Giresun: Hacı Hasan Türbesi

Hacı Hasan Türbesi; Giresun’un Alucra İlçesine bağlı Hacı Hasan Köyü sınırları içerisinde yer almaktadır. Şehir içi ulaşım araçlarıyla ulaşım mümkündür.

Sekizgen planlı, yonu taş malzemeden inşa edilmiş bir türbedir. Giriş kapısı üzerinde 1321 (1905 M.) tarihi yazılıdır.

Gövde ve kubbe kısımlarından oluşmakta olup cenazelik kısmı yoktur. Kubbe betonarmedir. İç mekan küçük ebatlı dikdörtgen formlu pencerelerle aydınlatılmaktadır.

Duvarlar içten tamamen sıvanıp boyanmıştır. Herhangi bir süsleme unsuru yoktur. Ortada ahşaptan sembolik bir sanduka vardır. Hacı Hasan’ın kim olduğu ve türbenin ne zaman yapıldığına dair bilgiye ulaşılamamıştır.

Paylaşın

Giresun: Yakup Halife Türbesi

Yakup Halife Türbesi; Giresun’un Merkez İlçesine bağlı Tekke Köyü sınırları içerisinde yer almaktadır. Şehir içi ulaşım araçlarıyla ulaşım mümkündür.

Tekke Köyü Mezarlığının kuzeyindedir. Şeyh Yakup Halifenin Çepni Beyi Süleyman Bey döneminde bölgeye geldiği ve zaviyesini kurduğu ifade edilmektedir. II. Beyazit’in (1481–1512) 1494 tarihinde Şeyh Yakup Hazretlerinin zaviyesine vakf etmiş olduğu arazilere ait bir ferman sureti bulunmaktadır. Bu ferman suretinde Çatak, Iklıkçı, Çukur, İlyas, Arpa, Zemir, ve Sarban Köylerinin vakıf edildiği görülmektedir.

Kesme taştan inşa edilen türbe sekizgen planlı olup, üzeri kubbe ile örtülüdür. Meyilli bir arazide bulunan türbenin cephe yükseklikleri kod farkı yüzünden farklıdır. Yapıda doğu, güneydoğu, ve güneybatı kenarlar aynı şekilde düzenlenmiştir. Cephe duvarı yüzünde düz atkılı, dikdörtgen formlu ve dıştan demir şebekeli birer pencere yer almakta olup, cephe duvarları üstte yedi sıra kademeli silmeden oluşan saçakla son bulmaktadır.

Türbeye batı cephesindeki dikdörtgen formlu ve yuvarlak kemerli demirden tek kanatlı bir kapıdan girilir. Giriş kısmı üstten ters U şeklinde bir kaval silme ile çevrilmiştir. Bunun üstündeki, kare formlu kitabelik boştur. İç mekânda giriş kapısının sağında iki ve solunda da bir adet ahşap sanduka bulunmaktadır. Sembolik sandukalar, doğu batı istikametinde uzanmaktadır. İç mekân altı adet düz atkılı pencere ile aydınlanmaktadır.

Duvarlar ve kubbe içi sıvanıp boyanmıştır.  Betonarme kubbe, dıştan kurşun kaplı olmayıp, üstte alemle son bulmaktadır. Süsleme açısından sade olan türbenin taş duvarları arasındaki derz araları dış cepheye yansıtılmıştır.  Yapı birkaç sene önce restore edilmiş olup, günümüzde sağlam ve ziyarete açıktır. Türbenin haziresinde yer alan mezarlardan bir tanesinde Osmanlı dönemi mezar taşı vardır.

Paylaşın

Giresun: Hacı Abdullah (Sarı Halife) Türbesi

Hacı Abdullah (Sarı Halife) Türbesi; Giresun’un Yağlıdere ilçesi Tuğlacık köyü sınırları içerisinde yer almaktadır. Şehir içi ulaşım araçlarıyla ulaşım mümkündür.

Muharrem bin Abdullah tarafından 16. yüzyılda Yavuz Sultan Selim’in annesi Gülbahar Hatun adına yaptırılan Sarı Halife’nin türbesidir.

Hacı Abdullah Halife Kimdir ?

Hacı Abdullah Halife 15. yy. sonları ile 16. yy ilk yarısında hayat sürmüş, Karadeniz bölgesinin İslamlaşma sürecine katkıda bulunmuş en önemli ahi lideridir. Yağlıdere Vadisinin Fatihi Eşter Bey ve Yavuz Sultan Selim in annesi Gülbahar Hatun tarafından Tekkesine Vakıflar tahsis edilmiştir.

Karadeniz Limanlarını ipek yoluna bağlayan tarihi Yağlıdere yolunun önemli bir menziline kurduğu tekkesi küçük bir Vakıf Küllüye oluşturmaktadır. Bu yapılar Cuma Camiisi, Medrese, Misafirhaneler, Değirmen, Fırın ve Çeşme gibi unsurlardan oluşmaktadır.

Tekke’nin tapu kaydının yenilendiği 1522 tarihinde Hacı Abdullah Halife’nin hayatta olduğu anlaşılmaktadır. Arapça vakfiyenin düzenlendiği 1543-44 yılında ise vefat ettiği düşünülmektedir.

Paylaşın

Giresun: Tirebolu, Yeniköy Camii

Yeniköy Camii; Giresun’un Tirebolu İlçesi, Yeniköy Mahallesi sınırları içerisinde yer almaktadır. Şehir içi ulaşım araçlarıyla ulaşım mümkündür.

Harimin girişi üzerinde yer alan kitabelik kısmı boştur. Sonradan eklenen son cemaat yeri girişinin yanında 1947 tarihinde inşa edildiği yazılıdır. Kâgir sistemde inşa edilen yapı, kuzey-güney yönünde, uzunlamasına dikdörtgen planlıdır (14.70 X 10.90 m.). Beden duvarlarında malzeme olarak düzgün yonu andezit taşı kullanılmıştır. Son cemaat yeri ve harimden oluşan caminin tek şerefeli minaresi vardır. Cami, meyilli bir arazi üzerinde yer aldığından, kot farkından yararlanılarak, doğu cephesinde giriş ve pencereleri bulunan, günümüzde ibadet yeri olarak kullanılan bodrum katı vardır.

Caminin üzeri, çinko sacla kaplı kırma çatı ile örtülüdür.  Kuzey cephesinde yer alan son cemaat yerinin, sonraki yıllarda genişletilmiş olduğu görülür. Betonarme olan bu ekin cephesi plastik malzeme ile kaplanmıştır. Özgün olan son cemaat yerinin yuvarlak formlu sütunları korunmakla birlikte, yanlarına beton direkler dikilmiştir. Sütunların kaide ve başlıkları aynı formdadır. Camide yer alan pencereler, dikdörtgen formlu ve yuvarlak kemer açıklıklıdır.

Alt sıra pencereleri, üst sıradakilere göre büyük boyutludur. Alt sıra pencereleri demir, üst sıra pencereleri ise alçı şebekelidir. Pencere söveleri, cephe yüzeyinden hafif taşırılmıştır. Bodrum pencereleri dışındaki bütün pencereler aynı formdadır. Caminin batı cephesi, üç adet alt, üç adet üst pencereden oluşur. Doğu cephesi, bodruma açılan kapı ve iki yanında birer adet kare formlu pencere ile üç adet alt, üç adet üst pencereden oluşur.

Güney cephesi iki adet alt, iki adet üst pencereden oluşur. Cepheler, üstte kısa tutulmuş profilli taş saçakla son bulur. Caminin kuzeydoğu köşesinde yer alan minaresi, sonradan ilave edilen son cemaat yerinin içinde kalmıştır. Minarenin soğan biçimli pabuç kısmı, saçak seviyesinden başlar. Onaltıgen gövdeli olan minare, tek şerefelidir. Şerefe altı, içbükey ve dışbükey silme sıraları ile geçilmiştir. Şerefe korkulukları taştır. Şerefeden sonra incelerek yükselen petek kısmının üstünde konik külah yer alır.

Harime giriş, kuzey cephenin ortasında yer alan basık kemerli bir kapı ile sağlanır. Kapının yanlarında, stilize edilmiş dor düzeninde başlıkları olan iki adet sütunce yer alır. Sütunceler, yüzeysel yuvarlak kemerlerle birbirine bağlanmıştır. Girişin batısında diğer pencerelerle aynı formda bir pencere bulunur. Harimin kuzeyinde yer alan mahfile giriş, son cemaat yerinden verilmiştir.

Tek yönlü olan son cemaat yeri, demir parmaklıklı olup, önde kare kesitli 2 adet beton ayakla taşınır. Harimde beden duvarları sadedir. Kesme taş olan mihrap, boyanmıştır. Kenarların birer adet sütunce yer alır. Mihrap nişi yarım yuvarlak formludur. Mihrabın batısında yer alan minber, sonradan olup, basit işçilikli ve lambri malzeme ile yapılmıştır. Kürsü, ahşap olup, sonradandır. Tavanı, lambridir. Yeniköy Mahallesi camisinin, son cemaat yerinin genişletilen kısmı dışında, cepheleri özgündür. İç mekânda, mihrap dışında kalan bütün mimari birim ve elemanlar yenilenmiştir.

Paylaşın

Giresun: Tirebolu, Çarşı Camii

Çarşı Camii; Giresun’un Tirebolu İlçesi, Yeniköy Mahallesi sınırları içerisinde yer almaktadır. Şehir içi ulaşım araçlarıyla ulaşım mümkündür.

Giriş kapısı üzerinde yer alan kitabesinde Molla Hasanoğullarından Ahmet Nemli ve eşi Mürüvvet Nemli tarafından 1947 yılında yeniden inşa edildiği yazılıdır.

Kâgir sistemde inşa edilen yapı, kuzey-güney yönünde, uzunlamasına dikdörtgen planlıdır (14.70 X 10.90 m.). Beden duvarlarında malzeme olarak düzgün yonu andezit taşı kullanılmıştır. Son cemaat yeri ve harimden oluşan caminin tek şerefeli minaresi vardır. Cami, meyilli bir arazi üzerinde yer aldığından, kot farkından yararlanılarak, doğu cephesinde giriş ve pencereleri bulunan, günümüzde ibadet yeri olarak kullanılan bodrum katı vardır. Caminin üzeri, çinko sacla kaplı kırma çatı ile örtülüdür.

Kuzey cephesinde yer alan son cemaat yerinin, sonraki yıllarda genişletilmiş olduğu görülür. Betonarme olan bu ekin cephesi plastik malzeme ile kaplanmıştır. Özgün olan son cemaat yerinin yuvarlak formlu sütunları korunmakla birlikte, yanlarına beton direkler dikilmiştir. Sütunların kaide ve başlıkları aynı formdadır. Camide yer alan pencereler, dikdörtgen formlu ve yuvarlak kemer açıklıklıdır.

Alt sıra pencereleri, üst sıradakilere göre büyük boyutludur. Alt sıra pencereleri demir, üst sıra pencereleri ise alçı şebekelidir. Pencere söveleri, cephe yüzeyinden hafif taşırılmıştır. Bodrum pencereleri dışındaki bütün pencereler aynı formdadır. Caminin batı cephesi, üç adet alt, üç adet üst pencereden oluşur. Doğu cephesi, bodruma açılan kapı ve iki yanında birer adet kare formlu pencere ile üç adet alt, üç adet üst pencereden oluşur.

Güney cephesi iki adet alt, iki adet üst pencereden oluşur. Cepheler, üstte kısa tutulmuş profilli taş saçakla son bulur. Caminin kuzeydoğu köşesinde yer alan minaresi, sonradan ilave edilen son cemaat yerinin içinde kalmıştır. Minarenin soğan biçimli pabuç kısmı, saçak seviyesinden başlar. Onaltıgen gövdeli olan minare, tek şerefelidir. Şerefe altı, içbükey ve dışbükey silme sıraları ile geçilmiştir. Şerefe korkulukları taştır. Şerefeden sonra incelerek yükselen petek kısmının üstünde konik külah yer alır.

Harime giriş, kuzey cephenin ortasında yer alan basık kemerli bir kapı ile sağlanır. Kapının yanlarında, stilize edilmiş dor düzeninde başlıkları olan iki adet sütunce yer alır. Sütunceler, yüzeysel yuvarlak kemerlerle birbirine bağlanmıştır. Girişin batısında diğer pencerelerle aynı formda bir pencere bulunur. Harimin kuzeyinde yer alan mahfile giriş, son cemaat yerinden verilmiştir. Tek yönlü olan son cemaat yeri, demir parmaklıklı olup, önde kare kesitli 2 adet beton ayakla taşınır.

Harimde beden duvarları sadedir. Kesme taş olan mihrap, boyanmıştır. Kenarların birer adet sütunce yer alır. Mihrap nişi yarım yuvarlak formludur. Mihrabın batısında yer alan minber, sonradan olup, basit işçilikli ve lambri malzeme ile yapılmıştır. Kürsü, ahşap olup, sonradandır. Tavanı, lambri ile kaplanmıştır. Yeniköy Mahallesi camisinin, son cemaat yerinin genişletilen kısmı dışında, cepheleri özgündür. İç mekânda, mihrap dışında kalan bütün mimari birim ve elemanlar yenilenmiştir.

Paylaşın

Giresun: Şebinkarahisar, Tamzara Camii

Tamzara Camii; Giresun’un Şebinkarahisar İlçesi, Tamzara Mahallesi sınırları içerisinde yer almaktadır. Şehir içi ulaşım araçlarıyla ulaşım mümkündür.

Tamzara Mahallesi merkezinde yer alan camiye ait yapım tarihi ve yaptıranı hakkında bilgi veren kitabesi veya dönem kaynağı mevcut değildir. Ancak caminin içerisinde duvarda asılı bulunan üç adet belge, caminin inşa tarihi, mimarı, ustaları, caminin yapımına destek verenleri ve geçirdiği onarımları belirtmektedir. Bu belgelerden ilki Osmanlıca olup, 30 Ekim 1901 tarihinde Tamzara İmamı Kara Mehmed Oğlu İsmail Kazım Efendi tarafından yazılmıştır.

1938 senesindeki tamirat sırasında bir küpün içerisinde bulunan bu tarihçeye göre cami, 30 Eylül 1901 tarihinde ibadete açılmıştır. Caminin başmimarı Gümüşhane’nin Torul Kazası’na bağlı Mavrinas Köyü’nden Hacı Lefter Oğlu Timyos Efendidir. Mükellef ustası yine aynı köyden Bavli Oğlu Yorake Usta olup, diğer ustalar Bavli Oğlu Hacı Nikola,  Harabati? Usta, Yani Temürcü Oğlu Yor Usta,  Sava Oğlu Tınas Usta olarak belirtilmiştir. Aynı kitabeye göre caminin yapımına destek verenler şunlardır:

  • 1-Karahisar-ı Şarki Muhasebecisi Mahmud Nazmi Efendi
  • 2-Tamzaralı Selimzâde Hacı Şerif Efendi bin Mustafa Ağa
  • 3-Şişmanzâde Osman ve Mustafa ve Receb biraderler
  • 4-Umûm-ı ahali tarafından belli başlı kimseler (Hacı Kara Mehmedoğlu Abdurrahman Efendi, Muhtar Musa Efendioğlu Şerif Bey, Küçükzade Hacı Abdullah Efendi, Salih Efendi, Edhem Efendi, Salih Efendizade Muharrem Efendi, Recep Efendi, Hacı Alizade İshak Efendi

Kuzey-güney doğrultusunda dikdörtgen planlı olan cami, son cemaat yeri ve harimden oluşur. taş ve kısmen ahşap ile inşa edilen yapının kuzeyinde, çıkmanın üzerine gelecek şekilde tek şerefeli ahşap bir minaresi bulunmaktadır. Cami,  içten bağdadi tekniği ile yapılmış kaburgalı bir kubbe, üzerine dıştan kırma çatı ile örtülüdür.

Kuzey cephe duvarı, ana giriş, girişe çıkılan on basamaklı merdiven, girişin üzerine gelen ve minareye geçit veren merdivenin bulunduğu kapalı bir çıkma, çıkmanın üzerinde minare ve mahfilin bu yöne bakan yüzeyinden oluşmaktadır. İki kanatlı ve ahşap olan kapı, sonradandır. Girişin üzerinde bulunan genişlemesine dikdörtgen gövdeli çıkmayı iki ahşap sütun taşımaktadır. Sütunlar armudi formlu taş kaide üzerine oturtulmuştur. Sütun başlığı küp şeklinde olup, çıkmanın altına eliböğründelerle bağlanmıştır.

Giriş kısmının iki yanında dikdörtgen formlu, sivri kemer açıklıklı ve demir korkuluklu birer pencere bulunmaktadır. Pencereler, dıştan, yüzeyden hafif dışa taşıntılı olarak yapılmış söve ile çevrilidir. Sövenin üzeri içbükey ve dışbükey profillerle hareketlendirilmiştir. Ana mekândaki pencerelerin tamamı bu formda inşa edilmiştir. Beden duvarının taş bölümünün bağdadiye dönüştüğü yerde dikdörtgen formlu düz bir silme vardır. Bu silme, çıkma haricinde tüm cepheyi dolaşmaktadır. İç mekânda, kuzey beden duvarında, altta giriş kapısı ve iki yanında birer pencere bulunmaktadır.

Mahfile, girişin doğusunda bulunan ahşap bir merdiven ile çıkılır. Ahşaptan yapılan mahfilin tam ortasında, mekâna doğru uzanan yuvarlak formlu bir balkon vardır. Mahfil, güneyde ahşap bir korkulukla çevrelenmiştir. Mahfilden, kuzey beden duvarının tam ortasında bulunan bir kapı ile çıkma şeklinde yapılmış olan minarenin merdivenine geçilir. İç mekânda, doğu duvarı, kubbeyi taşıyan ayakların yüzeyi bölmesiyle üç bölümlü bir görünüm kazanmıştır. Yuvarlak kemerle sonlanarak kubbeye geçişin sağlandığı bu bölümlerin her birinin ortasına gelecek şekilde üç adet sivri kemer açıklıklı pencere bulunmaktadır.

Beden duvarında herhangi bir süsleme unsuru bulunmamaktadır. Güney duvarın orta ekseninde, yüzeyden taşıntı yapan mihrap yer almaktadır. Mihrabın batısında bulunan minber tamamen ahşap malzemedendir. Mihrap nişi yuvarlak formludur. Kalemişi tekniğinde bitkisel bezeme unsurları ile süslenen mihrabın kavsarasına deniz kabuğu motifi işlenmiştir. Taç kısmında ise sonradan sülüs ile yazıldığı anlaşılan mihrap duası vardır. Mihrabın batısında bulunan minber, ahşaptan, makine işçilikli ve sonradandır.

Minberle aynı malzemeden yapılmış olan vaaz kürsüsü mihrabın doğusunda kalan pencere ile doğu duvarı arasında kalan bölüme yerleştirilmiştir. Beden duvarında herhangi bir süsleme unsuru bulunmamaktadır. Yapı, içten kaburgalı bir kubbe, dıştan ise kırma çatı ile örtülüdür. Kubbe, sekizgen bir kaideye oturur. Sekiz adet ahşap sütun üzerine oturan kubbe, sütunlardan itibaren içbükey ve dışbükey profillerle perde dökümlerini andıracak şekilde dalgalanarak yükselir.

Kubbe karnı, sütunlardan itibaren göbeğe doğru sekizgen kaburgalı olarak yapılmıştır. Kubbenin tepe noktasında sekiz kollu bir yıldız motifi bulunmaktadır. Yıldızın kolları balıksırtı şeklinde yapılmıştır. Kubbe içi beyaz, ortadaki sekiz kollu yıldız ise kırmızı ve mavi renk boya ile boyanmıştır. Bu görüntüsüyle kubbe, caminin en gösterişli bölümünü oluşturur. İç mekân, cephelerde özellikleri belirtildiği üzere doğu ve batı üçer, kuzey ve güneyde ikişer olmak üzere toplam on adet pencere ile aydınlatılmıştır.

Paylaşın

Giresun: Şebinkarahisar, Kadıoğlu Camii

Kadıoğlu Camii; Giresun’un Şebinkarahisar İlçesi, Kırkgöz Mahallesi Kadıoğlu Mevkii sınırları içerisinde yer almaktadır. Şehir içi ulaşım araçlarıyla ulaşım mümkündür.

Giriş kapısı üzerinde yer alan kitabesine göre 1929 (H. 1924) yılında Dikzade Hayri Efendi tarafından yaptırılmıştır. Minaresinde yer alan ay-yıldız demir levhadaki yıldızın üzerinde “Kadızade Mehmet Efendi” yazmakta olup, bu kişinin yapının mimarı olduğu belirtilir.

Son cemaat yeri ve tek kubbeli harimden oluşan yapının son cemaat yeri sonradan harime dahil edilmiştir. Son cemaat yerinin özgün şeklinde solunda bir oda, sağında minare kaidesi yer almaktayken günümüzde bu bölüme ait kemer ve sütun parçaları çevreye dağılmış durumdadır. Harim duvarları alçı ve yağlıboya ile boyanmıştır. Mihrabı taş, minberi cevizdendir.

Paylaşın

Giresun: Şebinkarahisar, Fatih Camii

Fatih Camii; Giresun’un Şebinkarahisar İlçesi, Bülbül Mahallesi sınırları içerisinde yer almaktadır. Şehir içi ulaşım araçlarıyla ulaşım mümkündür.

Kaynaklarda, Fatih Sultan Mehmet’in 29 Ağustos 1473 tarihinde Otlukbeli Savaşını kazandıktan sonra Şebinkarahisar’a gelişinde yapılmaya başlandığı ve beş yılda tamamlandığı yazılıdır. Caminin, ilk olarak ahşaptan yapıldığı, iki defa yandığı ve bu yangınların ardından taş malzeme ile yenilendiği ifade edilmektedir. Kaynaklar, günümüzdeki Fatih Camisinin, 1888 yılında Rasih ve Mahmut Paşalar tarafından yaptırıldığını kaydetmektedir. Caminin 1939 depreminde çöken kubbelerinin 1950 yılında onarılmış, ayrıca yapı 1977 yılında küçük bir onarım geçirmiştir.

Yüksek bir teras üzerinde ve geniş bir avlu içerisinde yer alan yapı, kuzey – güney doğrultusunda uzunlamasına dikdörtgen planlı (17.70 X269,60 m.) olarak inşa edilmiştir. Tamamen düzgün kesme taş malzeme ile inşa edilen yapı, içten sıvanıp boyanmıştır.  Caminin kuzey cephesinde yer alan ve ortada iki adet yekpare taş sütun üzerine oturan üç gözlü son cemaat yeri, günümüzde camekânla kapatılmış durumdadır.  Üç basamaklı bir merdiven ile ulaşılan giriş bölümünün üzeri, iki adet ahşap sütunla taşınan sundurma ile örtülüdür.

Son cemaat yerinin doğusu, imam odası olarak düzenlenmiş olup, batısında minare yer alır. İmam odası olarak düzenlenen kısmın doğu ve kuzey duvarlarında alt sırada birer adet dikdörtgen formlu, düz atkı taşlı, üst sırada ise küçük boyutlu yuvarlak formlu birer pencere yer alır. Son cemaat yerinin batısından yuvarlak kemerli bir kapı ile minareye geçiş verilmiştir. Harimin giriş bölümü, kemerlerle üçe ayrılmıştır. Ortada giriş kapısı, bunun iki yanında da mukarnas kavsaralı, birer mihrabiye nişi ve birer pencere yer alır.

Pencereler, dikdörtgen formlu, kademeli ve silmeli ikili yuvarlak kemer açıklıklı ve demir şebekelidir. Silindirik formlu mihrabiye nişlerinin üzerinde dikdörtgen pano içerisinde kitabe kuşağı vardır. Taç kapı, dikdörtgen çerçeveli olup, basık kemerli bir açıklığa sahiptir. Ayrıca harimin, doğu ve batı cephelerin kuzeyine yakın bir yerde, dikdörtgen formlu, basık kemerli ve iki kanatlı birer girişi daha vardır.

Girişlerin üzeri sundurma ile kapatılmıştır. Yapının cephelerini enlemesine ikiye bölen ve bütün cephelerini dolanan dört kademeli silmeden oluşan bir korniş vardır. Bu korniş alt ve üst sıra pencerelerinin arasından geçer. Cephelerdeki en önemli mimari eleman olan pencereler, dikdörtgen formlu ve yuvarlak kemer açıklıklıdır. Kemer kilit taşları kemer sorgucu şeklinde dışa taşırılmıştır.

Harime, dikdörtgen formlu, basık kemer açıklıklı ve iki kanatlı ahşap bir kapı ile girilir. Girişin hemen üzerinde yer alan mahfil, girişin her iki tarafında yer alan 15 basamaklı merdivenlerle çıkılır. Mahfil, ortada mukarnas başlıklı iki adet yekpare sütuna, yanlarda ise duvara oturur. Sütunlar, üç adet kemerle birbirine bağlanmıştır. Mahfilin orta bölümü, doğu-batı yönlü tekne tonoz, yan bölümleri çapraz tonoz şeklinde düzenlenmiş olup, her bölüm öne doğru yarım yuvarlak şeklinde çıkma yapmaktadır. Ahşap olan korkuluklar, altta ters palmet sıralarından oluşur. İç mekanda duvar yüzeyleri sıvanıp, boyanmıştır.

Herhangi bir süsleme unsuru yoktur. Güney kenardaki duvar yüzeyi, plasterler üzerine oturan, yuvarlak kemerler ile üç bölüme ayrılmıştır. Duvar yüzeyinin ortasında yer alan taş mihrap, çokgen nişli ve yedi sıra mukarnas kavsaralıdır. Kavsaranın üçgen köşeliklerinde altın yaldızla boyalı bitkisel motifler yer alır. Kavsara üzerindeki dikdörtgen pano üzerinde “Âl-i İmran” suresi 37. ayetten alınan “Küllemâ dehale aleyhâ Zekeriyye’l-Mihrâb” (Zekeriya onun yanına mihraba her girdikçe…) yazısı vardır. Alınlık kısmı yuvarlak kemer şeklinde olan mihrabın, iki yanında plasterler iki bölümlü olarak düzenlenmiştir.

Her iki bölümün de volütlü ve sarkıtlı başlıklarla belirginleştirildiği dikkati çeker. Mihrabın sağ yanında yer alan minber kapısının iki yanında kare altlığa ve dilimli gövdeye sahip birer sütun bulunur. Giriş, dikdörtgen formlu ve düz lentoludur. Girişin üzerinde, dikdörtgen bir pano içerisinde hat örneği vardır. Girişin tepeliği, ortada ay – yıldız motifinin iki yanında birer volüt şeklinde oluşturulmuştur. Minberin üçgen şeklindeki aynalık kısmı sadedir. Korkuluk kısmı ise yan yana beş adet kare pano, bu kare panolar içinde de birer daire motifleri bulunur. Köşk kısmı, altıgen gövdeli dört adet sütuna oturur. Minber, düz bir silme ve üstündeki bir sıra diş motifinden oluşan kornişten sonra cam külahla sonuçlanır. Minberdeki taş süslemeler altın yaldızla süslenmiştir.

Caminin ana mekânı, ortada dört sütunla taşınan bir merkezi kubbe, merkezi kubbenin dört köşesinde küçük boyutlu birer kubbe ve küçük kubbelerin arasındaki tekne tonozlarla örtülüdür. Buna ilaveten kuzeydeki iki sütun ve köşelerde çapraz tonoz, ortadaki tekne tonozlu girişi sayarsak, üç sahınlı camide örtü ve sütun sayısı artmaktadır. Üst örtüyü taşıyan sütunlar, mukarnas başlıklı olup, birbirlerine ve duvarlardaki gömme ayaklara sivri kemerlerle bağlanır. Merkezi kubbenin kasnağındaki dikdörtgen formlu ve yuvarlak kemerli sekiz adet pencere, iç mekanın aydınlanmasında büyük katkı sağlar.  Kuzeybatı köşede yer alan minaresi, kare kaideli, soğan biçimli pabucu olan, onaltıgen gövdeli ve tek şerefeli olup, üstte konik bir külah üzerine oturan alemle son bulur.

Paylaşın

Giresun: Piraziz, Şıhkıran (Eski) Camii

Şıhkıran (Eski) Camii; Giresun’un Piraziz İlçesine bağlı Nefsipiraziz Köyü, Papar Mevkii sınırları içerisinde yer almaktadır. Şehir içi ulaşım araçlarıyla ulaşım mümkündür.

1547 tarihli tahrir defterinde, Nefsipiraziz Köyü’nde Pir Veli ve Pir Mahmut isimli iki imamdan; 1642 tarihli avarız defterinde ise Pirce Şeyh tarafından kurulan bir mezrada, Ali Gazi adlı bir hayırseverin yaptırdığı camiden söz edilmektedir. Pirce Şeyh, Şeyh İdris’in zaviyedarlarından olup, Şıhkıran Mevkiini iskâna açan şahıstır. İlk caminin de banisidir. Nefsipiraziz köyü konağının bahçesinde ve ahşaptan olduğunu düşündüğümüz bu cami, ileriki yıllarda yanmıştır. Günümüzde bu alana, köylü tarafından “Yanık Cami” denilmektedir.

Buradaki caminin yanması sonucu, Şıhkıran Papar Mevkisine şimdiki cami inşa ettirilmiştir. Bu caminin ne zaman inşa ettirildiği bilinmemekle birlikte,  1831 tarihli nüfus kayıtlarında “Şıhkıran Caminin yanında 70 yaşlarında Molla Hasan oğlu Osman Efendi bin Ali”  isimli bir şahıstan bahsedilmektedir. Bu şahıs, caminin imamı olup, mezarı caminin haziresindedir. Dolayısıyla günümüzdeki caminin 1831 tarihinden önce yaptırıldığı anlaşılmaktadır.

Kâgir sistemde inşa edilen yapı, kuzey-güney doğrultusunda dikdörtgen planlıdır (11.60 X 10.00 m.). Beden duvarlarında malzeme bakımından kireç taşı kullanılmış olup, üzeri sıvanmıştır. Cami, içten ahşap tavan, dıştan çinko sac kaplı dört omuzlu kırma çatı ile örtülüdür. Son cemaat yeri ve minaresi yoktur.

Harime, kuzey cephesinin ortasında bulunan basık kemer açıklıklı, iki kanatlı ahşap bir kapı ile girilir. Kesme andezit taşından inşa edilen girişin çevresi, “Π” şeklindeki silmelerle cepheden koparılmıştır. Harimin kuzeyinde yer alan tek yönlü mahfile, son cemaat yerinin doğu yönünde bulunan “L” şeklindeki ahşap bir merdivenle çıkılır. Köşk kısmı bulunan mahfil, ön tarafta kare kesitli iki adet ahşap ayak üzerine oturur. Ayakların gövde kısmı, pahlanmıştır.

Mahfil korkulukları ahşap olup, parmaklık şeklinde düzenlenmiştir.  Güney duvarı ortasında giriş ekseninde yer alan mihrap, taş malzeme ile inşa edilmiş olup, üzeri boyanmıştır. Mihrabın çevresi “Π” şeklinde profilli bir silme ile çevrelenmiştir. Mihrabın batısında kalan minber, ahşap olup, oldukça sadedir. Caminin taban ve tavan döşemeleri ahşaptır. Tavanın ortası, dıştan içeri doğru kademeli olarak daralan göbek şekilde yapılmıştır. Kırma çatı olan üst örtü, çinko ile kaplıdır.

Paylaşın

Giresun: Piraziz, Şeyh İdris Camii

Şeyh İdris Camii; Giresun’un Piraziz İlçesine bağlı Gökçeli Köyü sınırları içerisinde yer almaktadır. Şehir içi ulaşım araçlarıyla ulaşım mümkündür.

Giriş kapısı üzerinde yer alan kitabesine göre cami ilk olarak Şeyh İdris tarafından yaptırılmıştır. Şeyh İdris, VGM yer alan vakfiyeye göre 1399’da ölmüştür. Dolayısı ile ilk caminin bu yıllarda yapıldığı anlaşılmaktadır. Aynı kitabeye göre mevcut cami 18..’ yılında (12.. H.) tarihinde yeniden inşa edilmiştir.

Kâgir sistemde inşa edilen yapı, kuzey-güney doğrultusunda dikdörtgen planlıdır (13.70 X 10.00 m.). Malzeme bakımında beden duvarlarında taş kullanılmış olup, üzeri sıvanmıştır. Yapının tarihi dokusu, sonradan yapılan müdahalelerle önemli ölçüde zarar görmüştür. Cepheler dıştan komple sıvanıp boyanmış, doğu ve kuzey cephelerine yeni ekler yapılmıştır. Pencere doğramaları plastik, minber mobilya malzeme ile yenilenmiştir. Yapı, içten ahşap tavan, dıştan çinko kaplı, dört omuzlu kırma çatı ile örtülüdür. Minaresi yoktur.

Son cemaat yeri bulunmayan caminin cephe düzenlemesi oldukça sadedir. Pencerelerin tamamı, dikdörtgen formlu ve yuvarlak kemerlidir. Doğu ve batı cephelerinde üçerden altı, kuzey ve güney cephelerde ikişerden dört adet penceresi vardır.  Cepheler, üstte betonarme bir saçakla son bulur. Harime, kuzey cephesinin ortasında bulunan yuvarlak kemer açıklıklı ahşaptan iki kanatlı bir kapı ile girilir.

Kemerin üzerinde, basit hat örneği ile yazılmış on satırlık kitabesi vardır. Kesme andezit taşından inşa edilen girişin çevresi, “Π” şeklinde silmelerle cepheden koparılmıştır. Harimin kuzeyinde yer alan tek yönlü mahfile, son cemaat yerinin doğu yönünde bulunan on dört basamaklı beton bir merdivenle çıkılır. Köşk kısmı bulunan mahfil, ön tarafta kare kesitli iki adet beton ayak üzerine oturur.

Mahfil korkulukları ahşap olup, yuvarlak kemerlerli arkat sırası şeklinde düzenlenmiştir.  Güney duvarı ortasında giriş ekseninde yer alan mihrap, kesme andezit taşı ile inşa edilmiş olup, üzeri sonradan cilalanmıştır. Mihrabın çevresi “Π” şeklinde profilli bir silme ile çevrelenmiştir. Mihrabın sağında ve batı duvarına bitişik inşa edilen minber, mobilya malzemeli olup, sadedir. Caminin tavan ve taban döşemeleri ahşaptır. Tavanın ortası, dıştan içeri doğru kademeli olarak daralan göbek şeklinde yapılmıştır. Kırma çatı olan üst örtü, çinko sacla kaplıdır.

Kad-bina hazihi cami-i şerif

Evvela Şeyh İdris kuddüsallahü serrahu

El-aziz … olan …

… kalmak için bina olundu …

Mescid-i necat bulur …

Sadaka-i câriye-i

Devr-i bina … cami-i

Şerifin binası hak rahmet eylesin

… olan evvela Şeyh İdris Aziz hak

… eylesün

Paylaşın