Artvin (Livana) Kalesi

Artvin (Livana) Kalesi; Artvin’in Merkez İlçesi, Çayağzı Mahallesi sınırları içerisinde yer almaktadır. Toplu taşıma ile ulaşım mümkündür.

Kale, Çoruh Nehri üzerinde bulunan Artvin Köprüsü’nün karşı yanında, ırmak tabanından 70 m. yükseklikte ana kayaya bağlanmış konumdadır. Kale içerisinde sarnıç ve şapel kalıntıları bulunmaktadır.

Çoruh Nehri kıyısında Artvin şehrinin girişindeki bu kale, Bagrat (Gürcü) Kralı Büyük Oşet tarafından 937’de yaptırılmıştır. Kalenin eski ismi Livana idi. Bu kalenin kalıntıları üzerine VI. yüzyılda Osmanlılar yeni bir kale yaptırmış ve çeşitli dönemlerde de onarılmıştır.

Küçük bir kale olup, kente girişi kontrol altında tutmaktadır. 2004 yılında restorasyonu yapılmış ve 2012 yılı içerisinde de Kalenin Işıklandırma Projesi tamamlanmıştır. Askeri Bölge içerisinde yer aldığından, Nizamiyeye bilgi verip, bir asker refakatinde ziyaret edilebilmektedir.

Paylaşın

Artvin: Çifte Köprüler

Çifte Köprüler; Artvin’in Arhavi İlçesi, Ortacalar Köyü sınırları içerisinde yer almaktadır.

18.yüzyılda yapıldığı tahmin edilen Çifte Köprüler birbirine dik olacak şekilde planlanmıştır. İki köprü de birbirine benzemektedir ve tek gözden oluşmaktadır. Yolları düz değil, eğimlidir.

Paylaşın

Artvin: Cehennem Deresi Kanyonu

Cehennem Deresi Kanyonu; Artvin’ın Ardanuç İlçesi sınırları içerisinde yer almaktadır. İlçe merkezine 7 km. mesafededir.

Dünyadaki sayılı kanyon vadileri arasında yer alır. Cehennem Deresi tipik bir kanyon vadidir. 500 metre uzunluğunda, 70 metre genişliğinde ve 6 metre derinliğindedir. Ardanuç suyuna açılmaktadır. Dağların arasında oluşmuş bir coğrafi yapıdır. Yani kanyonun en derin yeri deniz seviyesinden çok yüksektir.

Kanyona gitmek için bazı taşlı ve dik patikaları takip etmeniz, tek kişinin bile zor sığacağı yollardan geçmeniz gerekir. Hatta bazı aralıklardan tek tek geçerken, bir sopa veya zil ile gürültü çıkarmak gerekir ki bu güzelliğin bekçiliğini yapan hayvanlar, özellikle yılanlar sizin dost olduğunuzu anlasın ve zarar vermesin.

Paylaşın

Artvin: Atatürk Heykeli

Atatürk Heykeli; Artvin İl Merkezi Atatepe Mevkii’nde yer almaktadır. Heykele Artvin şehir merkezinden Yurttaş Saraç ve Yusufeli Caddeleri takip edilerek ulaşılır.

22 metre yüksekliğinde 60 ton ağırlığındaki Artvin Atatürk Heykeli, Sıtkı Kahvecioğlu Vakfı tarafından yaptırılmıştır. Heykel, Atatürk’ün Dumlupınar’da kayaların üzerinde yürüdüğü anı canlandırmaktadır.

Dünyanın en büyük Atatürk heykeli olma özelliğini taşımaktadır. Ayrıca heykelin yanında 60 metre direk uzunluğuna sahip, 216 metrekarelik bir Türk bayrağı dalgalanmaktadır.

Paylaşın

Antalya: Serik, Hoşgörü Bahçesi

Hoşgörü Bahçesi; Antalya’nın Serik İlçesi, Kadriye Mahallesi, Alan Caddesi üzerinde yer almaktadır. Şehir içi ulaşım araçlarıyla ulaşım mümkündür.

Tüm yıl boyunca dünyanın dört bir köşesinden farklı din ve mezheplere bağlı konuklara dini hizmet veren turizm merkezinde, dört büyük dinin kutsal mekanları büyük bir titizlikle inşa edilmiştir. Yüzyıllardır dinler arası birlikteliği yaşamış Anadolu kimliğiyle de örtüşmektedir.

Hoşgörü Bahçesi 08.12.2004 tarihinde üç Semavi dini kapsayan bir bütünlük içerisinde ibadete açılmıştır. Hoşgörü Bahçesi, BETUYAB tarafından proje edilerek inşa edilmiştir. Gerek proje ve tasarım, gerekse inşaası aşamasında Kültür ve Turizm Bakanlığı rehberliğinde Diyanet İşleri Başkanlığı ve diğer Semavi dinlerin temsilcilerinin inanç ve görüşleri de dikkate alınarak meydana getirilmiştir.

Tasarım aşamasındaki amaca uygunluk, Hoşgörü Bahçesi’nin ibadete açılışında da korunmuştur. Kuruluş amacına baktığımızda; temelde insanlığın gereksinim duyduğu birlik ve beraberliği amaçlamakla birlikte, yurt içinden ve yurt dışından gelen misafirlerimizin dini vecibe ve ayinlerini gerçekleştirmeleri amaçlanmıştır.

Bahçede bulunan ibadethanelere baktığımızda mimari özellikleri ve içlerinde bulunan objelerle kendi inanç özelliklerini yansıtmaktadırlar. Bahçede bulunan havuzdaki su, bütün canlıların sudan yaratıldığını simgelerken, diğer yönüyle insanın yaratılışındaki saflığı, günahsızlığı ve berraklığı simgelemektedir.

Etrafında yer alan üç tavus kuşunun yönelişleri açısından üç semavi dini temsil ettiklerini görmekteyiz. Havuzun solundaki tavus kuşunun Ağlama Duvarı’na yönelişi açısıyla Yahudiliği temsil ettiği, havuzun ortasındaki tavus kuşunun batıya yönelişi açısıyla Hıristiyanlığı temsil ettiği, havuzun sağ tarafındaki tavus kuşunun Kabe’ye yönelişi açısıyla İslamiyet’i temsil ettiği görülmektedir.

Paylaşın

Antalya: Aspendos Köprüsü

Aspendos Köprüsü; Antalya’nın Serik İlçesi, Köprüçay Nehri üzerinde yer almaktadır. Köprü, Belkıs ya da Eski Köprü olarak da anılmaktadır.

Aspendos Köprüsü ilk olarak Roma döneminde inşa edilmiştir. Köprünün Roma dönemindeki hâli depremler sonucu yıkılmış ve daha sonra 13. yüzyılda Selçuklular tarafından eski köprünün kalıntıları üzerine yeni bir köprü yapılmıştır.

Köprü, (1219-1236) tarihleri arasında, Antalya’nın Selçuklular için önemli olduğu dönemlerde Alaeddin Keykubat zamanında kıyıda ulaşımı sağlamak için tekrar yapılmıştır. Köprünün yapımında yakında bulunan Aspendos antik şehrinin yapılarına ait taşlar da kullanılmıştır.

Tarihi köprü; 225 metre uzunluğunda bulunmakta araç trafiğine kapalı olarak yerli ve yabancı ziyaretçinin gezip gördüğü harika bir eser olarak ayakta durmaktadır.

Paylaşın

Antalya: Pednelissos Antik Kenti

Pednelissos Antik Kenti; Antalya’nın Serik İlçesi, Kozan Köyü sınırları içerisinde yer almaktadır. Köy ulaşım araçlarıyla ulaşım mümkündür.

Köyü’nün 1 km. doğusunda ve Bodrumkaya adıyla bilinen bir tepenin güney ve batı yamacında, yaklaşık 650 m yükseklikte bulunmaktadır.

Yerleşme ilk kez 1914 yıllarında İtalyan araştırmacılar tarafından ziyaret edilerek bilim dünyasına olasılıkla Pednelissos Antik Kenti olarak tanıtılmıştır.

Bodrumkaya kalıntıları, bugüne kadar yerleşmedeki yazıtlar ile desteklenmese de, antik kaynaklardaki tanımlamalara göre Selge ile Aspendos arasında sınırlanan Pednelissos antik kenti için en uygun konumu göstermektedir.

Bu durum, Bodrumkaya kalıntıları içinde en görkemli eserlerden biri olan Apollon kültüne ait bir tasvirin, M.S. 3. yy.’a tarihlendirilen bir Pednelissos sikkesi üzerindeki varlığı ile desteklenmektedir.

Pednelissos Antik Kenti’nde bulunan; tapınaklar, hamamlar, alabastron kabartmaları ve kutsal alan kalıntıları görenlerin oldukça ilgisini çekmektedir.

 

Paylaşın

Antalya: Sillyon Antik Kenti

Sillyon Antik Kenti; Antalya’nın Serik İlçesi, Eskiyürük Köyü sınırları içerisinde yer almaktadır. Özel araçla ulaşım mümkündür. 

Sillyon’u gezmek isteyenler sıkı bir tırmanışa hazırlıklı olmalıdır. Ancak tırmanışın sonunda göreceğiniz manzaralar her şeye değecektir.

Diğer tüm Pamphylia şehirleri gibi, Sillyon’un da genel olarak Truva Savaşı’ndan sonra Mopsos ve Calchas isimli kahramanlar tarafından kurulduğu kabul edilir.Sillyon M.Ö. üçüncü yüzyılda kendi adını taşıyan madeni parasını basmaya başlamıştır. Muhtemelen Roma döneminde Sillyon olarak değişen şehrin ismi, bu paraların üzerinde Sylviys olarak geçer.

Antalya il sınırları içinde Helenistik şehir kalıntılarının en yoğun olduğu Sillyon antik kenti aynı zamanda Helenistik savunmanın en iyi temsil edildiği kent olma özelliğini de korumaktadır. Sillyon sarp kenarlı bir tepenin üzerinde kurulduğundan şehri surlarla kuşatmaya gerek duyulmamıştır.

Sadece eğimin en az olduğu batı ve güneybatı bölümlerinde surlar, kuleler, siperler dikilmiştir. Bunlar, özenli bir taş işçiliği ve büyük teknik uzmanlık sergilemektedir.

 

Paylaşın

Antalya: Harius Antik Kenti

Harius Antik Kenti; Antalya’nın Serik İlçesi, Gebiz Beldesi, Yumaklar Köyü merkezinde yer almaktadır. Serik merkezden ulaşım mümkündür.

Papatyaların renklendirdiği yeşil çayırların üzerinde gezerken tepelerden izlenen eşsiz manzaraların cazibesine kapıldığınız Harius Antik Kenti Harabeleri dağ turizmi alanlarından birisidir. Antik kentin kalıntıları ile mezar yapıları birçok araştırmacı ve turistin ilgisini çekmektedir.

Paylaşın

Antalya: Serik, Zeytintaşı Mağarası

Zeytintaşı Mağarası; Antalya’nın Serik İlçesi, Akbaş Köyü, Gökçeler Mahallesi sınırları içerisinde yer almaktadır. Serik merkezden bölgeye ulaşım mümkündür.

Zeytintaşı Mağarası’nın en büyük özelliği iki kattan oluşması ve oluşumunun hala devam ediyor olmasıdır.Özellikle mağaranın her kesiminde gelişen ve boyları 5 cm ile 70 cm’yi bulan makarna sarkıtlar Zeytintaşı Mağarası’nın karakteristik şeklidir.

Oluşumu devam eden bu büyüklükteki sarkıtlara ülkemizde her mağarada rastlamak mümkün değildir. Bu sarkıtlar yıl içerisinde uçlarından 0,5 mm ile 1 mm arasında kristalize olarak büyümektedirler. İnce olan sarkıtların bir metresi 200 yılda oluşmaktadır.

Bu nedenle sarkıtların içinden su akmakta veya damlamaktadır. Yapı itibariyle su akışından ve kimyasal özelliğinden dolayı mağara kirlenmemekte ve doğal güzelliğini kendisi korumaktadır. Mağara; içinde oluşumu devam eden sarkıt, dikit ve sütunlar her türden bozulmamış zengin damlataşları ile kaplıdır.

Yıllık ortalama 10.000 kişinin ziyaret ettiği Zeytintaşı Mağarası’nın açılış ve kapanış saatleri müzelerin statüsüne paralel olarak uygulanmaktadır.

Paylaşın