CHP Lideri Kılıçdaroğlu: Yepyeni Bir Düzen Getirmek Zorundayız

Sosyal medya hesabından Kahramanmaraş merkezli depremlere ilişkin açıklama yapan CHP Lideri Kılıçdaroğlu, “Artık aç gözlülüğün bittiği, kaynakların sadece küçük bir azınlığa değil tüm halkımıza ait olduğu yepyeni bir düzeni getirmek zorundayız. Ve inanın bu sadece iktidar değişimiyle olmaz. Daha büyük değişimler lazım bize” dedi ve ekledi:

Haber Merkezi / “Zarar gören her bir değerimizi tamir ederek çok güçlü bir değişim yaratmalıyız. Güçlü bir sosyal devleti, vatandaşı için var olduğunu hiç unutmayan bir devleti bu enkazın içinden çıkarıp inşa etmek zorundayız. Bunu hep beraber yapacağız inşallah. Bir daha önlenebilir nedenlerden dolayı böyle bir acı yaşamayalım. Bu son olsun, bu son…”

Deprem bölgesini ziyaret eden Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, sosyal medya hesabından videolu açıklama yaptı.

“Zor bir günün karanlık gecesinden derin bir kalp sızısı ile sesleniyorum sizlere” diyen CHP Lideri Kılıçdaroğlu, “Buralarda çok mücadele var. Zamana karşı canhıraş bir mücadele veriyor insanlarımız. Bir canı daha kurtarabilmek için, tırnaklarını parçalayarak enkazlarda yaşam tünelleri açıyorlar, enkazın karanlığına bir damla ışık olabilmek için. Türkiye’nin evlatları yüreklerini koymuş durumdalar. Allah hepsinden razı olsun. Türkiye onları asla unutmayacaktır” ifadelerini kullandı.

Deprem sonrası çalışmalarda eksiklikler olduğunu söyleyen Kılıçdaroğlu, “Çok can yitirdik. Toprak elbette hepimizi zamanı geldiğinde basacak bağrına ama Allah sıralı ölüm versin deriz ya, keşke öyle olsaydı be. İçimiz acı dolu yaprak döküyor her yanımız. Bir de enkazdan kurtulanlar var ki, öldürücü soğukta sokaklarda can cana vermiş direniyorlar. Hala koordinasyon sağlanabilmiş değil. Çadır yok, tuvalet yok. Sizin de bildiğiniz şeyler işte. Bu zifiri karanlık saatlerinde daha ne anlatayım sizlere” dedi.

Türkiye’nin bir zihniyet değişimine ihtiyacı olduğunu belirten Kılıçdaroğlu, “Bugünü asla unutmayalım halkım, düşen yerde kalmasın. Mazlumun hakkı divana kalmasın. Bu ülkenin yeni bir dirliğe, düzene ihtiyacı var. Hepimizin zihniyeti değişmek zorunda. Önümüzdeki yok çok uzun olacak. O yol çok engebeli tırmanışımız çok dik olacak. Öyle dedikleri gibi 1 yılda gitmemiz gereken yere varamayız. Geçici çözümlerle idare edemeyeceğimiz bir noktaya geldik. En acısı da bizi biz yapan değerlerimiz zarar gördü halkım. Arsızlık, hırsızlık, rant kavgası, bencillik… Bunları derhal bitirmeliyiz. Bunlar Türkiye’nin ruhunu kemirdi” diye konuştu.

Değişimin yalnızca iktidar değişikliğiyle gerçekleşemeyeceğini vurgulayan CHP Lideri Kılıçdaroğlu, sözlerini şu şekilde sonlandırdı:

“Artık aç gözlülüğün bittiği, kaynakların sadece küçük bir azınlığa değil tüm halkımıza ait olduğu yepyeni bir düzeni getirmek zorundayız. Ve inanın bu sadece iktidar değişimiyle olmaz. Daha büyük değişimler lazım bize. Zarar gören her bir değerimizi tamir ederek çok güçlü bir değişim yaratmalıyız. Güçlü bir sosyal devleti, vatandaşı için var olduğunu hiç unutmayan bir devleti bu enkazın içinden çıkarıp inşa etmek zorundayız. Bunu hep beraber yapacağız inşallah. Bir daha önlenebilir nedenlerden dolayı böyle bir acı yaşamayalım. Bu son olsun, bu son…”

Paylaşın

Kılıçdaroğlu’ndan “Kötülüğe Susarsam, Ona Ortak Olurum” Paylaşımı

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, kişisel sosyal medya hesabından “Kötülüğe susarsam, ona ortak olurum.” notunu düştüğü bir video paylaştı. Kılıçdaroğlu, gün içerisinde saat 22:00 için randevu vermişti.

CHP Lideri Kılıçdaroğlu, yayınladığı videodaki konuşmasında 23 Kasım 2022’de Düzce’de yaşanan 5,9 büyüklüğündeki depreminin ardından AFAD (Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı) tarafından hazırlanan rapor üzerinden değerlendirmelerde bulundu.

Kılıçdaroğlu, raporun dikkat çektiği eksiklikleri dile getirerek bugün yaşanan deprem felaketiyle kıyasladı. Yaklaşık 2 buçuk ay önce hazırlanan Düzce Depremi Etki Analiz Raporu’ndan bölümler okuyan Kılıçdaroğlu raporun afet riskinin yüksek olduğu Türkiye’de afet yönetimine katkı sunması amacını taşıdığını hatırlattı.

Kılıçdaroğlu, o dönemde afet yönetiminde yaşandığı belirtilen bazı eksikliklerin sıralandığı raporu “koordinasyon sağlanamadı, toplanma alanı yanlış seçildi, yardımlar geç geldi, çadır takibi yapılamadı, görevli personelin takip ve koordinesini sağlayacak birim yoktu, koordinasyon birimi oluşturamadık, yemek dağıtımında sorunlar yaşadık, afet nakliye personeli ancak iki gün sonra Düzce iline ulaşabildi, deprem sonrasında zarar tespit sürecinde yetersiz kalındı, düzgün bir zarar tespit ekibi kuramadık, inşaat mühendisleri yerine öğretmen ve imamlardan ekip kuruldu” ifadeleriyle özetledi.

“AFAD kendi röntgenini kendi çekmiş” diyen CHP lideri depremin çok büyük olduğunu, ama depremden çok daha büyük olanın “koordinasyonsuzluk, plansızlık ve liyakatsizlik” olduğunu belirtti ve “Bile bile, göz göre göre bu riskleri aldılar” dedi.

Kılıçdaroğlu, “Oluşan can kaybımızın ulaşacağı nokta depremin büyüklüğünden değil, müdahaledeki etkisizliktendir, yetersizliktendir” ifadesini kullandı. “Cumhurbaşkanı Erdoğan’la sonuna kadar mücadele edeceğini” ifade eden Kılıçdaroğlu “Bizim de kader planımızda bu varmış” ifadeleriyle sözlerini bitirdi.

Paylaşın

Dünyanın Bilenen En Derin Mağarası: Krubera

Gürcistan’ın Abhazya Bölgesi, Arabika Masifi’nde yer alan Krubera Mağarası, 2197 metrelik inanılmaz derinliğiyle dünyanın bilinen en derin mağarası ünvanına sahiptir. Voronya Mağarası olarak da bilinen Krubera Mağarası, Karga Mağarası anlamına gelir.

Haber Merkezi / Krubera Mağarası yerin 2000 metre derinine kadar inen tek mağaradır. Adını Rus coğrafyacı Alexander Kruber’den alan Krubera Mağarası, Jules Verne’nin ilham verici romanı “Dünyanın Merkezine Yolculuk”tan sonra ün kazanmıştır.

Krubera Mağarası macera arayan her kaşifin hayalidir: Dünyanın derinliklerine inmek ve dünyanın bilinen en derin doğal mağarasının sırlarını ortaya çıkarmak.

Arabika Masifi’ndeki birkaç yüz mağaradan biri olan Krubera Mağarası, kireçtaşı oluşumunun Dinozorlar Çağı’na kadar uzandığına inanılmaktadır.

Bölgenin uzaklığı nedeniyle Krubera Mağarası yılda en fazla dört ay ziyarete açıktır.

Mağaranın en dip noktasına ulaşılıp ulaşılmadığına dair spekülasyonlar yapılıyor, yeni rekorlar kırmak isteyenler için bir umut ışığı.

Paylaşın

Dünyanın En Çok Aranan 20 Kadın Modeli

Markaları, yeni koleksiyonları, stilleri ve trendleri temsil eden moda dünyasının yüzleri “modeller”. Moda sektöründe başarılı olmak için gereken çaba göz önüne alındığında, bir model olarak başarılı olmak hiçte kolay değil.

Haber Merkezi / Ancak bu modeller, muhteşem yetenekleri,  kusursuz görünümleri ve göz kamaştırıcı oranlarıyla sektörde adını dünya genelinde duyurmayı başardılar.

İşte dünyanın en popüler 20 modeli:

1. Scarlett Leithold:

Scarlett Leithold, 1997 yılında ABD’nin Los Angeles Eyaleti California şehrinde dünyaya geldi. 14 yaşından beri modellik yapan Leithold, 1,75 cm boyunda.

2. Kylie Jenner:

İsmi dünya çapında iyi bilinen Kylie Jenner, Jenner-Kardashian ailesinin bir üyesi ve realite TV şovundan sonra ün kazandı. Kylie Cosmetics’in de kurucusudur.

3. Alex Ren:

Dünyanın en güzel ve en çarpıcı kadın modelleri listemize giren bir diğer isim de Alexis Rene Glabach. Alexis Ren olarak biliniyor. 1996 yılında California’da dünyaya geldi.

4. Grace Elizabeth:

Dünyanın en güzel ve güzel seksi modelleri listesinde tüm ilgiyi hak eden bir diğer Amerikalı model de 1997 doğumlu Grace Elizabeth. 

5. Kendal Jenner:

Jenner-Kardashian ailesinden olan bir diğer ünlü isim ise Kendall Jenner. 14 yaşında modelliğe başladı ve TV şovundan sonra ün kazandı.

6. Taylor Hill:

Taylor Hill, Illinois doğumlu Amerikalı model, defilelerde boy gösterdikten sonra ün kazandı.

7. Gigi Hadid:

Gigi Hadid, 1995 yılında California’da doğdu. Amerikalı model, 2014 yılında New York Moda Haftası’nda boy göstermesinin ardından dikkatleri üzerine çekti.

8. Barbara Palvin:

Barbara Palvin, 1993 yılında Budapeşte’de doğdu. 2010’dan beri birçok marka için podyuma çıktı ve birçok dergi kapağında yer aldı.

9. Cara Delevingne:

1992 yılında Londra’da dünyaya gelen Cara Delevingne, 2012 ve 2014 yıllarında İngiliz Moda Ödülleri’nde Yılın Modeli’ni kazanmasının ardından ilgi odağı haline geldi.

10. Karlie Kloss:

Karlie Kloss, 1992’de Chicago’da doğdu. 2000’li yılların en iyi 30 modeli arasında gösterildikten sonra tüm dikkatleri üzerine çekti.

11. Jourdan Dunn:

Birleşik Krallık’ta dünyaya gelen Jourdan Dunn, 2007’de defilelerde boy göstermeye başladığında tüm dikkatleri üzerine çekti.

12. Candice Swanepoel:

Güney Afrikalı model Candice Swanepoel, dünyanın en güzel modelleri listesindeki bir başka büyük isim.

13. Liu Wen:

1988 doğumlu Liu Wen, dünyanın gördüğü en popüler Çinli modeller arasında yer alıyor.

14. Rosie Huntington Whiteley:

İngiliz model ve aktris Rosie Huntington Whiteley, dünyadaki bir başka popüler ve güzel model.

15. Lily Aldridge:

Modellik kariyerine 16 yaşında başlayan Lily Aldridge, popüler olan bir Amerikan modelidir.

16. Irina Shayk:

1986 doğumlu Rus güzeli Irina Shayk, moda dünyasının tanınmış bir yüzü.

17. Doutzen Kroes:

Hollandalı model Doutzen Kroes’un modellik fotoğraflarını görmediyseniz çok şey kaçırıyorsunuz.

18. Bar Rafaeli:

İsrailli model Bar Refaeli, mankenlik sektörüne girdiğinde, büyüleyici güzelliği ve çarpıcı yüz hatlarıyla herkesi şaşkına döndürdü.

19. Miranda Kerr:

Avustralyalı model Miranda Kerr, moda ve modellik endüstrisindeki bir başka ünlü ve tanınmış isim.

20. Natalia Vodyanova:

Rus model Natalia Vodianova. 17 yaşlarında keşfedildi. Modelliğin yanı sıra Birleşmiş Milletler İyi Niyet Elçisidir.

Paylaşın

ABD’de Görülmesi Gereken En Güzel 7 Yer

Rahatlamanın, çoğu kişisel tercihe bağlı, pek çok yolu vardır: Kestirme, kitap okuma, müzik dinleme… Ayrıntılar üzerinde tartışabiliriz, ancak hayatta rahatlamak için dinlendirici bir tatilden daha iyi bir şey olduğu gerçeğini tartışmak zor.

Haber Merkezi / ABD’deki en rahatlatıcı yedi destinasyon için seyahat uzmanlarımızın önerileri için okumaya devam edin…

Long Beach Yarımadası (Washington)

Long Beach Yarımadası popüler bir destinasyondur. Seyahat uzmanları, ziyaret edilecek en iyi zamanların ilkbahar ve sonbahar olduğunu belirtiyor.

Vero Plajı (Florida)

Seyahat uzmanları, Vero Plajını okyanusta rahatça yüzebileceğiniz yaz aylarında veya Florida’nın yoğun nemi olmadığı ilkbahar ve sonbahar aylarında ziyaret etmenizi öneriyor.

Sedona (Arizona)

Şaşırtıcı kırmızı kaya oluşumlarıyla tanınan Sedona, dinlendirici bir tatil için mükemmel bir tercih. Sedona’nın yürüyüş parkurlarından birinde “aktif rahatlamanın” tadını çıkarabilirsiniz. Gecede yıldız manzaralarının tadını çıkarabilirsiniz.

Guam

Guam, Büyük Okyanus’taki Mariana Takımadaları’nın en büyük ve en güneydeki adası. Hawaii’nin 5 bin km batısında yer alır. ABD’ye bağlı özerk statüdedir. Guam2da tatil yapmak için kötü bir zaman yoktur.

Kuzey Kıyısı (Minnesota)

Seyahat uzmanları, ABD’de dinlendirici bir tatil yapabileceğiniz en iyi yerin Minnesota’daki Superior Gölü’nün Kuzey Kıyısı olduğunu söylüyorlar.

Olimpiyat Ulusal Parkı’ndaki plajlar (Washington)

Listeye ekleyebileceğiniz bir başka destinasyonda, Olimpiyat Ulusal Parkı: Burada, günlük kaygılarınızda kurtulabilir, doğanın güzelliğinin tadını en iyi şekilde çıkarabilir ve iç huzurunuzu bulabilirsiniz.

Maui (Hawaii)

ABD’de görülmesi gereken en güzel yerler listesi Hawaii’den bahsetmeden tamamlanmış sayılmaz. İster bir aile tatili ister romantik bir kaçamak arıyor olun, bu güzel Hawai adasında ihtiyacınız olan her şeyi bulacaksınız.

Paylaşın

Davutoğlu’ndan Erdoğan’a: Beni Yolsuzlukla İtham Ettin Öyle Mi?

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın kendisi hakkındaki sözlerine yanıt veren GP Lideri Davutoğlu, “Şahsen bana yönelik kullandığın yolsuzluk ifadesi için seni ciddi bir yüzleşmeye davet ediyorum” dedi ve ekledi:

Haber Merkezi / “8 Aralık 2019’da yaptığım çağrıyı tekrar yapıyorum: Benden başlamak üzere bütün yaşayan başbakanlar cumhurbaşkanlar ve bakanlarla ilgili ve birinci dereceden yakınlarıyla ilgili bir araştırma soruşturma komisyonu kurun. Kimin izah edemediği mal varlığı varsa bunu hazinede fonda tutalım şehitlere yetimlere engellilere mazlumlara harcayalım.”

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, bugünkü grup toplantısında DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan ve Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu’nu hedef almış v e şu cümleleri kurmuştu:

“Bizden üniversite istediler. Ve ben başbakanım. Bunların vakfına üniversite tahsisi yaptık. Kendisi ne zaman ki başbakanlık koltuğuna oturdu. Ne yaptı biliyor musunuz; o tahsis yapılan yeri bilabedel vakfına mülk edildi. Türkiye’de bunun bir başka örneği yok. Bunu sen kalk milletimize bir anlat bakalım.

Ve şimdi ben kullanmıyorum o ifadeyi tabii, Devlet Bey gayet güzel kullanıyor; malum ona ‘Serok Ahmet’ diyor. Bu tür işler yapıyor. Helalinden ne yaptın? Ve kurduğumuz üniversite ile başarı grafiğin ne? Yok. Şimdi biz de bu üniversiteyi bunların bu yolsuzlukları sebebiyle aldık. Devletimize mal ettik. Bu şehir üniversitesi şimdi devletimizin Marmara Üniversitesi’nin mülkü olarak hizmete devam ediyor.”

Gelecek Partisi (GP) Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu, sosyal medya hesabından yayınladığı bir video ile Erdoğan’a yanıt verdi. Davutoğlu, videoda şu ifadeleri kullandı:

“Şahsen bana yönelik kullandığın yolsuzluk ifadesi için seni ciddi bir yüzleşmeye davet ediyorum. Küçük bir yüzükle başlattığı yolculuğu büyük servetlerle sürdüren kendi bakanlığına dezenfektan satan bakanı teşekkürle uğurlayan devlet adına verdiği hediyelerin hiçbirini beyan etmeyen kamu parasıyla yapılan yatırımlara yollara sokaklara barajlara stadyumlara üniversitelere adını yazdıran bırakın birinci akrabaları yakın çevresindeki herkesi siyaseten iktidar olduğunda zengin eden sen uluslararası mahkemelerde mal varlıklarını dosyası diğer ekonomik suçlarla ilgili ismi geçen sen hayatı boyu emeği dışında hiçbir şey yememiş olan ikinci maaşı kabul etmemiş olan başbakanlıkta hanesine giren her lokmanın bedelini makbuzla ödemiş olan devlet adına aldığı her küçük hediyeyi dahi beyan etmiş olan ulusal ve uluslararası büyün çevrelerde temiz siyasetin sözcüsü olarak bilinen beni yolsuzlukla itham ettin öyle mi?

“Seni de Diyarbakırlı gençlere havale ediyorum”

8 Aralık 2019’da yaptığım çağrıyı tekrar yapıyorum: Benden başlamak üzere bütün yaşayan başbakanlar cumhurbaşkanlar ve bakanlarla ilgili ve birinci dereceden yakınlarıyla ilgili bir araştırma soruşturma komisyonu kurun. Kimin izah edemediği mal varlığı varsa bunu hazinede fonda tutalım şehitlere yetimlere engellilere mazlumlara harcayalım.

Ben “Serok Ahmet” diyene de “Yörük Ahmet” diyene de minnet duyar hepsinin selamını alır bununla gurur duyarım. Seni de Diyarbakırlı gençlere havale ediyorum, onlar sana gereken dersi önümüzdeki seçimde verirler.”

Paylaşın

Pasifik Cenneti: Lanai

Hawaii Adaları’nın altıncısı ve en küçüğü olan Lanai, en uzun yönde 29 kilometre genişliğe sahip, kabaca kesme işareti şeklinde bir adadır. Toplam arazi alanı ise 364 kilometre karedir. 

Haber Merkezi / Ada genelinde ananas yetiştirildiği yapıldığı için Ananas Adası olarak da bilinir. Adanın tek kayda değer yerleşim yeri, küçük Lanai kasabasıdır.

Lanai, alışılmışın dışına çıkmayı sevenler için için çok şey sunmakta.

Lanai, iki farklı yer gibi hissedilebilir. İlki, birinci sınıf olanaklara ve şampiyona düzeyinde golf keyfine varabileceğiniz lüks tatil yerleri.

Diğeri ise, alışılmışın dışına çıkarak, adanın engebeli arka yollarını keşfedebilir, yürüyüş yapabilir veya adanın dolambaçlı patikalarında ata binebilirsiniz.

Lanai’de huzuru, macerayı ve mahremiyet bulacağınızdan emin olabilirsiniz.

Paylaşın

Adriyatik’in İncisi: Dubrovnik

Hırvatistan kıyılarında gizlenmiş, Adriyatik’in incisi Dubrovnik, eşsiz güzelliğiyle uluslararası üne kavuşmuş bir şehir. Dubrovnik, her yıl dünyanın farklı bölgelerinden gelen 1 milyondan fazla turisti ağırlamakta.

Haber Merkezi / Büyüleyici mağazalara, seçkin restoranlara ev sahipliği yapan şehre adım attığınız andan itibaren adeta başka bir dünyaya girmiş gibi olursunuz.

10 km kareden biraz fazla alana sahip Dubrovnik’in neresine bakarsanız bakın, mutlaka dikkatinizi çekecek bir şey görürsünüz.

Dubrovnik’in ana çekim odaklarından biri, şehri çevreleyen surlardır. 13. yüzyılda inşa edildikleri tahmin edilen surlar bugün hala şehri çevreliyor.

Stradun Caddesi, Pile Kapısı, Sponza Sarayı, Onofrio Çeşmesi, Rektör Sarayı ve Lovrijenac Hisarı, kentte “mutlaka” görülmesi yerler arasında.

UNESCO’nun kültür mirası listesinde bulunan Dubrovnik’te, 14. yüzyılda açılan Avrupa’nın en eski eczanesi ise Fransisken Manastırı’nın içinde.

Paylaşın

Taliban, İlk “Süper Arabasını” Tanıttı: Mada-9

Taliban yönetimindeki Afganistan, ilk “süper arabasının” tanıtırken, Taliban Sözcüsü Zebihullah Mücahid ise aracın üretiminin Afganistan için onur verici bir gelişme olduğunu söyledi.

Mada-9 adı verilen prototip aracın, Afganistan Teknik ve Mesleki Eğitim Dairesi ve İnovasyon Merkezi’yle ENTOP firmasının ortak projesi kapsamında geliştirildiği aktarıldı. ENTOP’un CEO’su Muhammed Rıza Ahmedi, Bilişim Bakanlığı’nın da desteklediği projenin yaklaşık 5 yıl sürdüğünü söyledi.

Toyota Corolla motoruna sahip aracı tasarlayan Ahmedi, “Yolculuğu Afganistan’da başlayacak ve belki de bir gün uluslararası arenada devam edecek” dedi.

Yetkili, aracın Katar’da bu yıl düzenlenecek araba fuarında yer alması için görüşmelerin sürdüğünü belirtirken, ileride otomobilin elektrikle çalışmasını planladıklarını da paylaştı.

Taliban Sözcüsü Zebihullah Mücahid ise aracın üretiminin Afganistan için onur verici bir gelişme olduğunu söyledi.

ABD’nin 2021’de ülkeden çekilmesiyle Taliban önce başkent Kabil’de daha sonra da ülkenin tamamında kontrolü ele geçirmişti. Taliban yönetime gelmeden önce Amin Noor adlı şirket, 2020’de elektrikle çalışan kamyonetler üretmişti.

11 farklı modeli tanıtılan kamyonetlerin fiyatının 1200 ila 2500 dolar olduğu ifade edilmişti. Şirketin yöneticisi Ahmed Ziya Ahmedyar, parçaların yüzde 80’inin üç yıl boyunca süren çalışmalarla Afganistan’da üretildiğini söylemişti.

Öte yandan motor, tekerlek ve camların yurtdışından getirildiği ama 10 yıla kadar bunların da ülkede üretilmesinin hedeflendiği bildirilmişti.

Afganistan ve Taliban

Taliban Afganistan’da yönetimi elinde bulunduran Diyubendi İslamcı hareket ve askeri organizasyondur. Kendilerine Afganistan İslam Emirliği demekte olup ülke içinde bir savaş (veya cihat) sürdürmüştür.

İslam şeriatını yayma amacıyla Molla Muhammed Ömer tarafından 1994 yılında kurulan Taliban’ın 2016’dan beri lideri Mevlevi Hibetullah Ahundzade’dir.

Taliban, 1996’dan 2001’e kadar, Afganistan’ın kabaca dörtte üçüne hükmetmiş ve kendilerine göre yorumladıkları şeriatı uygulamıştır.

1994 yılında Afgan İç Savaşı’nın önde gelen gruplarından biri olarak ortaya çıkmıştı ve büyük ölçüde Afganistan’ın doğu ve güneyindeki Peştun bölgelerindeki geleneksel İslami okullarda (medreselerde) eğitim görmüş ve Sovyet-Afgan Savaşı’nda savaşmış öğrencilerden (talebe) oluşmaktaydı.

Muhammed Ömer’in önderliğindeki hareket, Mücahid liderlerinden aldığı güçle Afganistan’ın çoğu bölgesine yayıldı. 1996’da totaliter Afganistan İslam Emirliği kuruldu ve Afganistan’ın başkenti Kandahar’a transfer edildi.

11 Eylül saldırılarının ardından Aralık 2001’de Amerikan liderliğindeki Afganistan işgaliyle devrilene kadar ülkenin çoğunu kontrol etti.

En etkin dönemlerinde, Taliban hükûmeti diplomatik olarak yalnızca Pakistan, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri tarafından tanındı.

Grup daha sonra Afganistan Savaşı’nda Amerikan destekli Hamid Karzai yönetimine ve NATO liderliğindeki Uluslararası Güvenlik Destek Gücü’ne karşı bir direniş hareketi olarak yeniden bir araya geldi.

Taliban, birçok Afgan’a uygulanan sert muameleyle sonuçlanan şeriat yorumu nedeniyle uluslararası alanda kınandı. 1996’dan 2001’e kadar olan iktidarları sırasında, Taliban ve müttefikleri Afgan sivillere karşı katliamlar gerçekleştirdi, açlıktan ölmek üzere olan 160.000 sivile Birleşmiş Milletler’in gıda tedarikini engelledi ve yakıp yıkma taktiği uyarınca geniş ve verimli toprakları yakarak on binlerce evi yok etti.

Taliban, Afganistan’ı kontrol ederken, insanları veya diğer canlıları tasvir eden resimler ve filmler ile def haricinde bir enstrümanın kullanıldığı müziği yasakladı, kadınların okula gitmesini engelledi, kadınların sağlık hizmetleri dışındaki işlerde çalışmasını yasakladı (erkek doktorların kadınları görmesi de yasaklandığı için) ve kadınların dışarıda bir erkek akraba ile dolaşmalarını ve burka giymelerini zorunlu kıldı.

Belirli kuralları çiğneyen kadınlar alenen kırbaçlandı veya idam edildi. Dini ve etnik azınlıklar, Taliban yönetimi altında ağır bir şekilde ayrımcılığa uğradı.

Birleşmiş Milletler’e göre, 2010’da Afgan sivil ölümlerinin %76’sından, 2011 ve 2012’de ise %80’inden Taliban ve müttefikleri sorumluydu. Kültürel soykırıma da girişen Taliban, Bamyan’ın 1500 yıllık Buda heykelleri de dahil olmak üzere çok sayıda anıtı yok etmiştir.

Taliban’ın ideolojisi; Diyubendi köktendinciliği ve militan İslamcılığın, Peştunvali olarak bilinen Peştun sosyal ve kültürel normlarıyla birleştirilmesine dayanan “yeni” bir şeriat hukuku biçimi olarak tanımlanmıştır.

Uluslararası topluluklar ve Afgan hükûmeti; sıklıkla Pakistan’ın Servislerarası İstihbarat’ını ve ordusunu; kuruluşunda, iktidarda oldukları süre boyunca ve direniş süreci boyunca Taliban’a destek sağlamakla suçlamıştır.

Pakistan ise 11 Eylül saldırılarından sonra gruba yönelik tüm desteğini kestiğini belirtmiştir. 2001 yılında, El Kaide lideri Usame bin Ladin komutasındaki 2.500 Arap’ın Taliban için savaştığı bildirilmiştir.

2020’nin Şubat ayında Trump yönetimi, 1 Mayıs 2021 itibarıyla tüm Amerikan güçlerinin Afganistan’dan çekileceğine dair Taliban ile anlaşma imzaladı.

Karşılığında Taliban, El Kaide gibi terörist gruplarıyla bağlantısını kesecek, şiddeti azaltacak ve Amerika destekli Afgan hükûmetiyle müzakere edecekti. Her iki taraf da bu anlaşmanın şartlarını tam olarak yerine getirmese de, çekilme başladı.

15 Ağustos 2021’de Kabil’in düşmesiyle Taliban, Afganistan yönetimine tekrar sahip oldu.

Paylaşın

NASA’dan Çarpıcı “Güneş” Videosu

ABD Ulusal Havacılık ve Uzay Dairesi NASA tarafından 11 Şubat 2010’da uzaya fırlatılan Güneş Dinamikleri Gözlemevi adlı uzay aracından gelen veriler çarpıcı bir videoya dönüştürüldü.

Yaklaşık 13 yıl boyunca Dünya yörüngesindeki noktasından Güneş’i yüksek çözünürlükte görüntüleyen teleskop, gelişkin ekipmanları sayesinde her 0,75 saniyede bir yıldızın görüntüsünü kaydediyor.

Teleskobun Atmosferik Görüntüleme Tertibatı adlı cihazı da tek başına her 12 saniyede bir 10 farklı ışık dalga boyunda görüntü yakalıyor.

NASA’nın yayımladığı hızlandırılmış videodaki görüntüler de 12 Ağustos ve 22 Aralık 2022 tarihleri arasında yapılan gözlemlerden elde edildi.

Goddard Uzay Uçuş Merkezi’nin YouTube kanalından yayımlanan videoda Güneş’in korona adı verilen atmosferi detaylı biçimde gözler önüne seriliyor.

Video, 17,1 nanometre (morötesi) dalga boyunda çekilmiş fotoğrafların bir araya getirilmesiyle oluşturuldu.

133 günlük gözlemleri, yalnızca 59 dakikaya sığdıran videoda Güneş’in aktif ve parlak bölgeleri, en fazla göze çarpan unsurlardan.

Bu bölgeler üzerinde görülen halka şeklindeki yapılar, sıcak ve parlak plazma dalgalarını hapseden manyetik alanları gösteriyor.

Bu bölgelerde zaman zaman meydana gelen patlamalar, plazma dalgalarının uzaya savrulmasına ve hatta Dünya’ya kadar ulaşmasına sebebiyet veriyor.

Radyoaktif parçacıklardan oluşan bu plazmalar, uzayda seyahat etmeye başladığında “Güneş rüzgarı” adını alıyor.

Videonun açıklamasında, Güneş Dinamikleri Gözlemevi’yle ilgili, “Bize en yakın yıldızın işleyişine dair sayısız yeni keşfi mümkün kıldı” ifadelerine yer veriliyor:

Bu teleskop ve diğer NASA misyonları, uzaydaki yerimize dair daha fazla bilgi ve astronotlarımızı güvende tutacak yeni veriler sağlamak için önümüzdeki yıllarda Güneş’i izlemeye devam edecek.

Güneş Dinamikleri Gözlemevi, 11 Şubat 2010’da uzaya fırlatılmıştı. Görev, Güneş Sistemi’nin yaşamı doğrudan etkileyen yönlerinin anlaşılmasını sağlamayı hedefliyor.

(Kaynak: Independent Türkçe)

Paylaşın