Kütahya: Kent Tarihi Müzesi

Kent Tarihi Müzesi; Kütahya’nın Pirler Mahallesi, Germiyan Sokak üzerinde yer almaktadır.

Kitabesinde 1912 yılında yaptırıldığı anlaşılan Şapçızade ve Karaca Konakları, Kütahya Belediyesi tarafından restore edilerek, Kültür ve Turizm Bakanlığından alınan Özel Müze izni ile Kent Tarihi Müzesi olarak açılmıştır.

Bahçesinde; dünya’da Çini Sanatının merkezi olan Kütahya’mızın geleneksel ata sanatının üretim aşamaları yer almaktadır”.Kent Tarihi Müzesi’nin zemin katında, tarih öncesi dönemden başlayarak, Hitit, Frig, Roma, Bizans, Selçuklu, Germiyan, Osmanlı ve Türkiye Cumhuriyetine ait bilgi, belge ve fotoğraflar bulunmaktadır.

Birinci katında Kütahya’da kaybolmaya yüz tutmuş mesleklerden olan demirci, bakırcı, kalaycı, keçeci, sepetçi, dülger, bıçakçı, semerci, nalbant, saraç, kunduracı gibi meslek gurupları, bölümler halinde mankenlerle ve fotoğraflarla canlandırılmış olup, bunlara ait aletlerin orijinallerine ait dükkanlar yer almaktadır.

İkinci katta ise, Kütahya’da ki ev yaşamı ve konaktaki odaların iç mekanları gelin, düğün, kına, selamlık, giysiler, yatak odası, mutfak ve halı dokumacılığı gibi günlük hayat canlandırılmıştır.

Paylaşın

Kütahya: Anadolu Kültür Sanat Ve Arkeoloji Müzesi

Anadolu Kültür Sanat Ve Arkeoloji Müzesi; Kütahya’nın Merkez İlçesi, Alayunt Yolu üzerinde yer almaktadır.

Kütahya Hava Er Eğitim Tugay Komutanlığı bünyesinde Kültür ve Turizm Bakanlığından alınan izinle kurulmuş olup özel müze statüsündedir. Eski uçak hangarının düzenlenmesiyle oluşturulmuştur.

Müzede Kütahya Müzesinin taş eserleri ile Müzenin kendisine ait arkeolojik eserleri, sikkeleri, çinileri ve Kütahyalı sanatçıların yağlı boya tabloları sergilenmektedir. Müze 2005 yılında ziyarete açılmıştır.

Paylaşın

Kütahya: Lajos Kossuth Müzesi

Lajos Kossuth Müzesi; Kütahya’nın Merkez İlçesi, Börekçiler Mahallesi Macar Sokakta yer almaktadır. 18. yy Türk evidir.

Halk arasında Macar Evi olarak ta bilinir. Macar özgürlük savaşının önderlerinden Lajos Kossuth (1802-1894), ailesi ve 56 kişilik mülteci grubuyla birlikte 1850-1851 yılları arasında Kütahya’ da misafir edilmiş ve Macaristan Anayasa Tasarısını bu evde hazırlamıştır.

Bahçe içinde yer alan iki katlı ve yedi odası olan ahşap ev, Kültür ve Turizm Bakanlığınca restore edilmiş, Lajos Kossuth anısına müze olarak düzenlenerek 19 Eylül 1982 tarihinde ziyarete açılmıştır. Müzede Lajos Kossuth’a ait eşyalar ile klasik Türk evine ait etnografik kültür varlıkları sergilenmektedir. 

Paylaşın

Kütahya: Çini Müzesi

Çini Müzesi; Kütahya’nın Merkez İlçesi, Paşamsultan Mahallesi sınırları içerisinde yer almaktadır. Türkiye’deki ilk ve tek çini müzesidir.

Germiyan Beyi II. Yakup Çelebi (1387 -1429) tarafından 1411 yılında yaptırılan  imaret, medrese, mescit, kütüphane ve hamamdan oluşan külliyenin imaret ve türbe bölümü,  Kültür ve Turizm  Bakanlığınca çini müzesi olarak restore edilip, 1999 yılında  ziyarete açılmıştır.

Kubbeli ve şadırvan orta mekâna, üç yönde kubbeli eyvan ile iki oda açılmaktadır. Türbe bölümünde II. Yakup Bey’in çinili sandukası bulunmaktadır. Yıkılan Medresenin vakıf kitabesi, müzenin giriş kapısının solunda yer alır.

Müzedeki vitrinlerde, 14.y.y.’dan  günümüze kadar Kütahya ve İznik’te üretilen çini mimari elemanlar, çini kitabeler, çini vazo, tabak, pano ve çiniden yapılma ev gereçleri kronolojik bir sırayla sergilenmektedir.

Müzenin girişinde, son Germiyan beyi II. Yakup Çelebiye ait Osmanlı Türkçesiyle yazılmış dünyanın en büyük ikinci taş kitabesi bulunmaktadır.

‘‘Gök Şadırvan’’ olarak da bilinen müzede 13 Temmuz 1766 yılında fincancı ustaları ile kalfalar arasında imzalanan tarihteki ‘‘İlk Toplu İş Sözleşmesi’’nin metinlerini görmek mümkündür.

Paylaşın

Kütahya: Arkeoloji Müzesi

Arkeoloji Müzesi; Kütahya’nın Merkez İlçesi, Börekçiler Mahallesi sınırları içerisinde yer almaktadır. Ulu Camii bitişiğinde Umur bin Savcı Medresesi olarak bilinen yapıdır.

Medrese binası 1314 yılında Germiyan Beylerinden Umur bin Savcı tarafından yaptırılmıştır. Vacidiye Medresesi olarak da anılır. Kesme taştan inşa edilen yapının girişi Selçuklu sanatının özelliklerini yansıtmaktadır.

Kapıları kubbeli, orta mekâna açılan dokuz küçük odası vardır. Müzede yer alan vitrinlerde Geç Miyosen döneminden itibaren Paleolitik, Kalkolitik, Eski Tunç, Hitit, Frig,  Helenistik, Roma, Bizans, Selçuklu ve Osmanlı dönemlerine ait eserler sergilenmektedir.

Arkeoloji Müzesindeki en önemli eserlerden biri de, Amazonlar Lahdi’dir. Çavdarhisar-Aizanoi’de yapılan kurtarma kazısında bulunan lahit, yüksek kabartma tekniği ile yapılmıştır.

Lahdin yan yüzlerinde Greklerle Amazonlar arasındaki savaşları betimleyen yüksek kabartmalar vardır. Dünyada bulunan sayılı Amazon Lahitleri içinde en sağlam durumda olanlarındandır. Müze 1965 yılında  ziyarete açılmıştır.

Paylaşın

Konya: Kadir Efendi Konağı

Kadir Efendi Konağı; Konya’nın Yalıhüyük İlçesi yerleşim sınırları içerisinde yer almaktadır.

Titiz bir el işçiliğiyle süslenen tarihi konak,  Osmanlılar zamanında yaşamış ağalardan biri olan Kadir Ceylani tarafından inşa ettirilmiştir. Geniş bir alanı kaplayan tarihi mekan, bulunduğu yere güzellik katar.

Paylaşın

Konya: Uzun Şıh Camii ve Türbesi

Uzun Şıh Camii ve Türbesi; Konya’nın Taşkent İlçesi, Bektaş Mahallesi, Uzun Şeyh Sokak’ta yer almaktadır.

Camii, ilk defa Yavuz Sultan Selim’in yardımı ile Uzun Şeyh tarafından 1517 yılında yaptırılmıştır.

25 Kasım 2005 Cuma günü çıkan yangın neticesinde tamamen yanmıştır. Aslına uygun olarak restorasyonu yapılan cami, 2008 yılının Eylül ayında ibadete tekrar açılmıştır.

Osmanlı dönemi ahşap işçiliğinin ve kalem işi süslemelerinin güzel bir örneği yok olmuş, camiden geriye beden duvarları ve minaresi kalmıştır.

Paylaşın

Konya: Pir Hüseyin Bey Camii

Pir Hüseyin Bey Camii; Konya’nın Sarayönü İlçesi, Yukarı Mahallesi, Tokgöz Sokak üzerinde yer almaktadır.

Pir Hüseyin Bey Camii, Turgutoğulları Beyliği’nin yaptırmış olduğu bir eserdir. Yapı 19. Yüzyılda önemli ölçüde değişikliğe uğramış, yapının ilk döneminden yalnız mihrabı özgün olarak kalmıştır.

Çini malzemenin de kullanıldığı alçı mihrap çeşitli geometrik ve rûmî kompozisyonları, yazı kuşaklarıyla ve mukarnasla bezenmiştir. Mihrabın en ilginç kısmı ise ışık-gölge tesiri uyandıran, yüksek kabartmalı ve plastik ifadeli tepelik kısmıdır.

Öncülerini Büyük Selçuklu eserlerinde gördüğümüz, İlhanlılar döneminde de devam eden bu tezyinat yaklaşımı Anadolu’da nadir görülen bir teknik ve süsleme anlayışı olarak dikkat çekmektedir.

Paylaşın

Konya: Valide Sultan Hamamı

Valide Sultan Hamamı; Konya’nın Karapınar İlçesi yerleşim sınırları içerisinde yer almaktadır. Mülkiyeti Vakıflar Genel Müdürlüğüne aittir.

III. Selim’in annesi Hürrem Sultan tarafından tahmini 1542–1544 yaptırılmıştır.

Mimar Sinan eserlerinden olup klasik üslupta yapılmış, batı cephesinde bulunan giriş kapısından soyunmalık mahalline girildiğinde 10×10 m ebatlarında salon kare şeklinde olup, kenarları tromplar üstünde yükseltilmiş ve tek ve büyük bir kubbe ile örtülmüştür.

En son onarımı 2007 yılında yapılmıştır. 2007 yılında yapılan onarımda; hamamın köklü onarımı yapılmıştır. Sosyal ve Kültürel amaçlı olarak kullanılmaktadır.

Paylaşın

Konya: Kadınhanı (Raziye Sultan Hanı)

Raziye Sultan Hanı; Konya’nın Kaınhanı İlçesi sınırları içerisinde yer almaktadır.Anadolu Selçukluları dönemi tarihi eserlerinden kışlık bir kervansaraydır.

Roma’yı Çin’ne bağlayan ticaret yolu (İpek Yolu) üzerinde bulunmaktadır. Hicri 620 (Miladi 1223) yılında Selçuklu Sultanlarından Muzafferüddin Mahmut kızı Raziye Sultan tarafından yaptırılmış ve vakfedilmiştir. Oldukça kalın olan duvarları bölgede yaşamış olan Doğu Roma(Bizans) dönemi yapı ve mezar taşlarının devşirilmesi ile yapılmıştır.

Bu taşların üzerindeki yazı ve resimler yapının dışına ve görülecek şekilde kullanılmış olup sanata saygı gösterilmiş, heba edilmemiş-tir.Kapalı alanı 28.5×22.5 ebatlarında olup 444 metrekaredir. 10 tane sütun üzerinde 3 kemer kullanılarak hiç ağaç kullanılmadan tonoz şekilde örtülmüştür.

Kervansarayın bahçe şeklinde açık kısmı da vardı. Bu açık kısımda ahır, samanlık gibi diğer müştemilatlar bulunmaktaydı. Daha sonra muhtemelen çeşitli savaşlarda veya tabii tesirlerle bu bölümler yıkılmış şimdi yoktur. Hanın giriş büyük kapısının yan taraflarında duvarın devam ettiği belli ve görülmektedir.

Kervansarayın kapalı kısmına gösterişli bir portal kapıdan girilmektedir. Kapının üzerinde ‘Allah’ım H.620 yılında bu hanı yaptıran sahibesi olan Mahmut kızı Raziye Hatun’a rahmet eyle’yazılıdır. (Raziye Hatun bu hanı yaptırdıktan sonra Konya’da ölmüş ve Konya’da yaptırdığı Hatuniye Camii bahçesine gömülmüştür.)

Kervansarayın içine girilince ortada geniş bir sahanlık vardır. Yan taraflarda küçük odalar bulunmaktadır. Girişte hemen sağda dar bir merdiven yukarıya,çatıya çıkmaktadır. Tepelerde havalandırma için küçük küçük pencereler bulunmaktadır. Dolayısıyle içerisi oldukça loş ve karanlıktır.

Kalın duvarlarla ısınma olayı halledilmiştir. Sıcak yaz günlerinde ise serin olmaktadır. Selçuklular zamanında bu han ve kervansaraylar çok önemli idi. Bu şekilde önemli ticaret yolları üzerine çok sayıda kervansaray yapılmış ve genellikle imaret olarak veya işletilmesi bizzat devlet eliyle yapılmıştır. Hatta burada konaklayan yolcuların eşyaları bugünkü anlamda sigortalı oluyordu.

Kaybolması halinde devlet tarafından tazmin ediliyordu. Karamanoğulları ve Osmanlılar zamanında da butür kervansaraylar korunmuş kullanılmıştır. Ancak Osmanlı’nın son döneminde diğer tarihi eserlerimizde olduğu gibi bu kervansaraylarımız da bakımsızlığa terkedilmiş, harab olmuştur.

Nitekim Kadınhanı’nda bulunan Raziye Sultan Hanı (Taşhan) da harab olmuş, duvarlarının taşları yer yer dökülmüş, yazlık kısmı tamamen yok olmuş idi. 1973 yılında Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından geniş bir şekilde restore edilmiştir. Dökülen bu duvar taşlarının yerine yenisi konmuş, çatı üzeri betonla kaplanmıştır.

Raziye Devlet Hatun Kimdir?

Raziye Hatun Anadolu Selçukluları döneminde XIII. asırda Konya’da yaşamış bir sultan hanımdır. Danişmendoğullarından Yağıbasan oğlu Sinanüddin Yusuf’un oğlu Muzafferüddin Mahmut Bey’in kızıdır. Muhtemelen I.İzzeddin Keykavus’un hanımıdır.

Bedreddin Bremoni’nin de kız kardeşidir. Biremoni Malatya Sancağına bağlı Kahta kazasının bir köyüdür. Bu köy Danişmendoğulları zamanında başşehir idi.Raziye Devlet Hatun ve babasının da bu Biremoni ailesinden geldiğini birçok vesikada görmekteyiz.

Türk tarih ve geleneğine göre bir çok vesika,kitabe ve vakfiyelerde hükümdar ailelerinden olan hanımlardan Devlet Hatun diyerek bahsedilmektedir. Muzafferüd-din Mahmut kızı olan Devlet Hatun’un asıl adının ise Raziye olduğu kesindir.

Selçuklular döneminde Kervansaray olgusu oldukça yaygın olup, Raziye Hatun H.620(1223) yılında Saideli Seyrekviran’da kışlık bir kervansaray yaptırmıştır. Bu kervansarayın kitabesinde; “Allah’ım, H.620 yılında bu hanı yaptıran sahibesi olan Mahmut kızı Raziye Hatun’a rahmet eyle.”yazılıdır.

Raziye Devlet Hatun yaptırdığı bu hanına gelir olarak Saideli (Seyrekviran), Kalamıça (Gelemiş), Meydanlı çiftlikleri ile beraber bir de Konya Esediye (Hatuniye) Mahallesinde sekiz odalı,iki sofa,iki ahır samanlığı bulunan bir köşkü vakfetmiştir.

Konya’da Alaaddin Tepesi’nin doğusunda Mihmandar Mahallesi,Kınacı Sokağındaki Hatuni ye Camii’ni yaptıran da Raziye Devlet Hatun’dur. Bu camiye gelir olarak ta Saideli vilayetine bağlı Meydan (Meydanlı), Seyrekviran ve Kalamıça (Gelemiş) çiftliklerini ve Konya’da üç dükkan ile iki evi vakfetmiştir.

Raziye Devlet Hatun H.620 (1223) yılında öldüğü zaman bu caminin bahçesine gömülmüştür. Kardeşi Bedreddin Biremoni tarafından bu camiye bir minare yaptırılmış olup, bundan sonra bu cami Kütük Minare diye  de anılmaktadır.

Paylaşın