Artvin: Dolishane Kilisesi

Dolishane Kilisesi; Artvin’in Merkez İlçesine bağlı Hamamlı Köyü sınırları içerisinde yer almaktadır. Köy dolmuşları ile ulaşım mümkündür.

Kitabesine göre X. Bagratlı Kralı Sumbath tarafından yaptırılmıştır. XVI. yy sonralarında bir bölümü Camii olarak da kullanılan Manastırdan, günümüze sadece Kilisesi ulaşmıştır. Manastır Kilisede bulunan kitabelere göre İberya Kralığı’nın Tao-Klardjethie’de 954-958 tarihleri arasında krallık yapmış olun Sumbath tarafından Mimar Gabriel’e yaptırılmıştır.

XIV. yy’a kadar Manastır olarak faaliyetini sürdüren yapı, XVI. yy’da Camiye dönüştürülmüştür. 1958 yılında kısmen tamir geçirerek son şeklini almıştır. Günümüze ulaşan iki adet kitabesi bulunmaktadır. Manastır olarak inşa edilen yapının günümüzde sadece Kilisesi mevcuttur.

Yapı dıştan 20.20×13.20 m ölçülerindeki doğu-batı doğrultusunda dikdörtgen; içten ise serbest haç planına sahiptir. Yapı günümüze sağlam denilebilecek bir şekilde ulaşmıştır. Kilisenin doğu cephesinde pastoforion odaları ve apsisin yüzeyleri bulunmaktadır. Üçgen alınlıklı apsis, cephesinin ekseninde yuvarlak kemerli ve dikdörtgen formlu penceresi bulunmaktadır.

Batı cephesi batı haç kolu ve her iki yanında bulunan ek mekanlardan oluşmaktadır. Ekseriyeti yıkılmış olan cephenin üçgen alınlığa sahip olduğu orta ekseninde tahrip olmuş kapısı ve pencereleri bulunmaktadır. Kuzey cepheye gelince bu cephe kuzey haç kolu, prothesis ve yan mekan yüzeylerinden oluşmaktadır.

Haç kolları çift pahlı pastoforion odaları ve yanlarda bulunan mekanlar tek pahlı çatılarla örtülmüştür. Yapı süsleme açısından hayli zengindir. Mimari, plastik ve fresko şeklindeki süslemeler mevcuttur. Kabartma şeklinde ayakta duran kral figürünün iki eliyle tuttuğu kilise maketini sunma olayı işlenmiştir. Yine simetrik olarak yerleştirilmiş, birbirine bakışımlı olarak duran melek figürleri bulunmaktadır.

Diğer bir kabartma ise üçgen biçimli blok taşın üzerine işlenen insan maskından ibarettir. Yine güney haç kolu cephesinde “Güneş Saati” kabartması bulunmaktadır. Ancak, söz konusu saat sonradan çalınmıştır. İç duvarlarda fresklerle süslenmiştir. Ancak, yapı Kiliseden Camiye çevrilirken buradaki freskler badana ile kapatılmıştır. Yine yer yer freskli süslemelerin varlığı gözlenmektedir. Beden duvarları dolgu duvar tekniğinde örülmüştür.

Paylaşın

Artvin: Porta Manastırı

Porta Manastırı; Artvin’in Merkez İlçesine bağlı Pırnallı Köyü, Bağlık Mezrası’nda yer almaktadır. Köy toplu taşıma araçlarıyla ulaşım mümkündür.

9. yüzyılda Bagrat Krallarından 1. Aşot’un torunu Prens Khaoi Kral Gurgen’in hükümdar olduğu dönemde yapılmıştır. Manastır; kilise, şapel, çeşme ve çan kulesinden oluşmaktadır.

Etrafında mezraya ait evleri görmek mümkündür. 16.yüzyılın sonunda terk edilmiştir. Manastır ve manastırı çevreleyen evler, Ortaçağ yerleşme düzenini yansıtan güzel bir örnektir.

Paylaşın

Artvin: Barhal Kilisesi

Barhal Kilisesi; Artvin’in Yusufeli İlçesi, Altıparmak Köyü sınırları içerisinde yer almaktadır. Köy toplu taşıma araçlarıyla ulaşım mümkündür.

Kilise üç nefli, bazilikal planlı olup, dıştan 28.55x 8.65 m. ölçülerine sahiptir. Kilisenin doğu cephesi, düşey olarak iki farklı yüksekliğe, yatay ise üç kademeli bölümden meydana gelmiştir. Ortada apsis, yanlarda ise, pastoforion odalarının bu yöndeki cephelerini içermektedir. Cephenin merkezindeki üçgen alınlık, iki kademeli ve yuvarlak kemerli arkadlarla hareketlendirilmiştir.

Cephede yuvarlak kemerli, dikdörtgen formlu pencerelere yer verilmiştir. Apsis cephesinin iki yanında bulunan prothesis ve diakonikonun cepheleri birbirine benzer olarak düzenlenmiştir. Üç basamaklı subasman üzerine oturtulan doğu cephe, farklı ölçü ve şekilden oluşan üç silme ile geçilen çatı ile sınırlanmaktadır.Güney cephe de üç basamaklı su basman üzerine oturtulmuş ve aynı çerçeve içerisinde ele alınmıştır.

Cephe yüzeyi, iki katlı olarak karşımıza çıkar. Yapının cephe düzenlemeleri hemen hemen birbirine benzemektedir. Kilise bir dönem cami olarak kullanılmıştır. Bu nedenle, cephe yüzeylerinde bazı değişiklikler yapılmıştır.Yine, kuzey ve güneydeki kapılar moloz taş örgü ile kapatılmıştır. Orta nef çift pahlı, yan nefler ise tek pahlı çatı ile örtülmüştür. Orta nefin çatısı halen orijinalliğini muhafaza etmektedir.

20.34×15.10 m. ölçülerindeki iç mekan, farklı aralıklarda, dörderli simetrik olarak yerleştirilen, 16.5×1.65 m. ölçülerinde, sekiz adet haçvari serbest paye ile üç bölüme ayrılmıştır. Ortadaki nef daha geniş ve yüksek, yanlardaki birbirine eşit ölçülerde ve yüksekliktedir. Orta nefin doğusunu yarım daire şeklinde apsis çevreler. Apsis içten yuvarlak bir kemerle dıştan ise, dışa taşıntı yapmadan cephe duvarlarıyla kuşatılmıştır. Dört adet kare nişle hareketlendirilmiştir. Apsis yarım kubbe ile örtülmüştür.

Apsisin iki yanında, ikişer kattan oluşan ve düzenlemeleri birbiriyle aynı olan, doğu-batı doğrultusunda dikdörtgen planlı pastoforion odaları bulunmaktadır. Orta nefin batı bölümünde, dikdörtgen planlı, iki katlı galeri yer almaktadır. Orta nef doğu-batı doğrultusunda beşik tonozla örtülüdür. Yapının iç kısmında, bazı değişiklikler ve eklemeler olmuştur. Mihrap nişi, ahşaptan minber, vaaz kürsüsü eklenmiştir. Kuzey nef ahşap döşeme ve desteklerle ikiye bölünerek mahfil katı elde edilmiştir.

Paylaşın

Artvin: Arhavi, Ciha Kalesi

Ciha Kalesi; Artvin’in Arhavi İlçesi sınırları içerisinde yer alan Ciha Tepesi üzerindedir. 

Kalenin Cenevizliler döneminden kaldığı söylenmektedir.Etrafındaki ağaçlar o kadar sıktır ki kaleye geçilebilmesine izin vermemektedir.

Yapıldığı tarih kesinleştirilememiştir ve günümüze kadar ancak sur kalıntıları ulaşabilmiştir. Kale hem sahil tarafına hem de iç kesimlere hakim bir konumdadır ve stratejik bir öneme sahiptir.

Paylaşın

Artvin Kültür Evi

Artvin Kültür Evi; Artvin’in Merkez İlçesi, Orta Mahallesi, Sakıp Sabancı Sokak üzerinde yer almaktadır. Toplu taşıma ile ulaşım mümkündür.

Ocak taşı yazısından evin Hicrî 1215 (Mîlâdî 1799) yılında Bicanoğlu Yahya Ağa tarafından yaptırıldığı yazmakta olup, Osmanlıca tapu kayıtlarında Artvin’in Orta Mahallesi’nde bir bâb-ı hâne ma’a bağçe (bahçeli konak) olarak geçen ve bir Osmanlı-Türk şaheseri olan yapı aynı muhitte bulunan şimdiki adıyla Orta Mahalle Caminin yapımından yaklaşık 16 yıl sonra yapılmıştır.

Ocağın sağ ve sol taraflarında yazıları yazan ustaların isimleri yazılıdır ki; taş, duvar ve ağaç üzerinde oymacılık sanatını işleyen, çizerek ve kazarak yazma tekniğini kullanan bu usta zanaatkarlarına o zamanlar “Hakkâk” denildiğinden, dikkat ederseniz yazma fiili de burada “Hakkâ” olarak ifade edilmiştir. Ocağın sağ ve solundaki selvi (ya da servi) ağacı motiflerininse Türk kültüründe özel bir yeri vardır. Geçmişten günümüze doğru Türk kültürünü incelediğimizde ağaç motifinin ne kadar çok kullanıldığını ve kullanımındaki benzerlikleri daha iyi görürüz.

İnsan hayatı için özel bir yeri ve önemi olan ve hayat ağacı olan servi motifi Osmanlı’nın zanaatkarları tarafından çinilerde, kilimlerde, ocak taşlarında, mezar taşlarında, çeşmelerde, duvar resimlerinde ve daha birçok yerde çokça kullanılmıştır. Servi ağacının minarelerle olan benzerliği de, bu ağacın Osmanlı kültüründeki yerini sağlamlaştıran etkenlerden biridir. Restorasyonu ve ve Çevre Düzenlemesi yapılan Kültür Evi, müstecire kiraya verilmiş olup, yöresel yemeklerin yenilebileceği bir mekandır.

Paylaşın

Artvin (Livana) Kalesi

Artvin (Livana) Kalesi; Artvin’in Merkez İlçesi, Çayağzı Mahallesi sınırları içerisinde yer almaktadır. Toplu taşıma ile ulaşım mümkündür.

Kale, Çoruh Nehri üzerinde bulunan Artvin Köprüsü’nün karşı yanında, ırmak tabanından 70 m. yükseklikte ana kayaya bağlanmış konumdadır. Kale içerisinde sarnıç ve şapel kalıntıları bulunmaktadır.

Çoruh Nehri kıyısında Artvin şehrinin girişindeki bu kale, Bagrat (Gürcü) Kralı Büyük Oşet tarafından 937’de yaptırılmıştır. Kalenin eski ismi Livana idi. Bu kalenin kalıntıları üzerine VI. yüzyılda Osmanlılar yeni bir kale yaptırmış ve çeşitli dönemlerde de onarılmıştır.

Küçük bir kale olup, kente girişi kontrol altında tutmaktadır. 2004 yılında restorasyonu yapılmış ve 2012 yılı içerisinde de Kalenin Işıklandırma Projesi tamamlanmıştır. Askeri Bölge içerisinde yer aldığından, Nizamiyeye bilgi verip, bir asker refakatinde ziyaret edilebilmektedir.

Paylaşın

Artvin: Çifte Köprüler

Çifte Köprüler; Artvin’in Arhavi İlçesi, Ortacalar Köyü sınırları içerisinde yer almaktadır.

18.yüzyılda yapıldığı tahmin edilen Çifte Köprüler birbirine dik olacak şekilde planlanmıştır. İki köprü de birbirine benzemektedir ve tek gözden oluşmaktadır. Yolları düz değil, eğimlidir.

Paylaşın

Artvin: Cehennem Deresi Kanyonu

Cehennem Deresi Kanyonu; Artvin’ın Ardanuç İlçesi sınırları içerisinde yer almaktadır. İlçe merkezine 7 km. mesafededir.

Dünyadaki sayılı kanyon vadileri arasında yer alır. Cehennem Deresi tipik bir kanyon vadidir. 500 metre uzunluğunda, 70 metre genişliğinde ve 6 metre derinliğindedir. Ardanuç suyuna açılmaktadır. Dağların arasında oluşmuş bir coğrafi yapıdır. Yani kanyonun en derin yeri deniz seviyesinden çok yüksektir.

Kanyona gitmek için bazı taşlı ve dik patikaları takip etmeniz, tek kişinin bile zor sığacağı yollardan geçmeniz gerekir. Hatta bazı aralıklardan tek tek geçerken, bir sopa veya zil ile gürültü çıkarmak gerekir ki bu güzelliğin bekçiliğini yapan hayvanlar, özellikle yılanlar sizin dost olduğunuzu anlasın ve zarar vermesin.

Paylaşın

Artvin: Atatürk Heykeli

Atatürk Heykeli; Artvin İl Merkezi Atatepe Mevkii’nde yer almaktadır. Heykele Artvin şehir merkezinden Yurttaş Saraç ve Yusufeli Caddeleri takip edilerek ulaşılır.

22 metre yüksekliğinde 60 ton ağırlığındaki Artvin Atatürk Heykeli, Sıtkı Kahvecioğlu Vakfı tarafından yaptırılmıştır. Heykel, Atatürk’ün Dumlupınar’da kayaların üzerinde yürüdüğü anı canlandırmaktadır.

Dünyanın en büyük Atatürk heykeli olma özelliğini taşımaktadır. Ayrıca heykelin yanında 60 metre direk uzunluğuna sahip, 216 metrekarelik bir Türk bayrağı dalgalanmaktadır.

Paylaşın

Antalya: Serik, Hoşgörü Bahçesi

Hoşgörü Bahçesi; Antalya’nın Serik İlçesi, Kadriye Mahallesi, Alan Caddesi üzerinde yer almaktadır. Şehir içi ulaşım araçlarıyla ulaşım mümkündür.

Tüm yıl boyunca dünyanın dört bir köşesinden farklı din ve mezheplere bağlı konuklara dini hizmet veren turizm merkezinde, dört büyük dinin kutsal mekanları büyük bir titizlikle inşa edilmiştir. Yüzyıllardır dinler arası birlikteliği yaşamış Anadolu kimliğiyle de örtüşmektedir.

Hoşgörü Bahçesi 08.12.2004 tarihinde üç Semavi dini kapsayan bir bütünlük içerisinde ibadete açılmıştır. Hoşgörü Bahçesi, BETUYAB tarafından proje edilerek inşa edilmiştir. Gerek proje ve tasarım, gerekse inşaası aşamasında Kültür ve Turizm Bakanlığı rehberliğinde Diyanet İşleri Başkanlığı ve diğer Semavi dinlerin temsilcilerinin inanç ve görüşleri de dikkate alınarak meydana getirilmiştir.

Tasarım aşamasındaki amaca uygunluk, Hoşgörü Bahçesi’nin ibadete açılışında da korunmuştur. Kuruluş amacına baktığımızda; temelde insanlığın gereksinim duyduğu birlik ve beraberliği amaçlamakla birlikte, yurt içinden ve yurt dışından gelen misafirlerimizin dini vecibe ve ayinlerini gerçekleştirmeleri amaçlanmıştır.

Bahçede bulunan ibadethanelere baktığımızda mimari özellikleri ve içlerinde bulunan objelerle kendi inanç özelliklerini yansıtmaktadırlar. Bahçede bulunan havuzdaki su, bütün canlıların sudan yaratıldığını simgelerken, diğer yönüyle insanın yaratılışındaki saflığı, günahsızlığı ve berraklığı simgelemektedir.

Etrafında yer alan üç tavus kuşunun yönelişleri açısından üç semavi dini temsil ettiklerini görmekteyiz. Havuzun solundaki tavus kuşunun Ağlama Duvarı’na yönelişi açısıyla Yahudiliği temsil ettiği, havuzun ortasındaki tavus kuşunun batıya yönelişi açısıyla Hıristiyanlığı temsil ettiği, havuzun sağ tarafındaki tavus kuşunun Kabe’ye yönelişi açısıyla İslamiyet’i temsil ettiği görülmektedir.

Paylaşın