Fotoğraflarla 2 bin 800 yıllık ‘Urartu Yolu’

Dünyanın en eski yolu olan Urartu Yolu; Elazığ’ın Karakoçan İlçesinden başlayarak Bingöl’ün Kığı, Sancak ve Karlıova İlçelerinden devam ederek Karacehennem Ormanlarına kadar uzan bir yoldur.

1980’lerde keşfedilen Urartu Yolu, 2 bin 800 yıl önce inşa edilmiştir. Urartular, Milattan Önce birinci yüzyılın başında, Anadolu’da, Van Gölü çevresinde kurulan bir devlettir.

Bu bölgeye yerleşen kavimler, beylikler ve aşiretler halinde yaşamaktansa, bir devlet kurarak kendilerini koruyabilmek adına, zaman içinde bir araya gelmiş ve Urartu Devleti’ni kurmuştur.

Başkenti Tuşpa (Van) olan Urartu Devleti, Milattan Önce 8. ve 7. yüzyılda en güçlü olduğu dönemi yaşamıştır. Bu dönemde devletin sınırları içinde İran’ın kuzeybatısı, Aras Vadisi ve Doğu Anadolu yer almaktaydı.

Mezopotamya ve Asur sanatının etkisini barındıran bir kültüre sahip olan Urartular, çivi yazısı ve Hitit hiyeroglif yazısını kullanan bir devletti.

Urartular’ın siyasi ilişkilerinde öne çıkan devlet, Asurlular’dı. Asurlular ve Urartular birçok kez savaşmıştır. Asurlular’ın kayıtlarında Urartular’ın adı geçmektedir.

Bu kaynaklarda, Asurlular’ın Urartular’a karşı savaştığından bahsedilmektedir.

Bu savaşların da etkisiyle, Urartular’ın yapılarında savunmada kolaylık öne çıkarılmıştır.

Bulundukları dağlık, kayalık bölgenin avantajı ile dik yamaçlara yapılan yapılar, savunma için bir kolaylık sağlamıştır.

Maden işlemede gelişen Urartular, bulundukları bölge ve çevresinde metal işlemecilik üzerine önemli çalışmalar yapmış ve diğer uygarlıkları da etkilemiştir.

Paylaşın

Türkiye’nin en büyük mağarası ‘Tınaztepe’

Tınaztepe Mağarası; Konya’nın Seydişehir İlçesi, Madenli Köyü, Tınaztepe Mevkii’ndedir. Dünyanın üçüncü, Türkiye’nin ise en büyük mağarasıdır. Konya’ nın 7 Harikası içinde yer almaktadır.

Tınaztepe Mağarası  1968 yılında Fransız bilim adamı Michel Bakalowichz tarafından; ilk olarak bulunup, mağaraların krokisi çıkarılmıştır. Bu kroki de dünyaya Bilgi Dergisi tarafından yayınlanmıştır.

Ayrıca Dr. Michel Bakalowichz mağaraların tıbbi araştırmasını yapmış; astım hastalığı için doğal bir tedavi ortamı olduğunu belirtmiştir. 1970 yılında başka bir araştırma grubu; kaptan Jacgues Cousteau’nun ekibi alman Reinhold Messner ve arkadaşları Suğla Gölü ve onu besleyen su altı kaynaklarını araştırmak için bölgeye gelmişlerdir.

Fası boğazı ve Tınaztepe mağaralarının irtibatlarını keşfetmişler ve buranın yer altı göllerinin 22 km uzunluğunun olduğunu tespit etmişlerdir. Aynı ekip mağaraları o zaman ki imkanlarıyla fotoğraflandırmışlar, jeolojik yapısını ve jeolojik dökümanının (aşağıda belirtildiği gibi), yaşadıkları macerayı Almanya da Dünya Harikaları adlı bir kitapta yayınlamışlardır.

Mağaranın uzunluğu 1580 metre olup sondaki 30 metrelik iniş dışında tamamen yatay özellikte bir mağaradır. Bölgede Akdeniz iklimi ile Karasal iklim arası geçiş arz eden bir iklim hüküm sürer. En yüksek sıcaklık 36,5 °C en düşük sıcaklık –18,4 °C olarak ölçülmüştür. Tınaztepe Mağarası ve çevresi karışık jeolojik ve jeomorfolojik bir değişim geçirmiştir.

Oligosen ve Miyosen dönemine ait alpin dağ oluşumlarıyla bugünkü tektonik konumlarına ulaşan bölgede genç ve yaşlı birimlerin içiçe olduğu görülmektedir. Giden Gelmez dağlarının kuzeyinde bulunan Tınaz dağı, komprehensif serinin en üs katını oluşturan Eosen Yaşlı Nümmülitli kireç taşlarından meydana gelmiştir.

Tınaztepe Mağarasının bulunduğu bölgede üst seviyelerde kiltaşı-kumtaşı-marn ve konglomera ardalanmasından oluşan fliş ile birlikte ofiyolitik karakterli kayaçlarda yer almaktadır. Tınaztepe Mağarasının gelişmesinde eğim atımlı normal faylar etkili olmuştur.

Bu iki eğim atımlı normal fayların arasında kalan alan graben durumundadır. Mağaralar oldukça saf üst kretase kireç taşları içerisinde yer alıp, kapalı havza durumundaki boşalım sahasının geçirdiği morfolojik dönem sayısı, mağaranın altında ve üstünde yer alan basamak şeklindeki düzlükler ve buralardaki fosil mağaralardan çıkarılabilir. Mağara içerisinde eski taban seviyesi izleri taraça şeklindedir.

Bu taraçalar ile bugünkü taban arasında 5-7 metre seviye farkı tespit edilmiştir. Eski tabanın çökemediği yerlerde doğal köprüler oluşmuştur. Mağara tabanı; girişte toprak,bazı yerlerde blok ve konglomeralar (Paleozoik ve Kretaşe Yaşlı) ile kaplıdır. Suların mağara içerisinde hareket ettikleri yerlerde kalker tüfleri ; tavan ve yan taraflardaki çatlaklardan sızan sularla çok güzel travertenler ,sarkıt ve dikitler oluşmuştur.

Mağaranın son kısmındaki büyük alan bütünüyle ana faya bağlı olarak gelişmiş ve içerisinde göl mevcuttur. Üst sistemi fosil bir mağaradır. Altta bulunan ve havzanın sularını toplayan düden,morfolojik bakımdan tınaztepe mağarasının devamıdır. Tavandaki çatlaklardan sızan sular, içeride gölcükler oluşturmaktadır. Mağaranın sonundaki göl ise büyük boyutludur.

Özellikle ilkbahar aylarında kar ve yağmur sularıyla beslenen dere ve yatakları en alt seviyedeki mağaraya ulaşmadan önce sular; şelale ve devkazanı tipi çok ilgi çekici görüntüler ortaya koymaktadır. Tınaztepe Mağarası şimdiki durumuna yapılan araştırmalara göre yaklaşık 230 milyon yıl gibi uzun bir süreçte meydana gelmiştir. Mağaranın iç kısımlarında ayrıca taban–tavan arası yükseklik farkının 65 metreye çıktığı yerler görülmektedir.

 

Paylaşın

Fotoğraflarla Doğunun İncisi Diyarbakır

Güneydoğu Anadolu Bölgesinin orta bölümünde yer alan Diyarbakır, tarih boyunca jeopolitik önemi açısından; İlk çağlardan bu yana Akdeniz’i Basra körfezine, Karadeniz’i Mezopotamya’ya bağlayan bir konuma sahiptir.

Tarihi MÖ 7500 yıllarına kadar uzanan Diyarbakır, 28 den fazla medeniyete beşiklik etmiştir. Binlerce yıldır toplamda milyonlarca insanın yaşam merkezi olan Diyarbakır, adeta bir açıkhava müzesidir.

Doğunun incisi Diyarbakır’dan eşsiz fotoğraflar:

Paylaşın

Dünyanın En Güvenli Şehirleri!

Dünya ülkeleri ve kentleriyle ilgili en büyük veri tabanına sahip olan Numbeo portalı, 2019’un en güvenli ülkeleri listesini paylaştı. Türkiye 59.62 puanlık güvenlik endeksiyle listenin 49. sırasında yer aldı.

118 ülkenin bulunduğu listenin zirvesinde Katar yer alırken, Türkiye ise 59.62 puanlık güvenlik endeksiyle listenin 49. sırasında yer aldı.

Güvenlik endeksi 78.5 olan İsviçre, 2019’un En Güvenli Ülkeleri listesinin 10. sırasında yer aldı.

78.53 puanla Singapur, listenin 9. sırasında.

Avusturya, 2019’un En Güvenli Ülkeleri sıralamasında 8. oldu.

Yüzde 79.20 güvenlik oranına sahip olan Estonya, listede 7. sırada.

Gürcistan, yüzde 80.14 güvenlik endeksiyle listenin 6. sırasında yer aldı.

Hong Kong, 80.86 puanlık güvenlik endeksiyle listenin 5.’si oldu.

Tayvan, 82.62 puanla sıralamada dördüncü.

Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), 83.68 puanla sıralamada 3. sırada yer aldı.

Japonya, 86.27 puanla listenin 2. sırasına yerleşti.

Katar, 2019’un En Güvenli Ülkeleri sıralamasının zirvesine oturdu.

Paylaşın

Kış Tatiline Farklı Bir Renk Katmak İsteyenler İçin: Buzdan Oteller

Kış tatiline farklı bir renk katmak isteyenler için ideal bir tercih ‘Buzdan Oteller’.  Bu oteller sadece buzlar erimeye başlayana kadar hizmet veriyor. İşte… Dünya üzerindeki en iyi tasarlamış buzdan oteller:

İtalya’nın kuzeyindeki San Simone di Valleve köyünde bulunan Igloo oteli, kayak severler için adeta ideal bir tatil yeri olarak adlandırılabilir.

Rusya’nın Kamçatka bölgesinde hizmet veren ‘Mountain Territory’ buzdan oteli hem yerel sakinlerin, hem de yabancı turistlerin ilgisini çekiyor.

Romanya’nın “Buzdan Otel”i, ya da orijinal adıyla Hotel of Ice, Doğu Avrupa’nın ilk buz oteli olma özelliğini taşıyor. Karpatlar’ın üzerinde, Blake Gölü’ne komşu olarak kurulan tesis, olağanüstü güzellikte bir konuma sahip. Sadece teleferikle ulaşım sağlanabilen Hotel of Ice, odalarını her sene yeni bir temayla baştan inşa ediyor.

Hollanda’nın Zwolle kentinde hizmet veren ve ülkenin ilk buzdan oteli olma özelliğini taşıyan otelin odasında kalan misafirler.

Kuzey İsveç’in Jukkasjärvi bölgesinde bulunan Icehotel, Kuzey Kutup Dairesi’nden sadece 200 km aşağıda yer alıyor. Otel, dünyanın ilk ve en büyük buzdan oteli olarak kabul ediliyor ve her yıl yeniden inşa ediliyor. 5500 metrekarelik bir alanı kaplayan otel, her yıl Aralık ayından Nisan ayının ortalarında buzlar erimeye başlayana kadar hizmet veriyor.

Kuzey İsveç’in Jukkasjärvi bölgesinde bulunan Icehotel’de hemen hemen tüm mobilyalar buzdan yapıldı.

Kanada’nın Quebec yakınlarında bulunan Hotel de Glace, her yıl birkaç hafta içinde baştan tasarlanıp yeniden inşa ediliyor. Buzlar içinde düğün yapmayı arzu edenler için, otelin kendisi gibi buzdan yapılma devasa bir de şapeli var. Hotel de Glace, türünün en lüks ve seçkin örneklerinden biri olarak öne çıkıyor.Odalar ve heykellerin çoğu Disney tasarımcıları tarafından hazırlandığı için otelde masalsı bir atmosfer hakim.

Finlandiya’da 20000 metrekarelik bir alana kurulu olan Snow Village, yani “Kar Köyü”, her yıl kış aylarında misafirlerini farklı bir şekil ve boyutla karşılıyor. Kar odaları, süitler, buz restoranı ve buz barının yanı sıra Snow Village, buzdan yapılmış heykeller ve sanat eserlerinin sergilendiği buzdan koridorları ile de konuklarını ağırlıyor. Her sene 15.000 ton kar ve 300 ton kristal berraklığındaki doğal buz karışımıyla yeniden inşa edilen otelde 30 oda bulunuyor. Otelde, buzun üzerinde uyumak istemeyenler için özel ısıtmalı odalar da mevcut.

 

 

Paylaşın

İşte… Dünyanın En Tehlikeli Seri Katilleri!

Hayatları pek çok film ve diziye ilham olan seri katiller kimileri için yalnızca bir şehir efsanesi olarak hafızalarının bir köşesinde yer edinir… Ancak gerçek tam tersidir… Kan dondurucu cinayetlere imza atan, dünyanın en tehlikeli seri katillerini sizler için sıraladık…

Mihail Popkov

İşlediği sabit 22 cinayet nedeniyle tutukluluğu devam eden eski polis memuru Mihail Popkov, 60 kişiyi öldürdüğü itirafından bulundu.

Mahkeme, toplamda 56 cinayete dair kanıt bulurken, cinayet kurbanlarının 55’inin kadın ve diğer bir kurbanının da Rusya’nın İrkutsk kenti yakınlarında bir polis memuru olduğunu ortaya çıkardı.

Arabasında yapılan aramalarda, DNA testinin pozitif çıkması sonrası 2012 yılında tutuklanan Popkov 22 ayrı cinayetten ömür boyu hapis cezasına çarptırılmıştı.

Öldürdüğü polis memuru haricinde tüm kurbanları 16 ila 40 yaşlarındaki kadınlardan oluşan Popkov, vahşice katlettiği kadınları geç saatlerde gidecekleri yere bırakmayı teklif ederek kandırdığını itirafında bulunmuştu.

Popkov, öldürdüğü 56 kişi ile birlikte son zamanların en çok cinayet işleyen seri katillerinden biri olarak tarih sahnesinde yerini aldı.

Aleksander Piçuşkin

Rusya’nın başkenti Moskova’da, 2002 ile 2006 yılları arasında 48 kişiyi öldürmesi sonrasında tutuklanarak ömür boyu hapis cezasına çarptırılan Aleksander Piçuşkin, 64 kareli bir satranç tahtasının her bir karesi için bir kişi öldürmek istediğini ve her cinayet sonrasında tahtaya bir çizik attığını söylemişti.

Piçuşkin’in kurbanları genellikle Moskova’nın dışındaki bir parkta tanıştığı alkolik ve yaşlı erkeklerden oluşmaktaydı.

Andrey Çikatilo

Andrey Çikatilo, 1978 ile 1990 yılları arasında aralarında çocukların, gençlerin ve cinsel dürtülerini tatmin amacıyla öldürdüğü kadınların da olduğu 52 kişi katletmişti.

Rostov Kasabı olarak ta bilinen ve eski bir öğretmen olan Çikatilo, 1994 yılında idam edilmişi.

Samuel Little

Tutuklu bulunduğu ABD’nin Teksas eyaletinde yargılanmasına devam edilen Samuel Little, yaptığı itirafla tüm ABD’yi şoka uğratmıştı. Little, bu yılın kasım ayında görülen duruşmasında, 90 kişiyi öldürdüğünü itiraf etmişti.

ABD’nin Federal Soruşturma Bürosu’nun (FBI) raporunda, Little’ın, onlarca yıl boyunca işlediği cinayetlerde genellikle uyuşturucu bağımlıları ve seks işçilerini kurban seçtiği belirtiliyor.

Öte yandan Little, 90 kişiyi öldürdüğünün kanıtlanması durumunda ABD tarihinin en çok cinayet işleyen seri katili olma unvanını elde edecek.

Niels Hoegel

Daha önce 6 kişiyi öldürdüğü kesinleşen ve yargılanmasına devam edilen Niels Hoegel, Ekim ayında görülen duruşmasında, 100 hastasını öldürdüğünü itiraf etmişti.

Eski bir hemşire olan Hoegel, son anda hastlarını yeniden canlandırmaya çalışmaktan duyduğu heyecan nedeniyle onlara aşırı dozda ilaç verdiğini açıklamıştı.

Soruşturmayı yürütenler, Hoegel’in kurbanlarının toplam sayısının 200’e çıkabileceğini görüşünde.

Gary Ridgway

ABD’li bir kaportacı olan Gary Ridgway, 2003 yılında 48 seks işçisi kadını öldürdüğünü itiraf etse de 1982 ile 1984 yılları arasında toplamda 90 kadar cinayetin zanlısı olduğundan şüphelenilmektedir.

İlk kurbanı ABD’nin Seattle kentinde bir su yolunda bulunması üzerine ‘Yeşil Nehir katili’ lakabını alan Ridgway, halen hapiste bulunmakta.

Harold Shipman

Aile doktoru Harold Shipman 2000 yılında,15 yaşlı hastasına ölümcül dozda morfin vererek ölümlerine neden olduğunu itiraf etmesi sonrasında ömür boyu hapis cezasına çarptırılmıştı.

‘Doktor ölüm’ lakabıyla da bilinen Shipman hakkında yürütülen soruşturmada, 1971 ile 1998 yılları arasında yaklaşık 250 hastasını öldürdüğü ortaya çıkmıştı.

İngiltere’nin en kötü seri katili olarak bilinen Shipman, 2004 yılında hapiste olduğu sırada kendisi asarak intihar etmişti.

Luis Alfredo Garavito

Seyyar satış görevlisi olan Luis Alfredo Garavito, 1991’den 1996 yılına kadar olan süre içerisinde, 189 erkek çocuğunu öldürmekten 2000 yılında 835 yıllık bir hapis cezasına çarptırılmıştı.

‘Genova Canavarı’ olarak ta bilinen ve Kolombiya doğumlu olan Garavito, kurbanlarıyla hayırsever, satıcı, rahip veya engelli birimiymiş gibi yaparak tanıştığı biliniyor.

Pedro Lopez Monselve

Ekvador’da genç bir kadını kaçırmaya çalıştığı sırada bir markette yakalanarak 1980 yılında tutuklanan Pedro Lopez Monselve,  Ekvador’un ceza kanunundaki üst sınır olan 16 yıllık hapis cezasına çarptırılan ‘And Dağları Canavarı’ daha sonra Kolombiya’ya iade edilerek, bir akıl hastanesine gönderilmişti.

Gönderildiği akıl hastanesinden kaçtığına inanılan Monselve’nin şu an 70 yaşında olduğu tahmin ediliyor.

Paylaşın

Hafızalara Kazınan En Seksi Sinema Karakterleri

Dünya sinema tarihinin en seksi kadın karakteri Angelina Jolie’nin canlandırdığı Lara Croft olurken, en seksi erkek karakter olarak ise, Daniel Craig’in hayat verdiği James Bond seçildi.

Chili haber portalında binlerce sinemaseverin tercihlerine dayanılarak oluşturulan ‘Sinema tarihinin en seksi kadın ve erkek karakterleri’ sıralaması yayımlandı.

İşte… Listede yer alan ve dünyanın dört bir yanında hafızalara kazınan en seksi film karakterleri:

Patrick Swayze

Patrick Swayze, 1987’deki “Dirty Dancing” (İlk Dans, İlk Aşk) filminde canlandırdığı dans öğretmeni Johnny Castle rölüyle üne kavuştu.

Johnny Depp

Karayip Korsanları film serisinde Johnny Depp tarafından canlandırılan korsan Jack Sparrow karakteri.

George Clooney

George Clooney’in Ocean’s 11 adlı filminde canlandırdığı Danny Ocean karakteri, sinema tarihinin en seksi erkek karakterleri arasında yer aldı.

Hugh Jackman

Yıldız oyuncu Hugh Jackman’ın canlandırdığı X-Men serilerinin en bilinen Wolverine karakteri de listenin üçüncü sırasında yer aldı.

Chris Hemsworth

Oyuncu Chris Hemsworth’un hayat verdiği Tor karakteri, en seksi erkek karakterleri sıralamasında ikinci oldu.

Daniel Craig

James Bond karakteri, oyuncu Daniel Craig’in canlandırmasıyla sinema tarihinin en seksi erkek karakterleri listesinde zirveye ulaştı.

Marilyn Monroe

1959 yapımı Bazıları Sıcak Sever filminde canlandırdığı rol ile üne kavuşan efsane oyuncu Marilyn Monroe.

Honor Blackman

James Bond serisinin 1964 yapımı 3. filmi olan ‘Altınparmak’ta ‘Bond kızı’ karakterini canlandıran Honor Blackman.

Julia Roberts

Julia Roberts’in Pretty Woman’da canlandırdığı Vivien rölüyle hafızalara kazındı.

Scarlett Johansson

Scarlett Johansson’un uzun yıllardır canlandırdığı Marvel çizgi roman dünyasının karakterlerinden biri olan Kara Dul, listedeki ilk üç en seksi kadın karakter arasına girmeyi başardı.

Gal Gadot

Listenin ikinci sırasına İsralli model Gal Gadot’un’Batman vs. Superman” filminde canlandırdığı Wonder Woman (Harika kadın) karakteri yerleşti.

Angelina Jolie

Angelina Jolie’nin 2001 yılı yapımı popüler Tomb Raider oyununun beyaz perdeye uyarlaması olan Lara Croft: Mezar Yağmacısı filminde canlandırdığı Lara Croft karakteri, Chili haber portalının yayımladığı sıralamada tarihteki en seksi kadın karakter olarak seçildi.

 

Paylaşın