Bolu: Gerede, Asar Kalesi

Asar Kalesi; Bolu’nun Gerede İlçesi, Örencik, Çağış ve Akçaşehir köylerinin yakınında, her yöne hakim kayalık bir tepe üzerindedir.

İlçe merkezine 20 kilometre mesafedeki kaleye özel araçlarla ulaşım mümkündür.

Tepenin doğu tarafına inşa edilmiş olan kalenin iç kısmında şimdi girişleri kapalı olan kaya içi odalar bulunmaktadır Tamamen kayalık bir alan olan tepenin kuzey ve batı yönleri doğal sur halinde olup kaleye buradan çıkmak imkansız görünmektedir.

Gerek yapı tarzı gerek hakkında aşağıda anlatılan hikaye kaleyi oldukça ilginçleştirmektedir. Çevreye olan hakimlik ve çevredeki mükemmel tabiat güzellikleri bilhassa fotoğraf meraklılarının ilgisi olacaktır.

Hikayeye göre kale ile kalenin doğusunda bulunan kalenin bulunduğu tepeden den daha alçak olan tepe arasında “Ulusu” deresi altında bir geçitle bağlantı bulunmaktadır. Aslında halk bu küçük tepede kurulu şehirde yaşamakta ve bir düşman saldırısı anında dere altındaki geçit vasıtasıyla Asar Kalesine çıkarak kendisini savunmaktadır.

Paylaşın

Bolu: Kanuni Sultan Süleyman Camii

Kanuni Sultan Süleyman Camii; Bolu’nun Mudurnu İlçesi, Büyükcami Mahallesi sınırları içerisinde yer almaktadır. Şehir içi ulaşım araçlarıyla ulaşım mümkündür.

1546 yılında Kanuni Sultan Süleyman tarafından yaptırılmıştır. Caminin tavanı ahşap, duvarları taş yapıdır. Duvar kalınlığı 90 cm’dir. Tavan, açma tavan olarak inşa edilmiş olup Selçuklu mimarisini andırır. Tek minarelidir.

Minare, mimari tarzda tuğladan örülmüş ve tek şerefelidir. Halk arasındaki bir söylenceye göre Kanuni, caminin istediği büyüklükte yapılmadığı için beğenmeyip kapısına kilit vurdurmuş, cami ancak vefatından 50 yıl sonra ibadete açılabilmiştir.

Paylaşın

Bolu: Yeniçağa, Yıldırım Bayezıd Hamamı

Yıldırım Bayezıd Hamamı; Bolu’nun Yeniçağa İlçesi, Eskiçağa Köyü sınırları içerisinde yer almaktadır. Köy dolmuşları ile ulaşım mümkündür.

791 H. ( 1388 ) yılında Yıldırım Bayezit adına yapılmıştır. Moloz taştan, küçük bir hamamdır. İki bölmeli sıcaklığı bulunmaktadır. Sıcaklığın doğusunda iki halvet hücresi vardır.

Bu hücrelerden biri istiridye şeklinde tromplarla geçilen ve tepeye doğru daralan yıldızlardan oluşan kubbesiyle dikkat çekmektedir.

Paylaşın

Bolu: Çeltikdere Bizans Kilisesi

Çeltikdere Bizans Kilisesi; Bolu’nun Seben İlçesi, Çeltikdere Köyü sınırları içerisinde yer almaktadır. Köy dolmuşları ile ulaşım mümkündür.

Kilise Orta Bizans Döneminin ( M.S.842 – 1240 ) klasik dini mimari şemasına uygun olarak haç biçiminde inşa edilmiştir.

9 x 13 m. ölçülerinde bir oturma alanına sahip olan kilise kesme taş ve tuğladan inşa edilmiş olup, batısındaki girişte narteksi, doğusunda ise dışa taşkın 3 apsis mevcuttur.

Paylaşın

Bolu: Tarihi Çeşme

Tarihi Çeşme; Bolu’nun Merkez İlçesi, Semerkant Mahallesi sınırları içerisinde yer almaktadır. Şehir içi ulaşım araçlarıyla ulaşım mümkündür.

Çeşme, yol ortasında kavşak üzerinde bulunmaktadır. 10 cm kadar yükseklikteki bir platform üzerine oturtulmuştur.  Dikdörtgen prizma gövdeli çeşme, su haznelidir. Çeşme aynalarının yer aldığı geniş yüzlerde köşelerde ayakları kademeli olarak sekiye basan plaster ile onları üst kısımdan birbirine bağlayan ve yastık şeklinde başlıklara binen profilli taş silme çevrelemektedir.

Üst silme ile çatı arasında oluşan panolar üzerinde şu anda bulunmayan kitabelerin izleri görülmektedir. Çeşme aynaları düz olup, bir yüzde musluk açıklığı, diğer yüzde ise akan basit bir musluk vardır. Çeşmenin bir cephesinde taştan oyulmuş yalak bulunmaktadır. Dar yüzlerinden birinde depodaki su kontrolü için açılmış küçük bir pencere yer almaktadır. Çeşmenin üstü sonradan taşkın düz beton çatı ile örtülmüştür.

Paylaşın

Bolu: Karamanlı Camii

Karamanlı Camii; Bolu’nun Merkez İlçesi, Karamanlı Mahallesi sınırları içerisinde yer almaktadır. Şehir içi ulaşım araçlarıyla ulaşım mümkündür.

Cami kitabesine göre H. 1310 – 1315 (M. 1897) yılında yapılmıştır. Dikdörtgen planlı ve düz ahşap tavanlıdır. Kuzeyinde iki sütunlu ve aynalı tonoz ile örtülü cümle kapısı yer almaktadır. Ahşap giriş kapısı çift kanatlıdır. Kadınlar mahfilinin girişi aynı bölümdendir.

Mihrabı yarım daire niş şeklinde ve minberi ahşaptır. Kuzeybatı köşesinde düzgün kesme taş kaideli, silindirik gövdeli bir minaresi vardır. Cephelerde basık kemerli, taş söveli pencereler bulunmaktadır. Duvarların üst köşelerine taş kuş evleri yerleştirilmiştir. Kırma çatı ile örtülüdür ve kirpi saçaklıdır.

Paylaşın

Bolu: Tarihi Hükümet Konağı

Tarihi Hükümet Konağı; Bolu’nun Merkez İlçesi, Tabaklar Mahallesi, sınırları içerisinde yer almaktadır. Şehir içi ulaşım araçlarıyla ulaşım mümkündür.

Bolu’da II. Mutasarrıflık Döneminin (1811-1864) ilk Mutasarrıfı olan Hüsrev Paşa, bir hükümet konağı yaptırmaya karar vermiştir. Konağın arsası Debbağlar (Tabaklar) Mahallesinde Çeribaşızade Ahmet Ağa’dan bin üç yüz kuruşa satın alınmıştır. İnşaatın başlamasından bir müddet sonra Hüsrev Paşa Osmanlı- Rus seferine katılmak üzere Bolu’dan ayrılmış, yarım kalan konağın inşaatına kâhyası İbrahim Paşa devam etmiş ve bina 1811 yılında tamamlanmıştır.

Harem ve resmi daire kısımlarından oluşan binanın resmi daire olan kısmı üç katlıdır. Birinci katta on beş oda, ikinci katta on iki oda, üçüncü katta bir sofa ile on oda bulunmaktaydı. Haremlik kısmı ise üç katlı olup, her katta dört oda mevcuttu. Konağın güzel bir bahçesi vardı. Günümüze kadar gelen giriş sütunları Roma devri kalıntılarına aittir. Konak, Derviş Hasan Paşa’dan sonra (1812-1813 ) Vali olan Abbas Paşa tarafından Hükümet adına 40 bin kuruşa Hüsrev ve İbrahim Paşa’lardan satın alınmıştır. Böylece Bolu resmi bir Hükümet Konağı’na sahip olmuştur.

Hükümet Konağı 1926 yılında bir yangın geçirmiş, çatı katı tamamen yanmış ve 1932 yılında yeniden hizmete açılmıştır. 1 Şubat 1944 depreminde hasar alan konağın depremden sonra binanın bir katı alınmış, iki kat olarak tekrar hizmet vermeye başlamıştır. 1957 depremini de yaşayan konak, Ankara Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulunun 09.01.1990 tarih ve 1006 sayılı kararı ile tescil edilerek koruma altına alınmıştır. 1998 yılında eski haline getirmek için tahliye edilen Hükumet Konağı, orijinaline uygun olarak restore edilmiş ve 2006 yılında tamamlanarak bugünkü halini almıştır. Halen Bolu Valiliği olarak kullanılmaktadır.

Paylaşın

Bolu: Keçeci Mehmet Camii

Keçeci Mehmet Camii; Bolu’nun Merkez İlçesi, Akpınar Mahallesi sınırları içerisinde yer almaktadır.

Camiye, şehir içi ulaşım araçlarıyla ulaşım mümkündür.

Yapıldığı tarih bilinmemekle beraber 19. yüzyılda inşa edildiği tahmin edilmektedir. Dikdörtgen planlı, düz ahşap tavanlı caminin kuzeyinde ahşap direklerle taşınan geniş saçaklı açık bir son cemaat yeri bulunmaktadır.

Temeli taş olan caminin duvarları kerpiç olup aralarında ahşap hatıllar vardır. Kuzeyinde ahşap kadınlar mahfili yer almaktadır. Silindirik gövdeli ahşap minaresi çatı üzerinden yükselmektedir.

Paylaşın

Bolu: Karaköy, Cuma Camii

Cuma Camii; Bolu’nun Merkez İlçesine bağlı Karaköy Köyü sınırları içerisinde yer almaktadır. Şehir içi ulaşım araçlarıyla ulaşım mümkündür.

Cami, mevcut kitabelerinden anlaşılacağı üzere; Hicri 970 (1562 – 1563) tarihinde Musa Paşa oğlu Mehmet Bey’in annesi tarafından Cuma Camisi olarak yaptırılmıştır. Dikdörtgen planlı, moloz taş örgülü cami, düz ahşap tavanlıdır. Tavanı 2 sıra halinde 4 ahşap direk taşımaktadır.

Kuzeyinde yine ahşap direklerle taşınan açık bir son cemaat yeri bulunmaktadır. Mermerden yapılmış basık kemerli cümle kapısının ahşap kapı kanatları kündekari tekniğinde işlenmiştir. Giriş kapısı üzerinde yer alan sülüs hatlı çini kitabesiyle dikkat çekmektedir.

Caminin 2 çini kitabesi olduğu bilinmekte ise de; bir tanesi bugün mevcut değildir. Kuzeyinde 4 kare kesitli ayak, ahşap mahfili taşımaktadır. Beş kenarlı ve mukarnaslı mihrabı ile sade ahşap bir mimberi vardır. Beden duvarlarındaki iki sıra halindeki pencerelerden alt sıradakiler sivri kemer alınlıklı ve ahşap söveli, üst sıradakiler sivri kemerli ve alçı şebekelidir.

Paylaşın

Bolu: İmaret Camii

İmaret Camii; Bolu’nun Merkez İlçesi, Büyükcami Mahallesi sınırları içerisinde yer almaktadır. Şehir içi ulaşım araçlarıyla ulaşım mümkündür.

Saraçhane Camisinin güneydoğusunda yer almaktadır. Vakıf kayıtlarına göre Kızıl Ahmed Bey soyundan Şemsi Ahmet Paşa tarafından 16. yüzyılda yaptırıldığı anlaşılan cami, zaman içerisinde gördüğü onarımlarla orijinalliğini büyük ölçüde yitirmiştir.

II. Abdülhamid zamanından kalma üzeri nakışlı ahşap bir tavanı vardır. Dikdörtgen planlı caminin beden duvarları, 4 sıra tuğla ve 1 sıra taş almaşığı ile örülmüştür. Yatay tuğla sıralarının yanı sıra taşlar arasına dikey olarak da tuğlalar konularak taşlar tuğla kasetler içine alınmıştır. Kuzey cephesinin ortasında sonradan kapatıldığı anlaşılan bir giriş mekanı yer almaktadır.

Altta dikdörtgen çerçeveli, taş söveli ve sağır kemerli; üstte sivri kemerli ve alçı şebekeli olmak üzere iki katlı pencere düzenlemesine sahiptir. Dikdörtgen planlı caminin cümle kapısı üzerinde, üst üste iki kartuş içerisinde sülüs yazı ile “Ya müfettih-el-ebvab, iftah lena hayrel bab”(Ey kapıları açan, bize hayrın kapısını aç) ifadesi yazılmıştır. Kuzeybatı köşede tuğla minaresi bulunmaktadır. Dıştan kırma çatı ile örtülüdür ve kirpi saçaklıdır.

Paylaşın