Futbolda Transfer Dönemi Başladı; Takımların Harcama Limitleri Belli Oldu

Türkiye Futbol Federasyonu (TFF), 2023 – 2024 sezonu birinci transfer ve tescil döneminin bugün resmi olarak başladığını, yaz transfer döneminin 15 Eylül’de sona ereceğini bildirdi.

Haber Merkezi / “Ara transfer” olarak adlandırılan ikinci transfer ve tescil dönemi ise 11 Ocak 2024’te başlayıp 9 Şubat 2024’te tamamlanacak.

TFF ayrıca, 2023-2024 Sezonu Süper Lig takım harcama limitlerini açıkladı. Açıklamaya göre; 2022 -2023 sezonu şampiyonu Galatasaray, en çok harcama limitine sahip takım konumunda oldu.

Galatasaray, yüzde 30 sapma payıyla birlikte Galatasaray 1 milyar 926 milyon 591 bin TL harcayabilecek. Fenerbahçe’nin harcama limiti ise yine yüzde 30 sapma payıyla 1 milyar 920 milyon 867 bin TL.

Geçtiğimiz sezonu altıncı sırada tamamlayan Trabzonspor’un harcama limiti 1 milyar 290 milyon 388 bin TL olurken; Beşiktaş, 1 milyar 72 milyon 157 bin TL harcama yapabilecek.

Öte yandan ligin yeni ekipleri Samsunspor, Çaykur Rizespor ve Pendikspor’un harcama limitleri ise 255 milyon 436 bin TL.

Süper Lig Takım Harcama Limitleri şu şekilde:

Galatasaray: Takım harcama limiti 1.481.993.670, yüzde 30 sapma dahil takım harcama limiti 1.926.591.771 TL.
Fenerbahçe: Takım harcama limiti 1.477.590.736, yüzde 30 sapma dahil takım harcama limiti 1.920.867.957 TL.
Beşiktaş: Takım harcama limiti 824.736.642, yüzde 30 sapma dahil takım harcama limiti 1.072.157.634 TL.
Adana Demirspor: Takım harcama limiti 290.190.379, yüzde 30 sapma dahil takım harcama limiti 377.247.493 TL.

Başakşehir: Takım harcama limiti 334.277.929, yüzde 30 sapma dahil takım harcama limiti 434.561.308 TL
Trabzonspor: Takım harcama limiti 992.606.654, yüzde 30 sapma dahil takım harcama limiti 1.290.388.651 TL.
Fatih Karagümrük: Takım harcama limiti 136.154.052, yüzde 30 sapma dahil takım harcama limiti 177.000.267 TL.
Konyaspor: Takım harcama limiti 319.166.302, yüzde 30 sapma dahil takım harcama limiti 414.916.193 TL.

Kayserispor: Takım harcama limiti 242.722.140, yüzde 30 sapma dahil takım harcama limiti 315.538.782 TL.
Kasımpaşa: Takım harcama limiti 117.584.111, yüzde 30 sapma dahil takım harcama limiti 152.859.344 TL.
Ankaragücü: Takım harcama limiti 395.788.473, yüzde 30 sapma dahil takım harcama limiti 514.525.015 TL.
İstanbulspor: Takım harcama limiti 147.927.800, yüzde 30 sapma dahil takım harcama limiti 192.306.141 TL.

Antalyaspor: Takım harcama limiti 124.888.940, yüzde 30 sapma dahil takım harcama limiti 162.355.622 TL.
Sivasspor: Takım harcama limiti 156.174.521, yüzde 30 sapma dahil takım harcama limiti 203.026.877 TL.
Alanyaspor: Takım harcama limiti 248.392.838, yüzde 30 sapma dahil takım harcama limiti 322.910.690 TL.
Gaziantep: Takım harcama limiti 260.500.613, yüzde 30 sapma dahil takım harcama limiti 338.650.796 TL.

Hatayspor: Takım harcama limiti 332.867.347, yüzde 30 sapma dahil takım harcama limiti 432.727.551 TL.
Samsunspor: Takım harcama limiti 196.489.513, yüzde 30 sapma dahil takım harcama limiti 255.436.367 TL.
Rizespor: Takım harcama limiti 196.489.513, yüzde 30 sapma dahil takım harcama limiti 255.436.367 TL.
Pendikspor: Takım harcama limiti 196.489.513, yüzde 30 sapma dahil takım harcama limiti 255.436.367 TL.

Paylaşın

Stefan Kuntz İçin “Almanya Milli Takımı” İddiası

19 Eylül 2021 yılında Türkiye A Milli Futbol Takımı’nın başına geçen Stefan Kuntz için Almanya Milli Takımı iddiası gündeme geldi. Kuntz’un Almanya’da olası bir görev değişimi durumunda; 3 aday olduğu öne sürüldü.

İddiaya göre, tefan Kuntz, Julian Nagelsmann ve Oliver Glasner göreve getirilmesi muhtemel isimler olarak görülüyor. Kuntz, daha önce Almanya 21 Yaş Altı Milli Takımı’nı çalıştırmıştı.

EURO 2026’ya ev sahipliği yapacak Almanya’da Uluslar Ligi sonrası hazırlık maçlarında da alınan sonuçlar federasyonda memnuniyetsizlik yarattı. Haziran ayında son milli arada 3 maça çıkan Almanya; Ukrayna ile 3-3 berabere kalırken Polonya ve Kolombiya’ya mağlup oldu.

NTV Spor’un Bild gazetesinden aktardığına göre bu sebeple Almanya Milli Takımı’nın başındaki Hansi Flick’in geleceği tartışılıyor. Almanya’da olası bir görev değişimi durumunda; 3 aday olduğu yazıldı. Buna göre Stefan Kuntz, Julian Nagelsmann ve Oliver Glasner göreve getirilmesi muhtemel isimler olarak görülüyor. Kuntz, daha önce Almanya 21 Yaş Altı Milli Takımı’nı çalıştırmıştı.

Stefan Kuntz’un teknik direktörlük kariyeri

1999’da futbolu bırakan Kuntz, 15 Kasım 1999’da ilk takımı Borussia Neunkirchen tarafından takımın başına getirildi. Sezon sonunda 4. seviye lig olan Oberliga Südwest’te grup birincisi olmayı başardılar ancak play-off’ları geçemeyerek bir üst lig olan Regionalliga’ya çıkamadılar.

2000’de 2. Bundesliga’dan yerel lig Regionalliga Süd’e düşen Karlsruher SC takımının başına geçti. 34 maçta 17 galibiyet 10 beraberlik ve 7 mağlubiyet ile lig şampiyonu olarak 2. Bundesliga’ya geri döndüler. 2000-2001 sezonunda ise işler çok parlak gitmedi Karlsruher, son hafta aldığı galibiyetle düşmekten kurtuldu. Yönetim, Kuntz’la devam etme kararı alsa da takım 6 haftada sadece 2 beraberlik alıp, lig sonuna demir atınca Kuntz ile yollar ayrıldı.

Aynı sezonun 27. haftası öncesi Kuntz, ine 2. Bundesliga’da oynayan ve 17. sırada bulunan SV Waldhof Mannheim takımının başına getirildi. 8 maçta sadece 1 galibiyet 2 beraberlik alabilen ekip, sezon sonunda lig sonuncusu olarak küme düştü. Kuntz 2003-04 sezonunda yine 2. Bundesliga ekiplerinden LR Ahlen ile anlaştı. Ancak 12 haftada 3 galibiyet, 1 beraberlik ve 8 mağlubiyet alan takım lig sonunculuğundan kurtulamayınca Kuntz ile yollar ayrıldı.

Teknik direktörlük kariyerine son veren Kuntz 2005-2006’da Regionnalliga takımı TuS Koblenz’de sportif direktör olarak çalışmaya başladı. Takım lig ikincisi olup, elemelerde başarılı olarak 2. Bundesliga’ya çıkma başarısını gösterdi. Kuntz, 2006’da eski takımı Bochum’a da aynı görev ile geldi. 2008’e dek bu görevini sürdürdü.

8 Nisan 2008’de Kuntz, daha da farklı bir yetki üstlenmeye karar verdi ve K’lautern’in başkanı oldu. 2009-10 sezonu sonunda 2. Bundesliga birincisi olarak Bundesliga’ya geri dönme hakkını kazandı.

Ağustos 2016’da uzun bir süre boyunca Almanya 21 yaş altı millî futbol takımıni yöneten Horst Hrubesch’in yerine millî takımın başına getirildi. O zaman kadar bütün maçlarını kazanmış olan Almanya U-21 ile son üç maçı da kazanıp 2017 UEFA Avrupa 21 Yaş Altı Futbol Şampiyonası’na katılma hakkı kazandı. Finale çıkan Almanya, finalde İspanya’yı 1-0 yendi. Böylece Kuntz, Almanya U-21’e tarihindeki ikinci Almanya şampiyonluğunu yaşattı.

17 Eylül 2021’de Almanya Futbol Federasyonu, Türkiye ile görüşen Kuntz’un önünü açmak için sözleşmesinin feshedildiğini açıkladı.19 Eylül 2021’de Türkiye millî futbol takımı’nın başına geçti. Kuntz yönetimindeki ilk maçta Türkiye, 2022 Dünya Kupası Elemeleri’nde Norveç ile 1-1 berabere kaldı. Ardından Letonya, Cebelitarık, Karadağ maçlarını kazandı ve playoff turuna katıldı. Kuntz yönetimindeki millî takım, Playoff turunun yarı finalinde Portekiz’e 3-1 yenildi ve Dünya Kupası’na katılamadı.

2022-23 UEFA Uluslar C Ligi’nde mücadele eden Türkiye, Kuntz yönetiminde Faroe Adaları, Litvanya, Lüksemburg ve tekrar Litvanya ile oynadığı 4 maçı da kazandı.[4] Üç aylık aranın ardından 22 Eylül’de, Lüksemburg ile oynanan rövanş maçında 3-3 berabere kalındı ve Türkiye, UEFA Uluslar B Ligi’ne yükseldi. Ligdeki son maçında Faroe Adaları’na 2-1 kaybeden Türkiye ve Kuntz, eleştirilerin odağı oldu.

Paylaşın

Fenerbahçe, Efe Konuşkan’la Anlaşma Sağladı

Bucaspor Futbol Akademi Direktörü Engin Dursun, “Efe Konuşkan’ın ailesi ile görüşmeler yapıldı ve anlaşıldı. Şimdi de Fenerbahçe ile kulübümüz arasında görüşmeler gerçekleşiyor. Anlaşmaya çok yakınız” ifadelerini kullandı.

Fenerbahçe geleceğine yatırım yapmaya devam ediyor. Takıma yeni Arda Güler’ler kazandırmak amacıyla çalışmalarını sürdüren Fenerbahçe yönetimi, Bucaspor 1928 forması giyen Efe Konuşkan’ı kadrosuna katıyor.

Oyun görüşü ve tekniğiyle Arda Güler’e benzetilen 2008 doğumlu Efe Konuşkan’ın ailesiyle anlaşan Fenerbahçe, Bucaspor ile yaptığı görüşmelerde de sona geldi.

NTV’nin Sports Digitale’den aktarığına göre Bucaspor Futbol Akademi Direktörü Engin Dursun, “Efe Konuşkan’ın ailesi ile görüşmeler yapıldı ve anlaşıldı. Şimdi de Fenerbahçe ile kulübümüz arasında görüşmeler gerçekleşiyor. Anlaşmaya çok yakınız” ifadelerini kullandı.

Paylaşın

Eski Fenerbahçe Başkanı Aziz Yıldırım’dan Uğur Dündar’a İstifa Çağrısı

Uğur Dündar’ın bugün yayınlanan köşe yazısıyla ilgili açıklama yapan Eski Fenerbahçe Başkanı Aziz Yıldırım, “Uğur Dündar, söylemleri ve eylemleriyle hem Sayın Ali Koç’a, hem de Fenerbahçe’ye zarar vermektedir” dedi ve ekledi:

“Kendisini, bundan kısa bir zaman önce şahsıma bir arkadaşımız aracılığıyla iletmiş olduğu, askerliğimle ilgili “Tweetler atmaya kalkarsam efsaneler kestane olur” sözüyle ne kastettiğini anlatmaya, 23 Haziran 2023 Cuma günü Erman Toroğlu’nun yazısındaki bahsettiği, şahsıma yönelik galiz küfürlerin ima edildiği yazıya cevap vermeye, dışarıdan nasıl gözüktüğünü açıkça görmesi için son mali genel kurulumuzun kaydını tekrar izlemeye ve artık fiili olarak sürdüremediği Yüksek Divan Kurulu Başkanlığı koltuğundan istifa etmeye davet ediyorum.”

Eski Fenerbahçe Başkanı Aziz Yıldırım, Uğur Dündar’ın bugün yayınlanan köşe yazısıyla ilgili açıklama yaptı.  Aziz Yıldırım’ın açıklamaları şöyle:

“23 Haziran Cuma günü yapmış olduğum açıklamaların ardından, bugün Uğur Dündar Sözcü Gazetesi’ndeki köşesinde söylediklerimle hiç ilgisi olmayan bir yazı kaleme almıştır.

Söz konusu gazeteci yazısında “Fenerbahçe Başkanı Ali Koç’a engel çıkarmadığı” için benim “tehditlerime” maruz kaldığını ifade ederek Tecahüli arif yapmış, edebiyatımızda sık kullanılan bilmezlikten gelme sanatından faydalanmaya çalışmıştır.

Öncelikle ifade etmek gerekir ki, Uğur Dündar’ın oturmuş olduğu makam, Fenerbahçe Başkanı’na zorluk çıkarabileceği bir yer olmamakla birlikte, o makam böyle bir kötülüğe alet edilemeyecek kadar da değerli ve kutsaldır. O koltuğun değerini ve ağırlığını halen kavrayamamış olan Uğur Dündar’ın, açıklamalarımla hiç ilgisi olmayan bu çocukça iddiası, hem Fenerbahçe Başkanı’na, hem de Yüksek Divan Kurulu üyelerine hakarettir. Maalesef söz konusu gazeteci bu satırlarıyla, basın toplantımdan gerekli payı kendisine çıkaramadığını kanıtlamıştır.

“Türk filmi tadında bir yazı yazmıştır”

Ben basın toplantımda, Fenerbahçe Yüksek Divan Kurulu Başkanı’nın görevini gerektiği şekilde yerine getiremediğini, Fenerbahçe’nin genel kurul ortamına siyaset girmesine doğrudan vesile olduğunu, seçilmeden önce bizlerden destek isterken, talebimiz üzerine siyasetle arasına mesafe koyacağı yönünde vermiş olduğu taahhütleri yerine getirmediğini, Erman Toroğlu’nun 23 Haziran Cuma günü yazmış olduğu yazıya cevap vermesi gerektiğini, ayrıca bana yazılı bir şekilde ilettiği bir tehdidi, hodri meydan diyerek kamuoyuna açıklaması gerektiğini ifade ettim. Uğur Bey ise bugün yazısında bunlarla tamamıyla ilgisiz Türk filmi tadında bir yazı yazmıştır.

Uğur Dündar’ın yüksek divan seçimleri öncesinde hangi fikirlerle şahsım ve arkadaşlarımın desteğini istediği, o süreç boyunca hangi ruh halinde hareket ettiği, eylemleri, Sayın Ali Koç ve yönetimiyle ilgili düşünceleri, bizim ona ne türde tavsiyelerde bulunduğumuz, seçildikten sonra Uğur Dündar’ın mevcut yönetim karşısında maruz kaldığı muamele ve bunu bize hangi ifadelerle aktardığı, bizim ona Fenerbahçe’ye yakışır doğrularla dilimiz döndüğü ve gücümüz yettiğince ne tür tavsiyelerde bulunduğumuz, ben ve arkadaşlarım başta olmak üzere bir çok genel kurul üyemiz tarafından bilinmektedir.

Ayrıca şunu da herkes çok iyi bilmelidir ki Aziz Yıldırım, gerek 3 Temmuz’da, gerekse sonraki sancılı süreçlerin hiçbirinde yalnız kalmamış, 25 milyonluk camiamızın eşsiz gücünü her an yanında hissederek mücadelesini vermiş ve çok şükür ki haklılığı yıllar sonra da olsa ortaya çıkmıştır. Buradan hareketle, Uğur Dündar’ın yazısında yaratmaya çalıştığı imaj yersiz ve anlamsız olmakla birlikte camiamıza hakarettir. Aziz Yıldırım, şahsi hayatında yalnızca annesi ve babasına, onun dışında ise kişilere değil yalnızca büyük Fenerbahçe camiasına minnet duymaktadır.

Uğur Dündar, söylemleri ve eylemleriyle hem Sayın Ali Koç’a, hem de Fenerbahçe’ye zarar vermektedir. Kendisini, bundan kısa bir zaman önce şahsıma bir arkadaşımız aracılığıyla iletmiş olduğu, askerliğimle ilgili “Tweetler atmaya kalkarsam efsaneler kestane olur” sözüyle ne kastettiğini anlatmaya, 23 Haziran 2023 Cuma günü Erman Toroğlu’nun yazısındaki bahsettiği, şahsıma yönelik galiz küfürlerin ima edildiği yazıya cevap vermeye, dışarıdan nasıl gözüktüğünü açıkça görmesi için son mali genel kurulumuzun kaydını tekrar izlemeye ve artık fiili olarak sürdüremediği Yüksek Divan Kurulu Başkanlığı koltuğundan istifa etmeye davet ediyorum.”

Paylaşın

2025 FIFA Kulüpler Dünya Kupası ABD’de

Amerika Birleşik Devletleri (ABD), FIFA konsey toplantısında oy birliğiyle alınan kararla Haziran-Temmuz 2025’te düzenlenecek FIFA (Uluslararası Birlik Futbolu Federasyonu) Kulüpler Dünya Kupası’nın ev sahibi olarak belirlendi.

FIFA’nın açıklamasında, 2026 Erkekler Dünya Kupası’nın ABD, Kanada ve Meksika’da gerçekleşmeden önce Kuzey Amerika’da “sinerji” sağlanacağı ifade edildi.

Bu turnuvanın elit seviye erkekler kulüp futbolunun zirvesi olacağını savunan FIFA Başkanı Gianni Infantino, ABD’nin küresel turnuvaya ev sahipliği için altyapı ve ilgi anlamında ideal ev sahibi olduğunu söyledi.

FIFA 2000 yılından by yana Kulüpler Dünya Kupası’nı düzenliyor ancak bu turnuvaya ilgi bir türlü amaçlanan seviyeye çıkarılamadı. Fas’ta Şubat ayında yapılan turnuvaya yalnızca yedi takım katıldı.

FIFA yenilenmiş formatı ile turnuvaya dünya çapında ilgi uyandırmayı amaçlıyor. Elemelerden gelecek çok sayıda takım henüz belirlenmiş değil.

Turnuvaya Avrupa’dan 12 takımlık bir kontenjan ayrıldı. Chelsea, Real Madrid ve Manchester City, ilk turnuvaya Avrupa’dan katılacak kulüpler olarak açıklandı. Son beş Şampiyonlar Ligi’ni kazanan takımların turnuvaya katılacağı belirtiliyor.

Ancak üç Avrupa takımının yanı sıra, Brezilya’dan Flamengo ve Palmeiras, Meksika’dan Leon, Amerikan Futbol Ligi MLS’ten Seattle Sounders turnuvada yer alacak.

Turnuvaya Güney Amerika’dan altı, Asya, Afrika ve CONCACAF bölgesinden de 4’er takım katılacak. Okyanusya bölgesinden de bir takım turnuvaya katılacak.

FIFA, tarihlerin, ev sahibi şehirlerin ve maç takviminin ileriki bir tarihte açıklanacağını duyurdu.

Turnuva, Dünya Kupası gibi dört yılda bir düzenlenecek. ABD bu büyük turnuvayla birlikte üç yaz üst üste FIFA kupalarına ev sahipliği yapacak. 2024 CONCACAF ile 2026 Dünya Kupası’nın bir bölümü Amerika şehirlerinde oynanacak.

Paylaşın

Aziz Yıldırım’dan “Kongre” Açıklaması: Hiç Kimse Çıkmazsa Ben Adayım

Basın mensuplarına açıklamalarda bulunan eski Fenerbahçe Başkanı Aziz Yıldırım, “Ben kendime yeni bir hayat kurdum ama maalesef beni hiç rahat bırakmıyorsunuz. Ben emekli oldum. Artık kendi işime gücüme, hayatımı daha mutlu yaşamak için hayatımı devam ettiriyorum. Hep suçlama var. 16 bin Ali Bey’i seçen kongre üyeleri hiç ortada yoklar. Siz 16 bin kişi oy verdiniz. Niye seçtiniz? Fenerbahçe daha iyi şartlara gelsin, borcu olmasın, dünya yıldızları gelsin diye” dedi.

Haber Merkezi / Yıldırım, açıklamasını “5 senede neredeyiz? Nerede verilen sözler? Neden yoksunuz orada? Başkan, aday çıksın diye bağırıyor orada. İçinizden bir tane aday çıkarın. Fenerbahçe’nin getirildiği durum çok acı. Ben konuşmayacaktım ama kongrede yaşananlar bizi üzdü. Ana amaç şu. Fenerbahçe yönetimi 5 senedir çok güçsüz, gücü yok. Ali Bey’in şahsı ile bu iş yürümez. Hem maddi hem manevi hem de bana fikir verecek anlamda güçlüydü benim dönemimde yönetim. Sen kongre yap, güvenoyu iste, benim çağrım buydu” sözleriyle sürdürdü.

Aziz Yıldırım, açıklamasının devamında, “Ali Bey güvenoyu istiyorum dese, güvenoyu alsa yıl sonuna kadar hiç kimse kendisine hakaretten çekinecektir. Güvenoyu almaz giderseniz, bu tribünler, bir başarısızlıkta herkes ayağa kalkacak ve Fenerbahçe seneye belki de kongre zamanı gelmeden kongre yapacak, gözüküyor” ifadelerini kullandı. Yıldırım, “Hiç kimse çıkmazsa ben adayım, bu böyle biline!” dedi.

Eski Fenerbahçe Başkanı Aziz Yıldırım, bir basın toplantısı düzenledi. Eski Asbaşkanlarından Şekip Mosturoğlu’nun eşlik ettiği toplantıda Aziz Yıldırım, şu açıklamalarda bulundu:

‘İstemesek de böyle basın toplantılar düzenliyoruz. Ben 5 yıl önceki kongreden sonra, Fenerbahçe’yle ilişkimi keserek yeni bir hayat kurdum. Siz beni rahat bırakmıyorsunuz. Ben emekli oldum. Açıklama yapsam, neden yaptı… Yapmasam, ‘Ben Fenerbahçe’yim’ diyen adam neden konuşmuyor… Ali Bey’i seçen kongre üyeleri ortada yok. 16 bin kişi oy verdi. Seçtiniz. 5 senede nerede verilen sözler? Neden yoksunuz kongre üyeleri? Başkan bağırıyor, ‘Başkan adayı çıksın, kongre yapacağım’ diyor.

Kongreden önce açıklamayı ben yaptım ama arkadaşlarımı da kapsıyordu. Neden yaptık? Fenerbahçe yönetimi son 5 senedir güçsüz. Ali Bey’in şahsıyla bu yürümez. Benim dönemimde, güçlü insanlar vardı. Benim dışımda da kamuoyuna mesaj verecek, kavga edecek insanlar vardı. Bugün maalesef bu yok. Olağanüstü kongre yap deme sebebim buydu. Güven oyu iste, seçim değil.

Pendikspor’a yenilip, Türkiye Kupası’ndan elendiğimiz sene kongre kararı aldık. Kimse çıkmadı, tek başıma kaldım ama güçlü bir yönetim yaptık. 2006’da Denizlispor maçı sonrasında da aynısını yaptık. Ali Bey de o dönem yönetime girdi. Güvenoyu alarak devam ettik. Metris’ten döndükten sonra da yaptık. Bunlardan korkmamak lazım. Ali Bey güvenoyu alsa, yıl sonuna kadar herkes konuşmaktan çekinir. Güvenoyu almazsanız, bir başarısızlıkta herkes ayağa kalkacak. Belki de kongre zamanı gelmeden, Fenerbahçe kongre yapacak. Bu görünüyor.

“Fenerbahçe’de her zaman başkan bulunur”

2024 seçiminde adaylar çıkmalıdır. Fenerbahçe hiçbir zaman başkansız kalmaz, kalamaz. 50 bin kongre üyesi var. En az 15 bin tanesi başkan adayı olarak ortaya çıkabilir. ‘Benden başka aday çıkmaz’ diyerek yürümek yanlıştır. Aday çıkarsa seçim yaparım diyerek hem Fenerbahçe’yi küçültüyorsun hem de kendini. Camiayı zorlama. Hiç kimse çıkmazsa, ben adayım. Bunu böyle bil. Fenerbahçe’de her zaman başkan bulunur. Fetöcü, hocacı, Fenerbahçe’den geçmişte maddi gelir elde edenler aday olursa ben gelip aday olurum. Bunu böyle bilin. O insanlar bu kulübe giremez.

En üzüldüğüm konu, 612 milyon dolar borç bıraktığımız yönündeki laflar. Bizim o zamanki dolar ve euro borcumuz o kadar değildi ki… Bundan sonra kim yanlış konuşursa, mahkemeye vereceğim. Namuslu, şerefli, ahlaklı olsunlar. Doğru olanı anlatsınlar. Topuk Yaylası, Fenerium, basketbol salonu… Bunları basın neden yazmıyor? O söylüyor, siz de 612 yazıyorsunuz. Bu kadar mal varlığı var. Stada ne kadar para harcadık? Biz, onu yaptık. Gök kubbeden inmedi ki bunlar…

Tahtada açıklayacağım. Kimse bundan sonra atıp tutmasın, atmasyon yok. Bir daha bu konuda yalan söylenirse, mahkemeye veririm herkesi.”

Paylaşın

Edin Dzeko Resmen Fenerbahçe’de

İkinci bitirdiği sezonun ardından yeni sezonun hazırlıklarına devam eden Fenerbahçe, dünyaca ünlü yıldız oyuncu Edin Dzeko’yu 2 yıllığına kadrosuna kattı. Bosna Hersekli santrafor 2023-24 ve 2024-25 sezonlarında Fenerbahçe formasını giyecek.

Haber Merkezi / Fenerbahçe Şükrü Saracoğlu Spor Kompleksi’nde gerçekleştirilen imza töreninde Başkan Ali Koç’un yanı sıra Genel Sekreter Burak Çağlan Kızılhan ve Sportif Direktör Mario Branco da yer aldı.

Edin Dzeko, kendisini sarı lacivert renklere bağlayan sözleşmeyi imzaladıktan sonra Fenerbahçe TV’ye açıklamalarda bulundu.

Fenerbahçemize transfer olarak doğru bir karar verdiğini ifade eden Edin Dzeko, “Harika duygular yaşıyorum. Fenerbahçe’nin büyük bir kulüp olduğunu zaten biliyordum ancak buraya geldikten sonra geçirdiğim kısa sürede çok doğru bir karar verdiğimi anladım ve sahaya çıkmak için sabırsızlanıyorum.” dedi.

Dzeko, Fenerbahçe Ailesi’nin bir parçası olmaktan dolayı duyduğu memnuniyeti ise şu sözleriyle ifade etti:

“Muhteşem Fenerbahçe Ailesi’nin bir parçası olduğum için mutlu ve gururluyum. Taraftarlarımıza şunu söylemem gerekiyor, oynayacağımız her maçta ve yapacağımız her antrenmanda elimden gelenin en iyisini yapacağım.”

Golcü futbolcu daha sonra Ülker Stadyumu Fenerbahçe Şükrü Saracoğlu Spor Kompleksi’ni gezdi.

Edin Dzeko kimdir?

Futbola doğduğu Bosna-Hersek’in Zeljeznicar takımında başlayan ve ilk profesyonel sözleşmesini de 2003’te imzalayan Dzeko, 2005’te Çekya’nın Teplice ekibine 80 bin euro karşılığında transfer oldu.

2007’de 4 milyon euro karşılığında Alman ekiplerinden Wolfsburg ile anlaşan Dzeko, esas çıkışını burada gerçekleştirdi.

Yeşil-beyazlı formayla 142 müsabakada boy gösteren Dzeko, 85 gol, 35 asistlik performansıyla Manchester City’nin dikkatini çekti. Takvim yaprakları Ocak 2011’i gösterdiğinde Dzeko, 37 milyon euro karşılığında Manchester City’ye transfer oldu.

Basamakları hızla tırmanan golcü futbolcu, kariyerini artık futbolun beşiği İngiltere’de devam ettirecekti. 2010-11 ile 2014-15 arasında Premier Lig’de boy gösteren Dzeko, 189 kez giydiği City formasıyla 72 gol, 38 asiste ulaşsa da takımda kalma şansı azaldı.

2015-16 sezonunda Roma’ya kiralanan Dzeko, sezonun tamamlanmasıyla 11 milyon euro karşılığında İtalyan ekibine transfer oldu.

Kariyerindeki en yüksek maç sayısına Roma’da ulaşan yıldız futbolcu, söz konusu süreçte 260 maçta 19 bin 830 dakika süre aldı. Başkent ekibinin formasıyla 119 gole imza atan Dzeko, 54 kez de arkadaşlarını golle buluşturdu.

Dzeko’nun Roma serüveni de tıpkı Manchester City gibi uzun sürse de 16 Ağustos 2021’de ayrılık yaşandı. Serie A’nın önemli ekiplerinden Inter, Bosna-Hersek’li golcüyü 2 milyon 800 bin euro bonservis karşılığında transfer etti.

İki sezondur Inter forması giyen Edin Dzeko, çıktığı 101 müsabakayı 31 gol ve 15 asistle noktaladı. Aktif futbol kariyerine 738 maç, 323 gol ve 145 asist sığdıran Dzeko, birçok kez kupa sevinci yaşadı.

Transfermarkt verilerine göre, Bosnalı futbolcu için Teplice, Wolfsburg, Manchester City, Roma ve Inter kulüpleri 58 milyon 880 bin euro harcama yaptı. Dzeko, 2008-09’da Wolfsburg’la Bundesliga, 2012 ve 2014’te Manchester City ile Premier Lig zaferi elde etti.

Öte yandan Manchester City ile İngiltere Kupası, İngiltere Lig Kupası ve İngiltere Süper Kupa, Inter ile 2 kez de İtalya Kupası şampiyonluğu kazandı.

2009, 2010, 2011 ve 2017 yıllarında Bosna Hersek’te yılın futbolcusu ödülü kazanan Dzeko, 2009-10’da Bundesliga, 2016-17 sezonunda ise hem Serie A hem de UEFA Avrupa Ligi’nde gol kralı ünvanı elde etmişti.

Paylaşın

TFF’de İkinci Mehmet Büyükekşi Dönemi: Bütün Kulüplerimize Aynı Mesafedeyiz

Seçime tek aday olarak giren mevcut başkan Mehmet Büyükekşi, 169 oyla yeninden Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) Başkanı seçildi. Seçimde 191 üye oy kullanırken, oyların 22’si ise geçersiz sayıldı.

Haber Merkezi / Büyükekşi, Türk futbolunu markalaştırmak istediklerini belirterek, “Önümüzdeki senelerde Süper Lig, 1, 2, 3. Lig ve Türkiye Kupası’nda oynanacak format ve fikstür yapısını birlikte yeniden oluşturmak istiyoruz” dedi.

Büyükekşi, teknoloji alanında çalışmalar yaptıklarını belirterek, futbolda dijitalleşmeyi çok önemsediklerini söyledi. Yeni transfer yönetimine ilişkin de Büyükekşi, “Önümüzdeki sezondan itibaren tüm liglerimizde profesyonel futbolcu lisans işlemlerini dijitale taşıdık. Bu 26 Haziran’da başlayacak transfer dönemine hepiniz kendi kulüplerinizde dijital olarak yapabileceksiniz” dedi.

Mehmet Büyükekşi, “Futbol endüstrisini daha değerli hale getirmek zorundayız, Türk futbolunun geleceği buna bağlı” ifadelerini kullandı.

Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) Olağan Seçimli Genel Kurul Toplantısı, Ankara’da gerçekleştirildi. Seçime tek aday olarak giren mevcut başkan Mehmet Büyükekşi, yeniden başkanlığa seçildi.

TFF’deki seçimde 191 delege oy kullandı. Mehmet Büyükekşi, bu oyların 169 tanesini aldı. 22 oy ise geçersiz sayıldı. TFF Başkanı Mehmet Büyükekşi ve yönetim kurulu faaliyetlerinden dolayı ibra edildi.

TFF Yönetim Kurulu Asil Listesi; Mehmet Büyükekşi, İbrahim Burkay, Yusuf Günay, Yalçın Orhan, Alkın Kalkavan, Hamit Altıntop, Müslüm Özmen, Volkan Can, Ali Düşmez, Erman Kalkandelen, Ramazan Üçdan, Agah Ruşen Çetin, Mustafa Eröğüt, Şafak Müderrisgil, Haluk Kalyoncu.

TFF Yönetim Kurulu Yedek Listesi; Talat Papatya, İdil Karademirlidağ Suher, Fuat Guguloğlu, Murat Şahin, Özen Kuzu, Habil Yazıcı, Abdullah Altınkum, Cengiz Erdem, Süleyman Kocasert, Cem Gün, İbrahim Gökhan Kasapoğlu, Şevket Çelik, M. Taha Güvendi, Remzi Ay.

Öte yandan denetleme kurulu asil üye listesinde ise İsmail Gerçek, İrfan Karakaş, Osman Arslan, Selim Doğan ve Ali Koray Büyükasar yer aldı.

“Hedefimiz başarılı futbolla tüm turnuvalara damga vurmak”

Türkiye Futbol Federasyonu Başkanı Mehmet Büyükekşi, TFF Olağan Seçimli Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmasında şu ifadelere yer verdi:

“Sayın Bakanım, Sayın milletvekillerim, Sayın başkanlar, Değerli genel kurul delegeleri, Kıymetli paydaşlarımız. Bugün futbol ailemizin siz değerli üyeleriyle birlikte Türkiye Futbol Federasyonu’nun Olağan Seçimli Genel Kurulu’nu gerçekleştiriyoruz. Hepiniz hoş geldiniz, sefalar getirdiniz. Bugün bizlerle bir arada olan FIFA Üye Federasyonlar Avrupa Direktörü Sayın Mamadov’a ve UEFA Yönetim Kurulu Üyesi Boniyak’a da ‘hoş geldiniz’ demek istiyorum. Futbol, insanları toplumsal olarak bir araya getiren ve ortak bir hedef etrafında birleştiren en büyük güçlerden biri.

Futbol camiası olarak, 2022-2023 sezonunu tamamladık. Bu sezon, Spor Toto Süper Lig şampiyonu olan Galatasaray’ı, Ziraat Türkiye Kupası şampiyonu Fenerbahçe’yi, Süper Lig’e çıkmaya hak kazanan Samsunspor’u, Çaykur Rizespor’u ve Pendikspor’u, TFF 1. Lig’e yükselen Çorumspor, Kocaelispor ve Şanlıurfaspor’u, TFF 2. Lig’e yükselen yeni Mersin İdmanyurdu’nu, Iğdır futbol kulübünü, 68 Aksaray Belediyespor’u, Belediye Derincespor’u, Karaman futbol kulübünü, Beyoğlu Yeni Çarşıspor’u, BAL’dan 3. Lige yükselen 15 takımımızı kutluyorum. Turkcell Kadın Futbol Süper Ligi’nde şampiyon olan Ankara Büyükşehir Belediyesi Fomget Gençlik Spor Kulübü’nü tebrik ediyorum. Bu güzel oyunu daha da güzelleştirmek için mücadele eden futbol camiasının tüm fertlerine de ayrı ayrı teşekkür ediyorum.

Değerli dostlarım, sevinç ve mutluluklar kadar üzüntü ve keder de hayatın içinde. Tarihin en büyük doğal afetlerinden birini yaşadığımız 6 Şubat depremi de hepimize büyük bir acı verdi. On binlerce vatandaşımız hayatını kaybetti. Futbol ailemizden büyük kayıplar verdik. Birçok kulübümüz ve sporcumuz da bu afetten yara aldı. Ben bu vesileyle bir kez daha, depremde hayatını kaybeden aile bireylerimize ve tüm vatandaşlarımıza Allah’tan rahmet diliyorum. Futbolun birleştirici gücü ile maddi ve manevi destek seferberliği ilan eden tüm kulüplerimizden Allah razı olsun. Rabbim böyle acıları bizlere bir daha göstermesin.

Değerli hazirun, bildiğiniz gibi geçtiğimiz yıl 16 Haziran’da Olağanüstü Seçimli Genel Kurul’da yine sizlerle birlikteydik. 1 yıllık süre için, TFF başkanlığı görevini en iyi şekilde yerine getirmek için sizlere söz vermiştim. Güven, adalet, şeffaflık, eşitlik prensiplerini benimsemiş, ulaşılabilir bir yönetim anlayışı taahhüt etmiştim. Değerli yönetim kurulu üyelerimle birlikte hayata geçirmeyi hedeflediğimiz projeleri de sizlerle paylaşmıştım. Allaha şükür, verdiğimiz sözleri tek tek yerine getirdik. Hatta bunlara ilave birçok alanda önemli kararlar aldık. Futbolumuzun gelişimi için çözüm odaklı ve tüm paydaşları merkeze alan bir yönetim anlayışını benimsedik.

Sevgili dostlar, başarıyı bireysel çabaların ötesinde tüm paydaşlarımızın uyumunun bir neticesi olarak görüyoruz. Söz söylemek için önce dinlemek gerekir diyerek çıktığımız yolda, sizlerle sürekli istişare halinde olduk. Türk futboluna ortak aklı hâkim kıldık. Türk futbolu için doğru ve yararlı olanı adil, şeffaf ve tarafsız bir yönetim anlayışı ile hayata geçirdik. Hiçbir kişiye veya gruba ayrıcalık vermedik, vermeyiz. Tüm kulüplerimiz, futbol ailemizin tüm kurumları ve bireyleri bizim başımızın tacı dedik. Saygıda ve sevgide kusur etmedik. 1 yıllık sürede sizlerle birlikte gelecek 5 yılı planlayarak, futbolumuzu ileriye taşıyacak birçok projeyi başlattık.

Önümüzdeki 4 yıllık dönemde sizlerle birlikte bunları başarıyla tamamlamak istiyoruz. Yeni dönemde üzerinde hassasiyetle duracağımız konuların başında strateji planı geliyor. Biliyorsunuz Ocak ayında ‘The Game Plan’ açılış törenimizi sizlerle birlikte gerçekleştirdik. Türk futbolunun geleceğini birlikte yazacağız dedik. Camiamızın tüm paydaşları ile çıktığımız bu yolda, tam 30 aktif katılımlı toplantı gerçekleştirdik. 11 stratejik amaç altında tam 22 stratejik hedef belirledik. Bu hedefler üzerinde çalışmalarımız devam ediyor.

Genel kurulumuz sonrasında planladığımız final çalıştaylarla stratejik hedefleri sizlerle birlikte son haline getireceğiz. Yıl sonunda gerçekleştireceğimiz ‘Büyük Futbol Çalıştayı’ ile Türk futbolunun kısa, orta ve uzun vadeli stratejileri ve yol haritasını hep birlikte kamuoyu ile paylaşacağız. Kıymetli hazirun, futbolun sağlam bir temelde yükselmesi için futbol akademileri projelerimizi hayata geçirdik. Bu proje ile alt yapılarda Türk futbol modelini oluşturuyoruz.

Bu anlamda Avrupa’daki ve Türkiye’deki birçok kulübün akademilerini ziyaret ettik. Dünyaca ünlü Double Pass şirketiyle anlaştık. Bunlara ilave olarak yaptığımız çalışmalarla kulüplerimize stopaj iadelerini altyapı için kullanma imkânı getirdik. Bu projenin önemli çıktılarından biri Milli Takımlarımızın önümüzdeki 10 yıl içerisinde kendi havuzundan yıldız oyuncu üretmesi. Bir diğeri ise kulüplerimizin kendi akademilerinden yetiştirdiği oyuncular sayesinde dışardan transfer gereksinimlerini en alt seviyeye indirebilmesi olacak.

Diğer yandan; önümüzdeki yıllarda daha zengin ve nitelikli hakem havuzu yaratabilmek adına da hakem akademisini kurduk. Hakemlerimiz kariyerlerine ilk başladıkları andan itibaren onları geliştiren, destekleyen, gelişim süreçlerini takip eden bir sistemde eğitim almaya başladılar. Bu sayede hakemlerimizin profesyonel liglere geldiklerinde minimum hata, maksimum performans göstermelerini hedefliyoruz.

Kıymetli delegeler, Türk futbolunun marka değerini artırmak adına önemli bir projeyi daha hayata geçirdik. UEFA Şampiyonlar Ligi, Alman ve Belçika lig yapılarını yeniden düzenlemiş Hypercube firması ile iş birliği protokolü imzaladık. Önümüzdeki 6 ay içerisinde futbol ailesinin tüm taraflarıyla görüşmeler yapacağız. Böylece, önümüzdeki senelerde Süper Lig, 1. Lig, 2. ve 3. Lig ile Türkiye Kupası’nda oynanacak format ve fikstür yapısını birlikte yeniden oluşturacağız. Bu sayede, Türk futbolunun marka değerini, sponsorluk ve yayın ihalesi gelirlerini artırmayı hedeflemekteyiz. Yine önümüzdeki dönemde, tüm takımları kapsayacak ve birleştirecek yepyeni bir başarı hikâyesi yazmak istiyoruz. Cumhuriyetimizin ikinci yüzyılını Türk futbolunu dünyada adından daha da fazla söz ettirdiği yeni başarılarla taçlandırmakta kararlıyız.

Değerli dostlar, çağımızın olmazsa olmazlarının başında dijitalleşme geliyor. Bu alanda hep birlikte ciddi atılımlar yapmaya ihtiyacımız var. TFF olarak, dijitalleşme ile ilgili önemli adımlar attık, atıyoruz. Dijital hakem atama sistemine geçtik. Gözlemci raporlarını dijital hale getirdik. 4 yıllık maliyeti 8 milyon Euro olan yarı otomatik ofsayt teknolojisini yeni sezonda Türk futboluna kazandırmak için var gücümüzle çalışıyoruz. Önümüzdeki sezondan itibaren tüm liglerimizde profesyonel futbolcu lisans işlemlerini dijitale taşıdık. 2023’ün başında TFF web sayfamızı yeniledik. TFF, Milli Takımlar ve Süper Lig için yeni sosyal medya hesapları açtık. Böylece, dijital mecralarda üreteceğimiz içeriklerden ve arşiv görüntülerimizden elde edeceğimiz gelirleri yine kulüplerimizle paylaşacağız.

Değerli hazirun; içinde bulunduğumuz futbol endüstrisini daha değerli hale getirmek zorundayız. Türk futbolunun geleceği buna bağlı. Üstelik bu değerin nasıl oluştuğuna, nasıl arttırıldığına ve nasıl korunduğuna geçtiğimiz günlerde hepimiz birlikte şahit olduk. Şampiyonlar Ligi finaline ev sahipliği yaptık. İlgili tüm paydaşlarla birlikte finalin en güzel şekilde gerçekleşmesi için elimizden geleni yaptık. Diğer taraftan, rekabetin sahnesini nasıl kurduklarını, eğlenceyi, ekonomiyi, tanıtımı, etkinliğin öncesini-sonrasını, nasıl yönettiklerini izledik. Sponsorların futbola nasıl değer kattığını, medyaya nitelikli içerik sağlamanın ne kadar kıymetli olduğunu hep birlikte gördük. Bu değeri biz de yaratmak zorundayız.

Türk futbolunda süreklilik arz eden gelir kaynaklarına kavuşmamız gerekiyor. Bunun için; dostluğa ve işbirliğine, sükunete ve empatiye, birbirimize güvenmeye ve bu güzel oyunun güzel taraflarını ön plana çıkarmaya ihtiyacımız var. Futbolun içinde heyecan var. Rekabet var. Hırs var. Ve doğal olarak hararetli tartışmalar var. Bu sene de bu duyguları bolca yaşadık. Ama bugün Türk futbol ailesi olarak damaklarımızda buruk tatlar bırakan her şeyi bir kenara bırakıp beyaz bir sayfa açma zamanı. Bu aile içerisinde konuşarak çözemeyeceğimiz hiçbir şey olmadığı gibi üzerimizde geçmişe dair bir kırgınlık taşıma lüksümüz de yoktur.

Önümüzdeki dört yıl boyunca sizlerle birlikte; Türk futbolunu sportif performansta ileri taşımaya, kulüplerimizin gelirlerini iyileştirmeye, yayın gelirlerini artırmaya, Milli Takım ve kulüplerimizi Avrupa ve dünya sıralamasında yukarı çıkarmaya, futbolun seyirci kitlesini büyütmeye, marka değerini, itibarını, imajını güçlendirmeye, futbol sevgisini artırmaya odaklanacağız.

Yeni Türkiye 100 yılında, futbolumuz ve ülkemiz için birlikte yapacağımız daha çok şey var. Kıymetli dostlarım, bizim hedefimiz; sadece EURO 2024’e katılmak değil, başarılı futbolumuzla bu turnuvaya damga vurmak, EURO 2028 ve 2032 turnuvalarında sadece ev sahibi olmak değil, bu güzel ülkenin bugüne kadar gerçekleştirdiği organizasyonlar arasında en güzel, en başarılı ev sahibi olmasını sağlamak. Bu hedeflere ancak birlik ve beraberlik içinde ulaşabiliriz.

Bugüne kadar bizlere verdiğiniz desteklere de yol gösterici eleştirilere de şahsım ve yönetim kurulum adına teşekkür ederim. Sözlerime burada son verirken, genel kurulumuza katılımlarınız ve bizlere güveniniz için şükranlarımı arz ediyorum. Genel kurulumuzun ve yeni yönetimimizin Türk futbolu için hayırlı olmasını diliyorum. Geride kalan dönemde yönetimimizde görev alan arkadaşlarıma da hizmetleri için teşekkür ediyorum. ‘Yeni yüzyıla yeni bir başlangıç’ vizyonuyla çıktığımız bu yolda milyonların tutku ile bağlandığı bu oyunu hep birlikte daha iyi bir seviyeye yükselteceğimize yürekten inanıyor, hepinize saygı ve sevgilerimi sunuyorum.”

Paylaşın

Beşiktaş Başkanı Çebi’den Galatasaray’a Dikkat Çeken Gönderme

TFF Olağan Seçimli Genel Kurulu sonrası basın mensuplarına açıklamalarda bulunan Beşiktaş Başkanı Ahmet Nur Çebi, “Yine bir oyuncu kuralı getirilmiş. Mavi kartı olan oyuncu, yerli statüsünde oynayabilecekmiş. Bu kural bir tek kulübe yarıyor. Bir şey herkese yaramıyorsa bunu yapamazsınız. Bu taraf olmak, birine destek olmak anlamına gelir. Beyaz sayfa diyoruz. Dakika bir karşımıza lekeli sayfa çıkıyor” dedi ve ekledi:

Haber Merkezi / “Ben federasyon başkanlığına aday olmadım. Hiçbir zaman aday olmak istemedim. Başka adayların olması ve benimsememiz halinde destek olabileceğimizi ifade ettik. Sanki ben 3-5 aydır federasyon başkanlığına hazırlanıyormuşum gibi hava oluşmuş, bunun için itiş kakış olmuş. Böyle bir şey yok. Beşiktaş dururken benim federasyonla işim olmaz. Aday olmam istendi ama aday olmadım. Başka aday çıksaydı onu desteklemeyi tercih ederdik. TFF başkanı beyaz sayfa açmak istiyorsa o sayfayı kirleten biz olmayacağız.”

Beşiktaş Başkanı Ahmet Nur Çebi, Ankara’da düzenlenen Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) Olağan Seçimli Genel Kurul Toplantısı’nda delegelere hitaben bir konuşma yaptı. Ahmet Nur Çebi’nin konuşması şöyle:

“Huzursuz bir süreç yaşanmıştır. Kısa da olsa bu süreci paylaşmak istiyorum. Temennilerimi de yeni başkanımıza ve yeni yönetime arz etmek istiyorum.

Geçen sezon Beşiktaş’ın uğradığı sıkıntıları sizlerle paylaşma ihtiyacımız var. Bunlardan bir tanesi, Alanyaspor maçında Yasin Kol hakemimiz skandal denebilecek kararlara imza attı. Bunlar görmezden gelindi. İki hafta sonra yeniden görev verildi.

Ankaragücü maçında futbolcumuz Josef de Souza bir holigana müdahale etti. Takım arkadaşlarını ve hakemi korudu. Tam bu nedenle ceza kesildi. Bu haksızlığı ortadan kaldırmak hiç kimsenin aklına gelmedi ve gereği yapılmadı.

Demir Grup Sivasspor – Galatasaray maçında ofsayt pozisyonunun VAR kayıtları açıklanırken futbolcumuz Nkoudou ve Beşiktaş konuya neden dahil edildi? Bir daha da VAR kayıtlarını açıklama cesareti gösterilemedi.

Deprem felaketi sonucu ligden çekilen takımlar konusunda Kulübümüzün isteği ve UEFA’nın tavsiye kararı olan yaklaşıma “Akıllara zarar” ve “Mantık dışı” dediniz. 9 Şubat günü Kulüpler Birliği Başkanı Ali Koç ile birlikte sayın başkanımız basının karşısın çıkıp “İki metot var, bunlardan birini” seçeceğiz diye neden konuştu? Bugün akıllara zarar UEFA tavsiye kararı o gün seçeneklerden biri olarak neden basına sunuldu? Kulüpler Birliği’nde bu konuyla ilgili yapılacak olan çalışma, talepler ve görüşler sorulurken birçok kulübe telefonla aranarak baskı yapıldı.

TFF Başkanı ayrıca “Öyle bir karar alsaydık bile sonunda şampiyon başka bir takım olurdu” dedi. Bu da maalesef talihsiz bir açıklamaydı. “Eğer aradaki puan farkı 5 olsaydı nasıl bir açıklama yapardınız?” diye benim kamuoyu önünde yaptığım açıklamaya bir cevap henüz gelmedi.

Beşiktaş Jimnastik Kulübü deplasmanda rakiplerinden iki maç daha fazla oynamış. Neden bu hiç önemsenmedi? Bunun için yaptığımız teklifler neden değerlendirilmedi?

Ayrıca benim ve Kulübümüzün yöneticilerinin yaptığı hakaret içermeyen açıklamalara sürekli ceza kesildi. Neden bu yola tenezzül edildi, bunu bilemiyorum. Bir cezam tahkimde kaldırıldı, aynı ceza ile ilgili iki ve üçüncü tahkimlerde aynı kararlar onandı. Eşit olmayan, birbiri içerisinde, uyum içerisinde olmayan, tahkimin verdiği kararlar söz konusuydu. Şimdi bir baktım, birincisinde bir başka takım var, onun yöneticileriyle hep beraber affediliyoruz. İkincisinde tek başınayım ve üçüncüsünde ceza almaya devam ediyoruz.

Sayın başkanımız, biz depremle ilgili maç yaparken yanımızda olmadınız. Ama şampiyon takımla ilgili orada bir saatten fazla vakit harcadınız. Helali hoş olsun ama biz de sizi beklerdik.

2028-2032 adaylık başvurusu UEFA’ya teslim edilirken dünyanın en güzel stadyumu olan Beşiktaş’ın stadı dosyada yer almadı.

Örneğin futbolcu Icardi’nin “Bir utanç, bir skandal, yılın soygunu” sözleri hakaret kabul edilmedi ama Beşiktaşımızın, benim ve yöneticilerimin ağızlarından çıkan her kelime hakaret kabul edilerek cezalar yağdırıldı.

Teknik Direktör Jesus’un “Bu ligin sportif gerçekliği yok, maçlar sahada kazanılmıyor” sözleri para cezasıyla geçiştirildi. Ama benim yaptığım her türlü konuşmaya sürekli olarak ceza kesildi.

Özellikle söylemek istediğim şu: Bütün sezon boyunca her takım, hakemlerle ilgili serzenişte bulundu, şikayette bulundu, kabaca söyleyeyim herkes ağladı. Fakat sonuç itibarıyla hakemlerle ilgili bir değişiklik söz konusuydu. Birçoğu gitti, yenileri geldi. Ama bu tekrar tekrar yeniden sıfırlandı ve geri getirildi hakemler. O gün itiraz eden yöneticilerimizin, başkanlarımızın hiçbir şekilde ağızlarını açmamaları da manidardır.

Özellikle şunu belirtmek istiyorum. Az evvel sayın başkanımızın burada ifade ettiği prensiplerden bir tanesi, adalet ve eşitlik maalesef Beşiktaş için geçerli olmamıştır. Bu da bizde güvensizlik yaratmıştır. Beşiktaş Jimnastik Kulübü umursanmayacak bir kulüp değildir sayın başkanım. Ama biz bunun kızgınlıkla söylendiğini kabul ettik. Ama bununla ilgili bundan sonra söylemek istediğim şu: Beşiktaş Jimnastik Kulübü kendisine yapılacak olan haksızlıklara karşı sessiz kalmamaya devam edecektir. Temenni ediyorum ki yeni bir yönetim geliyor. Allah yardımcınız olsun kolay bir iş değil, bunu içtenlikle söylüyorum. Çalıştığınızı ve emek verdiğinizi her yerde söylüyorum. Ancak Beşiktaş Jimnastik Kulübü’nün uğradığı haksızlıklar devam ettiği takdirde maalesef istemeyerek de olsa biz bunlara tavır koymak zorundayız.

Ne ilginçtir ki kamuoyunda söylemler var… Federasyon ile uğraşmayın, federasyonla uğraşırsanız hakemler sizi doğrar. Ben Türk hakemlerinin bu kadar kötüleşebileceklerini ummak bile istemiyorum. Yeni sezon başladığında bunların hepsini beraber yaşayacağız. Umuyorum ki bu tür şeylerle karşılaşmayız.

Özellikle belirtmek istiyorum, sistemde bir hata var. Siz Türk futbolunu yönetmek için buraya talip olabilirsiniz. Genel Kurul Üyelerine sormak istiyorum. Yönetim seçilirken kurullarında burada seçilmesinde fayda yok mu? TFF yönetiminin seçmiş olduğu tahkim ile disiplin kurullarıyla beraber çalışması sizce doğru mu?

Ben buradan bir şey önermek istiyorum sayın başkanım, önünüzde dört yıl var. Allah gerçekten yardımcınız olsun. Bizler Türk futboluna hizmet etmeye devam edeceğiz. Sizler gibi bizler de bu yolda başımızı koyduk. Acaba olabilir mi, makamınıza geçtiğinizde kurullarınızı atamak yerine burada tüm kulüplerin üyelerinin oylarıyla Riva’da sandık koyup, aday olanların listesini asıp, onların ne kadar oy alanlarına bakıp çok oy alanlarına görev vermeyi düşünür müsünüz

Bir kulüp çıkıyor diyor ki; şimdiki MHK başkanı devam ederse bu iş olmaz. Bunlar doğru şeyler değil. Federasyonlar ve yönetimleri, hakemlerin kötü idare ettikleri durum ve ahvallerde çözümü MHK’yi değiştirmeyi, başkanı değiştirmeyi bir formül olarak görmüşlerdir. Rica ediyorum sayın başkanım. MHK Başkanını değiştirerek bir şey çözülmüyor. Ben o gün de söyledim. Hakemlerimizin artık değişmesi lazım. Bu insanların bu kardeşlerimizin geçmişte yönettiği maçlardan dolayı her kulüp ile sorunları var. Birini atadığınız zaman öteki çıkıp “Niye onu oraya atadınız?” diyor. Bu arkadaşlarımız da feragat etsinler. 85 milyonluk bir ülkeyiz. Onların yerine 20 tane 30 tane hakem çıkaramıyor muyuz? Aynı hakemler geliyorlar, aynı hakemler gidiyorlar bizlerde serzeniş bitmiyor. Bütün kulüp başkanları susmadan her maçın sonunda beyanat veriyor. Bunu kökten çözmek, lütfen sayın başkanım bu sizin döneminize nasip olsun. Çözün bunu, dibinden ve kökünden çözün. Ne kadar huzurlu olduğunu ve ne kadar rahat çalıştığınızı o zaman göreceksiniz. Bu bir cesaret işidir. Yapın ve geçin o tarafa. Kurullarınız lütfen size bağlı olmasın, bizler seçelim. Burada futbol ailesine, buradaki samimi havanın daha fazla değiştirmemek adına daha uzun konuşmak istemiyorum. Herkese teşekkür ediyor ve başkan ve yönetimine başarılar diliyorum.”

Ahmet Nur Çebi, daha sonra Ankara’da TFF Olağan Seçimli Genel Kurul Toplantısı’nı takip eden basın mensuplarıyla bir araya geldi. Çebi, basın mensuplarına yaptığı açıklamalarda şunları söyledi:

“Beşiktaş’a yapılan haksızlıkları genel kurulda lugatımızı yumuşatarak ifade etmeye çalıştım. Yeni yönetime ve başkana bir mesaj vermeye çalıştık. Eşitlik ve adalet anlamında eksikler olduğunu, bunların kendi politikalarına güvensizlik oluşturduğunu belirttik. Bu tutumun devam etmesi halinde tavrımızı değiştirmeyeceğimizi anlatmaya çalıştık.

Bakan ve vekillerin önünde anlaşılır ve net bir mesaj verdiğimi düşünüyorum. Federasyonla iyi geçinmezsek hakemler bizi doğrar şeklindeki anlayışa inanmak istemiyorum. Öyle bir şey olursa biz de daha da sertleşiriz. Kimse Beşiktaş’ın önünü kapatacak bir tutum içinde olmamalı.

Bütün kulüp başkanları hakemlerden şikayet etti. Sonuç olarak hakemler gittikten sonra geri geldiklerinde muhalefet etmeyenlerin şimdi konuşmaya hakları olmadığını söylemiştim.

Ligi bitirtmeyiz diyorlardı. Lig bitti. Demek ki lig istediğimiz gibi bitmezse ligi bitirtmeyiz diyorlarmış onu şimdi anladık.

TFF, MHK’yı değiştirerek ayakta kalma formülünden vazgeçsin. Suçlu MHK değil, onları oraya getirenlerdir. Kurullar bağımsız olarak seçilmeliler. TFF başkanından rica ediyorum. Kurullara aday olmak isteyenler çıksınlar biz de oy verelim. Kazananlar futbola hizmet etsin. Bağımlı kişilerle bağımsız federasyon yönetim kurulu düşünülemez. Huzurlu çalışacaksak huzurun parçası olacağız. Tercih huzursuzluk olursa onu da yapmayı beceririz.

Biz diğer kulüplere de haksızlık yapıldığında karşısında dururuz. Geçen sezon ligi bitirtmeyiz diyenler şimdi Lale Orta gitsin diyorlar. Her defasında federasyona bir şey mi yaptırmak zorundasınız. Çıkıp bileğinizin hakkıyla kupa almak bu kadar mı zor? Belki bileğinizin hakkıyla kupa alıyorsunuz ama bu konuşmalar insanların kafasında soru işareti yaratıyor. Buna dikkat etmek lazım.

Federasyon başkanının Beşiktaş kamuoyunda bir algısı var. Bu algı doğru değilse bunu düzeltmesi gereken federasyon başkanıdır. Bu algı doğruysa mücadele etmeye devam edeceğiz. İşin özü bu.

Yine bir oyuncu kuralı getirilmiş. Mavi kartı olan oyuncu, yerli statüsünde oynayabilecekmiş. Bu kural bir tek kulübe yarıyor. Bir şey herkese yaramıyorsa bunu yapamazsınız. Bu taraf olmak, birine destek olmak anlamına gelir. Beyaz sayfa diyoruz. Dakika bir karşımıza lekeli sayfa çıkıyor.

Ben federasyon başkanlığına aday olmadım. Hiçbir zaman aday olmak istemedim. Başka adayların olması ve benimsememiz halinde destek olabileceğimizi ifade ettik. Sanki ben 3-5 aydır federasyon başkanlığına hazırlanıyormuşum gibi hava oluşmuş, bunun için itiş kakış olmuş. Böyle bir şey yok. Beşiktaş dururken benim federasyonla işim olmaz. Aday olmam istendi ama aday olmadım. Başka aday çıksaydı onu desteklemeyi tercih ederdik. TFF başkanı beyaz sayfa açmak istiyorsa o sayfayı kirleten biz olmayacağız.”

Paylaşın

TFF’den Yeni Sezon Öncesi Yabancı Kuralında Değişiklik

2023-2023 sezonun başlamasına haftalar kala Türkiye Futbol Federasyonu (TFF), yabancı oyuncu sayısıyla ilgili değişikliğe gitti. Buna göre, Türk vatandaşlığı veya mavi kart sahibi olan bir futbolcu ile sözleşme imzalanabilecek:

Haber Merkezi / “Kulüpler birinci fıkrada öngörülen A Takım Listesine yazılan Türkiye A Milli Futbol Takımında oynama uygunluğu bulunmayan 14 futbolcuya ilaveten; Azerbaycan, Kazakistan, Kırgızistan, Özbekistan ve Türkmenistan ülkelerinin vatandaşı olan en fazla 1 futbolcu ve Türkiye A Milli Futbol Takımında oynama uygunluğu bulunmamakla birlikte Türk Vatandaşlığı veya mavi kart sahibi olan en fazla 1 futbolcu ile de transfer ve tescil dönemleri içerisinde sözleşme imzalayabilir ve tescil ettirerek A Takım Listesine yazabilirler”

Türkiye Futbol Federasyonu, yeni sezon öncesi Süper Lig’deki yabancı oyuncu sayısı için bir açıklama yaptı. TFF’den yapılan açıklamada şunlar ifade edildi:

“Kulüpler A Takım Listesinde Türkiye A Milli Futbol Takımında oynama uygunluğu bulunmayan en fazla 14 futbolcu bulundurmak kaydıyla, yabancı uyruklu futbolcularla sözleşme imzalayabilir ve tescil ettirebilirler. Kulüplerin A Takım Listesine Türkiye A Milli Futbol Takımında oynama uygunluğu bulunmayan 14 yabancı uyruklu futbolcu yazması halinde bu futbolculardan en az 1’inin 01.01.1999 ve daha sonraki tarihlerde doğmuş olması zorunludur.

14’ten fazla sayıda yabancı uyruklu futbolcu ile sözleşmesi bulunan Süper Lig Kulüpleri, A Takım Listesine yazılmamış yabancı uyruklu futbolcuları A Takım müsabakalarında oynatamazlar

Kulüpler birinci fıkrada öngörülen A Takım Listesine yazılan Türkiye A Milli Futbol Takımında oynama uygunluğu bulunmayan 14 futbolcuya ilaveten; Azerbaycan, Kazakistan, Kırgızistan, Özbekistan ve Türkmenistan ülkelerinin vatandaşı olan en fazla 1 futbolcu ve Türkiye A Milli Futbol Takımında oynama uygunluğu bulunmamakla birlikte Türk Vatandaşlığı veya mavi kart sahibi olan en fazla 1 futbolcu ile de transfer ve tescil dönemleri içerisinde sözleşme imzalayabilir ve tescil ettirerek A Takım Listesine yazabilirler.

Kulüpler, 01.01.2003 ve daha sonra doğmuş Türkiye A Milli Takımında oynama uygunluğu bulunan tescilli profesyonel futbolcularını A Takım Listesine yazma zorunluluğu olmaksızın müsabakalarda oynatabilirler. Bu futbolcuların son 6 ay süreyle kulübüne tescilli olması ve 15 yaşını tamamlamış olmaları kaydı ile profesyonel futbolcu olmaları koşulu aranmaz.”

Paylaşın