DEM Parti, Eylül Ayından İtibaren “Örgütlenme Seferberliği” Başlatıyor

DEM Parti, eylül ayından itibaren, AK Parti ve MHP iktidarının muhaliflere yönelik baskı politikalarına karşı yeni bir “örgütlenme seferberliği” başlatmayı planlıyor. “Örgütlenme seferberliği” ile parti yönetimlerinin daha aktif hale getirilmesi planlanıyor.

Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Merkez Yürütme Kurulu’nun (MYK) 26 Haziran’da gerçekleştirdiği toplantıda açığa çıkan kararlar doğrultusunda, Eylül ayında iki önemli konferans yapılacak. 13 Eylül tarihinde Kadın Örgütlenme Konferansı, 14-15 Eylül tarihleri arasında ise Merkezi Örgütlenme Konferansı düzenlenecek.

Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB) İnşaat Mühendisleri Odası’nda (İMO) düzenlenecek konferanslar yaklaşırken, DEM Parti birçok ilde çalışmalarını sürdürüyor.

Tüm il eş başkanları, Parti Meclisi (PM) üyelerinin doğal delege olarak katılım sağlayacağı konferansın delegasyonu, çeşitli kurumlara ve bileşen partilere verilen kotalarla tamamlandı. Kadın Örgütlenme Konferansı’na 200, Merkezi Örgütlenme Konferansı’na ise 360 delege katılacak.

Özellikle yerel seçimler sonrası parti içi işleyişlere dair seçmen tarafından getirilen eleştirilerin de gündeme alınacağı konferanslarda, örgütlenme modeli üzerine tartışmalar gerçekleştirilecek. Öte yandan, AKP-MHP iktidarının Kürt siyasal hareketi ve muhaliflere dönük yoğunlaştırdığı baskı politikalarına karşı bir “örgütlenme seferberliği” başlatılacak.

Mezopotamya Ajansı’ndan Fırat Can Arslan‘ın edindiği bilgilere göre; özellikle yerel seçimlerde DEM Parti’nin yaşadığı “yereldeki örgütler ile genel merkez arasındaki iletişimsizlik ve halk ile doğru temelde diyalog kuramama ” gibi dikkat çeken sorunlara dair çözümler sağlanması beklenen konferansta, Halkın Emek Partisi’nden (HEP) bugüne 32 yıllık demokratik siyasi mücadele deneyimlerinin güncelleştirilmesi ve daha verimli hale getirilmesi esas alınacak.

Demokratik Kürt siyasetinde geçmişten bu yana görev almış yöneticiler ve delegelerin de katılımıyla gerçekleşen il ve ilçe yönetim toplantılarında hazırlanan raporlarla birlikte konferansa dönük hazırlıklar somutlaşırken, söz konusu raporlar DEM Parti Yerel Yönetimler Kurulu’nun 3 Ağustos’ta Wan’da düzenlediği “Demokratik Yerel Yönetimler Çalıştayı’nda” sonuçlanmıştı. Tüm belediye eşbaşkanlarının katılımıyla gerçekleşen çalıştayda, Kürt halkının kendini yönetme talebine sahip çıkacağı ifade edilmişti. Söz konusu çalıştayda, Eylül ayındaki konferansa bir model önerisi taşıma amacı güdüldü.

Konferansta, Halkların Demokratik Partisi’nden (HDP) Yeşil ve Sol Gelecek Partisi’ne ve son olarak DEM Parti’ye geçiş sürecinde birçok il ve ilçede gerçekleşen olağan üstü kongreler sonrası şekillenen yönetimlerin “örgütlenme seferberliği” ile önümüzdeki dönemde başlayacak olağan kongre süreciyle birlikte daha aktif hale getirilmesi de hedefleniyor. Bu ihtiyaca cevap olabilmesi adına açılan “Parti Okulu”ndaki eğitimlerle ise süreç daha da kolaylaştırılmaya çalışılıyor. Konferansın odak noktalarından biri de Parti Okulu planlaması olacak.

DEM Parti, olası bir baskın seçime tam anlamıyla hazır olabilmek adına Eylül ayından itibaren çalışmalarını sürdürecek.

“İttifak” soruları yanıt bekliyor

Son olarak 21 Ağustos’ta toplanan DEM Parti MYK’sinin gündem maddelerinden biri olan “ittifak” tartışmalarına dair ise somut bir adım henüz atılmış değil. “Demokrasi İttifakı” vurgusunun yapıldığı MYK’de çalışmaların hızlandırılması için bizzat Eş Genel Başkanlar Tülay Hatimoğulları ve Tuncer Bakırhan’ın temaslarda bulunmasına ve ilgili bir komisyonun kurulmasına karar verilmişti.

Bununla birlikte DEM Parti bünyesindeki bileşen zemininin ve son iki seçim sürecinde sol-sosyalist parti ve kurumlarla oluşturulan ittifak deneyimlerinin beklenen etkiyi yaratmaması da kamuoyunun yönelttiği dikkat çekici eleştirilerin başında geliyor.

Paylaşın

Trabzonspor, Abdullah Avcı İle Yollarını Ayırdı

UEFA Konferans Ligi’nden elenen Trabzonspor’da yönetim, teknik direktör Abdullah Avcı ile vedalaşma kararı aldı. Trabzonspor’un ikinci döneminde 44 maça çıkan Avcı, 26 galibiyet, 13 mağlubiyet ve 6 beraberlik aldı.

Haber Merkezi / Abdullah Avcı, Trabzonspor ile 2021-22 yılında şampiyonluğa ulaştı. Trabzonspor, Abdullah Avcı yönetiminde, 2020-21 ve 2022-23 sezonlarının Süper Kupası’nı da müzesine götürdü.

Trabzonspor Başkanı Ertuğrul Doğan’ın Abdullah Avcı’dan boşalan teknik direktörlük koltuğu için Şenol Güneş ile görüştüğü ifade ediliyor. Trabzonspor yönetiminin tecrübeli teknik adamı ikna etmek için uğraş verdiği belirtiliyor.

Abdullah Avcı kimdir?

31 Temmuz 1963 yılında İstanbul’da dünyaya gelen Abdullah Avcı, futbola Vefaspor altyapısında başladı. Abdullah Avcı, 1982 yılında as takıma yükseldi ve iki sezon forma giydi. 1984 yılında Karagümrük’e transfer olan Abdullah Avcı, iki sezonda 54 lig maçına çıktı. Abdullah Avcı, 1986 yılında Çaykur Rizespor ile anlaştı ve kiralık olarak sırasıyla Bakırköyspor ve Kahramanmaraşspor’da forma giydi.

1989 yılında kiralık sözleşmeleri biten Abdullah Avcı, bir sezon Rizespor’da oynadı. Avcı, 1990 yılında Kasımpaşa’ya transfer oldu ve daha sonra sırasıyla İstanbulspor, Küçükçekmecespor ve Nişantaşıspor formaları giydi. Abdullah Avcı, 1999 yılında jübile yaptı ve antrenörlüğe başladı.

Antrenörlük kariyerine İstanbulspor’da başlayan Avcı, burada Aykut Kocaman, Metin Türel ve Ziya Doğan’ın ekiplerinde yardımcı antrenör olarak çalıştı. Abdullah Avcı, 2002 yılında İstanbulspor U-21 takımını çalıştırdı ve gençlik gelişim koordinatörü olarak görev yaptı. Avcı, 2004 yılında Galatasaray U-21 takımının teknik direktörü oldu ve sonraki sezon Galatasaray A2 takımını çalıştırdı.

Ekim 2005 yılında Türkiye U-17 takımının teknik direktörü olan Abdullah Avcı, Türkiye’yi tarihinde ikinci kez Avrupa U-17 Futbol Şampiyonu yaptı. Avcı, yönetimindeki Türkiye, tarihinde ilk kez FIFA 17 Yaş Altı Dünya Kupası’na katılmaya hak kazandı. Bu turnuvada da başarılı olan Avcı, takımı dünya üçüncüsü yaptı.

Abdullah Avcı, 2006 yılında İstanbul Büyükşehir Belediyespor teknik direktörü oldu ve akımı beş sezon boyunca çalıştırdı, 2011 yılında Türkiye Kupası finali oynadı. Abdullah Avcı, 17 Kasım 2011 yılında Türkiye millî futbol takımının teknik direktörü oldu. İki yıl boyunca Türkiye’yi çalıştıran Abdullah Avcı, 2014 FIFA Dünya Kupası Elemeleri’ndeki başarısız sonuçların ardından görevden alındı.

Avcı, 2014’te yeni isim değiştiren İstanbul Başakşehir’in teknik direktörü oldu. Abdullah Avcı, 2020 yılında Trabzonspor’un teknik direktörlük görevine getirildi. Avcı, 2021 – 22 sezonunda Trabzonspor ile 81 puan toplayarak kariyerindeki ilk Süper Lig şampiyonluğunu kazandı. Trabzonspor, Avcı yönetiminde, 2020-21 ve 2022-23 sezonlarının Süper Kupası’nı da müzesine götürdü.

Paylaşın

Patronlar İstedi; İktidar, Vergi Yükünü Yine Halka Yıktı

Vergi adaletinin her geçen gün daha yüksek sesle konuşulduğu bu dönemde, patronlar bir kez daha az vergi ödemenin yolunu buldu. İktidar, vergi yükünü yine halka yıktı.

“Enflasyon düzeltmesi” adlı uygulama bir süredir küçük ve orta ölçekli şirketlerin hedefindeydi. Daha kârlı olduğu için faaliyetlerini borçlanarak sürdüren şirketler, bu uygulama nedeniyle daha fazla vergi verecekti.

TOBB, MÜSİAD, İTO gibi sermaye örgütleri Ankara’da yoğun lobi çalışmalarında bulundu ve vergi beyannamelerinin son teslim tarihine 9 gün kala Hazine ve Maliye Bakanlığı’na geri adım attırdı.

Mehmet Şimşek dün, cirosu 50 milyon liranın altında olan şirketlerin bu yıl da uygulamadan muaf tutulacağını açıkladı. Böylece yaklaşık 1,5 milyon kişi ve işletme daha fazla vergi ödemekten sıyrıldı.

Bakanlığın geri adımı, IMF’nin bu yöndeki talebini dile getirdiği saatlerde geldi. IMF, hem maliye politikasının “daha sıkı” olmasını hem küçük ve orta ölçekli işletmelerden alınan verginin azaltılmasını istemişti.

Öte yandan geçen ay çıkarılan ve “sermayeyi vergilendireceği” savunulan vergi paketinin büyüklüğünün, patronlardan alınmayan verginin sadece yüzde 8’i kadar olduğu görülmüştü. Büyük sermaye grupları sembolik vergileri sessizlikle karşılamıştı.

Yem sıkı maliye politikası hem şirketlere sağlanan vergi muafiyetleri, sıkılaşmanın emekçilere yüklenmesi anlamına geliyor.

‘Enflasyon düzeltmesi’ neydi?

Enflasyon emekçinin cebinden eksiltirken, patronların kârlarını artırmalarına bahane oldu ve varlıklarının değerini katladı.

Yıllar sonra bu zenginliğin küçük bir kısmı “enflasyon düzetmesi” ile vergilendirilmek istendi.

“Enflasyon düzeltmesi”, şirketlerin ödeyeceği vergiyi belirleyen mali tablolarının, enflasyon nedeniyle artık gerçek değerlerini ifade edemez geldiği noktada uygulanıyor. En son 2004’te uygulanmıştı.

Örneğin bir firmanın 2004 yılında 100 liraya bir arsa satın aldığını varsayalım. Enflasyon muhasebesi uygulaması öncesinde bu arsa, firmanın 2022 yılı bilançosunda da 100 lira olarak görünüyordu.

Onlarca milyon liralık gayrimenkuller, alındıkları yıldaki alış bedelleriyle listeleniyor, mal varlığı ufak gösteriliyordu. Şimdi yeni uygulamayla firmalar, ilgili kalemin bilançoya girdiği tarihten bu zamana oluşan enflasyon kadar güncelleme yapmak zorunda.

Şirketler önce 2023’te bilançolarını, bu doğrultuda güncelledi ama ortaya çıkan yeni değerler üzerinden vergilendirilmedi. Uygulama 2024’te başlayacaktı ki, son geri adımla birlikte bu kapsamdaki şirketlerin önemli bir bölümü muaf tutuldu.

İstanbul Sanayi Odası’nın araştırmasına göre sadece en büyük 500 sanayi kuruluşunun 1,4 trilyon lira olan toplam varlıkları, 2023’te “enflasyon düzeltmesi” yapıldıktan sonra 4,7 trilyon liraya sıçradı. Aradaki astronomik fark, 2023’te ve 2024’ün ilk üç ayını kapsayan dönemde ödenen vergiye etki etmedi. Son gelişmeyle birlikte bu kapsamdaki mükellef sayısı iyice daraltıldı.

Yaklaşık 1 milyon kurumlar vergisi mükellefi var. Bunların arasında vergisinin yüzde 80’ini ödeyen mükellef sayısı 1000 civarında. Büyük bölümü zarar açıklıyor ve vergi ödemiyor.

Patronlar neden karşı çıkıyor?

Bilançolarında aktif hesapları güçlü olan şirketler bu varlıklarını sermayeleriyle edinmişlerse “enflasyon düzeltmesi”nden olumlu etkileniyorlar, vergi yükleri azalıyor.

Borçları fazla olan şirketlerse borç kaleminin düzeltmeye tabi olmaması nedeniyle daha fazla vergi ödüyorlar.

Uygulamada amortismanlar da değerlenmiş tu­tarlar üzerinden hesaplanacağı için gider miktarı artıyor ama gelir tarafı ağır basacağı için, borçlanarak yatırım yapan şirketler, “enflasyon düzeltmesi” sonrası kârları artacağından, daha fazla vergi ödüyor.

Enflasyon düzeltmesinin “haksız” bir uygulama olduğunu savunan patronlar, bunun “özel sektöre darbe” olduğunu söylüyordu.

Ekonomi yönetiminin geri adımı sonrası patron örgütlerinden “teşekkür” mesajları yağdı. Ancak yine de bu geri adımı yetersiz bulanlar vardı. Kimileri 50 milyon liralık ciro sınırının yükseltilmesini, böylelikle daha fazla şirketin muafiyet kapsamına alınmasını istedi.

Enflasyon düzeltmesi uygulamasının değiştirilebilmesi için kanuni düzenleme gerekiyor. Mehmet Şimşek, Meclis’in açılacağı Ekim ayına işaret ederek uygulamanın değiştirileceği sinyalini verdi.

Çeşitli yöntemlerin masada olduğunu kaydeden Şimşek, öne çıkan bir seçeneği şöyle özetledi:

“Devam eden yatırımlar hesabının enflasyon düzeltmesinden kaynaklı değerlenmesi nedeniyle oluşan kârların özel bir fona alınarak vergilenmemesi ve bu hesabın işletme döneminde 5 yıl gibi bir sürede vergiye tabi kazancın tespitinde dikkate alınabilmesine yönelik bir model de seçenekler arasında.”

(Kaynak: Sol Haber)

Paylaşın

Fenerbahçe, Beşiktaş Ve Galatasaray’ın “Avrupa Ligi” Rakipleri Belli Oldu

UEFA Avrupa Ligi’nde Türkiye’yi temsil edecek takımlardan Fenerbahçe, Galatasaray ve Beşiktaş’ın rakipleri Monako’daki Grimaldo Forum’da gerçekleştirilen kura çekimlerinde belli oldu.

Haber Merkezi / Fenerbahçe ikinci, Galatasaray üçüncü ve Beşiktaş ise dördüncü torbadan kura çekimine katılmıştı.

Fenerbahçe: Manchester United (İngiltere), Slavia Prag (Çekya) (D), Olimpik Lyon (Fransa), AZ Alkmaar (Hollanda) (D), Union Saint-Gilloise (Belçika), Midtjylland (Danimarka) (D), Athletic Bilbao (İspanya) ve Twente (Hollanda) (D).

Galatasaray: Tottenham (İngiltere), Ajax (Hollanda) (D), PAOK (Yunanistan), AZ Alkmaar (Hollanda) (D), Dinamo Kiev (Ukrayna), Malmö (İsveç) (D), Elfsborg (İsveç) ve RFS (Letonya) (D).

Beşiktaş: Eintracht Frankfurt (Almanya), Ajax (Hollanda) (D), Maccabi Tel Aviv (İsrail), Olimpik Lyon (Fransa) (D), Malmö (İsveç), Bodo/Glimt (Norveç) (D), Athletic Bilbao (İspanya) ve Twente (Hollanda) (D).

Siyah beyazlılar UEFA Avrupa Ligi Play-Off turu rövanş maçında İsviçre temsilcisi Lugano’yu evinde, 3-3 biten ilk maçın rövanşında 5-1 ile geçti.

Galatasaray, UEFA Şampiyonlar Ligi play-off turunda İsviçre temsilcisi Young Boys’a elenerek otomatik olarak Avrupa Ligi’ne kaldı.

Fenerbahçe de aynı turnuvanın üçüncü ön eleme turunda Fransa’dan Lille’e elenerek yine otomatik olarak Avrupa Ligi’nde müsade şansı yakaladı.

Başakşehir ise UEFA Konferans Ligi play-off turunda ekibi St. Patrick’s Athletic’i eleyerek lig aşamasında yarışmaya hak kazandı.

UEFA Konferans Ligi play off turunda mücadele eden Trabzonspor ise evinde İsviçre temsilcisi St. Gallen’e 0-0’un rövanşında penaltılarla yenilere Avrupa’ya veda etti.

36 takımlı lig maçları nasıl oynanacak?

UEFA Avrupa Ligi’nde takım sayısı formata göre 32’den 36’ya yükseltildi. Takımlar, katsayı puanına göre 4 torbaya ayrıldı. Takımlar kendi torbası da dahil olmak üzere 2’şer takımla eşleşti.

Toplamda 8 farklı takıma karşı mücadele edecek ekipler; bu müsabakaların 4’ünü evinde, 4’ünü deplasmanda oynayacak. 8 hafta sonunda ligi ilk 8’de bitiren takımlar son 16 turuna yükselecek.

Ligi 9 ile 24. sıralarda tamamlayan ekipler, iki ayaklı play-off oynayacak. Bu eşleşmenin galipleri, ligi ilk 8’de bitiren takımlar ile son 16 turuna çıkacaklar.

25 ile 36. sıralardaki takımlar için grup aşamasındaki gibi bir alt kupadan yola devam etme şansı olmayacak ve bu takımlar Avrupa’ya veda edecek.

Son 16 turundan itibaren iki ayaklı eleme usulü karşılaşmalar devam edecek.

Avrupa Ligi maç programı

1. Hafta: 25-26 Eylül 2024
2. Hafta: 3 Ekim 2024
3. Hafta: 24 Ekim 2024
4. Hafta: 7 Kasım 2024
5. Hafta: 28 Kasım 2024
6. Hafta: 12 Aralık 2024
7. Hafta: 23 Ocak 2025
8. Hafta: 30 Ocak 2025

Paylaşın

İşsizliğe Karşı 3 Gün Formülü: Kimler Başvurabilecek?

Çalışma hayatı dışındaki bireylerin ‘çalışma disipliniyle tanıştırılması ve istihdam dünyasına kazandırılması’ için yeni bir işgücü uyum programı başlatılıyor.

Program ilk dört hafta yoğunlaştırılmış eğitimler nedeniyle haftalık 37.5 saat, diğer haftalarda ise haftalık 22.5 saat olarak uygulanacak, bu kapsamda İşgücü Uyum Programı katılımcılarına ödenecek günlük net tutar da 566.73 Lira olacak.

İşgücü uyum programına, 18 yaşını tamamlamış ve son bir aydır sigortalı olmayan, yaşlılık veya malullük aylığı almayan, İŞKUR tarafından sunulan aktif işgücü ve işsizlik sigortalarına katılmamış kişiler başvurabilecek.

Kamuda işsizlere yönelik olarak ‘haftada 3 gün gitmeli’ ve ‘harçlık ödemeli’ yeni bir işgücü uyum programı başlatılıyor.

Buna göre, işsizlere kamu kurumları bünyesinde ilk bir ay çocuk bakım işleri, ağaçlandırma gibi konularda eğitimler verilecek. Sonrasında ise bu kişiler haftada 3 gün kamu kurumlarında eğitim aldıkları konularla ilgili çalışacak. En fazla 10 ay sürecek programda katılımcılara cep harçlığı verilecek. Kaynak, işsizlik sigortası fonu olacak. Amacın, çalışma hayatı dışındaki bireylerin ‘çalışma disipliniyle tanıştırılması ve istihdam dünyasına kazandırılması’ olduğu belirtiliyor.

Hürriyet’in haberine göre Resmi Gazete’de yayımlanan İşgücü Uyum Programı yönetmeliğine göre, programın hedefi işsizlerin istihdam edilmesini sağlayacak bilgi ve becerileri kazandırmak olacak. Verilecek eğitimleri ise kamu kurumları Türkiye İş Kurumu’na (İŞKUR) sunacak, uygun görülürse başlatılacak.

Eğitim konuları ‘engelli, yaşlı ve hasta bakımına yönelik faaliyetlerin desteklenmesi, çocuk bakım işleri, tarımsal üretim ve hayvancılık, ağaçlandırma, kamusal alanların temizlik, bakım ve onarım faaliyetleri, geri dönüşüm ve atık imha faaliyetleri, parkların ve yeşil alanların korunması ve geliştirilmesi, biyolojik çeşitlilik ve doğal yaşam alanlarının restorasyonu, spor ve kültür faaliyetlerinin desteklenmesi’ gibi konular olacak.

Kurumlar, kendi sigortalı personelinin yüzde 30’una kadar bu kapsamda kontenjan talep edebilecek.

Programın ilk dört haftasında haftalık otuz yedi buçuk saat, bir başka deyişle haftada beş gün süreyle eğitim verilecek. Eğitim meslek edindirme ve kişisel gelişim üzerine olacak. Eğitim bittikten sonra bu kişiler haftanın 3 günü, toplam 22 buçuk saat kamu kurumlarında çalışacak. Programın son iki haftasında ise iş arama eğitimleri verilecek. İşgücü uyum programının süresi en fazla 10 ay olacak.

Öte yandan, kursiyerlerin SGK primleri, katılım sağlanan günler üzerinden bildirilecek. Katılımcılara izin kullandıkları günler için cep harçlığı ve sosyal güvenlik prim ödemesi yapılmayacak.

Kimler başvurabilir?

İşgücü uyum programına, 18 yaşını tamamlamış ve son bir aydır sigortalı olmayan, yaşlılık veya malullük aylığı almayan, İŞKUR tarafından sunulan aktif işgücü ve işsizlik sigortalarına katılmamış kişiler başvurabilecek. Başvuru için hane gelir şartı da olacak, bu şart hane gelirinin net asgari ücret veya 4 net asgari ücret arasında olması şekilde belirlenebilecek. Konuyla ilgili kararı İŞKUR verecek.

Günlük ne kadar kazanılacak?

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın yürüttüğü çalışmalar sonucunda hazırlanan programdan katılımcıların yararlanma süresinin 140 fiili gün olması öngörülüyor.

Program ilk dört hafta yoğunlaştırılmış eğitimler nedeniyle haftalık 37.5 saat, diğer haftalarda ise haftalık 22.5 saat olarak uygulanacak, bu kapsamda İşgücü Uyum Programı katılımcılarına ödenecek günlük net tutar da 566.73 Lira olacak.

Paylaşın

Meclis Başkanı’ndan Can Atalay Açıklaması: Mahkeme Kararını Değiştiremeyiz

Can Atalay’ın AYM kararına rağmen tahliye edilmemesine ilişkin konuşan TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, “Bizim prosedürlerimiz içerisinde Anayasa Mahkemesi’nin bize yazdığı bir metin yok. Dolayısıyla biz Anayasa Mahkemesinin hangi kararını okutacağız?” dedi ve ekledi:

“Bana birisi ‘TBMM Başkanı yazı yazmış ve falanca mahkemenin verdiği yargı kararını ortadan kaldırmış’ diye bir yol söylesin. TBMM olarak her şeyi yapabiliriz. İsterse yüksek yargı kurumlarının fonksiyonlarını bile değiştirebilir, Anayasa değişikliği yapar, yasamanın böyle bir gücü var ama yasamanın bir mahkeme kararını değiştirme gücü yok.”

Gezi Parkı davası kapsamında tutuklanan ve Türkiye İşçi Partisi’nden (TİP) Hatay Milletvekili Can Atalay’ın Anayasa Mahkemesi (AYM) kararına rağmen tahliye edilmemesine tepkiler gelmeye devam ederken, TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş’tan yeni bir açıklama geldi.

Habertürk canlı yayınında gündeme ilişkin soruları yanıtlayan Numan Kurtulmuş, “İlk 4 madde tartışması yapmanın ben zaman kaybı olduğuna, Türkiye’de lüzumsuz tartışmaların kapısını açacağına, bu anayasa tartışmalarını da başından zehirleyeceğine inanıyorum” dedi. Kurtulmuş, parlamentoda bulunan büyük bir çoğunluğun ilk 4 maddeyle ilgili değişiklik talebinin olmadığını vurguladı.

Meclis’te bulunan partilerin tamamının ya yeni anayasa ya çok köklü bir anayasa değişiklik teklifini ya seçim beyannamelerinde ya da parti programlarında ifade ettiğini dile getiren Kurtulmuş, şöyle devam etti: “Şimdi birinci tur bitti. Bundan sonrasını inşallah güzel, açık bir şekilde yürüteceğiz. Sadece siyasi partiler değil, bütün toplum kesimlerine yayacağız. TBMM’nin öncülüğünde bu süreç yürütülecek.”

‘Mahkeme kararını değiştiremeyiz’

Can Atalay’ın milletvekilliğini düşürülmesine yönelik tutumuna ilişkin eleştirilerle ilgili soru üzerine de Kurtulmuş, şunları kaydetti: “Bizim prosedürlerimiz içerisinde Anayasa Mahkemesi’nin bize yazdığı bir metin yok. Dolayısıyla biz Anayasa Mahkemesinin hangi kararını okutacağız?

Bana birisi ‘TBMM Başkanı yazı yazmış ve falanca mahkemenin verdiği yargı kararını ortadan kaldırmış’ diye bir yol söylesin. TBMM olarak her şeyi yapabiliriz. İsterse yüksek yargı kurumlarının fonksiyonlarını bile değiştirebilir, Anayasa değişikliği yapar, yasamanın böyle bir gücü var ama yasamanın bir mahkeme kararını değiştirme gücü yok.”

Paylaşın

NASA, Dünya Hakkında “Yerçekimi Kadar Önemli” Bir Keşifte Bulundu

Bilim insanları, Dünya için yerçekimi ve manyetik alanlar kadar önemli olan ve Ambipolar elektrik alanı olarak bilinen elektrik alanını ilk kez başarıyla ölçtü.

Glyn Collinson, “Atmosferi olan herhangi bir gezegenin ambipolar alanı da olmalı” dedi ve ekledi: Artık bunu nihayet ölçebildiğimize göre, bizim gezegenimizi ve diğerlerini zaman içinde nasıl şekillendirdiğini öğrenmeye başlayabiliriz.

Dünya’yı çevreleyen elektriksel alan onlarca yıldır süren aramaların sonunda nihayet tespit edilip ölçüldü. NASA, ambipolar denen alanın yerçekimi ve manyetik alan kadar önemli olduğunu belirtiyor.

Kuzey ve Güney kutuplarındaki elektrik yüklü parçacıklar düzenli olarak uzaya karışıyor. Güneş’ten gelen ışınlar Dünya atmosferindeki parçacıkları ısıtıp uzaya kaçmalarına yol açtığı için kutup rüzgarı denen bu olay aslında pek şaşırtıcı değil.

Ancak yapılan incelemelerde kaçan parçacıkların çoğunun soğuk olduğu gözlemlendi. Bu nedenle bilim insanları sürecin arkasında Güneş dışında başka bir mekanizmanın da olması gerektiğini düşünüyordu.

1960’lardan beri, bir elektriksel alanın bütün gezegeni çevrelediği öne sürülüyor.

Atmosferdeki atomlar, yerden 250 kilometre kadar yükseklikte negatif yüklü elektronlara ve pozitif yüklü iyonlara ayrıştığı için ambipolar denen elektriksel alanın bu yükseklikte başladığı tahmin ediliyordu.

Ancak bugüne kadar böyle alanın varlığı kanıtlanamamıştı. NASA’nın Endurance görevinden araştırmacılar, Kuzey Kutbu yakınlarından bir roket fırlatarak ilk defa ambipolar alanı saptadı ve kuvvetini ölçtü.

Arktik Okyanusu’ndaki Svalbard’dan Mayıs 2022’de fırlatılan roket, 768 kilometre yüksekliğe çıktı ve 19 dakika sonra Grönland Denizi’ne düştü. Yaklaşık 518 kilometre yükseklikte veri toplayan araç, elektrik potansiyelinde 0,55 voltluk bir değişim kaydetti.

Bulgularını önde gelen hakemli dergi Nature’da 28 Ağustos Salı günü yayımlayan ekip, kutup rüzgarının arkasındaki süreci çözmüş oldu.

Makalenin başyazarı Glyn Collinson “Yarım volt neredeyse hiçbir şey değil; sadece bir saat pili kadar güçlü” diyerek ekliyor: Ama kutup rüzgarını açıklayan doğru miktar bu.

Hidrojen iyonları, kutup rüzgarında en çok bulunan parçacık türü. Araştırmacılar bu iyonların, ambipolar alan tarafından yerçekiminden 10,6 kat daha güçlü bir dış kuvvete maruz kaldığını söylüyor.

Collinson, “Atmosferi uzaya doğru kaldıran bir taşıma bandı gibi” diyor.

Çalışmanın ortak yazarı Alex Glocer ise “Bu, yerçekimine karşı koymak, hatta parçacıkları süpersonik hızlarda uzaya fırlatmak için fazlasıyla yeterli” diye açıklıyor.

Bilim insanları bu yarım voltluk alanın aynı zamanda Dünya’nın üst atmosferindeki iyonosfer tabakasını da şekillendirdiğini ortaya koydu.

Araştırmaya göre hidrojenden daha ağır oksijen iyonları da ambipolar alanın etkisiyle yükseliyor ve iyonosferin üst kısımlarındaki yoğunluğu yüzde 271 oranında artırıyor.

Endurance görevinden bilim insanları ambipolar alanın atmosferi henüz bilinmeyen şekillerde de etkiliyor olabileceğini ifade ediyor. Ayrıca böyle bir alanın Mars ve Venüs gibi gezegenlerde de olduğu düşünülüyor.

Collinson, “Atmosferi olan herhangi bir gezegenin ambipolar alanı da olmalı” diyerek ekliyor: Artık bunu nihayet ölçebildiğimize göre, bizim gezegenimizi ve diğerlerini zaman içinde nasıl şekillendirdiğini öğrenmeye başlayabiliriz.

(Kaynak: Independent Türkçe)

Paylaşın

UEFA Konferans Ligi: Trabzonspor Veda Etti

UEFA Konferans Ligi Play – off turu rövanş maçında Trabzonspor ile St. Gallen, Trabzon Şehir Stadyumu’nda karşı karşıya geldi. Portekizli hakem Miguel Nogueira’nın yönettiği karşılaşmanın normal ve uzatma dakikaları 1 – 1 sona erdi.

Haber Merkezi / Penaltı atışları sonrası Trabzonspor, kupaya veda etti.

Hakem Andris Treimanis’in yönettiği karşılaşmada, Trabzonspor’un golünü 52. dakikada Enis Destan, St. Gallen’in golünü ise 31. dakikada Isaac Schmidt kaydetti.

Kybunpark’ta oynanan ilk karşılaşma 0 – 0 sona ermişti.

Sezona UEFA Avrupa Ligi’nde başlayan Trabzonspor, ikinci eleme turunda Ruzomberok’u saf dışı bırakmış, ardından eşleştiği Rapid Wien’e elenmişti. St Gallen ise, Konferans Ligi yolculuğuna 3. eleme turundan başlamış, sırasıyla Tobol ve Slask’ı elemişti.

Galatasaray, önceki gün UEFA Şampiyonlar Ligi play – off turunda İsviçre temsilcisi Young Boys’a elenmişti. Fenerbahçe ise aynı turnuvanın üçüncü ön eleme turunda Fransa’dan Lille’e elenmişti. Her iki takım da UEFA Avrupa Ligi’nde mücadele edecek.

Başakşehir, UEFA Konferans Ligi play – off turunda ekibi St. Patrick’s Athletic’i eleyerek lig aşamasında yarışmaya hak kazandı. UEFA Avrupa Ligi play – off turu rövanş maçında Lugano’yu 5 – 1 yenen Beşiktaş ise, adını gruplara yazdırmayı başardı.

Paylaşın

Sofra Tuzu, Deniz Tuzu ve Koşer Tuz: Hangisi Daha Sağlıklı?

Tuz, hemen hemen her mutfağın temel unsurlarından biridir. Ancak, tüm tuzlar eşit bileşenlere sahip değildir. Sofra tuzu, deniz tuzu ve koşer tuzunun farklı özellikleri vardır.

Haber Merkezi / Bu tuzlar arasındaki farkları bilmek, daha bilinçli seçim yapmanıza yardımcı olabilir.

Sofra tuzu: Sofra tuzu, yüzde 97 ile 99 oranında sodyum klorürden (NaCl) oluşur ve az miktarda diğer bileşikler de içerir. Sofra tuzu, genellikle yeraltından çıkarılır ve ardında işlenerek elde edilir. Ardından, sağlık için temel bir besin olan iyotla güçlendirilir.

Bu, sofra tuzunu iyotla güçlendirilmemiş deniz tuzu veya koşer tuzu gibi diğer tuz türlerine kıyasla benzersiz kılar. Sofra tuzunun aşırı tüketimi ise yüksek tansiyon gibi sağlık sorunlarına yol açabilir.

Deniz tuzu: Deniz suyunun buharlaştırılmasıyla elde edilen deniz tuzu, magnezyum, kalsiyum ve potasyum gibi sağlık açısından faydalı mineraller içerir. Deniz tuzu da sofra tuzu gibi, aşırı tüketimi sağlık sorunlarına yol açabilir.

Deniz tuzu, yüzyıllardır yiyeceklerde, kozmetik ürünlerinde ve gıdaları muhafaza etmekte kullanılmaktadır.

Koşer Tuz: Koşer tuzu, iyot içermeyen rafine edilmiş bir kaya tuzu çeşididir. Bu nedenle diğer iyot kaynaklarından tüketmeyenlerin bunu dikkate alması gerekebilir. Koşer tuzu, sofra tuzuyla aynı oranda sodyum içerir.

Hangisi Daha Sağlıklı?

Sağlık açısından, dikkate alınması gereken ana faktör sodyum miktarıdır. Türü ne olursa olsun tüm tuzlar, kan basıncını ve kardiyovasküler sağlığı etkileyebilecek toplam sodyum tüketimine katkıda bulunur. Bu tuzlar arasındaki seçim genellikle önemli sağlık farklılıklarından ziyade kişisel tercihe ve mutfak kullanımına bağlıdır.

İyot alımı konusunda endişe varsa, iyot takviyesi nedeniyle sofra tuzu iyi bir seçimdir. Potansiyel eser minerallere sahip daha az işlenmiş bir seçenek tercih edilecekse, deniz tuzu doğru olabilir. Koşer tuz ise, lezzetini seven ancak iyot eksikliğini önemsemeyenler için ideal tercihtir.

Paylaşın

UEFA Avrupa Ligi: Beşiktaş, Adını Gruplara Yazdırdı

UEFA Avrupa Ligi play – off turu rövanş maçında Beşiktaş ile Lugano, karşı karşıya geldi. Hakem Radu Petrescu’nun yönettiği karşılamadan Beşiktaş 5 – 1 galip ayrıldı.

Haber Merkezi / Beşiktaş’a turu getiren golü 7. ve 71. dakikada Ciro Immobile, 65. dakikada Gedson Fernandes, 70. dakikadaRafa Silva ve 90+2. dakikada Salih Uçan, Lugano’nun tek golünü ise 59. dakikada Shkelgim Vladi kaydetti.

Thun Stadı’nda oynanan ilk karşılaşma 3 – 3 berabere sona ermişti. Beşiktaş’ın gollerini 21. ve 51. dakikada Gedson Fernandes, 55. dakikada Al Musrati , Lugano’nun gollerini ise, 34. dakikada Uran Bislimi, 56. dakikada Renato Steffen ve 63. dakikada Paulista (KK) kaydetmişti.

Galatasaray, önceki gün UEFA Şampiyonlar Ligi play – off turunda İsviçre temsilcisi Young Boys’a elenmişti. Fenerbahçe ise aynı turnuvanın üçüncü ön eleme turunda Fransa’dan Lille’e elenmişti. Her iki takım da UEFA Avrupa Ligi’nde mücadele edecek.

Başakşehir, UEFA Konferans Ligi play – off turunda ekibi St. Patrick’s Athletic’i eleyerek lig aşamasında yarışmaya hak kazandı. Trabzonspor ise, aynı turnuvanın play – off turunda St. Gallen’e elendi.

Paylaşın