Adıyaman: Kaşlıca Kalesi

Kaşlıca Kalesi; Adıyaman’ın Tut İlçesi, Kaşlıca Köyü sınırları içerisinde yer almaktadır. Halk arasında Mihri Babil Kalesi olarak bilinir.

Babil Krallığı zamanında yapıldığı sanılmaktadır. Genel olarak kaleler yüksek yerlere kurulmasına karşılık buradaki kale Kaşlıca-Aşağı evlerin bulunduğu vadin içine inşa edilmiştir.

Kalenin bazı yerlerinde duvar kalıntıları, ok mahmuzları ve kenar kısımlarında su kanallarının kalıntıları mevcuttur.

Kalenin içerisinde halkın karakol ya da gözetleme yeri dediği yerler vardır. Buralar, kalenin yüksek noktalarını teşkil etmektedir. Battal-Gazi’nin Malatya’dan gelerek bu kaleyi fethettiği söylenmektedir.

Paylaşın

Adıyaman: Şovak Köprüsü

Şovak Köprüsü; Adıyaman’ın Tut İlçesi sınırları içerisindedir. Şova Deresi üzerine kurulmuştur.

Taştan yapılmış tarihi bir köprüdür. Osmanlılar zamanında kervanların Vijne köprüsü’nden gelerek buradan geçtiği belirtilmektedir.

Ayrıca halk arasında Gorlam olarak adlandırılan vadide suyu aşağılara aktarmaya yarayan kayalara oyulmuş su kanalları ve mağaralar bulunmaktadır.

Yöredeki sulama kanalları ve kapalı künk kalıntıları, Göksu Vadisindeki sulamanın çok eski tarihlere kadar uzandığı gösteriliyor.

Paylaşın

Konya: Hoca Cihan Hanı (Dibi Delik Han)

Hoca Cihan Hanı (Dibi Delik Han); Konya’nın Selçuklu İlçesi, Hocacihan Mahallesi sınırları içerisinde yer almaktadır.

Günümüze kadar orijinal durumu oldukça değişmiş olarak ulaşan Hoca Cihan Hanı’nın orijinal planını mevcut kalıntılara göre tespit etmek mümkün olmaktadır. Bugün üç sahın olarak görülen hanın, orijinalinde de aynı düzene sahip olduğunu tahmin etmekteyiz.

Özellikle yan sahınların tonozunu destekleyen takviye kemerlerinin bir bölümün insitu olarak izlenebilmesi, bugünkü sahın genişliklerinin orijinal sahın sistemine göre düzenlendiğini göstermektedir. Hanın meyilli bir arazi üzerine inşa edilmesi nedeniyle, batı tarafında bugünkü konumundan fazla bir kısmının bulunmadığı anlaşılmakta, aynı şekilde doğu tarafta da mevcut izlere göre bir bölümün olmadığı görülmüştür.

Mevcut benzer örneklere göre, bu uzunluktaki bir hanın daha fazla sahına sahip olamayacağını, bu nedenle de hanın güney ve kuzey taraflarında başka sahnın olmadığını söylemek mümkündür. Kanaatimizce yapı esas planı dikkate alınarak tamir edilmiştir. Orta sahınla kuzeydeki yan sahnı ayıran destek sırasına ait ayaklardan doğudaki ilk üçü ile, diğer destek sırasına ait ayakların ilk ikisi halen mevcuttur.

Kuzeydeki destek sırasının batısında bulunması gereken ayaklar kaybolmuş ve buraya diğer ayaklarla eşit aralıkta iki adet ahşap destek yerleştirilmiştir. Mevcut kalıntıları dikkate aldığımızda, hanın iç mekânının karşılıklı beşer ayağa oturtulmuş sivri kemerli iki destek sırası ile üç sahna bölündüğü anlaşılmaktadır. Orta sahın yan sahınlarda daha geni ve daha yüksektir.

Hanın orijinal girişinin, bugün doğu cephede, orta sahna açılan girişin bulunduğu yerde olduğunu, benzer örnekleri dikkate alarak söylemek mümkündür. Bu grup hanlarda giriş dar cephededir. Hoca Cihan Hanı’nın batı tarafının meyilli bir araziye yaslanması nedeniyle, giriş bu cephede olamaz. Hanın üzerinin, benzeri grup hanlarda görüldüğü gibi, orta sahnın daha yüksek olması nedeniyle beşik çatılı ve yine çevredeki benzer örneklerdeki gibi toprak örtülü olduğunu söyleyebiliriz.

Paylaşın

Konya: Kubad Abad Sarayı

Kubad Abad Sarayı; Konya’nın Beyşehir İlçesi, Gölyaka Köyü sınırları içinde yer almaktadır. Halen burada arkeolojik kazılar devam etmekte, eserler Karatay Müzesi’nde sergilenmektedir.

Kubad Âbâd Sarayı, İbni Bibi’ye göre; Sultan Alâeddin Keykubat Kayseri’den Antalya’ya giderken Beyşehir Gölü çevresinin güzelliğinden etkilenmiş ve buraya bir saray yapılmasını emretmiştir.

Sultanın av emiri ve aynı zamanda da mimarbaşılık görevini sürdüren Vezir Sadeddin Köpek denetiminde ve sultanın çizdiği kroki doğrultusunda 1236 yılında yapılmıştır. Alâeddin Keykubat bu sarayı yaptırırken çevresine de bir şehir kurulmasını emretmiştir.

Kubad Abad Selçuklu Saray Sitesi; Günümüze ulaşabilmiş tek Selçuklu Saray yapısı olup, I. Alaaddin Keykubad’ın (1220-1236) emriyle yapılmıştır. Külliye, Beyşehir Gölü’nün hemen yanında ve Anamas Dağları’nın eteklerindedir.

1980’den bu yana kazı çalışmaları devam etmektedir. Saraydan günümüze müzeleri süsleyen göz kamaştırıcı çinilerle, saray kalıntıları kalmıştır. Çinilerdeki motifler; av eğlencelerini, büyülü inançları, sultanı, ileri gelenleri ve hizmetkârları canlandırır.

Paylaşın

Konya: Horozlu Han

Horozlu Han; Konya’nın Selçuklu İlçesi, Ankara Yolu, Vakuf Sokak üzerinde yer almaktadır. 1248 yılında kışlık olarak yapılmıştır.

Horozlu Han’ın kitabesi ve onunla ilgili herhangi bir belgeye rastlanmamıştır. Bu bakımdan hanın yapım tarihi kesinlik kazanamamaktadır.

Ancak, birçok arastırmacı hanın Sultan II.Giyaseddin Keyhüsrev ve Gzeddin Keykavus döneminde devlet görevinde bulunan Esedüddin Ruzbe tarafından yaptırıldığını ileri sürmektedir.

Esedüddin Ruzbel’in 1249 yılında öldürüldüğü dikkate alınacak olunursa, hanın XIII. yüzyılın ortasında yapıldığı ortaya çıkmaktadır.

Hanın tamamen kesme taştan yapıldığı görülmektedir. Ancak plan düzeni tam olarak ortaya çıkarılmamıştır. Mescit Kısmı Zazadin ve Obruk hanlarında olduğu gibi girişin üzerinde olduğu sanılmaktadır. Diğer hanlarda olduğu gibi anıtsal bir giriş kapısının olup olmadığı konusunda da kesin bir bilgi yoktur.

Yapı yapıldığı dönem itibariyle, kervanların gün boyu süren yolculukların ardından konakladıkları, bu arada yolcuların ve hayvanların her türlü ihtiyaçlarını karşılayabildikleri yatakhane, aşevi, erzak ambarı, depolar, ahırlar, mescit, şadırvan, hamam, ayakkabıcı, nalbant vb. için gerekli mekânları bulundurmaktadır.

Paylaşın

Konya: Obruk Hanı

Obruk Hanı; Konya’nın Karatay İlçesi, Kızören Obruğu yanında yer almaktadır. Konya’yı Aksaray’a bağlayan yol üzerindedir.

Kuzey-doğu güney-batı yönünde uzanan dikdörtgen planlı bir oturum alanı üzerine inşa edilen han, güney-batı kanadında yer alan avlu ve kuzey-doğu kanadındaki kapalı/barınak bölümünden oluşur.

Güney-batı cephesinin ortasında dışa taşkın bir kütle olarak yükselen taçkapı, üst çerçevesi üzerindeki dendanları ile bir kale kapısı görünümünde tasarlanmıştır; cephenin köşelerinde prizmatik birer kule yer alır.

Taçkapının sivri kemerli kapı açıklığının irtibatlandığı sivri beşik tonoz örtülü derin bir giriş eyvanı vasıtasıyla dahil olunan dikdörtgen planlı avlu, iki uzun kenarı boyunca ve karşılıklı olarak yerleştirilmiş mekânlarla çevrili durumdadır.

Avluyu kuzey kenarı boyunca sınırlandıran dikdörtgen planlı müstâkil beş mekân, sivri beşik tonozlarla örtülü ve avluya sivri kemer gözleri halinde açılan eyvanlardan ibarettir; avlunun güney kenarını ise sivri kemerlerle birbiriyle bağlantılı ve sivri kemerli beş göz halinde avluya açılan mekânların oluşturduğu bir revak kuruluşu sınırlandırmaktadır.

Avlunun batı kanadı fevkâni bir kuruluştur; zemin kat, taçkapının irtibatlandığı giriş eyvanının iki kanadındaki sivri beşik tonoz örtülü ve simetrik düzende ikişer odadan müteşekkildir. Hâlihazırda hayli harap olmuş durumdaki birinci kata, geçmişte, giriş eyvanının avluya bakan kapısına bitişik bir merdivenle çıkıldığı anlaşılmaktadır.

Sözkonusu katta, bir kapı açıklığıyla dahil olunan ve birbirine iç kapılarla bağlantılı dört müstâkil odanın yer aldığı anlaşılmaktadır. Odalar dikdörtgen planlı ve sivri beşik tonozlarla örtülüdür; güney kanatta yer alan odanın kıble duvarındaki mihrap nişi, geçmişte mescit olarak kullanıldığını ortaya koymaktadır.

Avlunun batı kanadında yer alan ve hayli harap durumdaki kapalı/barınak bölümünün, derinlemesine doğrultuda yerleştirilmiş kare planlı ayaklarla beş sahna taksim edilmiştir; sivri beşik tonozla örtülü olduğu anlaşılan orta sahın daha geniştir.

Hanın inşaatında düzgün kesme ve kaba yonu taşlar kullanılmıştır; duvar örgüsü arasında yoğun olarak antik ve Bizans dönemine alt devşirme taşlar da kullanılmıştır. Hanın inşa kitâbesi yoktur; Selçuklu çağında ve 13. yüzyılda inşa edildiği kabul edilir.

Paylaşın

Konya: Zazadin Hanı

Zazadin Hanı; Konya’nın Selçuklu İlçesi, Tömek Mahallesi, Zazadın Hanı Caddesi üzerinde yer almaktadır.

Sultan Alaeddin Keykubat devrinde, Miladi 1236’da Selçuklu Emirlerinden Vezir Sadettin Köpek tarafından yaptırılmıştır.

Yazlık ve kışlık tiplerin birleşmesinden meydana gelmiş avlu tipte yapılmıştır. Hanın boyu 104 metre, eni 62 metredir.

Taş yapının dış duvarlarında İslam öncesi devirlere ait eserlerden bazı parçalarda kullanılmıştır. Konya-Aksaray yolunun 25. kilometresinde Tömek bucağındadır.

Paylaşın

Konya: Zengibar Kalesi (İsaura)

Zengibar Kalesi; Konya’nın Bozkır İlçesi, Ulupınar Mevkii’nde yer almaktadır. Konya- Bozkır Kara yolunun üzerin de Bozkıra 16 km uzaklık tadır.

İsaura, bu günkü Zengibar Kale olarak bilinen yerdir. İsaura Antik Kenti, 1860 metre yükseklikte hakim bir tepe üzerine kurulmuştur.

Sarp uçurumlarla çevrilmiş olan tepe, Konya ve Torosları kontrol altında tuta bilen bir yerdir.

Özellikle seçilmiş olan bu dağ tepesi, ayrıca Seydişehir, Karaman, Hadim yörelerini de kontrol altına almaktadır.

Bol su kaynaklarının bulunduğu, Toroslar dağ sıralarının, Seydişehir ve Suğla Gölünün, hatta Konyanın bir çok yöre sinin görüle bildiği bu hakim tepe, İsauralılar tarafından bilinçli olarak seçilmiştir.

İsaura Antik Kentinin planı çıkarılmış bu plan da, kentin bazı önemli yapıları ile Nekropollerin yerleri gösterilmiştir.

Paylaşın

Konya: İzzet Koyunoğlu Şehir Müzesi

İzzet Koyunoğlu Şehir Müzesi; Konya’nın Karatay İlçesi, Kerim Dede Mahallesi, Nevniyaz Sokak üzerinde yer almaktadır.

Konya’nın köklü ailelerinden A.R. İzzet Koyunoğlu, Topraklık mahallesindeki evinde yıllarca toplamış olduğu tarihi eserlere özel bir müze ve kitaplık kurmuştur.

Daha sonra kurmuş olduğu müze ve kitaplığı Konya Büyükşehir Belediyesi’ne bağışlanmıştır. Konya Büyükşehir Belediyesi’nce modern müzecilik anlayışının her türlü ihtiyacına cevap verecek şekilde yaptırılarak bugünkü durumuna getirilmiştir.

Müzede arkeolojik eserler ile etnografik eserler sergilenmektedir. Müze bahçesinde bulunan İzzet Koyunoğlu’na ait ev restore edilerek tipik Konya evi örneği olarak ziyarete açılmıştır.

Binada eski ve yeni sivil mimari tarzı bir arada bulunmaktadır. Müze yazma, basma eserler bakımından çok zengindir.

Paylaşın

Konya: İl Halk Kütüphanesi

İl Halk Kütüphanesi; Konya’nın Selçuklu İlçesi, Ferhuniye Mahallesi, Alaaddin Bulvarı üzerinde yer almaktadır. 

Kütüphane binası bodrum ile birlikte dört kat ve terastan oluşmaktadır. Bodrum katta arşiv, cilt atölyesi, su deposu, makine dairesi, sığınak ve jeneratör bulunmaktadır.

Zemin katta İnternet Salonu ile Görsel ve İşitsel Materyal Kullanma Salonu, Okul Öncesi ve Çocuk Bölümü, Gençlik Bölümü, Ödünç Verme Ünitesi ve Konferans Salonu bulunmaktadır. Birinci katta Okuma Salonu A, Okuma Salonu B, Süreli Yayın Bölümü, Teknik Hizmetler Birimi bulunmaktadır.

İkinci katta Serbest Çalışma Salonu ve içerisinde grup çalışma odaları (dört adet olup her biri on altı metrekaredir), Konya İhtisas Kitaplığı, yemekhane ve yönetim birimi bulunmaktadır. Teras katta ise yazlık ve kışlık olarak iki bölüm bulunmaktadır.

Paylaşın