Atanacak Öğretmen Sayı 15 Bin, Atama Bekleyenlerin Sayısı 500 Bin

Milli Eğitim Bakanı Mahmut Özer,  dün (18 Ocak) İstanbul’da öğretmen atamalarıyla ilgili açıklama yaptı. Özer, “31 Ocak’ta yapılacak 15 bin öğretmen atamasının yüzde 50’si, yani 7 bin 500 öğretmeni inşallah İstanbul’a vereceğiz” dedi.

“Türkiye genelinde eğitim yatırımlarını hızlandırdıklarını” belirten Özer, şöyle devam etti: “İstanbul’a hakikaten büyük önem veriyoruz. İstanbul’daki eğitim yatırımlarını 2022 yılında tamamlamak için tüm imkanlarımızı seferber ettik ve şu ana kadar İstanbul’umuza 5 milyarın üzerinde bir eğitim yatırımını 2022 yılında verdik.

“Sayın Cumhurbaşkanımızın açıklamış olduğu gibi, 31 Ocak’taki 15 bin öğretmen atamasının yüzde 50’sini, yani 7 bin 500 öğretmeni de inşallah İstanbul’a vereceğiz. Yani sadece İstanbul’da okullar yapmak değil, aynı zamanda öğretmen, insan kaynağı takviyesi, altyapının güçlendirilmesi noktasında ciddi yatırımlarla desteklemeye devam edeceğiz.”

500 bin 41 öğretmen atama bekliyor

Eski Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, Temmuz 2021’de yaptığı açıklamada  2019 ve 2020’de yapılan KPSS’ye girmiş atama bekleyen potansiyel aday sayısının 500 bin 41 olduğunu söyledi.

Selçuk, MEBSİS veri tabanı kayıtlarına göre de öğretmen ihtiyacının 74 bin 781 olduğunu belirtti. MEB’e bağlı resmi eğitim kurumlarında, 2002’de 516 bin 242, 2007’de 598 bin 367, 2011’de 731 bin 257, 2015’te 893 bin 559, 2018’de 858 bin 10, 2021’de (11.03.2021 itibarıyla) 865 bin 405 öğretmenin görev yapıyor.

Paylaşın

Demirtaş’tan Miting Çağrısı: Farz Edin Ki Ben De Oradayım

Edirne F Tipi Cevaevi’nde tutuklu bulunan Halkların Demokrasi Partisi (HDP) eski Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, avukatlarının kullandığı sosyal medya hesabı üzerinden miting çağrısı yaptı.

Haber Merkezi / Selahattin Demirtaş, sosyal medya hesabından bu sabah yaptığı paylaşımda cumartesi günü 12.00’de Diyarbakır’da ‘zamlara, zulümlere, yoksulluğa karşı en güçlü şeklide buluşalım’ ifadelerini kullandı ve ‘Farz edin ki ben de oradayım’ dedi.

Demirtaş daha önce; Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın kendisi için söylediği “cezaevinde miting yap” sözlerine attığı bir tweet mesajıyla yanıt vermiş; “Çok istiyorsan haydi. İki saat için çıkayım, tek bir megafonla Yenikapı’ya gideyim. Bir kişi eksik toplayan siyaseti bıraksın, var mısın?” demişti.

Selahattin Demirtaş hakkında

Siyasetçi, avukat, yazar, şair, ressam, çizer.

10 Nisan 1973’te Diyarbakır’ın merkez Sur ilçesinin Suriçi semtinde doğdu. Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunu. 2004’te İHD Diyarbakır Şube Başkanı oldu. 2007 seçimlerinde Diyarbakır milletvekili seçildi.

2014’te Figen Yüksekdağ ile birlikte, çeşitli partilerin ve siyasi oluşumların bir araya gelerek kurduğu Halkların Demokrasi Partisinin (HDP) eş genel başkanlığına seçildi.

Bu görevini sürdürürken ve İstanbul milletvekiliyken 4 Kasım 2016 gecesi, HDP’li 10 milletvekili ile birlikte gözaltına alındı, ardından tutuklandı.

Hapishanede yazdığı Seher (2017) ve Devran (2019) adlarında iki öykü kitabı ile Leylan (2020) ve Efsun (2021) adlarında iki romanı yayımlandı. Bunların yanı sıra, yaptığı şarkılar çeşitli sanatçılar tarafından seslendirildi. Ayrıca yayımlanmış resim, kara kalem ve karikatür çalışmaları da bulunuyor.

Halen, Edirne F Tipi Yüksek Güvenlikli Cezaevinde tutuluyor. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin (AİHM) “serbest bırakılsın” kararına rağmen serbest bırakılmıyor.

Paylaşın

Erdoğan’ın ‘İmralı’ Açıklamasına Akşener’den Tepki: Sakın Ha!

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “Şu anda Edirne’deki en büyük hesabı, İmralı’dakine verecek’ sözlerine tepki gösteren İYİ Parti Lideri Akşener, “Seni şimdiden uyarıyorum. Eğer arzu ettiğin hesabı kesmesi için İmralı’daki çıkarmanın peşindeysen, orada duracaksın. Sakın ha!” İfadelerini kullandı.

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, partisinin TBMM’deki grup toplantısında, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın “Şu anda Edirne’deki en büyük hesabı, İmralı’dakine verecek’ sözlerine tepki gösterdi.

“Bu ülkenin cumhurbaşkanı böyle abuk sabuk konuşamaz” diyen Akşener, “Seni şimdiden uyarıyorum. Eğer arzu ettiğin hesabı kesmesi için İmralı’daki çıkarmanın peşindeysen, orada duracaksın. Sakın ha!” İfadelerini kullandı.

Bu ülkenin Cumhurbaşkanı geçen hafta yargı süreci devam eden Selahattin Demirtaş’ı gitti terörist başı Abdullah Öcalan’a şikayet etti. Dedi ki, ‘Edirne’deki en büyük hesabı, İmralı’dakine vereceksin.’ Rezalete bakar mısınız? Türk yargısının düşürüldüğü şu duruma bir bakar mısınız? Neymiş, en büyük hesabı İmralı’daki kesecekmiş. Yazıklar olsun. Sayın Erdoğan, bu memlekette bir hesap kesilecekse onu yüce Türk yargısı kesecektir, kesmelidir. Makamının ciddiyetinin farkına var artık. Seçilmiş Cumhurbaşkanıyım diye caka satarak geziyorsun ama AKP Genel Başkanlığı fikrinden, anlayışından kurtulamadın gittin kardeşim. Bu ülkenin cumhurbaşkanı böyle abuk sabuk konuşamaz.”

Belli ki 2019 seçimlerinden ders almamışsın. Anketlerde çakılınca Cumhur İttifakı’nın pek de gizli olmayan gayriresmi ortağının peşine takılıyorsun. Geçen sefer mektupla işi kurtarmaya çalışmıştın, bu sefer başka oyunlar peşindesin. Seni şimdiden uyarıyorum. Eğer arzu ettiğin hesabı kesmesi için İmralı’daki çıkarmanın peşindeysen, orada duracaksın. Sakın ha!”

Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Erdoğan, geçen hafta partisinin grup toplantısında, “Şu anda Edirne’deki (Selahattin Demirtaş’ı kastediyor) en büyük hesabı İmralı’dakine (Abdullah Öcalan’ı kastediyor) verecek” demişti.

Meral Akşener partisinin grup toplantısında gençlere ücretsiz ve konforlu yurt sözü de verdi.

Türkiye’de üniversite öğrencilerinin yurt sorunu son olarak ‘Barınamıyoruz’ hareketi ve üniversite öğrencisi Enis Kara’nın intiharıyla gündeme gelmişti.

Bizim devletimiz öğrencilere yurt yapmaktan aciz midir? Geleceğin mühendisine, avukatına, öğretmenine barınabileceği bir yuva sunmaktan yoksun mudur? Devletimizin gençlere bu ortamı sağlayacak gücü var. Bu acizliğin tek sebebi iktidarın iş bilmezliğidir. Ben böyle konuşunca Sayın Erdoğan’ın sinirleri bozulacak. Türkiye’nin en büyük şantiye şefi Sayın Erdoğan. İnşaatları konusunda çok hassastır. Çünkü malum en büyük meziyeti, önceki hükümetlerden daha fazla inşaat yapmış olmasıdır.”

Son 3 yılda öyle bir yokluk yaşattın ki ailelerin özel yurtlara verecek parası yok. Öğrencilerin kirada oturacak paraları yok. Ev bulamayıp sokakta kalan da oldu. Devlet yurtlarında 10 kişilik koğuşlarda kalanlar var mı, o da var. Metropoll’ün araştırmasına göre vatandaşların yüzde 63’ü devlet yurtlarının yetersiz olduğunu, yüzde 73’ünü cemaat yurtlarının yanlış olduğunu, yüzde 83’ü ise bu yurtlara vermek istemediğini söylüyor. Yapılan bütün araştırmalarda yüzde 80’e varan oranlarda milletimiz bu eylemi yapmanı bekliyor.”

İYİ Parti iktidarında yurtlar ücretsiz olacak. Yurt yemekleri ücretsiz ve sağlıklı olacak. Yurt odalarını gelişmiş ülkelerdeki konforu geçecek şekilde yeniden tasarlayacağız. Yurt odaları 2 kişilik olacak. Her yurtta öğrenci kapasitesine göre çalışma ortamı, bilgisayar odası, kütüphane yapılacak. Hızlı, kotasız internet hizmeti sağlanacak. Siyasi sebeplerle yurttan atılma tehditleri son bulacak. Sosyal medya hesapları takip edilmeyecek. Giriş-çıkış saatleri sosyal hayatı etkilemeyecek düzeye çekilecek. Bir bina olarak değil, çok yönlü bir kampus olarak tasarlayacağız. Yurtlarda düzenli olarak kültür, sanat, spor faaliyetleri düzenlenecek.”

Paylaşın

Kovid 19’un En Bulaşıcı Varyantı Omicron’un Belirtileri Neler?

Yeni tip koronavirüsün (Kovid 19) bugüne kadarki en bulaşıcı varyantı olduğunu belirtilen Omicron’a yakalananlar hastalığı çoğunlukla diğer varyantlardan daha kolay atlatsa da sayının artması sağlık birimlerinin üzerindeki baskıyı artırıyor.

Özellikle aşısız ve yüksek riskli kişiler için endişe devam ediyor. Peki Kovid 19 ve diğer solunum yolu enfeksiyonları arasındaki farkı nasıl bilebiliriz?

Omicron semptomları

King’s College London Epidemiyoloji bölümünden, ZOE Covid Araştırmaları Enstitüsü Başkanı Prof. Tim Spector BBC’ye, “Omicron’un, Delta varyantını hafif semptomlarla geçiren aşılanmış insanlarda gördüğümüz gibi geçtiğini düşünüyoruz” dedi.

Binlerce kişinin uygulamaya kaydettiği semptomların verilerini toplayan araştırmacılar Delta ve Omicron varyantlarının semptomlarını analiz ediyor.

Şimdiye kadar kaydedilen beş ortak semptom:

  • Burun akıntısı
  • Baş ağrısı
  • Yorgunluk (hafif ya da şiddetli)
  • Hapşırma
  • Boğaz ağrısı

Bu hafif semptomlar daha çok aşılanmış ya da başka şekilde bağışıklık kazanmış kişilerin verileriyle belirlendi.

Omicron’un aşılanmamış ya da düşük bağışıklığı olan kişiler üzerinde nasıl bir etki bırakacağını söylemek için henüz erken.

Prof. Spector, Omicron’u soğuk algınlığıyla çok benzer semptomlarla geçirenlerin Covid-19 olup olmadığını fark etmesinin zorlaştığını söylüyor.

Bu da Omicron’un hızla yayıldığı Londra gibi yerlerde, soğuk algınlığı şikayeti olan kişilerin aslında Covid-19 pozitif olma olasılığının yüksek olduğunu belirtiyor.

Eğer koronavirüs belirtileri gösterdiğinizi düşünüyorsanız, hafif semptomlar ya da asemptomatik bile olsanız, yapılması gereken en önemli şey bir an önce test olmak.

Son Covid-19 varyantlarında ateş, öksürük, koku ve tat kaybı belirtileri görülüyordu.

Ancak Prof. Spector enfeksiyonu geçiren son kişilerde bu “klasik” semptomların görülmediğini belirtiyor.

Hangi belirtiler endişe verici?

İngiltere’de Ulusal Sağlık Hizmetleri (NHS) aşağıdaki semptomlara dikkat edilmesini öneriyor:

  • Birden devamlı öksürük
  • Yüksek ateş
  • Koku ve tat kaybı

Ateş koronavirüsün kesin belirtisi mi?

37.,8 C’nin üzerindeki vücut sıcaklığı yüksek ateş belirtisi. Ateş, vücut Covid-19 dahil herhangi bir enfeksiyonla savaştığı zaman ortaya çıkıyor.

Vücut termometresi kullanmak çok önemli. Ancak eğer evinizde bu termometreden yoksa ateşinizin olup olmadığını göğüs veya sırtınızda sıcaklık hissedip hissetmediğinize bakarak anlayabilirsiniz.

Soğuk algınlığı genelde ateşe yol açmıyor. Bu nedenle eğer ateşiniz varsa test yaptırmanız tavsiye ediliyor.

Eğer öksürük varsa

Eğer soğuk algınlığınız varsa ya da gripseniz, muhtemelen öksüreceksiniz.

Grip ise genellikle birden ortaya çıkıp kas ağrısı, titreme, baş ağrısı, yorgunluk, boğaz ve burun akıntısı, öksürük gibi semptomlara yol açıyor.

Soğuk algınlığında çok daha hafif belirtiler var. Öksürükle beraber burun akıntısı, boğaz ağrısı, hapşırma görülüyor. Titreme, ateş, kas ve baş ağrısı az görülen semptomlar.

Koronavirüs görülen hastalarda ise öksürük sık ve bir saatten uzun sürebiliyor, bir gün içinde üç veya daha fazla öksürük nöbeti yaşanabiliyor.

Yeni ve devam eden öksürük belirtiniz varsa, test yaptırmanız öneriliyor.

Koku ve tat alma kaybı olursa ne yapmalıyız?

Bunlar ana Covid-19 belirtileri. Eğer koku ve tat kaybınız varsa hemen test yaptırmalısınız.

Sadece grip de olabilirsiniz ancak virüsün yayılmasını engellemek ve riski azaltmak için emin olmakta fayda var.

Hapşırma koronavirüs belirtisi mi?

Eğer aynı zamanda ateş, öksürük, tat ve koku kaybı gibi semptomlarınız yoksa, hapşırma klasik bir Covid-19 belirtisi değil.

Hapşırma enfeksiyonun yayılmasına yol açacağı için mendil kullanmak ve sonrasında elleri yıkamak gerek.

Burun akıntısı ve tıkanıklığı ne anlama gelir?

Bu, koronavirüsün ana belirtilerinden biri değil. Ancak bazı Covid-19 hastalarında burun tıkanıklığı ve akıntısı görülebiliyor.

ABD sağlık rehberi, burun akıntısı ve tıkanıklığının yanı sıra ishali de koronavirüs belirtileri arasında gösteriyor.

Güney Afrika’dan verilere bakıldığında, sindirim sorunlarının da Omicron belirtisi olabileceği görülüyor.

Ancak İngiltere’den Prof. Tim Spector, Omicron’un diğer varyantlarla benzer semptomların yanı sıra daha çok solunum yolu enfeksiyonuna yol açtığını belirtiyor.

Omicron yine de çok hasta hissettiriyor mu?

Omicron ile ilgili ön çalışmalar, bu varyantın öncekilerden daha hafif olduğunu gösteriyor.

Bu durum ana virüsün mutasyonu olmasıyla birlikte, aşılamalar ve doğal bağışıkla da açıklanabilir.

Yine de çok hızlı yayılması, özellikle yüksek riskli hastalar için sorunlara yol açıyor.

Koronavirüs taşıyan kişilerden bazıları çeşitli semptomlar gösterebilirken kimileri hastalığı asemptomatik geçirebiliyor.

Belirtiler genellikle koronavirüse maruz kaldıktan sonraki iki haftaya kadar ortaya çıkabiliyor ancak genellikle beşinci günde görülmeye başlıyor.

Nefes darlığı ise daha ciddi bir enfeksiyonun belirtisi olabilir.

(Kaynak: BBC Türkçe)

Paylaşın

Kamu İşçilerine Ek Ödeme Tarihi Belli Oldu

Devlet ve devlete bağlı müesseselerde çalışan işçilere, 2022 yılında verilecek ek ödemenin sürelerinin belirlenmesi hakkındaki karar, Resmi Gazete’de yayımlandı. 

Buna göre kamuda işçi statüsünde çalışanlara 2022 yılında yapılacak ek ödemenin ilk yarısı 28 Ocak’ta, diğer yarısı 29 Nisan’da ödenecek. Karara göre, maden işletmelerinin yer altı işlerinde çalışanlara ise ek ödemenin tamamının 23 Aralık’ta ödenmesi kararlaştırıldı.

Ek ödeme nedir?

Genel ve katma bütçeli kamu kurumları, sermayesinin yarısından fazlası devlete ait olan şirket ve kurumlar ve belediyelerde çalışan işçi statüsünde çalışan personele ücret sistemlerine bakılmaksızın her yıl için bir aylık tutarında devletçe verilen ikramiye ödeneği.

2018 yılında taşeron şirketlerden kamuya geçiş sonrası kamudaki işçi sayısı yaklaşık 700 bini bulmuştu. Belediye şirketlerine geçen ve sayıları yaklaşık 400 bin olduğu ifade edilen işçiler ise bağlı bulundukları belediyelerin toplu iş sözleşmesi oranları ile zam alıyorlar.

Kamudaki yaklaşık 700 bin işçi, 2021’in ikinci 6 ayında yüzde 5 zam almıştı. Bu işçilerin yüzde 20,47 oranında enflasyon farkı oluştu. Bu yılın ilk altı ayındaki yüzde 5 sözleşme zammı ile birlikte, kamu işçilerinin ücretlerindeki toplam artış yüzde 25,47 oldu.

Paylaşın

AİHM, Türkiye’yi İki Davadan Mahkum Etti

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), Elif Kaya’nın cezaevinde çıplak aramaya direnmesinden dolayı disiplin cezası alması ve “Hayata Dönüş” adlı operasyonda ölen mahkum ve tutuklular anısına şiirler ve marşlar söyleyip slogan atan mahkumları cezalandırmaktan Türkiye’yi suçlu buldu. 

Haber Merkezi / AİHM, 2000’de jandarma güçlerinin hapishanelere düzenlediği “Hayata Dönüş” adlı operasyonda ölen mahkum ve tutuklular anısına şiirler ve marşlar söyleyip slogan atan mahkumları cezalandırmaktan Türkiye’yi suçlu buldu.

Aralık 2016’da Edirne Cezaevi’nde iki mahkum diğer 26 mahkumla birlikte 2000’de gerçekleştirilen “Hayata Dönüş Operasyonu” kapsamında hayatını kaybeden tutukluları anmak için şiirler okumuş marşlar söylemişti.

Mahkum ve tutuklular, F tipi hücre sistemine ve tecrit uygulamasına geçilmesini protesto etmek için açlık grevine başlamıştı. Bu grevin sona erdirilmesi için jandarma kuvvetleri 19 Aralık 2000’de farklı hapishanelere operasyon düzenlemişti.

Bazı mahkumların kendisini ateşe vererek öldüğü olaylarda toplam 30 tutuklu ve iki jandarma hayatını kaybetmişti.

Ocak 2017’de cezaevi yönetimi, “sebepsiz yere şiir okuma, marş söyleme ve slogan atma eyleminin yasaları ihlal ettiğini ve disiplin cezasına sebebiyet verdiğini” açıklayarak iki tutukluya bir ay boyunca dış dünya ile iletişim yasağı getirmişti.

Bu kararın ardından AİHM’e başvuran iki tutuklu hakkındaki kararını salı günü açıklayan mahkeme, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 10. maddesiyle güvence altına alınan ifade özgürlüğü hakkının ihlal edildiğine hükmederek Türkiye’yi suçlu buldu.

12 bin 500 euro para cezası

AİHM, Gezi eylemlerinde tutuklanan öğrenci Elif Kaya’nın cezaevinde çıplak aramaya direnmesinden dolayı disiplin cezası almasını Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin (AİHS) 8. Maddesi’ne aykırı bularak Türkiye’yi 12 bin 500 euro para cezasına çarptırdı.

Kaya’ya uygulanan disiplin cezasının ailesini ziyaret etme hakkına “müdahale teşkil ettiğine” hükmeden AİHM, kanunla öngörülen müdahalenin meşru amacının, “kamu güvenliğini ve ceza infaz kurumlarında disiplini sağlamak” olduğu belirtildi.

AİHM’e göre Elif Kaya’ya verilen disiplin cezasını onayan AYM, “disiplin tedbirinin orantılı olup olmadığını” veya söz konusu müdahalenin hedeflediği amacı ve bu tür bir yaptırımın Kaya’nın cezaevinde tutulduğu süre boyunca özel hayatı üzerindeki etkisini “incelemedi”.

Dolayısıyla, başvuranın Sözleşme’nin 8. maddesi ile güvence altına alınan “özel ve aile hayatına saygı” hakkının ihlal edildiğine karar verdi.

Ne olmuştu?

24 Ekim 2017’de çıplak aramaya direndiği için kendisine verilen cezayı AİHM’e taşıyan Elif Kaya, Gezi olayları sırasında terör örgütü üyeliği iddiasıyla 23 Haziran 2013’te tutuklanmıştı.

Cezaevine kabulü sırasında çıplak aramaya direnen Kaya, cezaevi tarafından disiplin cezasına çarptırılarak bir aylık ziyaretçi yasağı almıştı.

Bu karara itiraz eden Kaya, 2013’te mahkemece reddedilmiş, 2017’de Anayasa Mahkemesi ‘kamera kaydı olmadığı’ gerekçesiyle Kaya’nın başvurusunu reddetmişti.

Elif Kaya, maruz kaldığı durumun AİHS’in “işkence, insanlık dışı veya onur kırıcı muamele yasağı”na aykırı olduğunu belirterek AİHM’e başvurmuştu.

Paylaşın

Sekiz Partiden ‘Üçüncü İttifak’ Görüşmesi: Ortak Açıklama

Sol siyasi partiler HDP’nin çağrısıyla Ankara’da bir araya geldi. Saat 14.00’te başlayan toplantının yeri basınla paylaşılmadı. Toplantıya HDP adına Eş Genel Başkanlar Pervin Buldan ve Mithat Sancar katılırken diğer partilerden 2-3 kişiden oluşan temsilcilerin yer aldığı öğrenildi.

Haber Merkezi / HDP yetkilileri toplantıya genel başkan düzeyinde katılım yapıldığına dikkat çekerek bu temsiliyetin yapılan çağrıya verilen önemin göstergesi olduğuna dikkat çekti.

HDP geçtiğimiz hafta EMEP, TKP, TİP, TÖP, SMF, Halkevleri, EHP ve SOL Parti’ye çağrı yapmıştı. SOL Parti dışında diğer parti ve oluşumların genel başkan ve MYK üyesi düzeyinde katılım gösterdiği öğrenildi.

Ortak açıklama

Toplantının bitiminde yazılı bir açıklama yapıldı:

Türkiye’nin içinde bulunduğu toplumsal, siyasal ve ekonomik sorunlar çığ gibi büyümektedir. İktidarın sömürü, talan ve ayrımcılık politikaları, toplumun ezilen bütün kesimlerinin her türlü insani haklarının ellerinden alınmasına, yoksullaşmaya neden olmakta ve doğanın talan edilmesine yol açmaktadır.

Bu gidişattan çıkmak için umudu büyütecek, topluma güven verecek güçlü bir birliği kurabilir, mevcut baskı rejiminin önünü kesebilir, demokratik değişim ve dönüşümün önünü açabiliriz. Bu nedenle Türkiye’nin demokratik, sol, sosyalist ve devrimci güçlerin geniş bir mücadele ortaklığı sağlaması gerektiğine inanıyoruz.

Bu çerçevede, HDP’nin yapmış olduğu çağrıyla 18 Ocak 2022 tarihinde aşağıda imzası bulunan siyasal yapılar olarak bir araya geldik. Bu toplantıda aldığımız kararları kamuoyuyla paylaşıyoruz:

Ortak mücadeleyi sürdürmeyi, bu mücadele zeminlerini çoğaltmayı ve güçlendirmeyi,

Ortak mücadele konularını belirlemek, bunları hayata geçirmeye yönelik içerik, yöntem ve takvimi oluşturmak için düzenli görüşmelere devam etmeyi,

Mevcut katılımla kendini sınırlamayan, ortak mücadelenin Türkiye’nin bütün demokratik, sol, sosyalist ve devrimci güçlerini kapsayacak şekilde genişletilmesini hedeflemeyi karar altına aldık.

Türkiye’nin bütün ezilenleri, ötekileştirilenleri, mağdurları, emekçileri, kadınları, gençleri ve ekoloji mücadelesi verenleri ile en geniş demokrasi, eşit yurttaşlık ve mücadele ortaklığını kurmanın yol ve yöntemlerini konuşmaya devam edeceğiz. Demokratik, sol, sosyalist ve devrimci güçler olarak üzerimize düşen toplumsal sorumluluğu yerine getirmeye kararlıyız.

Dayanışma, mücadele ve umutla…

EMEP
EHP
Halkevleri
HDP
SMF
TİP
TÖP
TKP

Paylaşın

Kovid 19’da Son Veriler Açıklandı: Günlük Vaka Sayısı 70 Bin Sınırında

Kovid 19’da son 24 saatte 69 bin 658 yeni vaka tespit edilirken, 157 kişi hayatını kaybetti. Verileri yorumlayan Bakan Koca, “Aşı için ayrılacak zaman işinizi aksatmaz ama hastalığa aşısız yakalanırsanız bütün düzeniniz aksayabilir. Randevunuza sadık olun.” ifadelerini kullandı.

Haber Merkezi / Sağlık Bakanlığı, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgınının Türkiye’deki seyrine ilişkin olarak yeni verileri yayınladı. Açıklanan verilere göre, son 24 saatte, 418 bin 253 test yapılırken, 69 bin 658 yeni vaka tespit edildi. 157 kişi hayatını kaybederken, 77 bin 612 kişi sağlığına kavuştu.

Bakan Koca’dan uyarı

Güncel verilerle ilgili değerlendirmesini sosyal medya hesabından paylaşan Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, şu ifadeleri kullandı; Birçok bölgede, kış şartları sebebiyle sağlık kurumlarına ulaşma imkânı olmayan vatandaşlarımız ekiplerimizi davet ediyor ve köylerine, kapılarına kadar giderek aşılarını yapıyoruz. Sağlık kurumlarına kolayca ulaşma ve aşı yaptırma imkânı olanlar lütfen aşılarını ertelemesin.

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, Koronavirüs Bilim Kurulu toplantısıyla ilgili açıklamada bulundu. Türkiye’de son bir haftada görülen vakaların yaşlara göre dağılımını paylaşan Bakan Koca, şunları belirtti:

“Hatırlatma dozu aşılarının uygulanmasında hassasiyet gösterilmesinin omicron varyantına karşı önemli bir tedbir olduğu unutulmamalıdır.

Bilim Kurulumuz bugün salgının seyri, alınması gereken tedbirler ve aşı programımız gündemi ile toplanmıştır.

Bilim Kurulumuz omicron varyantına bağlı olarak vaka sayılarındaki artışları değerlendirmiştir. Vakaların yaş dağılımı ve iller bazında vakaların seyri incelenmiştir.

Günlük vaka sayılarının halen yarısı İstanbul kaynaklıdır.

Ülkemizde son bir haftada görülen vakaların %13’ü 12-19 yaş aralığında, %34’ü 20-34 yaş aralığında, %29’u 35-49 yaş aralığında, %16’sı 50-64 yaş aralığında ve %8’i 65 yaş üzerindedir. Aktif vakaların %1.45’i hastaneye yatmış, binde 3’ü yoğun bakıma girmiş ve onbinde 1’i entübe edilmiştir. Ancak 65 yaş üzeri aktif vakaların ise %10.11’i hastaneye yatmış, %3.11’i yoğun bakıma girmiş ve %0.99’u entübe edilmiştir.

Salgının başından bu yana halen en riskli grubumuz 65 yaş üzeri büyüklerimizdir. Bilim kurulumuz, aşı programının etkin şekilde sürdürülmesi ve teşvik edici tedbirlerin alınmasını şiddetle önermektedir. Küresel salgının ulaştığı nokta ve hastalığın yayılma hızı dikkate alındığında maske kullanımı, sosyal mesafeye ve hijyen kurallarına dikkat edilmesinin önemi daha çok artmıştır.

Hastalığa teşhis konması için altın standart olan PCR testlerinin ulaşım kolaylığının sürdürülebilir şekilde devam etmesi önerilmektedir. Bilim Kurulumuzun görüşleri de dikkate alınarak Bakanlığımız aşağıda maddeler halinde alınan tedbir ve prensip kararları alınmıştır.

1. Aşı olmuş vatandaşlarımızın karantinaya alınmaması kararının uygulanmasına devam edilecektir.

2. Omicron varyantının hastaneye yatışlara etkisinin önceki varyantlar ile kıyaslandığında önemli ölçüde daha az gerçekleştiği güncel verilerle de teyit edilmiştir. Ancak vaka sayılarının artışının çok yüksek olması durumunda oran düşük olsa da sınırsız olmayan sağlık kapasitesini zorlayabilecektir. Bu ihtimali dikkate alarak tedbirlerin uygulanmasında azami hassasiyet gösterilmelidir. Sorumlu her vatandaşımız tedbirlere uyarak üzerine düşeni yapmalıdır.

3. Alınan tedbirlerin ve kaldırılan kısıtlamaların etkisinin ölçülmesine yönelik pilot çalışmalar ile planlı taramalar yapılmasına karar verilmiştir. Buna göre hastalığın bulaşma alanlarında yaşanan riskler varsa özel tedbirler alınmasına karar verilmiştir.

4. Hatırlatma dozu aşılarının uygulanmasında hassasiyet gösterilmesinin omicron varyantına karşı önemli bir tedbir olduğu unutulmamalıdır.

5. Vakalar, hastaneye yatanların yaş grupları dikkate alınarak değerlendirildiğinde 65 yaş üzeri büyüklerimizin risk altında olduğunu göstermektedir. 65 yaş üzeri büyüklerimizi korumak için azami hassasiyet gösterilmelidir. 65 yaş üzeri vatandaşlarımızın hatırlatma dozunun uygulanması son derece önemlidir.

6. Omicron varyantının yayılma hızının yüksekliği dikkate alınarak maske kullanımında ısrar edilmelidir. Maske en pratik ve etkili korunma yöntemidir.”

Paylaşın

Dünya, Yüzyılın Sonunda 4 Derece Daha Isınabilir

Birleşik Krallık’taki Exeter Üniversitesi ve Met Office’ten araştırmacılar dünya çapındaki politikaları analiz etti ve Paris Anlaşması’nın, “mevcut yörüngeyle”, küresel ısınmayı 1,5 derecede sınırlama amacının ulaşılmaz olduğunu ortaya koydu.

Araştırmayı yöneten Profesör Richard Betts, Glasgow’daki 26. BM İklim Değişikliği Konferansı’nda (COP26) yapılan anlaşmaların, ısınmanın 4 dereceye ulaşma “ihtimalini azalttığını” ancak bunun bir olasılık olarak değerlendirilmesini tavsiye etti:

Şu anda dünya çapında uygulanan politikalarla tutarlı projeksiyonlar, sera gazı emisyonlarının oranına ve iklim sisteminin bu emisyonlara tepkisine bağlı olarak bu yüzyılın sonuna kadar yaklaşık 2 ile 5 derece arasında bir ısınma anlamına geliyor. Bu, hava düzenlerinde ve aşırı uçlarda değişimler yaratırken, insanlar ve biyolojik çeşitlilik için riskleri daha da arttıracak ve daha yüksek ısınma daha büyük risklere yol açacaktır.

Küresel emisyonlar hızla net sıfıra veya net negatife düşürülürse, ısınmayı daha düşük seviyelerde sınırlamak hâlâ mümkün olabilir. Ancak küresel ısınma başarılı bir şekilde 1,5 ile 2 derece arasında sınırlandırılsa bile, hava durumu modelleri son on yıllardakilerden farklı olacak ve deniz seviyeleri bir dereceye kadar yükselmeye devam edecek.

Birleşik Krallık değerlendirmesi

Hükümetin, Birleşik Krallık İklim Değişikliği Risk Değerlendirmesi üçüncü raporunda, iklim değişikliğinin, halihazırda İngiltere’nin doğal çevresi, altyapısı, insan sağlığı, toplulukları ve işletmeleri için önemli riskler taşıdığı sonuçları yer alıyor. İngiltere ayrıca güvenlik, göç ve tedarik zincirleriyle ilgili endişelerle yüzleşiyor.

İklim Haber’de yer alan rapora göre, ısınma 2 dereceye ulaşırsa, hatta bu artış 4 derece olursa, mevcut risklerin de tümü artacak.

Birleşik Krallık’ta ısınmaya bağlı ölümlerin sayısının, şu anda, yılda 2 bin vakadan 2050’lerde 7 bin 200’e ve 2080’lerde 12 bin 800’e çıkması bekleniyor. Rapor, İngiltere’yi bu etkilere hazırlanmak için daha fazla önlem almaya çağırıyor. Prof. Betts şunları söylüyor:

“COP26, amaçlarının gerisinde kaldı ve küresel ısınmayı düşük seviyelerle sınırlayabilmemiz daha az mümkün hale geliyor. Paris Anlaşması’nın 1.5 derece hedefi ulaşılamaz duruma geliyor. Zaten neden olduğumuz iklim değişikliklerine daha iyi hazırlanmamız gerekiyor.”

Analizler birbirini doğruluyor

COP26’nın temel amacı küresel sıcaklık artışını bizi iklim değişikliğinin en kötü etkilerinden korumak için 1,5 derece ile sınırlamaktı.

İklim Faaliyet Takibi (CAT), 10 Kasım’da yayımladığı bir analizde, COP26’da verilen taahhütlere karşın, dünyanın küresel sıcaklık artışını kısıtlama hedefine yaklaşılamadığını açıkladı.

Analizde, dünyanın küresel sıcaklıklarda hedeflenen 1.5 derecelik artışın çok ötesinde, 2.4 derecelik artışa doğru gitti hesaplandı.

COP26’nın hemen öncesinde, 27 Ekim’de yayımlanan Birleşmiş Milletler Çevre Programı (UNEP) Küresel Emisyon Raporu ise gezegenin 2,7 derece ısınmaya doğru gittiğini, Uluslararası Enerji Ajansı da (IEA) dünya 1.5 derece sınırında kalacaksa, tüm yeni fosil yakıt geliştirmelerinin bu yıldan itibaren durdurulması gerektiğini söylemişti.

IEA, daha sonra COP26’da verilen vaatlerdeki rakamları karşılaştırdı ve tüm taahhütler yerine getirilirse dünyanın küresel sıcaklıklarda 1,8 derecelik bir artışa devam edeceğini hesapladı.

(Kaynak: bianet)

Paylaşın

Kılıçdaroğlu’ndan Faiz Çıkışı: Tam Bir Aldatmaca

Partisinin Meclis’teki grup toplantısında konuşan CHP Lideri Kılıçdaroğlu, bankalara verilecek para için Merkez Bankası faizinin düşürüldüğünü belirtti ve “Peki bankaların faizi düştü mü? Hayır. Tam bir aldatmaca” dedi.

Haber Merkezi / Konuya ilişkin açıklamasının devamında “Merkez Bankası’nda faizler düşünce tüm bankalarda faiz düştü sanmayın” diyen CHP lideri “Tam bir aldatmaca. Devlet iç borçlanma tahvili yüzde 17’den yüzde 24’e çıktı. Hani nas vardı, hani faiz haramdı?” ifadelerini kullandı.

Osman Kavala davasına da değinen Kılıçdaroğlu, “Osman Kavala AİHM kararına rağmen 1541 gündür hapiste. Onun hapiste olması, onun kişisel sorunu değildir, Türkiye’nin sorunudur” dedi.

Kılıçdaroğlu “Adaleti dağıtmak için kurumlar oluşturmuşuz, mahkemelerimiz var, uluslararası hukuku Anayasamıza koymuşuz. Anayasa Mahkemesi kararlarının uygulanmadığını, adaletin olmadığını biliyoruz. Osman Kavala 1541 gündür hapiste. Onun hapiste olması onun sorunu değil, bu Türkiye’nin en temel adalet sorunudur” diye konuştu.

“Genç bir avukata yetki verilerek, bütün rantiyeciler, vurguncular, rüşvetçilerin kendileriyle ilgili çıkan tüm haberleri çıkartmak istediklerini” iddia eden CHP lideri “Gerekirse bu avukatın adını da açıklayacağım. Biz kul hakkı yiyenin hesabını sormazsan niye iktidar oluyoruz?” ifadelerini kullandı.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, bir haftalık aranın ardından partisinin TBMM’deki grup toplantısında konuştu. Kılıçdaroğlu’nun açıklamalarından satır başları şöyle:

“Osman Kavala’nın haksız yere uzun süre hapiste tutulması en büyük adaletsizlik. Osman Kavala AİHM kararına rağmen 1540 gündür hapiste. Adaletsizlik sorununu çözmek Millet İttifakı’na nasip olacak.

Bir gerçeğe adalet camiasının dikkatini çekmek isterim, özellikle İstanbul’daki adalet camiasının dikkatini çekmek isterim. Genç bir avukata yetki veriliyor. Bütün rantiyeciler, vurguncular, rüşvetçiler, yolsuzluk yapanlar, 17-25 Aralık olayları…

Kendileriyle ilgili çıkan bütün olumsuz haberleri sosyal medyadan çıkarmak istiyorlar mahkeme kararlarıyla… Bu konuda genç bir avukata yetki verildi, hakimler uyarıldı. “Bunun açtığı davaları kabul edeceksiniz” denildiğini biliyorum. Gerekirse, iş büyürse o avukatın ismini açıklarım.

“İktidarı kaybetmeden yolsuzluk dosyalarını nasıl yok ederiz” diye düşünüyorlar. Feriştahı gelse yok edemezsiniz.

Biz kul hakkının hesabını sormazsak niye iktidar oluyoruz. Kul hakkını, garip gurebanın hakkını hukuku savunmayacaksak, sormayacaksak biz niye iktidar olacağız.

Anayasa’ya göre herkes sosyal güvenlik hakkına sahiptir. Çiftçi de Bağ-kur primini ödemek zorunda. Ancak son bir yılda Bağ-kur primlerine yüzde 45 zam yapıldı. Sadece son bir ayda 30 bin çiftçi ödeyemediği için sistemden çıktı.

“Tam bir aldatmaca”

Deneme sınama yöntemiyle devleti yönetmeye kalktılar. Bankalara verilecek para için Merkez Bankası faizini düşürdüler. Peki bankaların faizi düştü mü? Hayır. Tam bir aldatmaca.

Merkez Bankası’nda faizler düşünce tüm bankalarda faiz düştü sanmayın. Tam bir aldatmaca. Devlet iç borçlanma tahvili yüzde 17’den yüzde 24’e çıktı. Hani nas vardı, hani faiz haramdı?

Bir AK Partili milletvekilinin yaptığı toplantıda, yine AK Partili bir çiftçinin çıkıp ‘açım aç’ demesi… Normalde AK Partili milletvekilinin ‘nedir kardeşim derdin’ demesi lazım gerçekle yüzleşmesi lazım. Ama tek yaptıkları o çiftçiyi salondan atmak.

Paylaşın