Semra Dereli Kimdir? Hayatı, Eserleri

1976 yılında İstanbul’da dünyaya gelen Semra Dereli, 18 Temmuz 2022 tarihinde vefat etti. Cenazesi, Ataköy 5. Kısım Ömer Duruk Camii’nde kılınan İkindi namazı sonrası Karacaahmet mezarlığındaki aile kabristanında toprağa verildi.

Liseye kadar olan eğitimini İstanbul’da tamamladı. Üniversite eğitimine Girne’deki International American University İç Mimarlık Fakültesi’nde başladı. Bir süre Kıbrıs’ta yaşayan Dereli, mimarlık eğitimini ailevi nedenlerle yarım bırakarak Antalya’ya yerleşti. Antalya’da iş hayatına atılmasının ardından İşletme lisans eğitimi aldı. Yüksek lisans bölümü olarak İletişim Sanatları’nı tercih etti.

İlk kitabı “Buzdan Hayal Miydi Sevdam?” Antalya’da yayınlandı. Antalya’dan İstanbul’a dönüş yaptıktan sonra havacılık sektöründe çalışmaya ve kitap yazmaya devam etti. 2005 Yılında Özgür Civelekhan ile evlendi. Bu evlilikten bir oğlu(Efe) ve bir kızı(Bade) oldu. 2011 Yılından sonra havacılık eğitim alanında çalışmaya yöneldi. Havacılık eğitim kurumlarında yönetici olarak görev yapan Dereli, Türkiye’nin ilk “Kabin Memuru Mesleki Yemini”ni yazmıştır.

Mesleki yaşamında; gerek kabin memuru olarak gerek eğitimci olarak her daim mesleğine katkı sağlamayı, öğrencilerine sadece Kabin eğitimi değil aynı zamanda havacılık kültürünü ve tutkusunu aşılayarak birer havacı yetiştirmeyi kendine misyon edinmiş olan Dereli, Türkiye’de Sivil Havacılık Kabin Hizmetleri alanında ilk akademik kitabı yazan kişi olmuştur. “Tek Kanatlılar” kitabını yazarken yapmış olduğu Kabin Memurluğu tarihine ilişkin araştırma; alanında bir ilk olup mesleğin öncüleri ve tarihsel gelişim sürecine dair bilinmeyenleri gün yüzüne çıkarmıştır.

Semra Dereli’nin eserleri: Buzdan Hayal Miydi Sevdam? (Şiir 1999), Akdeniz Fahişesi (Şiir 2002), Kaç Defa Unutmalı Seni? (Şiir 2010), Hilaf (Roman 2017), Tek Kanatlılar, Kabin Memurluğu Mesleği ve Tarihçesi (Akademik Yayın 2019).

Paylaşın

Safer Dal Kimdir? Hayatı, Eserleri

20 Ağustos 1926 yılında İstanbul’un Fatih İlçesine bağlı Eğrikapı semtinde dünyaya gelen Safer Dal, 21 Şubat 1999 yılında İstanbul’da hayatını kaybetti. Safer Dal, gençliğinde bir süre babasından öğrendiği helvacılık mesleğini yaptıktan sonra muhtelif işlerde çalıştı.

1950’li yıllarda tasavvufla ilgilenmeye başladı. Kendi içerisindeki arayışların sonunda Nurettin Cerrahi Asitanesi Postnişini İbrahim Fahreddin Efendi’ye intisap etti. İbrahim Fahreddin Efendi’nin vefatının üzerine asitanenin 19. postnişini Muzaffer Ozak ‘a intisap etti. Muzaffer Ozak’la birlikte yurt içinde ve yurt dışında islami faaliyetlerde bulundu. Genç yaşlarından itibaren tasavvuf musikisi ve sair dini musiki eserlerini kendi imkanlarıyla ses arşivi olarak kayıt altına aldı.

Başta arkadaşı Kanuni Cüneyt Kosal ve bazı müzisyen dostlarının katkıları ile bu ses kayıtlarının notaya alınmasını sağladı. Etrafında bulunan çok sayıda müzisyeni çeşitli makamlarda dini musiki besteleri yapmaya teşvik etti. 13 Şubat 1985 tarihinde Muzaffer Ozak’ın vefatının ardından Nurettin Cerrahi Asitanesi’nin 20. postnişini oldu ve Türk Tasavvuf Musikisi ve Folklorunu Araştırma ve Yaşatma Vakfı’nın da başkanlığını yürüttü.

Safet Dal’ın eserleri: 1. Istılahat-ı Sofiyye fi Vatan-ı Asliyye: Tasavvuf Terimleri (İstanbul 1998, 2013). Tasavvuf terimlerinin, ağırlıklı olarak İstanbul tekkelerinde konuşulan dil ve yaşayan kültüre ait kavramların yer aldığı bir sözlüktür. Eser tarikat pirleri hakkında muhtasar bilgiler ve İstanbul’daki tekkelerin listesini de içerir.

2. Muhibbi Divanı. “Muhibbi” mahlasıyla yazdığı âşıkane ilahileri içermektedir. Yunus Emre tarzındaki bu ilahilerin büyük bir kısmı Hz. Peygamber, Ehl-i beyt ve Fahreddin Efendi hakkındadır. Bunların bazılarına Cüneyt Kosal, Zeki Altun, Sadun Aksüt, Metin Alkanlı ve Hakan Alvan gibi musikişinas ve bestekârlar tarafından sayısı sekseni aşan beste yapılmıştır.

3. Ilmıhal: Iman- Islam-Ihsan (Prizren 2000). Arnavutluk müslümanları için yazılan eser Tacettin Bituci tarafından Arnavutça’ya çevrilmiş, Türkçe basımı yapılmamıştır.

Safer Dal’ın 1996-1997 yıllarında yaptığı sohbetler de Geydim Hırkayı adıyla bir araya getirilerek yayınlanmıştır.

Paylaşın

Sedef Örsel Kimdir? Hayatı, Eserleri

3 Kasım 1970 yılında İstanbul’da dünyaya gelen Sedef Örsel, Boğaziçi Üniversitesi Sosyoloji Bölümü’nü bitirdi. New York Hunter College’da Sosyal Araştırmalar alanında lisansüstü programından mezun oldu.

İnsan kaynakları, eğitim ve davranış bilimleri alanında çalıştı. 2007 yılında Academy for Coaching Parents International’dan Ebeveyn ve Aile Koçu sertifikası aldı. Ebeveyn ve Aile Koçu olarak bireysel ve kurumsal danışmanlık yapmakta ve “yaratıcılık”, “stres yönetimi ve rahatlama teknikleri”, “çatışma yönetimi” ve “iletişim” konularında AYTR eğitimler vermektedir.

Sedef Örsel, Günışığı Kitaplığı için ön okumalar ve İngilizce’den çeviriler yaptı. Eğitimini vermekte olduğu Pam Leo’nun Connection Parenting kitabının Gün Yayıncılık’tan çıkan Türkçe versiyonu Çocuklarla El Ele Ebeveynlik kitabının editörlüğünü yürüttü.

Örsel çocuk algısına seslenen yalın ve incelikli bir dille masallar yazdı. Uçuçböceği Bon Bon masalında aile kurumunun anlamı, anne baba ve kardeş sevgisinin önemini vurguladı. Metinde ailesinin tek çocuğu olan ve her şeyi öğrenmek isteyen meraklı bir uğur böceğinin öyküsü anlatılır.

Uçuçböceği Bon Bon’un yakındığı tek konu, uçarken anne ve babasının gerisinde kalmak ve onlara yetişememektir. Bu sorun, aileye katılacak yeni kardeşle çözülecektir. Anne baba için yeni bir çocuk, Bon Bon için bir kardeş mutluluk sebebi olacaktır.

Pat Pat Papatya’da ise doğada aynı ortamda yaşayan canlılar arasındaki farklılıkların bir uyum oluşturduğu konu edilir. Yanı başındaki uzun boylu gelinciği kıskanan papatya, kendisi ile gelincik arasındaki farklılığın nedenlerini sorgular. Sonunda doğadaki ahenge ulaşır.

Sedef Örsel’in eserleri: Taşi ve Cin (2002), Taşi ve Devler (2002), Uçuçböceği Bon Bon (2004), Pat Pat Papatya (2006), Çocuklarla El Ele Ebeveynlik Tehdit Zorlama ve Baskı Yerine Sevgi İle Ebeveynlik (2011), Taşi ve Zümrüdü Anka (2011), Çocuklarla El Ele Ebeveynlik Yolculuğu (2014).

Paylaşın

Selahattin Kantar Kimdir? Hayatı, Eserleri

1878 yılında İzmir’de dünyaya gelen Selahattin Kantar, 1949 yılında hayatını kaybetti. İzmir’in tanınmış ailelerinden Kantarağasızadelerin çocuğu olan Selahattin Kantar, kariyerine gazetecilik ve yazarlıkla başladı.

Efeler temasını ele alan ilk tiyatro eseri olan “Kara Dana”yı yazdı. II. Meşrutiyet döneminde bir yandan İzmir’de yayınlanan Hizmet gazetesinde yazıları yayınlanırken, bir yandan da o dönemde Aydın vilayetinde (Ege Bölgesi) yayınlanan en uzun ömürlü (1908-1913) gazete olan ve Nazilli’de basılan Mülakat gazetesinin başyazarlığını yaptı.

1911’den sonra yine İzmir’de Muharrir gazetesini çıkararak nev-i şahsına münhasır mizah yazıları ve hicviyeleri ile dikkati çekti. Aynı dönemde İzmirli aydınlar tarafından oluşturulan Heveskaran Heyeti tiyatro temsil grubunun faaliyetleri içinde yer aldı.

Selahattin Kantar, dönemin İzmir Valisi Kazım Dirik’in öncülüğünde ve İstanbul Arkeoloji Müzesi Müdürü Aziz Ogan ile işbirliği içinde İzmir’in ilk arkeoloji müzesini “Asar-ı Antikâ Müzesi” adı altında Basmane (Kapılar) semtinde, 1886 yılında inşa edilmiş olan Ayavukla Kilisesi’nin (Gözlü Kilise) mekanında 1927’de kurdu.

Müzeyi 1931 yılında Atatürk de ziyaret etmiş ve müze hatıra defterine “İzmir Asar-ı Antikâ Müzesi’ni gezdim. Büyük himmet ve dikkatle istifadeli hale getirilmiş. Memnun oldum.” cümlelerini yazmıştır. Bu müze, yine Selâhattin Kantar’ın müdüriyet döneminde, 1943 yılında, “İzmir Arkeoloji Müzesi” adını almıştır.

Selahattin Kantar 1932-1941 yılları arasında İzmir-Efes Müzeleri Müdürü sıfatıyla, Hakkı Gültekin ve Alman arkeolog Rudolf Naumann ile birlikte Smyrna Agorası’nın önemli bir bölümünün ortaya çıkarılmasını sağlayan kazıları gerçekleştirdi. Kazı çalışmalarının sonuçlarını Naumann ve Avusturyalı arkeolog Franz Miltner ile bir arada ilk olarak 1934’te yayınladılar. Bu çalışmalar Kantar’ın ölümünden sonra 1950 yılında tekrar yayınlandı.

Paylaşın

Selçuk Aydemir Kimdir? Hayatı, Eserleri

6 Haziran 1982 yılında İstanbul’da dünyaya gelen Selçuk Aydemir, İstanbul Teknik Üniversitesi’nden uçak mühendisliği bölümünden mezun olmuştur. Ancak, mezun olduğu bölüm ile ilgili şu anda bir faaliyet içerisinde değildir.

Senaryosunu yazıp yönettiği Düğün Dernek filmi, Türkiye’de 2014 yılında en çok izlenen 3. film olmuştur. Son filmi Düğün Dernek 2: Sünnet 4 Aralık 2015’te vizyona girmiştir. Filmin senarist ve yönetmen koltuğunda oturmaktadır. Aydemir 2015 yılında “Mahalleden Arkadaşlar” isimli bir kitap çıkarmıştır.

Selçuk Aydemir’in eserleri: Yönetmen: Adım Başı Kafe (2021), 50m2 (2021), Mahşer-i Cümbüş (2015).

Yapımcı: Üçlü Pürüz (2023).

Senarist ve yönetmen: Efsane (2024), Mahalleden Arkadaşlar (2023), Organizasyon Bizim İşimiz (2023), Güven Bana (2023), Baba Parası (2020), Ailecek Şaşkınız (2017), Çalgı Çengi: İkimiz (2017), Düğün Dernek 2: Sünnet (2015), Kardeş Payı (2014), Düğün Dernek (2013), İşler Güçler (2012), Üsküdar’a Giderken (2011), Çalgı Çengi (2010), Ramazan Güzeldir (2009), Kurban (mini dizi) (2009), Kurbanlık (2008), Yüzük (2007), Ayrılık (2006).

Senaryo danışmanı: İyi Aile Babası (2020).

Kitapları: Mahalleden Arkadaşlar (2015), Liseden Arkadaşlar (2017), Evrak Kürek (2019).

Ödülleri: 2013 Antalya Televizyon Ödülleri – Komedi Dizisi En İyi Yönetmen (İşler Güçler), Övgüye Değer Senaryo Ödülü (Ayrılık (2) / 2. Sinepark Kısa Film Festivali 2007.

Paylaşın

İYİ Parti, Üyelerinin Yaklaşık Altıda Birini Kaybetti

2023 yılında oransal olarak en yüksek üye kaybı yaşayan parti İYİ Parti oldu. Partinin 2023 başındaki üye sayısı 617 bin 513 iken bu sene başında 508 bin 578’e düştü.

2023 yılında üye sayısını yaklaşık 60 bin artıran CHP’nin üye sayısı 1 milyon 428 bine yükseldi. MHP’nin üye sayısı ise 22 bin artışla 486 bin 896 oldu.

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, faaliyette bulunan siyasi partilerin üye sayılarını açıkladı.

Sol Haber’in aktardığına göre; Meclis’te grubu bulunan siyasi partilerden Adalet ve Kalkınma Partisi (AK Parti) ve İYİ Parti üye kaybederken Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) ve Milliyetçi Hareket Partisi’nin (MHP) üye sayısı arttı.

AK Parti’nin üye sayısı 11 milyon 41 bin 464 oldu. Geçtiğimiz yıla göre AK Parti yaklaşık 200 bin üye kaybetti. Oransal olarak en yüksek üye kaybını yaşayan İYİ Parti olurken, partinin 2023 başındaki üye sayısı 617 bin 513 iken bu sene başında 508 bin 578’e düştü.

Üye sayısını yaklaşık 60 bin artıran CHP’nin üye sayısı 1 milyon 428 bine yükselirken, MHP’nin üye sayısı ise 22 bin artışla 486 bin 896 oldu.

Kapatma davası devam eden Halkların Demokratik Partisi’nin (HDP) üye sayısı, parti üyelerinin Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi’ne (DEM Parti) geçmesi nedeniyle düştü. HDP’nin üye sayısı son 1 yılda 45 bin 302’den 19 bin 855’e indi. Yeni kurulan DEM Parti’nin üye sayısı ise 10 bin 353 oldu.

Deva Partisi 24 bin, Gelecek Partisi 6 bin, Saadet Partisi ise 22 bin oy kaybederken Yeniden Refah Partisi yaklaşık 100 bin artışla 365 bin üyeye ulaştı. Memleket Partisi 25 bin 132 olan üye sayısını 66 bin 738’e çıkardı. Zafer Partisi ise 25 bin 535 olan üye sayısını 43 bin 515’e yükseltti.

Meclis’te 4 sandalyesi bulunan Türkiye İşçi Partisi’nin üye sayısı 43 bin 206 oldu. Türkiye Komünist Partisi’nin (TKP) 7 bin 846, SOL Parti’nin 5 bin 764, Emek Partisi’nin (EMEP) ise 5 bin 165 üyesi bulunuyor.

Paylaşın

Yerel Seçimler: DEM Parti’de Gündem Büyükşehirler

31 Mart 2024’te yapılması planlanan yerel seçimler yaklaştıkça, partilerinde seçim çalışmaları hız kazandı. DEM Parti’nin büyükşehirlerde aday gösterip göstermeyeceği ise henüz netleşmiş değil.

Parti yetkilileri, Adana, Mersin, Bursa, İzmir, Ankara, Aydın ve İstanbul gibi büyükşehirlerin masada tartışıldığını, buralarda aday çıkarıp çıkarmama adımı henüz karar altına alınmasa da önemli bir aşamaya gelindiğini paylaştı.

Parti yetkilileri, büyükşehirlerde aday çıkartılması kararı alınması halinde kimlerin aday gösterileceğinin de tartışıldığını ifade etti. Ön seçimlerin yapılmayacağı batı kentlerde halkın talepleri doğrultusunda hareket edileceğini belirten parti yetkilileri, bu şehirler için halk toplantılarında ortaya çıkan raporları, araştırma ile önerileri tekrardan önlerine koyduklarını dile getirdi.

Yerel seçimde Türkiye’nin batısındaki 27 ilçede aday çıkaracağını duyuran DEM Parti’nin büyükşehirlerde aday gösterip göstermeyeceği ise henüz netleşmiş değil. DEM Parti’nin, büyükşehirlerde aday çıkartıp çıkartmayacağına dair tartışmalar sürerken, Mezopotamya Ajansı‘nın görüştüğü parti kaynakları büyük şehirlerde aday çıkarıp çıkarmamanın henüz karar altına alınmadığını ancak önemli bir aşamaya geldiğini aktardı.

Parti yetkilileri, ayrıca büyükşehir belediyeleri için ismi geçenler arasında siyasetçi Ahmet Türk’ün olduğunu da ekledi.

Mayıs ayında yapılan genel seçimlerin ardından halk toplantıları düzenleyen Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti), buradan çıkan eleştiriler ve öneriler doğrultusunda yeni dönem politika ve mücadele hattını belirledi.

Birinci ve ikinci olarak çıkılan tüm illerde 31 Mart 2024 yerel seçimlerinde gösterilecek adaylarını ön seçim ile belirleme kararı alan partinin, hem büyükşehirlerde hem diğer il ve ilçelerde gösterilecek adaylarını Kent Uzlaşısı olarak adlandırılan model kapsamında halk belirleyecek.

DEM Parti’nin 4 Aralık’ta toplanan Merkez Yürütme Kurulu (MYK) toplantısında batı kentlerinde de aday çıkarma eğilimi ortaya çıktı. Bu eğilim, 16 Aralık’ta bir araya gelen Parti Meclisi (PM) toplantısında da destek gördü. Parti Meclisi, bu konudaki nihai kararın MYK ve Eş Genel Başkanlar tarafından verilmesini uygun gördü.

Sonrasında yeniden toplanan parti MYK’si, Mersin, Adana, Aydın, Antalya, Konya, Kocaeli, Manisa, Çanakkale, Tekirdağ, İzmir ve İstanbul’da olmak üzere 27 ayrı ilçede aday çıkarmayı kararlaştırdı. Batıdaki diğer iller ve ilçeler için nasıl bir yol izleneceği sorusunun yanıtı ise henüz netleşmiş değil.

Parti kaynakları, Adana, Mersin, Bursa, İzmir, Ankara, Aydın ve İstanbul gibi büyükşehirlerin masada tartışıldığını, buralarda aday çıkarıp çıkarmama adımı henüz karar altına alınmasa da önemli bir aşamaya gelindiğini paylaştı.

İsimler üzerinde tartışmalar yürütüldü

Parti yetkilileri, büyükşehirlerde aday çıkartılması kararı alınması halinde kimlerin aday gösterileceğinin de tartışıldığını ifade etti. Ön seçimlerin yapılmayacağı batı kentlerde halkın talepleri doğrultusunda hareket edileceğini belirten parti yetkilileri, bu şehirler için halk toplantılarında ortaya çıkan raporları, araştırma ile önerileri tekrardan önlerine koyduklarını dile getirdi. Bu doğrultuda ise aday gösterilebilecek bazı isimler üzerinde tartışmalar yürütüldü.

Öyle ki batıdaki büyükşehirlerde gösterilebilecekler adaylar konusundaki bu tartışmalarda Ahmet Türk, Filiz Kerestecioğlu, Züleyha Gülüm, Rıdvan Turan’ın yanı sıra hali hazırda milletvekili olan Sırrı Süreyya Önder, Sırrı Sakık, Meral Danış Beştaş, Saruhan Oluç ve Ali Bozan’ın isimleri öne çıktı.

Parti yetkilileri, söz konusu isimler üzerinde tartışma yürütülse de aday çıkarıp çıkarmama konusundaki nihai kararın parti tarafından kamuoyu ile paylaşılacağını belirtti.

Paylaşın

Rasim Kaygusuz Kimdir? Hayatı, Eserleri

1926 yılında dünyaya gelen Rasim Kaygusuz, 3 Aralık 1988 yılında hayatını kaybetti. Rasim Kaygusuz sırasıyla 1944 yılında Hasanoğlan Köy Enstitüsü’nü ve 1956 yılında Gazi Eğitim Fakültesi Pedagoji Bölümü’nü bitirdi.

17 yıl boyunca ilköğretim sınıflarında öğretmenlik yaptı. Bu süreç içerisinde çocukların okumayı daha rahat nasıl öğrenebileceğine yönelik araştırmalar ve çalışmalar yaptı. Bu çalışmalarını bir kitap olarak yazmaya karar verdi. 1968 yılında yazdığı kitaba “Cin Ali” adını koydu.

Basılan ilk Cin Ali kitabı basit öyküler, iki-üç harflik sözcükler ve kısa hecelerden oluşuyordu. Cin Ali kitabının çizimlerini Selçuk Seymen yapmıştır. Bu çizimler 1990 yıllarına kadar aynı kaldı. 1990’lı yıllarda Cin Ali’nin görünümü değiştirilerek “papyonlu, siyah saçlı, kulağı çiçekli, belirgin yüzlü, fiyonklu ayakkabıları olan bir çocuk” olarak resmedilmeye başladı.

Cin Ali kitapları, Rasim Kaygusuz’un daha önce tasarlayıp hazırladığı Çözümlü Alfabe, Oyunla Okuma Öğretimi, Resimli ve Hareketli Fişler, Çarpma ve Sayma Öğretimi gibi çalışmalarını tamamlayan çok başarılı bir seri haline geldi. Cin Ali kitapları kısa sürede tüm Türkiye’de sevilen ve benimsenen bir eser oldu. Hatta televizyonun ve gazetenin erişemediği uzak köylerde bile Cin Ali kitapları okunuyordu.

Rasim Kaygusuz Cin Ali kitaplarını yazarken hem öğretmenliğe devam ediyor, hem de kitapları tanıtmak için okulları dolaşıyordu. Gittiği okullarda “Cin Ali’nin Babası” olarak tanınıyor ve karşılanıyordu. Cin Ali serisi 2005 yılında da ömrünü doldurduğu gerekçesi ile ilk öğretim müfredat programından kaldırıldı.

Rasim Kaygusuz’un eserleri: Cin Ali’nin Atı, Cin Ali’nin Topu, Cin Ali’nin Topacı, Cin Ali’nin Kara Gözlü Kuzusu, Cin Ali’nin Oyuncakları, Cin Ali Okula Başlıyor, Cin Ali Okulda, Cin Ali ile Berber Fil, Cin Ali Kır Gezisinde.

Paylaşın

Raşit Erer Kimdir? Hayatı, Eserleri

1868 yılında İstanbul’da dünyaya gelen Raşit Erer, 1952 yılında yine İstanbul’da hayatını kaybetti. Raşit Erer, 1886 yılında Galatasaray Sultanisi’nden mezun oldu.

Raşit Erer, borsa ve maliyede teftiş kurulu başkanı olarak görev aldı. Erer, 1919- 1922 yılları arasında İaşe, Maliye, Maarif ve Evkaf bakanlığı yaptı.

Raşit Erer, 1924-1949 arasında Galatasaray Lisesi, Mülkiye ve Deniz Ticaret Yüksekokullarında lisan ve tarih dersleri verdi. Erer, 1931-1933 arası Uluslararası Mason Birliği’nin başkanlığını yürüttü. İnsan Hakları Derneği’nin kurucuları arasında yer aldı.

Raşit Erer’in, Haçlı Seferleri (1947), yeni basımı Türklere Karşı Haçlı Seferleri (2002) adıyla çıkan bir eseri vardır.

Erer, kitabın girişinde, “Beni yetiştiren ve bu eserdeki hadiselerin esasını ve bunların dünya istikbali üzerindeki tesirlerini öğreten, Babıâli Tercüme Odası hulefasından pederim Mehmed Mansûr Efendi’nin ruhuna ithaf ettim” ifadelerine yer vermiştir.

Paylaşın

Sadık Şendil Kimdir? Hayatı, Eserleri

28 Şubat 1913 yılında İstanbul’da dünyaya gelen Sadık Şendil, 26 Temmuz 1986 yılında İstanbul’da hayatını kaybetti. Profesyonel sanat hayatına 1953 yılında senaryo yazmakla başlayan Sadık Şendil, Türk sinemasına 200 civarında film senaryosu yazarak büyük bir katkıda bulunmuştur.

Türk tiyatro ve sinema tarihinin önemli eserlerini üreten Şendil, sekiz eser yazmış, popüler dizi-film senaryolarına imza atmıştır. Sanatçı, özellikle Kemâl Sunal filmleri ve Hababam Sınıfı serisiyle tanınır. Sadık Şendil, bir dönem Müjdat Gezen’le birlikte “Güldürü Üretim Merkezi”nde çalıştı. Ünlü Senede Bir Gün şarkısının sözlerini yazan Şendil’in senaryoları, ağırlıklı olarak Ertem Eğilmez ve Sırrı Gültekin tarafından filme alındı.

Sadık Şendil’in eserleri: İnatçı Gelin, Kocamın Nişanlısı, Fakir Bir Kız Sevdim, Cilveli Kız, Yedi Kocalı Hürmüz, Beklenen Şarkı, Ölmeyen Şarkı, Kanlı Nigâr

Sadık Şendil’in aldığı ödüller: 7. Altın Portakal Film Festivali – En İyi Senaryo – Kalbimin Efendisi, 9. Altın Portakal Film Festivali – En İyi Senaryo – Sev Kardeşim, 11. Altın Portakal Film Festivali – En İyi Senaryo – Oh Olsun

 

Paylaşın