Kullanılmayan Konutlara “Yeni Vergi” Yolda

Türkiye genelinde kullanılmayan konutlara yeni vergi düzenlemesi üzerinde çalışılıyor. Bu doğrultuda kullanılmayan konutların bölge bölge haritası çıkarılacak, kullanılmayan evlerin vergileri artırılacak.

Türkiye gazetesinden Necmi Çiçekçi’nin haberine göre, Hazine ve Maliye Bakanlığı konut sektörünü de kapsayacak şekilde yeni vergi düzenlemeleri üzerinde çalışıyor.

AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a sunulan taslağa göre; emlak vergileri ve tapu harçları artık gayrimenkullerin emlak vergisine esas değeri (belediye rayici) değil bölgesel rayiç bedeli üzerinden tahsil edilecek. Bu yolla gayrimenkullerden gelir elde edilmesi hedefleniyor.

Konutların bölge bölge haritası çıkarılacak

Kulis bilgiye göre, bu hedefin sağlanması için taşınmazların değerlerine yönelik veriler ile mülkiyet bilgilerinin tutulmasına yönelik Tapu ve Kadastro Bilgi Sistemi’ne entegre bir gayrimenkul değer bilgi merkezi kurulacak.

Tapudaki işlemler bu merkezdeki bilgilere ve taşınmazla ilgili ekspertiz raporuna dayanılarak yapılacak. Bölgesel olarak rayiç bedel tespit edilerek, tapu harcı ödemeleri ve emlak vergisi ödemeleri bu bedel üzerinden gerçekleştirilecek. Söz konusu uygulama yeni düzenlemenin yürürlüğe gireceği tarihten sonra tapuda yapılacak işlemleri kapsayacak.

Ankara kulislerinde konuşulan bir diğer konu ise kullanılmayan konutlar. Türkiye genelinde kullanılmayan konutlara yeni vergi düzenlemesi üzerinde çalışılıyor. Bu doğrultuda kullanılmayan konutların bölge bölge haritası çıkarılacak, kullanılmayan evlerin vergileri artırılacak.

Paylaşın

AK Parti’de Erdoğan Sonrası İçin Senaryolar

2023 yılında yapılan seçimlerde son kez aday olan Recep Tayyip Erdoğan’ın Anayasa’da değişiklik yapılmaz ya da Meclis erken seçim kararı almaz ise yeniden aday olması mümkün değil.

Ancak AK Parti, Erdoğan’ın tekrar aday olması için bu iki yolu da denemeye kararlı. Anayasa değişikliği en zoru ama Meclis’in alacağı erken seçim kararı ile Erdoğan’ın görev süresinin bir 7 yıl daha uzatılması çok kolay. Muhalefetin de gündeme gelebilecek bir erken seçim önerisine “hayır” diyemeyeceği savunuluyor.

Peki her ikisi de olmazsa ne olacak? AK Partililer bu soruya yanıt vermek için çok erken olduğunu söylese de kulislerde kısık sesle de olsa Erdoğan sonrası için çeşitli formüller, isimler konuşuluyor. Herkesin emin olduğu tek konu Erdoğan’ın yeniden aday olamasa da siyaseti bırakmayacağı. Birçok siyasetçi her durumda Erdoğan’ın partisinin genel başkanlığını yürüteceğini söylüyor.

Erdoğan’ın AK Parti Genel Başkanı olarak iyi bir Cumhurbaşkanı adayı çıkarıp çalışmaların yakın takipçisi olacağını söyleyenler “Aday kim olur” sorusuna da “Partide çok deneyimli, etkin olabilecek isimler var” yanıtını veriyor.

Gazete Duvar’da yer alan habere göre; Bu isimler içinde ilk dile getirilen Erdoğan’ın damadı Selçuk Bayraktar. Mevcut Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş’un da Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’ın da, son dönemlerde öne çıkan Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın da böyle bir durumda aday olabileceği konuşuluyor. Partililer Erdoğan’ın yeniden adaylığı söz konusu olmazsa zaman içinde farklı isimlerin de gündeme gelebileceğini söylüyor.

Yeni Anayasa hazırlığı

Öte yandan Yerel seçim nedeniyle Meclis çalışmalarına 1.5 ay ara verildi. Bu durum 1 Temmuz’da tatile girmesi gereken Meclis’in çalışmalarının uzamasına neden oldu.

AK Parti’nin planlamasına göre Meclis 2 ay daha çalıştıktan sonra, 1 Ağustos’ta tatile girecek. 2 aylık sürede kripto yasası, ulaştırma alanında düzenlemeler içeren yasa teklifi, 9. yargı paketi ve hayvan hakları kanun teklifi gibi birçok düzenlemenin yasalaşması bekleniyor. Ancak AK Parti Meclis grubunda yaz tatilinde de yeni döneme hazırlık yapılacak.

Edinilen bilgiye göre Meclis’in anayasası olarak nitelendirilen Meclis İçtüzüğünde değişiklik için kollar sıvanacak. Yaz boyunca sürecek çalışmada, yasa görüşmelerinde komisyonların ağırlığının arttığı, Genel Kurul’da sadece oylamaların yapıldığı yeni bir sistem için değişiklik teklifi hazırlanacak. MHP’nin de sıcak baktığı bu değişiklik konusunda muhalefetle uzlaşma sağlanırsa bunun yeni anayasa yapımının da önünü açabileceği değerlendiriliyor.

Paylaşın

Özel’den İktidara Uyarı: Krizin Yükünü Emekçilere Ve Emeklilere Yükleyemezsiniz

CHP Lideri Özgür Özel, Ege Belediyeler Birliği (EBB) ziyareti sırasında yaptığı açıklamada, “Haziran ayının sonunda asgari ücrete zam yapmamayı düşünenler bunu bir kez daha düşünsünler. Buna çok sert ve çok net bir tepki vereceğiz” dedi ve ekledi:

Haber Merkezi / “Bir kez daha kimse asgari ücreti güncellememeyi düşünmesin. Asgari ücreti enflasyon artışında güncellerken asgari ücret artışından ek sıkıntıya düşecek küçük esnaf, bazı KOBİ’ler ve bazı ihracatçıların da desteklenmesi için özel tedbirlerin alınması da gerekiyor. Ama yarattığınız krizin yükünü emekçilere ve emeklilere, esnafa ve çiftçiye yükleyemezsiniz.”

Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Özgür Özel, İzmir’de Ege Belediyeler Birliği’ni ziyaret etti. Ziyarette konuşan CHP lideri Özel, şu ifadeleri kullandı:

“Ege Belediyeler Birliği 1986 yılında İzmir’de kurulmuş bir birlik olmakla beraber 1996’da merkezi Manisa’ya taşınmış bir birliktir. Sizin Manisa’da Cumhuriyet tarihinde ilk kez merkez ilçe belediyelerini seçimli dönemde kazanan ve yine Manisa Büyükşehir Belediyesi’ni ilk kez kazanan Cumhuriyet Halk Partili Belediye Başkanı olarak Ege’deki belediye başkanlarımız ve partimiz tarafından bu göreve layık görülmeniz bizim açımızdan çok onur vericidir.

“Tabii burada kesin bir dille şunu ifade edelim, bizim Ege Belediyeler Birliği’ni yeniden Manisa’ya taşıma gibi bir niyetimiz yok. Zaten Cemil Başkanımızdan da kendisi sağlıklı kentlerin hekim Belediye Başkanı olarak Sağlıklı Kentler Belediyeler Birliği başkanlığına aday olmasıyla birlikte İzmir’e en yakın il olarak Ferdi Başkan’ın burada bu görevi üstlenmesinin bizim açımızdan da son derece anlamlı olacağını konuşmuştuk. Tabii yapılan seçimdeki mutabakat, tüm belediyelerin, büyük şehirlerin, il belediyelerinin Cumhuriyet Halk Partisi’nde, Ege’de olması hepimiz açısından son derece mutluluk verici bir durum.

Efendim işte CHP sadece kıyılara sıkışmış bir görüntüden Ege’deki bütün belediyeleri kazanan, İç Anadolu’da çok sayıda belediye kazanan ve Türkiye’nin yüzde 65’ini nüfus olarak Cumhuriyet Halk Partili belediyelerin yönettiği bir noktaya geldi. Hem Ege Belediyeler Birliği’nde hem Türkiye Belediyeler Birliği’nde hem de biraz önce seçim sonuçları tamamlanan Tarihi Kentler Belediyeler Birliği’nde Cumhuriyet Halk Partili belediye başkanlarımız var. Malumunuz Türkiye Belediyeler Birliği seçimini Sayın Ekrem İmamoğlu kazandı. En büyük ilimizin Büyükşehir Belediye Başkanı olarak. Orada biz AK Parti ve MHP’nin yaşattığı geçmiş pratiklerden farklı olarak kendilerine teklifte bulundu. Gelin dedik.

Herkes gücü nispetinde temsil edilsin. Ama AKP ve MHP kendi listelerini çıkardılar ama biz İYİ Parti ile Yeniden Refah Partisi ile DEM Parti ile kurduğumuz büyük ittifakla Belediyeler Birliği’nin yönetimini kazandık. Tek başımıza da alabilirdik ama çoğulculuktan yanayız. Yönetirken de AK Parti’nin yaptığı gibi sadece Cumhur İttifakı’na Belediyeler Birliği’nin imkânlarını seferber etmek yerine herkesin gücü nispetinde bu imkânlardan yararlanması ile ilgili bir yönetim anlayışımız olacak. O gün söylemiştik.

Türkiye Tarihi Kentler Belediyeler Birliği’nin de başkanlığına Mansur Yavaş’ı aday gösterdik orda Cumhuriyet Halk Partisi’nin çoğunluğu yoktu. Sonuçlar biraz önce ortaya çıktı. Bu sonuçları büyük bir memnuniyetle değerlendiriyorum. Bizim oradaki toplam delege sayımız 424 olmasına rağmen Mansur Bey 495 oy alarak başkan seçildi. Rakibi Mehmet Öztürk de 221 oy aldı. AKP’nin Cumhur İttifakı adayı AKP, MHP Büyük Birlik Partisi oylarından 216 eksik oy aldı.

Geçtiğimiz günlerde AKP adayının 12 oy eksik almasıyla Adalet ve Kalkınma Partisi’nde bu fireler bulunsun partiden atılsınlar, hesap sorulsun gibi yaklaşımları biz dikkatle ve endişe ile takip ediyorken, bugün AKP, MHP ve Büyük Birlik Partisi’nin birlikte davranan Cumhur İttifakı’nın toplam alması gereken oy 437 olması gerekirken 221 oy aldılar ve 216 eksik oy aldılar. Bu karşı taraftaki dağınıklığı ve bizim tarafta işlerin ne kadar yolunda gittiğini gösteriyor. Oysa biz burada da onlara gelin birlikte olalım demiştik ama kabul etmemişlerdi. Orada da İYİ Parti ile birlikteyiz. Yeniden Refah Partisi ile birlikteyiz. DEM Parti ile birlikteyiz. Ve çok sayıda belediyeye biz Büyük Birlik Partisi’ne de teklifte bulunduk. MHP’ye de AKP’ye de. Yani sadece içlerinden bazılarına değil.

Ama çok olan her şeyi alsın mantığında olanlar bizim bu paylaşma teklifimizi algılayamadılar. Çoğunluklarına güvendiler ama bugün orada ortaya çıkan durum kendileri açısından son derece hazindir. Ama biz gerek Tarihi Kentler’de Mansur Başkan’la, gerek Belediyeler Birliği’nde Ekrem Başkan’la, Ege Belediyeler Birliği’nde Ferdi Başkan’la, Sağlıklı Kentler’de Cemil Başkan’la, Kıyı Ege Belediyeler Birliği’nde Ahmet Başkan’la, Ahmet Aras’la en adil şekilde yöneteceğiz ve AK Partilileri, MHP’lileri de ötekileştirmeden bu imkânları herkesin gücü nispetinde istifade etmesini sağlayacağız. Bunu büyük bir açık yüreklilikle söylemek isterim.

SODEMSEN’in, SODEM’in oluşturduğu yeni yapılar Cumhuriyet Halk Partili belediyelerin, sosyal demokrat belediyelerin eş güdümünü sağlarken Belediyeler Birliği üzerinden de bütün bu bölge birlikleri üzerinden de çok önemli çalışmaları, koordinasyonları, eş güdümleri, denetimleri, eğitimleri hep birlikte sağlamanın niyetindeyiz. Bizim yönettiğimiz kurumlar Türkiye’nin en iyi yönetilen kurumlarına dönüşüyor kısa sürede. Hedefimiz budur. Ege Belediyeler Birliği’nde de ben Cemil Başkan’la Ferdi Başkan’ın sinerjilerinin İzmir’de merkezi olan ve Ferdi Başkan’ın başkanı olduğu en büyük üyesinin de Cemil Başkan olduğu bu birliğin çok etkili işler yapacağına yürekten inanıyorum.

Ayrıca ülkenin gündeminde malum bir bayram var. İzmir’le İstanbul arasında geçen bayramdan bu bayrama otobüs taşımacılığı bilet fiyatlarının tam 2 kat arttığını üzülerek takip ediyoruz. Bu gerçekten insanların artık ailelerinin yanına kavuşmasını, öğrencilerin bayram tatile gitmesini, insanların memleketlerine ulaşmasını imkânsızlaştıran bir durumla karşı karşıyayız. Türkiye’nin bu sorunlarını çözmek bir yana çözemeyen ve sadece aynı kesimlere yüklenen bir iktidarla karşı karşıyayız.

Aslında çözüm son derece basit. Yani geçmiş dönemde Kur Korumalı Mevduat’tan kim kazandıysa, geçmiş dönemde Hazine’den aktarılan 1.2 trilyonu kimler cebine indirdiyse Kur Korumalı Mevduat üzerinden ya da Kredi Garanti Fonu üzerinden alınan uygun kredileri yüzde altılık, yedilik kredileri kimler gayrimenkule, kimler lüks araçlara, yatlara katlara çevirdiyse biraz onlardan almak lazımken Kur Korumalı Mevduat’ı ödeyenlere yüklenmek, dönüp efendim yine işçiden almak ya da işçiye vermemek, zam vermemek, emekliye zam vermemek, çiftçiye hak ettiği fiyatı vermemek.

Örneğin açıklanan hububat fiyatlarında açıklanan buğday fiyatının maliyeti olan 11 liranın altında olması. Geçen sene 8 buçuk lira verilen buğdaya, bu sene 9 buçuk lira verilmesi. Enflasyon yüzde 80’ken, girdi enflasyonu yüzde 120 iken yüzde 12 zam vermek insaf değildir, vicdan değildir, hakkaniyet değildir. Sonra bu vatandaşlar geçinemiyoruz diye bağırınca onların seslerini duymamak değildir.

“Çok sert ve çok net bir tepki vereceğiz”

Bu bayramda 3 bin lira emekli ikramiyesi hak görüyorlar. Emekli ikramiyesi ilk verildiğinde 2018’de 24 kilo kıyma alırken, bugün 5 buçuk kilo kıyma alıyor. O gün verilen emekli ikramiyesi 2 koç alıyorken, bugün emekli ikramiyesi bir koçun beşte birini bile alamıyorken. En düşük emekli maaşı 2002 yılında 2 koç alırken bugün en düşük emekli maaşı 10 bin lira cılız bir koç bile cılız bir kurbanlık bile alamıyorken artık bu emeklilerin sesinin duyulması gerekiyor. Bu konuya bir kez daha dikkat çekiyoruz.

Önümüzdeki günlerde Sayın Erdoğan’la yapacağımız görüşmede de bu büyük ekonomik krizden çıkmanın yolunun, krizin mağdurlarına daha fazla yüklenmek değil, geçmiş krizin kazananlarından biraz bir şeyler talep etmek olduğunu görmek gerekiyor. Türkiye demokratikleşse, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarına uysa, hukuki öngörülebilirlik olsa Türkiye’ye dünyadan kalıcı dünya yatırımlar gelecekken bugün sıcak para geliyor. Faizden voleyi vuruyor, tekrar gidiyor. Gün geliyor, kurdan voleyi vuruyor, tekrar gidiyor. Ama biz her geçen gün daha çok yoksullaşıyoruz. Buna da buradan İzmir’den bir kuvvetli itirazı bir kez daha yükseltiyoruz. Haziran ayının sonunda asgari ücrete zam yapmamayı düşünenler bunu bir kez daha düşünsünler. Buna çok sert ve çok net bir tepki vereceğiz. Bir kez daha kimse asgari ücreti güncellememeyi düşünmesin.

Asgari ücreti enflasyon artışında güncellerken asgari ücret artışından ek sıkıntıya düşecek küçük esnaf, bazı KOBİ’ler ve bazı ihracatçıların da desteklenmesi için özel tedbirlerin alınması da gerekiyor. Ama yarattığınız krizin yükünü emekçilere ve emeklilere, esnafa ve çiftçiye yükleyemezsiniz. Taban fiyatlarda buğdayda 15 lira taban fiyat bekliyoruz. Çay taban fiyatının 25 lira olarak güncellenmesini bekliyoruz ve bu kararların bir an önce açıklanmasını bekliyoruz. Emekliye asgari ücret düzeyinde en düşük maaş, asgari ücrete de enflasyon oranında güncelleme bekliyoruz. Bunları yapmayanlar bu milleti geçinemeyen hale getirirler. Geçinemeyenlerin sesini duyuyoruz. Duyurmaya kararlıyız. Bu konuda Haziran ayında ciddi adımlar bekliyoruz.”

Paylaşın

“Meclis İçtüzüğü”nde Değişiklik Hazırlığı

AK Parti Meclis grubunda yaz tatilinde de yeni döneme hazırlık yapılacak. Edinilen bilgiye göre Meclis’in anayasası olarak nitelendirilen Meclis İçtüzüğünde değişiklik için kollar sıvanacak.

Yaz boyunca sürecek çalışmada, yasa görüşmelerinde komisyonların ağırlığının arttığı, Genel Kurul’da sadece oylamaların yapıldığı yeni bir sistem için değişiklik teklifi hazırlanacak.

Yerel seçim nedeniyle Meclis çalışmalarına 1.5 ay ara verildi. Bu durum 1 Temmuz’da tatile girmesi gereken Meclis’in çalışmalarının uzamasına neden oldu. AK Parti’nin planlamasına göre Meclis 2 ay daha çalıştıktan sonra, 1 Ağustos’ta tatile girecek.

2 aylık sürede kripto yasası, ulaştırma alanında düzenlemeler içeren yasa teklifi, 9. yargı paketi ve hayvan hakları kanun teklifi gibi birçok düzenlemenin yasalaşması bekleniyor. Ancak AK Parti Meclis grubunda yaz tatilinde de yeni döneme hazırlık yapılacak.

Gazete Duvar’da yer alan habere göre; Meclis’in anayasası olarak nitelendirilen Meclis İçtüzüğünde değişiklik için kollar sıvanacak.

Yaz boyunca sürecek çalışmada, yasa görüşmelerinde komisyonların ağırlığının arttığı, Genel Kurul’da sadece oylamaların yapıldığı yeni bir sistem için değişiklik teklifi hazırlanacak. MHP’nin de sıcak baktığı bu değişiklik konusunda muhalefetle uzlaşma sağlanırsa bunun yeni anayasa yapımının da önünü açabileceği değerlendiriliyor.

Öte yandan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan 2023 seçimlerinde son kez aday oldu. Anayasa değişikliği ya da erken seçim kararı alınmadıkça Erdoğan’ın yeniden aday olması mümkün değil. Ancak AK Parti, Erdoğan’ın tekrar aday olması için bu iki yolu da denemeye kararlı.

Anayasa değişikliği en zoru ama Meclis’in alacağı erken seçim kararı ile Erdoğan’ın görev süresinin bir 5 yıl daha uzatılması çok kolay. Muhalefetin de gündeme gelebilecek bir erken seçim önerisine “hayır” diyemeyeceği savunuluyor.

Peki her ikisi de olmazsa ne olacak? AK Partililer bu soruya yanıt vermek için çok erken olduğunu söylese de kulislerde kısık sesle de olsa Erdoğan sonrası için çeşitli formüller, isimler konuşuluyor. Herkesin emin olduğu tek konu Erdoğan’ın yeniden aday olamasa da siyaseti bırakmayacağı.

Birçok siyasetçi her durumda Erdoğan’ın partisinin genel başkanlığını yürüteceğini söylüyor. Erdoğan’ın AK Parti Genel Başkanı olarak iyi bir Cumhurbaşkanı adayı çıkarıp çalışmaların yakın takipçisi olacağını söyleyenler “Aday kim olur” sorusuna da “Partide çok deneyimli, etkin olabilecek isimler var” yanıtını veriyor.

Bu isimler içinde ilk dile getirilen Erdoğan’ın damadı Selçuk Bayraktar. Mevcut Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş’un da Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’ın da, son dönemlerde öne çıkan Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın da böyle bir durumda aday olabileceği konuşuluyor.

Partililer Erdoğan’ın yeniden adaylığı söz konusu olmazsa zaman içinde farklı isimlerin de gündeme gelebileceğini söylüyor.

Paylaşın

Erdoğan’dan “Önceliğimiz Enflasyonla Mücadele” Mesajı

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Önceliğimiz bu ülkeyi hayat pahalılığı sorunundan kurtarmaktır. Enflasyonu düşürmek için politikaları uyum içinde yürütüyoruz. Ekonomi programımızın ilk yılı geçiş yılıydı ve bu dönemi öngördüğümüz şekilde başarıyla tamamladık” dedi ve ekledi:

“Enflasyonda en zor dönemin artık geride kaldığına inanıyoruz. Şimdi dezenflasyon dönemine giriyoruz. Büyüme tarafında da hamdolsun oranlar olumlu seyrediyor. Deprem felaketine rağmen yüzde 4.5’lik büyüme kaydettik. Milli gelirimiz cari fiyatlarla ilk kez 1 trilyon doları aştı. Türkiye ekonomisi dünyada 17. satın alma gücünde 11. sırada yer alıyor.”

AK Parti Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Haliç Kongre Merkezi’nde düzenlenen TİM 31. Olağan Genel Kurulu ve İhracatın Şampiyonaları Ödül Töreni’nde konuştu. Erdoğan’ın konuşmasından önemli satır başları:

“2002’de bir haftada yaptığımız ihracatı artık bir günde gerçekleştiriyoruz. İhracat yapmayan ilimiz kalmadı. Fildişi kulelerinde ahkam kesenler bunları anlamıyor olabilir. Dünyanın dört bir köşesine Türk mallarını götüren siz kardeşlerim bunları çok iyi biliyor… Biz başkalarının ne dediğine değil size bakıyoruz. Sizinle yol yürüyoruz.

İhracatçılarımızı Türk ekonomisinin yurt dışındaki sancaktarları olarak görüyoruz… Tüm bakanlarımız her zaman sizin yanınızdadır. Üreticimizin ulaşamadığı hiçbir bürokrat hiçbir siyasetçi olamaz. Halkımızla arasına mesafe koyanla biz de aramıza mesafe koymaktan çekinmeyiz. Türkiye tüketerek değil, istihdam ederek, ihracat ederek kalkınacak.

Türk ürünlerinin küresel birer markaya dönüşmesine imkan sağlıyorsunuz. Kimsenin bu emeklerini boşa çıkartmayacağız.

Türkiye’nin dış ticarette yazdığı başarı hikayesini sadece biz değil rakamlar da söylüyor. 2023 yılını toplam 355 milyar dolar ihracatla kapattık. 24. 1 milyar dolarlık Mayıs ayı ihracatımız, tarihin en yüksek mayıs ayı ihracatı oldu. Mayıs ayı itibariyle, yıllıklandırılmış ihracatımız 261 milyar dolar olarak rekor kırdı.

İthalatımızda da düşüş eğilimi devam ediyor. Dış ticaret açığımız yıllık bazda yüzde 47.8 düşüş gösterdi. Dış ticaret açığımızdaki iyileşme sürüyor… Cari işlemler açığındaki iyileşme, ticaret ortaklarımızda toparlanma, turizm gelirlerindeki artışla çok daha iyi gerçekleşecek.

2024 sonunda mal ihracatımızı 267 milyar dolara mutlaka taşıyacağız. Bunu da son 21 yıldır olduğu gibi yine sizlerle birlikte başaracağız. İhracatçılarımıza verdiğimiz desteğin artarak devam etmesi, ekonomimize yeni bir ivme kazandırmıştır. Hazine bakanlığımız ve merkez bankamız, ihracatçılarımızın finansallarını geliştirmek için çeşitli formüller üzerinde çalışıyor.

Yıllık 100 milyar lira olmak üzere 3 yıl olarak 300 milyar lira limit tahsis edilmesini planlıyoruz. Verimliliği yüksek yatırımlı uygun koşullarda finansmanını mümkün kılacak. Yüksek teknolojili yatırımların bundan sonra daha güçlü destekleyeceğiz. 10 yıla kadar vade imkanı tanınacak. Yüksek teknolojili ürün ihracatı 4 katına çıktı.

İhracatçılarımız için döviz bozdurma zorunluluğunu yüzde 40’tan yüzde 30’a indirdik. Bu düzenleme pazartesiden itibaren geçerli olacak.

Geçen sene tüm taraflarla görüşerek hazırladığımız orta vadeli programla ekonomideki yol haritamızı sizlerle paylaştık. Programa olan güvenimizi uygulamalarımızla ispat ettik. Bundan 3 ay önce, seçim meydanlarında olmadık sözler verenler, verdikleri sözleri tutmak yerine milleti oyalamanın yollarını arıyor.

Hak hukuk diyenlerin bugün nepotizmin kitabını yeniden yazdığını görüyoruz. Biz tutamayacağımız sözü vermedik. Biz milletimize bedel ödettirmemenin derdindeyiz.

“Dezenflasyon dönemine giriyoruz”

Önceliğimiz bu ülkeyi hayat pahalılığı sorunundan kurtarmaktır. Enflasyonu düşürmek için politikaları uyum içinde yürütüyoruz. Ekonomi programımızın ilk yılı geçiş yılıydı ve bu dönemi öngördüğümüz şekilde başarıyla tamamladık. Enflasyonda en zor dönemin artık geride kaldığına inanıyoruz. Şimdi dezenflasyon dönemine giriyoruz.

Büyüme tarafında da hamdolsun oranlar olumlu seyrediyor. Deprem felaketine rağmen yüzde 4.5’lik büyüme kaydettik. Milli gelirimiz cari fiyatlarla ilk kez 1 trilyon doları aştı. Türkiye ekonomisi dünyada 17. satın alma gücünde 11. sırada yer alıyor.”

Paylaşın

İYİ Parti Lideri Dervişoğlu: Tek Adamlığa Hizmet Etmeyeceğiz

İYİ Parti Lideri Müsavat Dervişoğlu, “Biz İYİ Parti olarak Türkiye’de olup biten sonuçlara, yapılan işlere muhalefet ediyoruz. Çünkü millet bize muhalefet görevi verdi. Biz de bu çerçevede parti politikalarını geliştireceğiz” dedi ve ekledi:

“Benim başında bulunduğum parti de tek adamlığa hizmet etmeyecek. İsteyen istediğiyle görüşebilir ama ben kurulan senaryolara karşı çıkacağımı ilan ediyorum. Ben bu potada milletin iradesini erittirmeyeceğim. İyi partiyi milletin vicdanının merkezi olarak görüyorum. Oturduğum koltuğu da milletin yüklediği sorumluluk olarak kabul ediyorum.”

İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, partisinin genel merkezinde T24 Ankara Temsilcisi Gökçer Tahincioğlu, T24 Yazarı Tolga Şardan ve T24 muhabiri Serkan Demirtaş’ın sorularını yanıtladı.

Dervişoğlu, DEM Partili belediyelere kayyım atamaları konusunda da “Merak ediyorum, mesela Ahmet Türk kaç kez daha belediye başkanı seçilecek? Seçiliyor, görevden alıyorsun. Belediye Meclisi’nin tamamı mı bu şekilde yargılanıyor? Oradan da atama yapmak mümkün. Ama bunlar yapılmıyor, adaylığa açık kapı bırakılıp, sonra bu işler yapılıyor. Sonuçta devlet yıpranıyor” diye konuştu.

Akşener’in, Cumhurbaşkanı Erdoğan ile yaptığı sürpriz görüşme konusunda, önceki açıklamalarını anımsatan Dervişoğlu, “Görüşmeden hangi aşamada haberdar oldunuz, şaşırdınız mı?” sorusu üzerine, şunları söyledi:

“Beklemiyordum ama şaşırmadım. Elbette içeriğini bilmiyorum. Görüşmeye dair açıklamadan sonra sağ olsunlar bizi bilgilendirdiler. Cumhurbaşkanı, CHP lideri ile de görüşüyor. Son görüşmeden sonra da açıklama yapılmadı. Yani sorunun muhatabı elbette ben değilim.”

Dervişoğlu, siyasi kulislerde konuşulan, Akşener’e cumhurbaşkanlığı yardımcılığı teklif edileceği iddiaları konusunda da “Bu konularda bilgim yok. Ancak ben, bana teklif edilemeyecek bir şeyin, O’na da kurucu başkanımıza da teklif edilemeyeceğini düşünürüm” yanıtını verdi.

“Tek adamlığa hizmet etmeyeceğiz”

İYİ Parti’nin, AKP karşıtlığından ibaret bir parti olmadığını vurgulayan Dervişoğlu, şöyle konuştu: “Biz İYİ Parti olarak Türkiye’de olup biten sonuçlara, yapılan işlere muhalefet ediyoruz. Çünkü millet bize muhalefet görevi verdi. Biz de bu çerçevede parti politikalarını geliştireceğiz.

Benim başında bulunduğum parti de tek adamlığa hizmet etmeyecek. İsteyen istediğiyle görüşebilir ama ben kurulan senaryolara karşı çıkacağımı ilan ediyorum. Ben bu potada milletin iradesini erittirmeyeceğim. İyi partiyi milletin vicdanının merkezi olarak görüyorum. Oturduğum koltuğu da milletin yüklediği sorumluluk olarak kabul ediyorum.”

Anayasa çalışmalarına ve görüşmelerine ilişkin de konuşan Dervişoğlu, sözlerine şöyle devam etti: “Tek adam rejimine hizmet edecek bir sistemin yanında olmayacağımı, Türkiye’nin anayasa tartışmalarının gerçek sorunları gölgeleyeceği endişelerimi ilk görüşmede ifade ettim. İlk görüşmeyi de tarafsız konumda duran Numan Kurtulmuş ile yaptım. Hükümetin neyi istediğini henüz tespit edemedim. Bu tartışmaların hiçbiri emekli sorununu, çiftçilerin problemlerini, Türkiye’de çöken orta direğin sorunlarını çözmeyecek.

Yakın zamanda MEB müfredatı değişti, gerektiği kadar konuşulmadı. Demokrasi işlemiyor, erkler hiyerarşisi birbirine karışmış. Türkiye’de ciddi demokrasi sorunları yaşanıyor. Bu sorunlar konuşulması gerekirken bu sorunların konuşulmasını engelleyenler tarafından Türkiye bir o yana bir bu yana savruluyor. İYİ Parti de bunun içine çekilmek isteniyor. Fakat ben bunun yerine Türkiye’nin sorunlarını konuşmaya devam etmek istiyorum.”

AK Parti’nin yeni anayasa ile ilgili girişimlerini de değerlendiren Dervişoğlu, şunları söyledi: “Bize ne yapacaklarını söylemediler. Ne olup bittiğini, ne getireceklerini bilen yok. Ben de o nedenle ne yapmayacağımızı söyledim. Tek adam rejimini tahkim edecek bir çalışma içinde olmayacağımızı söyledim. 2010 referandumu ile yargı, emniyete cemaate emanet edildi ve 15 Temmuz darbesi geldi. Ardından OHAL geldi ve yapıyı değiştirdiler o koşullar altında.

Dünyada teşebbüs aşamasında kalmış bir darbe girişiminden sonra yönetim yapısını değiştiren başka ülke var mı? Bunların üzerinden zaman geçti diyorlar. Ne kadar geçti? Daha dün oldu bunlar. Erdoğan, bu başkanlık işinden vazgeçiyorum, parlamenter sisteme geçiyorum derse sürpriz biçimde, hazırlığımız tamam, gelsinler konuşalım. Bir masa kurulacaksa İYİ Parti elbette milletin hakkını korumak için orada olur. Ancak öyle bir niyet de söylemiyorlar. Ne yapıldığını bilen yok.”

Paylaşın

Ampute Futbol Milli Takımı Avrupa’nın Zirvesinde

2024 Avrupa Ampute Futbol Şampiyonası finalinde Türkiye ile İspanya, Camille Fournier Stadı’nda karşı karşıya geldi. Karşılaşmadan 3-0 galip ayrılan Ampute Futbol Milli Takımı, üst üste üçüncü kez Avrupa şampiyonu oldu.

Haber Merkezi / Ampute Futbol Milli Takımı, 2017 ve 2021 yılında Avrupa, 2022’de de Dünya şampiyonluğunu elde etmişti.

Ampute Futbol Milli Takımı, ilk yarıyı kaptan Rahmi Özcan’ın 15. dakikada attığı golle 1-0 önde tamamladı. Ömer Güleryüz’ün 28. dakikada köşe vuruşundan attığı şık golle skoru 2-0 yapan millîler, Fatih Şentürk’ün 33. dakikada penaltıdan kaydettiği golle farkı üçe çıkardı.

Öte yandan milli takımın forveti Ömer Güleryüz, toplam 11 gole ulaşarak gol krallığında zirveye oturdu.

Paylaşın

Birleşmiş Milletler, İsrail, Hamas Ve İslami Cihad’ı Kara Listeye Ekliyor

Hamas’ın başlattığı Filistin – İsrail savaşında 8. ay geride kalırken, Birleşmiş Milletler (BM), İsrail, Hamas ve İslami Cihad’ı “çatışma bölgelerinde çocuklara zarar veren ülke ve örgütler” listesine ekleme kararı aldı.

Karar; İsrail’in çocuk haklarını ihlal ettiği, çocukların yaşamlarını tehlikeye attığının tescili anlamına geliyor. Listede halihazırda terör örgütleri IŞİD, El Kaide ve Boko Haram’ın yanı sıra Ukrayna işgali yüzünden Rusya da bulunuyor.

Birleşmiş Milletler (BM), İsrail ve Hamas’ı “çatışma bölgelerinde çocuklara zarar veren ülke ve örgütler” listesine ekleme kararı aldı. BM Genel Sekreteri Antonio Guterres kararını önümüzdeki birkaç gün içinde Güvenlik Konseyine bildirecek.

İsrail’in listeye eklenmesinin ardından Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyinin (BMGK) bir yaptırımda bulunması beklenmiyor. Sahadaki gerçekliğe somut bir etkisi olmayan kararın yine de İsrail üzerinde artan uluslararası kamuoyu baskısını pekiştireceği değerlendiriliyor.

Karar; İsrail’in çocuk haklarını ihlal ettiği, çocukların yaşamlarını tehlikeye attığının tescili anlamına geliyor.

Listede halihazırda terör örgütleri IŞİD, El Kaide ve Boko Haram’ın yanı sıra Ukrayna işgali yüzünden Rusya da bulunuyor. Hamas dışında İslami Cihad da kara listeye alınacak.

Guterres’in ofisi İsrail’in kara listeye ekleneceğini bu ülkenin BM temsilcisi Gilad Erdan’a önceden bildirdi. Normalde 18 Haziran’dan önce açıklanmayacak kararı da Erdan kamuoyuyla paylaştı.

Yaptığı açıklamada İsrailli temsilci, “Bu utanç verici karar Hamas’a savaşı genişletmek için sadece umut veriyor. Hamas şimdi okulları ve hastaneleri daha fazla kullanacak çünkü Genel Sekreter (Guterres) onları umutlandırıyor” ifadelerini kullandı.

Erdan, BM temsilcisi ile telefondaymış gibi göründüğü ve karara itiraz ettiği anların videosunu sosyal medya sitesi X’te paylaştı.

BM’den yapılan açıklamada, İsrail’in listeye ekleneceğinin “nezaketen önceden haber verildiğine” dikkat çekilerek, paylaşılan video karşısında şoke oldukları kaydedildi.

“En ahlâklı ordu IDF”

İsrail Başbakanı Benyamin Netanyahu da, “BM, Hamas katillerini destekleyenlere katılarak kendini kara listeye ekledi. IDF dünyanın en ahlâklı ordusudur, hayal ürünü BM kararı bunu değiştirmeyecek” dedi.

Guterres’in adımı Filistin tarafında ise memnuniyetle karşılandı. Filistin’in BM temsilcisi Riyad Mansour, “İsrail’i utanç listesine eklemek ölen evlatlarımızı geri getirmeyecek, ancak doğru yolda atılmış önemli bir adım” diye konuştu.

İnsan hakları örgütleri İsrailin listeye eklenmesi için uzun zamandır çalışıyordu. BM, son Gazze savaşından çok önce, 2022 yılında İsrail’e “tutumunda iyileşme göstermezse” kara listeye gireceği uyarısında bulunmuştu.

7 Ekim’deki Hamas baskınını izleyen İsrail saldırılarında hayatını kaybedenlerin sayısı 37 bine dayandı. Gazze yönetimine göre şu ana kadar çoğu çocuk en az 32 kişi ise açlıktan öldü.

Haber ajansı AP’nin analizine göre, kadın ve çocuk ölümleri uluslararası toplumun baskısı ve uyarılarına rağmen Nisan ayında hâlâ yüzde 40 seviyesindeydi. Savaşın başladığı Ekim ayında Gazze’de yaşamını yitirenlerin yüzde 60’ını kadın ve çocuklar oluşturuyordu.

(Kaynak: DW Türkçe)

Paylaşın

CHP: Erken Seçim Tartışmaları Sokağın Gündemini Yansıtmıyor

Erken seçim tartışmalarını değerlendiren CHP kurmayları, “Biz asgari ücretliler, emekliler, Gezi Davası Tutukluları’ diyoruz, seçim tartışmasının gündemi gölgelemesini istemiyoruz” ifadelerini kullanıyor.

Birgün’den Mustafa Bildirici’nin haberine göre; Sokağın talebinin erken seçim olması halinde iktidara baskının artırılacağını kaydeden CHP kurmayları, “Özgüvenli siyaset yapıyor, olası bir seçimden çekinmiyoruz. Ancak 31 Mart’ta partimize verilen sorumluluk kapsamında öncelikle yurttaşın sorunlarını gündemde tutmak istiyoruz” değerlendirmesinde bulunuyor.

Özel ve Erdoğan arasındaki temasların, müzakere sürecinin CHP’yi mücadeleden geri bıraktığı eleştirilerinin de haksız olduğuna dikkati çekilerek, ‘‘Müzakereler ile çok rahat çözülebilecek mesele var. Bu çözümden kim fayda sağlarsa sağlasın, öncelikle muhataplarına, topluma yararlıdır” değerlendirmesi yapılıyor.

CHP Genel Merkezi, “Erken seçim Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın yeniden adaylığının da önünü açar” eleştirilerine karşı da Anayasa’daki engelleyici hükümlerin tartışılmaz olduğuna dikkati çekiyor. Ayrıca 31 Mart’ın ardından gerçekleştirilen anketlerde CHP’nin oyunun arttığının görüldüğünü kaydeden parti kurmayları, “Yerel seçimlerde birinci parti olmamız tesadüfi değil. Anket verileri de ortada. Erken seçime bakışımız Erdoğan’ın yeniden adaylığı değil, bir an önce görevinin sona ermesi” şeklinde konuşuyor.

Türkiye’nin en temel alanlarda yaşadığı sorunların baş nedeninin Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi olduğunu ifade eden CHP yetkilileri, şunları söylüyor: “AYM’nin bozma kararları, bugünkü sistemin ne kadar bozuk olduğunun göstergesi. Bu sistem, rejime kasteden bir sistem. Türkiye’nin tüm kurumlarının içi boşaltıldı, kuvvetler ayrılığı ortadan kaldırıldı. Yasama yok sayıldı. Halkın erken seçim talebini şu anda ölçmek zor ama iktidarın ülkeyi yönetemez hale geldiği de ortada.’’

CHP yetkilileri, “CHP, iktidara gelmesi durumunda ekonomik enkazı toplamaya hazır mı?” sorusuna ise şu yanıtı veriyor: “2019’da devraldığımız belediyelerde de bir enkaz ile karşılaştık. Ancak başkanlarımız, deprem ve pandemiye karşın süreci çok iyi yönetti. Bütçeler doğru kullanıldı, israf ve yolsuzluğun önüne geçildi.

CHP iktidarı, kamu kaynaklarının en çok beş müteahhit için harcandığı bir iktidar olmayacak. Emekliye verilen ile müteahhitlere verilen arasında uçurum var. Bu uçurumu ortadan kaldıracağız. Kadrolarımız iyi. CHP iktidarında, bir kelimeyle işten el çektirilen kadrolar yerine liyakatli kadrolar olacak.”

“Biz Türkiye’yi yönetmeye talibiz”

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, 31 Mart yerel seçimlerinin ardından partisinin belediyeyi kazandığı il ve ilçelere teşekkür ziyaretlerini sürdürüyor. Özel, bu kapsamda dün Adana’ya gitti. Adana’daki ilk durağı, partisinin il başkanlığı olan Özel, ardından Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar’ı ziyaret etti.

CHP Lideri Özel, Karalar’ı, Adana’da iki kez üst üste seçilmesinden dolayı tebrik etti. Burada konuşan Özel şunları söyledi: “Biz Türkiye’yi yönetmeye talibiz. Millet bu vazifeyi partimize bir kez daha vermek için sabırsızlanıyor. Biz gününde yapılırsa da erken yapılırsa da başımızla beraber, gününde yapılırsa gününde kazanacağız.

Ama bu ekonomik kriz ve bu kadar sorunu görmeden ve inadına inadına hataları tekrar eden yönetim anlayışının da milletimizin gündemine çok yakın zamanda erken seçimi de sokabileceğini gösteriyor. Biz gelecek pazar yapılsa hazırız. Birinci partiyiz, iktidarı devralmak isteriz. Milletimiz ne zaman talep ederse, meclisimiz 360’ı bulup meclisten, Cumhurbaşkanı bu krizi sürdüremiyor ve bundan sonra bir erken seçim çaredir derse onun kararıyla yapılacak ilk seçimde iktidara talibiz.

Ve iktidara talip olduğumuz noktada hem ülkeyi yönetmenin hem de Türkiye’ye yeniden demokrasiyi getirmenin insanlarımızı zenginleştirmenin, aç karınları doyurmanın müjdesini CHP, belediyelerde olduğu gibi Türkiye halkına da verecektir.

Paylaşın

Resmi Gazete’de Yayımlandı: 5 TL’lik Madeni Para Tedavüle Çıkıyor

29 Ekim 2023 tarihinde “hatıra para” olarak piyasaya sürül madeni 5 liraların tedavüle çıkarılmasına ilişkin tebliğ Resmi Gazete’de yayımlandı. Darphane’nin paraların üretimini yaptığı kaydedildi.

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Başkanı Fatih Karahan, geçtiğimiz günlerde yaptığı açıklamada, 500 ve 1000 liralık banknotların basımına ilişkin çalışma yaptıklarını söylemişti.

Madeni 5 TL’lerin tedavüle çıkarılmasına ilişkin tebliğ Resmi Gazete’de yayımlandı. Hazine ve Maliye Bakanlığınca yayımlanan tebliğde, Darphane’nin paraların üretimini yaptığı kaydedildi.

Paranın arka yüzünde Atatürk rölyefi yer alırken; ön yüzde sekiz köşeli Selçuklu yıldızı motifi kullanıldı. Ayrıca AK Parti hükümetinin Cumhuriyet’in 100’üncü yılı için hazırlattığı “Türkiye Yüzyılı” logosu da ön yüzün orta kısmında yer aldı.

5 TL’lik madeni paralar 29 Ekim 2023 tarihinde “hatıra para” olarak piyasaya sürülmüştü. Darphane o dönem, 100 milyon adetle sınırlı olmak kaydıyla 5 lira basmıştı.

Yeni paralar, hatıra 5 liralar ile aynı ağırlık ve boyutta olacak şekilde tasarlandı. Kenar özelliği düz tırtıllı, çapı 28,15 milimetre, kalınlığı 1,70 milimetre, ağırlığı ise 8,25 gram.

Yüksek enflasyon nedeniyle paranın değerinin eridiği Türkiye’de bir süredir daha büyük banknotların basılması da gündemde.

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Başkanı Fatih Karahan, geçtiğimiz günlerde yaptığı açıklamada, 500 ve 1000 liralık banknotların basımına ilişkin çalışma yaptıklarını söylemişti.

TBMM Plan ve Bütçe Komisyonuna 4 Haziran Salı günü sunum yapan Karahan, “Üst banknota ihtiyaç olup olmadığı teknik analizler sonucunda ortaya çıkıyor, bu konuda birimlerimiz çalışıyor, incelemelerimiz devam ediyor. Bir karar verildiğinde, bu, kamuoyuyla şeffaflık çerçevesinde paylaşılacaktır” diye konuşmuştu.

Paylaşın