etkileyici Kitap

Yazılı kelimeler, çoğu kez salt iletişim işlevini aşarak, sanatsal düşünce ve duygu alışverişine dönüşür. Mektuplarda da kelimeler, karakterlerin benliğine açılan pencereler haline gelir.

Kelimelerin gücünün duyguların samimi bir dansına dönüştüğü, mektup biçiminde hazırlanmış etkileyici kitaplar da var: Aşk, kargaşa ve üzüntü. 

“Anne Frank’ın Günlüğü”

‘Anne Frank’ın Günlüğü’ muhtemelen insanın karşılaşabileceği en zekice yazılmış kitaplardan biri. Genç kızlığına yeni adım atan Anne’ın bir soykırım kurbanı olduğu bilgisiyle uyum içinde. Anne Frank’ın günlüğü, o döneme ait deneyimlerinin canlı bir kaydı; düşünceli, dokunaklı ve beklenmedik anları yakalıyor. Anne Frank’ın günlüğü, insanın cesaretinin ve kırılganlığının derinliklerine göz atıyor. Kitap, duyarlılık ve güçle dolu genç bir kadının otoportresini sunuyor.

“Sevdiğim Tüm Erkeklere”

Kimileri tarafından oldukça çocuksu ve monoton bir kitap olarak nitelendirilse de “Sevdiğim Tüm Erkeklere” çocukluk aşkı ve duygularını sunuyor. Kitap, sevgisini hiçbir zaman açıkça ifade etmeyen ve hayran olduğu her erkeğe yürekten mektuplar yazmakta teselli bulan bir genç kız hakkında.

“Saksı Olmanın Faydaları”

1999’da basılan kitap, Charlie’nin isimsiz bir ‘arkadaşına’ yazdığı mektuplar aracılığıyla anlatılan dokunaklı bir genç yetişkin büyüme hikayesidir. Kitabın doğrusal zaman çizelgesi, Charlie’nin hayatında kişisel gelişim ve duygusal keşiflerin damgasını vurduğu dönüştürücü bir yılı yansıtıyor. İlk buluşmalara, sekse, bağımlılıklara ve dramalara tanık oluyor ve bir şeyler paylaşacak başka kimsesi olmadığı için ‘arkadaşına’ yazıyor.

“Milena’ya Mektuplar”

Kafka ve Milena’nın yolları 1920’de Milena’nın ilk kısa düzyazılarını Çekçeye çevirme görevini üstlendiğinde kesişir. Bu profesyonel ilişki kısa sürede derin bir bağa dönüşür. Kafka, Milena’ya o kadar derin bir sevgi besler ki, kalbinin ve vicdanının derinliklerini açığa vuran günlüklerini ona emanet eder.

Kafka’nın Çekçe tercümanı olan Milena, onun girift dehasını ve karakterinin karmaşıklığını benzersiz bir şekilde anlar. 36 yaşındaki Kafka için o, daha önce karşılaştığı hiçbir şeye benzemeyen, hem ilham hem de kırılganlık kaynağı olan canlı bir alevin vücut bulmuş hali. Onun huzurunda en özel ve mahrem benliğini ortaya çıkardığı söylenir.

Paylaşın

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir