Business Insider’dan Dikkat Çeken Türkiye Analizi

ABD’nin önde gelen medya kuruluşlarından Business Insider, Türkiye-Yunanistan-Amerika Birleşik Devletleri (ABD) hattında yaşanan gelişmeleri mercek altına alarak kapsamlı bir analiz yayınladı.

“ABD yapımı savaş uçakları için teklif savaşı NATO’nun en az arkadaşça üyeleri arasındaki gerilimi tırmandırabilir” başlığının kullanıldığı analizde, “Atina ve Ankara’nın ABD ile farklı ilişkileri var ve iki ülke de farklı yanıt alabilir. İki ülke arasındaki gerilim halihazırda iki NATO müttefiki arasında kırılgan olan ilişkileri daha da bozabilir” denildi.

Türkiye ve Yunanistan’ın NATO’nun en kıymetli fakat en düşmanca müttefikleri olduğunun belirtildiği analizde, her iki ülkenin de Washington’dan savaş uçağı satın almak istediği hatırlatıldı. Yunanistan’ın 20 adet F-35 satın almak istediği belirtilirken, Türkiye’nin de kısa bir süre önce F-16 ve F-16 modernizasyon kiti satın almak istediğine dikkat çekildi.

Makalede, “Yunanistan’ın savaş uçağı satın alma talebi, Atina’nın Washington’la güvenlik ilişkilerinin giderek büyüdüğü bir dönemde geldi. Türkiye’nin talebi için ise bu satışı desteklediğini söyleyen ABD Başkanı Joe Biden’ın Kongre’yi bu satışın ABD’nin ulusal güvenliği için önemli olduğuna ikna etmek zorunda” denildi.

Türkiye ve Yunanistan’ın NATO için stratejik bir noktada olduğuna dikkat çekilirken, “İlişkileri NATO’nun geri kalanından farklı bir yönde gidiyor ve uzun yıllardır devam eden rekabetleri birinin yeni jet alıp diğerinin almaması durumunda daha da kötüleşebilir. Türkiye ve Yunanistan’ın zayıf bir ilişkisi var” denildi.

“Hesaplar değişebilir”

Makalede, her iki ülke arasında çözülmemiş sorunlar olduğuna dikkat çekilirken, “Türkiye’nin diğer NATO üyeleri ve özellikle ABD’yle de ilişkileri kötüleşti. Ankara, F-35 programının parçasıydı fakat Rusya’dan S-400 satın alınmasıyla ABD tarafından bu programdan çıkarıldı” yorumuna yer verildi. Ankara’nın ABD’den olumlu yanıt alamaması durumunda alternatiflere yöneleceği de belirtilirken analizde dikkat çekici bir yorum da yapıldı.

Makalede, “ABD, uzun süredir Yunanistan ve Türkiye’yi destekleyerek düşmanlığı kontrol altına almaya çalıştı çünkü bu iki ülke Avrupa’nın güneydoğusu için önemli bir konumda. ABD’nin tarafsız bir arabuluculuk yapması için çağrılar devam ederken Atina ile gelişen ilişkilerin ve Ankara’yla gerilimin artması Washington’da hesaplamaların değişebileceğine işaret ediyor” yorumu yer aldı.

(Kaynak: Sözcü)

Paylaşın

Altılı Masada Gerginlik Aşıldı: Gelecek Partisi Ve DEVA Partisi Barıştı

Yakız zamanda Gelecek Partisi Lideri Ahmet Davutoğlu ile DEVA Partisi arasında yaşanan bildirge sorunu, “altılı masa dağılıyor mu?” iddialarını gündeme getirmişti. Sorun, CHP’nin devreye girmesiyle çözüldü.

İktidarın Seçim Yasası’nda yaptığı değişikliğin ardından 6’lı masada yaşanan sorunlar aşılıyor.

Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu ile DEVA Partisi arasında yaşanan bildirge sorunu çözümlendi. CHP üst yönetiminin devreye girmesiyle sükunetin sağlandığı öğrenildi.

AKP ve MHP’nin Seçim Yasası’nda yaptığı değişikliğin ardından 6’lı masadaki bazı partiler “İttifak içinde ittifak” formülünü tartışmaya açtı. Gelecek Partisi, Saadet Partisi ve DEVA Partisi’ne ortak bir ittifakla seçime gitme önerisi götürdü. DEVA Partisi’nin bu öneriyi reddetmesinin ardından iki parti arasında gerginlik yaşandı.

Davutoğlu’nun demeçlerine de yansıyan gerginlik üzerine CHP üst yönetimi devreye girdi ve iki partinin üst yönetimiyle görüştü.

Görüşmelerin ardından iki partinin karşıt söylemleri dile getirmemesi konusunda uzlaşma sağlandı. Cumhuriyet’ten Sertaç Eş’e bilgi veren CHP kurmayları, şu değerlendirmeyi yaptı:

“İktidar iki parti arasındaki tartışmadan medet umuyor. Bu 6 partinin ortak bir cumhurbaşkanı adayı belirlemesi noktasında bir sorun yok. Böyle bir sorun olmayacağını da biliyoruz. Onun dışında alt başlıklarda bazı farklı görüşler olabilir. Ama bunu 6’lı masa dağılıyor diye görmek bazılarının işine geliyor, birilerinin temennisi bu… Böyle bir şey yok.”

Paylaşın

“KPSS Soruları 3 Bin Kişiye Verildi” İddiası

Cumhuriyet Gazetesi yazarı Mustafa Balbay, KPSS’deki bazı soruların sızdırılması skandalının ardından başlatılan soruşturmayı ” Paralel sınavlar: Buzdağının ucu!” başlıklı yazısıyla köşesine taşıdı.

Mustafa Balbay, yazısında şu ifadeleri kullandı:

“Ankara’da iki ciddi iddia konuşuluyor:

1- Paralel soruların yanı sıra üç bin kadar kişiye ayrıca tüm sorular verildi.

2- Benzer durum yakın geçmişteki öteki sınavlarda da yaşandı.

Hemen soruşturma açıp ‘Gereken her şeyi yaptık’ telaşı bu iddialarda doğruluk payının yüksek olduğunu gösteriyor.

En azından şu yapılmalı:

1- İptal edilen sınavın sonuçları alınıp tam bilenler çıkarılmalı.

2- İkinci sınavda bu kişilerin hangi başarıyı gösterdiği birincisi ile karşılaştırılmalı.

3- Elbette cadı avı türü bir şey önermiyoruz ama bunlar yapılırsa olayın ardında gerçekten kimlerin ya da hangi maharetli örgütlenmelerin olduğu anlaşılır.”

Yazının tamamı için TIKLAYIN

Ne olmuştu?

Kamu Personeli Seçme Sınavı (KPSS) geçtiğimiz pazar günü iki oturumda gerçekleştirilmişti. Sınavın ardından KPSS cevap anahtarı, ÖSYM’nin internet sitesi üzerinden yayımlanırken sosyal medyada soruların sızdırılmasıyla ilgili iddia ortaya atılmıştı.

Cevap anahtarının yayımlanmasının ardından Twitter’da , sosyal medya kullanıcıları, öğrenciler ve sendikacılar soruların daha önce özel bir kurumun YouTube sayfasından paylaşıldığını, hatta WhatsApp gruplarından dağıtıldığını iddia etmişti.

Bu iddialar üzerine ÖSYM ve YÖK hakkında suç duyurusunda bulunulmuştu. ÖSYM’den yapılan açıklamada ise; iddiaların asılsız olduğu belirtilmişti.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 2022 KPSS Lisans oturumundaki bazı sorulara ilişkin iddialarla ilgili Devlet Denetleme Kurulu’na inceleme talimatı vermişti ve birkaç saat sonra Resmi Gazete’de Cumhurbaşkanı Erdoğan imzasıyla yayınlanan kararla ÖSYM Başkanı Prof. Dr. Halis Aygün görevden alınmıştı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, daha sonra Ali Ersoy’u ÖSYM Başkanı olarak atamıştı. Ersoy, sorularının sızdırıldığı iddiasıyla inceleme başlatılan KPSS’nin iptal edildiğini duyurmuş ve sınava katılanlardan özür dilemişti.

Sorular ile ilgili iddialar üzerine Yediiklim Yayınevi yetkilileri ise tüm soruların iddia edildiği gibi aynı olmadığını “Bir iki soru aynı diye algı yapmaya gerek yok” açıklamasını yapmıştı. Yediiklim Yayınevi hakkında soruşturma başlatılmıştı.

Paylaşın

AYM’den Van’daki 6 Yıllık Yasak İçin Hak İhlali Kararı

Van’ın Çaldıran ilçesinde 2020 yılında “eylem ve etkinlik yasağını ihlal” ettikleri gerekçesiyle yerel mahkeme tarafından para cezası çarptırılan HDP’li yöneticiler, davayı Anayasa Mahkemesi’ne (AYM) taşıdı.

HDP’li yöneticilerin başvurusunu değerlendiren Anayasa Mahkemesi, söz konusu yasakla, Anayasa’nın 34. maddesinde güvence altına alınan “toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkının” ihlal edildiğine karar verdi. Bu, Van’da altı yıldır valilik tarafından her 15 günde bir aralıksız uzatılan eylem etkinlik yasağına ilişkin ilk ihlal kararı oldu.

Gazete Duvar’dan Salih Sertkal’ın haberine göre, HDP Çaldıran ilçe örgütü yöneticileri, 23 Şubat 2020’de Ankara’da yapılacak olan HDP 4. Olağan Kongresi öncesi ilçe merkezinde el ilanı dağıtarak halkı kongreye davet etti. El ilanı dağıtan HDP ilçe yöneticileri Seyithan Acar, Kerem Koç, Suat Çevik, Hikmet Demirkaya, Hosrof Durmuş, Leyla Atsak, Salih Candeğer, Sinan Atabay, Ramazan Bülte ve Seracettin Naricican’a, kentte uygulanan “eylem etkinlik yasağını ihlal” ettikleri gerekçesiyle polis tarafından para cezası kesildi. Verilen para cezasına ilişkin Van Sulh Ceza Hakimliği’ne yapılan itirazı reddeden hakimliğin kararı HDP’li yöneticilerin avukatı Mahmut Kaçan tarafından Anayasa Mahkemesi’ne taşındı.

Yerel mahkemenin verdiği para cezasını kabul etmeyen 10 HDP yöneticisi, Anayasa Mahkemesi’ne bireysel başvuruda bulundu. HDP’li yöneticiler başvurularında, “siyasi örgütlenme özgürlüğü ile toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkının anayasal ve uluslararası hukukta güvence altına alındığına; söz konusu bildiri dağıtma eyleminin siyasi faaliyet kapsamında olduğuna ve müdahalenin haklı gerekçelere dayanmadığına” dikkat çekti. Üç kişinin başvurusunu zaman aşımına uğradığı gerekçesiyle reddeden AYM, diğer yedi kişinin başvurusunu değerlendirmeye aldı.

Anayasa Mahkemesi, kararında, polis tutanaklarında ve hakim kararlarında bildiri dağıtma eyleminin kamu düzenini bozduğuna ilişkin bir tespitin yer almadığına işaret etti. Mahkeme, ayrıca grubun sorunsuz bir şekilde dağıldığını belirtti. Mahkeme kararında olaya ilişkin şu tespitleri yaptı: “Ne idare ne de mahkeme, grubun olaysız dağıldığını göz önüne almıştır. Yine somut olayda kolluk kuvvetleri veya idare tarafından bir müdahale yapılması gereği duyulmamış, başvurucular hakkındaki idari para cezası olay sonrasında kolluk kuvvetleri tarafından düzenlenmiştir.”

‘Van’da altı yıldır sürdürülen eylem etkinlik yasağına ilişkin ilk ihlali kararı’

AYM’nin verdiği karar, 3 Ağustos 2022 tarihinde dava avukatı Mahmut Kaçan’a tebliğ edildi. Kararı değerlendiren Kaçan, Anayasa Mahkemesi’nin verdiği bu kararın, Van’da altı yıldır sürdürülen eylem etkinlik yasağına ilişkin ilk ihlal kararı olması nedeniyle önemli olduğunu söyledi. Polisin, Çaldıran’da el ilanı dağıtan müvekkilleri hakkında Van Valiliği tarafından her 15 günde bir uzatılan “eylem etkinlik yasağı” kararını gerekçe göstererek para cezası kestiğini söyledi.

Para cezalarına ilişkin Van Sulh Ceza Hakimliği’ne itirazda bulunduklarını belirten Kaçan, yerel mahkemenin taleplerinin reddine karar vermesi sonucu olayı Anayasa Mahkemesi’ne taşıdıklarını aktardı. Kaçan, “Yasağın kendisi tartışılmamakla birlikte bu yasak gerekçesiyle düzenlenen idari para cezalarının toplantı ve gösteri yürüyüş hakkını ihlal ettiğinin tespiti bizim açımızdan önemlidir” diye konuştu. Kaçan, Van’da yıllardır uygulanan eylem ve etkinlik yasağının tümüyle hukuka aykırı olduğunu söyledi.

Paylaşın

Yöneylem Araştırma: Tablo Kalıcılaştı, AK Parti Artık Birinci Parti Değil

Yöneylem Araştırma’nın anketine göre AK Parti’nin oy oranı kararsızlar dağıtılmadan yüzde 23,5’e geriledi. Yöneylem Genel Koordinatörü Derya Kömürcü, AK Parti’nin CHP’nin arkasında kaldığı bir tablonun ‘kalıcılaştığını’ belirtti.

Yöneylem Araştırma, genel seçimlere 10 ay kala, 28 Temmuz- 1 Ağustos’ta düzenlediği araştırma sonuçlarını paylaştı. Seçmenlerin milletvekilliği seçimlerinde parti tercihlerinin ölçüldüğü ankette, kararsızlar ve oy kullanmayacak kişiler dağıtılmadan partilerin oy oranları şöyle sıralanıyor:

AKP  yüzde 23,6, CHP  yüzde 23,5, HDP yüzde 7,2, MHP yüzde 4,8, İYİ Parti yüzde 11,9, SP yüzde 0,5, DEVA Partisi yüzde 1,8, TİP yüzde 0,8, YRP yüzde 1,8, ZP yüzde 2,0, Diğer yüzde 1,5, Kararsız yüzde 10,9, Oy kullanmayacak yüzde 9,2

AK Parti üç aydır yüzde 25’in altında

Yöneylem Genel Koordinatörü Kömürcü, sonuçları değerlendirdiği sosyal medya hesabından AKP’nin son üç aydır kararsızlar ve oy kullanmayacaklar dağıtılmadan önce yüzde 25’in altında ölçüldüğünü açıkladı. Kömürcü bu belirlemeye dayanarak, “Dolayısıyla AKP’nin yüzde 30’un altında oy alacağı ve birinci parti olma özelliğini yitireceği bir tablonun kalıcılaşmaya başladığı söylenebilir” dedi.

Kömürcü’nün öne çıkan diğer belirlemeleri şöyle:

CHP yüzde 30 sınırına takıldı kaldı. Bu eşiği aşması durumunda AKP’deki düşüşten bağımsız bir biçimde kendi yükseliş trendi içinde seçimden birinci parti olarak çıkma potansiyeli var. Özellikle cumhurbaşkanı adayı açıklandıktan sonra CHP’ye yönelik destekte bir artış bekleyebiliriz.

AKP ile MHP, CHP ile İYİ Parti seçmenleri arasında aydan aya geçişler oluyor. Bu da söz konusu partilerin oy oranlarında 1-2 puanlık oynamaları beraberinde getiriyor. Ancak AKP-MHP ya da CHP-İYİ Parti’nin toplam oy oranlarındaki oynaklık aynı seviyelerde değil.

Bu ayın ilgi çekici bulgularından biri oy kullanmayacağını ifade edenlerin oranındaki artış. Bunu iki türlü yorumlamak mümkün. Birincisi seçmenlerin bir kısmı sorunlarına sistem içi bir çözüm bulma inancını yitirmeye başlıyor. Destekleyebileceği bir seçenek bulmakta zorlanıyor. İkincisi iktidar bloğundan kopan seçmenlerin bir kısmı, çeşitli nedenlerle tercihlerini açıklamaktan çekindikleri için oy kullanmayacaklarını ifade etmeyi tercih ediyorlar. Ayrıca HDP, özellikle de genç HDP seçmeninde oy tercihini gizleme kaygısı zaman zaman daha yoğun olabiliyor.

Önceki anketlerle karşılaştırma

Yöneylem’in hazirandaki anketine göre de yine kararsızlar dağıtılmadan CHP yüzde 23’le birinci parti olurken AK Parti yüzde 22,5’le ikinci sırada yer alıyordu.

AK Parti’nin düşüşü diğer şirketlerce de gözleniyor

Aksoy Araştırma’nın anketine göre AK Parti, asgari ücretteki temmuz zammına ve dış politikadaki hamlelerine rağmen yüzde 30’un altında kalmaya devam ediyor.

ORC Araştırma’nın temmuz anketinde AK Parti yüzde 27,1, CHP yüzde 24, İYİ Parti’yse yüzde 22,1 olarak ölçülmüştü.

Paylaşın

Davutoğlu’ndan Erdoğan’a Yanıt: Hangisi İhanet, Sayın Erdoğan?

Gelecek Partisi Lideri Davutoğlu, kendisini ihanetle suçlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan’a sosyal medya hesabından “Hangisi ihanet, Sayın Erdoğan?” notunu düştüğü bir videoyla yanıt verdi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu ve DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan’a yönelik “İhanet ettiler, o makamlara layık oldukları için gelmediler” sözlerine üzerine başlayan tartışma sürüyor.

Gelecek Partisi Lideri Davutoğlu, Erdoğan bu kez sosyal medya hesabından bir videoyla yanıt verdi, “Hangisi ihanet, Sayın Erdoğan?” diye sordu.

Videoda görevinden istifa eden eski Hazine ve Maliye Bakan Berat Albayrak, Reza Zarrab’a plaket veren AK Partililer, geçtiğimiz günlerde AK Parti’den ayrılarak Vatan Partisi’ne katılan Ethem Sancak’ın görüntülerinin yanı sıra, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu da yer aldı. Ayrıca MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin Erdoğan’a yönelik geçmişteki sözleri de video kendisine yer buldu.

Görüntülerin sonunda Davutoğlu’nun “Hangisi ihanet, Sayın Erdoğan?” ifadeleri de yer aldı.

“İhanet neyse gözümün içine baka baka söyleyecek”

Davutoğlu, Erdoğan’a meydan okuyup canlı yayına tartışmaya çağırmıştı. Gelecek Partisi lideri şunları söylemişti: “İstediği gazetecileri karşıma çıkarsın, kendisi otursun. Kendisine bütün sorular önceden verilsin. Hatta bir ekip de hazırlasın arkasına onu oturtsun, bir de prompter koysun ondan da takip etsin. Ben tek başıma, yalın kılıç, en berrak halimle oraya oturacağım. İhanet neyse gözümün içine baka baka söyleyecek.”

Paylaşın

Anayasa Mahkemesi’nden Kötü Muameleye Tazminat Kararı

Anayasa Mahkemesi (AYM), gözaltında darp edilen ve savcılığın hakkında takipsizlik kararı verdiği liman işçisi Mehmet Ali Çintan’ın başvurusunda hak ihlaline hükmederek, yeniden soruşturma açılmasını istedi. AYM, ayrıca, 45 bin TL manevi tazminat ödenmesine hükmetti.

Mersin’de “örgüt propagandası yapmak” iddiasıyla 29 Ağustos 2016’da yapılan ev baskınında gözaltına alınarak, getirildiği Yenişehir İlçe Emniyet Müdürlüğü’nde polislerince darp edilen liman işçisi Mehmet Ali Çintan, hastaneden aldığı “darp raporu” ile olayın hemen akabinde kendisini darp eden polisler hakkında Mersin Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulundu.

Savcılık olaya dair 7 Kasım 2017’de “delil yetersizliğini” gerekçe göstererek takipsizlik kararı verdi. Karara karşı Mersin Sulh Ceza Hakimliği’ne yapılan itiraza da olumsuz yanıt verildi. Çintan, darp olayını 24 Nisan 2018’de Anayasa Mahkemesi’ne (AYM) taşıdı.

Mezopotamya Haber Ajansı’nda yer alan habere göre, başvuruyu sonuçlandıran AYM, hak ihlali kararı verdi. AYM kararında şu değerlendirme yapıldı:

“Somut başvuruda ihlalin etkili soruşturma yapma yükümlülüğünün yerine getirilmemesinden kaynaklandığı tespit edilmiş ve Anayasa’nın 17. maddesinin üçüncü fıkrasında güvence altına alınan kötü muamele yasağının usul boyutu itibarıyla ihlal edildiği sonucuna varılmıştır. Bu durumda kötü muamele yasağının usul boyutu bakımından ihlalinin sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden etkin bir adli soruşturma yapılmasında hukuki yarar bulunmaktadır.

Buna göre yapılacak yeniden soruşturma ise 6216 sayılı Kanun’un 50. maddesinin (2) numaralı fıkrasına göre ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasına yöneliktir. Bu kapsamda Cumhuriyet Başsavcılığınca yapılması gereken iş, öncelikle ihlale yol açan kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın ortadan kaldırılması ve ihlal kararı verilmesinin nedenlerini gideren Anayasa Mahkemesinin belirttiği ilkelere uygun yeni bir soruşturma yapılmasından ibarettir. Bu sebeple kararın bir örneğinin yeniden soruşturma yapılmak üzere Mersin Cumhuriyet Başsavcılığı’na gönderilmesine karar verilmesi gerekir.”

Kötü muamele yasağı ihlal edildi

Anayasa’nın 17. maddesinin üçüncü fıkrasında güvence altına alınan kötü muamele yasağının usul boyutunun ihlal edildiğine karar veren AYM, kötü muamele yasağının usul boyutunun ihlal edilmiş olması nedeniyle yalnızca ihlal tespitiyle giderilemeyecek olan manevi zararları karşılığında başvurucuya 45 bin TL manevi tazminat ödenmesine hükmetti.

AYM, kararın bir örneğinin kötü muamele yasağının usul boyutunun ihlalinin sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden soruşturma yapılmak üzere Mersin Cumhuriyet Başsavcılığına gönderdi.

Paylaşın

Erdoğan İle Putin’den Kritik Görüşme: Ortak Bildiri

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, çalışma ziyareti nedeniyle bulunduğu Rusya’nın Soçi şehrinde, Rusya Federasyonu Devlet Başkanı Vladimir Putin ile görüştü. Görüşmenin basına açık bölümünde konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Rusya Devlet Başkanı Putin’e teşekkür ederek, Tahran ziyaretinin ardından 17 gün aradan sonra tekrar bir araya gelişleri sebebiyle memnuniyet duyduğunu ifade etti.

Haber Merkezi / Her iki ülke heyetinin Türkiye’de yaptığı görüşmelerin de verimli geçtiğini bildiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Siyasi, ekonomik ve ticari alanlarda birçok konuları ele aldılar ve şimdi de bizim bu konulardan sonra buna bir adeta nokta koymamız inanıyorum ki Türkiye-Rusya ilişkilerinde çok farklı bir sayfayı da açacaktır. Gerek enerjide gerek Karadeniz hattının tarımda, tahılda buradan atılan adımlar, turizmde yapılan görüşmeler, ulaşımla ilgili olarak atılan adımlar ki bütün bunlarla beraber bölgedeki bazı adımların atılması, bunlar gerek heyetlerimizin yaptığı ama bizim de bugün başa baş ikili bu görüşmeyi yapmak suretiyle Türkiye ve Rusya’nın bölgede oynadığı rolü ortaya koyması bakımından çok önemli” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasında şunları kaydetti: “Suriye’deki gelişmeleri bu vesileyle özellikle ele almamız inanıyorum ki bölgeye ayrıca rahatlama getirecektir. Terörle mücadelede dayanışmamız büyük önem arz ediyor ve bu konuyla ilgili olarak da atacağımız adımlar, yapacağımız görüşmelerle inanıyorum ki bir güç kazanacaktır. Yine bugün tabii dünyanın gözü Soçi’de. ‘Acaba Soçi’de ne görüştüler, ne yaptılar?’ Burayı takip ediyorlar. Bizim de yapacağımız bu görüşmelerden sonra da bunlara verilecek olan cevaplar onları belli istikamette yönlendirecektir.”

Akkuyu Nükleer Santrali

Akkuyu konusunun büyük önem arz ettiğine işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Enerji alanında Akkuyu konusunu bugün sizlerle bir noktaya getirmemiz onu belli bir yerde gerçekten değerlendirerek, karara bağlamamız Akkuyu’daki süreci ertelemeye fırsat vermeyecektir. Çünkü belirlenen takvimin işlemesi ve Akkuyu’nun belirlenen zamanda bitirilmesi çok çok büyük önem arz ediyor. Zira Türkiye’nin enerji temininde yüzde 10 enerji potansiyelini Akkuyu Enerji Santrali halledecek ve bu konuyla ilgili olarak da etraflıca bir görüşme yapmamızın faydalı olacağına inanıyorum. Ben de bugün böyle bir fırsatı bulduğumuz için memnuniyetimi özellikle ifade etmek istiyorum.”

Putin’den Erdoğan’a teşekkür

Birleşmiş Milletler ve Türkiye’nin aracılığı sayesinde Ukrayna tahıllarının Karadeniz limanlarından sevkiyatını başlatmak konusunda başarılar elde edildiğini kaydeden Rusya Devlet Başkanı Putin, katkılarından ötürü Cumhurbaşkanı Erdoğan’a teşekkür etti.

Rusya Devlet Başkanı Putin, şöyle devam etti: “Rus gıda ürünleri, Rus gübresi bu şekilde dünyaya açılmış oldu. Özelikle gelişmekte olan ülkeler için bu son derece hassas bir mesele, ciddi problemlerle karşı karşıya gelebilirler gıda krizi yüzünden. Tabi ki bütün bu ülkeler bu aldığınız kararları önemsiyorlar, yani sizin kişisel katkılarınız sayesinde mümkün olabildi bütün bunlar. Ve dediğim gibi, umarım bugün ilgili mutabakat zaptını imzalayabileceğiz ticari ve ekonomik ilişkilerimizin geliştirilmesiyle ilgilidir. Dediğim bu heyetlerimizin Türkiye’de sağlamış oldukları uzlaşılar sayesinde böyle bir mutabakat zaptını imzalama şansımız, fırsatımız oldu.”

Suriye krizi başta olmak üzere bölgedeki güvenlik konularını da ele alma fırsatını bulacaklarını belirten Rusya Devlet Başkanı Putin, “Türkiye ve Rusya oradaki durumun normalleşmesine ciddi katkı sağlıyor. Elbette bu konuyu da ele alacağız” ifadesini kullandı.

Ortak bildiri

Basına kapalı gerçekleşen görüşme, 4 saat sürdü. Görüşmenin ardından ortak bildiri yayınlandı. Bildiride, “Liderler, Suriye’de tüm terör örgütlerine karşı mücadelede dayanışma ve eşgüdüm içinde hareket etme kararlılıklarını teyit etmişlerdir” denildi.

Ukrayna, Türkiye, Rusya ve BM’nin Ukrayna’dan tahıl sevkiyatı konusunda imzaladığı anlaşmaya değinilen bildiride, “İki lider, Rusya’nın tahıl, gübre ve gübre üretimi için gerekli hammaddenin kesintisiz ihracı dahil, İstanbul mutabakatının lafzı ve ruhuna uygun şekilde tam olarak uygulanması lazım geldiğinin altını çizmişlerdir” ifadelerini kullandı.

Erdoğan ve Putin’in Libya’daki siyasi sürece destek verdiği aktarılan bildiride şu ifadelere yer verildi:

İki lider, Türkiye-Rusya ilişkilerinin, mevcut bölgesel ve küresel tüm sınamalara rağmen, karşılıklı saygı ve mütekabil çıkarların tanınması temelinde ve uluslararası yükümlülüklerle uyumlu olarak ilerletilmesi yönündeki ortak iradelerini teyit etmişlerdir.

Bu anlayış çerçevesinde Türkiye-Rusya ikili ilişkilerinin gündeminde yer alan konular üzerinde kapsamlı istişarelerde bulunan liderler; iki ülke arasındaki ticaret hacminin tespit edilen hedefler doğrultusunda ve dengeli bir temelde artırılması; ekonomi ve enerji alanlarında iki ülkenin birbirlerinden beklentilerinin mütekabiliyet çerçevesinde karşılanması; ulaştırma, ticaret, tarım, sanayi, finans, turizm ve inşaat gibi sektörlerde uzun süredir iki ülke gündeminde bulunan konularda işbirliğinin güçlendirilmesi yönünde somut adımlar atılması üzerinde mutabık kalmışlardır.

Bölgesel konular bağlamında, liderler, Türkiye ile Rusya arasında var olan samimi, açık sözlü ve güvene dayalı ilişkilerin bölgesel ve uluslararası istikrarın tesisi açısından taşıdığı kilit öneme işaret etmişledir. İki lider bu çerçevede, Ukrayna limanlarından tahıl ve gıda ürünlerinin emniyetli taşınmasına yönelik İstanbul mutabakatına varılmasında iki ülke arasındaki yapıcı ilişkilerin rol oynadığını teyit etmişlerdir. İki lider, Rusya’nın tahıl, gübre ve gübre üretimi için gerekli hammaddenin kesintisiz ihracı dahil, İstanbul mutabakatının lafzı ve ruhuna uygun şekilde tam olarak uygulanması lazım geldiğinin altını çizmişlerdir.

“Dayanışma ve eşgüdüm içinde hareket etme kararlılığı”

Suriye’deki son gelişmeler üzerinde durulan görüşmede liderler, ülkede kalıcı çözüme ulaşılması için siyasi sürecin ilerletilmesine atfettikleri önemin altını çizmişlerdir. Liderler, Suriye’nin siyasi birliğinin ve toprak bütünlüğünün korunmasına atfettikleri öneme işaretle, Suriye’de tüm terör örgütlerine karşı mücadelede dayanışma ve eşgüdüm içinde hareket etme kararlılıklarını teyit etmişlerdir.

İki lider, Libya’nın egemenliğine, toprak bütünlüğüne ve ulusal birliğine olan güçlü bağlılıklarını vurgulamışlardır. Libyalılar arasında mümkün olan en geniş mutabakat temelinde serbest, adil ve muteber seçimlerin düzenlenmesinin önemini vurgulamış ve BM himayesinde yürütülen Libya liderliğindeki ve Libya sahipliğindeki siyasi sürece desteklerini yinelemişlerdir.

Liderler, Türkiye-Rusya Yüksek Düzeyli İşbirliği Konseyi’nin müteakip toplantısının Türkiye’de gerçekleştirilmesi üzerinde mutabık kalmışlardır.

Paylaşın

MASAK, ÖSYM Çalışanlarının Hesaplarını İnceleyecek

Devlet Denetleme Kurulu’nun (DDK) Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulunmasının ardından başlatılan adli soruşturma kapsamında, Ankara Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şubesi ekipleri, Yediiklim Yayınevi’ne ait 2 adreste arama yaptı.

Haber Merkezi / Yayınevinin Kızılay ve Ostim’deki adreslerindeki aramalarda, çok sayıda dijital materyale ve soru örneklerine el koyuldu. Bu soru örnekleri, incelenmek üzere emniyete götürüldü. Soruşturma devam ederken, soru örneklerindeki incelemenin de sürdüğü öğrenildi.

Para akışları incelenecek

Ayrıca, soruşturma kapsamında, Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) da devreye girdi. MASAK tarafından yayınevi çalışanları ile ÖSYM çalışanlarının hesaplarındaki para akışının incelendi. DDK müfettişlerinin de ÖSYM’de inceleme yaptığı ve tüm soruları taradığı öğrenildi. Soruşturma kapsamında rapor hazırlanacağı belirtildi.

Ne olmuştu?

Kamu Personeli Seçme Sınavı (KPSS) geçtiğimiz pazar günü iki oturumda gerçekleştirilmişti. Sınavın ardından KPSS cevap anahtarı, ÖSYM’nin internet sitesi üzerinden yayımlanırken sosyal medyada soruların sızdırılmasıyla ilgili iddia ortaya atılmıştı.

Cevap anahtarının yayımlanmasının ardından Twitter’da , sosyal medya kullanıcıları, öğrenciler ve sendikacılar soruların daha önce özel bir kurumun YouTube sayfasından paylaşıldığını, hatta WhatsApp gruplarından dağıtıldığını iddia etmişti.

Bu iddialar üzerine ÖSYM ve YÖK hakkında suç duyurusunda bulunulmuştu. ÖSYM’den yapılan açıklamada ise; iddiaların asılsız olduğu belirtilmişti.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 2022 KPSS Lisans oturumundaki bazı sorulara ilişkin iddialarla ilgili Devlet Denetleme Kurulu’na inceleme talimatı vermişti ve birkaç saat sonra Resmi Gazete’de Cumhurbaşkanı Erdoğan imzasıyla yayınlanan kararla ÖSYM Başkanı Prof. Dr. Halis Aygün görevden alınmıştı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, daha sonra Ali Ersoy’u ÖSYM Başkanı olarak atamıştı. Ersoy, sorularının sızdırıldığı iddiasıyla inceleme başlatılan KPSS’nin iptal edildiğini duyurmuş ve sınava katılanlardan özür dilemişti.

Sorular ile ilgili iddialar üzerine Yediiklim Yayınevi yetkilileri ise tüm soruların iddia edildiği gibi aynı olmadığını “Bir iki soru aynı diye algı yapmaya gerek yok” açıklamasını yapmıştı. Yediiklim Yayınevi hakkında soruşturma başlatılmıştı.

Paylaşın

“AK Parti İçin Seçimi Görmek Bile Başarı Olabilir”

Gazeteci Yaşar Aydın, tek adam rejiminin mimarları ve suç ortaklarının bir kısmı Erdoğan’ı terk etmeye hazırlandığını belirterek, çözülmenin bu hızla devam etmesi durumunda AK Parti için seçimi görmenin bile bir başarı olacağını söyledi.

Birgün gazetesi yazarı Yaşar Aydın, siyasetin gündeminde yer alan konularla ilgili olarak değerlendirmelerde bulundu.

Cemaat sonrası AKP ile yeni ittifakın aktörlerini buluşturan kilit isimlerin bugünlerde bir bir ortaya çıktığını dile getiren Aydın, Doç. Dr. Necip Hablemitoğlu suikastının firari şüphelisi Levent Göktaş, organize suç örgütü lideri ve İçişleri Bakanı Mehmet Ağar gibi ‘kriminal’ olarak nitelediği isimleri saydı.

“Her dönem kriminal vakalarla anılanların yanı sıra Cübbeli Ahmet’in de içinde olduğu birçok Nakşi kolu, Perinçek gibi siyasetçiler ve olmazsa olmaz olan iş dünyasının figürleri peşi sıra tam anlaşılmayan açıklamalarla gündeme geliyorlar. Erdoğan eleştirilmese de uygulamaları ve etrafındaki isimleri hedefe konuyorlar” diyen Aydın, şöyle devam etti:

“Her mesele farklı kavgaları ve gerilimleri ortaya çıkarıyor. KPSS skandalını bile AKP ile MHP arasında kavga olarak da yorumlayanların sayısı az değil.

Bu açıklamalar ve gelişmeler bize şunu söylüyor, son 6-7 yıl içinde farklı tarihlerde farklı gerekçelerle bindikleri ve bir rejime dönüşen tren, uçuruma doğru giderken vagonları terk etmeye hazırlanıyorlar.

Tek adam rejiminin mimarları ve suç ortaklarının bir kısmı Erdoğan’ı terk etmeye hazırlanıyor. Perinçek de bunlardan biri. Küçük bir yapının ayrılmasının iktidara etkisinin çok olmayacağı düşünülebilir. Ama unutulmasın ki Perinçek, Cübbeli, Levent Göktaş, aynı zamanda AKP ile eski Türkiye ortaklığını sağlayan önemli zincirlerden bir kaçı.

“AKP için seçimi görmek bile başarı olabilir”

Kurulan bu bağ sayesinde rejim inşa edilebildi. Şimdi zincir kopuyor. Parti içi çatışmanın bu kadar yoğun olduğu, motivasyonun olmadığı aşağıya doğru giden bir parti için bu kopmalar çok hayati. Sırada MHP var. Çözülme bu hızla devam ederse AKP için seçimi görmek bile başarı olabilir.”

Yazının tamamı için TIKLAYIN

Paylaşın