Muğla: Bodrum, Su Sarnıçları

Su Sarnıçları; Muğla’nın Bodrum İlçesi, Gümbet Beldesi sınırları içerisinde yer almaktadır. Şehir içi ulaşım araçlarıyla ulaşım mümkündür.

‘Gümbet’ diye adlandırılan dairesel formlu, kubbeli özel bir yapıya sahip sarnıçlar, Bodrum için bir simge niteliğindedir. Yağmur sularının toplandığı sarnıçlar, su ihtiyacını karşılamada kullanılmıştır. Zamanın ileri gelenleri tarafından kendi adlarına inşa edilmişlerdir.

Sarnıçlar su bulunmayan yerlerde, yağmur suyunu depolayıp kullanılmak üzere yapılan yapılardır. Yarımadanın hemen tamamında Osmanlılar tarafından yapılan ve bugün ‘Gümbet’ olarak tanımlanan sarnıçlar görülür. Bodrumun ‘Gümbet’ beldesi adını buradan almıştır.

Paylaşın

Muğla: Bodrum, Yel Değirmenleri

Muğla’nın Bodrum ve Milas ilçelerinde sıkça görülen yel değirmenleri kesme veya moloz taştan silindirik gövdeli olarak yapılmışlardır. Değirmenin üzeri ahşap konik bir çatı ile örtülmüştür.

Bodrum’daki yel değirmenleri ilk defa 1850’li yıllarda, bol rüzgâr alan tepelerde yapılmıştır. Ana duvarlar genellikle beyaz badana ile sıvanmış, bazen de taş gövdesi olduğu gibi bırakılmıştır. Yel değirmenlerinin içerisine yuvarlak kemerli basit bir kapıdan girilmektedir.

Duvarlardaki küçük boyutlu mazgal pencerelerle içerisi aydınlatılmıştır. Ayrıca içeride ahşap katlar yapılmış ve zemine değirmen taşı ile buğdayı öğüten mekanizma yerleştirilmiştir. Bazı örneklerde de değirmenin yanında veya içerisinde un depoları da bulunmaktadır.

Tarihi kaynaklara göre ilk yel değirmeni MS.644 yılına tarihlenen İran-Afganistan sınırındaki Seistan’da görülmüştür. Bunun ardından MS.750-850 yıllarında Çin’de pirinç tarlalarının sulanması amacıyla kullanılmıştır.

Sonraki yıllarda da doğuda ortaya çıkan yel değirmenleri, batıda geliştirilmiş ve bu değirmenler yatay eksenli bir konuma getirilmiştir. Tarihteki ilk yatay eksenli yel değirmeni Normandiya Krallığı zamanında XII.yüzyılın sonlarına doğru yapılmıştır.

Kule tipi yel değirmenleri ise Akdeniz yöresinde yoğun biçimde yapılmıştır. Daha sonraki yıllarda rüzgâr elektiriği de Danimarkalı Prof.Paul la Cour tarafından 1891 yılında yel değirmeninden yararlanarak üretilmiştir.

Paylaşın

Muğla: Bodrum, Salmakis (Bardakçı) Koyu

Salmakis (Bardakçı) Koyu; Muğla’nın Bodrum İlçesi, Eskiçeşme Mahallesi sınırları içerisinde yer almaktadır. Şehir içi ulaşım araçlarıyla ulaşım mümkündür.

Bardakçı Koyu’nda yapılmakta olan bir askeri inşaat sırasında ortaya çıkan Roma dönemine ait duvar ve mozaik zemin kalıntıları arasında bir yazıt bulunmuştur.

Yazıttaki metnin “Afrodit’in gurur duyduğu Halikarnassos’ta doğan ünlü yazarları” anlatan Helenistik bir şiire ait olduğu ortaya çıkartılmıştır. (Aphrodite ve Hermes Tapınağı ile Salmakis Çeşmesi)

Bardakçı Koyu’nda deniz seviyesinin altında bulunan bu yapıtlara ilişkin henüz bir kazı çalışması yapılmamıştır.

 

Paylaşın

Muğla: Bodrum, Deniz Müzesi

Deniz Müzesi; Muğla’nın Bodrum İlçesi, Çarşı Mahallesi, Nazım Hikmet Sokak üzerinde yer almaktadır. Şehir içi ulaşım araçlarıyla ulaşım mümkündür.

İlk kez 2010 yılı ekim ayında Bodrum Yat Festivali kapsamında Bodrum kalesi önünde kurulan 144 m² çadır içinde Bodrum’un değerlerini özetle anlatan bir kurgu, özenle yapılmış 18 adet “Bodrum tipi” tekne modelinin sunulduğu bir sergileme ile başlamıştır.

Bodrum Ticaret Odası’nın proje liderliği ve Bodrum Belediyesi’nin önemli katkılarıyla ilerleyen proje Müze Projesi Tanıtım Sergileri olarak yer almış, Bodrum merkezinde bulunan eski bedesten binasının müze olarak tahsis edilmesiyle 15 Ekim 2011 tarihinde halkın hizmetine açılmıştır.

Bodrum’da bölgenin ekonomik, sosyal ve kültürel hayatında önemli bir yere sahip olan değerleri “Bodrum tipi” teknelerin orijinallerine sadık modellerinin Bodrumlu büyük usta Ali Kemal Denizaslanı tarafından yapılmasıyla başlayan projede şu anda 48 adet model tekne sergilenmektedir.

Müzenin üst katında ayrılan özel bölümde, 23 Aralık 2011 tarihi itibariyle ziyarete açılan, Hasan Güleşçi’nin yaklaşık 40 yıllık bir zaman diliminde dünyanın çeşitli bölgelerinden toplanarak oluşturduğu çok değerli ve zengin (168 aileye ait 6.000’e yakın deniz kabuğu) “Hasan Güleşçi Deniz Kabukları Koleksiyonu” sunulmaktadır.

“Cevat Şakir Kabaağaçlı Koleksiyonu” kısmında, Kabaağaçlı’nın aile ağacı ile başlayan bilgilendirme ile bebekliği, aile albümünden seçilmiş özel fotoğraflarıyla yaşamından kareler, tarihi belgeler ile kendi kaleminden yazdığı yazıları, çizdiği resimleri ve kişisel eşyaları sergilenmektedir.

Paylaşın

Muğla: Bodrum, Osmanlı Tersanesi

Osmanlı Tersanesi; Muğla’nın Bodrum İlçesinin sınırları içerisinde yer almaktadır. Bodrum Limanının kuzeybatısında, Karada Marinanın batısındadır.

Osmanlı Tersanesi’ne, şehir içi ulaşım araçlarıyla ulaşım mümkündür.

Bir arşiv belgesine göre Bodrum’da ilk gemi, 1784 yılında tezgâha konmuştur. Kerestesi Bodrum dağlarından getirilmiştir.

Korsan saldırılarına karşı gözcü olarak dikilen Osmanlı kulesi ile birlikte 1882 yılında tersanenin surları da genişletilmiştir. Yapı günümüzde, sanat galerisi olarak hizmet vermektedir.

Bugün eski tersanenin arkasında, Adsız Atlı Süvarinin ve Osmanlı Denizcisi Cafer Paşa’nın da türbesi olan, Osmanlı Mezarlığı vardır.

Günümüzde, Bodrum yarımadasının çeşitli yörelerinde yer alan küçük çaplı tersanelerde yapılan ahşap tekneler, yerli ve yabancı deniz severlerin bir tutkusu halinde gelmiştir.

Paylaşın

Muğla: Bodrum, Myndos Kapısı

Myndos Kapısı; Muğla’nın Bodrum İlçesinin sınırları içerisinde yer almaktadır. Kapıya şehrin batı çıkışında bulunan Türk mezarlığının yanındaki Eski Kümbet yoluyla ulaşılır.

Myndos Kapısı’nın MÖ 360’larda yapıldığı sanılmaktadır. Halikarnassos’un batısında, kentin giriş kapılarından biridir. Myndos kapısı iki anıtsal kule ile onların ardında şehre girilen kapının yer aldığı bir iç avludan oluşmaktadır.

Bu kapının kuzeyinde yer alan surlar ile kulelerin onarımının birinci aşaması 1999 yılında tamamlanmıştır. Yakınında bulunan Türk Mezarlığı ile Helenistik ve Roma dönemlerine ait tonozlu mezarları görebilirsiniz.

Paylaşın

Muğla: Bodrum, Antik Tiyatro

Antik Tiyatro; Muğla’nın Bodrum İlçesi, Yeniköy Mahallesi sınırları içerisinde yer almaktadır. Şehir içi ulaşım araçlarıyla ulaşım mümkündür.

Göktepe dağının güney eteklerindeki bu tiyatro, Anadolu’nun en eski tiyatrolarından biridir. 1960’larda bir grup Türk tarafından restore edilen bu tiyatro, günümüzde de Bodrum’daki birçok festivale sahne olmaktadır.

Tiyatro’yu görmeye gelen turistler orada öylece oturup, limandan çıkan ve limana yanaşan tekneleri izlerlerken, o keyifli saatlerin nasıl da geçiverdiğini fark etmezler.

Tiyatronun ilginç nitelikleri arasında, oyunlardan önce Diyonyus uğruna kurbanların kesildiği sunağı ve bazı koltukların arasındaki belki de gölgelik olarak kullanılmış olabilecek delikleri sıralayabiliriz.

Her koltuk arasında 40 cm’lik bir mesafe bırakılmış olan tiyatro 13.000 kişi kapasitelidir. Göktepe dağına kısa bir tırmanış sırasında, taştan oyulmuş mezar taşlarını görebilirsiniz.

Roma ve Helenistik çağdan kalan bu oyulmuş mezar taşları, bir zamanların ölüm sembollerini ve çeşitli lahitleri hala üzerlerinde taşımaktadır (Bazı kalıntılar halen kale müzesinde sergilenmektedir).

Paylaşın

Muğla: Bodrum, Sualtı Arkeoloji Müzesi

Sualtı Arkeoloji Müzesi; Muğla’nın Bodrum İlçesi, Çarşı Mahallesi sınırları içerisinde yer almaktadır. Şehir içi ulaşım araçlarıyla ulaşım mümkündür.

Sualtı Arkeoloji Müzesi, dünyanın en önemli sualtı arkeoloji müzelerinden birisi olarak kabul edilmektedir. Bodrum’da gezilecek ve görülecek en popüler yerlerden birisidir.

Sualtı Arkeoloji Müzesi bünyesinde 14 adet sergi salonu bulunmakta olup dünyanın en zengin Doğu Akdeniz amforaları koleksiyonuna sahiptir. Sualtı Arkeoloji Müzesi’nde Yassıada, Şeytan Deresi ve Serçe Limanı batıkları da sergilenmektedir.

Müzede sergilenen dünyanın en eski batık gemi kalıntısı da görülmeye değer önemli eserlerdendir. Serçe Limanı Cam Batığı Salonu’nda sergilenen bu batık, 1025 yılında batan teknenin kendisidir.

Bu tekneden 3 ton kırık ve sağlam cam çıkarılmıştır. Ayrıca dünyanın en büyük İslam Cam Koleksiyonu da yine burada sergilemektedir.

Paylaşın

Muğla: Saatli Kule

Saatli Kule; Muğla’nın Menteşe İlçesi, Balıbey Mahallesi, Kara Mustafa Caddesi üzerinde yer almaktadır. Şehir içi ulaşım araçlarıyla ulaşım mümkündür.

Saat kulesi, eski şehrin ticaret ve zenaat merkezi Arasta mevkiinde 1895’te Muğla’nın ilk Belediye Başkanı olan Hacı Kadızade Süleyman Efendi ve eşi Pembe Ana tarafından yaptırılmıştır. Şam şehrinde gördükleri kulenin bir benzerini hac dönüşü ünlü Rum usta Filvarus’a (Mihail Konstantin’in oğlu) yaptırmışlardır.

Saatli Kule, kesme taş ve tuğla kullanılarak, kare planlı ve beş katlı olup, aşağıdan yukarıya doğru küçülmektedir. Alt katı dükkân olarak kullanılan kulenin beşinci katına ise yuvarlak saat kadranı yerleştirilmiş. Her katın cephesine sivri ve yuvarlak kemerli dikdörtgen pencereler açılmış. Tarihi Saatli Kule’de bulunan ‘Çan’ sayesinde halk saati göremese de yapılan vuruşlar sayesinde saatin kaç olduğunu anlayabiliyor.

Genellikle saat başlarında saat sayısı kadar çalan çan, yarım saatlerde ise tek çalıyor. Üzerinde yer alan kitabede hem yapanı, hem de neden yapıldığı hakkında bilgiler bulunur. Kitabeyi de Muğla Rüştiyesi hocalarından ve Şahidi Mevlevihanesi neyzeni Dede İsmail Hakkı Efendi yazmıştır. Üzerinde ustasının imzasını taşıyan kulenin saati hala çalışmaktadır.

Saat kulesinin kitabesinde Osmanlıca şunlar yazmaktadır:

“Sahib’ül hayr Hacı Süleyman Efendi
Yine deryayı itâsını ikân eyledi zuhur,
Bahusus aktar-ı eshar vaktini ilân için,
Bu mahalle bir muvakkithane yaptı bi kusur,
Beldemizde misli nâmesbuk kebir çan saati Avrupadan celb edince herkese verdi süru,
Kalmadı hiç ihtiyaç cep saati taşımaya,
Aksi avaz ile alem vakti etti şuur,
Hem ziya şevkiyle buldu mücevher tarihi,
Geldi meydana muvakkithane bi evsa-ı vufur,
Harerehu İsmail Hakkı 1301 fi Şaban.”

Paylaşın

Muğla: Yağcılar Hanı

Yağcılar Hanı; Muğla’nın Menteşe İlçesi, Emirbeyazıt Mahallesi sınırları içerisinde yer almaktadır. Şehir içi ulaşım araçlarıyla ulaşım mümkündür.

Yapımı yaklaşık 1493 yılına dayanan han kentin geçmişinde önemli bir ticaret merkezi olmuştur. Sağlam taş duvara dayalı bağdadi ve ahşap karkas sisteminde yapılmıştır.

Eskiden yağhanelerin bulunduğu bir mekân iken günümüzde restore edilerek hem ticaret merkezi olarak hizmet vermekte hem de avlusundaki çınar ağacının gölgesinde bir dinlenme yeri olarak kullanılmaktadır.

Yağcılar Hanı 1990 senesinde mülk sahipleri aracılığı ile onarılmıştır. Bir zamanların yolcularını ağırlayan Yağcılar hanı bugün iş merkezi olarak hizmet vermektedir.

Paylaşın