Adıyaman: Mor Petrus ve Mor Paulus Kilisesi

Mor Petrus ve Mor Paulus Kilisesi; Adıyaman’ın Merkez İlçesi, Mara Mahallesi sınırları içerisinde yer almaktadır. Merkeze yürüme mesafesindedir.

4 veya 5’inci yüzyılda yapıldığı tahmin edilen kilise, giriş kapısı üzerinde ve içeride bulunan Süryanice kitabelere göre 1888 ve 1905 yıllarında onarım görmüştür.

Doğu-batı yönünde uzanan kilise üç nefli bazilikal plana sahiptir. Apsis içerisinde bulunan ahşap sunak 1890 yılında Urfalı Süryani ustalar tarafından yapılmış ve yakın zamanda onarım görmüştür.

Batıda yer alan narteksin üst katı içeriye açılmaktadır. St. Paul Kilisesi olarak da bilinen kilise bugün Süryani Cemaati tarafından kullanılmaktadır.

Paylaşın

Adıyaman: Yeni Kale

Yeni Kale; Adıyaman’ın Kahta İlçesi’ne bağlı Kocahisar Köyü sınırları içerisinde yer almaktadır. Ulaşım özel araçlarla veya turlarla sağlanmaktadır.

İlk yapılış tarihi Hititlere kadar giden kalenin bugünkü şekli Memluklular Dönemi’nden kalma olup, Osmanlılar Dönemi’nde de kullanılmıştır. Kalenin Urartu, Part, Kommagene, Roma, Sasani ve Arapların eline geçtiği bilinmektedir. Kalenin kapı girişi üzerinde, Mescit’te, doğu burcunda ve sarayın giriş kapısında olmak üzere çok sayıda kitabeler mevcuttur.

Kale giriş kapısı üzerinde yer alan yazıtta Memluk Sultanı Kalaun’un, mescitte bulunan yazıtta Melik Eşref Selahaddin Halil’in, sarayın giriş kapısındaki kitabede ise Melik Nasır’ın adları geçer. Kale içinde mescit, hapishane ve zindan, posta güvercinlerinin yetiştirildiği kule, sarnıçlar, hamam ve Kahta Çayı’na (Nymphaios) inen gizli bir su yolu bulunmaktadır.

Paylaşın

Adıyaman: Adıyaman Müzesi

Adıyaman Müzesi; Adıyaman’ın Merkez İlçesi, Atatürk Bulvarı üzerinde yer almaktadır. Müze, şehir merkezinde yürüyüş mesafesindedir.

Adıyaman Müzesi’nde Paleolitik, Neolitik, Kalkolitik, Tunç Çağı, Demir Çağı, Helenistik, Roma, Bizans, İslami, Selçuklu ve Osmanlı dönemlerine ait çeşitli eserler sergilenmektedir.

Müzede bulunan Etnoğrafik Eserler Salonu’nda ise yörede derlenen halı, kilim ve cicim gibi el dokumaları, kadın ve erkek giysileri, gümüş takılar ile bakır eşyalar teşhir edilmektedir.

Paylaşın

Adıyaman: Gerger Kalesi

Gerger Kalesi; Adıyaman’ın Gerger İlçesi, Eski Gerger veya Nefs-i Gerger Oymaklı köyünde yer almaktadır. Ulaşım özel araçlarla sağlanmaktadır.

Tarihi Geç Hitit Beylikleri Dönemi’ne kadar dayanır. Ancak Eski Gerger Kenti’nin MÖ. 3’üncü yüzyılda Arsames adında Seleukos kralı zamanında kurulduğu bilinmektedir. MÖ. II. yüzyılda ise Fırat (Euphrat) Arsameiası olarak adlandırılmaktaydı.

Kale sarp bir kayalık üzerinde bulunmaktadır ve sağlam duvarlarla çevrilmiştir. Büyük bir kaya yüzeyinde Kommagene Kralı Mithridates Kallinichos’un babası ve Antik Kommagene Krallığı’nın Başkenti Somosata’nın (Samsat) kurucusu Kral Samos’un (MÖ. 140-100) devasa büyüklükteki bir kabartması ve Grekçe yazıtlar yer almaktadır.

Daha sonraki dönemlerde Memlukluların Gerger kalesinde uzun bir süre hüküm sürdüklerini ve imar çalışmalarında bulundukları bilinmektedir. Geç dönemde de kullanılan kalenin içerisinde cami, dükkân, su sarnıçları ve benzeri sosyal yapıların kalıntılarını görmek mümkündür.

Paylaşın

Adıyaman: Arsameia Ören Yeri

Arsameia Ören Yeri; Adıyaman Kahta İlçesi sınırları içerisinde yer almaktadır. Ören yeri, birinci derece sit alanıdır.

Adıyaman, Kahta, Nemrut Yolu üzerinde 60. km dedir. Ulaşım özel araçlarla ve turlarla sağlanmaktadır.

Kral I. Antiochos kitabelerinde söz edildiğine göre; Arsameia İ.Ö. 2’inci yüzyılın başlarında Kommagene’lerin atası Arsemez tarafından Kahta Çayı’nın doğusunda Eski Kahta Kalesi’nin karşısında kurulmuş krallığın yazlık başkenti ve idare merkezidir.

Güneydeki tören yolunda Mitras’ın kabartma steli, ayin platformu üzerinde Antiochos-Herakles tokalaşma steli ve bunun önünde Anadolu’nun bilinen en büyük Grekçe yazıtı vardır.

Yazıtın bulunduğu yerden başlayan 158 metre derine inen bir tünel ile yazıtın batısında benzer bir kaya dehlizi bulunmaktadır. Tepe üzerindeki platformda Mithridathes Callinichos’un mezar tapınağı ve sarayı yer almaktadır.

Paylaşın

Adıyaman: Ulu Camii

Ulu Camii; Adıyaman’ın Merkez İlçesi, Ulu Camii Mahallesi, Kale Caddesi üzerinde yer almaktadır. Şehir içi ulaşım araçlarıyla ulaşım sağlanmaktadır.

Dulkadiroğulları Beyliği zamanında yapılan cami daha sonra birçok kez onarım görmüştür.

Caminin 1863 tarihinde yaptırıldığını gösteren kitabe minare kaidesinin doğuya bakan üst yüzeyinde bulunmaktadır. Aynı yerde altta kemer içinde bulunan bir başka kitabede caminin 1902 yılında restore edildiği anlaşılmaktadır.

Paylaşın

Adıyaman: Abuzer Gaffari Türbesi

Abuzer Gaffari Türbesi; Adıyaman Merkez İlçeye bağlı Ziyaret Köyü sınırları içerisinde yer almaktadır. Köy merkeze 5 km. mesafededir.

Türbeye, Adıyaman merkezden ulaşım sağlanmaktadır.

Adıyaman’ın en tanınmış ziyaretgahlarından biridir. Türbenin IV. Murat tarafından Bağdat seferi dönüşünde yaptırıldığı rivayet edilmektedir.

Abuzer Gaffari kimdir?

Sahabelerden olduğu söylenir. Adıyaman’da savaşırken düşmanlar tarafından şehit edildiği ve buraya gömüldüğü rivayet edilmektedir.

Paylaşın

Adıyaman: Karakuş Tümülüsü

Karakuş Tümülüsü; Adıyaman’ın Kahta İlçesi sınırları içerisinde yer almaktadır. İlçe merkezine 20 km. mesafededir. Ulaşım araçlarla sağlanmaktadır.

Kommagene Krallık Ailesi’nin kadınlarına ait bir anıt mezardır. Tümülüsün üzeri çay taşlarının yığılmasıyla oluşmuştur. Yaklaşık 20 metre yüksekliğindeki tümülüsün güneyinde dikili bulunan sütun üzerindeki kartal heykelinden dolayı yöre halkı tarafından ‘karakuş’ olarak anılmış ve literatüre bu isimle girmiştir.

Tümülüsün doğusunda iki adet yaklaşık 10 metre yüksekliğinde sütun bulunmaktadır. Bir sütun üzerinde boğa, diğer sütun üzerinde ise aslan heykeli motifi bulunmaktaydı. Ancak günümüzde sadece boğa motifi durmaktadır ve onun da baş kısmı yok olmuştur.

Tümülüsün batısında ise Kommagene Kralı I. Antiochos’un (MÖ 69 – 36) oğlu Kral II. Mithridates’in (MÖ. 36-20) kız kardeşi Laodike ile tokalaşma kabartması yer alır. Sütun üzerindeki yazıttan anıt mezarın Kral Antiochos’un eşi İsias, kızı Antiochis ve torunu Aka’ya ait olduğu anlaşılmaktadır.

 

Paylaşın

Adıyaman: Nemrut Dağı

Nemrut Dağı; Adıyaman’ın Kahta İlçesi sınırları içerisinde yer almaktadır. Nemrut Dağı, Adıyaman’a 87 km. Kahta ilçesine 43 km uzaklıktadır.

Nemrut’a ulaşım Karadut köyüne kadar asfalt, daha sonraki kısım ise kilitli parke taşı kaplıdır. Turlarla veya özel araçlarla ulaşım sağlanabilir.

Kommagene Kralı I. Antiochos’un tanrılara ve atalarına minnettarlığını göstermek için 2 bin 150 metre yüksekliğindeki Nemrut Dağı’nın yamaçlarına yaptırdığı mezar ve anıtsal heykeller, Helenistik Dönem’in en görkemli kalıntılarından birisidir. Anıtsal heykeller doğu, batı ve kuzey teraslarına yayılmıştır.

İyi korunmuş durumdaki dev heykeller kireçtaşı bloklarından yapılmış olup, 8-10 metre yüksekliktedir. Eski çağlarda Kommagene olarak anılan bölgede I. Mithradates tarafından bağımsız bir krallık kurulmuş, krallık, onun oğlu I. Antiochos (M.Ö. 62-32) döneminde önem kazanmıştır. M.S. 72 yılında Roma’ya karşı yapılan savaşın kaybedilmesinin ardından krallığın bağımsızlığı sona ermiştir.

Nemrut Dağı’nın doruğu yerleşme yeri olmayıp, Antiochos’un tümülüsü ve kutsal alanlardır. Tümülüs, Fırat Nehri geçitlerine ve ovalarına hâkim bir noktadadır. Kralın kemiklerinin ya da küllerinin ana kayaya oyulmuş odaya konulduğu, 50 metre yüksekliğinde ve 150 metre çapındaki tümülüs, küçük kaya parçalarıyla örtülerek koruma altına alınmıştır.

Her ne kadar yazıtlarda kralın mezarının burada olduğu belirtiliyorsa da bugüne kadar keşfedilememiştir. Doğu ve batı teraslarında Antiochos ile tanrı ve tanrıça heykellerinin yanı sıra aslan ve kartal heykelleri bulunmaktadır. Batı terasında eşsiz bir aslanlı horoskop yer almaktadır. Heykeller Helenistik, Pers sanatı ve Kommagene Ülkesi özgün sanatı harmanlanarak yontulmuştur. Bu anlamda Nemrut Dağı’na batı ve doğu uygarlıklarının köprüsü denebilir.

Kommagene Krallığı’nın tarih sahnesinden silinmesiyle Nemrut Dağı’ndaki eserler yaklaşık iki bin yıl boyunca yalnızlığa terk edilmiştir. 1881 yılında yöreyi görevli olarak gezen Alman mühendis Karl Sester, Nemrut Dağı heykellerine rastlamış ve İzmir’de bulunan Alman Konsolosu’nu, Kommagene Krallığı’na ait harabeleri, tanrı heykellerinin oturtulduğu kaidelerin arkasındaki Grekçe yazıtları göremediğinden Asur harabeleri zannederek haberdar etmiştir.

Karl Sester, dev heykelleri keşfetmenin heyecanıyla bu hataya düşmüştür. 1882 yılında Otto Puchstein ve Karl Sester Nemrut’ta inceleme yapmıştır. Müze-i Hümayun (İmparatorluk Müzesi) Müdürü Osman Hamdi Bey 1883 yılında bir ekiple gelip Nemrut’ta çalışmıştır. 2’inci Dünya Savaşı’nın ardından Amerikan arkeolog Theresa Goell ve Alman Karl Doerner; Nemrut ve yöresinde kazı, araştırma ve inceleme yapmışlardır.

Paylaşın

Adıyaman: Üzeyir Peygamber Türbesi

Üzeyir Peygamber Türbesi; Adıyaman’ın Gerger İlçesi, Sutepe Mahallesi sınırları içerisinde yer almaktadır. Ulaşım özel araçlarla sağlanmaktadır.

İsrail oğullarına göre meşhur bir Peygamber olan Üzeyr (a.s)’in adi Kur’an-i Kerim’de geçmektedir. Fakat İslâm’a göre onun peygamber olup olmadığı hususunda ihtilaf vardır. Üzeyr (a.s)’in adı hakkında da alimlerin farklı yorumları vardır. Bazı alimlere göre onun adı Arapça bir isimdir. Diğer bazı âlimlere göre ise, Üzeyr kelimesi Arapça değil, İbranicedir. (el-Ukberî, imlau ma menne bihi’r Rahman, Misir, 1961, II, 7).

İbranicede Üzeyr kelimesinin karşılığı “Azra”dır. Tevrat’ın bu dildeki nüshasında böyle geçmektedir (Biblio Hobraica, nsr. Rud. Kittel, Stuttgart,1952; Esra, VII,1; Nehemio, VIII,13). Üzeyr (a.s), Harun Peygamber’in neslinden gelmektedir (es-Sa’lebî, el-Arais, Misir, 1951, 344). Tevbe Suresi 9/30, 31 ayetlerde ismi açıkça zikredilen Üzeyir Peygamberin hikayesi Bakara suresinde (259. Ayet) açıkça anlatılmaktadır. Bazı rivayetlere göre makam olan ve bazı rivayetlere göre de türbe olan mekanın türbe olma ihtimali oldukça yüksektir.

Günümüzde hala arpa şeklinde görülen ve hiç tükenmeyen taşların varlığı bu zatın kerametinin bir işareti olarak kabul edilmektedir. Üzeyr (a.s) ile ilgili bulunduğu söylenen bir ayet de şöyledir; “Yahut görmedin mi o kimseyi ki, evlerinin çatıları duvarları üzerine çökmüş (yıkık dökük olmuş) ıssız bir kasabaya uğradı. “Ölümünden sonra Allah bunları nasıl diriltir acaba!” dedi. Hemen Allah onu öldürdü yüz sene sonra tekrar diriltti. ‘Ne kadar kaldın burada?’ dedi. ‘Bir gün yahut birkaç saat’ dedi. Allah ona: ‘Bilakis yüz sene kaldın. Yiyeceğine ve içeceğine bak, henüz bozulmamıştır. Bir de eşeğine bak. Seni İnsanlar için bir ayet (ibret işareti) kılalım diye (yüz sene ölü tuttuk sonra tekrar dirilttik). Şimdi sen kemiklere bak, onları nasıl birbiri üstüne koyuyor, sonra ona nasıl et giydiriyoruz’ dedi. Durum kendisince anlaşılınca, ‘Şüphesiz Allah’ın her şeye kadir olduğunu bilmeliyim’ dedi.” (Bakara, 2/259).

Peygamber olsun veya olmasın, Üzeyr (a.s) Allah’a tam manasıyla inanmış, kamil, iman sahibi olan bir zattı. Hayati boyunca, Allah’ın rızasını kazanmak için hayra koşmuştur. Çevresindeki İnsanları da bu şekilde inanmaya ve Allah’ın emir ile yasaklarına riayet etmeye davet etmiştir.

Paylaşın