Konya: Beyşehir, Kız Kalesi ve Adası

Kız Kalesi ve Adası; Konya’nın Beyşehir İlçesi’ne bağlı Gölyaka Köyü sınırları içerisinde yer alan Kubadabad Sarayı’nın 3.5 km. kuzeydoğusundadır.

Manyas kuş cennetinden sonra yurdumuzun 2. kuş cenneti durumunda olan Kız Kalesi Adası, Anadolu Selçuklularının yazlık başkenti olan Kubadabad’ın haremliği ve tersaneliğiydi.

Bu kaleden geriye, harçlı duvar yıkıntıları, sur ve saray kalıntıları kalmıştır. Adada zamanla 230’dan fazla kuş türü bulunmaktaymış. Bu nedenle adaya kuş cenneti de denmektedir.

Paylaşın

Konya: Bezzarlar Hanı

Bezzarlar Hanı; Konya’nın Beyşehir İlçesi, İçerişehir Mahallesi sınırları içerisinde yer almaktadır.

1299 yılında yapımı tamamlanmıştır. Taş tuğlalardan yapılma muazzam kubbeleri mevcuttur.

Osmanlılar zamanında 16.yüzyılda Kanuni Sultan Süleyman döneminde onarılmıştır. Türk taş işçiliğinin nadide örneklerinden biridir.

Anadolu’daki en eski bedestenlerden biridir. 1975 yılında Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından onarılan bina bugün Konya Büyükşehir Belediyesi tarafından restore edilmektedir.

Paylaşın

Konya: Erbaba Höyüğü

Erbaba Höyüğü; Konya’nın Beyşehir İlçesi’nin 10 km. kuzeybatısında yer almaktadır. Neolitik Çağı höyüğü, yaklaşık 8.000 yıl öncesine tarihlenmektedir.

Kazıda, çakmak taşı ya da doğal camdan yapılmış yongalar, kazıyıcılar, orak deliciler, çentikli ve dişli deliciler, sarp kenarlı deliciler, uç ve yuvarlak kazıyıcılar ve kalemler çoğunluktadır. Öğütme taşları da oldukça fazla bulunmuştur.

Perdah aletleri, ufak küreler, cilalı taştan küçük yassı baltalar ve renkli taş boncuklar öbür taş buluntularıdır. Ayrıca kemik ve boynuzdan yapılmış, gözlü iğneler, çuvaldızlar, mablaklar, kaşıklar, saplar ve pişmiş topraktan heykelcikler ile çok sayıda çanak ve çömlek bulunmuştur. Erbaba höyüğünden çıkarılan eserler Konya Arkeoloji müzesinde sergilenmektedir.

Paylaşın

Kastamonu: Mantar Mağarası

Mantar Mağarası; Kastamonu’nun Pınarbaşı İlçesi, Sümenler Köyü yakınlarında yer almaktadır.

Ormanlık arazide bulunan mağara, Pınarbaşı İlçe merkezine 30 km. uzaklıktadır.

Mantar Mağarası adını mağara girişinden yaklaşık 30 m. içeride bulunan dev bir mantarı andıran 4 m. yüksekliğindeki kalker kütlesinden almıştır.

Paylaşın

Kastamonu: Kuyluç Mağarası

Kuyluç Mağarası; Kastamonu’nun Şenpazar İlçesi sınırları içerisinde yer almaktadır. Şehriban Çayına 3 km., Devrekani Çayına 4 km. uzaklıktadır.

Dağlı Kuyluca da denilmektedir. Mağaranın ağzı Türkiye’nin en derin noktası Çukurpınar Düdeni’nin (-1190 m.) ağzından daha geniştir.

Mağara girişinde iki akarsu birleşerek cadı kazanları oluşturup ilerleyen bir kol şeklinde devam etmektedir. Bu kol 40-50 metrede muhtemelen mağarayla birleşmektedir.

Mağara içinde yaklaşık 100 m.de bir şelale vardır, şelale yönünde rüzgar esintisi hissedilmektedir. Hava sıcaklığı 10-20 arasında değişmektedir.

Paylaşın

Kastamonu: Kılıçlı Mağarası

Kılıçlı Mağarası; Kastamonu’nun Cide İlçesi, Çamdibi Köyü sınırları içerisinde yer almaktadır.

Kılıçlı Mağarası doğal ve tarihi açıdan çok önemli bir oluşumdur. Sarkıt ve dikitleri ile muhteşem bir görsellik sunmaktadır. Mağaranın girişi ağaçların, çalılıkların arasına gizlenmiş. 350 metre derinliğindeki mağaranın tabanı farklı boyutlardaki havuzlarla kaplıdır.

Yaklaştıkça mağaradan gelen serinlik ziyaretçilerini ferahlatmaktadır. Merdivenden çıkıp mağaraya girince, solunum birden kolaylaşıyor. Havuzların suyu soğuk olduğu halde, üşütmüyor. Mağaranın ikinci bölümündeki sarkıt ve dikitler heykeltıraş elinden çıkmış gibi.

Mağaranın üst kısmında “2010 Cide Arkeoloji Projesi” kapsamında, Hollanda Leiden Üniversitesi’nden Dr. Bleda Düring ve İskoçya Glasgow Üniversitesi’nden Dr. Claudia Glatz başkanlığında arkeolojik yüzey araştırması yapılmış olup Kalkolitik, İlk Tunç, Orta Tunç ve Bizans dönemine ait parçalar bulundu. Bu da, bölgede en az yedi bin yıllık yerleşimlerin bulunduğunu göstermektedir.

Paylaşın

Kastamonu: Gizemli Mağara

Gizemli Mağara; Kastamonu’nun Devrekani İlçesi, Alçılar Köyü’nde ormanlık alan içerisinde bulunur.

Devrekani İlçesi’ne 19 kilometre uzaklıktadır.

‘Sisli ve Gizemli Mağara” adını doğal yapısından almış, barındırdığı sarkıt ve dikitlerle ziyaretçilerine görsel bir şölen sunmaktadır.

Paylaşın

Kastamonu: Ilgarini Mağarası

Ilgarini Mağarası; Kastamonu’nun Pınarbaşı İlçesi sınırları içerisinde yer alır. İlçe merkezine 36 kilometre mesafededir.

Küre Dağları Milli Parkı sınırları içerisinde kalan mağaranın son iki saatlik yürüyüş kısmı nemli, balta girmemiş ve epeyce dik bir yokuşa sahip ormanda yapılmaktadır.

Ancak, rehber almak şartıyla ulaşılabilecek olan mağaranın girişi devasa boyuttadır ve ağzından itibaren toplam uzunluğu 850 m, derinliği 250 m’dir.Ilgarini, Türkiye’nin en derin 4. mağarası sayılmaktadır.

Paylaşın

Kastamonu: İnebolu Evleri

Kastamonu coğrafyası üzerindeki konut çeşitliliğinde kendine özgülüğü ile dikkat çeken örneklerin başında sahil ilçesi İnebolu evleri yer alır.

Belli başlı özellikleri olan İnebolu evlerinin, çatıları yöreye özgü arduaz (marla) taşı ile kaplanmıştır. Yapıların dış cepheleri aşı boyası ile boyanmış ve böylece kırmızı başta olmak üzere mavi, beyaz gibi renklerle göz alıcı bir güzellik kazandırmışlardır.

Evlerin genellikle dik yamaçlara yapılmalarından dolayı ortaya çıkan seki farklılığında, ön cepheler iki katlı görünürken, arka cepheler konakların asıl yüksekliği olan dört katı da göstermektedir.

Konaklardaki ana yapı olan haremlik selamlık uygulamasından dolayı, içlerinde çift merdivenle üst katlara çıkılmakta, bunun yanında katlar birbirinden bağımsız bir şekilde ihtiyaçları karşılayacak bir biçimde apart tarzda yapılmışlardır.

Bu yapı tipini Karadeniz sahilimiz boyunca İnebolu dışında, Abana, İlişi, Bozkurt ve Çatalzeytin gibi yerleşim yerlerinde de görmek mümkündür.

Paylaşın

Konya: Zıvarık Hanı

Zıvarık Hanı; Konya’nın Altınekin İlçesi, Refah Mahallesi sınırları içerisinde yer almaktadır.

Hanın kim tarafından yapıldığı kesin olarak bilinmemektedir. 14-15. yüzyılda yapıldığı rivayet edilmektedir. Bir çok dönemde restore edilmiştir.

Hana giriş, güneydoğu cephe ortasındandır. Cephelerin alt kısımları büyük kaba yonu taş, üst kısımları ise moloz taşlarla inşa edilmiştir. Taç kapının üst kısmı dışında kalan bölümleri tamamen devşirme antik malzemedir.

Orta sahnın, özellikle kuzeydoğusunda kalan bölümü, bugünkü şekliyle karışık bir düzenleme gösterir. Fakat genel hatlarıyla, orta sahnın her iki yanında kalan bölümler, orta sahnı dik olarak, beşik tonozla örtülü yedişer sahna bölmüştür.

Hanın iç mekân düzenlemesine göre yolcuların kuzeydoğu tarafta kaldıkları, hayvanların ise güneybatı tarafa bağlandıkları anlaşılmaktadır.

Paylaşın