Filolaos Kimdir? Teorik Çalışmaları
MÖ 470 yılında Güney İtalya’da (muhtemelen Kroton, Tarentum veya Metapontum’da) dünyaya gelen Filolaos (Philolaus) MÖ 385 yılında hayatını kaybetti. Filolaos, Pisagor’un halefi olarak bilinir.
Haber Merkezi / Pisagorculuk geleneğinin en önemli isimlerinden biri olan Filolaos’un çalışmaları, matematik, kozmoloji, metafizik ve doğa felsefesi üzerine yoğunlaşmıştır. Filolaos’un eserlerinden günümüze sadece parçalar ulaşsa da, Pisagorculuğun ilk sistematik çalışmasını yaptığı kabul edilir.
Filolaos’un Teorik Çalışmaları:
Sınırlı ve Sınırsız İlkeler: Filolaos, evrendeki her şeyin sınırlayıcı (belirleyici) ve sınırsız (belirlenemez) ilkelerin uyumlu birleşiminden oluştuğunu savunmuştur. Sınırlayıcı ilke, birliği ve düzeni temsil ederken; sınırsız ilke, doğanın kaotik ve değişken yönünü ifade eder. Bu iki ilkenin birleşimi, evrendeki nesnelerin varlığını ve düzenini mümkün kılar. İnsan, yalnızca sınırlı olanı bilebilir; bu da durum, biçim ve yer gibi koşullara bağlıdır.
Sayıların Ontolojik Önemi: Filolaos, Pisagorcu geleneğe uygun olarak sayıların evrenin temel yapı taşları olduğunu öne sürmüştür. Sayılar, evrendeki düzeni ve uyumu sağlayan kurucu öğelerdir. Özellikle, noktanın birliği, çizginin ikiliği, yüzeyin üçlüğü ve cisimlerin dörtlüğü temsil ettiğini belirtmiştir. Bu, geometrik bir evren anlayışını yansıtır.
Beş Element ve Geometrik Cisimler: Filolaos, evrende beş temel öğe olduğunu savunmuştur: ateş, toprak, hava, su ve gizemli bir beşinci öz (adını açıklamamıştır). Bu öğeler, beş düzgün geometrik cisme (Platonik katılar) karşılık gelir: dörtyüzlü (ateş), küp (toprak), sekizyüzlü (hava), onikiyüzlü (su) ve yirmiyüzlü (beşinci öz). Bu, evrenin matematiksel bir düzenle işlediğini gösterir.
Kozmoloji ve Güneşmerkezcilik: Filolaos, evrenin merkezinde Dünya’nın değil, bir merkezi ateş (Hestia) bulunduğunu öne sürerek ilk yer merkezli olmayan kozmolojik modeli geliştirmiştir. Dünya, bu merkezi ateş etrafında dönen bir gezegen olarak tasvir edilmiştir. Bu görüş, güneş merkezciliğin erken bir biçimi olarak kabul edilir ve dönemin geleneksel kozmolojisinden radikal bir kopuşu temsil eder.
Müzik ve Uyum: Filolaos, müziğin de matematiksel bir temele dayandığını ve evrensel uyumun sayılarla ifade edildiğini savunmuştur. Müzikteki armoninin, evrendeki düzenin bir yansıması olduğunu belirtmiştir.
Varlık ve Karşıtlıklar: Filolaos’un felsefesi, varlıkların birlik (sınırlayıcı, tanrısal güç) ve ikilik (sınırsız, doğa) arasındaki karşıtlıktan oluştuğunu öne sürer. Birlik, evreni düzenleyen değişmez bir güçtür ve Tanrı’yı temsil eder. İkilik ise değişkenlik, yanılgı ve özlemin kaynağıdır. Nesneler, bu iki ilkenin birleşimiyle var olur.
Filolaos’un en bilinen eseri “Doğa Üzerine” (On Nature) adlı çalışmasıdır. Stobaeus, bu eserden bazı pasajları aktarmıştır. Ayrıca, Bacchae adlı bir eserin matematik yoluyla teolojiyi öğretmek için yazıldığı belirtilmiştir, ancak bu eserin detayları tartışmalıdır. Platon’un, Filolaos’un bir kitabını elde ettiği ve Timaeus adlı eserinde ondan etkilendiği söylenir, ancak bu iddia tartışmalıdır.
Filolaos, Pisagorculuğun sistematik bir felsefe olarak gelişmesinde kilit bir rol oynamıştır. Sayılar, geometri ve kozmoloji üzerine teorileri, hem Batı felsefesinin hem de bilimsel düşüncenin gelişiminde önemli bir temel oluşturmuştur. Özellikle, yer merkezli olmayan evren modeli, modern astronominin temellerine işaret eden öncü bir fikir olarak dikkat çekmektedir.






























