Şanlıurfa: Soğmatar Antik Şehri

Soğmatar Antik Şehri; Şanlıurfa’nın Eyyübiye İlçesi, Yardımcı (Sumatar) Nahiyesi’ne bağlı Yağmurlu Köyü sınırları içerisinde yer almaktadır. Şehir içi ulaşım araçlarıyla ulaşım mümkündür.

Roma dönemine (M.S. 2. yüzyıl) tarihlenen bölge, Abgar Krallığı döneminde Harranlıların Tektek Dağları bölgesinde; ay ve gezegen tanrıları için tapındıkları bir kült merkezi olduğu bilimsel olarak tespit edilmiştir.

Soğmatar kült yerinde; Ay tanrısı Sin’e tapınılan bir mağara (Pognon Mağarası), yamaçlarında yer yer tanrı kabartmalarının ve zemine kazılmış yazıtların olduğu bir tepe (Kutsal Tepe), 6 adet kare ve yuvarlak planlı mozole (Anıt Mezar), iç kale ve ana kayaya oyulmuş çok sayıda kaya mezarı bulunmaktadır.

Soğmatar özellikle M.S. 165 yıllarında Partların (İranlılar) Urfa bölgesine yaptıkları yoğun saldırılardan dolayı bölgeden kaçan halk tarafından kurulmuş ve İslam Dönemi’ne kadar kült merkezi özelliğini korumuştur. Şuayb Şehri yerleşimindeki insanların Soğmatar’ı mezarlık ve ibadet yeri olarak kullandıkları Sogmatar’da bulunan bazı dinsel motiflerin bulunmasından anlaşılmaktadır.

Sogmatar’da, Şuayb Şehri gibi su ihtiyacını karşılamak için ana kayaya oyulmuş su kuyuları bulunmaktadır. Soğmatar Antik Kentindeki tarihi kuyunun Hz. Musa Kuyusu olduğu rivayet edilir. Soğmatardan sonra devam eden yol 27 km. sonra sizi Urfa-Viranşehir yol kavşağına çıkarır.

Bu yoldan doğuya, Viranşehir istikametine 29 km gidilince Eyyub Nebi Beldesi yol ayrımı karşınıza çıkar. Yol ayrımından 16 km. sonra ise Sabrın Sultanı Hz. Eyyub Peygamberin makamının bulunduğu ulaşılır.

Paylaşın

Şanlıurfa: Müslüm Gürses Müzik Müzesi

Müslüm Gürses Müzik Müzesi; Şanlıurfa’nın Merkez İlçesi, Atatürk Mahallesi sınırları içerisinde yer almaktadır. Şehir içi ulaşım araçlarıyla ulaşım mümkündür.

Müslüm Gürses, 1953 yılında Halfeti’de doğdu. Üç yaşındayken ekonomik nedenlerden dolayı ailesi Adana’ya göç etti. Müslüm Gürses, şarkıcılığa 1965 yılında, Adana’da bir çay bahçesinde başladı, o yıllarda bir gazinoda sahneye çıktı.

İlkokuldan mezun olduktan sonra 14 yaşındayken, 1967 yılında Adana Aile Çay Bahçesi’nde düzenlenen yarışmaya katıldı ve birinci oldu. 1968 yılından itibaren piyasaya ilk 45’likleri çıkarmaya başladı. 1979 yılında ilk defa İsyankâr filmiyle kamera karşısına geçen Gürses, toplam 38 sinema filminde rol almıştır. Müslüm Gürses, 3 Mart 2013’te İstanbul’da vefat etti.

Onun anısına Mahmud Nedim Konağı içerisindeki bir bölüm Müslüm Gürses Müzik Müzesi olarak düzenlenerek 5 Ekim 2013 tarihinde hizmete açılmıştır. Müzede, Gürses’in kişisel eşyaları, kullandığı enstrümanlar ile kasetlerinden oluşan eserler görülebilmektedir. Müzemiz hafta içi her gün ücretsiz olarak gezilebilmektedir.

Paylaşın

Şanlıurfa: Şurkav Geleneksel El Sanatları Müzesi

Şurkav Geleneksel El Sanatları Müzesi; Şanlıurfa’nın Merkez İlçesi, Şair Nabi Mahallesi, A, Köseoğlu Sokak üzerinde yer almaktadır. Şehir içi ulaşım araçlarıyla ulaşım mümkündür.

Şanlıurfa Valiliği tarafından, Urfa kültürünün yaşatılması ve tanıtılması amacıyla kurulan Şanlıurfa Kültür Eğitim ve Araştırma Vakfı (ŞURKAV)tarafından satın alınan Halil-ür Rahman Gölü (Balıklıgöl)’ün kuzeyindeki bu tarihi ev, uzun yıllar “Taziye Evi” olarak kullanılmıştır.

Ancak Urfa El Sanatlarını yaşatılması ve ilimize gelen misafirlerimize sergilenebilmesi amacıyla bir mekan ihtiyacı hasıl olmuştur. Bu sebeple Valilik oluru ile ŞURKAV Taziye evi, Şanlıurfa Valiliği-ŞURKAV Geleneksel El Sanatları Müzesi ve Satış Merkezi olarak 24.01.2011 tarihinde hizmete açılmıştır.

Üç oda ve bir salondan oluşan Müzemizde Ahşap, bakır, cülha, ehram, saraçlık, keçe kilim, halı gibi Urfa’ya ait birçok el emeği göz nuru ürünü görmek mümkündür. Girişi ücretsiz olan müzemiz, hafta içi her gün 08.00-17.00 saatleri arasında açıktır.

Paylaşın

Şanlıurfa Müzesi

Şanlıurfa Müzesi; Şanlıurfa’nın Merkez İlçesi, Haleplibahçe Mahallesi sınırları içerisinde yer almaktadır. Şehir içi ulaşım araçlarıyla ulaşım mümkündür.

Müze kompleksinin içerisinde Paleolitik, Neolitik, Kalkolitik, Tunç ve Demir çağlarından tarihi eserler yer almaktadır. Bu eserler içerisinde dünya’nın bilinen en eski heykeli olan Balıklıgöl Heykeli, Göbeklitepe ve Nevali Çori’ye ait tarihi eserler yer almaktadır.

Edessa Mozaik Müzesi’nde ise oradaki arkeolojik kazılarda çıkarılmış mozaikler ile 1950’li yıllarda ABD’ye kaçırılmış ve 2012’de Kültür Bakanlığınca Türkiye’ye getirilen Orpheus Mozaiği sergilenmektedir. Müze’de ayrıca çok amaçlı tanıtım merkezi, amfi tiyatro, hediyelik eşya reyonları, rekreasyon alanı ile 750 araçlık açık ve kapalı otopark yer almaktadır.

Mevkii bakımından Balıklıgöl’ün neredeyse karşısında bulunmaktadır. 2016 yılında 3.’sü gerçekleştirilmiş olan 3. Çukurova Turizm Ödülleri’nde Türkiye’nin en iyi müzesi ödülünü almıştır. Müze harici, restoran, atölyeler ve çok amaçlı salon gibi birimleri barındıran yapıda tüm mekanlara iç avludan ulaşılır.

Kütle avlulu soyut bir kare prizmanın cepheleri ve çatısında urfa kent dokusuna öykünmesiyle oluşmuştur. Diğer bir deyişle kütlede urfa kent dokusu yerel urfa taşıyla kaplı bina kabuğuna işlenerek özgün bir yapı kimliği yaratmak hedeflenmiştir.

Paylaşın

Şanlıurfa: Arkeoloji ve Mozaik Müzesi

Arkeoloji ve Mozaik Müzesi; Şanlıurfa’nın Merkez İlçesi, Haleplibahçe Mahallesi sınırları içerisinde yer almaktadır. Şehir içi ulaşım araçlarıyla ulaşım mümkündür.

Türkiye’nin en büyük müzesi olan Şanlıurfa Müzesi’nin hemen yanında bulunuyor. Şanlıurfa Belediyesi’nin alt yapı çalışmaları sırasında bulunmuştur. Daha sonra yapılan arkeolojik kazılarla tamamı gün yüzüne çıkarılmıştır.

Mozaiklerin bulunduğu alan, Roma villalarını içine alacak şekilde inşa edilmiştir. Haleplibahçe Mozaik Müzesi, mitolojide ismi geçen kadın savaşçı Amazonların tasvir edildiği tek mozaiğe de ev sahipliği yapılıyor.

Mozaikler, Amazon kadınlarının av sahnelerini, bazı hayvanları ve kişileri tasfir etmektedir. Savaşçı Amazon Kraliçelerinin anlatıldığı mozaikler, dünyanın ilk örnekleri”nden kabul edimektedir.

Mozaik tekniğiden, sanatından ve 4 milimetre kare ebatında Fırat Nehri’nin orijinal taşlarından yapılmasıdan  ve benzeri özelliklerinden dolayı uzmanlarca dünyanın en kıymetli mozaiği olarak tanımlamaktadır.

Paylaşın

Şanlıurfa: Kurtuluş Müzesi

Kurtuluş Müzesi; Şanlıurfa’nın Merkez İlçesi, Atatürk Mahallesi sınırları içerisinde yer almaktadır. Şehir içi ulaşım araçlarıyla ulaşım mümkündür.

1903 tarihinde inşa edilmiştir. Avrupai tarzda konak mimarisi ile geleneksel tarzda Urfa evi mimarisinin kaynaştığı bir özelliğe sahip olan ve oldukça geniş bir alana yayılan konak, haremlik ve selamlık bölümlerindeki düzgün kesme taş yapılardan meydana gelmiştir.

Duvarlarında o günlerden kalan top ve mermi izlerini görebilmek mümkündür. 2005 Yılında Şanlıurfa Valiliği tarafından onarımı gerçekleştirilmiş ve 11 Nisan 2009 yılında “Şanlıurfa Kurtuluş Müzesi” olarak hizmete sunulmuştur.

Kurtuluş müzesinde Şanlıurfa’nın düşman işgalinde kullanılan silahlar araç gereçler sergilenmektedir. Şanlıurfa’nın düşman işgalinden kurtuluş hareketini başlatan 12 kişinin mumyalanmış resim heykelleri sergilenmektedir.

Paylaşın

Şanlıurfa: İbrahim Tatlıses Müzik Müzesi

İbrahim Tatlıses Müzik Müzesi; Şanlıurfa’nın Merkez İlçesi, Tepe Mahallesi, Harran Kapı Caddesi üzerinde yer almaktadır. Şehir içi ulaşım araçlarıyla ulaşım mümkündür.

Bir zamanlar Şanlıurfa müziğin kalbinin attığı Harrankapı’daki ‘Yasin’in Kahvesi’ni kamulaştırarak restore eden Şanlıurfa Belediyesi tarihi mekanı “Müzik Müzesi”ne dönüştürdü.

Şanlıurfa Belediye Meclis Üyeleri oy çokluğu ile Müzik müzesine İbrahim Tatlıses’in ismi verildi.25 Eylül 2011 tarihinde açılışı yapılan İbrahim Tatlıses Müzik Müzesinde, Şanlıurfalı sanatçıları yakından tanımak mümkün.

Müzik Müzesinde günümüzde sanat hayatına devam eden sanatçıların yanı sıra vefat eden sanatçıların resimleri mumdan yapılmış heykellerle sergileniyor.

Müzede geçmişten günümüze çalgı aletleri sanatçıların fotoğrafları ve onların hayatını anlatan yazılar sergileniyor. Ziyaretçiler müzeyi gezerken kulaklıklar takarak sanatçıların eserlerini dinleyebiliyor.

Paylaşın

Şanlıurfa: Mutfak Müzesi

Mutfak Müzesi; Şanlıurfa’nın Merkez İlçesi, Camikebir Mahallesi sınırları içerisinde yer almaktadır. Şehir içi ulaşım araçlarıyla ulaşım mümkündür.

Şanlıurfa Belediyesi 2011 yılında yıkılmaya yüz tutmuş tarihi Hacıbanlar Evi’ni satın alarak restore ettirdiği tarihi evi “Geleneksel Mutfak Müzesi”ne dönüştürdü.

Mutfak Müzesinde geçmişten günümüze oluşan Şanlıurfa’nın eski mutfak malzemeleri sergileniyor. Urfa mutfak kültürünün önemli örnekleri olan objelerin Urfa yöresine özgü kıyafetler giymiş mankenler yardımıyla canlandırılmaktadır.

Geleneksel Mutfak Müzesi; 5 odalı, içerisinde 2 su kuyusu bulunan ve geniş avlusu ile Tarihi Urfa Evleri’nin vazgeçilmez örneklerinden biri.

Mutfak Müzesi’nde ev hanımları, Urfa mutfağınının bilen, yöresel yemeklerinin kursu da verilmektedir. Hafta içi ve hafta sonu devam eden kurslara 15-50 yaş arası bayanlar katılıyor.

Paylaşın

Şanlıurfa Kent Müzesi

Şanlıurfa Kent Müzesi; Şanlıurfa’nın Merkez İlçesi, Beykapusu Mahallesi, Alpan Sokak üzerinde yer almaktadır. Şehir içi ulaşım araçlarıyla ulaşım mümkündür.

Kule, Haçlı Kontluğu döneminde inşa edilmiştir. Osmanlı Devleti’nin son dönemlerinde kapı ağalığı Mahmutoğlu ailesine verildiğinden onların ismiyle tanınmıştır. 24 Mart 1919’da Urfa’nın İngilizler tarafından işgali esnasında, işgal komutanı Beddy tarafından kiralanmak istenmişse de, Kule sahibi Mahmudoğlu Mustafa Ağa tarafından bu teklif tepkiyle karşılanmış ve reddedilmiştir.

Uzun bir süre yapı kendi kaderine terk edildikten sonra 2008 yılında Şanlıurfa Belediyesi tarafından satın alınmış ve “kent müzesi” olarak kullanılmak amacıyla restorasyon edilmiştir. Şanlıurfa’nın kuruluşundan günümüze kadar tarihi, coğrafi, arkeoloji, inanç kültürel,  sosyal,  ekonomik,  ticari,  ulaşım, sağlık, mimari, spor, idari yapı ve turistik yapısına ilişkin gelişimi ve bu gelişim süreci içinde önem arz eden şahıs ve olayların bilgilerinin, belgelerin ve derlemelerin yanı sıra görsel sunum ve animasyonların da yer aldığı müze olmasıyla diğer müzelerden ayrılmaktadır.

Kent Müzesi içerisinde kent maketi, Şanlıurfa’da yaşamış peygamberlere ilişkin hologramlar vasıtası ile görsel tanıtımlar yer alırken Şanlıurfa’ya ait önemli ve özellik arz eden her türlü bilgi, belge, berat, kitap, fotoğraf, el aletleri, müzik aletleri, mutfak araçları, geleneksel giysiler, el sanatlarına ilişkin malzemelerde sergileniyor. Tarım aletleri, Urfa’da bulunan bitkiler ve hayvanlara ilişkin canlandırmalarda yer almaktadır.

Paylaşın

Şanlıurfa: Göbeklitepe

Göbeklitepe; Şanlıurfa’nın Merkez İlçesi, Örencik Mahallesi sınırları içerisinde yer almaktadır. Şehir içi ulaşım araçlarıyla ulaşım mümkündür.

Göbeklitepe’de yapılan kazılarda, yerleşik yaşama geçişle ilgili mevcut bilgileri alt üst edecek buluntular ortaya çıkmıştır. Göbeklitepe, M.Ö. 10.000 yani günümüzden 12.000 yıl öncesine tarihlenen Çanak Çömleksiz Neolitik döneme ait bir inanç merkezidir. 80 dönümlük alana sahip olan ören yeri, Kültür ve Turizm Bakanlığı’nca 2005 yılında 1. Derece arkeolojik sit alanı ilan edilmiştir. İnsanoğlu ilk kez, Neolitik Dönemde doğa ile olan ilişkisini kendi lehine çevirerek, avcılık ve toplayıcılık ile birlikte tarıma da yönelmiştir.

Yine bu dönemde hayvanların evcilleştirilmesi gerçekleşmiş, ilk dini ve sivil mimari örnekleri ortaya çıkmaya başlamıştır. Göbeklitepe, adını bölgede bulunan yatır mezardan (ziyaretten) almaktadır. İlk kez 1963 yılında İstanbul ve Chicago Üniversitelerinin işbirliği ile hazırlanan “Güneydoğu Anadolu Bölgesi Araştırma Projesi” çerçevesinde gerçekleştirilen yüzey araştırmalarında, İstanbul Üniversitesinden Prehistorya Bölüm Başkanı Prof. Dr. Halet Çambel ve Chicago Üniversitesinden Prof. Dr. Robert Braidwood tarafından keşfedilmiştir.

1995 yılında Şanlıurfa Müze Müdürlüğü başkanlığında ve Alman Arkeoloji Enstitüsü’nden Arkeolog Harald Hauptmann’ın danışmanlığında yüzey araştırmaları yapılmış ve 1996 yılından 2006 yılına kadar Şanlıurfa Müze Müdürlüğü başkanlığında ve Alman Arkeoloji Enstitüsü’nden Arkeolog Klaus Schmidt danışmanlığında kazı çalışmaları sürdürülmüştür. Göbeklitepe’deki kazı çalışmaları, 2007 yılından itibaren Bakanlar Kurulu kararı ile Alman Arkeoloji Enstitüsünden Arkeolog Klaus Schmidt başkanlığında yürütülmektedir.

Boğa, Tilki Ve Turnalı Stel Göbeklitepe’de ortaya çıkarılan ilginç buluntular arasında çöl varanı, sürüngen kabartmaları, yaban domuzları, turna, leylek, tilki, yılan, akrep, koyun, aslan örümcek ve kafası olmayan insan kabartması, erkeklik organı abartılı olarak tasvir edilmiş erkek heykelleri vb. ortaya çıkan bulgular 12.000 yıl önce yerleşik hayata geçen bu dönem insanının inançlarını yansıtan önemli bulguları oluşturmaktadır. Mimarlık tarihi, insanoğlunun avcı ve toplayıcı toplumdan yerleşik topluma geçmesi ile başlar.

Göbeklitepe’de bulunan 12.000 yıllık yapılar, mimarlık tarihinin başlangıcı olarak kabul edilmiştir. İnsanoğlunun tek tanrılı dinlerden önceki çok tanrılı döneme ait ilk tapınağı, M.Ö. 4.000 yılına tarihlenen Malta Adası’ndaki tapınak olarak biliniyordu. Göbeklitepe Tapınağı’nın tespiti ile bu bilgiler geçerliliğini yitirmiş ve insanoğlunun ilk tapınağının günümüzden 12.000 öncesine tarihlenen “Göbeklitepe Tapınağı” olduğu bilimsel verilerle kanıtlanmıştır.

Bu tespit ile birlikte arkeoloji tarihi yeniden yazılmaya başlanmıştır. Dünyada kabul gören arkeolojik görüşe göre insanoğlunun avcı ve toplayıcı yaşam biçiminden yerleşik hayata geçmesindeki en önemli faktörler; açlık korkusu ve korunma içgüdüsüdür. Ancak Göbeklitepe bu tabuyu yıkmıştır. Zira yapıldığı dönem göz önüne alındığında; yerleşik yaşama geçişte dinsel inanışların da etkisinin olabileceğini ispatlamıştır. Anlaşılan o ki; gelecekte yapılacak kazılar, Göbeklitepe’nin kendine has birçok sırrı sakladığını ortaya çıkaracaktır.

Paylaşın