Avrupa Birliği’nden Türkiye’ye Görüşmeler Tehlikeye Girebilir Uyarısı

Avrupa Birliği Komisyon Sözcüsü Guillaume Mercier, Ekrem İmamoğlu’nun tutuklanmasına atıfta bulunarak, Türkiye ile planlanan üst düzey görüşmelerin gerçekleşmesine artık kesin gözüyle bakılamayacağını söyledi.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun tutuklanması, Brüksel’de Türkiye ile yakınlaşma sürecinin sorgulanmasına yol açtı.

DW Türkçe’nin aktardığına göre; Avrupa Birliği Komisyon Sözcüsü Guillaume Mercier, Türkiye ile iş birliğini geliştirmek amacıyla planlanan üst düzey görüşmelerin gerçekleşmesine artık kesin gözüyle bakılamayacağını belirtti. Guillaume Mercier, AB Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen’in İmamoğlu’nun tutuklanmasını “son derece endişe verici” diye nitelendirdiği açıklamasına işaret etti.

AB Komisyonu Başkanı, İmamoğlu’nun tutuklanmasından birkaç gün önce yaptığı açıklamada, AB devlet ve hükümet başkanlarının 17-18 Nisan 2024’teki zirvede aldıkları karara atıfla Türkiye ile ekonomi, göç ve güvenlik konularında görüşmeler planlandığını duyurmuştu.

AB liderler zirvesinde 2024 yılında alınan kararda, Doğu Akdeniz’de istikrar ve güvenliğin önemine vurgu yapılarak Türkiye ile ilişkilerin ve iş birliğinin her iki tarafın yararına olacak şekilde “aşamalı, orantılı ve geri döndürülebilir” şekilde ilerletilmesi yer almıştı.

Ekrem İmamoğlu neden tutuklandı?

İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu hakkındaki “yolsuzluk” soruşturması kapsamında tutuklandı, “terör” soruşturmasında ise serbest bırakıldı.

İmamoğlu’na yönelik ilk soruşturma “Kent uzlaşısı” adı verilen yapılanma ile ilgili. Bu soruşturma kapsamında İmamoğlu’nun yanı sıra İBB Genel Sekreter Yardımcısı Mahir Polat ve Şişli Belediye Başkanı Resul Ekrem Şahan hakkında gözaltı karar verildi. Bu soruşturmada, sanıklara, “İBB iştiraki İstanbul Planlama Ajansı ve BİMTAŞ bünyesinde terör örgütü mensupları/ sempatizanlarının işe alındığı” suçlaması yöneltildi.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’ndan gelen açıklamada şu suçlamalar yer alıyor: Ekrem İmamoğlu’nun kent uzlaşısı temelinde terör örgütünün Halkların Demokratik Kongresi (HDK) çatı yapılanmasıyla ittifak yapıldığına dair tespitlerin terör örgütüne müzahir medya tarafından duyuruldu.

İmamoğlu, İBB Genel Sekreter Yardımcısı Polat, Şişli Belediye Başkanı Şahan, Reform Enstitüsü Başkanı Çalışkan, PKK/KCK terör örgütünün ideolojik alan yapılanmasında faaliyet gösterdiği tespit edilen firari şüpheli A.B. ve A.B.’nin sahibi olduğu Spectrum House çalışanı H.A. ve Şişli Belediye Başkan Yardımcısı Özdemir iştirak halinde “Kent Uzlaşısı” faaliyetinin içerisinde yer aldı.

İmamoğlu, diğer şüphelilerle birlikte yerel seçimlerde, belediye meclis üyesi listelerinin kendisinin onayıyla belirlenmesi de nazara alındığında terör örgütünün yönetimince de ifade edilen metropollerde etkinliğinin arttırılması amacını taşıyan kent uzlaşısı faaliyetine bilerek iştirak etmek suretiyle PKK/KCK terör örgütüne yardım etme suçunu işledi.

İmamoğlu ve ekibine yönelik ikinci suçlamalar ise yolsuzluk iddialarıyla ilgili. Başsavcılığın açıklamasında söz konusu başlıkta şu suçlamalara yer veriliyor: İmamoğlu olmak üzere birçok kişi hakkında, iş adamlarını para vermeye zorladıkları bazı iş adamları ile hareket ederek haksız kazanç sağladıkları piyon kişiler üzerinden alım satımlar yaparak suçtan elde ettikleri, İmamoğlu’nun, Beylikdüzü Belediye Başkanlığı döneminde beraber çalıştığı kişileri, İBB’ye yerleştirdiği,

Büyükşehir Belediyesi iştirakleri olan Meyda A.ş Kültür A.ş.’nin hizmet alımı nitelikli işlerine yüksek fiyatlı teklifler vererek sonuç fiyatı kendilerinin belirlemesi suretiyle ederlerinin çok üzerinde işler aldıkları, hali hazırda faal olan bir çok iş yerinden rüşvet talep edildiği, kabul etmeyen mağdurlar hakkında Belediye Encümenlerinden aldırılan kararla zorla para alınmaya çalışıldığı, MEDYA A.Ş, KÜLTÜR AŞ., KİPTAŞ ve İSFALT firmalarından ihale alan örgüt üyelerinin belediyeden aldıkları ilk avans ödemeleri ile ya örgüt lideri İmamoğlu’na ait inşaatlara para aktardıkları iddia edildi.

Paylaşın

Ankara Büyükşehir Belediyesi’ne “Konser” Soruşturması

Ankara Büyükşehir Belediyesi (ABB), belediyenin düzenlediği 33 konser hakkında, kamu zararı oluştuğu iddiasıyla soruşturma izni verildiğini, karara itiraz edeceklerini duyurdu.

Haber Merkezi / ABB’den konuya ilişkin yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi: “Ankara Büyükşehir Belediyesi olarak 2021-2024 yılları arasında düzenlenen bir dizi kültür ve sanat etkinlikleri bir süredir müfettişler tarafından incelemeye alınmıştı.

Müfettişler tarafından sürdürülen ve 130 konseri kapsayan hizmet alımlarına ilişkin inceleme tamamlanmıştır Söz konusu inceleme sonucunda 97 konser için herhangi bir usulsüzlük tespit edilmemiş, bu etkinliklerle ilgili soruşturma izni verilmemiştir. Ancak 33 konser hakkında, kamu zararı iddiasıyla soruşturma izni verilmesi yönünde karar alınmıştır.

Önemle belirtmek isteriz ki; bu etkinlikler daha önce Sayıştay’ın rutin denetimlerinde ve İçişleri Bakanlığı tarafından yapılan teftişlerde detaylıca incelenmiş, herhangi bir olumsuz bulguya rastlanmamıştır Karara konu olan ve hakkında inceleme yapılan 9 belediye çalışanı, hukuki haklarını kullanarak Bölge İdare Mahkemesi nezdinde itirazda bulunacaklardır”

Mansur Yavaş: Ülkemizde her şey olabilir

Ekrem İmamoğlu’nun gözaltına alınmasının ardından değerlendirmelerde bulunan Ankara Büyükşehir Belediyesi Mansur Yavaş, “Sıra size mi gelecek?” sorusuna “Normal bir siyasi mücadele etmek yerine rakibine çelme takıyorlar. Ülkemizde her şey olabilir, her şey mümkün. Ankara Başsavcılığı’na çok sayıda dilekçe verilmiş. Bana yönelik de gayretleri olmuş…” yanıtını vermişti.

Paylaşın

Gıda Fiyatları, Son Bir Yılda Yüzde 68,3 Arttı

Gıda fiyatları, mart ayında bir önceki aya göre yüzde 6,8, geçen yılın aynı ayına göre yüzde 68,3 arttı. Türkiye, dünyada gıda fiyatlarının en hızlı arttığı sekizinci ülke konumunda.

Haber Merkezi / Birleşik Kamu-İş Konfederasyonu Ar-Ge birimi KAMUAR, “Halkın Enflasyonu” Mart 2025 raporunu yayınladı. Raporda öne çıkan bölümler şöyle:

“İçinde bulunulan yüksek enflasyon sürecinin en ağır faturasını gıda fiyatları yüzünden ücretliler, dar gelirliler ve yoksullar ödüyor. Vatandaşlar bu faturayı, gıdaya daha fazla para ayırabilmek için, eğitim, sağlık, giyim, barınma ve benzeri diğer temel ihtiyaçlarına yönelik harcamalarını kısarak ödüyorlar.

Türkiye’nin, ne zaman sona ereceği tahmin edilemeyen enflasyon sarmalına sürüklendiği Eylül 2021’den bu yana gıda fiyatları yüzde 1.165 oranında arttı. Eylül 2021’de 100 liraya satın alınan bir gıda sepeti için vatandaşlar bu yıl ocak ayında 1.159 lira, şubat ayında 1.185 lira, martta ise 1,265 lira ödemek zorunda kaldılar.

Gerek gıda fiyatlarında gerekse de genel enflasyon oranlarında yıllık olarak baz etkisiyle yaşanan düşüşler, fiyatların, dolayısıyla hayat pahalılığının azaldığı anlamına gelmiyor. Aksine fiyatlar, artış oranı önceki aylara göre azalsa da artmaya devam ediyor. Diğer bir ifadeyle hızı düşse bile sabit gelirlilerin yoksullaşma süreci devam ediyor.

Eylül 2021’den bu yana kamu çalışanlarının ücretlerinde yüzde 881,5 oranında artış yaşandı. Diğer bir ifadeyle söz gelimi Eylül 2021’de 100 lira olan ortalama kamu çalışanı ücreti Ocak 2025 zammıyla birlikte 982 lira düzeyine çıktı. Ücretlerindeki artış gıda fiyatlarındaki artışı bile karşılamaya yetmeyen kamu çalışanlarının alım gücü gıda fiyatlarına karşı erimeye devam ediyor.

Nitekim bu yıl ocak ayında kamu çalışanlarına geçmiş enflasyon farkı hariç yapılan yüzde 6 oranındaki toplu sözleşme zammının tamamı daha ilk iki ayda eridi. Çalışanlar daha yılın ilk üç ayında devletten alacaklı konumuna geldi.

Birleşik Kamu-İş’in gıda fiyatları endeksi Haziran 2020’den bu yana yani 58 aydır aralıksız olarak bir önceki aya göre artıyor. Bu 58 aylık dönemde gıda fiyatları 16 katı arttı. Gıda fiyatlarındaki bu aralıksız artış Haziran 2020’de 100 liraya alınan bir sepet gıda maddesinin bugün1.850 liraya alınabilir hale getirdi.

Martta yağ ve ekmek, pirinç, un, bulgur makarna grubu dışındaki tüm harcama gruplarında fiyatlar değişik oranlarda arttı. Ekmek-pirinç-un-bulgur harcamaları martta, pirinç fiyatlarındaki artışa rağmen makarna fiyatlarındaki düşüş nedeniyle bir önceki aya göre yüzde 0,5 oranında azalırken, et ve balık grubu harcamalarında yüzde 11,2 oranında yükseliş oldu.

Süt, süt ürünleri ile yumurta grubunda fiyatlar bir önceki aya göre yüzde 3,8 oranında zamlandı. Tereyağı dışındaki yağ harcamaları ise ay çiçeği yağı fiyatlarındaki düşüşe bağlı olarak önceki aya göre yüzde 2,5 oranında azaldı. Meyve fiyatlarının yüzde 12,7 oranında yükseldiği martta sebze fiyatlarında da bir önceki aya göre yüzde 19,8 oranında artış kaydedildi.

Bakliyat fiyatlarının önceki aya göre değişmediği mart ayında salça, zeytin, bal, çay, tuz ve benzeri işlenmiş gıda maddelerinden oluşan diğer gıda fiyatları ise yüzde 0,3 oranında yükseldi. Vatandaşlar mevcut gıda tüketim alışkanlıklarına göre seçilen 64 gıda maddesinden oluşturulan gıda sepetini satın alabilmek için martta bir önceki aya göre yüzde 6,8 oranında daha fazla para ödemek zorunda kaldı. 

Gıda fiyatları bu yıl ocak ayında yüzde 4, şubatta ise yüzde 2,2 oranında artmıştı. Ocak-mart dönemindeki toplam artış ise yüzde 13,6 olarak gerçekleşti.

İlk üç ayda ekmek, pirinç, un, bulgur, makarna fiyatlarında ortalama yüzde 6,3, beyaz ve kırmızı et fiyatlarında yüzde 17,8, süt, süt ürünleri ve yumurta fiyatlarında yüzde 16 artış oldu. Yağ fiyatlarında yüzde 1,5 oranında düşüş oldu. Meyve fiyatları yüzde 18, sebze fiyatları yüzde 24,8, bakliyat yüzde 5,7 ve diğer işlenmiş gıda fiyatları da yüzde 3,5 oranında yükseldi.

Ekmek, un, bulgur, makarna fiyatları bu yıl mart ayında geçen yılın aynı ayına göre yüzde 44,8, et-balık fiyatları 29,6, süt ve süt ürünleri ile yumurta fiyatları yüzde 33,4 oranlarında artış gösterdi. Bir yıl öncesine göre yağ fiyatları yüzde 34,7 oranında zamlandı.

Meyve fiyatları yüzde 123,8, sebze fiyatları ise yüzde 179,7 oranında yükseldi. Bakliyat fiyatları son bir yılda yüzde 18,8, diğer gıda fiyatları ise yüzde 34,7 oranında zamlandı. Gıda fiyatlarında yıllık olarak yüzde 54,2 oranında artış oldu.

Yıllık ortalama artış yüzde 68,3

Mart 2025 sonu itibariyle son 12 aydaki ortalama gıda fiyatları, Mart 2024 sonu itibariyle son 12 aylık ortalama fiyatlara göre ise yüzde 68,3 oranında arttı. 12 aylık ortalama fiyat artışı ekmek, un, bulgur, makarna fiyatlarında yüzde 46,9, et-balık fiyatlarında 49,5, süt ve süt ürünleri ile yumurta fiyatlarında yüzde 42,1 oldu.

Yıllık ortalamalara göre yağ fiyatları yüzde 58,2, meyve fiyatları yüzde 123,8, sebze fiyatları ise yüzde 179,7 oranında arttı. Bakliyatta son 12 aylık ortalama fiyatlar bir önceki 12 aylık döneme göre yüzde 40,2, diğer gıda fiyatları ise yüzde 68,3 oranında zamlandı.”

Paylaşın

DEVA Lideri Babacan: Halk Meydanlarda “Buradayız” Diyor

Demokrasi ve Atılım (DEVA) Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun diplomasının iptaliyle başlayan, gözaltı ve tutukluluk süreciyle devam eden siyasi gelişmelere ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

İzmir programı kapsamında önce basın mensuplarıyla bir araya gelen Babacan, şunları söyledi: “Sayın Erdoğan’ın hatırlarsanız geçtiğimiz haftalarda bir ifadesi vardı. Ne demişti? ‘Bu makamlar ilelebet hiç kimse de olmayacak. Emri hak bir gün vaki olacak’ demişti. Şimdi bu ne demek? Aslında şöyle, iki cümleyi yan yana koyduğunuzda yani, ‘Sağlığım ve ömrüm yettiği sürece ben bu koltukta oturacağım’ demek.

Evet. Biz bunu öyle okuduk. Hatta bunu ben bir grup konuşmamda da söyledim, yeni değil yani. Bu olaylardan önce söyledim. Dedim ‘Böyle bir ifadesi var. Bu riskli bir ifade… Eğer içinden geçen buysa o zaman demokrasi adına hepimiz korkalım.’ Şimdi demokrasilerde sandık esas ve iktidarın halkın oyuyla değişmesi esas. Eğer o kapı kapanıyorsa o zaman Türkiye’de başka bir rejime başlamak istemektir.

Başka bir döneme girmiştir Türkiye. Bunu da hiçbirimizin kabul etmesi, hiçbirimizin böyle sessiz sedasız bu konuyu geçirmesi mümkün değil. Dolayısıyla tabii ki itiraz edeceğiz. Tabii ki vatandaşlarımız, gençlerimiz meydanlara olacak. Protesto hakkı meşru bir hak, Anayasal bir hak. Barışçıl bir şekilde herhangi bir provokasyona kapılmadan, ki bu provokasyon iktidar tarafından da gelebilir; provokasyon bazı kalabalıklar arasında sızan münferit kişiler ya da örgütler tarafından da gelebilir.

Dolayısıyla hiçbir şekilde provoke edilmesine izin vermeden barışçıl şekilde sesimizi yükseltip iktidara duruşumuzu göstermeniz millet olarak gerçekten çok çok önemli. Çünkü Ankara’da Külliye’yi görmüşsünüzdür. O külliyenin inşasıyla beraber o yüksek duvarlarla beraber artık vatandaşlarımızın sesini o külliyeden içeri duyması çok zorlaştı.

Çok da dikkatli olmak lazım. Çünkü meydanlarda olan vatandaşlarımız var ama özellikle belli bir yaşın üstündeki vatandaşlarımızın da bu sokak hareketleriyle ilgili hep korkusu vardır Türkiye’de. Yani o eski anarşi günleri var ya hani çok önce… O korku da vardır bazı vatandaşlarımızda.

Dolayısıyla o korkuları depreştirecek görüntülerden de uzak durmak lazım. Bu bilinç sanırım toplumumuzda var. Yani ufak tefek şeyler görüyoruz bu sosyal medyada hani karşılıklı… Fakat büyük ölçüde de o barışçıl tutumu da sağlanma gayreti görüyoruz. O da bizi mutlu mutlu ediyor.”

“Sayın Erdoğan ekonominin ortasına sis bombası attı”

Ali Babacan, sonrasında Ege TV’de gazeteci Cihad Taysi’nin sorularını yanıtladı. “Böyle bir ortamda ekonomi büyümez, ekonomik sorunlar çözülmez. Allah korusun daha kötüsü olabilir” ifadelerini kullanan Babacan şunları söyledi:

“Sayın Erdoğan ne yaptı? Aslında salı gününden bu yana bir sis bombasını attı ekonominin ortasına. Herkes sisli havada bu sefer işlerini yavaşlatır. Kimse hızlanmaz. Giderim bir yere çarparım, önümde duran bir arabaya çarparım, bir kamyonun altına gidelim diye herkes yavaş yavaş ilerler. Ne olacağı belli değil… Dolayısıyla şu anda bütün ekonomik aktörler sisli havada araba kullanır gibi yavaşladı. Bu ekonomiyi yavaşlatır nihayetinde. Çünkü öngörülebilirliği ortadan kaldırdı. ‘Ya bu da olmaz kardeşim’ diyeceğiniz bir şey kalmadı memlekette yani.

Herkesin her an mal varlığına el koyulabildiği, her an ileri şekilde müdahalelerde bulunabildiği, belediye başkanlarının ‘Kalk oradan benim kayyumum oturacak’ diye bir anda seçilmiş belediye başkanlarının yönetiminden alması, görevinden alması gibi gerçekten son derece yanlış ve öngörülebilmesi zor bir ortama girdik. Böyle bir ortamda ekonomi büyümez, ekonomik sorunlar çözülmez. Allah korusun daha kötüsü olabilir yani.

Takımımız A Ligi’ne çıktı. Gerçekten Türkiye’nin zor bir gününde morallerin çok bozuk olduğu, herkesin ülkenin yarınlarıyla ilgili umudunu yitirmeye başladığı bir günde gerçekten güzel bir haber oldu bu… Evet Avrupa’da A Ligi’ne çıktı milli takımımız ama tabii ki Türkiye’nin hedefi demokraside A Ligi olmak, hukukta A Ligi olmak… Ekonomide de nihayetinde A Ligi’nde olmak… Asıl görmemiz gereken tablo bu.

Yargı karşısında, kanunlar karşısında herkes her an hesap vermeye hazır olmalıdır. Demokrasilerin en önemli gereği budur. Ama öyle bir silsile görüyoruz ki iktidarın Türkiye genelinde seçimlerde kaybettiği belediyeleri farklı farklı yöntemlerle yeniden kayyum yoluyla ya da farklı yöntemlerle ele geçirmeye çalıştığını da görüyoruz. Bu da işin bir gerçeği. Bu demokrasinin tam da kalbine hançer saplamak anlamına geliyor. Sandığı anlamsızlaştırıyor, seçime gitmeyi anlamsızlaştırıyor.

Sayın Erdoğan’ın daha birkaç hafta önce söylediği bir söz var. Ne dedi? Bu ne demek? Benim sağlığım ve ömrüm yettiği sürece bu makamdan kalkmayacağım demek… İlelebet oturamam, zaten bir gün ömrüm yetmeyecek diyor yani. Bu çok tehlikeli ve insanların umudunu kıran, demokrasiyle sandıkla bir değişimin mümkün olmayacağıyla ilgili de bir kanaate sürükleyen bir gerçek. Öyle olunca da vatandaşlarımız meydanlarda, bugün ana muhalefetin kurduğu sandıklarda ‘Biz buradayız’ dediler.

Enflasyona bakıyorsunuz, faizlere bakıyorsunuz, geçim sıkıntısına bakıyorsunuz, hayat pahalılığına bakıyorsunuz, her şey yokuş aşağı gidiyor. Dolayısıyla gençlerimizin ülkeyle ilgili umutlu olması için bir sebep yok, bir yaşanmışlıkları yok yani. Sürekli kötüye giden bir ülke ve değişmeyen bir iktidar, onları bunaltan, umutlarını karartan bir durum.

Zaten bu kadar gencin birdenbire yollara, caddelere dökülmesinin en önemli sebebi, varsa bir küçük umut kırıntısı, bu umut kırıntısının da yok olması: ‘Yani galiba bu iktidar hiçbir zaman değişmeyecek, bu iktidar hiçbir zaman kendisine ciddi bir rakip görmek istemeyecek, ciddi bir rakip gördüğü anda da o rakibi bir şekilde engelleyecek…’”

Paylaşın

Ekrem İmamoğlu Protestoları: En Az 10 Gazeteciye Gözaltı

Türkiye genelinde devam eden “Ekrem İmamoğlu” protestolarını takip eden en az 10 gazeteci gözaltına alındı. Gazetecilere yönelik suçlamalar ise henüz bilinmiyor.

Haber Merkezi / Medya ve Hukuk Çalışmaları Derneği (MLSA) sabah saatlerinde gerçekleştirilen polis operasyonlarında gazeteciler Bülent Kılıç, Zeynep Kuray, Yasin Akgül, Ali Onur Tosun, Hayri Tunç, Barış İnce, Zişan Gür ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) foto muhabiri Kurtuluş Arı’nın gözaltına alındığını duyurdu.

Gazeteci Emre Orman’ın da evine baskın yapıldığı, evde olmadığı için gözaltına alınmadığı bildirildi. MLSA, İzmir’de de foto muhabiri Murat Kocabaş’ın evinde gözaltına alındığını duyurdu.

Türkiye Gazeteciler Sendikası (TGS) “Yaşananları ve gerçekleri kitlelere yansıtan gazeteciler, kamuya karşı görevlerini ve sorumluluklarını yerine getiriyor. Gazetecilere yönelik baskı ve susturma politikalarınızdan vazgeçin” diyerek hükümeti uyardı.

Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK) Basın İş “Gazetecileri ev baskınlarıyla gözaltına almak, basın özgürlüğüne ve halkın gerçekleri öğrenme hakkına yapılmış bir saldırıdır. Gazetecileri susturarak gerçeği gizleyemezsiniz” diyerek gözaltılara tepki gösterdi.

Sınır Tanımayan Gazeteciler (RSF) Türkiye Temsilcisi Erol Önderoğlu, polis şiddetine vurgu yaparak “Gazetecilere saldırılar hız kesmiyor. Gazeteci güvenliği ve hakları ayaklar altında. İçişleri Bakanı’nı bu ihlallere son vermeye çağırıyoruz” diye açıklama yaptı.

“Son defa uyarıyoruz”

Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK) Başkanı Ebubekir Şahin, dün gece sosyal medya hesabından yayıncı kuruluşları uyardı. Şahin, yayıncı kuruluşların, taraflı ve gerçek dışı haberlere değil yetkililerden gelen resmi bilgi ve açıklamalara yer vermeleri gerektiğini belirtti.

Kanunlara uymayan yayıncı kuruluşlarla ilgili en üst sınırdan program durdurmalara varan yaptırımlar uygulandığını hatırlattı. “Hukuk dışı yayınlara devam eden ve sayısı birkaç taneyi geçmeyen yayıncı kuruluşlar” olarak bahsettiği kurumları “son kez” uyardıklarını söyledi.

Şahin, “Halkı sokağa davet eden; illegal örgütlerin sözcüsü gibi beyanlarda bulunan yorumcuları ekrana taşıyan; devlet büyüklerine, soruşturmayı yürüten yargı mensuplarına, emniyet personeli ile kolluk kuvvetlerine hakaret hatta tehditlere varan ifade ve yayınlara yer veren yayıncı kuruluşlarla ilgili” lisans iptaline varabilecek yaptırım uygulanacağı duyurdu.

Paylaşın

UEFA Uluslar Ligi: Türkiye, A Ligi’ne Yükseldi

UEFA Uluslar Ligi play-off turu rövanş maçında Macaristan ile Türkiye, Puskas Arena’da karşı karşıya geldi. Türkiye, sahadan 3-0 galip ayrılarak A Ligi’ne yükseldi.

Haber Merkezi / Türkiye’nin gollerini 37. dakikada penaltıdan Hakan Çalhanoğlu, 39. dakikada Arda Güler ve 90. dakikada Abdülkerim Bardakçı kaydetti.

Türkiye, Ali Sami Yen’de oynanan ilk maçta 3-1 galip ayrılmıştı. O karşılaşmada Türkiye’nin gollerini 9. dakikada Orkun Kökçü, 69. dakikada Kerem Aktürkoğlu ve 73. dakikada İrfan Can Kahveci, Macaristan’ın tek golünü ise 25. dakikada Andras Schafer kaydetmişti.

36. dakikada ceza sahası içinde Kerem Aktürkoğlu’nun pasına hareketlenen İsmail Yüksek, Fiola’nın müdahalesiyle yerde kalırken hakem Felix Zwayer, beyaz noktayı gösterdi. 37. dakikada penaltıda topun başına geçen kaptan Hakan Çalhanoğlu, top ile kaleciyi ayrı köşelere gönderdi: 0-1.

39. dakikada hızlı gelişen atakta Kerem Aktürkoğlu’nun ceza sahası sağ çaprazına çıkardığı pası Oğuz Aydın son çizgide kontrol etti. Milli futbolcunun penaltı noktasının sağına çıkardığı pasta Arda Güler, sol ayak içiyle uzak köşeden topu ağlarla buluşturdu: 0-2.

90. dakikada Hakan Çalhanoğlu’ndan aldığı topla ceza sahasına sol çaprazdan giren Barış Alper Yılmaz, arka direğe ortaladı. Altıpas içinde Abdülkerim Bardakcı’nın uygun durumda kafa vuruşunda meşin yuvarlak ağlarla buluştu: 0-3.

Stat: Puskas Arena

Hakemler: Felix Zwayer, Robert Kempter, Christian Dietz (Almanya)

Macaristan: Dibusz, Fiola (Dk. 46 Nego), Orban, Marton Dardai (Dk. 61 Szalai), Bolla, Bence Dardai (Dk. 46 Nikitscher), Vecsei (Dk. 74 Csoboth), Kerkez, Szoboszlai, Gazdag (Dk. 60 Toth), Varga

Türkiye: Uğurcan Çakır, Mert Müldür, Samet Akaydin, Abdülkerim Bardakcı, Eren Elmalı, Hakan Çalhanoğlu, İsmail Yüksek (Dk. 46 Salih Özcan), Oğuz Aydın (Dk. 71 Deniz Gül), Arda Güler (Dk. 64 İrfan Can Kahveci), Kenan Yıldız (Dk. 82 Yusuf Akçiçek), Kerem Aktürkoğlu (Dk. 64 Barış Alper Yılmaz)

Goller: Dk. 37 Hakan Çalhanoğlu (Penaltıdan), Dk. 39 Arda Güler, Dk. 90 Abdülkerim Bardakcı (Türkiye)

Paylaşın

CHP’de Ön Seçim: İmamoğlu’na 15 Milyona Yakın Oy

Cumhuriyet Halk Partisi’nin (CHP) cumhurbaşkanı adayı ön seçimi tamamlandı. Ekrem İmamoğlu’nun tek aday olduğu seçimde 15 milyona yakın kişinin oy kullandığı açıklandı.

İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun tutuklanmasının ardından yüz binlerce kişi üst üste beşinci kez Saraçhane’de buluştu.

Tutuklanan İmamoğlu mesajında, “Korkunun ecele faydası yok! Öyle de yenileceksin! Böyle de yenileceksin. Türkiye bugün büyük bir ihanete uyandı, demokrasi meydanlarında buluşarak sesinizi yükseltin” diyerek, İBB binasının olduğu Saraçhane Meydanı’na çağrı yapmıştı.

Saraçhane’de kalabalığa seslenen CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Türkiye genelinde partisinin cumhurbaşkanı ön seçiminin sonucunu sloganlar eşliğinde açıkladı. Özel, “üyelerimizden sandığa katılım şu ana kadar 1 milyon 653 bin kişidir” dedi. Özel 2 bin 621 sandığın sayılmadığını belirterek, 13 milyon oyun da dayanışma sandıklarına atıldığnı kaydetti.

Etkinlikte konuşan Ekrem İmamoğlu’nun eşi Dilek İmamoğlu, “Yıllardır Ekrem’i suçlu göstermek için neler yapmadılar ki? Hatırlayalım 6 yıl önce Ekrem’in kazanacağını fark eden devletin kurumları oy verilerini açıklamayı durdurmuştu. Ekrem o gece çıkıp ‘Hak yemem, hakkımı da yedirmem’ demişti. O günden bugüne ülkeyi yönetenler Ekrem’den ve onu sevenlerden korkuyorlar. Milletin iradesini gasp edip onu siyaset dışına bırakmak istiyorlar. Onu dışarıda bırakıp iş sandığa kalmadan kazanırız sanıyorlar. Ama yanılıyorlar” dedi.

Cumhurbaşkanlığı ön seçimi için 81 ilde ve 973 ilçede 5 bin 600 sandık kuruldu. Oy verme işlemi sabah saat 08.00’de başladı. Saat 17.00’de sona ermesi öngörülen oy kullanma işlemleri saat 19.00’a kadar uzatıldı. Sandıkların kapanmasının ardından oy sayım işlemlerine başlandı.

Bu kapsamda Ankara’da 25 ilçede, İstanbul’da 39 ilçede ve İzmir’de 30 ilçede, ilçe başkanlıklarının yanı sıra belediyelere ait sosyal tesisler, pazar yerleri, kahvehane, düğün salonu ve spor salonları gibi halkın rahat erişebileceği yerlerde vatandaşlar sandıklara gidip oy kullandılar.

Paylaşın

Ekrem İmamoğlu Görevden Alındı; Şişli Belediyesi’ne Kayyım Atandı

İçişleri Bakanlığı, İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu ve Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık ve Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan’ın görevden alındığını açıkladı.

Haber Merkezi / İçişleri Bakanlığı’nın açıklamasında, Resul Emrah Şahan’ın yerine Şişli Kaymakamı Cevdet Ertürkmen’in yerine kayyım atandığını belirtti.

Bakanlık açıklamasında İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun ‘Hukuka aykırı olarak kişisel verileri kaydetmek’, ‘Rüşvet almak’, ‘Kamu kurum ve kuruluşlarının ihalesine fesat karıştırmak’ suçlarından tutuklandığı hatırlatılarak görevden uzaklaştırıldığı belirtildi.

Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık hakkında da ‘İrtikap ve suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olmak’ suçundan tutuklanması nedeniyle görevden uzaklaştırma kararı verildi.

Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan hakkında ise ‘Silahlı terör örgütüne yardım etme’ suçlaması ile tutuklama kararı verildiği için görevden uzaklaştırma kararının yanı sıra yerine kayyım atanmasına karar verildi.

İçişleri Bakanlığı tarafından açıklanan kararda şu ifadelere yer verildi: “İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmaamoğlu, hukuka aykırı olarak kişisel verileri kaydetmek, rüşvet almak, kamu kurum veya kuruluşlarının ihalesine fesat karıştırmak, suç işlemek amacıyla örgüt kurma suçlarından İstanbul 10. Sulh Ceza Hakimliğinin 23.03.2025 tarihli ve 2025/347 sorgu no sayılı kararına istinaden tutuklanmış; Anayasa’nın 127’nci maddesi ile 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 47’nci maddesi gereğince geçici bir tedbir olarak İçişleri Bakanlığı’nca görevinden uzaklaştırılmıştır.

İstanbul İli Beylikdüzü İlçe Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık, irtikap ve suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma suçlarından İstanbul 6. Sulh Ceza Hakimliğinin 23.03.2025 tarihli ve 2025/579 Sorgu sayılı kararına istinaden tutuklanmış; Anayasa’nın 127’nci maddesi ile 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 47’nci maddesi gereğince geçici bir tedbir olarak İçişleri Bakanlığı’nca görevinden uzaklaştırılmıştır.

İstanbul İli Şişli İlçe Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan, silahlı terör örgütüne yardım etme suçundan İstanbul 10. Sulh Ceza Hakimliğinin 23.03.2025 tarihli ve 2025/348 Sorgu sayılı kararına istinaden tutuklanmış; Anayasa’nın 127’nci maddesi ile 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 47’nci maddesi gereğince geçici bir tedbir olarak İçişleri Bakanlığı’nca görevinden uzaklaştırılmıştır.

5393 sayılı Belediye Kanunun 45 ve 46’ncı maddeleri uyarınca Şişli Kaymakamı Cevdet Ertürkmen, İstanbul Valiliğince Şişli Belediye Başkan Vekili olarak görevlendirilmiştir.”

Cevdet Ertürkmen kimdir?

Şişli Kaymakamlığı’nın resmi sitesinde Ertürkmen’in özgeçmişi yer alıyor. Kahramanmaraş’ta 1970 yılında doğan Ertürkmen, 1992 yılında İstanbul Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi’nden mezun oldu.

Göreve Gaziantep’te kaymakam adayı olarak başladı. Şişli’deki görevine 29.07.2024’te başladı. Daha önce Burdur, Van, Şanlıurfa, Kayseri, Aydın, Trabzon ve Samsun’da da görev yaptı.

Paylaşın

Ekrem İmamoğlu’nun Tutuklanmasının Olası Siyasi Ve Hukuki Sonuçları

İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, “yolsuzluk” iddiasıyla başlatılan soruşturma kapsamında tutuklanırken, “terör” iddiasıyla başlatılan soruşturma kapsamında ise serbest bırakıldı.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’ndan yapılan açıklamada, “Cumhuriyet Başsavcılığımızca yürütülen soruşturmalar kapsamında nöbetçi Sulh Ceza Hakimliğince, mali nitelikli soruşturma kapsamında şüpheli Ekrem İmamoğlu’nun suç örgütü kurmak ve yönetmek, rüşvet almak, irtikap, hukuka aykırı olarak kişisel verileri kaydetmek ve ihaleye fesat karıştırmak suçlarından tutuklanmasına,

şüpheli Ekrem İmamoğlu hakkında ise üzerine atılı silahlı terör örgütüne yardım etme suçundan kuvvetli suç şüphesi bulunmakla birlikte mali nitelikli suçlardan zaten tutuklanmasına karar verildiğinden bu aşamada gerek görülmemekle talebin reddine karar verilmiştir” denildi.

Peki Ekrem İmamoğlu’nun tutuklanması hangi siyasi ve hukuki sonuçları doğurabilir?

İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne kayyum atanabilir mi?

İmamoğlu, hakkındaki “yolsuzluk” iddiaları nedeniyle tutuklandı. Belediyelere kayyum atanması “terör” suçlaması nedeniyle yapılıyor. Bu nedenle şu anda kayyum atanması söz konusu değil.

CHP Yerel Yönetimlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Gökan Zeybek de Halk TV’de katıldığı canlı yayında konuyla ilgili gelen soru üzerine “Bu kararla kayyum ihtimalinin ortadan kalkmış olduğunu” söyledi.

Ancak İmamoğlu ileriki dönemde “teröre yardım” suçlamasıyla görevden uzaklaştırılırsa veya tutuklanırsa İçişleri Bakanlığı tarafından İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne kayyum atanabilir.

İmamoğlu’nun tutukluluğunda belediyeyi kim yönetecek

İmamoğlu’nun gözaltına alınmasının ardından yerine İBB Birinci Meclis Başkanvekili Nuri Aslan geçici olarak belediye başkanvekili olarak görevlendirildi. İmamoğlu, yolsuzluk iddiası nedeniyle tutuklandığı için Belediye Meclisi toplanarak kendi içinden bir ismi belediye başkanvekili seçecek.

Tutuklama, İmamoğlu’nun ön seçime girmesine engel mi?

Ekrem İmamoğlu, CHP’nin gerçekleştirdiği önseçime tek aday olarak girdi. Önseçimde adaylığına ve aday olarak seçilmesine engel bir durum yok. Resmen adaylık için YSK’nın seçim takvimini açıkladıktan sonra, İmamoğlu’nun CHP Meclis grubu tarafından aday gösterilmesi gerekiyor.

Bu sürecin ardından, Cumhurbaşkanı adaylığı için gerekli koşulları taşıması ve adaylık tarihinde kesin hüküm giymemiş olması şartıyla İmamoğlu resmen CHP’nin cumhurbaşkanı adayı olabilir.

İmamoğlu’nun tutuklanması, cumhurbaşkanı adaylığına engel mi?

İmamoğlu hakkındaki tutuklama kararı adaylığına ve cumhurbaşkanı seçilmesine engel değil. İmamoğlu hakkında şu ana kadar kesinleşmiş yargı kararı bulunmuyor.

Ancak tutuklanmasına yol açan soruşturma dahil, kendisine yöneltilen suçlamalardan herhangi birinden kesin hüküm giymesi, siyasi yasak getirilmesi veya cumhurbaşkanı adaylığına engel bir durumun ortaya çıkması halinde adaylığı mümkün olmayacak.

İmamoğlu’nun üniversite diplomasının iptal edilmesi adaylığını nasıl etkileyecek?

Anayasaya göre cumhurbaşkanı adayı olabilmek ve seçilebilmek için üniversite mezunu olma koşulunu yerine getirmek gerekiyor. Üniversitenin iptal kararı, şu anda adaylığa engel bir durum oluşturmuyor, bu konuda da yargı kararının kesinleşmesi gerekiyor.

Diploma iptali karşısında İmamoğlu İdare Mahkemesi’ne itiraz kararı aldı. İdare Mahkemesi, diplomanın iptali yönünde karar verirse, İmamoğlu’nun bu kararı istinafa taşıma hakkı bulunuyor. Bu süreçlerin sonunda diploma iptal edilirse, İmamoğlu aday olma yeterliliğini kaybetmiş olacak.

Ayrıca İmamoğlu’nun avukatları, diplomanın iptal kararıyla ilgili Anayasa Mahkemesi ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne de hak ihlali gerekçesiyle başvuracağını açıkladı.

Bu süreçte bir seçim olursa ve İmamoğlu başvuruda bulunursa, aday yeterliliğini taşıyıp taşımadığına Yüksek Seçim Kurulu (YSK) karar verecek.

Şişli ve Beylikdüzü belediyelerine kayyum atanabilir mi?

Şişli Belediye Başkanı Emrah Şahan “kent uzlaşısı” soruşturmasında silahlı terör örgütüne yardım suçundan tutuklandığı için İçişleri Bakanlığı bu belediyeye kayyum atayabilir. Beylikdüzü Belediye Başkanı Murat Çalık “yolsuzluk” soruşturmasından tutuklandığı için bu ihtimal şu aşamada yok.

Daha önce terör soruşturması edeniyle tutuklanan CHP’li Esenyurt Belediye Başkanı Ahmet Özer’in yerine kayyum atanmıştı.

(Kaynak: BBC Türkçe)

Paylaşın

Adalet Bakanı’ndan “Ekrem İmamoğlu” Açıklaması; Hukuk Devleti Vurgusu

Ekrem İmamoğlu’nun tutuklanması kararının ardından açıklama yapan Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, “Hukuk Devleti ilkesine ve yargıya duyulan güvenin gereği olarak, sürecin tüm yönleriyle tamamlanması beklenmeli” dedi.

Haber Merkezi / Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, Ekrem İmamoğlu’nun tutuklanmasının ardından soruşturmaların seyrine yönelik açıklama yaptı. Bakan Tunç’un açıklamaları şu şekilde:

“İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturmalar kapsamında, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı’nın da aralarında bulunduğu bazı şüpheliler hakkında isnat edilen suçlar bakımından Nöbetçi Sulh Ceza Hâkimliğince tutuklama, adli kontrol ve serbest bırakma kararları verilmiştir.

Yargısal süreçler, hukuk sistemimizde denetime açık şekilde ilerlemekte olup, ilgili soruşturmalar halen devam etmektedir. Hâkimler, bakmakta oldukları soruşturma ve kovuşturmalarda kararlarını verirken dosya kapsamı ile bağlıdır; isnat edilen suçlamalara ilişkin iddia, savunma ve deliller doğrultusunda hukuki bir sonuca ulaşırlar.

Bu çerçevede, yürütülen adli soruşturmayı bir “siyasi soruşturma” olarak nitelendirmek yanlış olup, hukuki değerlendirmelerin siyasi zemine çekilmesi, kamuoyunda yanlış algıların oluşmasına neden olabileceği gibi Hukuk Devleti ilkesine de aykırılık teşkil eder.

Hukuk Devleti ilkesine ve yargıya duyulan güvenin gereği olarak, sürecin tüm yönleriyle tamamlanması beklenmeli, yorum ve değerlendirmeler bu çerçevede itidalli bir yaklaşımla ele alınmalıdır. Unutulmamalıdır ki adalet, yalnızca Türk milleti adına karar veren bağımsız ve tarafsız yargı mercileri eliyle tecelli eder.

Bu nedenle, sorumluluk makamında olanlar başta olmak üzere herkesin açıklamalarında daha dikkatli, özenli ve sorumluluk bilinciyle hareket etmeleri, toplumda yanlış anlaşılmalara yol açabilecek beyanlardan kaçınmaları gerektiği unutulmamalıdır.”

Ne olmuştu?

İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu hakkındaki “yolsuzluk” soruşturması kapsamında tutuklandı, “terör” soruşturmasında ise serbest bırakıldı.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’ndan yapılan açıklamada, “Cumhuriyet Başsavcılığımızca yürütülen soruşturmalar kapsamında nöbetçi Sulh Ceza Hakimliğince, mali nitelikli soruşturma kapsamında şüpheli Ekrem İmamoğlu’nun suç örgütü kurmak ve yönetmek, rüşvet almak, irtikap, hukuka aykırı olarak kişisel verileri kaydetmek ve ihaleye fesat karıştırmak suçlarından tutuklanmasına,

şüpheli Ekrem İmamoğlu hakkında ise üzerine atılı silahlı terör örgütüne yardım etme suçundan kuvvetli suç şüphesi bulunmakla birlikte mali nitelikli suçlardan zaten tutuklanmasına karar verildiğinden bu aşamada gerek görülmemekle talebin reddine karar verilmiştir” denildi.

Hakkında tutuklama kararı çıkarılan diğer isimler ise şöyle: Medya A.Ş Yönetim Kurulu Başkanı ve İmamoğlu’nun danışmanı Murat Ongun, İstanbul Planlama Ajansı (İPA) Başkanı Doç. Dr. Buğra Gökçe, İmamoğlu İnşaat Genel Müdürü Tuncay Yılmaz ve İBB Kültür A.Ş. Genel Müdürü Murat Abbas, iş insanları Ali Nuhoğlu,

Adem Tuncay, Ali İlbak ve Ahmet Köksal, Eyüp Subaşı, Kamil Timur Delibaş, Mete Sarıaltun, Alper Aydın, Serdal Taşkın, Serkan Öztürk, Mustafa Nihat Sütlaş, Süleyman Atik, Ahmet Çiçek, Yusuf İlbak ve Servet Yıldırım.

Paylaşın