Kahve Tutkunları Hangi Sağlık Riskleriyle Karşı Karşıya?
Dünya genelinde en çok tüketilen içeceklerden biri olan kahve, beyindeki adenozin reseptörlerini bloke ederek uyuşukluğu azaltır, odaklanmayı ve uyanıklığı artırır.
Haber Merkezi / Kahvenin temel bileşeni kafeindir. Kafein, merkezi sinir sistemini harekete geçiren doğal bir uyarıcıdır.
Kahvenin, faydaları, yararları ve riskleri hakkındaki tartışmalar ise devam etmektedir.
Kahve tutkunları, yani düzenli ve fazla miktarda kahve tüketenler, bazı sağlık riskleriyle karşı karşıya olabilir:
Uykusuzluk ve anksiyete: Kafein, merkezi sinir sistemini uyarır. Günde 400 mg’dan fazla kafein (yaklaşık 4 fincan filtre kahve) uykusuzluk, huzursuzluk, sinirlilik ve anksiyete riskini artırabilir.
Kalp sağlığı sorunları: Aşırı kafein, kalp atış hızını ve kan basıncını geçici olarak yükseltebilir. Kalp hastalığı olanlarda veya hassas bireylerde çarpıntı gibi sorunlara yol açabilir.
Mide problemleri: Kahve, mide asidi üretimini artırabilir, bu da reflü, gastrit veya ülser gibi sorunları tetikleyebilir, özellikle aç karnına tüketildiğinde.
Bağımlılık riski: Düzenli kafein tüketimi fiziksel bağımlılığa yol açabilir. Kafein kesildiğinde baş ağrısı, yorgunluk ve irritabilite gibi yoksunluk belirtileri görülebilir.
Kemik sağlığı: Aşırı kahve tüketimi, kalsiyum emilimini azaltabilir ve uzun vadede kemik yoğunluğu kaybına (osteoporoz) katkıda bulunabilir, özellikle yeterli kalsiyum alınmıyorsa.
Dehidrasyon: Kafein hafif diüretik etkisiyle vücuttan sıvı kaybına neden olabilir. Yetersiz su tüketimiyle birleştiğinde dehidrasyon riski artar.
Hamilelik ve doğurganlık: Hamilelerde yüksek kafein alımı düşük riskini artırabilir. Günde 200 mg’dan fazla kafein önerilmez. Ayrıca, bazı çalışmalarda fazla kafeinin doğurganlığı olumsuz etkilediği belirtiliyor.
İlaç etkileşimleri: Kafein, bazı ilaçlarla (ör. antidepresanlar, tiroid ilaçları) etkileşime girerek yan etkileri artırabilir.






























