Cemal Süreya Kimdir? Hayatı, Eserleri
1931 yılında Tunceli’nin Pülümür İlçesinde dünyaya gelen Cemal Süreya, 9 Ocak 1990 yılında İstanbul’da hayatını kaybetti. 1938 Dersim katliamı sonrasında ailesiyle birlikte Bilecik’e sürülen Süreya, yedi yaşında, sürgünden altı ay sonra annesini kaybetti.
Haber Merkezi / Şair onun ölümü için “küçük kalbimdeki kuş ölmüştü” der ve hayatı boyunca sevdiği her kadında annesini arar, sevdiği her kadın öbür yarısıyla annesi olur. Bu arayış “Beni öp sonra doğur beni” de doruğa ulaşır. İlkokulun iki buçuk senesini İstanbul’da halasının yanında gizlice okumak zorunda kaldıktan sonra, olayın fark edilmesi üzerine Bilecik’e dönerek eğitimini burada tamamladı.
Bilecik Ortaokulu’nu bitirerek Haydarpaşa Lisesi’ne parasız yatılı girdi. Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Maliye ve İktisat Bölümü’nü bitirdi. Maliye Bakanlığı’nda müfettişlik, darphane müdürü, Kültür Bakanlığı’nda yayın kurulu danışma üyeliği, Orta Doğu İktisat Bankası yönetim kurulu üyeliği görevlerinde bulundu. Yayınevlerinde danışmanlık, ansiklopedilerde redaktörlük, çevirmenlik yaptı. Papirüs dergisini üç kez çeşitli aralıklarla çıkardı. Pazar Postası, Yeditepe, Oluşum, Türkiye Yazıları, Politika, Yeni Ulus, Aydınlık, Saçak, Yazko Somut, 2000’e Doğru gibi yayın organlarında şiir ve yazılarını yayımladı.
İlk şiiri 8 Ocak 1958’de Mülkiye dergisinde çıktı. Şiirlerindeki şekil, içerik ve anlatım özellikleri ile İkinci Yeni şiirine katıldı. Bu akımın önde gelen şairlerinden biri oldu. Bireyin iç dünyasının gizli yanlarını ironik bir söyleyişle dile getiren şair, Göçebe’de yoğun bir anlatıma yöneldi. Dil ve biçim oyunlarıyla kurulu daha sonraki şiir çizgisi giderek yalın bir düzeye erişti. Çağrışımsal öğelerle kurduğu akla dayalı şiirlerinin toplumsal eleştiri yönü ağır bastı. İnsan-toplum gerçekliğinin özel durum ve ‘an’larını nükteli bir dil ile yansıttı. Geleneğe karşı olmasına karşın geleneği şiirinde en güzel kullanan şairlerden birisiydi.

Kendine özgü söyleyiş biçimi ve şaşırtıcı buluşlarıyla, zengin birikimi ile, duyarlı, çarpıcı, yoğun, diri imgeleriyle İkinci Yeni şiirinin en başarılı örneklerini vermiştir. Şahsiyetli bir şiir dili vardır. Canlı halk dilini kullanması, onu okuyucuya yaklaştırır. Üslubundaki mizah ve istihza, ona ayrı bir özellik kazandırmaktadır. Ölümünden sonra adına bir şiir ödülü kondu.
Eserleri;
Şiir;
Üvercinka (1958)
Göçebe (1965)
Beni Öp Sonra Doğur Beni (1973)
Uçurumda Açan (1984; Sevda Sözleri içinde)
Sıcak Nal (1988)
Güz Bitigi (1988)
Sevda Sözleri (1990; bütün şiirleri)
Düzyazı;
Şapkam Dolu Çiçekle (1976)
Günübirlikler (1982)
Onüç Günün Mektupları (1990)
Günler (1991)
99 Yüz İzdüşümler/Söz Senaryosu (1991)
Aydınlık Yazıları/Paçal (1992)
Oluşum’da Cemal Süreya (1992)
Folklor Şiire Düşman (1992)
Papirüs’ten Başyazılar (1992)
Aritmetik İyi Kuşlar Pekiyi (1993)
Antoloji;
Mülkiyeli Şairler (1966)
100 Aşk Şiiri (1967)
Söyleşi; Güvercin Curnatası (1997)
Dergi; Papirüs






























