Bolu: Yukarı Taşhan

Yukarı Taşhan; Bolu’nun Merkez İlçesi, Büyükcami Mahallesi, Pamukçular Sokak üzerinde yer almaktadır. Şehir içi ulaşım araçlarıyla ulaşım mümkündür.

Büyük cümle kapısı üzerinde yer alan kitabede Yukarı Taşhan’ın, H. 1219 (M. 1804) tarihinde Serbevvab Hacı Abdullah Ağa tarafından yaptırıldığı kaydedilmektedir. Kesme taştan yapılmış olan 2 katlı, açık avlulu, revaklı bir handır.

Batıda yer alan beşik tonozla örtülü giriş kapısı, beden duvarlarından dışa çıkıntılıdır ve büyük bir eyvan şeklindedir. Cümle kapısı yuvarlak kemerli olup; giriş eyvanına açılmaktadır. Giriş eyvanında, kuzey ve güney duvarda sivri kemerli birer niş ile 2. kata çıkan merdiven, sağda ise bir kapı bulunmaktadır. Giriş cephesinin güneyinde 2, kapı üzerinde 3, kuzeyinde 1 dikdörtgen pencere vardır.

Güneyde kemerli birimlerden oluşan iki de dükkan bulunmaktadır. Bu giriş cephesinden sonra köşeleri pahlanmış kare avlunun etrafını saran kalın kare payeler, yuvarlak kemerli revaklar çapraz tonozla örtülüdür. Alt katta kenarlarda 5, köşelerde birer hücre vardır. Hücreler aynalı tonozla örtülü olup, her birinde ikişer ufak niş bulunmaktadır.

Paylaşın

Bolu: Yıldırım Bayezid (Orta) Hamamı

Yıldırım Bayezid (Orta) Hamamı; Bolu’nun Merkez İlçesi, Büyükcami Mahallesi sınırları içerisinde yer almaktadır. Şehir içi ulaşım araçlarıyla ulaşım mümkündür.

Orta Hamam, soğukluk kapısı üzerinde yer alan kitabesine göre Hicri 791 (Miladi 1388) yılında Çelebi Beyazıt tarafından yaptırılmıştır. Mimarı Ömer İbni İbrahim’dir. H. 1326 (M. 1908) yılında onarım görmüştür.

Moloz taştan inşa edilen hamam, çifte hamam niteliğinde olup, kadınlar ve erkekler kısmı ayrıdır. Yol seviyesinden 3 basamak merdivenle inilen yuvarlak kemerli bir kapının açıldığı erkekler kısmının kare planlı soyunmalığı kubbe ile örtülmüştür.

Batı kenarda bulunan soğukluğa, kademeli mukarnaslarla daralan büyük bir niş teşkil eden kapıdan girilmektedir. İçte, sivri kemerli bir kapıdan koridora, koridorun güney duvarındaki kapı ile de soğukluğa geçilmektedir.

Soğukluğun bitiminde yer alan kare planlı sıcaklık batı ve kuzey kenarlarındaki iki büyük Bursa kemerli niş ile genişletilmiştir. Doğu kenarında ve güneybatı köşede halvet hücreleri bulunmaktadır. Yakın tarihte onarım gören hamamın çatı ve kubbe kiremitleri tamamen yenilenmiştir.

Paylaşın

Bolu: Seben Kaya Evleri

Seben Kaya Evleri; Bolu’nun Seben İlçesi, Solaklar ve Muslar köyleri arasında yer almaktadır. Seben Kaya Evleri’ne özel araçlarla ulaşım mümkündür.

Birbirine yakın aralıklara, kayalara oyularak yapılmış çok sayıda evden oluşan yerleşim yerleri mevcuttur. Kaya evlerinden oluşan yerleşim yerinde, kırmızı boyalı haç işaretlerine rastlanması; bazı evlerde şapel, rölik çukuru gibi uygulamalara yer verilmesi.

Seben Kaya Evlerinin Erken Hıristiyanlık Döneminden, Orta Bizans Dönemine kadar kullanılmış olabileceğini akla getirmektedir. Solaklar Kaya Evleri bölgesinde Seben Belediye Başkanlığınca işletilen dağ evi tipi konaklama tesisleri ve lokanta bulunmaktadır.

Paylaşın

Bolu: Akşemseddin Türbesi

Akşemseddin Türbesi; Bolu’nun Göynük İlçesi, Cuma Mahallesi, Gazi Süleyman Paşa Camii’nin avlusunda yer almaktadır. Şehir içi ulaşım araçlarıyla ulaşım mümkündür.

Fatih Sultan Mehmet’in hocası, İstanbul’un manevi Fatihi ve büyük ilim adamı Akşemseddin, 1459 tarihinde vefat ettikten sonra H.864 / M.1464 yılında Fatih Sultan Mehmet tarafından türbesi inşa ettirilmiştir. Kesme taştan yapılmış türbe, altıgen planlı ve kubbe ile örtülüdür. Beden duvarlarının her kenarında sivri kemerli niş içinde dikdörtgen pencereler yer almaktadır.

İkinci sıra pencereleri sivri kemerli ve alçı şebekelidir. Türbenin kuzeydoğu köşesinde sivri kemerli niş içerisinde alınlığında inşa kitabesi bulunan giriş kapısı yer almaktadır. Türbe içersinde Akşemseddin ve oğullarının sandukaları bulunmaktadır.  Akşemseddin’in sandukası  ceviz üzerine kabartma yazı ile süslü olan sanduka Osmanlı ağaç işçiliğinin güzel bir örneğidir.

 

Paylaşın

Bolu: Yıldırım Bayezid Camii

Yıldırım Bayezid Camii; Bolu’nun Merkez İlçesi, Büyükcami Mahallesi, Pamukçular ve Büyükcami Sokakları arasında yer almaktadır. Şehir içi ulaşım araçlarıyla ulaşım mümkündür.

Cami, Yıldırım Bayezit tarafından 1382 yılında yaptırılan medrese ve kütüphaneden oluşan külliyenin merkezidir. Bugün caminin medrese ve kütüphanesinden herhangi bir iz bulunmamaktadır. Muhtemelen ahşap olan bu cami 1891 yılında yanmış ve 1899 yılında tek kubbeli olarak yeniden inşa edilmiştir.

1944 depreminde büyük hasar gören cami, onarımlarla son şeklini almıştır. Kesme taştan iki katlı olarak inşa edilmiştir. 1. katta dükkan ve depolar yer almaktadır. 2. kat ise; kare şeklinde bir ana mekan ve kuzeyde iki katlı mahfil ile son cemaat yerinden oluşmaktadır.

Yüksek beden duvarlarıyla çevrili ana mekanı, çokgen kasnaklı bir kubbe örtmektedir. Son cemaat yerini de kaplayacak şekilde geniş tutulan mahfilin üzeri, iki sıra halinde kubbe ve tonozlarla örtülüdür. Kuzeybatı ve kuzeydoğu köşelerinde çok kenarlı minareleri yer almaktadır. 1999 depreminden sonra aslına uygun olarak restore edilmiştir.

Paylaşın

Bolu: Akkaya Travertenleri

Akkaya Travertenleri; Bolu’nun Mudurnu İlçesi, Çepni Köyü sınırları içerisinde yer almaktadır. Göynük ve Mudurnu ilçe minibüsleri ile ulaşım imkanı bulunmaktadır.

Akkaya Travertenleri, “Bolu’nun Pamukkalesi” olarak ün yapmış olup, görülmeye değer bir güzelliğe sahiptir.

Bolu ve Batı Karadeniz Bölgesi’ndeki tek örnek olan, doğal yapısını aynen koruyan nadir çevrelerden biri olan Akkaya Travertenleri, doğu–batı doğrultusunda 250 metre uzunlukta bir oluşum ve bu oluşumun 100 metre batısında 50 metre uzunlukta farklı bir oluşum daha bulunmaktadır.

Akkaya Travertenleri yemyeşil doğa ile bütünleşen bir manzara sergiler. Özellikle yaz aylarında traverten havuzları serinlemek amacıyla çok ilgi görmektedir. Ayrıca dinlenmek ve piknik yapmak isteyenler için ideal bir yer olan Akkaya Mevkii’nde özel sektörce işletilen günübirlik turistik tesisler faaliyet göstermektedir.

Paylaşın

Bitlis: Etnografya Müzesi

Etnografya Müzesi; Bitlis’in Merkez İlçesi, Taş Mahallesi, Cumhuriyet Caddesi üzerinde yer almaktadır. Şehir içi ulaşım araçlarıyla ulaşım mümkündür.

Bir şehri geçmişi ile tanımak istiyorsanız şehirde bulunan müzeye gitmelisiniz. Bitlis’in eski yaşayış tarzını anlatan ve Bitlis’e özgü yöresel zenginliği içinde barındıran Etnografya Müzesi 2005 yılında açılmıştır.

Bitlis merkezinde bulunan bu müze halka ücretsiz hizmet vermektedir. Pazartesi günleri dışında sürekli açık olan müzeye rahatlıkla ulaşabilirsiniz. Etnografya Müzesine gittiğinizde Bitlis yöresine ve tarihine özgü demir işçiliği, halı dokumacılığı, bastonculuk ve körükçülük gibi yöresel el sanatları bulmanız mümkün.

Bitlis’in zengin tarihini ve yöresel güzelliklerini içinde barındıran müze görülmeye değer. Adeta bir tarih sayfasında geziniyor gibi hissedeceğiniz Bitlis Etnografya müzesine gitmenizi tavsiye ederim. Ayrıca Ahlat’ta bulunan Selçuklu müzesi ve İslâhiye Medresesinde açılan Arkeoloji müzesini de ziyaret edebilirsiniz.

Paylaşın

Bitlis: Küfrevi Türbesi

Küfrevi Türbesi; Bitlis’in Merkez İlçesi, İnönü Mahallesi, Küfrevi Sokak üzerinde yer almaktadır. Şehir içi ulaşım araçlarıyla ulaşım mümkündür.

Türbe ile birlikte şeyh Muhammet Küfreviye, tekke ve türbe olarak muhtemelen 18.yy.’da yapılmıştır. İki bölümden oluşan eserin ilk kısmında büyük bir giriş kapısının açıldığı dört bölüm halindeki revak.

İkinci kısımda ise türbe yer almaktadır. revakların üzeri kubbelerle örtülü olup kubbeler kuzey güney ve batı duvarları üzerine, doğuda ise duvarlara bitişik yarım sütuncuklar ile bunlar arasında bulunan sivri kemerli üç sütun üzerine oturmaktadır. İkinci kısmı teşkil eden türbe ise barok anlayışla inşa edilmiştir.

Yanında ikinci bir cümle kapısı bulunan türbenin çok girintili çıkıntılı sekizgen planı köşe kenarlarda dairevi kenarlar ve köşe çıkıntıları ile zengin ve hareketli bir görünüm kazanmıştır. Batı kenarı ileri doğru büyükçe bir dikdörtgen çıkıntı meydana getirmekte olup gerek bu kısmın gerekse esas mekanın üzeri kubbe ile örtülmüştür.

Paylaşın

Bitlis: Han Hamamı

Han Hamamı; Bitlis’in Merkez İlçesi, Gazi Bey Mahallesi, Nur Caddesi üzerinde yer almaktadır. Şehir içi ulaşım araçlarıyla ulaşım mümkündür.

Hamamın kitabesi bulunmamakla birlikte, Şeref han’ın vakfiyesinde ismi geçen hamamın bu hamam olduğu sanılmaktadır. Hamamın düzgün olmayan plan düzeni, bulunduğu araziden kaynaklanmaktadır. Buradaki arazinin doğu ve güneyinin kazılmasından dolayı hamamın bir bölümü toprağa gömülmüştür.

Hamamın soyunmalık kısmı oldukça geniş bir alana yayılmıştır. Bu bölüme sonradan yapılan ek binaların arasından girilmektedir. Beşik tonoz örtülü küçük bir bölümden sonra içerisine girilen soyunmalık, orijinal yapımında kare planlı olmasına karşılık sonradan iç kısımların köşeleri doldurulmuş ve sekizgen bir plana dönüştürülmüştür. Bu ölümün üzeri tromplu bir kubbe ile örtülmüştür.

Soyunmalığın doğusunda bulunan bir koridordan dikdörtgen, beşik tonozlu ılıklık bölüme geçilir. Diğer kapı ile de kubbeli bir bölüme geçilmektedir. Burada diğer hamamlarda rastlanmayan bir özellik de; soyunmalığın bir bölümünde beşik tonozlu küçük bir eyvan meydana getirilerek, kıble duvarına birde mihrap yerleştirilmiş olmasıdır. Zeminden 70 cm. yüksekliğindeki bu bölüm diğerlerinden ayrılmaktadır. Böylece hamam içerisinde bir mescit meydana getirilmiştir.

Hamamın doğusunda büyük bir alanı kapsayan düzgün planlı sıcaklık merkezi, bir kubbe ile örtülmüş. Bu bölüm 4 eyvan ve köşe hücrelerinden oluşmuştur. Buradaki hücreler arazi durumundan dolayı düzensiz bir plan ortaya koymuştur. Bazı hücrelerin genişlemesinde arazinin kayalık oluşu da dikkatleri çekmektedir.

Paylaşın

Bitlis: Paşa Hamamı

Paşa Hamamı; Bitlis’in Merkez İlçesi, Gazi Bey Mahallesi, Nur Caddesi üzerinde yer almaktadır. Şehir içi ulaşım araçlarıyla ulaşım mümkündür.

Paşa Hamamını 1571 yılında Beylerbeyi Hüsrev Paşa yaptırmıştır.  Paşa hamamı dikdörtgen planlı çifte hamamdır. Hamamın kadınlar ve erkekler kısmı yan yana olup, kadınlar kısmı yıkılmış, yalnızca erkekler kısmı günümüze kadar gelebilmiştir.

Dışarıdan basit bir yapı olarak görülen hamamın, doğu cephesine bir sıra dükkân yapılmıştır. Böylece hamamın XVI. Yüzyül özelliği gölgelenmiştir. Erkekler kısmının soyunmalığı, köşe ve tromplarının yardımı ile beden duvarları üzerine oturan merkezi bir kubbe ile örtülüdür. Soyunmalığın güney duvarındaki bir kapıdan kare planlı bir hücreye geçilir.

Bunun batısında beşik tonozlu, doğusunda da kubbeli iki hücre bulunmaktadır. Bu kısımların ılıklılık olarak ayrıldığı sanılmaktadır. Kubbeli mekândan kuzey eyvanındaki sıcaklık kısmına geçilir. Bu sıcaklığın dört yanında beşik tonozlu dört eyvan bulunmaktadır.  Günümüze kadar gelebilen kalıntılarından, kadınlar kısmının da aynı düzende olduğu tahmin edilmektedir.

Paylaşın