Bursa: Osmangazi Türbesi

Osmangazi Türbesi; Bursa’nın Osmangazi İlçesi, 2. Osmangazi Caddesi, Tophane Mevkii’nde yer almaktadır. Şehir içi ulaşım araçlarıyla ulaşım mümkündür.

Osmanlı Devletinin kurucusu olan Osman Gazi 1258-1324 yılları arasında yaşamıştır. Osmangazi Bursa kuşatması sırasında, vasiyeti üzerine Bursa’nın fethinden sonra “Gümüşlü Kümbet “ olarak bilinen Sainte Elie adlı Bizans manastırının şapeli üzerine inşa edilen türbeye gömülmüştür.

1801 yılında yangınla 1855 depremi ile de tamamen yıkılan türbe Sultan Abdülaziz tarafından eski yapısına sadık kalınarak 1863 yılında bugünkü haline getirilmiştir. Türbenin ortasında bulunan sedef kakmalı ahşap sanduka Osmangazi ye aittir, sandukanın etrafı sedef kakmalı korkuluklarla çevrilmiştir.

Abdülaziz’in Bursayı ziyareti sırasında yapılmış kadife üzerine gümüş ve sim ile işlenmiş, Osmangazi’nin şahsiyeti doğumu ve saltanat senesi ile ölümü gibi tarihleri gösteren örtü Sandukanın üzerine örtülmüştür.Türbenin içinde Osmangazi’nin oğlu Alaaddin bey, Orhangazi’nin eşi Aspurça Hatun ile on iki yakınının sandukaları bulunmaktadır.

Paylaşın

Bursa: Tophane Saat Kulesi

Tophane Saat Kulesi; Bursa’nın Osmangazi İlçesi, Yiğitler Caddesi üzerinde yer almaktadır. Şehir içi ulaşım araçlarıyla ulaşım mümkündür.

Tophane Parkı içinde bulunan saat kulesi, 1905 yılında yapılmıştır. Bulunduğu yerden Panoramik Bursa manzarasının görünmesi dolayısıyla, bir süre yangın kulesi olarak da kullanılmıştır.

Güney kısmında girişi bulunan kuleye, 89 basamaklı ahşap bir merdivenle çıkılmaktadır. Kulenin üst katının dört cephesinde, 90 cm çapında yuvarlak saatler bulunmaktadır. Saatlerinin çalışmadığı kule, 33 metre yüksekliğinde olup, 6 katlıdır.

Paylaşın

Bursa: Misi Köyü

Misi Köyü; Bursa’nın Nilüfer İlçesi, Gümüştepe Mahallesi sınırları içerisinde yer almaktadır. Şehir içi ulaşım araçlarıyla ulaşım mümkündür.

Misi Köyü, 2000 yıllık tarihi geçmişe sahiptir. Günümüzde Gümüştepe Mahallesi adıyla Nilüfer İlçesi’ne bağlanan Misi Köyü’nün çok eski bir yerleşim yeri olduğu bilinmektedir. Misi Köyü’nün ilk adının Mysia olduğu sanılmaktadır. Milattan sonra 183 yılında Alex adlı bir keşiş, seksen beş kişilik bir maiyetiyle Hıristiyanların öncüleri olarak İnkaya ve Misi köylerine yerleştikleri, “konsül” ün toplanarak İncil tartışması yapıldığı tarihi kayıtlarda mevcuttur.

Bugün kalıntılara rastlanılan manastır civarında İncil’in bir nüshasının gömülü olduğuna inanılır. Bu kalıntılar dolayısıyla bölge Hıristiyanlar için de önem taşımaktadır. Bursa’nın merkezine 12 km uzaklıkta olan ve ziyaret edenleri tüm doğallığıyla karşılayan Misi Köyü asma yaprağı, misket üzümü, pekmezi ve şarabıyla çok ünlüdür. Misi’ de şarapçılık eski bir geçmişe sahiptir.

“Misi Şarapları” yalnızca bu yörede yetişen ve özel bir aroması olan misket üzümünden yapılmaktadır. Ayrıca bu üzümlerle yapılan pekmezin de oldukça sağlıklı olduğu söylenmektedir. Gümüştepe Mahallesi’nin şarap dışındaki gelir kaynağını yakın bir geçmişe kadar ipek böcekçiliği oluşturmuştur. Bursa’ya önemli ekonomik gelir sağlayan ipekçilik, yerleşim alanlarının da buna göre şekillenmesini sağlamıştır.

Buna bağlı olarak Misi evlerinin geniş sundurmaları ipek böcekçiliğine göre inşa edilmiştir. Osmanlı mimarisini yansıtan Misi, 1989 yılında kentsel sit alanı ilan edilmiş olup koruma altına alınmıştır. Bugün de yapılan restorasyonlarla yapılar doğallığını korumaktadır. Ayrıca restore edilen yapıların çeşitli sosyal tesislere dönüştürülmesi hedeflenmektedir. Köyde bulunan Kavacık Sultan Yatırı Müslümanlar için önem arz etmektedir.

Misi Köyü’nde yaşamış olan Kavacık Sultan’ın kabrinin, köydeki dağda bir kayanın içinde olduğu rivayet edilmektedir. Bugün bölgede bulunan çeşmeden akan suyun Kavacık Sultan’ın gözyaşları olduğuna inanılır ve ziyaretçiler tarafından dilenen dileklerin gerçek olduğu söylenir. Ziyaretçilerinin ruhunu sınırsız yeşilliğiyle rahatlatan Misi Köyü, piknikçilerin uğrak yeri haline gelmiştir. Ayrıca meyve ağaçları, kavak ağaçları, çınar ağaçları ve mahallenin içinden geçen Nilüfer çayı bulunmaktadır

Paylaşın

Bursa: Eski Kaplıca (Armutlu Hamamı)

Eski Kaplıca (Armutlu Hamamı); Bursa’nın Osmangazi İlçesi, Kükürtlü Mahallesi, Eski Kaplıca Sokak üzerinde yer almaktadır. Şehir içi ulaşım araçlarıyla ulaşım mümkündür.

İnşa edildiği yerde eskiden Bizans’lılara ait bir hamam kalıntısı bulunduğu çeşitli kaynaklar tarafından ifade edilmektedir. I. Murat tarafından 1394 yılında çifte hamam olarak yaptırılan binaya, 1511 yılında II. Bayezıt tarafından soğukluk bölümü ekletilmiştir.

Binanın duvarları taş ve tuğla ile örülmüştür. Ortasında büyük bir şadırvan bulunan soğukluk bölümünün üzeri kubbe ile örülmüştür. Bu bölümün altında mahzen veya ahır olarak kullanıldığı düşünülen bir bodrum katı bulunmaktadır. Merkezinde ufak bir şadırvan, sağında küçük bir oda bulunan hamamın ılıklık bölümünde sekiz sütunu birbirine bağlayan yuvarlak kemerler kubbeye taşımaktadır.

Sıcaklık bölümünü örten kubbe ise yedi metre çapındaki havuzun çevresindeki sekiz sütunu birbirine bağlayan yuvarlak kemerlerin üzerine oturmaktadır. Sütunlar ve sütun başlıkları ile havuz kenarında ağzından sıcak su boşalan aslan ağzı Bizans döneminden kalmıştır. İlk yapıldığında kurşunla kaplı çatı, 1612 yılında kiremitle örtülmüştür. II. Bayezıt tarafından yaptırılan soğukluk bölümünün üzerindeki iki kubbe ise daha sonra kurşun ile kaplanmıştır.

Paylaşın

Bursa: Süleyman Paşa Medresesi

Süleyman Paşa Medresesi; Bursa’nın İznik İlçesi, Yeni Mahalle, Maltepe Caddesi üzerinde yer almaktadır. Şehir içi ulaşım araçlarıyla ulaşım mümkündür.

Medreseyi, Orhan Gazi’nin büyük oğlu “Rumeli Fatihi” sanıyla anılan Şehzade Süleyman yaptırmıştır. Yazıt taşı bulunmayan medresenin kesin yapım tarihi belli değildir; 1335-1359 tarihleri arasında yapıldığı tahmin edilmektedir.

Açık avlulu ve (U) planlı medresede, bir dershane ile on bir adet öğrenci hücresi bulunmaktadır. Yapının cephe duvarları moloz taş ve tuğla ile örülmüş, bazı yerlerinde devşirme malzeme kullanılmıştır.

Revak duvarları almaşık tekniği ile bir sıra taş, üç sıra tuğla örgülü olup sütunları granit ve mermerdir. Yapı aslına uygun onarılmış ve bugün tarihsel el sanatlarına özgü bir ticaret mekanı olarak düzenlenmiştir. Kaynak: Bursa İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü

Paylaşın

Bursa: İznik Surları

İznik Surları; İzmir’in İznik İlçesi sınırları içerisinde yer almaktadır. Şehir içi ulaşım araçlarıyla ulaşım mümkündür.

Bithynia döneminde (M.Ö. 4. yy) inşa edilmeye başlanan surlar, Roma ve Bizans dönemlerindeki yeni eklentilerle günümüzdeki şeklini almıştır. İznik’in çevresini beş kenarlı çokgen şekilde kuşatan surlar yaklaşık 4970 metre uzunluğundadır. Yüksekliği 10-13 metre arasında değişen surlarda, yuvarlak ve kare şeklinde 114 burç vardır. İznik’in iki ana caddesinin kesiştiği noktadan bakıldığında, dört ana kapı görünür.

İstanbul Kapı: Kentin kuzeyinde yer alan, İstanbul Kapısı, üç ayrı kapıdan oluşmuştur. Kente dışarıdan girişte esas sura ait olan kapı ile en içteki kapı arasında oval bir avlu bulunur. Dışarıdan girişte ilk kapı ön sura ait olup, iki yanında yarım silindirik kapı kuleleri vardır. Kapı, kuleleri birleştiren dikdörtgen surun tam ortasında yer alır; söveleri, granit sütunlardan oluşturulmuş, üzerine de bir granit sütun yerleştirilmiştir. Bu sövelerin üzerinde yere alan büyük kemer, aslında köşe duvarları üzerine oturmakta olup, söve ile kenar arasındaki boşluk doldurularak kapatılmış bulunmaktadır. Bu ikinci kapının yanında bulunan esas sura ait kuleler üstte ikinci katı oluşturmaktadır. Bunlarda, kubbeli birer hücre bulunmaktadır. Kapının üzeri, içte ve dışta olmak üzere kemelerle birbirine bağla bağlanmıştır. Avlunun sonunda düzgün kesme taşlardan yapılmış üçüncü bir yapı vardır. Bu kapı söveleri üzerinde yüzleri dışarı dönük iki meduza başı görülür. Bunlar kenti kötü ruhların etkisinden korumak için konulmuşlardır.

Lefke Kapı: Kentin doğu ucunda yer alan kapı, İstanbul Kapısı ile büyük benzerlik gösterir. Aynı tarihlerde yapılma olasılığı güçlü görülmekte, ancak her iki kapı için de kesin bir tarih belirlenememektedir. Büyük olasılıkla önceden avlu içinde iken Bizans devrinde eklenen yapılarla avlu kapatılmış ve bugün gördüğümüz koridor şeklinde yol olmuştur. Kente dışarıdan girişte iki silindirik kulenin arasında kalın mermer sütunların oluşturduğu üst silmesi ağaçtan olan dikdörtgen kapı yer alır. Kapı üzerindeki kemerin içi örülmüştür. Ayrıca kapının sol tarafında devşirme, yüksek kabartma görünümü veren bir friz vardır.

Üzerinde bulunan insan figürleri çok sıkışık olarak gösterilmiştir. Orta kapı kemeri üzerinde içte ve dışta birer yazıt vardır. İç tarafındakinde “Bu surları imparatorluk hanedanı ve İmparator Hadrianus adına ünlü İznik metropolü Cassius’un gözetimi ve denetiminde yaptırılmıştır.”; dışarıdakinde ise “… senesinde imparatorluğa gönderilen paralar ile kent halkı bu yapıyı yaptırmıştır” bulunmaktadır. Kesme taşlardan üzeri tuğla kemerli bir geçit yer almakta olup, sağ tarafında moloz taş ve tuğla sıralarından bir kule vardır.

Göl Kapı: Kentin batısındadır. Lefke Kapısından devam eden ana caddenin sonunda, Göl Kapısı bulunmakla beraber, bugün bu kapıdan hiçbir iz yoktur. Sağ tarafındaki kulenin yarısı ayakta, Sol taraftakinin ise sadece temeli bellidir. Bu kısmın görünüşü daha çok sur duvarlarının yıkılması ile meydana gelmiş açıklık biçimindedir. Kapı kulesi olarak bilinen kulenin dış kaplaması tuğlalardan, iç kısmı ise Horasan harcı ve birbiri üzerine yığılmış moloz taşlardan meydana gelmiştir. Kaynaklara göre bir arşitrav üzerinde aşağıdaki yazıtın bulunduğu bilinir. “Dindar, bahtiyar ve muhteşem imparator, prokonsül büyük rahip, konsül, vatan babası Caesar Marcus Aurellus Cladius tribün iktidarının ikinci yılında şöhretli elçi ve imparatorun varisi Vellius Macrinus, ile şöhretli hukukçu Sallius Antonius’un gözetimi altında ünlü İznik kentinin surları onartılmıştır.”

Yenişehir Kapı: Görkemli İznik surlarının en ilgi çekici kısımlarını, kesme taşlarla Roma döneminde M.S. 1. yüzyılda yapılmış olan aç kapılar teşkil etmektedir. Yenişehir Kapı üç kısımdan oluşmaktadır. Dıştan kente ilk girişi sağlayan kapı ön sura bağlıdır, batı kısmı şipolyen parçalardan yapılmış olup surla birleşiktir ve doğu kısmı küçük bir surla bağlantılıdır. İç kapıya kare avludan geçilerek ulaşılmaktadır. Bunun da şipolyen antik parçalarla örüldüğü fakat günümüze çok az izin kaldığı belgelenmiştir.

Paylaşın

Bursa: II. Murad Türbesi

I. Murad Türbesi; Bursa’nın Osmangazi İlçesi, Muradiye Mahallesi, 2. Murat Caddesi üzerinde yer almaktadır. Şehir içi ulaşım araçlarıyla ulaşım mümkündür.

Muradiye Türbelerinin bulunduğu bahçede yer alan türbenin kapısı üzerinde bulunan kitabede II. Murad’ın 1451 yılında ölümü üzerine vasiyetine uygun olarak oğlu Fatih Sultan Mehmet tarafından yaptırıldığı yazmaktadır.

Türbe iki sıra tuğla bir sıra moloz taş dizisi ile inşa edilmiştir. II. Murad’ın vasiyeti üzerine türbenin kubbesinin üzeri açık bırakılmış bu açıklığın altında bulunan mermer lahit’in üzeri toprakla örtülmüştür. Türbede başka mezar bulunmamaktadır.

II. Murad Türbesinin doğusunda bulunun pencere kapıya dönüştürülerek bu kısma yeni bir yapı ilave edilmiştir. Kubbeyle örtülü olan bu mekanda II. Murad’ın oğlu Alaaddin, Şehzade Ahmet, Orhan ve kızı Şehzade Hatun‘un sandukaları bulunmaktadır.

Paylaşın

Bursa: Emir Sultan Camii

Emir Sultan Camii; Bursa’nın Yıldırım İlçesi, Emir Sultan Mahallesi, Doyuran Caddesi üzerinde yer almaktadır. Şehir içi ulaşım araçlarıyla ulaşım mümkündür.

15. yy başında, Yıldırım Bayezıt’ın kızı ve Emir Sultan’ın eşi Hundi Hatun tarafından, Emir Sultan’ın vefatı üzerine yaptırılmıştır. 15.20 x 15.20 metre boyutlarında olan ve duvarları kesme taş ve tuğla ile örülen Cami’nin kuzeydoğu ve kuzeybatı köşelerinde kesme taştan iki minaresi bulunmaktadır.

Caminin tek kubbesi sekizgen kasnak üzerine oturmaktadır. Mihrap 17. yy İznik çinileriyle bezenmiştir; ancak zaman içindeki onarımlar sırasında mermer olarak yeniden yapılmış ve iki yanında Korent başlıklı sütunlar bulunmaktadır.

Cami avlusuna, batıdaki merdivenlerden çıkıldıktan sonra iki sütun arasındaki kapıdan geçilerek ulaşılır. Birbirlerine ahşap kemerlerle bağlanan onaltı adet mermer ayağın taşıdığı revakla çevrelenen avlunun ortasında şadırvan, güneyinde Cami, kuzeyinde Türbe ve ahşap odalar yer almaktadır.

Paylaşın

Bursa: Mihraplı Park

Mihraplı Park; Bursa’nın Nilüfer İlçesi, Odunluk Mahallesi sınırları içerisinde yer almaktadır. Şehir içi ulaşım araçlarıyla ulaşım mümkündür.

Mihraplı Park ya da diğer adıyla Hüdavendigar Parkı 2004 yılında hizmete açılmıştır. Park 80 bin metrekarelik alana yayılmıştır.

Bursa’nın büyük parklarından biri olan Mihraplı Parkı’nın içinde şehitler abidesi, forum alanı, Osmanlı bahçeleri, çocuk oyun alanları, dönüşümlü ve çok amaçlı yeşil alan ve farklı temaların işlendiği bölümler yer alıyor.

Paylaşın

Bursa: Koza Han

Koza Han; Bursa’nın Osmangazi İlçesi hanlar Bölgesi sınırları içerisinde yer almaktadır. Şehir içi ulaşım araçlarıyla ulaşım mümkündür.

1492 yılında, II. Bayezıt tarafından İstanbul’daki cami ve medresesine gelir sağlamak amacıyla yaptırılmıştır. Orhan camii ile Ulu cami arasındaki geniş bir alana kurulmuştur. Çoğunlukla kesme taş, yer yer tuğlanın da kullanıldığı han, iki katlı olup odalarının önü revaktır.

Revak kısmı 40 beton kubbeden oluşmaktadır. Üst katta 50, alt katta 45 olmak üzere toplam 95 odası vardır. Üst katta bulunan odaların tamamı ipek ve ipek ürünleri satan dükkanlar olarak kullanılmaktadır. Üst katta güneye açılan bir kapısı ile alt katta Orhan cami tarafına ve kuzeyinde kapalı çarşıya açılan kapıları vardır. Kuzeye açılan büyük taş kapısı firuze çinilerle süslüdür.

Avlusunda altı şadırvan olan kubbeli bir mescit bulunmaktadır. Günümüzde Kozahan’ın iç avlusu insanların dinlenebilecekleri kafe ve çay bahçesi olarak düzenlenmiştir. Hanın mimarı Abdül-Ula Bin Pulad Şah, İnşaat ustası da Şuca Bin Karaca’dır. Han-ı Cedid-i Evvel, Simkeş, Beylik, Kervansaray’ı, Cedid-i Amire gibi isimlerle anılan Koza Hanı, eskiden olduğu gibi şimdi de Bursa’nın ipek ve ticaret merkezidir.

Paylaşın