Şanlıurfa: Kümbet Evler

Kümbet Evler; Şanlıurfa’nın Harran İlçesi sınırları içerisinde yer almaktadır. Şehir içi ulaşım araçlarıyla ulaşım mümkündür.

150-200 yılı aşkındır kullanılan kubbeli Harran Evleri‘nin dünyada bir benzeri daha yok. Yanyana dizilmiş bir kaç huniyi andıran ve yazları serin, kışları sıcak tutan Harran Evleri‘nin eski dönemlerde özel bir toprağın gülyağıyla ezilip karıştırılmasından yapıldığı söyleniyor.

SİT alanı olarak ilan edildiği için yeni evlerin yapılmadığı Harran’da eski evlerden birini yöreye gelen ziyaretçiler için örnek olarak düzenlenmiş ve gezilebiliyor. Örnek eve girerken Harran Evleri‘ni anlatan bir levha gözünüze çarpar. Levhada Harran Evleri‘ni, “Harran’ın konik kubbeli evleri ören yerinden toplanan tuğlalarla 150-200 yıl önce inşa edilmiştir.

Kare, ya da kareye yakın prizmatik bir temel üzerine indirme tekniğinde tuğlalardan yapılmıştır. En çok 5 metre yüksekliğindeki kubbeler 30-40 tuğla dizisiyle örülmüştür. Her kubbe kemerlerle diğer bir kubbeye bağlanarak içeride geniş mekanlar oluşturulmuştur. Harran Evleri bölge iklimine uygun olup, yazın serin, kışın sıcaktır” şeklinde anlatır.

Paylaşın

Şanlıurfa: Hayat El-Harrani

Hayat El-Harrani (Şeyh Hayat-ı Harrani); Şanlıurfa’nın Harran İlçesi sınırları içerisinde üzerinde yer almaktadır. Şehir içi ulaşım araçlarıyla ulaşım mümkündür.

Şeyh Yahya Hayat el-Harrânî, XII. yüzyılda Harran”da yaşamış ve 1185 tarihinde burada vefat etmiş büyük bir İslâm alimi ve mutasavvufudur. XVII. yüzyılın ortalarında Harran”ı ziyaret eden Evliya Çelebi, Şeyh Hayat”ın türbesinden şu şekilde bahsetmektedir. “Şeyh Yahya (Hayat) ziyaret yeri Harran dibindedir.

Kutupluğa ayak basmış ulu sul­tandır. Harran Kalesi”nin yanında çöl tarafında bü­yük bir kubbe içinde medfundur. Çöl Arapları bu sultana son derece bağlıdırlar. Hatta Araplar ara­sında mühim bir mesele için yemin ettirmek icap etse ta Basra, Lahsa, Umman, Cezayir, Kurna”dan gelip bu sultanın üzerine “Yahya Hayati”nin başı için” deyip duvara el sürse Allah”a yemin etmiş gibi sayarlar.

Bu sultana Yahya Hayati demelerinin aslı, bir seccade üzerinde tahiyatta ve hayatta oturur gibi oturduğundandır.” Hayat el- Harrani hazretleri ölümünden sonra da tasarrufu devam eden 4 büyük evliyadan biri olarak kabul edilmektedir.

Şeyh Hayat”ın türbesi ve bunun güneyine bitişik olan camisi, Harran şehir surlarının kuzey batı dı­şarısındaki mezarlık alanındadır. Türbe ve caminin günümüze kadar önemli değişiklikler geçirdiği du­var ve payelerdeki izlerden anlaşılmaktadır. Cami ve türbe 1999-2001 yıllarında Vakıflar Genel Müdürlüğü”nce restore edilmiştir.

Paylaşın

Şanlıurfa: İmam Bakır Hz. Camii ve Türbesi

İmam Bakır Hz. Camii ve Türbesi; Şanlıurfa’nın Harran İlçesi, İmam Bakır Köyü sınırları içerisinde yer almaktadır. Şehir içi ulaşım araçlarıyla ulaşım mümkündür.

12 İmam’dan beşincisi olan Ebu Cafer İmam Muhammed Bakır’a atfedilen bir türbe ve yanında yine O’nun adını taşıyan bir cami bulunmaktadır.

Anne ve baba tarafından Hz. Fatıma’nın (r.a.) torunu olan, ilim, irfan ve takvasıyla herkesin saygısını kazanan, geniş bilgisinden dolayı “Bakır” lakabıyla anılan Ebu Cafer İmam Muhammed H. 57 (M. 676) senesinde Medine’de doğmuştur. H. 103 (M.721) senesinde Hamime’de vefat edince, naaşı Medine-i Münevvere’ye getirilerek Cennet-ül Baki Mezarlığı’na defnedilmiştir.

Hz. Ömer zamanında Urfa ve Harran’ın fethine katılan (miladi 639) Ebu Cafer İmam Muhammed’in şehit düşen parmağının buraya gömülerek üzerine türbenin (meşhed) yapıldığı ve köye “İmam Bakır” adı verildiği söylenilmektedir. Türbenin batısına bitişik bir de cami bulunmaktadır. Kitabesi bulunmayan her iki yapı son yıllarda betonarme bir şekilde genişletilerek orijinalliğini kaybetmiştir.

Caminin yanındaki mezarlıkta bulunan bazı şahideler üzerindeki yazı ve süslemeler, Harran’ın doğu surları dışındaki tarihi mezarlıkta bulunan şahidelerle aynı özellikleri taşımaktadır.

Paylaşın

Şanlıurfa: Şuayb Antik Şehri

Şuayb Antik Şehri; Şanlıurfa’nın Harran İlçesi, Özkent Köyü sınırları içerisinde yer almaktadır. Şehir içi ulaşım araçlarıyla ulaşım mümkündür.

Şuayb Antik Kenti, Han Ba’rur’dan 11 km. sonradır. Şuayb Antik Kenti Geç Roma dönemine (M.S. 4-5. yüzyıl) tarihlenen bir yerleşim yeridir. Efes’i andıran mimarisinden dolayı Güneydoğu’nun efesi olarak tanımlanır. Şuayb Peygamberin buradaki bir mağarayı ev ve ibadethane olarak kullandığı rivayet edilir. Bu antik kent ismini bu rivayetten alır.

Halen bölgedeki bir mağara Şuayb Peygamberin makamı olarak ziyaret edilmektedir. Bu yerleşim yerinde çeşitli tarihlerde bilim adamlarının yaptığı araştırmalar sonucu varılan ortak görüş, Şuayb Şehri isminin Arapçada “Eski İnsan Şehri” anlamına geldiği ve bu yerleşim içinde yer alan evlerin ise Harran Ovası’nda yaşayan insanların yazlıkları olduğu şeklindedir.

Bu evler tipik Roma evleri tarzında yapılmış olup üçgen alınlıklı, çatılı ve etrafı duvarla çevrili bir avlu ve evin altında yer alan ana kayaya oyulmuş bir kilerden oluşmaktadır. Her evin içinde bir su kuyusu bulunmaktadır. Evlere girişler avlu duvarlarında yer alan kapılardan yapılmaktadır.

Bu kapılar ise ızgara planlı sokaklara açılmaktadır. Şuayb Antik şehrinde bugüne kadar kapsamlı bir arkeolojik araştırma yapılmamıştır. Yapılacak arkeolojik çalışmalar bu antik kentin bilinmeyen gizemli yönlerini ortaya çıkaracaktır.

Paylaşın

Şanlıurfa: Han El-Ba’rur

Han El-Ba’rur; Şanlıurfa’nın Harran İlçesi, Göktaş Köyü sınırları içerisinde yer almaktadır. Şehir içi ulaşım araçlarıyla ulaşım mümkündür.

Han El-Ba’rur, Eyyubiler dönemine tarihlenmektedir. Tektek Dağları olarak anılan dağlık bölgede Harran-Bağdat yolu güzergâhında bulunan kervansaray; mescit, muhafız odası, ahırlar, hamam ve yazlık odalardan oluşmaktadır. Yapı, Anadolu Selçuklu kervansaraylarının tüm özelliklerini taşımaktadır.

43.30 x 44.80 metre ölçülerinde kareye yakın bir avluyu çevreleyen kervansarayın biri kuzeyde, diğeri de batıda olmak üzere iki kitabesi bulunmaktadır. Giriş kapısı üzerindeki kitabeden anlaşıldığına göre; kervansaray, İsa oğlu el-Hac Hüsameddin Ali Bey tarafından 1128-1129 tarihlerinde yaptırılmıştır. Hanın ismi olan “Ba’rur” kelimesi. Arapça’da “Keçi gübresi” anlamındadır.

Rivâyete göre, hanı yaptıran kişi, burayı kuru üzümle doldurmuş ve yoldan geçen veya kervansarayda konaklayan misafirlerine ikram edermiş.

Geleceğe dönük olarak “Benden sonra gelenler burayı keçi gübresi ile dolduracaklardır.” demiştir. Yapı, Moğol istilasından sonra harap hale gelmiş ve yerli halk tarafından uzun yıllar ahır olarak kullanılmıştır. Gerçektende keçi gübresi ile dolması düşündürücü ve bir o kadar da anlamlıdır.

Paylaşın

Şanlıurfa: Bazda Mağaraları

Bazda Mağaraları; Şanlıurfa’nın Harran İlçesi, Öztaş Mahallesi sınırları içerisinde yer almaktadır. Şehir içi ulaşım araçlarıyla ulaşım mümkündür.

Bazda Mağaraları, Harran-Han el-Ba’rur yolunun 15. km. sinden itibaren yolun her iki tarafında tarihi taş ocakları bulunmaktadır. Bazda mağaraları 19.km.de yolun sağındadır. “Bazda”, “Albazdu”, “Elbazde” veya “Bozdağ Mağaraları” adıyla bilinir ve tanınır.

Bölgenin en önemli ve en güzel görüntüye sahip taş ocağıdır. Çok geniş bir alana yayılan dağın dış cephelerinde taş kesilmesi nedeniyle büyük oyuklar meydana gelmiştir.

Kayalara yazılmış Arapça kitabelerden, bu taş ocağının 13. yüzyılda “Abdurrahman el-Hakkâri”, “Muhammet İbn-i Bakır”, “Muhammed el-‘Uzzar” gibi şahıslar tarafından işletildiği anlaşılmaktadır. Çevredeki Harran, Şuayp şehri ve Han el-Ba’rur yapıları için yüzlerce yıl taş alınması neticesinde her iki mağarada da çok sayıda meydan, tünel ve galeriler meydana gelmiştir.

Bunlardan özellikle büyük olanı yer yer iki katlı bir şekilde oyulmuş ve yükseklikleri 10-15 metreye varan ayaklar bırakılarak ortada meydanlar oluşturulmuştur. Ayrıca uzun galeri ve tünellerle dağın çeşitli yönlerine doğru çıkışlar sağlanmıştır.

Paylaşın

Şanlıurfa: Soğmatar Antik Şehri

Soğmatar Antik Şehri; Şanlıurfa’nın Eyyübiye İlçesi, Yardımcı (Sumatar) Nahiyesi’ne bağlı Yağmurlu Köyü sınırları içerisinde yer almaktadır. Şehir içi ulaşım araçlarıyla ulaşım mümkündür.

Roma dönemine (M.S. 2. yüzyıl) tarihlenen bölge, Abgar Krallığı döneminde Harranlıların Tektek Dağları bölgesinde; ay ve gezegen tanrıları için tapındıkları bir kült merkezi olduğu bilimsel olarak tespit edilmiştir.

Soğmatar kült yerinde; Ay tanrısı Sin’e tapınılan bir mağara (Pognon Mağarası), yamaçlarında yer yer tanrı kabartmalarının ve zemine kazılmış yazıtların olduğu bir tepe (Kutsal Tepe), 6 adet kare ve yuvarlak planlı mozole (Anıt Mezar), iç kale ve ana kayaya oyulmuş çok sayıda kaya mezarı bulunmaktadır.

Soğmatar özellikle M.S. 165 yıllarında Partların (İranlılar) Urfa bölgesine yaptıkları yoğun saldırılardan dolayı bölgeden kaçan halk tarafından kurulmuş ve İslam Dönemi’ne kadar kült merkezi özelliğini korumuştur. Şuayb Şehri yerleşimindeki insanların Soğmatar’ı mezarlık ve ibadet yeri olarak kullandıkları Sogmatar’da bulunan bazı dinsel motiflerin bulunmasından anlaşılmaktadır.

Sogmatar’da, Şuayb Şehri gibi su ihtiyacını karşılamak için ana kayaya oyulmuş su kuyuları bulunmaktadır. Soğmatar Antik Kentindeki tarihi kuyunun Hz. Musa Kuyusu olduğu rivayet edilir. Soğmatardan sonra devam eden yol 27 km. sonra sizi Urfa-Viranşehir yol kavşağına çıkarır.

Bu yoldan doğuya, Viranşehir istikametine 29 km gidilince Eyyub Nebi Beldesi yol ayrımı karşınıza çıkar. Yol ayrımından 16 km. sonra ise Sabrın Sultanı Hz. Eyyub Peygamberin makamının bulunduğu ulaşılır.

Paylaşın

Şanlıurfa: Müslüm Gürses Müzik Müzesi

Müslüm Gürses Müzik Müzesi; Şanlıurfa’nın Merkez İlçesi, Atatürk Mahallesi sınırları içerisinde yer almaktadır. Şehir içi ulaşım araçlarıyla ulaşım mümkündür.

Müslüm Gürses, 1953 yılında Halfeti’de doğdu. Üç yaşındayken ekonomik nedenlerden dolayı ailesi Adana’ya göç etti. Müslüm Gürses, şarkıcılığa 1965 yılında, Adana’da bir çay bahçesinde başladı, o yıllarda bir gazinoda sahneye çıktı.

İlkokuldan mezun olduktan sonra 14 yaşındayken, 1967 yılında Adana Aile Çay Bahçesi’nde düzenlenen yarışmaya katıldı ve birinci oldu. 1968 yılından itibaren piyasaya ilk 45’likleri çıkarmaya başladı. 1979 yılında ilk defa İsyankâr filmiyle kamera karşısına geçen Gürses, toplam 38 sinema filminde rol almıştır. Müslüm Gürses, 3 Mart 2013’te İstanbul’da vefat etti.

Onun anısına Mahmud Nedim Konağı içerisindeki bir bölüm Müslüm Gürses Müzik Müzesi olarak düzenlenerek 5 Ekim 2013 tarihinde hizmete açılmıştır. Müzede, Gürses’in kişisel eşyaları, kullandığı enstrümanlar ile kasetlerinden oluşan eserler görülebilmektedir. Müzemiz hafta içi her gün ücretsiz olarak gezilebilmektedir.

Paylaşın

Şanlıurfa: Şurkav Geleneksel El Sanatları Müzesi

Şurkav Geleneksel El Sanatları Müzesi; Şanlıurfa’nın Merkez İlçesi, Şair Nabi Mahallesi, A, Köseoğlu Sokak üzerinde yer almaktadır. Şehir içi ulaşım araçlarıyla ulaşım mümkündür.

Şanlıurfa Valiliği tarafından, Urfa kültürünün yaşatılması ve tanıtılması amacıyla kurulan Şanlıurfa Kültür Eğitim ve Araştırma Vakfı (ŞURKAV)tarafından satın alınan Halil-ür Rahman Gölü (Balıklıgöl)’ün kuzeyindeki bu tarihi ev, uzun yıllar “Taziye Evi” olarak kullanılmıştır.

Ancak Urfa El Sanatlarını yaşatılması ve ilimize gelen misafirlerimize sergilenebilmesi amacıyla bir mekan ihtiyacı hasıl olmuştur. Bu sebeple Valilik oluru ile ŞURKAV Taziye evi, Şanlıurfa Valiliği-ŞURKAV Geleneksel El Sanatları Müzesi ve Satış Merkezi olarak 24.01.2011 tarihinde hizmete açılmıştır.

Üç oda ve bir salondan oluşan Müzemizde Ahşap, bakır, cülha, ehram, saraçlık, keçe kilim, halı gibi Urfa’ya ait birçok el emeği göz nuru ürünü görmek mümkündür. Girişi ücretsiz olan müzemiz, hafta içi her gün 08.00-17.00 saatleri arasında açıktır.

Paylaşın

Şanlıurfa Müzesi

Şanlıurfa Müzesi; Şanlıurfa’nın Merkez İlçesi, Haleplibahçe Mahallesi sınırları içerisinde yer almaktadır. Şehir içi ulaşım araçlarıyla ulaşım mümkündür.

Müze kompleksinin içerisinde Paleolitik, Neolitik, Kalkolitik, Tunç ve Demir çağlarından tarihi eserler yer almaktadır. Bu eserler içerisinde dünya’nın bilinen en eski heykeli olan Balıklıgöl Heykeli, Göbeklitepe ve Nevali Çori’ye ait tarihi eserler yer almaktadır.

Edessa Mozaik Müzesi’nde ise oradaki arkeolojik kazılarda çıkarılmış mozaikler ile 1950’li yıllarda ABD’ye kaçırılmış ve 2012’de Kültür Bakanlığınca Türkiye’ye getirilen Orpheus Mozaiği sergilenmektedir. Müze’de ayrıca çok amaçlı tanıtım merkezi, amfi tiyatro, hediyelik eşya reyonları, rekreasyon alanı ile 750 araçlık açık ve kapalı otopark yer almaktadır.

Mevkii bakımından Balıklıgöl’ün neredeyse karşısında bulunmaktadır. 2016 yılında 3.’sü gerçekleştirilmiş olan 3. Çukurova Turizm Ödülleri’nde Türkiye’nin en iyi müzesi ödülünü almıştır. Müze harici, restoran, atölyeler ve çok amaçlı salon gibi birimleri barındıran yapıda tüm mekanlara iç avludan ulaşılır.

Kütle avlulu soyut bir kare prizmanın cepheleri ve çatısında urfa kent dokusuna öykünmesiyle oluşmuştur. Diğer bir deyişle kütlede urfa kent dokusu yerel urfa taşıyla kaplı bina kabuğuna işlenerek özgün bir yapı kimliği yaratmak hedeflenmiştir.

Paylaşın