Her adımda yeni bir güzellik: Galyan Vadisi

Her adımda yeni bir güzellikle karşılaşacağınız Galyan Vadisi; Trabzon’un Maçka İlçesi sınırları içerisinde yer almaktadır.

Galyan vadisi sisli dağları ,zengin bitki çeşitliliği,su kaynakları,alternatif turizm etkinlikleri için eşsiz olanaklar sunan galyan deresi ile ilçemizin önemli bir diğer turizm destinasyonudur.

Atasu baraj gölü, Kuştul manastırı, Pilav dağı, tarihe tanıklık eden konakları, Türk-İspanyol Dostluk anıtı, tarihi camiler, çeşme ve diğer yapıları, Çataltepe şehitliği ve yayları ile ziyaretçilerine unutulmaz güzellikler sunmaktadır.

Galyan vadisinde türküler söylenir… horonlar tutulur… pilav dağı eteklerinde gönlünüzü emanet edersiniz güzelliklere… bir kuş gibi uçmak istersiniz… nereye konacağınız meçhul… bir adım sonrası yeni bir güzellik… Birileri şiirler okur size… birileri türküler söyler…

Paylaşın

Gizemini koruyan mağara: Ballıca Mağarası

Ballıca Mağarası; Tokat’ın Pazar İlçesi,  Ballıca Köyü sınırları içerisinde yer almaktadır. Şehir içi ulaşım araçlarıyla ulaşım mümkündür.

Pazar İlçe Merkezi’nin 7 kilometre güneyinde, Ballıca Köyü’nün yaklaşık 1 kilometre güneydoğusundadır. Yaşı 3,4 milyon yıl olarak belirlenen Ballıca Mağarası, dünyadaki benzerlerinin içinde özel bir konuma sahiptir.

Yarı kayalık yüksek bir tepenin yamacındaki mağaraya giriş, kısmen düzeltilmiş ana kaya bloğundan sağlanmaktadır. Aydınlatma, yürüyüş yolları, seyir terasları yapılarak 1996 yılında ziyarete açılan Ballıca Mağarası 10 bin metrekare yüzölçümüne sahiptir.

Gezilip görülebilen kısmı 94 metre yüksekliğinde olan mağaranın en önemli karakteristik özelliği, “soğan sarkıt” oluşumlarına sahip olmasıdır. Mağaranın bir diğer önemli özelliği koloniler halinde yaşayan cüce yarasaların bulunmasıdır.

Mağara yarı yatay, yarı dikey olarak birbirine bağlı 5 kat ve 8 büyük salondan oluşmaktadır. Mağara içi şekillerine göre bölümlere ayrılmıştır ve her bölüm farklı isimlerle anılmaktadır.

“Havuzlu Salon, Büyük Damlataşlar Salonu, Fosil Salonu, Yarasalar Salonu, Mantarlı Salon, Sütunlar Salonu ve Yeni Salon” isimleriyle anılan bu bölümler dışında oluşumu devam eden henüz ziyarete açılmamış bölümler de bulunmaktadır.

Paylaşın

Her mevsim farklı güzel “Dipsiz Göl Şelalesi”

Dipsiz Göl ve Dipsiz Göl Şelalesi; Sivas’ın Doğanşar İlçesi, Asmalı Dağı Mevkii’nde yer almaktadır. Şehir içi ulaşım araçlarıyla ulaşım mümkündür. İlçe merkezine uzaklığı 16 km. mesafededir.

Dağlık bir arazı yapısının egemen olduğu Doğanşar İlçesi’nde yaylalar büyük bir alanı kaplamaktadır. Bitki örtüsü Sivas ve çevresine göre daha zengindir.

Kayın, köknar, sarıçam ormanları bu bakımdan en önemli özelliğini oluşturur. Dipsiz Göl, küçük bir alana sahip olmakla birlikte etrafındaki koruluk ve kır manzaralarıyla gezilip görülmeye değer güzelliktedir.

Dipsiz Göl Şelalesi, kışın donan sarkıtlarıyla, yazın yeşile bürünen doğasıyla ziyaretçilerin ilgi odağı haline gelmektedir.

Yaz aylarında ziyaretçi yoğunluğu yaşanan şelale, gölden gelen suyun yaklaşık 50 metre yükseklikten dökülmesiyle oluşuyor.

Dipsiz Göl ve şelalesi yayla evleri, çeşmeleri, piknik alanları, içerisinde sarkıtları bulunan küçük çaplı mağaraları ve doğal güzelliğiyle doğaseverler ve piknikçilerin uğrak yeri olmuştur.

Özçekim yaparak bu güzellikleri fotoğraflayan ziyaretçiler, şelalenin buz gibi suyunda sıcak yaz günlerinde serinleme imkanı bulmaktadırlar.

Kayalık yamaç üzerinden yaklaşık yüz metre uzunluğa sahip demir merdivenle inilen şelalenin zeminindeki ahşap köprü de ziyaretçilerin ilgisini çekmektedir.

Paylaşın

Fotoğraflarla ‘Divriği Kalesi’

Divriği Kalesi; Sivas’ın Divriği İlçesi sınırları içerisinde yer almaktadır. İlçe merkezinin kuzeyinde Çaltı Irmağı’na bakan kayalığın üzerindedir. Şehir içi ulaşım araçlarıyla ulaşım mümkündür.

Dış kalenin sur uzunluğu yaklaşık 1 km.’dir. İç kalenin surları ile bu uzunluk 1,5 km.’ye ulaşmaktadır. Kalenin güney-kuzey açıklığı 400 m. doğu-batı eni ise 200 m. kadardır.

Batı ve güney cepheler dışında diğer taraflar sarp kayalıklar ve uçurumlar halinde Çaltı Vadisi’ne inmektedir. Surlar şehre dönük cephelerde yüksek ve sağlam tutulmuş olup, bir iki boş burç dışında bir imla duvarı durumundadır.

Dış ve iç kaleyi meydana getiren duvarlar boyunca birçok burçlar vardır. Bunlar kare, poligonal, dairesel planlıdır. Dış kale; güney-batı ve batı yönlerinde iki kapı ile şehre açılmaktadır.

Ancak birinci kapı sonradan örülmüştür. İkinci kapı, yakın zamana kadar iyi korunmuşken son yıllarda tamamen yıkılmıştır. İç kalenin surları iyice yıkılmıştır. Birkaç burç ve beden temelinden başka bir şey kalmamıştır.

        

Paylaşın

Doğanın armağanı: Sızır Şelalesi

Sızır Şelalesi; Sivas’ın Merkez İlçesi, Sızır Kasabası sınırları içerisinde yer almaktadır. Şehir içi ulaşım araçlarıyla ulaşım mümkündür. Sızır Kasabasına 1 km mesafededir.

SİT alanı ilan edilerek koruma altına alınan şelale, Çat Ormanları içerisinde, Göksu Çayı üzerindedir. Yörenin sıkça gelinen dinlenme yerlerindendir. Sızır Şelalesi ve çevresi doğa yürüyüşü için uygundur.

Sızır Şelalesi Anadolu’nun en etkileyici alanlarından birisi olarak göze çarpıyor. Çok özel bir konumda bulunan Sızır Şelalesi, bir yanına Sızır ormanlarını, diğer yanına doğanın tüm güzelliğini alarak kendini gösteriyor.

Sızır Şelalesi gerçek bir doğa harikası. Sivas’ın Gemerek ilçesinde yer alan şelalenin etrafı yeşillikler ile çevrili. Kendine hayran bıraktıran bir yapıya sahip olan aynı zaman da gürül gürül akan suyu ile eşsiz bir manzaraya sahip Sızır Şelalesi, doğanın adeta bir armağanı olarak karşınıza çıkıyor. Şelaleyi besleyen sular hemen 500 metrelik mesafede yer alıyor. Bölgede alabalık tesisleri ile oturma alanı bulunuyor.

Sızır Şelalesi Gezilecek Yerler; Sızır Şelalesinin bulunduğu alan sit alanı olduğundan çevre düzenlemesi yapılmış ve oldukça etkileyici bir konuma getirilmiştir. Tahta merdivenler ile şelalenin alt kısımlarına kadar rahatça ulaşabilmek mümkün.

Özellikle yaz ayında gidiyorsanız şelalenin buz gibi sularında serinleyebilir, kış aylarında ise donmuş şelalenin muhteşemliğini görebilirsiniz. Sızır’da Roma ve Bizans dönemlerinden kaldığı anlaşılan kalıntılar, ören yerlerinin yanı sıra pek çok mağara ve yayla da bulunmaktadır.

Çat Ormanı; Sızır bölgesine yakın bir alanda yer alan Çat ormanı gerçek anlamda bir oksijen deposu. Bölgede çok sayıda canlı türü yaşıyor. Birbirinden harika yaylalarıyla size harika bir deneyim sunacak Çat Ormanında kısa gezintiler yapabilir, etrafınızı tanıyabilirsiniz.

 

Paylaşın

Bozkırın ortasındaki doğa harikası: Şuğul Vadisi

Şuğul Vadisi; Sivas’ın Gürün İlçesi, Şuğul Mahallesi sınırları içerisinde yer almaktadır. Şehir içi ulaşım araçlarıyla ulaşım mümkündür.

Malatya – Kayseri Devlet Karayolu’ndan (D300) Gürün ilçe merkezine Kayseri yönünde yaklaşık 2 km mesafe uzaklıktaki Şuğul Mahallesine ayrılan tali yoldan yaklaşık 3,5 km gidildiğinde Şuğul, Mağarabaşı ve Kuşkayası Mevkileri’nde yer alan “Gürün Tohması” da denilen Gövdeli Dağından kaynaklanan ırmağın aktığı etrafı dik kayalarla çevrili dar vadiye ulaşılmaktadır.

Şuğul Vadisi Gürün’de görülmeye değer önemli doğal güzelliklerden biridir. Son dönemde yapılan çalışmalarla, kanyon girişinde bulunan yürüyüş yolunun kanyonun içine doğru uzatılması sağlanmıştır. Ayrıca, vadi girişinde bir balık lokantası ve kır kahvesi bulunmaktadır.

Mevcut beton ve stabilize yürüme bandı üzerinde vadi gezildikçe, kayalıkların dikliği, oluşturuldukları doğal şekiller, içlerinden kaynayan sular (kış aylarında sarkıtlar halindedir), ırmağın berrak, mavi suları ve içinde ışıldayan balıklar ve yer yer kavaklıklarda doğal olarak oluşmuş mağara ağızlarının yer aldığı görülmektedir.

Kayalıklarda meydana gelen doğal aşınmalar sonucu, iri kaya parçalarının ırmağa ve ırmak kenarlarına düşmesi, bazı kayaların ise ufalanması bu görsel zenginliği artırmaktadır. Vadinin bitki örtüsünü; dere kenarında söğüt, yamaçlarda ise yabani badem, kuşburnu ve sumak ağaçları oluşturmaktadır. Kayaların üzerinde nadiren ardıç ağaçları da görülmektedir.

Vadi jeolojik zamanlardan II. Zaman (Mezozoik) Kretase döneminde oluşmuştur. Oldukça sert ve dik kayalıklarla çevrili vadinin ana kayası sedimanterdir. Vadinin iki yamacı taşlık olup killi toprak yapısına sahiptir. Bunun yanında vadi tabanı gevşek granüllü strüktüre sahip kumlu topraktan oluşmaktadır.

Paylaşın

Türkiye’nin en uzun dere kanyonu: Çamaş Kanyonu

Çamaş Kanyonu; Ordu’nun Çamaş İlçesi, Budak Köyü sınırları içerisinde yer almaktadır. Kanyon, ilçe merkezine 5 kilometre mesafededir.

Benekli alabalıkların, keklik, atmaca, şahin ve dağ keçilerinin yoğun olarak yaşadığı bir doğa harikası olan Çamaş Kanyonu, gür ormanların içinde, Türkiye’nin en uzun dere kanyonu olarak bilinmektedir.

Çamaş Kanyonu’ndan birbirinden güzel fotoğraflarla sizleri başbaşa bırakıyoruz…

Paylaşın

Mimarlık harikası ‘Deyrulzafaran Manastırı’

Deyrulzafaran Manastırı; Mardin’in Artuklu İlçesi, Eskikale Mahallesi, Deyrulzafaran Yolu üzerinde yer almaktadır. Şehir içi ulaşım araçlarıyla ulaşım mümkündür. 

Deyrulzafaran Manastırı, Mardin’in 4 kilometre doğusunda, Mardin Ovasına hakim bir noktadadır. Üç kattan oluşan Manastır 5’inci yüzyıldan başlayarak farklı zamanlarda yapılan eklentilerle bugünkü haline 18’inci yüzyılda kavuşmuştur.

Manastır, MÖ Güneş Tapınağı, daha sonra da Romalılar tarafından kale olarak kullanılan bir kompleks üzerine inşa edildi. Romalılar bölgeden çekilince Aziz Şleymun bazı azizlerin kemiklerini buraya getirterek kaleyi manastıra çevirdi.

Bu nedenle Manastır, önceleri Mor Şleymun Manastırı olarak biliniyordu. Mardin ve Kefertüth Metropoliti Aziz Hananyo’nun 793 yılından başlayarak büyük bir tadilat yapmasından sonra Manastır onun adıyla, Mor Hananyo Manastırı olarak bilindi.

15. yüzyıldan sonra da Manastır’ın etrafında yetişen zafaran (safran) bitkisinden dolayı Manastır, Deyrulzafaran (Safran Manastırı) adı ile anılmaya başlandı.

Kubbeleri, kemerli sütunları, ahşap el işlemeleri, iç ve dış mekanlardaki taş nakışları ile insanın ilgisini çeken Deyrulzafaran Manastırı, uzun tarihi boyunca Süryani Kilisesi’nin dini eğitim merkezlerinden biriydi.

Bölgeye ilk matbaayı getiren kişi de yine bu Manastır’da patriklik yapan ve 1895’te vefat eden 4. Petrus’tur. 1874 yılında İngiltere’ye yaptığı bir ziyaret sırasında satın aldığı matbaayı 1876 yılında manastıra getirtti.

Matbaada 1969 yılına kadar başta Süryanice olmak üzere Arapça, Osmanlıca ve Türkçe kitaplar ile 1953’e kadar Öz Hikmet adında aylık bir dergi basılıyordu.

Matbaadan geriye kalan parçaların bir kısmı manastırda diğer bir kısmı da Mardin’deki Kırklar Kilisesi’nde sergilenmektedir. Manastır bugün de Süryani Kilisesi’nin önemli dini merkezlerinden biridir.

Mardin Metropoliti’nin ikametgahı olan Deyrulzafaran Manastırı, dünyanın dört bir yanına dağılmış Süryaniler tarafından dua ve bereket almak için ziyaret edilir. Yine binlerce yerli ve yabancı turist, kısa veya uzun bir yol kat ederek manastırı ziyaret etmektedirler.

Paylaşın

Fotoğraflarla ‘Maraş Demirciler Çarşısı’

Demirciler Çarşısı; Kahramanmaraş’ın Dulkadiroğlu İlçesi, Kurtuluş Mahallesi, Demirciler Sokak üzerinde yer almaktadır. Şehir içi ulaşım araçlarıyla ulaşım mümkündür.

Kahramanmaraş’ın tarihten bu yana ticari hayatının merkezi; Türkiye’nin üstü kapalı beş çarşısından birisi olan Tarihi Kapalı Çarşı’nın güney ucundan başlayıp doğuya doğru uzanan, geçmişi yüzlerce yıl önceye dayanır tarihi “Demirciler Çarşısı”sında 2017 yılı ile 40’ı tescilli taşınmaz kültür varlığı, 91 dükkân, tescilli 1 hamam ve 1 çeşmenin restorasyonu ile yeniden hayat bulmuştur.

Paylaşın

Fotoğraflarla Gümüşkaya Mağarası

Gümüşkaya Mağarası; Kahramanmaraş’ın Göksu İlçesi, Ericek Kasabası sınırları içerisinde yer almaktadır.

Mağaraya, şehir içi ulaşım araçlarıyla ulaşım mümkündür.

Mağara, İpek Yolu’nun üzerinde bulunması nedeniyle, turistlerin uğrak noktaları arasındadır.

Gümüşkaya Mağarası kireç taşından oluşmuştur.

İçerisindeki sarkıt ve dikitler görülmeye değer niteliktedir. Mağaranın içerisinde bir de krater gölü var.

 

Paylaşın