HDP’li Feleknas Uca: Türkiye, AİHM Kararlarını Hiçe Sayıyor

HDP’li Feleknas Uca, “Türkiye’deki hiçbir hükümet döneminde, bu kayıplarla ilgili etkin bir soruşturma yürütülmediği için devletin doğrudan sorumlu olduğu bu davalar, Türkiye mahkemelerinde zaman aşımına uğramaktadır. Türkiye, kayıp dosyalarından onlarca kez AİHM’de mahkûm olmasına rağmen, AİHM kararları da hiçe sayılmaktadır” dedi.

Halkların Demokratik Partisi (HDP) Batman Milletvekili Feleknas Uca, Bütün Kişilerin Zorla Kaybedilmesinden Korunması Uluslararası Sözleşme raporuna ilişkin, Avrupa Konseyi Parlamenter Meclisi’nin (AKPM) bugünkü oturumunda konuştu. Uca’nın konuşmasının tamamı şöyle:

“Sayın başkan, değerli arkadaşlar, hepinizi saygıyla selamlıyorum; Mr. Andrê Gattolin’e bu raporu hazırladığı için teşekkür ederim,

Bilindiği gibi; zorla kaybedilen kişiler sorunu sadece onlarca yıl öncenin değil günümüzün de en önemli sorunlarından ve insan hakları ihlallerindendir. Savaşlar nedeniyle göç yollarına düşen insanlar, özellikle kadınlar ve çocuklar, Avrupa ülkeleri dahil olmak üzere birçok ülkede insan ticareti ağlarında kaybolmaktadırlar.

Zorla kaybedilmelere, sadece savaş esnasında değil devletlerin sorumluluğu altında, yani gözaltı durumlarında da rastlanmaktadır. İç savaşlar da zorla kaybedilmeler için önemli etkenlerdir.

Örneğin İspanya iç savaşından doksanlı yıllara kadar yüzlerce çocuk kaçırılmış ve bu kayıplara yönelik herhangi bir yasa olmadığından, etkili bir soruşturma ve dava süreci yürütülmemektedir. Bu suçların soruşturulmaması İspanya hükümetini doğrudan bundan sorumlu tutar.

Ne yazık ki; Avrupa Konseyi üyesi birçok ülkede zorla kaybedilme soruşturmaları etkin yürütülmemekte ve kayıp yakınları devlet baskısıyla karşılaşmaktadır. Devletler, inkâr ve yok saymayı çözüm olarak görmektedir. Çözüm bu olarak görüldüğü taktirde, yeni hak ihlallerinin kapıları açılmaktadır.

Diğer bir konu ise gözaltında kaybedilen insanlar, Türkiye’de doksanlı yıllarda binlerce insan devlet sorumluluğunda, gözaltında kaybedilmiştir.

Ancak, Türkiye’deki hiçbir hükümet döneminde, bu kayıplarla ilgili etkin bir soruşturma yürütülmediği için devletin doğrudan sorumlu olduğu bu davalar, Türkiye mahkemelerinde zaman aşımına uğramaktadır. Türkiye, kayıp dosyalarından onlarca kez AİHM’de mahkûm olmasına rağmen, AİHM kararları da hiçe sayılmaktadır.

“Kayıplar devletin sorumluluğunda”

Öyle ki; kayıp yakınlarının oluşturduğu “Cumartesi Anneleri ve Barış Anneleri” gibi örgütlenmeler devletin baskısına maruz kalmaktadır.

Ne yazık ki gözaltında kayıp vakaları 90’lı yıllarla sınırlı kalmamıştır. Halen kendini sivil polis olarak tanıtan kişiler, insanları yasadışı bir şekilde alıkoyup, ıssız yerlere, kayıtsız gözaltı noktalarına götürüp tehdit etmektedirler. Türkiye, uluslararası sözleşmelere uymak yerine, bu hak ihlaline sebebiyet veren uygulamada ısrar etmektedir. Bu da yaşanan tüm kayıp vakalarında devletin doğrudan sorumlu olduğunu göstermektedir.

Buradan sözleşmeyi imzalamayan tüm üyeleri, Bütün Kişilerin Zorla Kaybedilmeden Korunmasına İlişkin Uluslararası Sözleşmesini (CED) imzalamaya ve bunu etkin bir şekilde uygulamaya davet ediyorum.

Ayrıca Konsey’in bu tür suçlara yönelik etkili bir yaptırımlar uygulamasını tavsiye ederim. Kadınların ve çocukların acılarına son vermek, haklarını korumak hepimizin ortak sorumluluğu ve görevidir.”

Paylaşın

CHP Lideri Kılıçdaroğlu, Kendisini Evine Davet Eden Öğrenciyi Kırmadı

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, kendisine mail atarak evine davet eden İmam Hatip Ortaokulu öğrencisi Beray Naz Pusat isimli öğrenciyi eşi Selvi Kılıçdaroğlu’yla birlikte ziyaret etti.

Haber Merkezi / Saray İmam Hatip Ortaokulu öğrencisi Beray Naz, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’na bir e-posta göndererek onu evine davet etmişti. CHP Lideri Kılıçdaroğlu, Beray Naz’ın isteğini kırmayarak eşi Selvi Kılıçdaroğlu ile ziyarette bulundu.

Kılıçdaroğlu’nu karşısında gören aile fertlerinden Hüseyin, gözyaşlarını tutamadı. Beray ve ailesi tarafından sevinçle karşılanan Kılıçdaroğlu, aileyle geçirdiği vakti sosyal medya hesabından da paylaştı.

CHP Lideri Kılıçdaroğlu paylaşımında şu sözlere yer verdi:

“Saray İmam Hatip Ortaokulu öğrencisi Beray Naz, bana bir e-posta göndererek evine davet etmişti. Eh, bizde davete icabet etmek adettendir. Selvi Hanım’la Pusat Ailesi’ne misafir olduk. Çayları çok lezzetliydi”

Paylaşın

En Çok Erişim Engeli Yolsuzluk Ve Usulsüzlük Haberlerine

Medya Araştırmaları Derneği’nin raporuna göre bir yılda en az 1197 haber hakkında içerik kaldırma kararı verildi. İçerik kaldırma kararlarının 675’i yolsuzluk ve usulsüzlük, 466’sı ise “görevin kötüye kullanılması” konusunda verildi.

Medya Araştırmaları Derneği (MEDAR), “Sosyal Medya Yasası’nın Basın Özgürlüğü Üzerine Etkileri İzleme Araştırması Genişletilmiş Tarama Raporu”nu yayınlandı.

Bianet’te yer alan habere göre;  Ekim 2020’de yürürlüğe giren 5651 sayılı İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanun’un güncellenmiş hâlinin basın özgürlüğü üzerine etkilerini incelemek amacıyla yapılan araştırma kapsamında medya kuruluşlarına gelen içerik kaldırma kararları derlendi, tasnif edildi ve politika önerileri sunuldu.

Çoğu yolsuzluk ve usulsüzlük konulu

İçerik kaldırma kararlarının 675’i yolsuzluk ve usulsüzlük, 466’sı ise “görevin kötüye kullanılması” konusunda verildi.

Çoğunlukla iş insanlarının, şirketlerin ve bürokratların kaldırma talebinde bulunduğu saptandı. Haberlerin kaldırılma gerekçelerine bakıldığında ise, 1080 haberin kişilik haklarını ihlal ettiği sebebiyle kaldırma kararıyla karşılaştığı saptandı.

En çok Cumhuriyet, BirGün ve Oda TV’ye

36 medya kuruluşunun takip edildiği araştırmada en çok kaldırma kararının 144 içerik ile Cumhuriyet Gazetesi’ne geldiği tespit edilirken, onu 129 içerik ile BirGün Gazetesi’nin ve 98 içerik ile Oda TV’nin takip ettiği gözlemlendi.

Sosyal medya yasası yeniden yapılandırılmalı

Raporda politika önerileri de sunuldu, yapılan değişikliklerin temel hak ve özgürlükleri korumak yerine basın ve ifade özgürlüğüne darbe vurduğu ortaya konuldu:

  • Yasa yapım sürecine ilgili organların ve kamuoyunun dahil edilmeli,
  • Bağımsız denetleme organları oluşturulmalı,
  • Yasanın etkileri tespit edilip yeni düzenlemelerde bu etkiler göz önünde tutulmalı,
  • Yasa, toplumun tüm bileşenlerinin temel hak ve özgürlüklerini güvence altına alacak şekilde yeniden yapılandırılmalıdır.

Rapor hakkında görüşler

BirGün Yayın Koordinatörü İbrahim Varlı: BirGün iyi gazetecilik yapıyor, iktidarın bütün yolsuz kirli ilişki ağını ortaya çıkarıyor; ihalelerin üzerine gidiyor, yolsuzlukları ve usulsüzlükleri ortaya çıkarıyor. İktidarın iş adamından, bürokratına; bakanından vekiline kadar hepsi en ufak yerel mahkemeden de olsa içerik kaldırma kararı aldırabiliyor. Fakat ‘içerik kaldırma’ demek bu yolsuzlukların usulsüzlüklerin yapılmadığı anlamına gelmiyor. Yaptığınız çalışma daha sık görmek istediğimiz türde güzel bir araştırma. İyi bir alanı, boşluğu dolduruyor, oraya tekabül ediyor. Öyle ya da böyle bu karanlık günler geçecektir. Bu çalışma da, bir arşiv mahiyetinde, güzel bir boşluğu doldurmuş olacaktır.

Oda TV Yazı İşleri Müdürü Can Özçelik: İnternet haber sitelerinden kaldırılan haber sayıları ve kaldırılan haberin içerikleri çok çarpıcı… ODA TV, gazetelerin dışında, haber siteleri yönünden bakıldığında, en çok haberleri sansürlenen yayın organı… Peki, haberlerin içerikleri ne, çoğunlukla yolsuzluk… Medya Araştırmaları Derneği’nin ortaya koyduğu bu veriler, ülkenin siyasi durumuna ilişkin de bir fotoğraf çekiyor. ODA TV, bu medya düzeni ve siyasi iklime karşılık özgür ve bağımsız gazeteciliğin bayrağını taşımayı sürdürecek; hakikatin peşini bırakmayacak.

Raporun tamamı için TIKLAYIN

Paylaşın

Adalet Nöbeti: Amasız, Fakatsız Adalet Talep Ediyoruz

Avukatlar, Çağlayan’daki İstanbul Adliyesi’nin önünde tuttukları adalet nöbetinin 101’incisini bugün gerçekleştirdi. Hukukçular, adalet nöbetinde ülkede yaşanan hukuksuzluklara dikkat çekti, sanatçı Sezen Aksu, Gazeteci Sedef Kabaş ve Avukat Mürsel Ünder’in hedef alınmasına tepki gösterdi.

Avukatlar ‘Adalet Nöbeti’nde yaptıkları açıklamada, “Arkamızdaki adına “Adalet Sarayı” denilen binada kimi zaman meslektaşlarımız, kimi zaman müvekkillerimiz, kimi zaman tanımadığımız ve belki görüşlerini dahi paylaşmadığımız yurttaşların hak ve özgürlüklerini savunmak için onlarca kez adalet nöbeti tuttuk” dediler.

“Mağdurun kimliğine bakmadan”

Açıklama özetle şu ifadeler yer aldı;

“Bugün ise yıllar önce yazdığı bir şarkıdaki sözler nedeniyle Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından “Yeri geldiğinde o dili koparmak görevimizdir” sözleriyle tehdit edilen sanatçı Sezen Aksu’nun,

Yaptığı bir sosyal medya paylaşımı üzerine Adalet Bakanı Abdülhamit Gül’ün “Bu hadsiz ve hukuksuz ifadeler adalet önünde hak ettiği karşılığı bulacaktır” açıklamasının ardından sabaha karşı evi basılarak gözaltına alınan ve demokratik hiçbir ülkede bulunmayan “cumhurbaşkanına hakaret” suçu gerekçesiyle tutuklanan gazeteci Sedef Kabaş’ın,

Ve bekçiler tarafından ters kelepçe uygulanarak, darp edilerek özgürlüğünden mahrum bırakılan meslektaşımız avukat Mürsel Ünder’in yalnız olmadığını söylemek ve dayanışmak için buradayız.

Ama aynı zamanda mağdurun kimliğine bakmadan ve mağduriyetleri yarıştırmadan, siyasal görüşleri ve kişileri ayrıştırmadan, birini diğerinin karşısına koymadan herkes için amasız fakatsız adalet talep edeceğimize dair vurguyu daha güçlü bir şekilde ifade etmek için de bugün buradayız.”

“Cesaretin bulaşıcı olduğunu biliyoruz”

Avukatlar, “bu saldırıların hepimize yönelik olduğunu” ifade etti:

“Hepimizin sesine ve sözüne, özgürlüğüne, hukuk güvenliğine ve yasalar önünde eşitliğe, demokrasiye, halkın bilgilenme hakkına ve toplumsal barışa yöneliktir.

Baskı, tehdit ve şiddet yoluyla demokratik toplumsal muhalefetin korkutulması ve sindirilmesi, sesinin susturulması, siyasal ve kamusal alandan uzaklaştırılması amaçlanmaktadır.

Adalet Nöbeti olarak Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın düşmanlaştırıcı, toplumsal barışı ve demokrasiyi tehdit eden tehlikeli nefret söylemlerinin, siyasal iktidarın talimatlarıyla verilen tutuklama kararlarının ve cezasızlık zırhıyla donatılan güvenlik güçlerinin hukuk dışı ve keyfi uygulamalarının muhatabı ve mağduru her kim olursa olsun sessiz kalmayacağımızı, sanatçıların, gazetecilerin, yurttaşların ifade özgürlüğünü savunmaya devam edeceğimizi bir kez daha duyuruyoruz.

Sezen Aksu’nun, Sedef Kabaş’ın ve Mürsel Ünder’in kendilerine yönelik saldırılar karşısındaki cesareti, direnci ve kararlılığı bize de güç ve cesaret veriyor.

Göründüğümüzden daha çoğuz ve daha güçlüyüz. Farklılıklarımızı koruyarak yan yana ve birlikte olmaya, bunu görmeye ve göstermeye, daha çok cesarete ve dayanışmaya ihtiyacımız var sadece. Cesaretin bulaşıcı olduğunu biliyoruz. Her zamanki kararlılıkla buradayız…

Demokrasiyi, temel hak ve özgürlükleri ve hukuk devletini savunmak, halkın hak arama özgürlüğünün sesi ve güvencesi olmak için aynı kararlılık ve cesaretle burada olmaya devam edeceğiz.”

Paylaşın

Akaryakıta Yeni Zam Kapıda: Ne Zaman Gelecek?

“Şu an yapılacak her artışı enflasyon rakamlarını yukarıya doğru iteceği için akaryakıta yapılacak zammı geciktirdiklerini”  belirten Ekonomist Oğuz Demir, “Önümüzdeki bir ay içinde akaryakıta 1 lira zam gelecek, şu an 14 lira 16 kuruş olan akaryakıtın fiyatı 15 lira 16 kuruş olabilir” dedi.

Türkiye, 2022 yılının ilk saatlerinden bu yana, zam haberleriyle uyanmaya devam ediyor. Son olarak, Ekonomist Oğuz Demir akaryakıtta şubat ayının sonuna doğru 1 liralık artış beklediklerini ifade etti.

halktv.com.tr’den Hava Asal’a konuşan Demir, “Akaryakıt istasyonlarının karları bir hayli düşmüş durumda. Hem dövizdeki dalgalanma hem de petrol fiyatlarındaki artış akaryakıt fiyatlarına da yansımaya devam ediyor. İstasyonların karları düştüğü için eskisi kadar rahat hareket edemiyorlar. Pek çok komisyon kaleminden vazgeçmek zorunda kaldılar. 800 istasyon kapanmış. Petrol Ürünleri İşverenler Sendikası (PÜİS) Başkan Yardımcısı Musa Ertaş bin 500 istasyonun daha kapanmak üzere olduğu bilgisini paylaştı. İktidar burada şunu yapacak, istasyonların litre başına aldıkları komisyonu artıracaklar. Komisyona yapılacak her artış vatandaşa yansıyacak. Bu artışın mart ayında gerçekleşmesi bekleniyordu” dedi.

“Yine artışlar vatandaşın cebine yansıyacak”

“Şu an yapılacak her artışı enflasyon rakamlarını yukarıya doğru iteceği için akaryakıta yapılacak zammı geciktirdiklerini” ifade eden Oğuz Demir akaryakıtta şubat ayının sonuna doğru 1 liralık artış beklediklerini aktardı.

Demir, “Akaryakıt istasyonları şu an litre başına yaklaşık 4 kuruş komisyon alıyor. Hükümet bu komisyonu 1 lira 4 kuruşa çıkaracak ya da istasyonların kapanmasına göz yumacak. Fakat şunu çok iyi biliyoruz ki hükümet sermayenin zarar görmesini göze almıyor. Yine artışlar vatandaşın cebine yansıyacak. Önümüzdeki bir ay içinde akaryakıta 1 lira zam gelecek, şu an 14 lira 16 kuruş olan akaryakıtın fiyatı 15 lira 16 kuruş olabilir” ifadelerini kullandı.

Paylaşın

TCMB, Yıl Sonu Enflasyon Tahminini Yüzde 23,2’ye Yükseltti

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) yılın ilk enflasyon raporunda 2022 yıl sonuna ilişkin enflasyon tahminini yüzde 11,8’den yüzde 23,2’ye yükseltti. 2023 yıl sonu için beklenti yüzde 8,2 oldu.

Haber Merkez / TCMB Başkanı Şahap Kavcıoğlu, yılın ilk enflasyon raporu sunumu için basın açıklaması düzenledi. Kavcıoğlu, bir gazeteciden gelen soru üzerine kur korumalı döviz mevduat hesabının açıklandığı 20 Aralık günü TCMB’nin döviz satmadığını aktardı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın kur korumalı döviz mevduat hesabının devreye gireceğini açıkladığı akşam dolar/TL kuru hızlı düşmüş, bunun üzerine TCMB’nin döviz sattığı iddiaları ortaya atılmıştı.

Kavcıoğlu’na da bir gazeteci, TCMB bilançosunda döviz satışı yapıldığına dair hareketlerin görülebildiğini, TCMB’nin 20 Aralık’ta döviz satıp satmadığını surdu.

Kavcıoğlu ise Erdoğan’ın açıklama yaptığı akşam vatandaşların döviz sattığını ve kurun bu şekilde düştüğünü, TCMB’nin o akşam tek kuruş döviz satmadığını aktardı.

TCMB Başkanı Şahap Kavcıoğlu’nun açıklamalarından öne çıkanlar şöyle:

“Son rapordan bugüne dek varyantlara ilişkin risklerin canlı kalması bazı ülkelerde 2022 büyüme görünümünü olumsuz etkiledi.

Aşı sayesinde küresel iktisadi faaliyet üstündeki riskler sınırlandı. Dünya genelinde enflasyon hız kazandı. Enflasyonun tarihi yüksek seviyelere ulaştığını görüyoruz.

Varyantlara ilişkin risklerin canlı kalması bazı ülkelerde 2022 büyüme görüntülerini olumsuz etkiledi ve büyüme tahminlerini aşağı yönlü güncellenmesine sebep oldu.

Türkiye’nin büyüme öngörüleri bir miktar aşağı yönde güncellendi. Türkiye’nin dış talep görünümü güçlü trendini sürdürüyor.

Gelişmiş ülke merkez bankaları arasında söylem farkı artıyor. 2021 yılı 3. çeyreğinde milli gelir çeyreklik bazda 2.7 yıllık bazda ise yüzde 7.4 arttı.

Net ihracatın yıllık büyümeye katkısı 6.8 yüzde puan ile oldukça yüksek seviyededir. İktisadi faaliyetin yılın son çeyreğinde de güçlü seyrettiği görülüyor.

İhracat 2020 yılının 2. yarısından itibaren yakaladığı artış trendini 2021’in son çeyreğinde de sürdürmüştür. Reel kurdaki düşüşe rağmen enerji fiyatlarındaki artışın da etkisiyle ithalat yükselmiştir. Cari işlemler dengesinin 2022 yılında fazla vereceğini öngörüyoruz.

Yılın son çeyreğinde döviz kuru gelişmeleri enflasyondaki yükselişin en önemli belirleyicilerinden biri oldu. Enflasyondaki yükselişte temel mal, gıda ve enerji grupları öne çıktı.

Eylül ve Aralık aylarında toplamda 500 baz puan faiz indirimi gerçekleştirdik. Ocak ayında faizin sabit tutulmasına karar verdik. Alınan kararların birikimli etkilerini yakından takip ediyoruz. Türk Lirası’nı öncelikleyen geniş kapsamlı bir para politikası gözden geçirme sürecini yürütüyoruz.

Ham petrol fiyatarına ilişkin varsayımlarımız 2022 için 77.5 dolardan 80.4 dolara, 2023 için ise 74.3’e güncellenmiştir.

20 Aralık’ta TCMB tek kuruş satmamıştır. Bireysel ve kurumsallar 20 Aralık’ta 2.25 milyar dolar sattı. Bilançoda rezervlerin düşmesine yönelik yorumlar yanlıştır.

Rezervlerdeki düşüşte BOTAŞ’a yapılan döviz satışı etkili oldu. Rezervlerimizin yükseltilmesi yönündeki çalışmalarımız yoğun şekilde devam ediyor. BAE ile swap anlaşması yaptık. 1-2 ülke ile görüşmelerimiz devam ediyor.

Liralaşma stratejimizin enflasyonu düşürmede önemli katkısı olacaktır. Dezenflasyon sürecini hızlı bir şekilde başlatacağız. Bankalar da faiz (kredi faizleri) konusunda gerekli adımları atacaktır.

Paylaşın

Otizmli Bireylerin Yüzde 92’si Eğitime Erişemiyor

Milli Eğitim Bakanı Mahmut Özer’in CHP İstanbul Milletvekili Sibel Özdemir’in soru önergesine verdiği yanıt, 0-19 yaş arasındaki otizmli bireylerin yaklaşık yüzde 92’sinin eğitime erişemediğini ortaya koydu.

DW Türkçe’den Eray Görgülü’nün haberine göre; CHP İstanbul Milletvekili Sibel Özdemir, İstanbul Otizm Gönüllüleri Derneği tarafından hazırlanan ve Milli Eğitim Bakanlığının otizmli öğrenciler için bütçeden kaynak ayırması ve yeni sınıfların açılması taleplerini içeren raporu TBMM gündemine taşıdı. Özdemir, raporda yer alan taleplerin yanı sıra Bakan Özer’den otizmli öğrencilerin eğitime katılma oranlarına ilişkin sorularını yanıtlamasını istedi.

Bin 521 okul, 19 bin 357 öğretmen

Önergeyi yazılı olarak yanıtlayan Özer, Türkiye’de şu anda e-okul sistemine kayıtlı 41 bin 854 kayıtlı otizmli öğrenci bulunduğu bilgisini verdi. Bakanlığın verilerine göre bin 521 özel eğitim okulunda 19 bin 357 öğretmenle otizmli öğrencilerin eğitimine devam ediliyor. Öte yandan 37’si 2021 yılında olmak üzere 638 destek eğitim odasının belirlenen standartlar doğrultusunda donanımı sağlandı. 41’i 2021 yılında olmak üzere toplam 174 özel eğitim sınıfı da standartlara uygun hale getirildi.

Bakanlığın verilerinin Türkiye’de otizmli öğrencilere ilişkin yaşanan sıkıntıyı ortaya koyduğunu iddia eden CHP İstanbul Milletvekili Sibel Özdemir, “Yapılan çalışmalara göre Türkiye’de şu anda 0-14 yaş grubu aralığındaki otizmli çocuk sayısı yaklaşık olarak 150 bin. 0-19 yaş grubu genellendiğinde ise eğitim bekleyen çocuk sayısının yaklaşık 500 bin olduğu tahmin ediliyor” dedi.

2 milyon kişi olumsuz etkileniyor

Verilere göre otizmli çocukların yaklaşık yüzde 92’sinin eğitime erişemediğinin ortaya çıktığını ifade eden Özdemir, “Okulların ve sınıfların nitelik ve standartları bir yana bu oran gerçekten çok ciddi ve çok vahim” ifadesini kullandı. Özdemir, eğitim dışında kalan 450 bin otizmli bireyle birlikte ailelerinin de düşünüldüğünde yaklaşık 2 milyon kişinin bu olumsuz tablodan etkilendiğini belirtti.

Bakan Özer’in kaç otizmli çocuğun okul öncesinde ya da ilkokula başladığı bilgisini vermediğine dikkat çeken Özdemir, “Bu durumda eğitim sistemine dahil olanların eğitimlerinin kesintiye uğrayıp uğramadıkları da maalesef bilinmiyor” dedi.

Otizmin tek ve önemli tedavisinin eğitim, çocuklarla ailelerin en büyük ihtiyacının da kaliteli bir eğitim olduğuna dikkat çeken Özdemir, sözlerini “Otizm tanılı bütün çocuklar için erken başlayan, yoğun ve kesintisiz bir eğitim süreci planlanmadığı ve hayata geçirilmediği sürece devlet üzerine düşen sorumluluğu yerine getirmemiş olacaktır” şeklinde sürdürdü.

Avrupa’da 40 saat, Türkiye’de 2 saat

Otizmli çocuklara haftada sadece iki saat eğitim verildiğini de kaydeden Özdemir, “Avrupa’da 40 saat eğitim veriliyor” ifadesini kullandı. Avrupa ile kıyaslandığında bu oranın da çok düşük kaldığını vurgulayan Özdemir, “Dolaysıyla ülkemizdeki otizmli çocukların hem eğitime erişim hem de nitelikli eğitim alma hakkı ciddi şekilde ihlal ediliyor” dedi.

Paylaşın

Fed Faiz Kararını Açıkladı: Politika Faizi Sabit Tutuldu

ABD Merkez Bankası (FED), beklentiler dahilinde politika faizini değiştirmeyerek yüzde 0-0,25 aralığında sabit bıraktı. Karar metninde faiz artışlarının yakında başlayacağı belirtilirken, bilançonun küçültülmesine yönelik operasyonun da sıkılaşmanın ardından geleceği ifade edildi.

ABD Merkez Bankası (FED), yılın ilk faiz kararını açıkladı. Fed, beklentiler dahilinde politika faizini değiştirmeyerek yüzde 0-0,25 aralığında sabit bırakırken, faizlerin “yakında” artırılmasının uygun olacağını belirtti.

Fed’den yapılan açıklamada, ekonomik faaliyet ve istihdam göstergelerinin güçlenmeye devam ettiği kaydedildi. Kovid 19 salgınından olumsuz etkilenen sektörlerin son aylarda iyileştiğine dikkatin çekildiği açıklamada, son zamanlarda Covid-19 vakalarındaki keskin artıştan etkilendikleri belirtildi.

Açıklamada, salgın ve ekonominin normalleşmesiyle ilgili arz ve talep dengesizliklerinin yüksek enflasyona katkıda bulunmaya devam ettiği bildirildi. Genel finansal koşulların destekleyici olmaya devam ettiğine işaret edilen açıklamada, ekonominin gidişatının virüsün seyrine bağlı olmaya devam ettiği aktarıldı.

Açıklamada, Kovid-19’a karşı aşılamadaki ilerleme ve arz kısıtlarının hafifletilmesinin, ekonomik faaliyet ve istihdamda devam eden kazanımların yanı sıra enflasyondaki düşüşü desteklemesinin beklendiği belirtildi.

Fed’in açıklamasında, Covid-19’un yeni varyantları da dahil olmak üzere ekonomik görünüme yönelik risklerin devam ettiği vurgulandı.

Federal Açık Piyasa Komitesinin (FOMC) maksimum istihdam ve uzun vadede yüzde 2 enflasyon hedefini sağlamayı amaçladığı yinelenen açıklamada, bu hedefleri desteklemek amacıyla federal fon oranı için hedef aralığın yüzde 0 ile 0,25 arasında tutulmasının kararlaştırıldığı bildirildi.

Açıklamada, faiz oranını artırmanın “yakında” uygun olacağının beklendiği belirtilerek, varlık alımlarının mart ayı başında sona erdirileceği ifade edildi.

Varlık alımlarını azaltma hızının 30 milyar dolar olarak korunduğuna işaret edilen açıklamada, bankanın hedeflerine ulaşmasını engelleyebilecek risklerin ortaya çıkması durumunda para politikası duruşunu uygun şekilde ayarlamaya hazır olacağı vurgulandı.

Öte yandan Fed, yaptığı bir diğer açıklamada, bilanço azaltma prensipleri üzerinde de anlaşıldığını ve bilanço azaltımının faiz artımından sonra başlayacağını belirtti.

Paylaşın

Kılıçdaroğlu’ndan 6 Milyar Liralık Yolsuzluk İddiası

Gün içerisinde önemli bir konuda açıklama yapacağını duyuran Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Kemal Kılıçdaroğlu, sosyal medya hesabından 6 milyar liralık bir yolsuzluk iddiasını dile getirdi.

Haber Merkezi / “Bürokrasinin, devletin nabzının hala atıp atmadığını görmek için” bir süre önce devlete ve devleti oluşturan bürokratlara seslendiğini söyleyen CHP Lideri Kılıçdaroğlu, sosyal medya hesabında yayımladığı videoda şöyle devam etti;

“Bu devletin bürokrasisinin hala kalbi atıyor. Vatansever bürokratlar hala oradalar. Vatanseverler bu saraylı ve ailesinin kanun dışılığına suç mahiyetindeki isteklerine direniyorlar. Uzun zamandır işte bu yüzden konuşamadık; Belge yağıyor, yolsuzluklar, israflar, peşkeşler. Bugün sizi bu belgelerden sadece birine şahit olmanız için davet ettim”

6 milyar liralık yolsuzluk iddiası

CHP Lideri Kılıçdaroğlu yolsuzluk iddiasını ise şu sözlerle dile getirdi;

“3 nisan 2018 bir açık ihale yapılır. Bu ihaleye 15 firma katılır. İhalenin bedeli 3 milyar 198 milyon 743 bin 127 lira. Ama kazanan bu firmaya bu ihale verilmez. Çünkü beşli çeteden değil. Bu nedenle ihale iptal edilir ve aynı iş yeniden ihale edilir. 21 Ağustos 2021’de ihale açılır. Aynı iş bu kez üç milyar 200 milyona değil, 9 milyar 440 milyon 995 bin 834 liraya beşli çeteye peşkeş çekilir.

Saraydaki şahıs ne için imza atıyor anladınız mı? Aradaki altı milyarlık fark için. Tek bir imzayla. Altı milyar lira çeteye peşkeş çekiliyor. Hazinenin kasasını soyanlar doymamış daha da çok para istemişler, bu imzalamak zorunda kalmış”

Videoyu Erdoğan ve ailesinin bir yolsuzluğunu daha anlatmak için yayınlamadığını anlatan Kılıçdaroğlu, “Bunların yolsuzluğu artık sağır sultan için bile yeni bir haber değil. Ben bugün hala devletimizde vatanseverler var demek için, direnenler var demek için sizleri evime davet ettim. Ve bu vatanseverler binlerce belgeyi yollamaya devam ediyorlar. Devletin denetleme kurumlarının onurlu memurları da bu incelemeyi bırakmış değiller. Tarihe not düşecek raporlarını hazırlamaya devam ediyorlar” dedi.

Paylaşın

Kovid 19’da Son Veriler Açıklandı: Vaka Ve Vefat Sayısında Korkutan Tablo

Kovid 19’da son 24 saatte 77 bin 434 yeni vaka tespit edilirken, 188 kişi hayatını kaybetti. Verileri yorumlayan Bakan Koca, “Tedbirlere uyulması, hatırlatma dozu aşılarının mutlaka yaptırılması gerekir.” ifadelerini kullandı.

Haber Merkezi / Sağlık Bakanlığı, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgınının Türkiye’deki seyrine ilişkin olarak yeni verileri yayınladı. Açıklanan verilere göre, son 24 saatte, 416 bin 536 test yapılırken, 77 bin 434 yeni vaka tespit edildi. 188 kişi hayatını kaybederken, 85 bin 501 kişi sağlığına kavuştu.

Bakan Koca’dan uyarı

Güncel verilerle ilgili değerlendirmesini sosyal medya hesabından paylaşan Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, şu ifadeleri kullandı; KRONİK HASTALARIN, YAŞLILARIN Covid-19’a yakalanmaları durumunda, genç ve sağlıklı kişilere göre çok daha fazla zorluklar yaşadıklarını, bu grupta hastaneye yatış oranının yüksek olduğunu biliyoruz. Tedbirlere uyulması, hatırlatma dozu aşılarının mutlaka yaptırılması gerekir.

Bakanlığın tablosuna göre Türkiye’de en çok aşılamanın gerçekleştirildiği Osmaniye’yi, Ordu, Amasya, Muğla, Kırklareli, Çanakkale, Eskişehir, Balıkesir, Zonguldak ve Manisa takip etti. Bakanlığın tablosuna göre Türkiye’de en az aşılamanın gerçekleştirildiği Şanlıurfa’yı sırasıyla Batman, Siirt, Diyarbakır, Bingöl, Muş, Mardin, Bitlis, Ağrı ve Elazığ takip etti.

Paylaşın