2024’te ABD’nin Silah İhracatı Rekor Kırarak 318 Milyar Dolar Oldu

Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Dışişleri Bakanlığı, 2024 yılında silah ihracatının bir önceki yıla göre, yüzde 29 artışla 318 milyar 700 milyon dolara ulaşarak rekor kırdığını duyurdu.

ABD Başkanı Donald Trump, seçim kampanyası sırasında müttefik ülkelere savunma harcamalarını önemli ölçüde artırmaları çağrısında bulunmuştu. Donald Trump, NATO’ya üye ülkelerinin GSYİH’lerinin yüzde 5’ini savunmaya ayırmalarını savunmuştu.

ABD Dışişleri Bakanlığı verilerine göre, ABD’nin yabancı ülkelere askeri teçhizat satışı yüzde 29 oranında arttı ve 318,7 milyar dolara ulaştı. Özellikle batılı ülkelerin Ukrayna’ya silah yardımı yapmak amacıyla stoklarını arttırdıkları ve bu sebeple de satışların etkilendiği ifade ediliyor.

Biden yönetiminin son yılındaki silah satışlarındaki artışlar, Lockheed Martin, General Dynamics ve Northrop Grumman gibi şirketlerin performanslarında güçlü artış beklentilerini de yükseltti. Reuters haber ajansına değerlendirmede bulunan analistler de dünya genelindeki çatışma ortamı nedeniyle bu savunma sanayi şirketlerinin hisselerinde artışlar beklendiğini ifade ediyor.

ABD Başkanı Donald Trump, başkanlık seçimi kampanyası boyunda NATO üyesi ülkelerin savunma bütçelerini toplam bütçelerinin yüzde 5’ine denk gelecek seviyeye yükseltmelerini isteyeceğini söyledi. Ancak şu an ABD dahil hiçbir ülke toplam bütçesinin yüzde 5’ini savunmaya ayırmıyor. Ayrıca mevcut durumda çok sayıda NATO ülkesi mevcut yüzde 2’lik yatırım oranını da karşılayabilmiş değil.

Rusya-Ukrayna savaşı nedeniyle Ukrayna’ya yapılan silah yardımları çok sayıda ülkenin ve ABD’nin de mevcut stoklarının azalmasına neden oldu. Bu da ülkelerin yeni ihaleler ve alımlar yapması anlamına yani fazladan savunma harcamaları anlamına geliyor.

Bu noktada ABD Dışişleri Bakanlığı da silah satış ve transferlerini “bölgesel ve küresel güvenlik üzerinde uzun vadeli potansiyel etkileri olan önemli ABD dış politika araçları” olarak tanımladı.

ABD’nin yapacağı satışlar arasında Türkiye’ye 23 milyar dolarlık F-16 savaş uçakları modernizasyon kitleri satışı, İsrail’e 18,8 milyar dolarlık F-15 savaş uçakları ve Romanya’ya 2,5 milyar dolarlık M1A2 Abrams tankları satış anlaşmaları son dönemde öne çıkan anlaşmalar olarak dikkat çekiyor.

Bu siparişlerin birçoğu ABD savunma şirketleri için artan yeni kazançlar anlamına geliyor. Öte yandan önümüzdeki dönemde yüz binlerce topçu mermisi, Patriot füze sistemleri ve zırhlı araç siparişlerinin de savunma sanayini daha da ön plana çıkarması bekleniyor.

Diğer hükümetler ABD silahlarını iki ana kanaldan tedarik ediyor: savunma şirketleriyle müzakere edilen doğrudan ticari satışlar veya ABD hükümeti aracılığıyla, genellikle elçiliklerdeki Savunma Bakanlığı yetkilileri aracılığıyla koordine edilen yabancı askeri satışlar. Her iki yöntem de ABD yönetiminin onayı gerekiyor.

Doğrudan ticari satışlar 2023 yılında 157,5 milyar dolar iken 2024 mali yılında 200,8 milyar dolara ulaşmıştı. Bu arada, hükümet tarafından kolaylaştırılan yabancı askeri satışlar bir önceki yıl 80,9 milyar dolar iken 2024’te 117,9 milyar dolara yükseldi.

(Kaynak: VOA Türkçe)

Paylaşın

Moody’s, Türkiye’nin Kredi Notunda Değişiklik Yapmadı

19 Temmuz 2024’te Türkiye’nin kredi notunu iki kademe artırarak “B3″ten “B1″e yükselen Uluslararası derecelendirme kuruluşu Moody’s, Türkiye’nin kredi notunda değişiklik yapmadı.

Türkiye’nin kredi notu 12 yıl aradan sonra mart ayında Fitch tarafından artırılmıştı. Bunu mayısta Standard and Poor’s’un (S&P) yaptığı artırım izlemiş ve kredi notu ‘B’den ‘B+’ye çıkmıştı.

Uluslararası derecelendirme kuruluşu Moody’s, Türkiye’nin kredi notunda güncelleme yapmadı. Beklenti, kredi notunun yükseleceği yönündeydi.

Moody’s ekonomideki istikrarın korunması halinde kredi notunun artabileceğini de bildirdi. Ayrıca ekonominin iç talebe dayalı kredi büyümesinden uzaklaştırılması gibi politikaların etkili bir şekilde uygulanmaya devam etmesinin de önemli olduğu vurgulandı.

Kuruluş, en son 19 Temmuz 2024’te Türkiye’nin kredi notunu iki kademe artırarak “B3″ten “B1″e yükseltmiş, kredi notu görünümünü “pozitif” olarak korumuştu.

Türkiye’de 2023 Mayıs ayında yapılan seçimlerin ardından ekonomide geleneksel ortodoks politikalara geçilmesi sonrası dünyanın bakışı değişmeye başlamıştı.

Türkiye’nin kredi notu 12 yıl aradan sonra mart ayında Fitch tarafından artırılmıştı. Fitch Ratings martta Türkiye’nin kredi notunu ‘B’den ‘B+’ya yükseltirken, not görünümünü de ‘pozitif’e çevirmişti. Bunu mayısta Standard and Poor’s’un (S&P) yaptığı artırım izlemiş ve kredi notu ‘B’den ‘B+’ye çıkmıştı.

Kredi derecelendirme kuruluşu not artışına ilişkin açıklamasında gelecek iki yıl içinde portföy girişlerinin artacağını, cari açığın daralacağını, enflasyonun düşeceğini öngörmüştü. Temmuzda da Moody’s, Türkiye’nin kredi notunda 11 yıl sonra artışa gitti ve ‘B3’ten ‘B1’e yükseltti.

İki kademe birden artış Türkiye için bir ilk olmuştu. Eylülde yine Fitch Ratings, Türkiye’nin kredi notunu ‘BB-‘ye yükseltti, görünümünü ise pozitiften durağana çekti. Beklenti, görünümün pozitif olarak korunmasıydı.

Son olarak Kasım’da S&P, Türkiye’nin kredi notunu bu yıl içinde ikinci kez arttırıp ‘B+’dan ‘BB-‘ye yükseltirken, kredi notu görünümünü ‘durağan’ olarak belirledi. Ülkenin ‘B’ olan kısa vadeli kredi notunun da teyit edildiği belirtildi.

(Kaynak: Euronews Türkçe)

Paylaşın

Rusya’dan Nükleer Çatışma Riski Uyarısı

Rusya Güvenlik Konseyi Genel Sekreteri Sergey Şoygu, uluslararası alanda büyük güçler arasındaki jeopolitik rekabetin tırmanmasının nükleer çatışma riskini artırdığı uyarısında bulundu.

Haber Merkezi / Sergey Şoygu, TASS’a yaptığı açıklamada, “Küresel çapta artan çatışmalar ve yoğunlaşan jeopolitik rekabet ortamında, nükleer güçler de dahil olmak üzere büyük güçler arasında şiddetli çatışma riskleri artıyor” dedi.

Şoygu, “Kiev’e yapılan büyük mali harcamalara ve kapsamlı desteğe rağmen Batı, Ukrayna’daki özel askeri operasyonun gidişatını değiştiremedi. Birincil bahsin yine Rusya’yı istikrarsızlaştırmaya kaydırılması öngörülebilir. Bu konuda proaktif önlemler alıyoruz” ifadelerini kullandı.

Bu tür önlemlerin Rusya’nın güvenlik konseptinde de yer aldığını açıklayan Şoygu, “Dost olmayan ülkelerin Rusya ve Belarus’un içişlerine müdahale girişimlerinin” devam ettiğini vurguladı.

Şoygu, yabancı istihbarat örgütlerinin sabotajlarla iç durumu etkilemeye yönelik sürekli girişimlerde bulunduğunu söyledi ve ekledi: Batı bu amaçla bilgi kaynaklarını, sivil toplum örgütlerini ve kurumları kullanıyor.

“NATO, nükleer silahların kullanımı için eşiği sürekli olarak düşürüyor ve askeri planlamasında nükleer bileşeleri artırıyor” diyen Sergey Şoygu, “Amerika Birleşik Devletleri ve müttefiklerinin eylemleri, kitle imha silahları için silah kontrol mekanizmalarının ve yayılmayı önleme çerçevelerinin bozulmasına yol açtı” ifadelerini kullandı.

Şoygu, “Güncellenen ABD Ulusal Güvenlik Stratejisi ve 2022’de güncellenen NATO’nun stratejik konsepti, önemli güvenlik tehdidi olarak algılanan Rusya ve müttefiklerine karşı ‘küresel çatışma’ ihtiyacını açıkça belirtiyor” dedi.

Paylaşın

AİHM’den “Cumhurbaşkanına Hakaret” Kararı: İfade Özgürlüğünün İhlali

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), TRT kameramanı Binali Erdoğan’a “Cumhurbaşkanına hakaret” suçlamasıyla 10 ay hapis cezası verilmesinin “ifade özgürlüğünün ihlali” olduğuna hükmetti.

AİHM, 8 Ekim 2024 tarihli kararında, Binali Erdoğan’a tazminat ödenmesine kararı da verdi.

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), TRT’de başkameraman olarak görev yaparken sanal medya paylaşımları gerekçe gösterilerek “Cumhurbaşkanına hakaretten” hapis cezası verilen görevinden ihraç edilen Binali Erdoğan’ı düşünce ve ifade özgürlüğünün ihlal edildiğine karar verdi.

Haber-Sen İzmir Şubesi Yönetim Kurulu üyesi olan Binali Erdoğan 2017 yılında sosyal medya paylaşımları gerekçesiyle, AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’a hakaret ettiği iddiasıyla kamu görevinden çıkarıldı.

Ardından “Cumhurbaşkanına hakaretten” hakkında soruşturma başlatılan Binali Erdoğan, ifade vermek için çağrıldığı emniyetteki ifadesinin ardından sevk edildiği mahkemece “delilleri karartma ve kaçma şüphesi” iddiasıyla tutuklandı.

Bir ay cezaevinde kalan Binali Erdoğan’a yargılama sonucunda “Cumhurbaşkanına hakaret” suçlamasından 10 ay hapis cezası verildi. Ceza, hükmün açıklanmasının geri bırakılması ve 5 yıllık denetim süresi uygulanması şeklinde karara bağlandı. Binali Erdoğan’ın cezaya yaptığı itiraz reddedildi.

Binali Erdoğan, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin (AİHS) 10’uncu maddesinde düzenlenen düşünce ve ifade özgürlüğü hakkının ihlal edildiği iddiasıyla Anayasa Mahkemesi’ne (AYM), bireysel başvuruda bulundu. Ancak Anayasa Mahkemesi, başvuruyu “dayanaktan yoksun” bularak reddetti.

Binali Erdoğan, Anayasa Mahkemesi’nin ret kararının ardından 13 Kasım 2019’da AİHM’e başvurdu. Başvuruyu karara bağlayan AİHM, 8 Ekim 2024 tarihli kararında Erdoğan’ın “düşünce ve ifade özgürlüğünün ihlal edildiğine” hükmetti ve Binali Erdoğan’a tazminat ödenmesine karar verdi.

(Kaynak: Mezopotamya Ajansı)

Paylaşın

Erdoğan’dan Enflasyonla Mücadelede Kararlılık Vurgusu

Partisinin Malatya İl Kongresi’nde konuşan Erdoğan, “Mevcut sıkıntıların çıbanbaşı olarak gördüğümüz enflasyonu indirecek reçeteleri kararlılıkla uyguluyoruz” dedi ve ekledi:

“Devlet olarak fırsatçılıkla mücadelede mesuliyetlerimizi yerine getiriyoruz. Bundan asla taviz vermeyeceğiz. Tüm vatandaşlarımızdan hem dirayet hem destek bekliyoruz.”

AK Parti Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti Malatya 8. Olağan İl Kongresi’nde konuştu.

Erdoğan’ın konuşmasından öne çıkan bölümler şöyle: “Bolu otel faciası tüm yönleriyle araştırılıyor. İhmali ya da kusuru olanlar için gerekli tüm soruşturmalar başlatıldı.

14 kişi gözaltında. Hata, görevini ihmal, usulsüzlük ve aç gözlülük sebebiyle milletimize bu büyük acıları yaşatanlar mutlaka yargıya hesap verecek. Böyle üzüntü verici bir olay karşısında siyaset yapılmasını doğru bulmuyoruz. Milletin acısına saygı göstermek yerine 3 gündür pervasızca sağa sola saldıranları esefle karşılıyoruz.

Kongrelerimizin yanında dava ve yol arkadaşlığımızı da perçinliyoruz. Allah izin verdiği müddetçe siz arkamızda olduğunuz sürece Malatya için koşturmaya sizlere hizmetkar olmaya devam edeceğiz.

“Başkalarıyla değil kendimizle yarıştık”

Milletle arasına duvar örenler benim yol arkadaşlarım olamaz. Kibri, böbürlenmeyi kapımıza asla yaklaştırmayacağız. Rakiplerimizin acizliğine umut bağlayarak rotamızı çizmeyeceğiz. Biz 22 yıldır başkalarıyla değil daima kendimizle yarıştık.

Biz milletin partisiyiz. Biz 85 milyonun partisiyiz. Biz dertliyiz, derdi olan bir kadroyuz. Tek tek şehirlerimizin tek tek vatandaşlarımızın derdiyle dertliyiz.

Mevcut sıkıntıların çıbanbaşı olarak gördüğümüz enflasyonu indirecek reçeteleri kararlılıkla uyguluyoruz. Devlet olarak fırsatçılıkla mücadelede mesuliyetlerimizi yerine getiriyoruz. Bundan asla taviz vermeyeceğiz. Tüm vatandaşlarımızdan hem dirayet hem destek bekliyoruz. “

Paylaşın

Özel’den Erdoğan’a “Yargı” Yanıtı: Kimseyi Tehdit Etmedik, Etmeyiz

Erdoğan’ın “Yargı mensuplarını kimse tehdit edemez, mahkemeler üzerinde baskı kuramaz, yargı mensuplarına parmak sallayamaz” sözlerine yanıt veren CHP Lideri Özgür Özel, “Biz kimseyi hedefe koymadık, tehdit etmedik, etmeyiz” dedi.

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel, Ümit Özdağ’ın tutuklanması nedeniyle Zafer Partisi Genel Merkezi’ni ziyaret etti. Gazete Duvar’ın aktardığına göre; Ziyaret sonrası gazetecilere açıklamada bulunan Özel, “Türkiye’de hukuk devletinin çökertilmesi, yargı bağımsızlığının ayaklar altına alınması, yargının ve yargıda görevli olan kişilerin iktidar partisinin siyasi amaçlarına uygun hareket eden birer aparata dönüştürülmelerinin sonuçlarını yaşıyoruz” dedi.

“Biz bütün Türkiye’ye şunu ifade etmek durumundayız” diyen Özel, “AK Parti dedi diye kimse terörist olmaz. AK Parti dedi diye kimse hırsız değildir. AK Parti dedi diye kimse halkı infiale sevk eden değildir. Bunları AK parti diyor. Gerçekte bunların tamamı, AK Partili değilsin diye sana yakıştırılanlar, atılan iftiralardır. Buradan AK Parti’ye ve MHP’ye oy veren çok değerli seçmenlere seslenmek isterim ki mesele mertçe mücadele etmek yerine, mesele rakibinle gerçekten siyasi bir mücadele vermek yerine arkadan çelme çakmak. Bir futbol müsabakasında hakeme kendi formasını giydirmek. Tarafsız olması gereken hakem, iki takım sahaya çıktığında takımlardan birinin formasını giyip çıkarsa ne hissederseniz, bugün Türkiye’de bu savcıların yaptıklarını, bu hakimlerin yaptıklarını gördüğümüzde bunu hissediyoruz. Ayıptır, yazıktır, günahtır” ifadelerini kullandı.

AK Parti Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, ‘Yargı mensuplarının tehdit edilemeyeceği’ hakkındaki ifadelerine ilişkin soruya Özel, şu yanıtı verdi: “Akın Gürlek İstanbul’a Ankara’dan giderken, Ankara’ya geldiğinde İstanbul’da siyasi davalarda, hem de hakimler bir mahkemede dururlar, bunu mahkeme mahkeme gezdirdiler. Dünyanın en mobilize hakimiydi. Hareketliliği en yüksek hakimiydi. Ben ona boşuna ‘seyyar giyotin’ demedim. Kızıyorlar ama tanımın tam yerine oturduğunu kendileri de biliyorlar.

Uçaklarda yanımıza, arkadaşlarımızın yanına oturan AK Parti mensuplarının telefonları kapalıyken, uçaklar havadayken, AK Partililerin de bu durumdan ne kadar rahatsız olduğunu ya da bir yargı mensubunun bu kadar mobilize olmasının olağan dışı olduğunu herkesin gördüğünü AK Partililer de konuşuyor. Bir gün öncesinde işte hemen yanımda olan, bugün buraya gelen Gençlik Kolları Genel Başkanım sabah imza atıyor, öğleden sonra Ankara’ya gelip Gençlik Kolları Genel Başkanlığı denetimli serbestlikle bırakıldı. Ondan bir gün önce aynı gün Ekrem İmamoğlu‘na, bir hafta önce bana, yine dün benimle ilgili işte yolladıkları fezlekeler. Bir gün durmuyor.

Yapılan iş yargı tacizidir, başka bir şey değildir. Muhalefete yargı tacizidir. O yüzden bir de ondan sonra ‘Kimse tehdit edemez.’ Kimsenin kimseyi tehdit ettiği yok. Hele hele aileyi karıştıran kimse yok. Biz bize yapılanı, biz size, ailelerimize yapılanı sizin ailelerinize yapmayacağız. ‘Cem bizim evladımız, sizin evlatlarınızın dahi bu muameleyle karşılaşmaması için bu düzen değişecek’ lafında ne aile tehdidi var? O aileye bir tehdit diye gördüğü kendi bilinç altındaki mesele, onu kendi kendi ile ve kendi vicdanıyla hesaplaşacak. İktidar değişirse aileme tehdit olur mu diye. Biz kimseye birinin ailesi diye hedefe koymadık, tehdit etmedik, etmeyiz.”

“Algı yönetimi ile karşı karşıyayız”

Kartalkaya faciası soruşturması hakkındaki soruya da yanıt veren Özel, şöyle devam etti: “Diğer husus Bolu. Vallahi insan bakıyor da şunu söylüyor. ‘Olur da bu kadar mı pişkinlik olur’ diyor başka bir şey demiyor. Ruhsatı veren belli, ruhsatı verenin denetlemesi gerektiği belli. Belediyenin ilçe sınırlarında dahi değil. Kaldı ki ilçe sınırında da olsa mücavir alan sınırlarında olmadıktan sonra, yani bir milli parka. Örneğin dün Kadirli Belediye Başkanı geldi anlatıyor. ‘Kadirli‘deki milli parkta yangın çıktı, izinsiz giremedik’ diyor. Milli parka girmek izne tabii. Yangını söndürmeye gitmek bile iznine tabiidir.

‘Sen oteli niye denetlemedin?’ Kardeşim 2007 yılında AK Parti Belediyesi bu otele uygunluk vermiş. Bu haline, daha bile kötü haline. 2019’a kadar da yönetmişsiniz, 12 yıl. 12 yıl boyunca neden denetlememiş? Sorarsan, yetkisinde değil. O günden sonra, 2019’dan sonra ilçemizde olmayan otel nasıl gideceksin denetleyeceksin? Yanındaki oteli kim denetlemiş? AK Partili il belediyeleri hangi oteli şehirlerinde, illerinde, ilçe belediyeleri sınırları dışındaki hangi oteli denetlemiş? Böyle abuk sabuk iş mi olur? Algı yönetimi başka bir şey, hakikatler başka bir şey. Otelin dışında, otelle bağı olmayan 70 metrekarelik kafeteryanın başvuru üzerine verilmiş belgesini otelin dördüncü katındaki bütün katı kaplayan yangının çıktığı yerin belgesi gibi göstermeye çalışan bir algı yönetimi ile karşı karşıyayız.

Doğrular er ya da geç ortaya çıkar. Yağıyor elime, Bolu’daki bilirkişilere. ‘Muğlak ifade yazın, dördüncü kat diye belirtmeyin.’ ‘Dördüncü katta yangın çıkmış’ yazıyor. ‘Kat diye belirtmeyin lokanta yazın’ diye mobbing, baskı yapıyorlar. ‘O bilirkişi heyeti eğer yazmazsa başka bilirkişi heyeti isteyelim’ diyorlar. O bilirkişi heyetini canlı yayına çıkartırım. Bu kadar söylüyorum size. Orada direnen namuslu bilirkişi, ‘Biz yazmak durumundayız, dördüncü kattan çıktı diye’ diyor.

‘Tamam sen lokanta yaz, kat yazma.’ Neden? Aşağıdaki kafeteryayı Bolu Belediyesi ya. Sanki oymuş gibi anlaşılsın. Ya bu kadar olmaz. O yüzden bu işlerde eninde sonunda bu rezillikler ortaya çıkacak, Bolu faciasına kimse sebebiyet verdi, kimin kusuru varsa cezasını çeksin, çekecek. Bu facianın üstüne AK Parti’yi bu işten sıyırmak için kim ne yapıyorsa onun davası da ayrı görülecek. Bunu da söyleyeyim. Onun davası bu iktidar değişince şahitleriyle, tanıklarıyla, yapılanlarla ayrı görülecek. Bolu otel yangını davası ayrı görülecek, Bolu otel yangını davasında adaleti karartma, vicdanları yakma davası ayrı görülecek. Bu kadar söylüyorum.”

Paylaşın

Trump’tan İş Dünyasına Gümrük Vergileri Tehdidi

Beyaz Saray’dan Davos’taki Dünya Ekonomik Forumu’na video konferansı yoluyla bağlanan ABD Başkanı Donald Trump, “Gelin üretiminizi Amerika’da yapın ve biz size dünyadaki en düşük vergileri uygulayalım” dedi ve ekledi:

“Ama şayet ürününüzü Amerika’da üretmezseniz, o zaman işte çok basit: Farklı oranlarda gümrük vergisi ödemek zorunda olacaksınız… Bu gümrük vergileri, ekonomimizi güçlendirmek ve borcumuzu ödemek için milyarlarca hatta trilyonlarca doları bizim hazinemize yönlendirecek.”

Donald Trump, Rusya – Ukrayna savaşının yol açtığı “büyük çaplı can kayıplarından” yakınırken, bu savaşın sona ermesini sağlamak için Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile yakında görüşmek istediğini açıkladı.

Trump, Ukrayna savaşını sona erdirme çabalarına Çin’den katkı beklediklerini duyurdu.

ABD Başkanı, Çin ile ülkesi arasındaki ilişkileri “çok iyi” olarak nitelendirirken, Pekin yönetiminin Rusya’nın Ukrayna’daki savaşını sona erdirmeye yardımcı olabileceğini umduğunu, Çin’in bu konuda ciddi bir ağırlığı bulunduğunu da sözlerine ekledi.

Trump, “Umarım birlikte iş birliği yapıp bu savaşı sona erdirebiliriz” dedi.

Donald Trump, Davos konuşmasında bir kez daha AB’yi hedef aldı. AB’ye “Bize çok ama çok adaletsiz ve çok kötü davranıyorlar” sözleriyle sitem eden ABD Başkanı, ABD’ye milyonlarca otomobil gönderen AB’yi ABD’den tarım ürünleri ve otomobil almamakla suçladı.

Trump, “Yapıcı olmaya çalışıyorum, çünkü Avrupa’yı seviyorum” demekle birlikte yapıcı olmakta güçlük çektiğini kaydetti.

Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Başkanı Donald Trump Dünya Ekonomik Forumu’nun yapıldığı Davos’taki katılımcılara video konferans aracılığıyla seslendi. Trump iş dünyası liderlerine ürünlerini ABD’de üretmemeleri halinde gümrük vergileriyle karşı karşıya kalacakları uyarısında bulundu.

İş dünyası liderleri daha önce kapsamlı ithalat vergileri getireceğini ve yeni uygulamanın 1 Şubat’tan itibaren başlayabileceğini söyleyen Trump’ın gümrük vergilerine ilişkin somut planlarını merakla bekliyordu.

Pazartesi günü başkanlık görevini devralan Donald Trump, İsviçre’nin Davos kentinde düzenlenen Dünya Ekonomik Forumu’nda ilk kez küresel iş dünyası liderlerine ve siyasi liderlere seslendi.

ABD Başkanı Donald Trump Davos’taki katılımcılara hitaben yaptığı konuşmada, yeni gümrük vergileri getirme uyarısında bulunduğu Kanada ve Avrupa Birliği’ni eleştirdi; ABD’nin ticaret açığından bu ülkelerin ithalat politikalarını sorumlu tuttu.

Trump’ın gündeminde görevi devralmadan önce ABD’nin 51. eyaleti olmasını gündeme getirdiği Kanada da vardı. Başkan Trump, “Kanada dahil diğer ülkelerden saygı talep edeceğiz. Kanada ile çok büyük bir açığımız var. Bu artık olmayacak. Her zaman eyalet olabilirsiniz ve eğer eyalet olursanız, açığımız olmaz, size gümrük vergisi uygulamak zorunda kalmayız” ifadelerini kullandı.

ABD Başkanı, şirketlerin gümrük vergileriyle karşı karşıya kalmak istemiyorlarsa ürünlerini ABD’de yapmaları gerektiğini söyledi; “Dünyadaki her şirkete mesajım çok basit. Gelin ürünlerinizi Amerika’da yapın ve biz de size dünya üzerindeki en düşük vergileri uygulayalım. Ama ürünlerinizi Amerika’da yapmazsanız o zaman gümrük vergisi ödemek zorunda kalacaksınız” dedi.

“Putin’le yakın zamanda görüşmeyi istiyorum”

Başkan Trump, Ukrayna ile savaşın sonlandırılmasını sağlamak için Rusya Cumhurbaşkanı Vladimir Putin’le yakın zamanda görüşmeyi istediğini söyledi.

Rusya işgali altındaki Ukrayna’da yaklaşık 3 yıldır devam eden savaş için, “Bu savaşı sona erdirmek zorundayız” dedi; ABD’nin bir barış anlaşmasının sağlanmasına yönelik çabalarının olduğunu söyledi ancak ayrıntı vermedi.

Ukrayna topraklarının bir kısmı, 2022 yılı Şubat ayından bu yana Rusya işgali altında. Bu hafta başında Donald Trump, Moskova’nın savaş konusunda bir anlaşmaya varmaması halinde yüksekdüzeyde yaptırım ve ithalat ürünlerine gümrük vergisi getirme tehdidinde bulunmuştu.

Başkan Trump nükleer silahların azaltılması konusunda da çalışmak istediğini; Rusya ve Çin’in kendi silah kabiliyetlerini azaltmasını destekleyebileceklerini söyledi.

Rusya Cumhurbaşkanı Putin Ukrayna’ya karşı savaşta nükleer silah kullanma tehdidinde bulunmuştu.

Rus lider nükleer güçlerini bir süredir modernize ediyor ve ABD ile Rusya arasında silahların sınırlandırılması anlaşması New START’ın yerine yeni bir anlaşmaya varılmasına yönelik Washington’la görüşmeleri reddetmişti.

ABD’li yetkililer Kasım ayında Putin’in 2023 yılında anlaşmayı askıya almış olmasına rağmen anlaşma kapsamında belirlenen sınırlar dahilinde kaldığını belirtmişti.

ABD Başkanı Donald Trump küresel petrol fiyatlarını, faiz oranlarını ve vergileri düşürmek istediğini söyledi; ülkeleri ürünlerini yurtdışında üretmeleri halinde gümrük vergisiyle karşı karşıya kalacakları konusunda uyardı.

Başkan Trump Suudi Arabistan ve Petrol İhraç Eden Ülkeler Örgütü’nden (OPEC) petrolün maliyetini düşürmelerini isteyeceğini belirtti; aynı zamanda Riyad’dan 600 milyar dolarlık ABD yatırım paketi miktarının 1 trilyon dolara çıkarılmasını talep edeceğini söyledi.

Başkan Trump’ın açıklamalarının ardından petrol fiyatlarında yüzde 1’den fazla bir düşüş yaşandı.

ABD Başkanı Trump yabancı liderlerle ilk telefon görüşmesini de Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman’la gerçekleştirdi.

Beyaz Saray’dan görüşmeye ilişkin yapılan açıklamada iki liderin Ortadoğu’ya istikrarın getirilmesi, bölgesel güvenliğin güçlendirilmesi ve terörle mücadeleye yönelik çabaları görüştüğü belirtildi.

Açıklamaya göre Başkan Trump ve Veliaht Prens Muhammed bin Selman, Suudi Arabistan’ın önümüzdeki dört yıl boyuncaki ekonomik amaçları ve planlarının yanısıra ABD ve Suudi Arabistan’ın karşılıklı refahını arttırmaya yönelik ticaret ve diğer fırsatları ele aldıkları kaydedildi.

ABD’yi yapay zeka, kripto para ve fosil yakıt merkezi haline getirmek istediğini belirten Başkan Trump, Avrupa Birliği’nin vergilendirme düzeyine de yüklendi.

Başkan Trump, “ABD dünya üzerindeki her ülkeden daha fazla petrol ve gaz miktarına sahip. Bunu kullanacağız. Bu tüm mal ve hizmetlerin maliyetini azaltmakla kalmayacak aynı zamanda ABD’yi bir imalat süper gücü haline getirecek” diye konuştu.

(Kaynak: VOA Türkçe)

Paylaşın

Erdoğan: Yargıya Kimse Parmak Sallayamaz

“Yargı Reformu Stratejisi Tanıtım Toplantısı”nda konuşan Erdoğan, “Bazı insanların hukuk önünde ayrıcalıklara sahip olduğu günler artık geride kalmıştır. Türk yargısının bu vasfını inşallah gelecekte daha da güçlendireceğiz. Hiç kimse hukukun üstünde değildir” dedi ve ekledi:

“Suç işleyenler suçta kibirlenenler kim olursa olsun yaptıklarının hesabını bağımsız Türk mahkemelerine vermek zorundadır. Yargı mensuplarını kimse tehdit edemez, mahkemeler üzerinde baskı kuramaz, yargı mensuplarına parmak sallayamaz. Buna biz de yargımız da izin vermez. Mahkeme kararlarını gerekli nezaketi göstererek eleştirebilirsiniz. Ama bu ülkenin ana muhalefet partisi lideri olsanız da kameralar karşısında hukuk insanlarına tehditler savuramazsınız.”

AK Parti Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Beştepe Millet Kongre ve Kültür Merkezi’nde “Yargı Reformu Stratejisi Tanıtım Toplantısı”na konuştu.

Erdoğan’ın açıklamalarından önce çıkanlar şöyle: “Adalet camiamızın kıymetli mensupları, saygıdeğer misafirler sizleri en kalbi duygularımla selamlıyorum. Sözlerimin hemen başında Bolu’da hayatını kaybeden 78 vatandaşımızın ailelerine ve milletimize başsağlığı diliyorum. Yangında yaralanan 51 vatandaşımızdan 10’unun tedavisi devam ediyor. Kendilerine şifalar diliyorum.

Detaylarını birazdan açıklamayacağımız Yargı Reformu Stratejisi Belgesi’nin hayırlı olmasını diliyorum. Bizler adaleti mülkün temeli olarak gören bir geleneğin mirasçılarıyız. Adalet sistemimizin tüm unsurlarıyla güçlü ve etkin bir şekilde işlenmesi milletimizin her bir ferdini yakından ilgilendiriyor.

Bazı insanların hukuk önünde ayrıcalıklara sahip olduğu günler artık geride kalmıştır. Türk yargısının bu vasfını inşallah gelecekte daha da güçlendireceğiz. Hiç kimse hukukun üstünde değildir. Suç işleyenler suçta kibirlenenler kim olursa olsun yaptıklarının hesabını bağımsız Türk mahkemelerine vermek zorundadır.

“Hukuk insanlarına tehditler savuramazsınız”

Yargı mensuplarını kimse tehdit edemez, mahkemeler üzerinde baskı kuramaz, yargı mensuplarına parmak sallayamaz. Buna biz de yargımız da izin vermez. Mahkeme kararlarını gerekli nezaketi göstererek eleştirebilirsiniz. Ama bu ülkenin ana muhalefet partisi lideri olsanız da kameralar karşısında hukuk insanlarına tehditler savuramazsınız.

5 amaç, 4 hedef ve 264 faaliyetin yer aldığı 4’üncü Strateji Belgemizle Yargı bağımsızlığı ve tarafsızlığını daha da güçlendirmeyi, vatandaşlarımızın hukuki güvenliğini daha da kuvvetlendirmeyi, yargılamaların zamanında ve makul sürede tamamlanmasını, çözüm merkezli ve öngörülebilir bir adalet sistemi oluşturmayı, yargılama usullerini sadeleştirerek verimliliği artırmayı, yargıya ilişkin güven ve memnuniyeti daha da yükseltmeyi, onarıcı ve telafi edici adalet uygulamalarını yaygınlaştırmayı, ceza adaleti sisteminin etkinlik ve caydırıcılığını tahkim etmeyi ve adalet hizmetleri ile adli bilimlerde dijital dönüşümü hızlandırmayı hedefliyoruz. Hazırlayacağımız yeni insan hakları eylem planı ile hak ve özgürlüklerin daha etkin işlemesini sağlayacağız.

Temyiz kanun yolunun etkinliğine yönelik yeni düzenlemelerle temyiz incelemelerinin 6 ay içerisinde sonuçlandırılmasını hedefliyoruz. Bunun için Yargıtay ve Danıştay Kanunlarında yer alan daire ve üye sayılarını iş yüküyle orantılı olacak şekilde yeniden belirleyeceğiz.

Temyiz incelemeleri gibi, istinaf incelemelerinin de 6 ay içinde neticelendirilmesine yönelik düzenlemeler yapacağız. Yeni ihtisas mahkemeleri de kuracağız. Ceza mahkemelerinin görev alanlarını yeniden düzenleyecek, ihtiyaç duyulan yerlerde yeni adliyeler kuracak, mahkeme sayılarını artıracak ve tek hakimle çalışan bazı mahkemelerin heyet halinde çalışmalarını temin edeceğiz. Uzlaştırıcı, birleştirici, özgürlükçü, toplumun tüm kesimlerini kuşatan yeni ve sivil bir anayasa çalışmalarımıza hız vereceğiz.

Yeni düzenlemelerle duruşmaların 2 aydan fazla ertelenmemesini ve bazı uyuşmazlıkların da duruşma yapılmaksızın çözülmesini sağlayacağız. Çevre, sağlık, sigorta, trafik ve iş kazalarından kaynaklanan dava türleri için yeni ihtisas mahkemeleri kurulacak. İfade, basın özgürlüğü, kişi hürriyeti ve güvenliğine ilişkin standartları yükseltecek, yeni hak arama yollarını çeşitli tedbirlerle tahkim edeceğiz.

‘Noterlik Kanunu’nu yenileyecek; Hukuk Fakültesi mezunlarının görev alacağı yeni bir müessese olarak ‘Noter Yardımcılığı’nı sisteme kazandıracağız. Kısa süreli hapis cezasına seçenek yaptırımların kapsamının genişletilmesi ile adli para cezası miktarlarının yeniden belirlenmesi önceliklerimiz arasında.

Saldırı amacıyla araçlarından inen sürücüleri, ehliyetlerine el konulması da dahil, müstakil yaptırımlara tabi tutacağız. Suç işlemek amacıyla örgüt kurma suçu ile vücut dokunulmazlığına, hürriyete ve çevreye karşı işlenen suçların cezalarını artırıyoruz.

Ölümlü veya yaralanmalı trafik kazalarında zaruret dışında olay yerinin terk edilmesini de ayrı bir suç olarak düzenleyeceğiz. Trafikte işlenen suçların yanı sıra trafik güvenliğini tehlikeye atan kişilere yönelik de caydırıcı önlemler alacağız. Nişan, düğün, asker uğurlaması gibi kişilerin toplu bulunduğu etkinliklerde silahla ateş edilmesi vakalarına dönük cezaları önemli ölçüde ağırlaştırıyoruz.”

Paylaşın

UEFA Avrupa Ligi: Kadıköy’de Gol Sesi Çıkmadı

UEFA Avrupa Ligi’nin 7. hafta maçında Fenerbahçe ile Olimpik Lyon, Şükrü Saraçoğlu’nda karşı karşıya geldi. Hakem Simone Sozza’nın yönettiği karşılaşma, 0-0 eşitlikle sona erdi.

Haber Merkezi / Fenerbahçe, bu sonuçla puanını 9’a, Olimpik Lyon ise 14’e çıkardı.

Fenerbahçe, UEFA Avrupa Ligi’nde geride kalan 7 haftada 2 galibiyet, 3 beraberlik ve 2 yenilgi aldı.

2. dakikada ceza sahası içinde oluşan karambolde Çağlar Söyüncü topu penaltı noktasına doğru doldurdu. Yusuf Akçiçek, meşin yuvarlağa gelişine vurdu, savunmaya çarpan top direğin dibinden kornere gitti.

20. dakikada Szymanski’nin pasında İrfan Can Kahveci, En-Nesyri’yle paslaşıp meşin yuvarlağı tekrar Szymanski’yle buluşturdu. Polonyalı futbolcunun ceza yayı üzerinden sert şutunda, top az farkla yandan dışarı çıktı.

26. dakikada sağ taraftan Çağlar Söyüncü’yü çalımlayıp ceza sahası içine giren Sael Kumbedi’nin çaprazdan vuruşunda meşin yuvarlak, Alexander Djiku’nun müdahalesiyle kornere gitti. 27. dakikada Cherki’nin sağ taraftan kullandığı köşe vuruşunda ceza sahası içinde Mikautadze’nin vole vuruşunda meşin yuvarlak kalenin üzerinden dışarıya çıktı.

35. dakikada Sebastian Szymanski’nin sol kanattan ortasında ceza yayında topu alan Fred’in sert vuruşunda meşin yuvarlak kalenin üzerinden dışarıya gitti. 39. dakikada Fenerbahçe ceza sahasına gönderilen uzun topta Çağlar Söyüncü’nün uzaklaştırmak istediği top Tolisso’da kaldı. Bu oyuncunun kale sahası önü sağ çaprazdan şutunda, İrfan Can Eğribayat gole izin vermedi.

44. dakikada İrfan Can Eğribayat’ın uzun vuruşunda Niakhate ters bir kafa vuruşu yaptı. Meşin yuvarlağı kapan En-Nesyri ceza sahasına girip yerden sert vurdu ancak top az farkla yandan dışarı çıktı.

45+6. dakikada Fenerbahçe’nin sol kanattan hızlı atağında Niakhate’nin, İrfan Can Kahveci’ye yaptığı hareket sonrasında hakem Simone Sozza, Niakhate’ye direkt kırmızı kart verdi. VAR’ın uyarısıyla pozisyonu izleyen Simone Sozza, Niakhate’nin kırmızı kartını iptal edip sarı kart gösterdi.

62. dakikada sol kanatta topla buluşan Mikautadze, ceza sahası içindeki Lacazette’e pasını aktardı. Bu futbolcunun göğsüyle yumuşatıp yaptığı vuruşta kaleci İrfan Can Eğribayat topu kornere gönderdi. 65. dakikada kazanılan serbest atışta Benrahma’nın ceza yayı sağ çaprazından yaptığı vuruşta, top az farkla üstten auta gitti.

66. dakikada Niakhate’nin pasında topu alan Cherki’nin ceza yayından sert vuruşunda kaleci İrfan Can Eğribayat meşin yuvarlağı çeldi. Pozisyonun devamında Alexandre Lacazette’in kafa vuruşunda meşin yuvarlak kalenin üzerinden dışarıya çıktı.

83. dakikada Allan Saint-Maximin’in sol taraftan ceza sahası içine girip verdiği pasta Edin Dzeko’nun kale önünde vuruşunda kaleci Lucas Perri, meşin yuvarlağı kurtardı. 88. dakikada kazanılan serbest vuruşta, Benrahma’nın direkt kaleye gönderdiği topu İrfan Can Eğribayat iki hamlede kontrol etti.

Stat: Şükrü Saraçoğlu

Hakemler: Simone Sozza, Alberto Tegoni, Giorgio Peretti

Fenerbahçe: İrfan Can Eğribayat, Yusuf Akçiçek, Alexander Djiku, Çağlar Söyüncü, Bright Osayi-Samuel, Sofyan Amrabat, Fred, Sebastian Szymanski, İrfan Can Kahveci (Allan Saint-Maximin dk. 69), Dusan Tadic (Cengiz Ünder dk. 82), Youssef En-Nesyri (Edin Dzeko dk. 72)

Lyon: Lucas Perri, Sael Kumbedi (Duje Caleta-Car dk. 68), Clinton Mata, Moussa Niakhate, Abner, Said Benrahma, Nemanja Matic, Corentin Tolisso (Jordan Veretout dk. 79), Mathis Cherki, Malick Fofana (Alexandre Lacazette dk. 43), Georges Mikautadze (Ernest Nuamah dk. 79)

Paylaşın

ABD, İran’ı “Snapback” Yaptırımlarıyla Tehdit Ediyor

Donald Trump yönetiminin, İran’ın nükleer taahhütleri ihlal ettiği iddiasıyla bu ülkeye yaptırımların yeniden uygulanmasını amaçlayan BMGK’daki  “Snapback” mekanizmasını harekete geçirmeye hazır olduğu bildirildi.

Haber Merkezi / Amerika Birleşik Devletleri’nin (ABD) Birleşmiş Milletler Daimi Temsilcisi olarak atanan Elise Stefanik, Donald Trump’ın bu konudaki kararlılığını dile getirdi.

Elise Stefanik, ABD Senatosu Dış İlişkiler Komitesi’ndeki oturumda, İran’ı “küresel barışa yönelik en önemli tehdit” olarak nitelendirdi. Stefanik, ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio’nun Tahran’a uluslararası yaptırımların yeniden uygulanmasını amaçlayan “Snapback” mekanizmasını devreye sokma önerisine destek verdi.

2015 yılında İran ile yapılan nükleer anlaşma (JCPOA) sonrası açıklanan “Snapback” mekanizması, İran’ın anlaşmaya uymasını sağlamak için hazırlanmıştı.

Anlaşmada yer alan herhangi bir devletin Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’ne (BMGK) önemli bir ihlali bildirmesi durumunda, müzakereler için 30 günlük bir süreye olanak tanır. Hiçbir karar kabul edilmezse veya veto edilirse, önceki BM yaptırımları otomatik olarak yeniden yürürlüğe girer.

ABD, 2018 yılında JCPOA’dan çekildikten sonra 2020 yılında “Snapback”i devreye sokmuş ve bu kararın yasal dayanağı tartışmalara yol açmıştı.

ABD, anlaşmanın çekilmesinin ardından “maksimum baskı” kapsamında petrol ve bankacılık sektörleri de dahil olmak üzere İran ekonomisine yönelik kapsamlı yaptırımları yeniden yürürlüğe koymuştu.

ABD’nin İran’a yönelik yaptırımları, 1979’daki ABD Büyükelçiliği rehine krizi sonrasında başladı. ABD, o tarihten sonra İran’ın “teröre destek veren bir devlet” olarak tanımladı ve nükleer hedefleri nedeniyle yaptırımlarını genişletti.

JCPOA başlangıçta İran’a nükleer kısıtlamalar karşılığında yaptırımların hafifletilmesini sağlasa da, ABD’nin çekilmesi ve ardından gelen yaptırımlar gerginliği yeniden alevlendirdi.

Paylaşın