Nüfusun Yüzde 73.59’u Muhalefet Partileri Tarafından Yönetilecek

Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi sonuçlarına göre 2023 yılı sonu itibarıyla Türkiye’nin nüfusu 85 milyon 327 bin düzeyinde. Seçim sonuçlarına göre yerelde bu nüfusun yüzde 73.59’u muhalefet partileri tarafından yönetilecek.

Buna göre CHP’nin kazandığı 35 belediyede yaşayan kişi sayısı 52 milyon 900 bin 730, bunların toplam nüfusa oranı ise yüzde 61.96’ya karşılık geliyor. DEM Parti’nin kazandığı belediyelerin nüfusu 6 milyon 972 bin ve toplam içindeki payı yüzde 8.17 düzeyinde. Yeniden Refah Partisi yüzde 3.09’a karşılık gelen 2 milyon 634 bin kişinin yaşadığı 2 ili yönetecek. İYİ Parti’nin yöneteceği Nevşehir’de 315 bin 994 kişinin yaşarken, bunların toplam nüfus içindeki oranı yüzde 0.37 seviyesinde.

Ekonomim’den Hüseyin Gökçe’nin haberine göre; 31 Mart yerel seçimlerinde iktidarı oluşturan Cumhur İttifakı’nın ciddi oranda oy kaybı yanı sıra muhalefetin oy artışı, yerelde yönetilen nüfus oranlarına da yansıdı. Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi sonuçlarına göre 2023 yılı sonu itibarıyla Türkiye’nin nüfusu 85 milyon 327 bin düzeyinde. Seçim sonuçlarına göre yerelde bu nüfusun yüzde 73.59’u muhalefet partileri tarafından yönetilecek.

Buna göre CHP’nin kazandığı 35 belediyede yaşayan kişi sayısı 52 milyon 900 bin 730, bunların toplam nüfusa oranı ise yüzde 61.96’ya karşılık geliyor. DEM Parti’nin kazandığı belediyelerin nüfusu 6 milyon 972 bin ve toplam içindeki payı yüzde 8.17 düzeyinde. Yeniden Refah Partisi yüzde 3.09’a karşılık gelen 2 milyon 634 bin kişinin yaşadığı 2 ili yönetecek. İYİ Parti’nin yöneteceği Nevşehir’de 315 bin 994 kişinin yaşarken, bunların toplam nüfus içindeki oranı yüzde 0.37 seviyesinde.

Buna karşılık Cumhur İttifakı içindeki en büyük parti olan Ak Parti’nin yöneteceği illerdeki toplam nüfus 19 milyon 243 bin 314 ve bunların toplam nüfus içindeki payı yüzde 22.54 olarak hesaplanıyor. MHP’nin kazandığı belediyelerde 2 milyon 304 bin 334 kişi yaşıyor ve bunların toplam içindeki payı yüzde 2.70 düzeyinde. Cumhur İttifakı’nda yer alan BBP’nin kazandığı Sivas’ın nüfusu 650 bin 401 ve Sivas’ın nüfus içindeki payı yüzde 0.76 olarak ölçüldü.

31 Mart yerel seçimlerinde muhalefetin kazandığı illerin Türkiye’deki toplam mevduat içindeki payı yüzde 86.5 olarak hesaplandı. Seçimlerde birinci parti olarak çıkan CHP’nin kazandığı illerdeki mevduat, Türkiye’deki toplam mevduat içinde yüzde 84.5 pay alırken, DEM Parti’nin kazandığı illerdeki mevduatın payı yüzde 1.31 oldu. Muhalefetten YRP’nin yöneteceği illerdeki mevduatın payı yüzde 0.51, İYİ Parti’nin yöneteceği Nevşehir’in toplam mevduat içindeki payı ise yüzde 0.21 düzeyinde.

İktidardaki Ak Parti’nin yöneteceği illerin toplam mevduat içindeki payı yüzde 12.1, MHP’nin yöneteceği illerdeki mevduatın payı yüzde 0.91, BBP’nin yöneteceği ildeki mevduatın toplam içindeki payı ise yüzde 0.3 olarak hesaplandı.

Kişi başına düşen milli gelir yönünden 2019 ve 2022 yılı verilerine göre siyasi partilerin yönettikleri belediyelerde değişim de hesaplandı. Buna göre 2019 yılında CHP’nin yönettiği illerde kişi başına milli gelir 9 bin 120 dolar iken, 2024 seçimlerinde bu seviye 9 bin 588 dolar olarak belirlendi. Ak Parti belediyelerinde milli gelir 6 bin 258 dolar iken bu seçimde 7 bin 294 dolar olarak hesaplandı. O dönem HDP olan bu seçimde ise DEM olarak seçime giren partinin yönettiği illerdeki milli gelir 4 bin 558 dolardan, 5 bin 1 dolara yükseldi. MHP’nin yönettiği illerdeki milli gelir ise 6 bin 895 dolardan 7 bin 370 dolara çıktı.

Önceki dönemde bulunmayan partilerden YRP’nin kazandığı illerdeki kişi başına milli gelir 4 bin 772 dolar, İYİ Parti’nin kazandığı Nevşehir’de 7 bin 39 dolar, BBP’nin kazandığı Sivas’ta ise 6 bin 901 dolar olarak hesaplandı.

2019 seçimlerinde muhalefet partilerinin yönettiği illerin milli gelire katkısı yüzde 66.05 iken 2024 seçimlerinde kazandığı illerin katkısı toplam yüzde 77.7’ye çıktı. Bu kapsamda CHP’li belediyelerin katkısı yüzde 62.52’den yüzde 73.41’e çıkarken, DEM’in yönettiği illerin katkısı yüzde 3.05’ten yüzde 2.93’e geriledi. AK Parti’nin yönettiği illerin GSYH’ya katkısı yüzde 30.77’den yüzde 19.44’e gerilerken, MHP’nin yönettiği illerin katkısı yüzde 3.99’dan yüzde 2.12’ye indi.

İhracatın yüzde 80’i CHP’li illerden yapılacak

İhracat verilerine bakıldığında ise daha büyük bir oranla karşılaşılıyor. CHP’nin kazandığı illerin toplam ihracat içindeki payı 79,57 ile neredeyse yüzde 80’e dayanıyor. Ak Parti’nin yüzde 18,73’lük payıyla, bu iki parti neredeyse ihracatın tamamını oluşturuyor. 2023’ün tamamında Türkiye ihracatı 255 milyar 441 milyon dolar olmuştu. CHP’nin kazandığı illerin ihracatı 2023 içinde 203 milyar 254 milyon dolar oldu.

Adalet ve Kalkınma Partisi’nin kazandığı illerin ihracatı 47 milyar 857 milyon dolar ile yüzde 18,73 pay aldı. DEM’in kazandığı illerden yapılan ihracat 2.4 milyar, MHP’nin kazandığı illerden yapılan ihracat 1.3 milyar dolar, diğerlerinin ise 635.6 milyon dolar düzeyinde gerçekleşti.

Paylaşın

Avrupa Birliği: Seçimler Demokrasiye Olan Bağlılığı Gösteriyor

Avrupa Birliği (AB) Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Josep Borrell, 31 Mart Pazar günü yapılan ve muhalefet partilerinin zaferle çıktığı yerel seçimlere ilişkin açıklama yaptı.

Haber Merkezi / Josep Borrell, sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı açıklamada, seçimlerin sakin ve profesyonelce yapılmasının Türkiye’yi onurlandırdığını ve vatandaşlarının yerel demokrasiye bağlılığını gösterdiğini belirtti.

Josep Borrell, “Temel haklar ve demokrasi, ilişkilerimizin merkezinde yer alıyor. Reformlar üzerinde birlikte çalışarak, Türkiye’yi AB’ye daha da yakınlaştırmak için sabırsızlanıyorum” ifadelerini kullandı.

Avrupa Konseyi gözlemci heyeti de, Türkiye’de Pazar günü yapılan yerel seçimlerin rekabetçi olduğunu ve seçmenlere birçok seçenek sunduğunu söyledi. Ancak gözlemciler, seçimin “keskin şekilde kutuplaşmış bir ortamda” gerçekleştiği tespitinde de bulundu.

Türkiye 1999 yılında Avrupa Birliği’ne aday ülke statüsü almıştı ancak Türkiye’nin AB’ye katılım müzakereleri 2018 yılında fiilen durmuştu. Brüksel Ankara ile göç, enerji ve ticaret gibi konularda daha iyi işbirliği için diyalog arayışını ise sürdürüyor.

Yerel seçimlerde Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Türkiye genelinde oyların yüzde 37,77’sini alırken Adalet ve Kalkınma Partisi’nin (AK Parti) oy oranı yüzde 35,49, Yeniden Refah Partisi’nin (YRP) oy oranı yüzde 6,19, DEM Parti’nin oy oranı yüzde 5,70, Milliyetçi Hareket Partisi’nin (MHP) oy oranı yüzde 4,99, İYİ Parti’nin oy oranı yüzde 3,77 oldu.

Seçimlere katılım oranı yüzde 78,55 olurken CHP resmi olmayan sonuçlara göre büyükşehir sayısını 11’den 14’e, il sayısını ise 10’dan 21’e çıkardı. CHP toplamda 35 il belediyesi kazandı.

AK Parti, 2019’daki yerel seçimlerde 15’i büyükşehir olmak üzere 39 kent, 535 ilçe, 202 belde belediyesini kazanmıştı. İktidar partisi, 2014 yerel seçimlerinde ise 18’i büyükşehir olmak üzere 48 yerde belediye başkanlığını almıştı.

AK Parti’deki düşüş 31 Mart yerel seçimlerinde de sürdü. 31 Mart’ta AK Parti’nin kazandığı büyükşehir belediye sayısı 12’ye, il belediye sayısı da 12’ye düştü. İktidar partisi, toplamda 24 kenti alabildi.

Yerel seçim sonuçları Avrupa basınında da geniş yer almıştı. Alman basınında “Erdoğan’ın siyasi kariyerinde bugüne kadarki en ciddi yenilgiyi yaşadığı” yorumları yapılmış, sonucun üzerinde Türkiye’deki yüksek enflasyonun etkisi olduğuna da dikkat çekilmişti.

Fransız basınında ise sonuçlar, “Erdoğan ve AK Parti’nin son 20 yılda elde ettiği en büyük yenilgi” olarak yorumlanmış ve muhalefetin başarısı vurgulanmıştı.

Reuters, Associated Press ve Agence France Presse gibi uluslararası haber ajansları da yerel seçimlerin, “AK Parti iktidarının aldığı en büyük yenilgi olduğu ve İstanbul Büyükşehir Belediye başkanlığını ikinci kez kazanan Ekrem İmamoğlu’nun Erdoğan’ın en büyük rakibi haline geldiği” tespitleriyle haberlerini yayınlamıştı.

Paylaşın

İsrail, İran’ın Şam’daki Konsolosluk Binasını Vurdu: 8 Ölü

İsrail, İran’ın Suriye’nin başkenti Şam’daki konsolosluk binasını vurdu. Konsolosluk binası yerle bir olurken, İran Devrim Muhafızları’nın bir üst düzey yetkilisinin de bulunduğu en az sekiz kişi hayatını kaybetti.

Haber Merkezi / Gazze’de 6 aydır devam eden savaş sırasında İran hedeflerini defalarca vuran İsrail, her zamanki tutumunu sürdürdü ve olayla ilgili yorum yapmayı reddetti. İsrailli bir askeri sözcüsü ise, “Yabancı medyada yer alan haberler hakkında yorum yapmıyoruz” dedi.

Suriye Savunma Bakanlığı’ndan yapılan açıklamada ise binanın tamamen yerle bir olduğu, ölü ve yaralıları çıkarmak için enkaz kaldırma çalışmalarının sürdüğü bildirildi.

Beyaz Saray Sözcüsü Karine Jean Pierre, Başkan Joe Biden’ın İsrail’in Şam’daki bir İran konsolosluğunu vurduğu yönündeki haberler konusunda bilgisi olduğunu ve “ekibin konuyu incelediğini” söyledi.

İran devlet televizyonu, ölen üst düzey yetkilinin Devrim Muhafızları’nın ülke dışındaki operasyonlarını yürüten Kudüs Gücünün komutanlarından Tuğgeneral Muhammed Reza Zahedi olduğunu bildirdi. 63 yaşındaki Zahedi kırk yılı aşkın bir süredir Devrim Muhafızları’nda görev yapıyordu.

İran Dışişleri Bakanı Hüseyin Emir Abdullahiyan, saldırının tüm uluslararası yükümlülük ve sözleşmelerin bir ihlali olduğunu belirterek uluslararası toplumu İsrail’in saldırısına tepki göstermeye ve harekete geçmeye çağırdı.

Abdullahiyan, İsrail Başbakanı’na işaret ederek “Netanyahu, İsrail rejiminin Gazze’de art arda gelen başarısızlıkları ve Siyonistlerin iddialı hedeflerini yerine getirememesi nedeniyle ruhsal dengesini tamamen kaybetmiş durumda” ifadelerini kullandı.

İran Dışişlerinden yapılan açıklamada Abdullahiyan’ın Suriyeli mevkidaşı Faysal Mikdad ile bir telefon görüşmesi gerçekleştirdiği ve “bu eylemin sonuçlarından Siyonist rejimin sorumlu olduğunu ve uluslararası toplumun bu tür suç eylemlerine ciddi yanıt vermesi gerektiğini” kaydettiği bildirildi.

Dışişleri Bakanlığı sözcüsü Nasır Kenani de yaptığı ayrı açıklamada saldırıyı en güçlü şekilde kınadıklarını belirterek “İran yanıt hakkını saklı tutmaktadır. Yanıtın türü ve saldırgana yönelik ceza konusunda kararını verecektir” ifadelerini kullandı.

İran’ın Şam Büyükelçisi Hüseyin Ekberi de daha önce yaptığı açıklamada, beş katlı konsolosluk binasının İsrail’e ait F-35 savaş uçakları tarafından altı füze ile vurulduğunu bildirmişti. Ekberi, saldırıda “üçü ordu mensubu olmak üzere en az beş kişinin öldüğünü” kaydetmişti.

Sekiz gün içinde beşinci saldırı

Bu saldırı, Devlet Başkanı Beşar Esad’ın İran ve müttefikleri tarafından geniş ölçüde desteklendiği Suriye’yi sekiz gün içinde vuran beşinci saldırı oldu. İran’ın Nour haber ajansı “İran İslam Cumhuriyeti’nin Şam Büyükelçisi Hüseyin Akbari ve ailesi İsrail saldırısında zarar görmedi” dedi.

İsrail’in Gazze’de savaştığı Hamas ve Lübnan’da hedeflerini vurduğu Hizbullah’ın İran tarafından desteklendiği biliniyor. İngiltere merkezli Suriye İnsan Hakları Gözlemevi, geçtiğimiz cuma günü İsrail’in Halep’teki saldırısında 38’i asker, yedisi Hizbullah üyesi olmak üzere 53 kişinin öldüğünü bildirmişti.

Yakın Doğu ve Körfez Askeri Analiz Enstitüsü Başkanı Riad Kahwaji, bu olayla ilgili AFP’ye “İsrail açısından Suriye ve Lübnan geniş bir savaş alanına dönüştü. İsrail savaş uçakları Hizbullah’ın askeri altyapısını yok etmek ve örgütün imajını zedelemek için neredeyse her gün iki ülkedeki hedefleri vuruyor” demişti.

İsrail son yıllarda Suriye’nin hükümet kontrolündeki bölgelerinde yüzlerce hedefe saldırı düzenledi. Tel Aviv, Lübnan’daki Hizbullah gibi İran müttefiki militan grupların üslerini hedef aldığını savunuyor.

Paylaşın

Goldman Sachs Ve Deutsche Bank’tan Dikkat Çeken “Türk Lirası” Yorumu

ABD merkezli çok uluslu yatırım bankası Goldman Sachs ve Almanya’nın en büyük bankası Deutsche Bank, seçim sonrası yayımladıkları ilk değerlendirmelerde Türk Lirası için olumlu bir performans beklediklerini ifade ettiler.

BloombergHT’nin aktardığına göre; Goldman Sachs ekonomistleri seçimin geride kalmasıyla artan sermaye akımlarıyla Türk lirasının geçtiğimiz aylara kıyasla daha iyi performans sergilemesini bekliyor.

Aralarında Clemens Grafe’in de olduğu Goldman Sachs ekonomistleri, Türkiye’deki yerel seçimlerin büyük ölçüde tartışmasız geçmesi ve mevcut ekonomi politikalarına devam edileceği mesajının piyasalar tarafından memnuniyetle karşılanacağını öngördü.

Raporda, yıl başından bu yana gerçekleşen sermaye çıkışları ve seçim belirsizliği ile Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) rezervlerinde ciddi kayıp olduğu hatırlatıldı.

Bununla birlikte sadece mevcut politikalara devam edilmesiyle önümüzdeki haftalarda sermaye girişinin tekrar başlayacağı öngörüldü. Cari dengedeki hızlı düzelmenin de etkisiyle TL’nin önceki aylara göre çok daha iyi bir performans göstereceği tahmin edildi.

Deutsche Bank, seçimlerin ardından yerel ve Döviz cinsinden Türk varlıklarının performans göstermesi için daha fazla alan gördüğünü ve sonuçların enflasyonu kontrol altına almak için mevcut ekonomik politika setinin sürdürülmesinin önemini vurguladığını belirtti.

Ekonomist Yiğit Onay ve Stratejist Christian Wietoska yayınladıkları bir raporda, “Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın seçimlerin ardından yaptığı ilk açıklamalar, mevcut ekonomik programı desteklemeye devam ettiğini gösterdi. Yerel seçimlerin sonuçlanmasıyla birlikte dikkatler artık politika çerçevesine ve geçen yılki genel seçimlerden bu yana uygulanmakta olan ortodoks ekonomi politikalarının gidişatına çevrildi” değerlendirmesini yaptı.

Deutsche Bank: Mevcut ekonomi politikalar devam edecek

Deutsche Bank iktidar partisi Ak Parti için olumsuz seçim sonuçlarının sıkılaştırıcı ekonomi politikalarında bir geri dönüşe yol açmasının olası olmadığını Türkiye’nin mevcut ortodoks ekonomik çerçevesinin büyük olasılıkla devam edeceğini öngördüğünü söyledi.

Deutsche Bank ekonomi politikalarında bu sürekliliğin ekonominin gerekli yeniden dengelenmesini kolaylaştırmak, dezenflasyonu teşvik etmek ve Türk ekonomisini daha sürdürülebilir bir yörüngeye yönlendirmek için çok önemli olduğunu vurguladı.

Deutsche Bank’ın raporunda “Mevcut politika faizi olan %50’nin, özellikle TL mevduat faizlerine etkin bir şekilde yansıtılabildiği takdirde, ekonomide arzu edilen yeniden dengelenmeyi kolaylaştırmak için yeterince yüksek olduğuna inanıyoruz” değerlendirmeleri yer aldı.

Raporda en kötünün geride kaldığı ve yerel seçimler sonrasında yurt içinde dolarizasyonun tersine dönmesi, yabancı yatırımcıların ılımlı girişleri ve cari işlemler dengesinin daha olumlu bir görünüme kavuşmasıyla rezerv pozisyonu üzerindeki baskının hafifleyeceği öngörüldü.

Genel olarak, yerel seçimlerin ekonomi politikalarının belirlenmesinde bir oyun değiştirici olmayacağına ve mevcut ekonomik programda kısmi ya da tam bir ‘U’ dönüşüne yol açmayacağına inandığını söyleyen Deutsche Bank 2024 yerel seçim sonuçlarının yüksek enflasyonu kontrol altına alma çabalarının kararlılıkla devam etmesi sonucunu yaratmasının muhtemel olduğunu belirtti.

Paylaşın

Yeniden Refah Partisi: Erken Seçim Kaçınılmaz

Seçim sonuçlarını değerlendiren Yeniden Refah Partisi İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan adayı Mehmet Altınöz, “Türkiye’nin erken seçim mecburiyeti vardır. Çünkü mutfakta yangın var. İnsanların cebinde para kalmamış, esnaf iş yerini kapatıyor. Sonuç itibarıyla erken seçim kaçınılmaz” dedi.

Mehmet Altınöz, İstanbul’da aldığı yüzde 2,61’lik oyla seçimi CHP ve AKP adaylarının ardından üçüncü sırada tamamladı. Yeniden Refah Partisi, ülke genelinde yüzde 6,19 oyla üçüncü büyük parti oldu.

Yeniden Refah Partisi (YRP) İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan adayı Mehmet Altınöz, YRP İstanbul İl Başkanlığı binasında basın mensuplarına açıklamalarda bulundu. Gazete Duvar’ın aktardığına göre; Mehmet Altınöz’ün açıklamalarından öne çıkanlar şöyle oldu:

Bütün ambargolara tehditlere, şantajlara, yalan haberlere rağmen bizimle birlikte yol yürüyen, bize inanan tüm İstanbullu hemşerilerimize teşekkürü bir borç bilirim. Bu süreçte bize çok ağır hakaretler eden, 14 Mayıs seçimlerinde ittifak yaptığımız ama bu süreçte her partinin kendi adayları ile girmiş olduğu yerel seçimde bizim kesinlikle layık olmadığımız hakaretleri yapan AK Parti yöneticilerine de seslenmek istiyorum; lütfen gelin bizimle helalleşin, bizimle helalleşmeniz gerekiyor.

Bu helalleşmeyi yapmadan lütfen Türkiye’de siyaset yapmaya devam etmeyin. Sizin yapmış olduğunuz bu yanlış yöntemle, aynı zamanda bizim içimizden 3-5 kendini bilmezi sizin yandaş televizyon kanallarınıza çıkartma suretiyle bizlere söylenmedik hakaret bırakmadınız. Kaldı ki siz 16 milyon İstanbullunun ve 85 milyonun ferasetine güvenmediniz. Her şeyi bildiğinizi zannettiniz. Yapılacak ilk erken seçimde de Genel Başkanımız sayın Fatih Erbakan Bey’i inşallah Cumhurbaşkanı yapacağız.

Sivil anayasa konusunda elbette genel merkezimizin yapmış olduğu çalışmalar mevcuttur. Bunları kamuoyuyla ve gerekse hükümetimizin temsilcileriyle paylaşmaya hazırız. Erken seçim konusunu dün akşam katılmış olduğum bir programda dile getirdim. Çünkü bu sonuç bir erken seçim sonucudur. Diyeceksiniz ki 14 Mayıs’ta seçim yapıldı bu kadar hızlı da erken seçim olur mu? Olur.

Çünkü sahada yapmış olduğumuz seçim kampanyasında karşılaştığımız husus, insanların geçinememesiydi. Açlık sınırının altında yaşayan yüzde 56, yoksulluk sınırının altında yaşan yüzde 90’ı bulunan bir memlekette yaşıyoruz. İnsanlarımız şu anda maalesef geçinemez durumda. 10 bin lira emekli maaşıyla yaşayan 10 milyonun üstünde emeklimiz var.

İnanın bu süreçte en çok emeklilerin geçim sıkıntısını görmüş olduk. İnsanlar dediler ki ‘Ben köye yerleşeceğim, ben gideceğim. Köydeki evime gitmek zorundayım çünkü geçinemiyorum. Bu yaşta oğluma, kızıma avucumu açtım, elimi açtım. Kendi evimden çıkıp onlarla birlikte yaşamak zorunda kaldım’ diyen emekliler var. Türkiye’nin şartlarını örnek olarak vermek gerekirse özellikle de 2009 yılında tedavüle giren 200 liradan yola çıkmak durumundayız. Bakın şu 200 lira, şu anda Türkiye Cumhuriyeti devletinin basmış olduğu en büyük para birimi.

“Ekonomi yönetilemiyor”

2009 yılında piyasaya sürüldüğü zaman bu para 135 dolar alıyordu. Şu anda kaç dolar alıyor? 6 dolar. 129 dolar buharlaşmış. Türkiye’nin beka meselesi budur değerli arkadaşlar. Türkiye’de hükümetimiz devamlı vatandaşımızın önüne çeşitli beka meseleleri sürüyor, bunların bir kısmı doğru olabilir ama esas beka meselesi budur. Erken seçim neden olacak? Erken seçim işte bu 200 liradan dolayı olacak. Çünkü ekonomi yönetilemiyor.

Türkiye şu anda Bangladeş şartlarında yaşıyor. Hatta bazı yerlerde de Somali şartlarında yaşıyor. Bunları bilerek anlatıyoruz. Türkiye’nin erken seçim mecburiyeti vardır. Erken seçime giderken de elbette halkımız bizi şu anda üçüncü parti konumuna getirdi. Biz de üçüncü parti konumuna gelmiş bir partinin yöneticileri ve bu partinin sorumluluk sahibi olan insanları olarak bu iradeyi ortaya koymak zorundayız.

Vatandaşımızın bize vermiş olduğu oyların karşılığını, bize gösterilen teveccühü onların bize vermiş olduğu yetkiyi parlamentoda kullanmak durumundayız. Erken seçim olacağı an itibariyle en hızlı bir şekilde bunu isteyen parti biz olacağız. Çünkü mutfakta yangın var. İnsanların cebinde para kalmamış esnaf iş yerini kapatıyor. Sonuç itibariyle erken seçim kaçınılmaz.

Biz Gazze’nin bu şartlarında ne yapıyoruz? Hamas’la İsrail’i buluşturup onları barıştırmaya çalışıyoruz. Türkiye’nin işi bitti, buna kaldı. Ben burada size soruyorum. Eğer genel başkanımız Sayın Fatih Erbakan Bey iktidarda olsaydı İsrail Gazze’ye bu saldırıyı yapabilir miydi? Yapamaz mıydı? Soruyorum size. Aklından bile geçiremezdi. Acaba biz böyle bir operasyon yapabilir miydik diye aklından geçiremez. İşte milli görüş farkı bu. Derhal bizim iktidara gelmemiz lazım. Saniye geçirmeden. Erken seçim ne zaman, yarın. Yarın erken seçim istiyoruz.”

Paylaşın

Gazze’de İsrail Saldırılarında Ölü Sayısı 32 Bin 845’e Yükseldi

Hamas’ın başlattığı Filistin – İsrail savaşının 178. günü geride kalırken, Gazze’de İsrail saldırılarında can kaybı 32 bin 845’e yükseldi. Gazze’de İsrail saldırılarında yaralı sayısı ise 75 bin 392’ye ulaştı.

Haber Merkezi / Gazze’de İsrail saldırılarında ölenlerin yüzde 70’ini çocuklar ve kadınların oluşturduğu aktarılırken, saldırılar sonucu oluşan yıkımdan dolayı çok sayıda kişinin hala enkaz altında olduğu vurgulandı. Sivil savunma ve acil sağlık ekiplerinin bu kişilere ulaşmakta zorluk yaşadığı kaydedildi.

Öte yandan, haftasonu İsrail’de binlerce kişi, Hamas’ın elindeki rehinelerin kurtarılmasına yönelik çabaların artırılması talebiyle gösteri düzenledi. Başbakan Benyamin Netanyahu ve hükümetini protesto eden eylemciler Kudüs’te bir anayolu trafiğe kapattılar. Eylemciler Netanyahu’yu ülkeyi Hamas’tan koruyamamakla suçladı.

7 Ekim’de Hamas’ın İsrail’e düzenlediği saldırıda en az bin 160 kişi öldürülmüş, yaklaşık 250 kişi de rehin alınarak Gazze’ye kaçırılmıştı. Rehinelerin bir kısmı geçen Kasım ayında varılan ateşkes anlaşması çerçevesinde serbest bırakılırken yaklaşık 130 kişinin hala örgütün elinde olduğu tahmin ediliyor.

Ayrıca İsrail, Gazze Şeridi’ndeki Şifa Hastanesi ve çevresinden çekilme kararı aldığını duyurdu. Yapılan açıklamada, iki haftadır bölgede olan birliklerin “Şifa hastanesi bölgesindeki operasyonel faaliyetlerine son verdiği” ve geri çekildiği belirtildi. Açıklamada, operasyonda “hastanede 200 teröristin öldürüldüğü” ve “büyük miktarda patlayıcı, silah ve nakit para bulunduğu” kaydedildi.

İsrail ordusunun Gazze’de “ölüm bölgeleri” oluşturduğu ve buraya giren herkesi ayırt etmeksizin öldürdüğü bildirildi. Haaretz gazetesine konuşan ve ismini vermek istemeyen pek çok İsrailli asker ve savunma yetkilisi, İsrail’in Gazze’de “ölüm bölgeleri” oluşturduğunu itiraf etti.

Söz konusu yetkililer, “ölüm bölgelerine” giren herkesi ayrım gözetmeksizin hedef aldığını açıklayarak İsrail ordusunun 9 bin Hamas mensubunun öldürüldüğüne ilişkin açıklamalarını da yalanlandı.

Hamas lideri İsmail Haniye’nin kız kardeşlerinden biri, bu sabah gözaltına alındı. İsrail polisi, 57 yaşındaki Zeba Abdulselam Haniye’nin terörü destekleyip kışkırtma ve Hamas’la ilişkili olma suçlamalarıyla yakalandığını bildirdi.

Güvenlik güçlerinin belgeler, görseller ve telefonlar gibi “ciddi” kanıtlarla Tel Şeva bölgesinde yakalandığı öne sürüldü. Hamas’ın siyasi lideri Haniye’nin üç kız kardeşinin de İsrail vatandaşlığına sahip olduğunu ve Tel Şeva’da yaşadığını hatırlatıldı.

Paylaşın

Akşener’den ‘Özeleştiri’ Konuşması: Seçimli Kongremizi Toplayacağız

Seçim sonuçlarına ilişkin açıklamalarda bulunan İYİ Parti Lideri Meral Akşener, “Sandıklardan çıkan mesajı duymak hepimizin görevidir. İYİ Parti olarak biz de üzerimize düşen sorumluluğu alacağız. Eleştirimizi yapacağız. Gereken adımları atacağız. Tam da bu sebeple en kısa sürede seçimli kongremizi toplayacağız” dedi.

Haber Merkezi / İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, seçim sonuçlarına ilişkin basın toplantısı düzenledi. Meral Akşener’in açıklamasından öne çıkanlar şöyle oldu:

“Sonuçların hayırlı olmasını diliyor. Seçilen tüm adayları tebrik ediyorum. Seçimlerin Cumhuriyetimizin 100’üncü yılına yakışır şekilde tamamlanmış olmasını, ülkemizin köklü demokrasi geleneği için önemli buluyorum. Demokrasilerde tek konu tartışılabilir ama tek konu tartışılamaz o da milletin sandıkta gösterdiği iradedir. İYİ Parti olarak bizim yola çıkma gerekçemiz de bunu sağlamaktır.

Milletimiz 1 il 23 ilçe ve 7 belde olmak üzere toplam 31 yeri İYİ Parti’ye emanet etti. Bu kıymetli emanet için teşekkür ediyoruz. Halen itirazlarımızın sürdüğü, sonucun netleşmediği büyük ve şanlı mücadele örneği gösteren başkanlarıma da teşekkürlerimi iletiyorum.

Geride bıraktığımız seçimlerle birlikte milletimizin 2 yumruk arasında sıkıştırılmaktan ne kadar yorulmuş olduğunu görmüş olduk. Milletimiz bu seçimde alışılmış kutuplaşma alanlarına suni kavgalara mecbur olmadığını sandığa gitmeyerek gösterdi. Emeklilerimiz bu seçimlerde 10 bin liralık maaşlarıyla yaşamaya mecbur olmadığını sandığa gitmeyerek gösterdi. Öğretmenlerimiz öğrencilerine hasret kalmaya mecbur olmadığını sandığa gitmeyerek gösterdi. Kadınlar bu seçimlerde tencerelerin boş kalmasına mecbur olmadığını sandığa gitmeyerek gösterdi.

Şüphesiz ki milletimiz en esaslı mesajı da iktidara verdi. Yıllardır ekonomide yaşadığımız çöküşü engelleyemeyen basiretsizliğe ‘artık yeter’ dedi. Yıllardır hak yiyen, adaletsizliğe ‘artık yeter’ dedi. Milletimiz makulde buluşturma fırsatını geri tepen Erdoğan’a ‘artık zorundasın’ dedi. Biz kendisini defalarca uyarmıştık. ‘Milletin sabrını taşırma’ demiştik. ‘Tencere her iktidarı sallar’ demiştik. Dün akşam milletin gerçekleri karşısına AK Parti’nin eriyen oylarıyla yüzleşti. Umarım millete rağmen siyaset yapılamayacağını öğrenmiştir. Umarım tüm Türkiye’nin Cumhurbaşkanı olması gerektiğini öğrenmiştir.

Sandıklardan çıkan mesajı duymak hepimizin görevidir. İYİ Parti olarak biz de üzerimize düşen sorumluluğu alacağız. Eleştirimizi yapacağız. Gereken adımları atacağız. Tam da bu sebeple en kısa sürede seçimli kongremizi toplayacağız.”

İYİ Parti

İYİ Parti 2017’de kuruldu. 2018’de ilk kez seçimlere katıldı. Millet İttifakı çatısı altında girdiği genel seçimde yüzde 9,96 oyla 43 milletvekili çıkardı. Parti lideri Meral Akşener ise cumhurbaşkanlığı seçiminde oyların yüzde 7,29’unu aldı. Akşener, genel başkanlık görevinden istifa etti ve yeniden aday olmayacağını açıkladı.

Partililerden gelen destek sonrası kararını geri alan 12 Ağustos 2018’de yapılan İYİ Parti 2. Olağanüstü Kurultayı’nda yeniden Genel Başkanı seçildi.

20 Eylül 2020’de yeniden göreve seçilen Akşener, 2019’da yapılan yerel seçimlerde yine Millet İttifakı’ndaydı. İl Genel Meclisi seçimlerinde yüzde 8,12 oy alan İYİ Parti hiçbir ilde belediye başkanlığı kazanamadı ancak birçok büyükşehirde Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) adaylarının zaferinde önemli rol oynadı.

İYİ Parti geçen yıl yapılan cumhurbaşkanlığı seçimi öncesi 3 Mart’ta Millet İttifakı’ndan ayrıldı, 6 Mart’ta ittifaka geri döndü. Cumhurbaşkanı adayı çıkarmayan İYİ Parti, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’na destek verdi. İYİ Parti genel seçimde ise yüzde 9,69 oıyla yine 43 milletvekili çıkardı.

İYİ Parti geçen yılki seçimler sonrası Millet İttifakı’ndan ayrıldı yerel seçimlere “hür ve müstakil” olarak tüm seçim bölgelerinde kendi adaylarıyla girme kararı aldı. Partinin oyu dün yapılan yerel seçimlerde yüzde 3,77’ye geriledi. İYİ Parti 81 ilde sadece Nevşehir’de yerel seçimi kazanabildi.

Paylaşın

İTO Duyurdu: İstanbul’un Enflasyonu Yüzde 78,25

Mart ayında, İstanbul’da yıllık bazda perakende fiyatlar yüzde 78,25, toptan fiyatlar ise yüzde 63,21 arttı. Perakende fiyatlar mart ayında bir önceki aya göre yüzde 3,93, toptan fiyatlar ise yüzde 3,78 arttı.

Haber Merkezi / İstanbul Ticaret Odası (İTO), 2024 Mart Ücretliler Geçinme İndeksi ve Toptan Eşya Fiyatları İndeksi verilerini açıkladı.

Buna göre; 2024 Mart ayında İstanbul’da; perakende fiyat hareketlerinin göstergesi olan İstanbul Ücretliler Geçinme İndeksi bir önceki aya göre yüzde 3,93, toptan fiyat hareketlerini yansıtan Toptan Eşya Fiyatları indeksi ise yüzde 3,78 oranında arttı.

2023 Mart ayına göre 2024 Mart ayında yaşanan fiyat değişimlerini gösteren bir önceki yılın aynı ayına göre değişim oranı İstanbul Ticaret Odası’nın (İTO) 1995 bazlı Ücretliler Geçinme İndeksinde yüzde 78,25, Toptan Eşya Fiyatları İndeksinde ise yüzde 63,21 olarak gerçekleşti.

Mart 2024’te Perakende fiyatlarda bir önceki aya göre; Giyim Harcamaları grubunda yüzde 8,96, Diğer Harcamalar grubunda yüzde 8,66, Ev Eşyası Harcamalarında yüzde 6,01, Konut Harcamalarında yüzde 3,90, Gıda Harcamalarında yüzde 3,62, Sağlık ve Kişisel Bakım Harcamalarında yüzde 3,05, Ulaştırma ve Haberleşme Harcamalarında yüzde 1,06, Kültür Eğitim ve Eğlence Harcamalarında yüzde 0,20 artış izlendi.

Mart 2024’te Toptan fiyatlarda bir önceki aya göre; Madenler Grubunda yüzde 7,85, Gıda Maddeleri grubunda yüzde 5,20, İşlenmemiş Maddeler Grubunda yüzde 3,30, Kimyevi Maddeler Grubunda yüzde 2,65, İnşaat Malzemeleri grubunda yüzde 0,83 ve Yakacak ve Enerji Maddeleri Grubunda yüzde 0,43 artış izlenmiştir. Mensucat Grubunda ise herhangi bir değişim gözlenmedi.

İTO’nun şubat verileri

2024 Şubat ayında İstanbul’da; perakende fiyat hareketlerinin göstergesi olan İstanbul Ücretliler Geçinme İndeksi bir önceki aya göre yüzde 4,07, toptan fiyat hareketlerini yansıtan Toptan Eşya Fiyatları indeksi ise yüzde 4,64 oranında arttı.

2023 Şubat ayına göre 2024 Şubat ayında yaşanan fiyat değişimlerini gösteren bir önceki yılın aynı ayına göre değişim oranı İstanbul Ticaret Odası’nın (İTO) 1995 bazlı Ücretliler Geçinme İndeksinde yüzde 76,58, Toptan Eşya Fiyatları İndeksinde ise yüzde 65,06 olarak gerçekleşti.

Şubat 2024’te Perakende fiyatlarda bir önceki aya göre; Kültür Eğitim ve Eğlence Harcamalarında yüzde 6,73, Sağlık ve Kişisel Bakım Harcamalarında yüzde 5,58, Gıda Harcamalarında yüzde 4,98, Konut Harcamalarında yüzde 4,65, Ev Eşyası Harcamalarında yüzde 2,54 ve Diğer Harcamalar grubunda yüzde 0,14 artış, Giyim Harcamaları grubunda yüzde -1,51 ve Ulaştırma ve Haberleşme Harcamalarında yüzde -0,23 azalış izlendi.

Şubat 2024’te Toptan fiyatlarda bir önceki aya göre; Yakacak ve Enerji Maddeleri Grubunda yüzde 13,53, Kimyevi Maddeler Grubunda yüzde 11,26, İnşaat Malzemeleri grubunda yüzde 7,55, Mensucat Grubunda yüzde 4,61, Gıda Maddeleri grubunda yüzde 2,80, İşlenmemiş Maddeler Grubunda yüzde 1,69 ve Madenler Grubunda yüzde 1,27 artış izlendi.

Paylaşın

Bahçeli’den ‘Yerel Seçimler’ Hakkında Açıklama: Ekonomik Kriz Vurgusu

Seçim sonuçlarına ilişkin açıklama yapan MHP Lideri Devlet Bahçeli, “Ekonomik şikayetlerin toplumsallaşıp siyasal alana sirayetiyle tepkisellik dozu bir hayli fazla olan sonuçlar ülke genelinde tezahür etmiştir. Bunun yanında seçime katılım oranının da bir önceki seçimle mukayese edildiğinde düştüğü gözlemlenmiştir” dedi.

Haber Merkezi / Devlet Bahçeli, açıklamasının devamında, “Bu kapsamda Milliyetçi Hareket Partisi ve Cumhur İttifakı’nın çok cepheli mücadelesine karşılık DEM takviyeli Cumhuriyet Halk Partisi’nin konjonktürel kimi rahatsızlık ve memnuniyetsizlikten istifade ederek sivrildiği açıktır.

Fakat Türkiye’yi yöneten iktidar değişmemiştir. Sanki iktidar değişikliği olmuş gibi dedikodu çıkaran, erken seçim yaygarası koparan, bu kapsamda akıl tutulması yaşayan çevrelerin şuursuzca hareket etmesi tek kelimeyle aymazlık ve ahlaki çarpıklıktır. Cumhurbaşkanlığı Kabinesi görevinin başındadır” ifadelerini kullandı.

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, yaptığı yazılı açıklamayla 31 Mart yerel seçimleri hakkında bir değerlendirmede bulundu. Bahçeli, açıklamasında şu ifadeleri kullandı:

“31 Mart Mahalli İdareler Seçimleri yurt genelinde bazı münferit hadiseler dışında huzur, güven ve sükûnet ortamı içinde tamamlanmış, bu suretle kesin olmayan sonuçlar belli olmuştur. Nitekim milli irade sandıkta tecelli etmiştir.

Elbette aziz milletimizin takdir ve tercihi başımızın üstündedir. Sandıktan çıkan demokratik karara saygımız da tamdır. 31 Mart seçimleri, Türk demokrasi hayatının yüksek bir standarda ulaştığını, bu konuda dünyaya örnek teşkil ettiğini adeta belgelemiştir. Aziz milletimizin sandık vasıtasıyla verdiği mesaj mühimdir.

Milliyetçi Hareket Partisi bu demokratik mesajı almış, seçim sonuçlarının çok boyutlu değerlendirmesini yapmak üzere kolları sıvamıştır. Ekonomik şikayetlerin toplumsallaşıp siyasal alana sirayetiyle tepkisellik dozu bir hayli fazla olan sonuçlar ülke genelinde tezahür etmiştir. Bunun yanında seçime katılım oranının da bir önceki seçimle mukayese edildiğinde düştüğü gözlemlenmiştir. 31 Mart seçimlerinde, önümüzdeki beş yılın yerel yöneticileri belirlenmiştir.

Bu kapsamda Milliyetçi Hareket Partisi ve Cumhur İttifakı’nın çok cepheli mücadelesine karşılık DEM takviyeli Cumhuriyet Halk Partisi’nin konjonktürel kimi rahatsızlık ve memnuniyetsizlikten istifade ederek sivrildiği açıktır. Fakat Türkiye’yi yöneten iktidar değişmemiştir. Sanki iktidar değişikliği olmuş gibi dedikodu çıkaran, erken seçim yaygarası koparan, bu kapsamda akıl tutulması yaşayan çevrelerin şuursuzca hareket etmesi tek kelimeyle aymazlık ve ahlaki çarpıklıktır.

Cumhurbaşkanlığı Kabinesi görevinin başındadır. Her alanda atılım ve reform hamlelerine kararlılıkla devam edecektir. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan devletin başıdır ve desteğimiz sonuna kadar arkasındadır. Cumhur İttifakı’nın TBMM’deki sayısal ve siyasal çoğunluğu da herkesin malumudur. Bilinmelidir ki, Cumhur İttifakı istikbalin mimarı, Türk Devri’nin mihmandarı, yeni yüzyılın mihveri ve mihenk taşıdır.

Günü kurtarma telaşına kapılanlarla geleceği kurma arayış ve amacında olanları Türk milleti müstesna ölçüde tefrik etmekte, bu çerçevede milli tarihimizin mecmuu seviyesinde bulunan Cumhur İttifakı’nı gönülden sahiplenmektedir.

Ancak milletimiz yerel seçimler kanalıyla bilhassa sosyal ve ekonomik sıkıntılarını paylaşmış, önümüzdeki sürecin gündem konusunu tayin etmiştir. Egemenlik milletindir, yetki milletindir, siyasi istikrarı ekonomik istikrar ve gelişmişlikle perçinlemek hepimizin ortak sorumluluğudur. 31 Mart seçim sonuçlarını kim nasıl yorumlarsa yorumlasın, Milliyetçi Hareket Partisi müessir bir başarı elde etmiştir.

“Yerel yönetimlerdeki mevzi kayıpları telafi edilecektir”

Televizyon ekranlarından maksatlı ve marazi iddialarda bulunan sözde uzman ve yorumcular ile muhalif tetikçiler yine hüsrana uğrayacaklardır. Bu nedenle karamsarlığa ve ümitsizliğe mahal yoktur, mücadelemiz ve millete hizmet azmimiz şevkle ve hız kesmeden sürecektir. Milliyetçi Hareket Partisi ve Cumhur İttifakı daha çok çalışacak, milletle daha çok hemhal olacak, cesameti yaygınlaşan sorunların çözümüyle birlikte yerel yönetimlerdeki mevzi kayıplar da mutlaka telafi edilecektir.

İnanıyorum ki, 31 Mart seçimlerine katılan her siyasi parti kendi payına düşen hisseyi alacak, lazım gelen dersleri mutlaka çıkaracaktır. Milliyetçi Hareket Partisi ve Cumhur İttifakı’nın değerli adaylarına oy veren aziz vatandaşlarımıza şükranlarımı sunuyorum. Çok yoğun bir kampanya dönemine imza atan, gece gündüz çalışan Sayın Cumhurbaşkanımıza, AK Parti’ye gönül vermiş kardeşlerimize teşekkür ediyorum.

Adanmış ve inanmış bir vicdanla, dürüst ve samimi bir mizaçla üstlendikleri kutlu görevleri insanüstü bir gayretle yerine getiren, Cumhur İttifakı’nın ve üç hilalin onurunu bayraklaştıran aziz dava arkadaşlarımla iftihar ediyor, hepsini yürekten kutluyorum. Seçilen belediye başkanlarımızı, belediye meclis üyelerimizi, il genel meclis üyelerimizi tebrik ediyor, başarılar diliyorum.

Mübarek Ramazan ayında, aziz milletimin her güzel insanına gönül dolusu selam, sevgi ve hürmetlerimi iletiyorum. Türk milletinin ruh kökü, Türkiye Yüzyılı hedefinin ufuk çizgisi olan Cumhur İttifakı’nın kararlı, heyecanlı, yürekli ve imanlı şekilde yoluna devam edeceğini de herkesin bilmesinde yarar görüyorum.”

Paylaşın

Şimşek’ten Seçim Sonrası İlk Mesaj: Kararlılıkla Devam Edeceğiz

Seçim sonrası ilk açıklamasını yapan Mehmet Şimşek, “Eylül 2023’te açıkladığımız Orta Vadeli Programımızı (OVP) güçlendirerek kararlılıkla uygulamaya devam edeceğiz” dedi.

Haber Merkezi / Mehmet Şimşek, açıklamasının devamında, “OVP’de açıklanan takvime uygun olarak hayata geçireceğimiz yapısal reformlar ile ekonomide dönüşümü gerçekleştirerek verimlilik ve rekabet gücü artışı sağlayacağız. Böylece sürdürülebilir büyüme amacımıza ulaşarak sağlayacağımız kalıcı refah artışı toplumun tüm kesimlerince paylaşılacaktır” ifadelerini kullandı.

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, sosyal medya hesabından açıklamalarda bulundu. Şimşek, açıklamasında şu ifadeleri kullandı:

“Mahalli seçim sonuçları milletimiz ve ülkemiz için hayırlı olsun. Eylül 2023’te açıkladığımız Orta Vadeli Programımızı (OVP) güçlendirerek kararlılıkla uygulamaya devam edeceğiz. Ana hedefimiz olan enflasyonu kalıcı olarak tek haneye düşürmek için sıkı para, seçici kredi ve gelirler politikasına ilaveten kamuda harcama kontrolü yaparak tasarrufu ön planda tutacağız.

OVP’de açıklanan takvime uygun olarak hayata geçireceğimiz yapısal reformlar ile ekonomide dönüşümü gerçekleştirerek verimlilik ve rekabet gücü artışı sağlayacağız. Böylece sürdürülebilir büyüme amacımıza ulaşarak sağlayacağımız kalıcı refah artışı toplumun tüm kesimlerince paylaşılacaktır. Başarıya giden yol azim, kararlılık ve sabır ister. Azimliyiz, kararlıyız, başaracağız.”

TÜSİAD VE TOBB’dan hükümete “ekonomi ve yapısal reformları odaklanılması” çağrısı

Öte yandan Türk Sanayicileri ve İş İnsanları Derneği’nden (TÜSİAD), yapılan yazılı açıklamada, Mahalli İdareler Genel Seçimlerinin sonuçlarına ilişkin değerlendirmeler yer aldı.

Demokrasinin temel unsurlarından yerel yönetim seçimlerinin geride bırakıldığı belirtilen açıklamada, şu ifadeler kullanıldı: “Görevlerine başlayacak belediye başkanlarımızı ve yerel yöneticilerimizi kutluyoruz. Yerel yönetimlere kentlerde tüm vatandaşlarımız için yaşam kalitesinin iyileştirilmesi, iyi yönetişim ve etkin hizmet sunumuna yönelik çalışmalarında başarılar diliyoruz.

Başta afet yönetimi olmak üzere tüm konularda merkezi yönetim ile yerel yönetimler arasında işbirliğinin güçlendiği bir dönem olmasını temenni ediyoruz. Yerel seçimlerin ardından ekonomimizi, demokrasimizi ve hukuk sistemimizi güçlendirecek yapısal reformlara hızla odaklanarak daha gelişmiş, saygın, adil ve çevreci Türkiye hedefine ulaşmak üzere el birliğiyle çalışmalıyız.”

Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, yaptığı yazılı açıklamayla Mahalli İdareler Genel Seçimleri’nin sonuçlarını değerlendirdi.

Sonuçların ülke ve millete hayırlı olmasını temenni eden Hisarcıklıoğlu, “Yerel seçimlerin geride kalmasıyla, 4 yıllık seçimsiz bir dönem ülkemiz için önemli bir fırsattır. Ekonomide atılacak çok adım, yapılacak çok iş var, tüm gücümüzle enflasyonla mücadeleye odaklanmalıyız. Enflasyonla mücadele, para ve maliye politikası eş güdümünde daha başarılı olacaktır. Fiyat istikrarı ve finansal istikrar ile öngörülebilirlik güçlenecektir. Böylece teknoloji içeriği ve katma değeri yüksek yatırımlar artacaktır” değerlendirmesinde bulundu.

Hisarcıklıoğlu, ülkenin üretim gücünün korunması ve firmaların sürdürülebilirliğinin zarar görmemesinin önemine işaret ederek, yapısal reformlar konusunda etkin ve kararlı adımlar atılması gerektiğini aktardı.

Paylaşın