Altından ‘Kur Korumalı’ TL’ye Geçişte Esaslar Belirlendi

Kur korumalı mevduat sistemi kapsamında altın varlıkların finansal sisteme kazandırılmasına ilişkin esasları belirleyen Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası (TCMB) tebliği yayımlandı.

Uygulamaya katılmak isteyen yurt içi yerleşik gerçek ve tüzel kişiler, yani vatandaşlar ve şirketler, fiziki altınlarını, gram cinsinden has altın miktarının tespiti için yetkili kuyumcuya veya bankaya teslim edecek.

Teslim alınan altınlar işlenmek üzere yetkili rafineriye teslim edilecek. Tebliğde yer alan ayrıntılar şöyle:

  • Altın hesabına 3, 6 ve 12 ay vade
  • Altın hesabı sahipleri has altın bakiyesini, dönüşüm fiyatı üzerinden TL’ye çevirerek üç, altı ay veya bir yıl vadeli TL mevduat veya katılma hesabı açabilecek.
  • TL mevduat veya katılma hesabına dönüştürülen altınlar bankalarca dönüşüm fiyatı üzerinden Merkez Bankası’na satılacak.
  • Bankanın mevduat hesabına uygulayacağı faiz oranı Merkez Bankası’nca belirlenen bir hafta vadeli repo ihale faiz oranının altında olamayacak.
  • Katılma hesabına sağlanacak getirinin Merkez Bankası’nın katılım bankalarıyla açık piyasa işlemleri kapsamında yaptığı bir hafta vadeli geri satım vaadiyle alım işlemlerinde oluşan maliyetten düşük olması halinde aradaki fark katılım bankasınca karşılanabilecek, karşılanmayan kısmı Merkez Bankası ödemeyecek.
  • Merkez Bankası, bankanın mevduat hesabına uygulayacağı azami faiz oranını belirlemeye yetkili olacak.
  • Merkez Bankası’nca bu hesaplara vade sonunda yenilenme imkânı tanınabilecek. Yenilenen hesap ilk açılışta dönüştürülen altın tutarı ve vade sonu fiyatı üzerinden destekten yararlanmaya devam edecek. Hesabın yenilenmesine ilişkin esaslar Merkez Bankası’nca belirlenecek.

İlave getiri

  • TL mevduat veya katılma hesaplarının vade sonu fiyatının dönüşüm fiyatından yüksek olması ve fiyat farkı üzerinden hesaplanan tutarın banka tarafından ödenecek faiz veya kâr payından yüksek olması durumunda, fiyat farkı üzerinden hesaplanan tutardan faiz veya kâr payı düşülerek hesaplanan tutar Merkez Bankası’nca mevduat veya katılma hesabı sahibine ödenmek üzere ilgili bankaya aktarılacak.
  • Vadeden önce çekim yapılması halinde Merkez Bankası’nca fiyat farkı ödenmeyecek.
  • Uygulama kapsamında açılan TL mevduat veya katılma hesaplarına Merkez Bankası’nca belirlenecek usul ve esaslara göre vade sonunda ilave getiri ödenebilecek. İşlenmiş ve hurda altın karşılığının TL’ye dönüştürülmesiyle açılan hesaplar da ilave getiriden yararlanabilecek.
  • Tebliğ kapsamında işlem yapan yetkili kuyumcu, yetkili rafineri ve bankalara, Merkez Bankası’nın belirleyeceği esaslar çerçevesinde komisyon veya masraf ödenebilecek.
  • Yurt içi yerleşik gerçek kişilerin 28 Aralık 2021’de, yurt içi yerleşik tüzel kişilerinse 31 Aralık 2021’de mevcut altın hesaplarının, talep edilmesi halinde dönüşüm fiyatı üzerinden TL’ye çevrilmesine de imkan tanınacak.
Paylaşın

‘AK Partili 14 Vekil Aylardır Erdoğan’dan Yanıt Alamıyor’ İddiası

Parti politikalarını tartışmak ve çeşitli önerilerde ya da uyarılarda bulunmak isteyen 14 AK Partili vekilin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’la görüşme talebine 6 aydır yanıt verilmediği öne sürüldü. 

Gazete Duvar’ın Duvar Arkası bölümünde yer alan iddiaya göre, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi ile birlikte yürütme tamamen Meclis dışına çıkınca bu durum AK Partili milletvekillerinden de çok sayıda şikayet gelmesine neden oldu.

Cumhurbaşkanı ile görüşemeyen vekiller bakanlara dahi ulaşamaz hale geldi. Birçok toplantıda dile getirilen bu sorunu çözmek için Meclis’te “nöbetçi bakan” uygulaması başladı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan da gruplar halinde milletvekilleri ile bir araya geldi. Ancak bu buluşmalar da milletvekillerinin seçim bölgelerine yönelik taleplerini dile getirdiği toplantılara dönüştü.

Parti politikalarını tartışmak, çeşitli önerilerde ya da uyarılarda bulunmak isteyen milletvekilleri bu kalabalık toplantılarda görüşlerini paylaşamadı.

Siyasi değerlendirmelerini aktarmak, tespit ettikleri eksiklikleri iletmek, yanlış gittiği düşünülen işlerin düzeltilmesi için önerilerde bulunmak isteyen vekiller bu kez ayrı randevular talep etmeye başladı.

Ancak bu randevulara da yanıt verilmedi. İddiaya göre AK Partili 14 milletvekilinin talep ettiği bir randevuya 6 aydır yanıt gelmedi.

Paylaşın

Fenerbahçe’den Farklı Galibiyet

Fenerbahçe, Süper Lig’in 29. haftasında deplasmanda Alanyaspor ile karşı karşıya geldi. Fenerbahçe, karşılaşmadan 5-2 galip ayrıldı. Fenerbahçe, bu galibiyet ile puanını 50’ye çıkarırken, Alanyaspor ise 46 puanda kaldı.

Haber Merkezi/ Fenerbahçe’ye galibiyeti getiren goller 26. dakikada Diego Rossi, 50. dakikada Mesut Özil (Penaltı) ve 78. dakikada Arda Güler ve 90. dakikada Pelkas ve 90+4’te Berisha’dan geldi. Alanyaspor’un gollerini ise 53 ve 67. dakikalarda Tayfur Bingöl kaydetti.

Karşılaşmadan dakikalar;

16. dakikada Zajc’ın pası ile ceza sahası içinde topla buluşan Mezut Özil’in vuruşunu kaleci son anda kornere çeldi. 19′ Efecan Karaca’nın ceza alanı dışından plase vuruşunu kaleci Altay güçlükle çıkardı. 21′ Sağ kanattan ceza alanı içine yerden yapılan ortada defansın uzaklaştıramadığı topu önünde bulan Novais’in vuruşunu kaleci güçlükle engelledi. Dönen topu önünde bulan Emre Akbaba’nın şutu defansa çarparak kornere gitti.

26. dakikada Altay Bayındır’ın savunma arkasına gönderdiği topta Rossi, kalecinin üzerinden aşırdığı meşin yuvarlak ağlarla buluştu (0-1). 32. dakikada Mesut Özil’in pasında ceza alanı içinde topla buluşan Serdar Dursun’un plase vuruşu sol alt kale direğinden oyun alanına döndü.

38. dakikada sol kanattan Rossi’nin kullandığı köşe vuruşunu savunma karşıladı. Dönen topa Miha Zajc’ın gelişine vuruşu üstten auta gitti. 44. dakikada Alanyaspor’da savunma arkasına sarkan Efecan Karaca vuruşunu yapmak isterken, Kim araya girdi, kaleye yönelen topu Altay güçlükle kornere çeldi.

50. dakikada Fenerbahçe penaltı golüyle farkı ikiye çıkardı. Gelişen Fenerbahçe atağında Mesut Özil’in pasında topu kontrol eden Rossi, ceza sahası yayı üzerinde şutunu çekti. Kaleci Marafona’nın uzanarak parmaklarının ucuyla dokunduğu top, direğe çarparak geri döndü. Meşin yuvarlağı boş kaleye göndermek isteyen Zajc, Awaziem’im müdahalesi sonrası yerde kaldı. Pozisyonu devam ettiren Volkan Bayarslan, VAR uyarısı sonrası penaltı noktasını gösterdi. Penaltı vuruşunda topun başına geçen Mesut Özil, takımının ikinci golünü attı (0-2).

53. dakikada Alanyaspor farkı bire indirdi. Sol kanattan gelişen atakta Emre Akbaba, pasını Tayfur Bingöl’e çıkardı. Bu futbolcu, ceza sahasına girerek sol çaprazdan yaptığı vuruşla topu filelerle buluşturdu (1-2).

67. dakikada Alanyaspor beraberlik golünü buldu. Atılan uzun pas sonrası ceza sahasında Emre Akbaba’nın kontrol etmek istediği topa, Fenerbahçe savunmasında Szalai ayak koydu. Efecan Karaca’nın tekrar ceza yayına çıkardığı pasa Novais’in sert şutunda, Altay Bayındır’dan dönen meşin yuvarlağı Tayfur Bingöl ağlara gönderdi (2-2).

70. dakikada ceza sahası dışında topu alan Juanfran kaleye şutun gönderdi, kaleci Altay Bayındır topu son anda kornere çeldi. Fenerbahçe Arda Güler’in 78. dakikada attığı golle yeniden öne geçti. Sol kanattan topu alan Attila Szalai arka direğe ortasını yaptı, o bölgede Rossi kafayla kale önündeki Arda Güler’e bıraktı. Genç futbolcunun şutunda top ağlarla buluştu. Arda Güler oyuna girdikten 4 dakika sonra golü buldu (2-3).

80. dakikada Fenerbahçe’de savunma arkasına atılan topu Berisha, kaleciden sıyrılıp ağlara gönderdi. Gol ofsayt gerekçesiyle geçerlilik kazanmadı. 85. dakikada Alanyaspor’da Juanfran sağdan aldığı topu ceza yayı üzerindeki Efkan Bekiroğlu’na gönderdi, Efkan Bekiroğlu’nun şutunu Altay Bayındır son anda kurtardı.

Fenerbahçe Pelkas’ın 90. dakikada attığı golle skoru 4-2’ye getirdi. Savunma arkasına atılan topta Rossi sol çaprazdan vuruşunu yaptı, top direkten oyun alanına geldi. Dönen topu Pelkas boş ağlara gönderdi (2-4). Fenerbahçe’de Berisha 90+4. dakikada skoru 5-2’ye getiren golü ağlara gönderdi. Hızlı gelişen Fenerbahçe atağında sol kanattan pası alan Arda Güler ceza sahası içindeki Berisha’ya doğru ortasını yaptı. Topla buluşan Berisha’nın vuruşunda top filelerle buluştu (2-5).

Stat: Bahçeşehir Okulları

Hakemler: Volkan Bayarslan, Ali Saygın Ögel, Mustafa Sönmez

Alanyaspor: Marafona, Furkan Bayır, Milinovic (Oğuz Aydın dk. 74), Awaziem (Diedhiou dk. 61), Juanfran, Umut Güneş, Novais, Tayfur Bingöl, Efecan Karaca, Emre Akbaba, Efkan Bekiroğlu (Candeias dk. 84)

Fenerbahçe: Altay Bayındır, Szalai, Kim Min-jae, Serdar Aziz, Ozan Tufan (Pelkas dk. 68), Zajc, Crespo, Rossi (Burak Kapacak dk. 90), Samuel, Mesut Özil (Arda Güler dk. 74), Serdar Dursun (Berisha dk. 74)

Goller: Rossi (dk. 26), Mesut Özil (dk. 50 pen.), Arda Güler (dk. 78), Pelkas (dk. 90), Berisha (dk. 90+3) (Fenerbahçe), Tayfur Bingöl (dk. 53 ve 67)(Alanyaspor)

 

Paylaşın

Meteoroloji’den Kuvvetli Kar Yağış Uyarısı

Meteoroloji Genel Müdürlüğü (MGM), Ordu, Ağrı, Muş, Bitlis ve Hakkâri’nin de olduğu bir çok il için kuvvetli kar yağışı uyarısında bulundu. MGM, kuvvetli kar yağışının etkili olacağı yerlerdeki vatandaşlara olumsuzluklara karşı dikkatli ve tedbirli olunmalı çağrısı da yaptı.

Haber Merkezi/ MGM tarafından yapılan son değerlendirmelere göre, Ülkemiz genelinin parçalı ve çok bulutlu, batısının zamanla az bulutlu, Marmara’nın doğusu, İç Anadolu’nun kuzeydoğusu, Karadeniz, Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi ile Osmaniye ve Kahramanmaraş çevrelerinin karla karışık yağmur ve kar yağışlı, İstanbul ve Hatay çevrelerinin yağmurlu geçeceği tahmin ediliyor.

Yağışların, Doğu Karadeniz kıyıları, Ordu, Ağrı, Muş, Bitlis ve Hakkâri çevrelerinde yerel kuvvetli ve yer yer yoğun kar şeklinde olması bekleniyor. Karadeniz’in iç ve yüksek kesimleri ile Doğu Anadolu’da yüksek kar örtüsüne sahip eğimli bölgelerde çığ riski bulunmaktadır. Ülkemiz genelinde buzlanma ve don olayı bekleniyor.

Hava sıcaklığında önemli bir değişiklik olmayacağı, ülkemiz genelinde mevsim normallerinin altında seyretmeye devam edeceği tahmin ediliyor. Rüzgarın ise genellikle kuzeyli, güneydoğu kesimlerde güneyli yönlerden hafif, ara sıra orta kuvvette, Doğu Akdeniz kıyılarında kuzeyli, Doğu Anadolu’nun güneydoğusunda güneyli yönlerden kuvvetli (30-60 km/saat) olarak esmesi bekleniyor.

Uyarılar

Kuvvetli yağış; Yağışların; Doğu Karadeniz kıyıları, Ordu, Ağrı, Muş, Bitlis ve Hakkâri çevrelerinde kuvvetli ve yer yer yoğun kar şeklinde olması beklendiğinden ulaşımda aksamalar, su baskını, sel, yüksek kesimlerde buzlanma ve don gibi yaşanabilecek olumsuzluklara karşı dikkatli ve tedbirli olunması gerekmektedir.

Kuvvetli rüzgar; Rüzgârın; Doğu Akdeniz kıyılarında kuzeyli, Doğu Anadolu’nun güneydoğusunda güneyli yönlerden kuvvetli (30-60 km/saat) olarak esmesi beklendiğinden yaşanabilecek olumsuzluklara karşı dikkatli ve tedbirli olunmalıdır.

Çığ tehlikesi; Doğu Karadeniz’in iç ve yüksek kesimleri ile Doğu Anadolu’da yüksek kar örtüsü bulunan eğimli yamaçlarda çığ riski olmasından dolayı meydana gelebilecek olumsuzluklara karşı dikkatli ve tedbirli olunması gerekmektedir.

Buzlanma ve don uyarısı; Ülkemiz genelinde buzlanma ve don olayı beklendiğinden yaşanabilecek olumsuz şartlara karşı dikkatli ve tedbirli olunması gerekmektedir.

Bölgelerimizde hava durumu ise şöyle;

Marmara ve Ege Bölgesi

Marmara Bölgesi’nin parçalı ve çok bulutlu, İstanbul çevrelerinin yağmurlu, Kocaeli, Sakarya, Yalova, Bursa ve Bilecik çevrelerinin karla karışık yağmur ve kar yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Gece ve sabah saatlerinde bölge genelinde buzlanma ve don olayı beklenirken, Ege Bölgesi’nin parçalı, zamanla az bulutlu geçeceği tahmin ediliyor. Gece ve sabah saatlerinde bölgenin iç kesimlerinde buzlanma ve don olayı bekleniyor.

Akdeniz ve İç Anadolu Bölgesi

Akdeniz Bçlgesi’nin parçalı ve çok bulutlu, zamanla batısının az bulutlu, Hatay çevrelerinin yağmur ve sağanak yağışlı, Kahramanmaraş ve Osmaniye çevrelerinin karla karışık yağmur ve kar yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Bölgenin iç kesimlerinde buzlanma ve don olayı bekleniyor. Rüzgârın, Doğu Akdeniz kıyılarında kuzeyli yönlerden kuvvetli (30-60 km/saat) olarak esmesi beklenirken, İç Anadolu Bölgesi’nin parçalı ve az bulutlu, doğusunun yer yer çok bulutlu, bu akşam Nevşehir çevreleri, gece saatlerinden itibaren Sivas çevreleri ile yarın (Pazartesi) öğle saatlerinde Çankırı, Yozgat ve Kayseri çevreleri ile Kırıkkale’nin kuzey kesimlerinin hafif kar yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Gece ve sabah saatlerinde bölge genelinde buzlanma ve don olayı bekleniyor.

Karadeniz Bölgesi

Batı Karadeniz’in parçalı ve çok bulutlu, bu akşam ve yarın (Pazartesi) sabah saatlerinde Sinop çevreleri ve Kastamonu’nun kuzey kesimleri ile zamanla bölge genelinin karla karışık yağmur ve kar yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Gece ve sabah saatlerinde bölge genelinde buzlanma ve don olayı beklenirken, Orta ve Doğu Karadeniz’in çok bulutlu, bölge genelinin karla karışık yağmur ve kar yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların, Doğu Karadeniz kıyıları ile Ordu çevrelerinde kuvvetli olması bekleniyor. Gece ve sabah saatlerinde bölge genelinde buzlanma ve don olayı bekleniyor. Doğu Karadeniz’in iç kesimlerinin yüksek kar örtüsü bulunan eğimli yamaçlarında çığ tehlikesi bulunmaktadır.

Doğu Anadolu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi

Doğu Anadolu Bölgesi’nin çok bulutlu, bölge genelinin aralıklı karla karışık yağmur ve kar yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların; Ağrı, Muş, Bitlis ve Hakkâri çevrelerinde yerel kuvvetli ve yer yer yoğun kar şeklinde olması bekleniyor. Bölge genelinde buzlanma ve don bekleniyor. Yüksek kar örtüsü bulunan eğimli yamaçlarında çığ tehlikesi bulunmaktadır. Rüzgârın; bölgenin güneydoğusunda güneyli yönlerden kuvvetli (30-60 km/saat) olarak esmesi beklenirken, Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nin çok bulutlu, bölge genelinin aralıklı karla karışık yağmurlu, kuzey ve doğu kesimlerinin yer yer kar yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Bölge genelinde buzlanma ve don olayı bekleniyor.

Paylaşın

Kovid 19’da Son Veriler Açıklandı: 138 Can Kaybı

Kovid 19’da son 24 saatte 17 bin 426 yeni vaka tespit edilirken, 132 kişi hayatını kaybetti. 18 yaş ve üstü nüfusta ikinci doz aşı uygulananların oranı yüzde 85,22 birinci doz aşı yapılanların oranı yüzde 93,01 olarak kayıtlara geçti.

Haber Merkezi / Sağlık Bakanlığı, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgınının Türkiye’deki seyrine ilişkin olarak yeni verileri yayınladı. Açıklanan verilere göre, son 24 saatte, 298 bin 252 test yapılırken, 17 bin 426 yeni vaka tespit edildi. 132 kişi hayatını kaybederken, 35 bin 568 kişi sağlığına kavuştu.

Sağlık Bakanlığı tarafından açıklanan tabloda, 2 doz aşılama verilerine de yer verildi. En az 2 doz aşı olmuş 18 yaş üzeri nüfusu kapsayan verilere göre Türkiye’de 2. doz aşılama ortalama yüzde 85,22 oldu. 1. doz ortalaması yüzde 93,01 olurken, 1., 2. ve 3. doz aşısını olan vatandaşların sayısı toplamda 146 milyon 243 bin 976’ya yükseldi.

Bakanlığın tablosuna göre Türkiye’de en çok aşılamanın gerçekleştirildiği Osmaniye’yi, Ordu, Amasya, Muğla, Kırklareli, Çanakkale, Eskişehir, Balıkesir, Zonguldak ve Manisa takip etti. Bakanlığın tablosuna göre Türkiye’de en az aşılamanın gerçekleştirildiği Şanlıurfa’yı sırasıyla Batman, Siirt, Diyarbakır, Bingöl, Muş, Mardin, Bitlis, Ağrı ve Elazığ takip etti.

Bakanlığın 12 Mart verilerine göre, dün 318 bin 846 test yapılmıştı. Dün, 20 bin 465 vaka tespit edilirken, 132 kişi hayatını kaybetmiş ve 42 bin 751 kişi sağlığına kavuşmuştu.

Paylaşın

Kaygı, Korku Ve Panik Arasındaki Fark Nedir?

Tüm dünyanın tersine döndüğü durumlar vardır. Gelecekte bize ve sevdiklerimize ne olacağını bilmek ve bu durumu kontrol etmek imkansızdır. Birçok kişi, hem eylemde hem de içsel duyumlarda kendini gösterebilen korku, endişe duygusuna aşinadır.

Haber Merkezi / Peki kişi bu durumun korku mu, kaygı mı yoksa başka bir şey mi olduğu nasıl anlar?

Bir kişi endişeli hissettiğinde, hareketsiz duramaz, büyük olasılıkla bir aktivite ile tepki verir. Bu, durum üzerinde hiçbir kontrolümüz olmadığında ve düşüncelerimizi temizleyerek kontrol duygusunu yeniden kazanmaya çalıştığımızda ortaya çıkar.

Pek çok insan, sanki kaygı düzeyini azaltıyormuş gibi sürekli haberler arasında gezinerek bilgisini düzenlemeye çalışır. Ama aslında, sadece kaygı durumunu geliştirir. Bazıları ise tam tersine, haberleri izlememeye veya kendilerine her şeyin yoluna gireceğini söylemeye çalışıyordur. Buna geri çekilme reaksiyonu denir.

Gelecek bulanık ve belirsiz olduğunda, endişeli hissetmek normaldir; yüksek ve düşük, durumsal ve kişisel olabilir.

  • Yüksek; Sadece olabilecek koşulların ciddiyetini dramatize etmeye ve abartmaya meyilliyseniz,
  • Düşük; Ekstrem sporlara gidiyorsanız ve heyecana oldukça sakin bir şekilde katlanıyorsanız
  • Durumsal; Geleceğin belirsizliğine vücudun normal tepkisi
  • Kişiye özel; Olumsuz sonuçları abartma eğilimi.

Kaygıyı psikolojik bir fenomen olarak ele alırsak iki özelliği ayırt edebiliriz:

  • Her zaman gelecekle, yani henüz olmamış olanla ilgilidir
  • Her zaman belirsizdir, bilinmezdir.

Korkunun özellikleri nelerdir?

Kaygı ile başa çıkmanın ilk adımı onun somutlaştırılmasıdır. Bu kaygının tam olarak ne olduğunu anlamaya başladığımızda olur, korkuyu deneyimliyoruz.

Her zaman spesifiktir: Yüksekten düşerek çarpmaktan, sevdiklerimi kaybetmekten veya işsiz kalmaktan korkuyorum. Korku, benliğin gerçekten hasara neden olabilecek tehlikeli bir şeye, normal bir tepkisidir.

Örneğin, büyük bir korkutucu aslan düşünün. Kapalı bir kapının arkasındaysa ve bir hırıltı duyarsam, vücudum alarmla tepki verir. Ama bu büyük aslanın beni yiyebileceğini anlarsam, bir korku hissi, yaşam için özel bir tehdit durumuna dönüşür.

Korku durumunda iki güçlü tepki gözlemlenebilir: dövüş ya da kaç. Örneğin, bir örümcek görünce biri onu öldürmeye çalışacak ve biri de odadan kaçacak. İkisi de oldukça doğal. Korkudaki saldırganlık, insanın tamamen doğasında vardır. Bu, insanların tehlikeyle karşı karşıya kaldıklarında hayatta kalmasına yardımcı olur.

“Korku tepkisi” nedir?

Aniden aslan örneğindeki kapı açılırsa ve bu büyük korkunç canavar odaya girerse, kaçacak hiçbir yer olmayacak ve onunla savaşamayacaksınız. Savaş ya da kaç tepkileri işe yaramadığında, bir korku hissi ortaya çıkar. Kişi uyuşur ve hareket edemez. Korku, başımıza gelen durumu gerçekte fark edemediğimizde oluşur.

Panik nasıl farklıdır?

Panik, korkunun bir yönüdür. Durum o kadar belirsizse, odaklanmak imkansızsa, harekete geçmek için bir susuzluk hissederiz, hiperaktivite moduna gireriz. Bazen bu kendini bir panik atak şeklinde gösterir, vücut psişenin olanaklarını maksimuma çıkardığında: kalp çarpar, nefes daralır… Panik halindeyken çok fevri kararlar verebiliriz.

Paylaşın

Trabzonspor’dan Şampiyonluk Yolunda Dev Adım

Süper Lig’in 29. haftasında ldier Trabzonspor, Göztepe ile karşı karşıya geldi. Akyazı’da oynanan karşılaşmayı Trabzonspor 4-2’lik skorla kazanmayı başardı.  Trabzonspor, bu galibiyet ile ligde puanını 70’e çıkardı. Göztepe ise 27 puanda kaldı.

Haber Merkezi / Trabzonspor’a galibiyeti getiren golleri 34. dakikada Anthony Nwakaeme, 37 ve 53. dakikalarda Abdülkadir Ömür ve 49. dakikada Djaniny kaydetti. Konuk ekip Göztepe’nin golleri ise 31. dakikada Halil Akbunar ve 43. dakikada Soner Aydoğdu’dan geldi. Ligin bir sonraki haftasında Trabzonspor, Çaykur Rizespor ile deplasmanda karşılaşacak. Göztepe ise kendi sahasında Alanyaspor’u ağırlayacak.

Karşılaşmadan dakikalar;

14. dakikada Cornelius’un pasında ceza alanı sağ çaprazında Nwakaeme’nin şutunda, top üsten auta çıktı. 21. dakikada Nwakaeme’nin aşırtma pasında topla buluşan Cornelius’un dönerek vuruşunda, meşin yuvarlak kaleci İrfan Can Eğribayat’da kaldı.

23. dakikada sol taraftan yapılan ortada, ceza alanı içindeki kalabalıkta son olarak Berkan Emir’in yakın mesafeden kafa şutunda, kaleci Uğurcan Çakır büyük bir tehlikeyi önledi. 31. dakikada Göztepe’de savunma arkasına sarkan Halil Akbunar, rakibinden sıyrılıp kaleci Uğurca Çakır ile karşı karşıya kaldı. Ayağının içiyle vuruşunda ise meşin yuvarlak kalecinin solundan ağalarla buluştu (0-1)

34. dakikada Cornelius ceza yayı üzerinde topu Nwakaeme ile buluşturdu. Nwakaeme’nin vuruşunda meşin yuvarlak kaleci İrfan Can’ın solundan ağalarla buluştu (1-1). 37. dakikada Visca yarı sahadan aldığı topla birlikte Göztepe ceza sahası içine girdi. Kaleci ile karşı karşıya kalan Visca, meşin yuvarlağı arkadaşı Abdulkadir Ömür’e bıraktı. Abdulkadir’in vuruşunda meşin yuvarlak ağlara gitti (2-1).

43. dakikada hızlı gelişen Göztepe atağında sol kanattan topu alan Berkan son çizgiye inip ceza sahası içindeki Soner’e gönderdi. Soner’in düzgün vuruşunda kaleci Uğurcan topa müdahale etse de meşin yuvarlak filelerle buluştu (2-2). 49. dakikada Trabzonspor tekrar öne geçti. Nwakaeme’nin uzun pasında, savunmada Angel’in hatasıyla topu önünde bulan Djaniny, kaleci İrfan Can Eğribayat’ı geçerek topu filelere gönderdi (3-2).

54. dakikada bordo-mavili ekip farkı 2’ye çıkardı. Visca’nın pasıyla ceza alanı içinde uygun durumda topla buluşan Abdülkadir Ömür’ün şutunda, meşin yuvarlak filelerle buluştu (4-2). 63. dakikada Trabzonspor, Visca ile gole çok yaklaştı. Djaniny’ye gelen topu Göztepe savunması uzaklaştırdı, ceza sahasında önünde kalan topa sert vuran Visca, yakın mesafeden çerçeveyi tutturamadı.

64. dakikada Berkan’ın sol kanattan çevirdiği topa koşu yapan Di Santo, çaprazdan vuruşunu yaptı, top yan ağlarda kaldı. 67′ Nwakaeme’nin pasıyla topla buluşan Djaniny ceza sahası dışından rakibini geçip kaleye şutunu gönderdi ancak top savunmadan oyun alanına döndü.

69. dakikada Göztepe’de sol kanattan topu alan Berkan içeriye ortasını gönderdi, kale önünde Wilker Angel vuruşunu yaptı ancak top yandan auta çıktı. 76. dakikada Nwakaeme’nin pasında ceza sahası içine giren Visca’nın vuruşunda meşin yuvarlak kaleci İrfan Can’ın sağından auta çıktı.

86. dakikada Trabzonspor’da Bakasetas ceza sahası dışından aldığı topu sol ayağıyla kaleye gönderdi ancak top yandan auta gitti. 90+1. dakikada ani gelişen Trabzonsor atagından Visca’nın pasında kaleci ile karşı karşıya kalan Bakasetas’dan önce kaleci İrfan Can meşin yuvarlağı kontrol etti.

Stat: Medical Park

Hakemler: Ali Şansalan, Kemal Yılmaz, Yusuf Bozdoğan

Trabzonspor: Uğurcan Çakır, Peres, Ahmetcan Kaplan, Denswil, Trondsen (Dk. 46 Yusuf Erdoğan), Berat Özdemir (Dk. 46 Dorukhan Toköz), Siopis, Abdülkadir Ömür (Dk. 75 Bakasetas), Visca, Nwakaeme (Dk. 82 Kouassi), Cornelius (Dk. 46 Djaniny)

Göztepe: İrfan Can Eğribayat, Kerim Alıcı, Arslanagic, Angel, Berkan Emir, Obinna, Aytaç Kara (Dk. 64 Tijanic), Soner Aydoğdu (Dk. 78 Yalçın Kayan), Halil Akbunar (Dk. 89 Lourency), Ndiaye, Di Santo (Dk. 78 Jahovic)

Goller: Dk. 31 Halil Akbunar, Dk. 43 Soner Aydoğdu (Göztepe), Dk. 34 Nwakame, Dk. 37 ve 54 Abdülkadir Ömür, Dk. 48 Djaniny (Trabzonspor)

Paylaşın

Kovid 19’da Son Veriler Açıklandı: 132 Can Kaybı

Kovid 19’da son 24 saatte 20 bin 465 yeni vaka tespit edilirken, 132 kişi hayatını kaybetti. 18 yaş ve üstü nüfusta ikinci doz aşı uygulananların oranı yüzde 85,22 birinci doz aşı yapılanların oranı yüzde 93,01 olarak kayıtlara geçti.

Haber Merkezi / Sağlık Bakanlığı, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgınının Türkiye’deki seyrine ilişkin olarak yeni verileri yayınladı. Açıklanan verilere göre, son 24 saatte, 318 bin 846 test yapılırken, 20 bin 465 yeni vaka tespit edildi. 132 kişi hayatını kaybederken, 42 bin 751 kişi sağlığına kavuştu.

Sağlık Bakanlığı tarafından açıklanan tabloda, 2 doz aşılama verilerine de yer verildi. En az 2 doz aşı olmuş 18 yaş üzeri nüfusu kapsayan verilere göre Türkiye’de 2. doz aşılama ortalama yüzde 85,22 oldu. 1. doz ortalaması yüzde 93,01 olurken, 1., 2. ve 3. doz aşısını olan vatandaşların sayısı toplamda 146 milyon 225 bin 452’e yükseldi.

Bakanlığın tablosuna göre Türkiye’de en çok aşılamanın gerçekleştirildiği Osmaniye’yi, Ordu, Amasya, Muğla, Kırklareli, Çanakkale, Eskişehir, Balıkesir, Zonguldak ve Manisa takip etti. Bakanlığın tablosuna göre Türkiye’de en az aşılamanın gerçekleştirildiği Şanlıurfa’yı sırasıyla Batman, Siirt, Diyarbakır, Bingöl, Muş, Mardin, Bitlis, Ağrı ve Elazığ takip etti.

Bakanlığın 11 Mart verilerine göre, dün 342 bin 365 test yapılmıştı. Dün, 25 bin 401 vaka tespit edilirken, 123 kişi hayatını kaybetmiş ve 52 bin 269 kişi sağlığına kavuşmuştu.

Paylaşın

Kovid 19 Salgını İşçileri Daha Da Yoksullaştırdı

Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK) Araştırma Merkezi (DİSK-AR) tarafından hazırlanan “2. Yılında Salgının İşçilere Etkisi” başlıklı araştırma raporu bugün DİSK Genel Merkezi’nde gerçekleştirilen bir bastın toplantısıyla kamuoyuna açıklandı.

Açıklamaya DİSK Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu, DİSK Genel Sekreteri Adnan Serdaroğlu, DİSK Yönetim Kurulu üyesi Seyit Arslan, DİSK İstanbul Bölge Temsilcisi Nevzat Karataş katıldı.

DİSK Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu burada yaptığı açıklamada pandeminin ağır bir insani tahribatın yanı sıra, önemli sosyoekonomik sorunlar da yarattığını, geçtiğimiz iki yılda pandeminin ekonomik bedelini ve yükünü işçilerin ödediğini ve ödemeye devam ettiğini vurguladı.

Pandeminin işçiler ve çalışanlar için yarattığı olumsuz sonuçlara dair DİSK-AR’ın başka çalışmalarının geçmişte kamuoyu ile paylaşıldığını hatırlatan Çerkezoğlu “Bu çalışma ile ilk kez ülke çapında pandeminin işçiler üzerindeki sosyo-ekonomik etkileri ortaya konmaktadır” dedi.

Friedrich Ebert Stiftung (FES) Türkiye Temsilciliğinin katkılarıyla yapılan çalışmanın alan çalışmasını Yöneylem Sosyal Araştırmalar Merkezi yürüttü. Türkiye İşçi Sınıfının Görünümü: Ekonomik Krizin ve Kovid 19 Salgınının ve İşçiler Üzerindeki Etkileri Araştırması adıyla yürütülen çalışmanın kapsamlı sonuçları önümüzdeki günlerde kamuoyu ile paylaşılacak.

Araştırmanın sonuçları şöyle özetlendi:

Pandemiyle birlikte işçilerin çalışma biçimleri değişti, gelir kayıpları yaşandı. 2017’de ortalama ücretler ile asgari ücret arasında yüzde 35 fark varken bu fark 2021’de yüzde 27,5’e geriledi. Böylece pandemi döneminde ortalama ücretler asgari ücrete doğru düşmeye devam etmiş ve makas daralmıştır. Bunun en önemli nedeni pandemi döneminde yapılan kısa çalışma ve nakdi ücret desteklerinin işçilerin asıl ücretlerinin altında kalmasıdır.

İşçiler çalışma hayatında işsizliği en önemli sorun olarak görüyor. İşçilerin yüzde 72’si “çalışma hayatındaki en önemli sorun nedir” sorusuna “işsizlik” yanıtını verdi. İkinci en önemli sorun ise yüzde 65 ile “düşük ücret” olmuştur. Bu sonuçlar pandemi döneminde yaşanan iş ve gelir kaybının etkisini ortaya koyması açısından önemlidir. Araştırmaya katılan işçilerin çalışma hayatına ilişkin belirtikleri en önemli üçüncü sorun yüzde 44,8 ile sigortasız çalıştırılma/kayıtdışı istihdam, dördüncü sorun yüzde 43 uzun çalışma saatleri olmuştur.

Araştırma kapsamında uzaktan çalışan işçilere pandemi döneminde ev masraflarının artıp artmadığı soruldu. İşçilerin yüzde 58’i pandemi döneminde ev masraflarının arttığını söylerken, yüzde 26,2’si bu görüşe kısmen katıldığını söyledi. İşçilerin sadece yüzde 14,5’i pandemi döneminde ev masraflarının artmadığını söyledi. Böylece masrafların tamamen veya kısmen arttığını söyleyenler birlikte ele alındığında uzaktan çalışan işçilerin yüzde 85,5’i pandemi döneminde ev masraflarının arttığını söylemiştir.

Borçlanmanın artışı pandemide işçilerin yaşadığı en büyük sorun olarak öne çıkıyor. İşçilerin yüzde 55’i pandemi döneminde borçlarının arttığını, yüzde 27’si faturalarını ödemekte zorlandığını, yüzde 25’i kredi kartı borcunu ödeyemediğini söylemiştir.

Pandemide artan geçinme, yaşam zorluğu ve borçlanma ile baş edebilmek için işçilerin yüzde 66,4’ü harcamalarını azalttığını, yüzde 49,6’sı ise daha ucuz besinlere yöneldiğini belirtmiştir. Araştırmaya katılan işçilerin yüzde 32,4’ü kredi kartlarını daha fazla kullandıklarını ifade etmişlerdir.

İşçilerin pandemide aldıkları yardımın ana kaynağı aileleri oldu. İşçilerin yüzde 39’u ailesinden yardım aldığını beyan etmiştir. Kısa çalışma ödeneği ve ücretsiz izin ödeneği alanların toplam oranı yüzde 32,5 olmuştur.

Araştırma Kovid 19’un aynı zamanda bir işçi hastalığını olduğunu ve işçilerin hastalığa yakalanma oranının yüksek olduğunu gösteriyor. İşçilerin yüzde 54,4’ü hastalığa yakalanmadığını belirtirken yüzde 46’sı ise kendilerinin ve/veya çalışma arkadaşlarının Kovid 19’a yakalandığını beyan etmektedir.

İşçilerin yüzde 30’u işyerinde Kovid 19 vakası görülmesine rağmen işlerin durdurulmadığını, üretimin devam ettiğini belirtmiştir. İşçilerin Kovid 19’a yakalanma oranın yüksek olmasında salgının en yoğun döneminde bile üretimi sürdürme yaklaşımının rol oynadığını söylemek mümkündür.

Salgında yaşanan kapanmalar ve işe ara vermeler ile diğer düzenlemeler nedeniyle işçilerin çalışma biçiminde önemli değişiklikler oldu. Kısa çalışma, ücretsiz izin, evden çalışma gibi yeni istihdam biçimleri ortaya çıktı. İşçilerin yüzde 25,8’i “bir değişme olmadı, eskisi gibi çalışmaya devam ediyorum” derken yüzde 74,2’si ise pandemi döneminde çalışma biçiminin değiştiğini belirtmiştir.

Evden çalışan işçilerin yüzde 57’si pandemi sırasında her an ulaşılabilir durumda olduklarını belirtmiştir. İşçilerin yüzde 29,7’si bu görüşe kısmen katıldığı belirtirken, sadece yüzde 10,5’i bu görüşe katılmadığını beyan etmiştir. Bu durum pandemi koşullarında iş saatleri dışında da çalışanların erişilebilir hale geldiğini ortaya koymaktadır.

Evden çalışan işçilerin yüzde 48,8’i ev işleri ve bakım yükünün arttığını belirtmiştir. Bu oran erkeklerde yüzde 44,8 iken, kadınlarda yüzde 52,9 düzeyindedir. Araştırmaya katılan ve evden uzaktan çalışan işçilerin yüzde 50,6’sı salgın döneminde iş ve iş dışı (özel) yaşam sınırlarının kaybolduğunu belirtmiştir. İşçilerin yüzde 30,7’i ise bu ifadeye kısmen katıldığını ifade etmiştir.

Ev işlerine ve bakıma ayrılan zaman arttıkça kadın ve erkeklerin buraya ayırdıkları süre arasındaki makasın açıldığı görülmektedir. Ev işlerine ve bakıma 3-6 saat ayıran kadınların oranı yüzde 23,7, erkeklerin oranı ise yüzde 9,7’dir. Ev ve bakım işlerine zaman ayırmayan kadınların oranı yüzde 7,6 ile sınırlı kalırken erkeklerin oranı yüzde 29’a yükselmektedir.

İşçilerin yüzde 43,5’i verilen sosyal destekleri yetersiz bulduklarını belirtmektedir. Katılımcıların yalnızca yüzde 28,5’i destekleri yeterli bulmaktadır. Destekleri ne yeterli ne yetersiz bulanların oranı ise yüzde 24,5’tir. İşçilerin yüzde 36,1’i hükümetin sağlık politikasını başarılı bulurken yüzde 35,4’ü başarısız bulduğunu belirtmiştir. İşçilerin yüzde 26’sı ise Hükümeti ne başarılı ne başarısız bulduğunu belirtmiştir.

Paylaşın

CHP Lideri Kılıçdaroğlu’ndan Yeni Seçim Vaadleri

Katıldığı bir etkinlikte yaptığı konuşmada “Bozulan düzen için ne yapmamız lazım?” diye soran CHP Lideri Kılıçdaroğlu, “Yeni kadrolar, yeni kurallar yeni kurumlar diyoruz. Biz bu üç adımı gerçekleştirirsek, yani düşündüğümüzü gerçekleştirirsek önemli sonuçlar elde etme konusunda önemli bir merhaleyi aşmış olacağız.” dedi.

Haber Merkezi / Kılıçdaroğlu, konuya ilişkin açıklamasının devamında “Yeni kadrolardan kastımız devlette liyakatin olmasıdır. Yani işi ehline teslim etmektir.  İkinci kural siyasette hesap verebilirlik. Üçüncü ise ihtiyaç duyulan yeni kurumların kurulması” ifadelerini kullandı.

Maltepe Ekonomi Forumu’na CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ve CHP’nin Ekonomi Politikalarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Faik Öztrak’ın yanı sıra çok sayıda isim katıldı. Burada gündeme ilişkin açıklamalarda bulunan Kılıçdaroğlu’nun konuşmasından öne çıkan bölümler şöyle;

“Sorunları birlikte ve beraber aşmak zorundayız. Sorunları aşarken; bilimi, aklı, mantığı, uygulamaları, dünyayı iyi sorgulamak zorundayız. Önemli olan biz bu sorunları nasıl aşacağız? Neler yaparsak biz bu sorunları rahatlıkla aşabiliriz? Ekonomide ciddi bozulma olduğunu biliyoruz. Bütçe açığımız, dış ticaret açığımız, işsizliğimiz, hayat pahalılığı var. Üç temel adımdan ya da kuraldan söz ediyoruz. ‘Yeni kadrolar, yeni kurallar, yeni kurumlar’ diyoruz. Biz bu üç adımı atarsak önemli sonuçlar elde etme konusunda önemli bir merhaleyi aşmış, yakalamış olacağız.

Yeni kadrolardan kastımız, devlette liyakatin olmasıdır. Yani işi ehline teslim etmektir. Eğer siz, Merkez Bankası yönetimine veya herhangi bir yönetim kurulu üyeliğine bir arkeoloğu atarsanız; bu olmaz. Banka yönetim kuruluna bir sporcuyu, güreşçiyi atarsanız, bu olmaz. Her bir kişinin bilgisi, birikimi, ağırlığı kendi alanında olursa o kendini hissettirebilir. Yeni kadrolardan kastettiğimiz, devletin yeniden yapılanmasında liyakat sisteminin yani işi ehline teslim etmenin kural olarak benimsenmesidir.

Bu kuralı uygulamada, yasalarda hayata geçirmemiz lazım. Bugün; devlette, bürokraside var olan çürümenin, yozlaşmanın temel nedeni liyakat sisteminin yok edilmesidir. Bilgiye, birikime değil yani işi yapana değil; sadece belli bir kişiye sadakatten yola çıkarak belli kişileri belli kadrolara taşırsanız, sonuç bugünkü yozlaşma tablosunu önümüze çıkarır. Buradan kurtulmamız lazım.

Yeni kurallardan kastettiğimiz, bir; devletin saydam olması lazım. Ben vergi ödüyorsam, vergilerin nereye harcandığını bilmem lazım. Bugün adeta bürokrasi kapalı bir kutu gibi. Soruyoruz, şehir hastanelerini kaça yaptınız? ‘Ticari sır.’ Yolu, köprüyü kaça yaptınız? ‘Ticari sır.’ Kardeşim parasını ben ödüyorsam nasıl ticari sır oluyor? Devlet yönetiminde şeffaflık, temel kurallardan birisi. İkinci kural, siyasette hesap verilebilirlik. Siyasetçi eğer devleti, bürokrasiyi yönetmeye kalkıyorsa kesinlikle hesap vermesi lazım.

Hesap vermenin onurunu yaşaması lazım, siyasetçinin. Burada iki temel kuralımız var. Birisi; bizim hem İkinci Yüzyıla Çağrı Beyannamesi’nde, hem de Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem modelini açıklarken ifade ettik. Kesin Hesap Komisyonu. Yani harcanan bütçenin, harcandıktan sonra paranın nereye harcandığını gösteren yasanın adına kesin hesap kanunu diyoruz. Kesin hesap kanunu, parlamentoda çok tartışılmaz, hep geleceğin bütçesi tartışılır. Oysa; paranın nereye harcandığını, hedeflerin ulaşılıp ulaşılmadığını, kesin hesap kanunu belirler. Kesin Hesap Komisyonu kuracağız, Plan ve Bütçe Komisyonu dışında; başkanı ana muhalefet partisinden olacak, yürütme organı parlamentoda, yaptığı harcamaların hesabını muhalefete verecek. Bu belki AB uygulamalarında da bir ilk olacak.

Temel nedeni, yürütme organının yaptığı harcamalar dolayısıyla yasama organına hesap verebileceğini bilmesidir. Komisyonda, yani uzmanların da bulunduğu bir komisyonda; yürütme organının yasama organına hesap vermesidir. Bu komisyonun bir başka önemi; ‘Ben nasıl olsa hesap vereceğim’ diyecek ilgili bakan, bürokratlar da orada hazır olacaklar, kesinlikle yolsuzlukların önlenmesi konusunda da önemli kilometre taşıdır, Kesin Hesap Komisyonu. İkincisi, Sayıştay. Uluslararası kurallara göre denetim yaparsa o zaman sağlıklı raporlar TBMM’ye gelmiş olur. Biz, Sayıştay’ın da yapısını değiştirerek, Uluslararası Sayıştaylar Birliği’nin öngördüğü temel kurallara göre Sayıştay’ın denetim yapmasını sağlayacağız. Bunun raporları da parlamentoya gelecek.

Üçüncüsü, israf. Yürütme organı, en tepeden başlayarak bir genelge çıkaracak. İsrafın kesinlikle yasaklandığını öngören kuralları, bürokrasiye duyuracak. İsraf konusunda yürütme organının duyarlı olmasının temel nedeni, siyasetçi ile vatandaş arasındaki güveni inşa etmektir. Ben vergi veriyorum, ama benim vergimi harcayan yürütme organı dikkatli davranıyor, israfı engelliyor. O güveni sağlamış olacağız. Dördüncüsü, Siyasi Ahlak Kanunu. Artık siyasetin de yozlaşma zincirini kırması lazım. Siyasetin ahlaklı, erdemli, hesap verilebilir konumda olması lazım. O nedenle, Siyasi Ahlak Kanunu çıkaracağımızı taahhüt ettik. İkinci önemli ayağı, kurallar bu.

Yeni kurumlar veya var olan kurumların daha sağlıklı işleyişi. Bir; Stratejik Planlama Teşkilatı kuracağız. Bir ülke kendi geleceğini planlayamıyorsa, o yürütme organının veya o ülkenin ekonomide başarılı olması, büyük başarılara imza atması mümkün değildir. Kaynakları verimli kullanması mümkün değildir. Planlama olacak ki savurganlık sona ersin, kaynaklar en verimli alanlarda kullanılabilsin.

İkincisi, Ulusal Vergi Konseyi kuracağız. Eğer ben vergi ödüyorsam, yeni doğan çocuk vergi ödüyorsa, en yaşlımız vergi ödüyorsa; biz ödediğimiz vergilerin nereye harcandığını bilmek zorundayız. Vergilerin sağlıklı, adil bir şekilde toplanıp toplanmadığını bilmek zorundayız. Ulusal Vergi Konseyi kurulmalı, her yıl vergilerle ilgili bütün ayrıntıları bir rapora bağlamalı ve Resmi Gazete’de yayınlamalı.

Merak eden herkes; ister üniversite kesimi, ister iş adamları, esnafı, çiftçisi, işsizi, sendikası girecek, orada vergilerin ne olduğunu ne kadar vergi alındığını; bütün ayrıntıları orada öğrenecek. Böylece toplum olarak ödediğimiz vergilerin hesabını sorma bilincini yakalamış olacağız. Bu demokrasinin güçlenmesi demektir. Ben ödediğim vergilerin hesabını soramıyorsam veya sormuyorsam o ülkede demokrasi yoktur. Kimse kusura bakmasın.

Bir başka yeni kurum, İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu. Yeni bir kurum olarak ortaya çıkacak. Dolayısıyla demokrasinin güçlenmesi, hiç kendini öteki hissetmemesi için bir kurum. Kurumun kurallarını yerine getirmesi konusunda, bu kurum yetkili olacak.

Dördüncüsü, Aile Destekleri Sigortası Kurumu. Madem bir sosyal devletiz, bu topraklarda hiçbir çocuk yatağa aç girmemeli. Yardımı onları sıraya dizerek, yoksulluğunu afişe ederek yapamazsınız. 1971 yılında parlamentoda kabul edilen, aile destekleri sigortası olarak adlandırılan uygulanmadı. Nedeni, yoksulluğu siyasete malzeme etmek. Yoksulun onuruyla oynamak. Elli yılı aşkındır uygulanmayan bu sigorta dalını uygulayacağız, insan onurunu koruyacağız.

Var olan kurumlar var. Sıcak siyasetin büyük ölçüde yozlaştırdığı kurumlar var. Merkez Bankası’nı gerçekten bağımsız kılacağız. Asıl görevine dönecek. Fiyat istikrarını sağlayacak. Kamu İhale Kurumu’nu yeniden yapılandıracağız. BDDK, SPK bunları da yeniden ehil insanları getirerek, bu kurumları yeniden inşa edeceğiz. Bugün tamamen bir tarafa atılan Ekonomik Sosyal Konsey’i yeniden inşa edeceğiz.

Yeni kadrolar, yeni kurallar, yeni kurumlar. Bunları yaptığımız zaman Türkiye kalkınır mı? Hayır. Bir şey daha yapmamız lazım. Bu kurumlarda, görev alanların belli bir strateji içinde hedefe kilitlenmesi lazım. Yoksa, hedefe kilitlenemezler.

Stratejinin de dört ayaklı olması lazım. Bir, demokrasi. Demokrasi yoksa can ve mal güvenliği yoktur, medya özgürlüğü, adalet yoktur, yabancı sermaye de yoktur. Demek ki, stratejinin en temel ayaklarından birisi ülkede demokrasiyi inşa etmek.

İkincisi üreten Türkiye. Özellikle sanayi ve teknolojide, katma değeri yüksek ürün üretmeye kilitlenmesi lazım Türkiye’nin. Üretemezseniz söz sahibi olamazsınız. Katma değeri yüksek ürün üretmenin yolu üniversitelerin bilgi üretmesidir. Üniversitelere sıcak siyasetin girmemesi ve her türlü düşüncenin özgürce tartışılması lazım. Bunu yapabilirsek Türkiye büyür.

Stratejinin üçüncü ayağı, güçlü bir sosyal devleti inşa etmektir. Demokrasiniz olabilir, üretim de yapabilirsiniz. Ama hakça bölüşmezseniz o ülkede barışı sağlayamazsınız. Yeni kuracağımız kurumlar arasında Aile Destekleri Sigortası dedik. Hepsi birbirini tamamlayan bir zincirler halkası.

Dördüncüsü de sürdürülebilirlik. Demokrasi sürekli gelişen bir kavramdır, üretim, sosyal devlet anlayışı sürekli değişen kavramlardır. Statik durursanız, kaybedersiniz. Bütün alanlarda kendinizi yenilemeniz, dünyada öncü olmanız gerekir.”

Paylaşın