Hırvatistan, Geriye Düştüğü Maçta Kanada’yı 4-1 Yendi

Katar’ın ev sahipliği yaptığı FIFA 2022 Dünya Kupası F Grubu ikinci maçında Hırvatistan ile Kanada, Uluslararası Halife Stadı’nda karşı karşıya geldi. Hırvatistan, 1-0 geriye düştüğü maçta Kanada’yı 4-1 mağlup etti.

Haber Merkezi / Hırvatistan’ın golleri 36 ve 70’te Andrej Kramaric, 44’te Marko Livaja ile 90+4’te Lovro Majer’den geldi. Kanada’nın tek sayısını ise 2. dakikada Alphonso Davies kaydetti.

Bu sonuçla Hırvatistan puanını 4’e yükseltti. İkinci maçların ardından grupta puan alamayan Kanada, FIFA Dünya Kupası’na veda etti.

Grubun son maçlarında Fas ile Kanada, Hırvatistan ile Belçika karşı karşıya gelecek.

Goller

Kanada maça golle başladı. İkinci dakikada kaleci Borjan’ın uzun pasıyla rakip yarı sahanın ortasında topu kontrol eden Larin, pasını sağ kanatta hareketlenen Buchanan’a verdi. Bu oyuncunun ortasına ceza sahası içinde iyi yükselen Davies, sert kafa vuruşuyla meşin yuvarlağı ağlarla buluşturdu: 0-1.

Hırvatistan, 36. dakikada beraberlik golünü buldu. Perisic’in şık pasıyla topla buluşan Kramaric, ceza sahası içi sol çaprazında uzak direğe yerden yaptığı düzgün vuruşla meşin yuvarlağı filelere gönderdi: 1-1.

Son Dünya Kupası’nın ikincisi Hırvatistan, 44. dakikada öne geçti. Sağ çaprazdan hızla ceza sahasına yönelen Juranovic, meşin yuvarlağı Livaja’ya aktardı. Livaja, ceza yayı içinden çıkardığı şutla topu ağlarla buluşturdu: 2-1.

Hırvatistan, 70. dakikada farkı 2’ye çıkardı. Perisic’in sol kanattan yaptığı ortada arka direkte topla buluşan Kramaric, meşin yuvarlağı düzelttikten sonra sol ayağıyla uzak köşeye yaptığı düzgün vuruşla takımının üçüncü golünü kaydetti: 3-1.

90+4. dakikada gelişen ani atak sonucunda oyuna sonradan dahil olan Majer ile bir gol daha bulan Hırvatistan, karşılaşmayı 4-1 kazandı.

Stat: Uluslararası Halife

Hakemler: Andres Matias Matonte Cabrera, Nicolas Taran, Martin Soppi (Uruguay)

Hırvatistan: Livakovic, Juranovic, Gvardiol, Lovren, Sosa, Brozovic, Modric (Dk. 86 Pasalic), Kovacic (Dk. 86 Majer), Livaja (Dk. 60 Petkovic), Perisic (Dk. 86 Orsic), Kramaric (Dk. 72 Vlasic)

Kanada: Borjan, Johnston, Vitoria, Miller, Hutchinson (Dk. 73 Adekugbe), Eustaquio (Dk. 46 Kone), Laryea (Dk. 62 Hoilett), Davies, Buchanan, David (Dk. 72 Cavallini), Larin (Dk. 46 Osorio)

Goller: Dk. 2 Davies (Kanada), Dk. 36 ve 70 Kramaric, Dk. 44 Livaja, Dk. 90+4 Majer (Hırvatistan)

Paylaşın

Fas, Belçika’yı Sabiri Ve Aboukhlal İle Geçti

Katar’ın ev sahipliğini yaptığı FIFA 2022 Dünya Kupası F Grubu maçında Belçika ile Fas, Al Thumama Stadyumu’nda karşı karşıya geldi. Afrika temsilcisi Fas, mücadeleyi 2-0’lık skorla kazandı.

Haber Merkezi / Karşılaşmada Fas’a galibiyeti getiren golleri 73. dakikada Abdelhamid Sabiri ve 90+3. dakikada Zakaria Aboukhlal attı. Bu sonucun ardından Belçika grupta 3 puanda kaldı. Fas, 4 puana yükseldi.

Belçika, gruptaki son maçta 1 Aralık Perşembe günü Hırvatistan ile karşılaşacak. Fas, aynı tarihte Kanada ile kozlarını paylaşacak.

Karşılaşmadan dakikalar

5. dakikada sol kanatta topla buluşan Eden Hazard’ın yerden ceza sahasına gönderdiği derinlemesine topa Batshuayi hareketlendi. Batshuayi’nin dar açıdan yaptığı vuruşta kaleci son anda topu kornere gönderdi.

20. dakikada ceza sahasının sol çaprazında topla buluşan Hazard’ın şutunda top kaleci Munir’de kaldı.

28. dakikada Fas’ta Boufal ceza sahasının sol çaprazında topla buluştu. Boufal’ın arka direğe doğru gönderdiği topu Ziyech kafayla kale alanına indirdi. Amallah’ın şutunda top üstten auta gitti.

45+1. dakikada ceza sahasının sağ çaprazından kazanılan serbest vuruşta Hakim Ziyech topun başına geçti. Yıldız oyuncunun sert şutunda top filelere gitti. VAR tarafından uyarılan Hakem Cesar Ramos pozisyonu izledikten sonra ofsayt gerekesiyle golü iptal etti.

52. dakikada Belçika’da sağ kanatta topla buluşan Hazard, rakiplerinden sıyrılarak çaprazdan ceza sahasına girdi. Hazard’ın sert şutunda kaleci Munir son anda topu kornere çeldi.

60. dakikada Belçika’da Galatasaray forması giyen Mertens ile Tielemans oyuna girdi. Eden Hazard ve Onana oyundan çıktı.

65. dakikada ceza sahası dışında topla buluşan Mertens’in rakibinden sıyrılarak yaptığı vuruşta kaleci Munir son anda gole izin vermedi.

73. dakikada ceza sahasının sol çaprazından kazanılan serbest vuruşta topun başına Sabiri geçti. Sabiri’nin sert şutunda top filelere gitti.

80. dakikada Belçika’da Lukaku oyuna girdi.

90. dakikada Fas kontratapa çıktı. Sağ çaprazdan ceza sahasına giren Hamdallah’ın sert şutunda kaleci Courtois’dan seken top kornere gitti.

90+3. dakikada sol taraftan ceza sahasına gönderilen topu Aboukhlal sert bir vuruşla filelere gönderdi.

Paylaşın

Dünya Kupası: Kosta Rika, Japonya’yı Devirdi

Katar’ın ev sahipliğini yaptığı FIFA 2022 Dünya Kupası’ E Grubu karşılaşmasında Japonya ile Kosta Rika, Ahmed bin Ali Stadyumu karşı karşıya geldi. Kosta Rika mücadeleyi maçın son bölümünde bulduğu golle 1-0 kazandı.

Haber Merkezi / Kosta Rika’nın golü 81. dakikada Fuller’den geldi. Kosta Rika bu sonuçla, ilk 3 puanını aldı. Japonya da, ilk maçta Almanya karşısında aldığı galibiyet sonrası 3 puanda kaldı. Japonya bir sonraki maçını İspanya ile oynayacak. Kosta Rika ise Almanya ile karşı karşıya gelecek.

Karşılaşmayı 41 bin 479 seyircinin takip ettiği açıklandı.

Karşılaşmadan dakikalar

4. dakikada Gerson Torres rakip yarı alanın ortalarında uzak mesafeden şansını deniyor ancak savunmaya çarpan top tehlikeli bölgeden uzaklaşıyor.

14. dakikada Yuto Nagatomo – Gerson Torres mücadelesinde hakem, taç çizgisine yakın bir noktada Kosta Rika lehine faul kararı veriyor.

22. dakikada Daichi Kamada ile Joel Campbell arasındaki mücadele hakem tarafından faul nedeniyle durduruluyor. Faulü yapan oyuncu Daichi Kamada. Taç çizgisine yakın bir bölgede Kosta Rika takımı oyuna başlayacak.

41. dakikada Kosta Rika takımında Anthony Contreras, sarı kart görüyor.

44. dakikada Japonya takımında Miki Yamane hakem Michael Oliver tarafından sarı kart ile cezalandırılıyor.

48. dakikada Wataru Endo rakip ceza sahasının hemen dışında kaleyi karşısına alıp şansını deniyor ancak savunmaya çarpan top tehlikeli bölgeden uzaklaşıyor.

50. dakikada Wataru Endo altıpas üzerinden şansını deniyor ancak savunmaya çarpan top tehlikeli bölgeden uzaklaşıyor.

63. dakikada Japonya takımının ceza sahasının hemen dışındaki bir noktada kazandığı serbest vuruş için topun başına Yuki Soma geçiyor.

70. dakikada Kosta Rika takımında Francisco Calvo, sarı kart görüyor.

35. dakikada Francisco Calvo rakip ceza sahasına girmeden şansını deniyor ancak top savunmadan geri geliyor.

38. dakikada Wataru Endo önemli bir poziyonu değerlendiremiyor. Ceza sahasının dışından kaleyi cepheden gören bir noktada topla buluşan Wataru Endo tarafından çekilen şut defansın müdahalesiyle engelleniyor.

72. dakikada Japonya takımı bu dakikada tabelayı değiştirme fırsatına yaklaşıyor ancak ceza sahasının dışından kaleyi cepheden gören bir noktadan Daichi Kamada tarafından çekilen şut defansın müdahalesiyle engelleniyor.

81. dakikada Keysher Fuller takımını öne geçiren golü atıyor.

Paylaşın

Tarihteki Bilinen En Eski Hayvanların ‘Ne Yediği’ Ortaya Çıktı

575 milyon yıl önce Ediyakaran Dönemi’nde yaşayan hayvanların yeşil algler ve bakterilerle beslendiği anlaşıldı. İncelenen canlılar arasında bilimsel adları Kimberella ve Dickinsonia olan iki hayvan yer aldı.

Salyangoz benzeri Kimberella’nın bir ağzı ve bağırsakları olduğu, yiyecekleri tıpkı modern hayvanlar gibi sindirdiği saptandı. Boyu 1,4 metreye kadar ulaşabilen yassı ve çizgili Dickinsonia’nın ise ağzı yoktu. Bu yüzden, bu hayvanın besinleri gövdesiyle emerek sindirdiği sonucuna varıldı.

Almanya’daki GFZ Yerbilimleri Araştırma Merkezi’nden Dr. Ilya Bobrovskiy liderliğindeki bir ekip, fosilleri çıplak gözle görülebilen, yani mikroskobik boyutlarda olmayan en eski canlılardaki kimyasalları analiz etti.

Bunun sonucunda yaklaşık 575 milyon yıl önce Ediyakaran Dönemi’nde yaşayan hayvanların yeşil algler ve bakterilerle beslendiği anlaşıldı.

İncelenen canlılar arasında bilimsel adları Kimberella ve Dickinsonia olan iki hayvan yer aldı.

Salyangoz benzeri Kimberella’nın bir ağzı ve bağırsakları olduğu, yiyecekleri tıpkı modern hayvanlar gibi sindirdiği saptandı.

Boyu 1,4 metreye kadar ulaşabilen yassı ve çizgili Dickinsonia’nın ise ağzı yoktu. Bu yüzden araştırmacılar, bu hayvanın besinleri gövdesiyle emerek sindirdiği sonucuna vardı.

Hakemli bilimsel dergi Current Biology’de yayımlanan araştırmanın başyazarı Bobrovskiy, konuyla ilgili şu açıklamada bulundu:

“Bulgularımız, Ediyakaran biyotasına ait hayvanların, Dickinsonia gibi tuhaf canlılardan ve Kimberella gibi daha gelişmiş hayvanlardan oluşan karışık bir ortam olduğunu gösteriyor.”

Bobrovskiy, “Özellikle Kimberella, insanların ve bugünkü diğer hayvanlarınkine benzer biyolojik özelliklere sahipti” diye ekledi.

Kimberella ve Dickinsonia fosillerini analiz eden araştırmacılar, önce modern hayvanların alametifarikası olarak görülen kolesterol izlerine rastladı.

Bunun ardından fosillerde başka moleküllere rastlanıp rastlanmayacağını araştıran ekip, bu eski hayvanlara ait olmayan diğer yağ moleküllerini buldu.

Bunların, söz konusu hayvanların ölmeden önce yediği son öğüne ait moleküller olduğu anlaşıldı. Ayrıntılı incelemeler sonucunda bu son öğünün de bakteri ve algler olduğu ortaya kondu.

Araştırma ekibinde yer alan, Avustralya Ulusal Üniversitesi’nden Profesör Jochen Brock, “Özellikle Kimberella’nın bağırsaklarındaki molekülleri analiz ettikten sonra tam olarak ne yediğini ve yiyecekleri nasıl sindirdiğini belirleyebildik” diye konuştu.

Kimberella’nın hangi besinlerin kendisi için iyi olduğunu kesinlikle bildiğini ve geri kalan her şeyi bağırsakları aracılığıyla filtrelediğini aktaran bilim insanı, “Fosillerdeki kimyasalları inceleyerek, hayvanların bağırsakları çoktan çürümüş olsa bile içerikleri görünür hale getirebiliyoruz” diye ekledi:

“Aynı tekniği, Dickinsonia üzerinde de kullandık ve bağırsağı olmadığını keşfettik.”

(Kaynak: Independent Türkçe)

Paylaşın

S. Arabistan’dan TCMB’ye 5 Milyar Dolar Yatırım; Arabistanlı Bakan Türkiye’de

Hazine ve Maliye Bakanı Nureddin Nebati, Suudi Arabistan Ticaret Bakanı Majid Bin Abdullah Al Qasabi ile bir araya geldi. Sosyal medya hesabından görüşmeye ilişkin paylaşım yapan Nebati, “Son derece verimli bir görüşme gerçekleştirdik” dedi ve ekledi:

“Görüşmemizde, ülkelerimiz arasındaki ekonomik, ticari ve finansal iş birliğimizi değerlendirdik. Sayın Bakan ile işbirliğimizi söz konusu alanlarda daha ileri noktalara taşıma hususunda mutabık kaldık.”

Suudi Arabistan’dan Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası’na (TCMB) 5 milyarlık dolar yatıracağı açıklamasından günler sonra ülkenin ticaret bakanı İstanbul’a gitti.

İstanbul’da Hazine ve Maliye Bakanı Nureddin Nebati, Suudi Arabistan Ticaret Bakanı Majid Bin Abdullah Al Qasabi ile bir araya geldi.

Twitter hesabından görüşmeye ilişkin paylaşım yapan Nebati, “Bugün, Suudi Arabistan Ticaret Bakanı Sayın Majid Bin Abdullah Al Qasabi ile bir araya gelerek son derece verimli bir görüşme gerçekleştirdik. Görüşmemizde, ülkelerimiz arasındaki ekonomik, ticari ve finansal iş birliğimizi değerlendirdik. Sayın Bakan ile işbirliğimizi söz konusu alanlarda daha ileri noktalara taşıma hususunda mutabık kaldık” dedi.

Suudi Arabistan Maliye Bakanlığı, 22 Kasım’da Türkiye Merkez Bankası’na 5 milyar dolar yatırmak için görüşmelerde sona yaklaştıklarını açıklamıştı. Açıklamayı bakanlığın sözcüsü Reuters’a e-posta yoluyla yapmıştı.

Anadolu Ajansı da aynı gün, Hazine ve Maliye Bakanlığı kaynaklarına dayandırdığı haberinde, Suudi Arabistan’ın TCMB bünyesinde 5 milyar dolarlık mevduat hesabı açması konusunda yürütülen görüşmelerde nihai aşamaya gelindiğini duyurmuştu.

Merkez Bankası’nın net rezervleri son aylarda artış eğiliminde.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan da hafta başında “Merkez Bankası’nın döviz rezervi 123 milyar dolara ulaştı. Bu ay sonuna kadar döviz rezervimiz belki 130 milyar doları bulacak” demişti.

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın şirket mukavelesinde Mayıs ayında değişiklik yapılmış; banka nezdindeki yabancı merkez bankalarının varlıklarının haczedilemeyeceği; üzerlerine ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz konulamayacağı kararı resmen yürürlüğe girmişti.

Paylaşın

Türkiye’de Çalışanların Yaklaşık Yarısı ‘Mutsuz’

SOMDER tarafından yapılan ankete göre, Türkiye’de tüm meslek gruplarında mutsuz olanların oranı neredeyse çalışanların yarısına tekabül ediyor. Ankete göre, kadın çalışanlar erkek çalışanlara göre daha mutlu, ( yüzde 53,1) “mutsuz olduğunu” söyleyen erkek çalışanların oranı ise yüzde 60,9’a ulaşıyor…

Ankette yer alan “Türkiye’nin acil çözülmesi gereken en önemli üç sorunu nedir? sorusuna ise; katılımcıların yüzde 20,3’ü ilk sırada “ekonomi”, yüzde 18,1 ile ikinci sırada “adalet”, yüzde 15,7 ile “eğitim” olduğunu söyledi.

Sosyoloji Mezunları Derneği  (SOMDER), “Farklı Toplumsal Kesimlerden Gençlerin Aktif Vatandaşlık Algıları ve Politikaya Katılım Mekanizmalarına Bakışı” başlıklı araştırmasının sonucunu açıkladı.

Friedrich-Ebert-Stiftung (FES) Türkiye Temsilciliği tarafından desteklenen Yöneylem Sosyal Araştırmalar Merkezi’nin saha çalışmasını yaptığı araştırmada 534’ü kadın ve 533’ü erkek toplam 1067 kişiyle görüşüldü.

10 Eylül ile 10 Ekim tarihlerinde yapılan araştırmaya katılanların, yüzde 10’u özel sağlık kuruluşunda, yüzde 10’u nitelikli uzman olarak plazalarda, yüzde 11’i motor-kurye, yüzde 7’si hizmet sektöründe, yüzde 9’u market-mağazalarda, yüzde 8’i depo işçisi, yüzde 12’si ise özel eğitim kurumlarında çalışıyor. Yüzde 20’si öğrenci, yüzde 13’ü işsiz gençlerden oluşuyor.

18-35 yaş aralığındaki öğrenci, çalışan ve işsizlerle yapılan araştırmada görüşmecilere; “Sizce Türkiye’de insanlar mutlu mu” diye soruldu. Katılımcıların; yüzde 96,3’ü “Türkiye’nin mutsuz olduğunu” söyledi.

Tüm meslek gruplarında mutsuz olanların oranı neredeyse çalışanların yarısına tekabül ediyor. Ankete göre; kadın çalışanlar erkek çalışanlara göre daha mutlu, ( yüzde 53,1) “mutsuz olduğunu” söyleyen erkek çalışanların oranı ise yüzde 60,9’a ulaşıyor..

Araştırmaya göre; yaptıkları işten mutsuz olanlar çoğunlukta, çalışanlara “yaptıkları işe devam edip etmeyeceklerini” sorulduğunda ise; yüzde 54,8’i “Evet”, yüzde 41,8’i ise “Hayır” cevabını verdi.

“Türkiye’nin acil çözülmesi gereken en önemli üç sorunu nedir? sorusuna ise; katılımcıların yüzde 20,3’ü ilk sırada “ekonomi”, yüzde 18,1 ile ikinci sırada “adalet”, yüzde 15,7 ile “eğitim” olduğunu söyledi.

Görüşmeciler, devamında yoksulluk (yüzde 12,5), işsizlik (yüzde 12,4), sığınmacılar (yüzde 11,5), sağlık (yüzde 8,9) yanıtlarını verdiler

Katılımcılara “Yaşam Standardınızı ve beklentilerinizi düşündüğünüzde bir yıl öncesine göre durumunuz daha mı iyi oldu?” diye soruldu, yüzde 82,4’i “daha kötü oldu” yüzde 8,6’sı “aynı kaldı” cevabını verirken, daha iyi oldu diyenlerin oranı sadece yüzde 9,0 olarak ölçüldü.

Görüşmecilerin yüzde 65’i “Sizce durumunuz önümüzdeki yıl daha mı iyi olacak” sorusuna “daha kötü olacak” yanıtını verirken, yüzde 13’ü “aynı kalacak” dedi. “Daha iyi olacağına inancı olanların” oranı yüzde 20,1 olarak tespit edildi.

(Kaynak: Bianet)

Paylaşın

Altılı Masa, ‘Cumhurbaşkanı Adayı’ İçin HDP İle Görüşecek Mi?

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP), İYİ Parti, Demokrasi ve Atılım Partisi (DEVA), Demokrat Parti, Saadet Partisi ve Gelecek Partisi’nden oluşan Altılı Masa, geçiş süreci ve temel politikalarda anlaşmanın sağlanması durumunda gelecek yılın ilk aylarında ortak cumhurbaşkanı adayını belirleme sürecini başlatacak.

Belirlenecek adayın Altılı Masa’da olmayan diğer siyasi partilerden de destek arayışına girmesi bekleniyor. Bu süreçte ortak Cumhurbaşkanı adayını müzakere etmek istediğini söyleyen HDP ile görüşme, oy oranı düşünüldüğünde ayrıca önem taşıyor. Cumhurbaşkanı adayı şubat ya da mart ayında belli olursa diğer partilerle temas trafiği de başlayacak.

Peki “ortak yönetim” vaadinde bulunan, bunun nasıl olacağıyla ilgili “Geçiş Süreci Yol Haritası” çalışması yürüten Altılı Masa, belirleyecekleri Cumhurbaşkanı adayının HDP’nin desteğini alması durumunda ortak yönetime HDP’yi de dahil edecek mi? Altılı Masa’daki partilerin temsilcileri bu soruya “hayır” yanıtını veriyor.

Gazete Duvar‘ın aktardığına göre, HDP’nin, ortak cumhurbaşkanı adayını desteklemek için şartlarını içeren Tutum Belgesi’ndeki taleplerin karşılanmasının önem taşıdığına dikkat çeken bir yetkili, “HDP’nin Tutum Belgesi büyük oranda desteklenebilir bir belge. Onlar da bu talepler kapsamında adımlar atılmasını istiyor. Cumhurbaşkanı adayı bunları değerlendirecektir. Eğer HDP ortak adayı destekleme kararı verirse seçimin kazanılması durumunda oluşturulacak ortak yönetimde yer almaz. Bakanlık verilmez. Cumhur İttifakı’ndaki MHP gibi olur. MHP’nin bakanı yok, yürütme organında bir mekanizma içinde bulunmuyor ama siyasi karar alma süreçlerinde görüşlerine başvuruluyor” değerlendirmesi yaptı.

Kapatma davasında hazine yardımı

Öte yandan Meclis’in üçüncü büyük partisi HDP hakkında açılan kapatma davasında 17 ay geride kaldı. Geçtiğimiz hafta ek savunmasını Anayasa Mahkemesi’ne sunan HDP’de şimdi sözlü savunma için hazırlıklar başladı. Yüksek Mahkeme sözlü savunmayı da aldıktan sonra raportörün raporunu bekleyecek. Bu raporun ardından dava Anayasa Mahkemesi gündemine alınacak.

Üyeler toplanıp bir karara varacak. Hukukçular tüm bu sürecin şubat ayını bulabileceğini söylüyor. HDP’nin kapatılması yönünde çağrılarını sürdüren MHP yetkilileri mahkemeyi daha fazla gecikmeye meydan bırakmadan kapatma kararı vermeye çağırıyor. MHP’nin arka arkaya sürecin hızlandırılması çağrısında bir etken de partilere yapılacak Hazine yardımı. 2023 yılı bütçesi kapsamında yapılacak bu yardım, ocak ayının 10’unda hesaplara yatırılmış olacak.

MHP Genel Başkan Yardımcısı Feti Yıldız bu durumu bütçe görüşmelerinde gündeme getirdi, davada Hazine yardımından yoksun bırakma ya da kapatma gibi bir karar çıkarsa 540 milyon TL’lik Hazine yardımı iadesinin nasıl olacağını sordu. Yıldız, “Bunu bir kasıtla falan söylemiyorum. Mahkeme öyle ya da böyle hukuka, akla, vicdani kanaatine göre bir an önce karar vermelidir” dedi.

Paylaşın

DEVA Partisi Lideri Babacan: Keşke 2017’de Konuşsaydım

CHP Lideri Kılıçdaroğlu’nun gündeme getirdiği ‘Helalleşme’ konusunda DEVA Partisi Lideri Babacan, zihnine takılı kalan konunun 2017 referandumu olduğunu belirtti ve “O referanduma giderken, 2015’te ‘Ben artık konuşmayacağım çünkü siyaseti bırakıyorum’ diye karar almıştım. Referandumu soranlara bunun yanlış olduğunu söyledim. Fakat kamuoyunun önüne çıkıp açıklama yapmadım. ‘Bu iş yanlış. Başkanlık Sistemi dedikleri bu ucube sistem yanlış’ demedim. Çıkıp konuşsam iyi olurmuş” dedi.

Sözcü Gazetesi‘ne konuşan Babacan, “Terör saldırısı hâlâ soruşturma aşamasında. Bazı bilgiler sızıyor ya da sızdırılıyor ama bizim bilmediğimiz de pek çok husus var. Şu anda iktidara karşı en önemli muhalefet bloğu Altılı Masa. Altılı Masa kuvvetle muhtemel 6 ay sonra bu ülkenin başına geçecek. Bu tür önemli dosyalarda Altılı Masa’nın şimdiden bilgilendirilmesi lazım. Bunu bilmek hakkımız. Devlet kurumlarının başındaki insanlar tarafından bilgilendirilmemiz lazım, siyasetçiler tarafından değil. İçişleri Bakanı gelmiş, anlatmış… Zerre kadar önemi yok. İnanmayız söylediklerine. Cumhurbaşkanının söylediğine de güvenmeyiz. Birbirini tutmuyor çünkü” dedi.

Para transferi haberleri üzerinden iktidarı eleştiren Babacan, “Ayağına gidip kapı kapı dolaşmak zorunda kalıyorsunuz. Birisi ‘15 Temmuz’un finansörü’ diye suçladığınız ülke. Gidip yalvarıyorsunuz. Öbürü ‘katil’ diye, ‘dosyayı vermem’ diye suçladığınız ülke. Gidip yalvarıyorsunuz. Yalvar yakar borç para alıyorsunuz. Uluslararası ilişkilerde o kadar tehlikeli bir şey ki… O borç verilirken karşılığında neler oluyor? Onu da bilmiyoruz. İktidara geldiğimizde bakacağız, dosyalarda varsa göreceğiz ya da ‘Sizin eski Cumhurbaşkanınızın böyle bir sözü vardı, ne yapacaksınız?’ diye bize soracaklar. Eğer devlet taahhüdü ise yazılı kayıtlı bir şeyse devlette devamlılık var yapacaksınız… Ama sözlüyse de kimse kusura bakmasın biz de söze güven yok” ifadelerini kullandı.

Babacan ayrıca, “Onlar harcayacak, borç bize kalacak. İkili borçlanma bizim hiç yapmadığımız bir şey. Bir ülkeyle ikili anlaşma ile borçlanmadık. Tek kişiden borç aldığınız zaman mutlaka borcunuz birikmeye başlar. Dış borç büyüyor, yanında da binalar yükseliyor. Ama bu binalar döviz üretmiyorlar, sorun orada. Ben 2012’de diyordum ki, ‘Sanayiden inşaata doğru büyük bir kayma var.’ Düzeltmeye çalıştık, yasa tasarıları hazırladık. En son Erdoğan bana ‘Bu dediklerini yaparsam ben il başkanı, ilçe başkanı bulamam’ dedi” diye konuştu.

‘Teşkilatlarımız hazır’

Haziran 2023’te yapılması planlanan Cumhurbaşkanlığı ve milletvekilliği seçimleri tarihi konusunda konuşan Babacan, “Mart 2023’te bir baskın seçim olma ihtimali var. Teşkilatlarımız buna şimdiden hazır” dedi.

Babacan, “Sayın Erdoğan’ın ‘Zamanı geldiğinde ben de bırakacağım’ sözlerini içtenlikle söylediğine inandınız mı? Önümüzdeki seçimde sandıkta yenilse bile bırakmayacağına ilişkin endişeler var. Kenara çekilmemek için akla gelmeyecek yöntemler deneyebilir mi?” sorusuna şu yanıtı verdi: “AKP’de ‘3 dönem’ kuralının işlediği sırada belki bir süre bunu samimi olarak düşünmüş olabilir. Fakat 2014 yılında Cumhurbaşkanlığına seçildi ama partinin genel başkanlığını bırakmadı. ‘3 dönem’ kuralı tamamen yerle bir edildi.”

“Şöyle sandıkları hep beraber bir patlatalım” diyen Babacan, “Açık ara seçimi alalım, ondan sonra hiç kimsenin ne söyleyeceği laf ne de yapabileceği bir iş kalır” diye konuştu.

Altılı Masa’nın ‘tek adam rejimi olmasın diye’ uğraştığını söyleyen DEVA lideri, “Bizim adayımız çıkacak, siyasi taahhütte bulunacak. Genel başkanlardan birisi aday olursa kendi partisinde çoğunluğu olmayacağı için herkes bir arada durmaya mecbur. O yüzden ben bu masanın ‘merkezçek kuvveti’ var diyorum. Şu anda Erdoğan niye Devlet Bahçeli’nin yükünü çekiyor ki? Parlamentoda AKP’nin çoğunluğu olmadığı için… Geçiş sürecini çok önemsiyoruz. (Meclis çoğunluğunu elde edemezsek) 6 ay, 1 yıl, 2 yıl diye düşündüğümüz süreç belki de 5 yıl devam etmek zorunda. Onun için dürüst, sözünde duran bir aday lazım” dedi.

‘Konuşsam iyi olurmuş’

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun gündeme getirdiği ‘Helalleşme’ konusunda Ali Babacan, zihnine takılı kalan konunun 2017 referandumu olduğunu belirtti ve “O referanduma giderken, 2015’te ‘Ben artık konuşmayacağım çünkü siyaseti bırakıyorum’ diye karar almıştım. Referandumu soranlara bunun yanlış olduğunu söyledim. Fakat kamuoyunun önüne çıkıp açıklama yapmadım. ‘Bu iş yanlış. Başkanlık Sistemi dedikleri bu ucube sistem yanlış’ demedim. Çıkıp konuşsam iyi olurmuş” dedi.

Paylaşın

Vatandaşın Borcu 1 Trilyon 427 Milyar TL’ye Yükseldi

İktidar ekonomide pembe tablolar çizmeye çalışsa da gerçekler, iktidarın açıklamalarını yalanlıyor. İktidarın ekonomi politikaları sonucu bankaların karları katlanarak artarken, yurttaşların yöneldiği bankalara olan borcu da artmaya devam ediyor.

Yurttaşların 11-18 Kasım haftasındaki borcu 2,4 milyar TL artarken, son 6 aydaki artış ise 315 milyar TL oldu.

Bireylerin bankalara ve finansman şirketlerine olan konut, taşıt, ihtiyaç ve kredi kartından kaynaklanan borcu ise takiptekiler de dahil 18 Kasım itibarıyla bir trilyon 427 milyar TL olarak gerçekleşti.

BirGün’ün aktardığına göre Cumhuriyet Halk Partisi’nin (CHP) Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Grubu notunda yurttaşların bu borcunun bir trilyon 43 milyar TL’sinin bireysel (konut, otomobil, ihtiyaç) kredilerinin, 384 milyar TL’sinin de kredi kartı borç bakiyelerinden kaynaklandığı belirtildi.

Son hafta tüketici kredilerinde 2,4 milyar TL’lik artış olurken, kredi kartları borçları ise değişmedi.

Takipteki borçlar 30,8 milyar TL

Kişilerin vadesinde ödeyemediği için bankalar tarafından icraya verilen ve henüz varlık yönetim şirketlerin devretmedikleri takipteki borçları ise 30,8 milyar TL’ye yükseldi. Bankaların takipteki bu borçlarını düşük bir bedel karşılığında varlık yönetim şirketlerine devrediyor olmaları bu rakamı olduğundan daha düşük gösteriyor.

Toplam borç verileri

Yurttaşların varlık yönetim şirketlerine olan borçları son bir yılda 5,3 milyar TL artarak eylül sonunda 36 milyar TL’ye yükseldi. TOKİ’ye olan konut kredisi borçları da 28 milyar TL oldu. Bankalara, finansman şirketlerine, varlık yönetim şirketlerine ve TOKİ’ye olan (tahsili gecikmiş borçlar da dahil) toplam borç bir trilyon 492 milyar TL düzeyinde seyrediyor.

Bankalara olan borçta yılbaşından bu yana 400 milyar TL’lik, toplam borçlarda ise 408 milyar TL’lik artış yaşandı.

Paylaşın

32’si HDP’li 39 Milletvekili Hakkında 63 Fezleke

Adalet Bakanlığı, 32’si Halkların Demokratik Partili (HDP), 39 milletvekili hakkında hazırlanan 63 fezlekeyi Türkiye Büyük Millet Meclisine (TBMM) sunulmak üzere Cumhurbaşkanlığına gönderdi.

Haber Merkezi / Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca 39 milletvekilinin çeşitli suçlardan dokunulmazlıklarının kaldırılması istemiyle hazırladığı fezlekeler arasında CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ve Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ da var.

Fezlekelerden 53’ü ise HDP’li 32 milletvekili hakkındaki suçlamaları içeriyor. HDP Van milletvekilleri Sezai Temelli ile Muazzez Orhan Işık hakkında 4’er, HDP Van Milletvekili Tayip Temel ile HDP Batman Milletvekili Ayşe Acar Başaran hakkında 3’er fezleke bulunuyor.

Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) Eş Genel Başkanı ve Diyarbakır Milletvekili Salihe Aydeniz’in ise 4 fezlekesi yer alıyor.

CHP Lideri Kılıçdaroğlu’nun fezlekesi cumhurbaşkanına hakaretten

Gönderilen fezlekeler arasında CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun, “Cumhurbaşkanına hakaretten” bir dosyası bulunuyor.

Demokrat Parti Ordu Milletvekili Cemal Enginyurt hakkındaki fezleke ise tartışma programında Gazeteci Latif Şimşek’e yönelik eylemlerinden dolayı “kasten yaralama”, “alenen hakaret” ve “tehdit” suçlarını kapsıyor.

Süreç nasıl işliyor?

Hakkında suç isnadı bulunan milletvekillerinin dokunulmazlığının kaldırılıp kaldırılmamasına ilişkin talepler, Adalet Bakanlığına sunuluyor. Bakanlık, talebi gerekçeli bir yazıyla Cumhurbaşkanlığına, Cumhurbaşkanlığı ise TBMM Başkanlığına iletiyor.

Meclis Başkanlığına gelen fezlekelerin gündeme alınmasındaki süreç, İçtüzüğe göre işliyor. Milletvekili dokunulmazlığı, İçtüzüğün “Yasama Dokunulmazlığı ve Üyeliğin Düşmesi” başlıklı dokuzuncu kısmının “yasama dokunulmazlığı” alt başlıklı birinci bölümünde düzenleniyor.

Bir milletvekilinin dokunulmazlığının kaldırılması hakkındaki istemler, TBMM Başkanlığınca “Gelen Kağıtlar” listesinde yayınlanarak Anayasa ve Adalet Komisyonu Üyelerinden Kurulu Karma Komisyona havale ediliyor.

Söz konusu fezleke ile Meclis’teki mevcut fezlekeler, sevk edildikleri Karma Komisyonda bekletilebiliyor ya da komisyonda gündeme alınabiliyor. Fezlekelerin gündeme alınması halinde süreç başlıyor. Karma Komisyon toplanıyor ve hangi fezlekeye ait dosyayı değerlendireceğine karar veriyor.

Hazırlık Komisyonu kuruluyor

Hazırlık Komisyonu, kurulduğu andan itibaren en geç 1 ay içinde dosyayı inceleyerek raporunu hazırlıyor. Bu komisyon bütün kağıtları inceleyip gerekirse o milletvekilini dinliyor ancak tanık dinleyemiyor.

Hazırlık Komisyonu, yasama dokunulmazlığının kaldırılması yönünde karar alırsa dosya Karma Komisyona havale ediliyor. Karma Komisyon da 1 ay içinde Hazırlık Komisyonu raporunu ve eklerini görüşerek sonuçlandırıyor.

Karma Komisyon, dokunulmazlığın kaldırılmasına veya kovuşturmanın milletvekilliği sıfatının sona ermesine kadar ertelenmesine karar veriyor.

Karma Komisyon kovuşturmanın ertelenmesini kararlaştırmışsa bu yöndeki raporu Genel Kurulda okunarak bilgiye sunuluyor. Bu rapora milletvekilleri tarafından 10 gün içinde itiraz edilmezse kesinleşiyor, itiraz edilmesi halinde ise rapor Genel Kurul gündemine alınıyor. İtiraz edilmeyen dosyalar Cumhurbaşkanlığına gönderiliyor.

Dokunulmazlığın kaldırılması yönündeki Karma Komisyon raporları, doğrudan Genel Kurul gündemine giriyor. Genel Kurul, raporu kabul ederek dokunulmazlığın kaldırılmasını kararlaştırabileceği gibi, raporu reddederek yargılamanın dönem sonuna ertelenmesine de karar verebiliyor.

Kovuşturma ertelenmiş ve bu karar Genel Kurulca kaldırılmamış ise dönem yenilenmiş olsa bile milletvekilliği sıfatı devam ettiği sürece ilgili hakkında kovuşturma yapılamıyor.

Genel Kurul aşaması

Milletvekillerine dağıtılan Karma Komisyon raporu, Genel Kurulda okunarak görüşülüyor. Biri lehte diğeri de aleyhte olmak üzere, iki milletvekili rapor üzerinde konuşma yapıyor.

Fezlekesi olan milletvekili isterse Hazırlık Komisyonunda, Karma Komisyonda veya Genel Kurulda kendi savunmasını yapabiliyor ya da başka bir milletvekili arkadaşına savunma yapması için bu hakkını verebiliyor.

Söz ve savunma talebi yoksa görüşmeler tamamlanıyor. Daha sonra Karma Komisyonun yasama dokunulmazlığının kaldırılmasına dair raporu oylamaya sunuluyor. Genel uygulamaya göre açık oylama yapılıyor. Genel Kurulda dokunulmazlıkların kaldırılmasına ilişkin oylamada, karar yeter sayısı (151) yeterli oluyor.

Her dosya için ayrı oylama yapılıyor

Genel Kuruldaki oylamada, her milletvekili ve fezleke için ayrı oylama yapılıyor. Bir milletvekili hakkında iki dosya varsa iki dosya ayrı ayrı oylanıp karara bağlanıyor. Dokunulmazlık hangi dosya hakkında kaldırıldıysa yalnızca o fezleke hakkında yargılama yapılabiliyor. Milletvekilinin dönem sonuna bırakılan dosyası hakkındaki dokunulmazlığı devam ediyor.

Genel Kurul kararından sonra milletvekilinin dokunulmazlığı, söz konusu dosya için kaldırılmış oluyor.

Meclis Başkanlığı, dosyayı Cumhurbaşkanlığı aracılığıyla Adalet Bakanlığına gönderiyor. Bakanlık da dokunulmazlığı kaldırılan milletvekili hakkında gereğinin yapılması için dosyası ilgili savcılığa havale ediyor.

Savcılık da dosyanın ulaşmasının ardından soruşturmaya kaldığı yerden devam ediyor, söz konusu milletvekilini tutuklanması talebiyle mahkemeye de sevk edebiliyor ya da tutuksuz olarak yargılanmasına da devam edebiliyor.

Dokunulmazlık kalkıyor, vekillik devam ediyor

Bir milletvekilinin dokunulmazlığının kalkmasıyla milletvekilliği düşmüyor, devam ediyor. Milletvekili maaşını alıyor ve diğer sosyal haklarından yararlanıyor. Tutuklanmamışsa Meclise gelerek yasama çalışmalarına da katılabiliyor.

Ancak milletvekili hakkındaki ceza kesinleştikten sonra Genel Kurulda okunuyor ve o zaman milletvekilliği düşürülüyor.

Milletvekilinin yasama dokunulmazlığının kaldırılmasına veya milletvekilliğinin düşmesine karar verilmesi halinde, Genel Kurul kararının alındığı tarihten itibaren 7 gün içinde ilgili milletvekili veya bir diğer milletvekili, kararın Anayasaya, kanuna veya İçtüzüğe aykırılığı iddiasıyla iptal için Anayasa Mahkemesine başvurabiliyor. Anayasa Mahkemesi, iptal istemini 15 gün içinde kesin karara bağlıyor.

Paylaşın