Şimşek’ten “Kayıt Dışıyla Mücadele” Mesajı

Kayıt dışıyla mücadeleye ilişkin açıklama yapan Mehmet Şimşek, “Kayıt dışılıkla mücadelemiz hız kesmiyor… Vergide adaleti artırmaya yönelik uygulamalarımız devam edecek” dedi.

Haber Merkezi / Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, kayıt dışıyla mücadeleye ilişkin sosyal medya hesabından açıklama yaptı. Şimşek’in açıklaması şu şekilde:

“Kayıt dışılıkla mücadelemiz hız kesmiyor. Gelir beyan etmediği halde yüksek harcaması olan mükelleflere yönelik denetimleri yoğunlaştırıyoruz. Vergide adaleti artırmaya yönelik uygulamalarımız devam edecek.”

Öte yandan Hazine ve Maliye Bakanlığı, sosyal medyada bazı büyük şirketlerin vergi ödemediği veya düşük oranda vergi ödediğine dair haberlerin çıkması üzerine bir açıklamada bulunmuştu.

Bakanlığın sosyal medya hesabından yapılan yazılı açıklamada şu ifadeler yer almıştı: “Sosyal medyada bazı hesaplar üzerinden dijital vergi levhası bilgilerinin paylaşılarak vergi yükümlülükleri ile ilgili haberler yapıldığı görülmektedir. Bu çerçevede aşağıdaki açıklamayı yapma zarureti doğmuştur.

Mükelleflerimizin beyanlarının doğruluğunu araştırmak, tespit etmek ve sağlamak amacıyla Vergi Denetim Kurulumuzun risk analiz sistemi üzerinden yaptığı tespitler neticesinde, 2815 büyük mükellefin halihazırda toplam yüzde 27’si nezdinde vergi incelemelerine devam edilmektedir. Bu oranın müteakip dönemde daha da artırılması planlanmaktadır.

Ayrıca yine sürekli zarar beyan eden mükelleflerden büyüklüğü ve sektörüne göre beyanı riskli değerlendirilen öncelikle 735 mükellef nezdinde vergi incelemeleri yürütülmektedir. Buna ek olarak vergi inceleme istatistikleri mükellef büyüklüklerine göre tespit edilerek Vergi Denetim Kurulu yıllık faaliyet raporunda ayrıca kamuoyuyla paylaşılacaktır. Bilindiği üzere, ekonomi yönetimi olarak Eylül 2023’te açıkladığımız Orta Vadeli Program’da vergide adaletin güçlendirilmesi ve doğrudan vergilerin payının artırılması konusunda kararlılığımızı ortaya koymuştuk.

Bu doğrultuda az kazanandan az, çok kazanandan çok vergi alınmasını hedefleyen ve kayıt dışılıkla mücadelemize katkı sağlayan vergi paketimiz de dün Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde kabul edildi. Vergide etkinlik ve adaletin güçlendirilmesini sağlayacak olan bu paket ile; vergi cezaları artırılacak, bazı istisna ve indirimler kaldırılacak ve kayıt dışı ekonomi ile daha güçlü bir şekilde mücadele edilecektir.

Bu paket, son günlerde kamuoyunda dile getirilen eleştirilere de kritik bir düzenleme ile yanıt vermektedir. Paketle birlikte, istisnalar nedeniyle ödenecek vergisi çıkmayan mükelleflere yurt içi asgari kurumlar vergisi getirilmektedir. Buna göre, kazançlarından istisna ve indirimler düşüldüğünde ödenecek vergisi çıkmayan mükellefler, bu indirimler düşülmeden önceki kurum kazançları üzerinden artık yüzde 10 oranında asgari vergi ödeyeceklerdir.

Diğer taraftan, Hazine ve Maliye Bakanlığı olarak gerek vergi incelemeleri ile gerekse saha denetimleri ile kayıt dışılıkla mücadelemiz aralıksız devam etmektedir. Vergi kanunlarına uymayan mükellefler hakkında tüm yasal işlemler istisnasız uygulanmaktadır. Bu mücadelemize destek vermek amacıyla vergi cezalarının artırılmasına yönelik hükümler de yeni kabul edilen Kanun’da yer almaktadır.”

Bu kapsamda, vergi mahremiyeti nedeni ile Hazine ve Maliye Bakanlığı olarak mükellef bazında detaylı bilgi paylaşılması mümkün olmamakla birlikte, haberlere konu olan mükellefler arzu ederlerse kendileriyle ilgili açıklama yapabilirler. Vergide adalet, etkinlik ve kazanca göre vergileme, politikalarımızın ana unsurudur.”

Paylaşın

A Milli Kadın Voleybol Takımı Olimpiyatlara Galibiyetle Başladı

A Milli Kadın Voleybol Takımı, Paris 2024 Olimpiyat Oyunları C Grubu’nda 2-0 geriye düştüğü maçta Hollanda’yı 3-2 mağlup etti ve Paris 2024’e galibiyetle başladı.

Haber Merkezi / Paris 2024 Olimpiyat Oyunları C Grubu ilk maçında A Milli Kadın Voleybol Takımı ile Hollanda, South Paris Arena karşı karşıya geldi.

Hakem Lassi Cespedes’in yönettiği karşılaşmada 2-0 geriye düşen A Milli Kadın Voleybol Takımı, müthiş bir geri dönüşle Hollanda’yı 3-2 mağlup etti ve Paris 2024 Olimpiyat Oyunları’na galibiyetle başladı.

A Milli Kadın Voleybol Takımı, gruptaki ikinci maçında 1 Ağustos Perşembe günü saat 10.00’da Dominik Cumhuriyeti ile karşılaşacak.

Türkiye A Milli Kadın Voleybol Takımı, tarihinde 3. kez olimpiyatlarda mücadele ediyor.

2012 Londra Olimpiyatları’nda gruptan çıkamayan Türkiye, koronavirüs salgını nedeniyle 2021’de yapılan 2020 Tokyo Olimpiyatları’nda çeyrek finale çıkmış ve 5. olmuştu.

Salon: South Paris Arena

Hakemler: Francisco Denny Lassi Cespedes (Dominik Cumhuriyeti), Stefano Cesare (İtalya)

Türkiye: Vargas, Hande, Eda, Cansu, Ebrar, Aslı, Gizem (L) (Elif, İlkin, Derya, Meliha)

Hollanda: Plak, Knollema, Lohuis, Bongaerts, Baijens, Daalderop, Reesink (L) (Jasper, Dambrink, Van Aalen, Buijs)

Setler: 19-25, 19-25, 25-22, 25-22, 15-13

Süre: 2 saat 11 dakika

Paylaşın

Açlık Sınırı Asgari Ücreti 3 Bin 774 Lira Geçti

Açlık sınırı temmuz ayında 20 bin 776, yoksulluk sınırı ise62 bin 302 liraya kadar yükseldi. Son bir yılda açlık sınırı 8 bin 56, yoksulluk sınırı ise 28 bin 318 lira arttı.

Haber Merkezi / İktidarın yılın ikinci yarısında zam vermediği asgari ücret açlık sınırının 3 bin 774 lira altında kaldı. Asgari ücret açlık sınırının üçte ikisini dahi karşılamıyor.

Birleşik Kamu-İş Konfederasyonu, “2024 Temmuz Açlık Ve Yoksulluk Sınırı” raporunu açıkladı. Buna göre; Açlık sınırı temmuzda önceki aya göre 202 lira daha artarak 20 bin 776 liraya yükselirken, yoksulluk sınırı da 885 lira artarak 62 bin 302 lira oldu. Yılın ilk yedi aylık döneminde ise açlık sınırı 4 bin 293 lira, yoksulluk sınırı ise yüzde 15 bin 465 lira arttı.

Ankara’da en fazla alışveriş yapılan marketlerden derlenen fiyatlara göre, dengeli beslenebilmek için et- balık- yumurtaya aylık olarak harcanması gereken tutar temmuzda bir önceki aya göre 26 lira arttı, yıllık olarak ise 2 bin 449 lira artarak 5 bin 995 lira oldu. Bir önceki aya göre 28 lira artarak 4 bin 652 liraya yükselen süt, yoğurt ve peynir için yapılması gereken harcamada son bir yılda ise bin 817 liralık artış oldu.

Meyve için harcanması gereken para temmuzda önceki aya göre 113 lira azalırken, geçen yılın aynı ayına göre ise 835 lira artarak 1.975 liraya geriledi, sebze için harcaması gereken tutar ise önceki aya göre 47 lira, geçen yılın aynı ayına göre ise 645 lira artarak 2 bin 420 liraya çıktı.

Ekmek, un ve makarna gibi ürünler için yapılması gereken harcama 124 lira artarak bin 749 liraya yükselirken, pirinç ve bulgur harcamaları 9 lira artarak 835 lira oldu. Yağ için yapılması gereken harcama ise 572 liraya çıktı. Şeker, bal, pekmez, reçel gibi gıda maddelerine yapılması gereken harcama önceki aya göre 67 lira artarak bin 400 lira oldu. Aynı ailenin zeytin için yapması gereken harcama ise değişmedi ve 746 lirada kaldı.

Yetişkin erkek için 2 bin 800, kadın için 2 bin 200, genç için 3 bin ve çocuk için de bin 600 kalori esas alınarak yapılan hesaplamaya göre, temmuz ayında açlık sınırı yetişkin erkek için 6 bin 66 lira, yetişkin kadın için 4 bin 762 lira, çocuk için 3 bin 458 lira ve genç için de 6 bin 491 lira oldu. Açlık sınırı bu yılın ilk yedi aylık döneminde ise toplam 4 bin 293 lira artış kaydetti.

Yoksulluk sınırının belirlenmesinde gıda dışı gereksinimlerin fiyat değişimleri de esas alınarak yapılan araştırmaya göre, dört kişilik bir ailenin gıda dışındaki gereksinimlerini “yoksunluk hissi duymadan” karşılayabilmesi için gereken harcama tutarı da temmuzda 41 bin 526 liraya kadar çıktı. Temmuzda dört kişinin giyim ve ayakkabı harcamaları bin 945 liraya gerilerken, barınma (kira dâhil) harcamaları 9 bin 865 liraya, ev eşyası harcamaları 5 bin 287 lira, sağlık harcamaları bin 703 lira oldu.

Ulaştırma harcamaları 12 bin 4450 liraya indi. Haberleşme harcamaları bin 317 liraya, eğlence ve kültür harcamaları bin 237 liraya, eğitim harcamaları 918 liraya, tatil-otel harcamaları 4 bin 569 liraya ve çeşitli mal ve hizmetlerle ilgili harcamalar 2 bin 235 liraya çıktı. Gıda dışı harcamalarda bu yılın ilk yedi aylık döneminde 11 bin 172 lira artış gösterdi.

Paylaşın

DEM Parti’den “Halay” Tepkisi: Türkiye’yi 90’lı Yıllara Götüren Uygulamalar

Halay tutuklamalarına tepki gösteren DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, “Gösterilen gerekçe Kürtçe şarkı eşliğinde halay çekmek. Eş zamanlı bir operasyon var. Bu durumlar Türkiye’yi 90’lı yıllara götüren uygulamalardır” dedi ve ekledi:

Haber Merkezi / “DEM Parti olarak her zaman yanınızdayız. Kürt halkı her yerde bu halayları çekmeye devam edecek. Çünkü bunlar Kürt halkının kültürüdür. Kürt halkına duyulan nefreti bu ailemize yansıtıyorlar. Dilimizi, kültürümüzü yasaklayan uygulamalar ve bu operasyonlar boşa çıkacak. Kızlarımız cezaevinden çıkacak.”

Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları ve DEM Parti Kars Milletvekili Gülistan Kılıç Koçyiğit, halay tutuklamalarına tepki gösterdi.

Kürtçe şarkı eşliğinde çektikleri halay gerekçesiyle 3 çocuğu tutuklanan ve kendisine de ev hapis verilen Filiz Taşkesen’i evinde ziyaret eden DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, burada yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı:

“Gösterilen gerekçe Kürtçe şarkı eşliğinde halay çekmek. Eş zamanlı bir operasyon var. Bu durumlar Türkiye’yi 90’lı yıllara götüren uygulamalardır. DEM Parti olarak her zaman yanınızdayız. Kürt halkı her yerde bu halayları çekmeye devam edecek. Çünkü bunlar Kürt halkının kültürüdür. Kürt halkına duyulan nefreti bu ailemize yansıtıyorlar. Dilimizi, kültürümüzü yasaklayan uygulamalar ve bu operasyonlar boşa çıkacak. Kızlarımız cezaevinden çıkacak.”

“Kafamızın tepesini attırmayın”

TBMM Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada tutuklamalara tepki gösteren DEM Parti Kars Milletvekili Gülistan Kılıç Koçyiğit, şunları söyledi:

“Şenlik’te de halay çektiğimiz gibi cezaevinde de halay çekiyoruz. Halay çekmek bu iktidara karşı bir direniş yönetimi. 12 Eylül’de ıslıklarla direndik. Bütün zulümlere karşı zılgıtlarla direndik. Bugün de bu iktidara karşı halayımızla, türkülerimizle direneceğiz. Kafamızın tepesini attırmayın. Vallahi Meclis bahçesine davul zurnayı getiririz, halayı çekeriz. Vallahi Genel Kurul’da çekerim. Çok iyi halay çekiyorum, çok iyi halay başıyım. Yeter artık.”

Paylaşın

Bakanlık Duyurdu: Her 100 Büyük Mükelleften 27’sine Vergi İncelemesi

Bazı büyük şirketlerin vergi ödemediği veya düşük oranda vergi ödediğine dair haberlerin çıkması üzerine bir açıklamada bulun Hazine ve Maliye Bakanlığı, 2 bin 815 büyük mükellefin halihazırda toplam yüzde 27’si nezdinde vergi incelemelerine devam edildiğini duyurdu.

Haber Merkezi / Kayıt dışılıkla mücadelenin aralıksız devam ettiği bildirilen bakanlık, açıklamasında, “Vergi kanunlarına uymayan mükellefler hakkında tüm yasal işlemler istisnasız uygulanmaktadır. Bu mücadelemize destek vermek amacıyla vergi cezalarının artırılmasına yönelik hükümler de yeni kabul edilen kanunda yer almaktadır” ifadelerine yer verdi.

Hazine ve Maliye Bakanlığı, sosyal medyada bazı büyük şirketlerin vergi ödemediği veya düşük oranda vergi ödediğine dair haberlerin çıkması üzerine bir açıklamada bulundu.

Bakanlığın sosyal medya hesabından yapılan yazılı açıklamada şu ifadeler yer aldı: “Sosyal medyada bazı hesaplar üzerinden dijital vergi levhası bilgilerinin paylaşılarak vergi yükümlülükleri ile ilgili haberler yapıldığı görülmektedir. Bu çerçevede aşağıdaki açıklamayı yapma zarureti doğmuştur.

Mükelleflerimizin beyanlarının doğruluğunu araştırmak, tespit etmek ve sağlamak amacıyla Vergi Denetim Kurulumuzun risk analiz sistemi üzerinden yaptığı tespitler neticesinde, 2815 büyük mükellefin halihazırda toplam yüzde 27’si nezdinde vergi incelemelerine devam edilmektedir. Bu oranın müteakip dönemde daha da artırılması planlanmaktadır.

Ayrıca yine sürekli zarar beyan eden mükelleflerden büyüklüğü ve sektörüne göre beyanı riskli değerlendirilen öncelikle 735 mükellef nezdinde vergi incelemeleri yürütülmektedir. Buna ek olarak vergi inceleme istatistikleri mükellef büyüklüklerine göre tespit edilerek Vergi Denetim Kurulu yıllık faaliyet raporunda ayrıca kamuoyuyla paylaşılacaktır. Bilindiği üzere, ekonomi yönetimi olarak Eylül 2023’te açıkladığımız Orta Vadeli Program’da vergide adaletin güçlendirilmesi ve doğrudan vergilerin payının artırılması konusunda kararlılığımızı ortaya koymuştuk.

Bu doğrultuda az kazanandan az, çok kazanandan çok vergi alınmasını hedefleyen ve kayıt dışılıkla mücadelemize katkı sağlayan vergi paketimiz de dün Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde kabul edildi. Vergide etkinlik ve adaletin güçlendirilmesini sağlayacak olan bu paket ile; vergi cezaları artırılacak, bazı istisna ve indirimler kaldırılacak ve kayıt dışı ekonomi ile daha güçlü bir şekilde mücadele edilecektir.

Bu paket, son günlerde kamuoyunda dile getirilen eleştirilere de kritik bir düzenleme ile yanıt vermektedir. Paketle birlikte, istisnalar nedeniyle ödenecek vergisi çıkmayan mükelleflere yurt içi asgari kurumlar vergisi getirilmektedir. Buna göre, kazançlarından istisna ve indirimler düşüldüğünde ödenecek vergisi çıkmayan mükellefler, bu indirimler düşülmeden önceki kurum kazançları üzerinden artık yüzde 10 oranında asgari vergi ödeyeceklerdir.

Diğer taraftan, Hazine ve Maliye Bakanlığı olarak gerek vergi incelemeleri ile gerekse saha denetimleri ile kayıt dışılıkla mücadelemiz aralıksız devam etmektedir. Vergi kanunlarına uymayan mükellefler hakkında tüm yasal işlemler istisnasız uygulanmaktadır. Bu mücadelemize destek vermek amacıyla vergi cezalarının artırılmasına yönelik hükümler de yeni kabul edilen Kanun’da yer almaktadır.”

Bu kapsamda, vergi mahremiyeti nedeni ile Hazine ve Maliye Bakanlığı olarak mükellef bazında detaylı bilgi paylaşılması mümkün olmamakla birlikte, haberlere konu olan mükellefler arzu ederlerse kendileriyle ilgili açıklama yapabilirler. Vergide adalet, etkinlik ve kazanca göre vergileme, politikalarımızın ana unsurudur.”

Vergi düzenlemeleri içeren kanun teklifi Meclis’te kabul edildi

Öte yandan En düşük emekli aylığının 12 bin 500 liraya çıkarılmasını da içeren Vergi Kanunları ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi, TBMM Genel Kurulunda kabul edilerek yasalaştı.

Düzenleme ile kayıt dışı faaliyetler ile mücadele güçlendirilecek, artırımlı cezalar uygulanacak. Buna göre 4 binden fazla vergi denetmeni yıl boyunca sahada görev yapacak. Başkasına ait IBAN ya da POS cihazını kullananlara caydırıcı para cezaları kesilecek.

Düzenlemeyle, yurt dışına çıkış harcı 500 lira olacak. Bu miktar her yıl değerleme oranına göre artacak. Teklifle asgari kurumlar vergisi de güncellenecek. Yurt içi asgari kurumlar vergisi yüzde 10 olarak alınacak. Uluslararası şirketlerden Türkiye’den elde ettiği kardan yüzde 15 vergi tahsil edilecek.

Paylaşın

Belediyelerin SGK Borçları: CHP, Karşı Hamleye Hazırlanıyor

Erdoğan, “Belediyelerin borçlarıyla ilgili Hazine ve Maliye Bakanlığımız kaynağında bu borçların tahsiline başlayacaktır. Öyle 25 kuruşa simit yok” sözleriyle fitilini ateşlediği, “belediyelerin Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) borçları” gündemdeki yerini koruyor.

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP), belediyelerinin SGK borçlarıyla sıkıştırılmasına karşı adımlar atmaya hazırlanıyor. Borçların neden daha önce istenmediğini sorgulayan CHP kurmayları, “2019 yerel seçimlerinden beri engeller çıkarılıyor. Kaynaklar azalttı, gelirlerdeki kesintiler arttı. Şimdi de ‘hizmet edemiyorlar’ algısı oluşturulmak isteniyor” dedi. CHP, belediye başkanlarıyla toplantılar düzenleyerek gelir artırıcı önlemler üzerinde çalışacak.

Cumhuriyet’in haberine göre, CHP yetkilileri, ilerleyen günlerde belediye başkanlarıyla yapacakları toplantılarda gelir artırıcı adımları ele alacaklarını belirtti. “1-3 Ağustos tarihlerinde Burdur’da, genel başkanımızın da katılımıyla il belediye başkanlarımız bir araya gelecek. Toplantının asıl gündemi et ve süt fiyatlarının tüketiciye yansıması ve sektörün sorunlarıydı, ancak son gelişmeleri de değerlendireceğiz. Daha önce de engellerle karşılaştık ama hizmetimize devam ettik” dediler.

CHP yetkilileri, belediyeye ait olup kirasız kullandırılan yerler için de acil önlemler alacaklarını belirtti. “Yeni devraldığımız yerlerde, önceki dönemlerde vakıflara ve yandaşlara ücretsiz verilen dükkânlar, arsalar var. Bu fiziki işgalleri kaldıracağız. Örneğin, bina bir vakfa verilmiş ve oraya yurt yapılmış, dükkân işgal ettirilmiş, hâlâ kirası ödenmiyor. Bu yerlerin geri kazanılmasını ve gelirlerin dönmesini sağlayacağız” dediler.

Borçların neden daha önce istenmediğine ilişkin konuşan CHP yetkilileri, “2019 yerel seçimlerinden beri farklı engeller çıkardılar. Kaynakları azalttılar, gelirlerdeki kesintileri artırdılar. Şimdi de aynısını yapmak, ‘hizmet edemiyorlar’ algısı oluşturmak istiyorlar. Ciddi ekonomik kriz var ve CHP’li belediyeler kendi yükümlülüklerinin yanında sosyal yardımlar yapıyor. İktidar bu hizmetleri partizanca engelliyor. Yıllarca kendi yönetimindeyken almadıkları SGK borcunu da bu yüzden istiyorlar. Yani halka kötülük ediyorlar” dediler.

Paylaşın

Olası Faiz İndirimi Yabancı Yatırımcıyı Nasıl Etkiler?

İntegral Yatırım Araştırma Müdürü Seda Yalçınkaya Özer, 2024 yılının son çeyreğinden önce faizlerin indirilmesi yabancı ilgisinin dağılmasına neden olabileceğini söylüyor.

Türkiye’ye henüz istenen düzeyde sıcak para girişi sağlanamadığına işaret eden Özer, “Ancak enflasyondaki kademeli geri çekilmenin sürmesi ve yatırım yapılabilir seviyeye yaklaşmamız fon akımlarını da beraberinde getirecektir. Yeter ki olumlu hikâye bozulmasın” diyor.

28 Mayıs 2023’te tamamlanan milletvekili ve cumhurbaşkanı seçimlerinin ardından AKP iktidarının Mehmet Şimşek yönetiminde uygulamaya koyduğu yeni ekonomi programı, aradan geçen bir yılda yabancı yatırımcıların ilgisini çekmeye başladı.

Erdoğan’ı faiz indirimi politikasından vazgeçiren Mehmet Şimşek ile beraber politika faizi yüzde 8,5’ten yüzde 50’ye yükseltildi ve yabancı sermayenin Türkiye’ye girişini hızlandıracak bir dizi adım atıldı. Ancak son dönemde gerek yılın son çeyreğinde faiz indirimlerinin yeniden başlayacağına dair söylentiler gerekse yurt içi ve yurt dışında artan risk algısı, yabancı yatırımcının Türkiye’ye olan ilgisinin azalacağı endişesi yarattı.

DW Türkçe’den Aram Ekin Duran‘a konuşan uzmanlara göre ise Türkiye’ye olan yabancı yatırımcı ilgisi henüz istenen düzeyde olmasa da devam edecek. Ancak AKP hükümetinin ekonomide güveni azaltabilecek adımlar atması hâlinde, Türkiye’ye sermaye girişi beklentileri yara alacak.

Geçtiğimiz günlerde İngiliz Financial Times gazetesinde yayımlanan bir haberde de Türkiye’ye son dönemde uluslararası piyasalardan gelen sıcak paranın küresel ya da yerel bir şok durumunda hızla kaçabileceği uyarısında bulunuldu.

“İşlemciler milyarlarca doları Türk lirasına yatırıyor” başlıklı analizde, fonların yüksek faizden etkilenip Türkiye’ye yöneldiğine dikkat çekilirken bu durumun ani bir piyasa değişimine karşı ülkeyi kırılgan hâle getirebileceğine işaret edildi.

Son dönemde gerek TCMB’ye duyulan güvenin artması gerekse yabancı sermaye girişini özendiren uygulamalar sonucunda, Türkiye’nin döviz rezervlerinde artışlar görülüyor. TCMB verilerine göre brüt rezervler 19 Temmuz haftasında 153,9 milyar dolara çıktı. Bir önceki hafta brüt rezervler 153,8 milyar dolar olarak kaydedilmişti.

Net rezervlerde ise artış daha belirgin oldu. Verilere göre net rezervler 47,7 milyar dolardan 48,2 milyar dolara çıkarken swap hariç net rezervler 22,2 milyar dolardan 22,9 milyar dolara yükseldi.

Gedik Yatırım Araştırma Direktörü Ali Kerim Akkoyunlu, uygulanan ekonomi politikalarındaki istikrar ve güveni yakından takip eden yabancı yatırımcıların şu anda Türkiye’nin 2025 yılındaki performansını fiyatladığını ifade ediyor. Akkoyunlu, şu görüşleri dile getiriyor:

“Yabancı yatırımcılar Mart sonundan beri tahvil piyasasında 11 milyar dolar net alım gerçekleştirirken hisse senetlerinde Nisan ayındaki 1,2 milyar dolarlık alımlarının ardından sonraki haftalarda toplamda yaklaşık 2 milyar dolar satış gerçekleştirdiler. Faiz indirim döngüsünün başlamasıyla, yabancı yatırımcının hisse senetlerinde de alımlarını artırması beklenebilir.”

Akkoyunlu’nun verdiği bilgilere göre, Ocak 2018 ile Mayıs 2023 arasında Türkiye’den toplam 22,5 milyar dolarlık portföy çıkışı yaşanırken bu tarihten itibaren ise hisse senetlerine 1,8 milyar dolar, Devlet İç Borçlanma Senetleri’ne (DİBS) de 12,5 milyar dolar olmak üzere toplamda 14,3 milyar dolarlık yabancı sermaye girişi yaşandı.

“Carry trade” uygulaması

Bununla birlikte yabancı yatırımcılar, “ucuza kredi alıp pahalıya mevduata bağlama yöntemi” olarak bilinen “carry trade” uygulaması ile de Türkiye’ye Mart 2024’ten bu yana yaklaşık 20 milyar dolarlık giriş yaptı.

Beykoz Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Evren Bolgün, Türkiye’ye portföy yatırımı için gelen yabancı yatırımcı ile doğrudan yatırım yapmak için gelen yabancı sermayenin farklı özelliklere sahip olduğunu söylüyor. Son dönemde Türkiye’nin kredi notlarındaki düzelmenin uluslararası doğrudan yatırımcılar açısından sevindirici bir gelişme olduğunu dile getiren Prof. Bolgün’e göre, Türkiye’de büyük çaplı doğrudan yatırımlar görmek içinse henüz erken.

Türkiye’nin hâlâ “yatırım yapılabilir” seviyenin dört kademe altında bir nota sahip olduğuna işaret eden Bolgün, “Daha yolun başında sayılırız. Yatırım yapılabilir nota ulaşmamız, benim tahminime göre 3-4 yıl sürecek” diyor.

Son yıllarda Türkiye’ye giren doğrudan yabancı yatırımların yılda 4-5 milyar dolar civarında olduğunu, bunun da yarısının gayrimenkul yatırımları olduğunu kaydeden Bolgün, “Son dönemde gayrimenkul yatırımlarının da hız kestiğini görüyoruz” diye ekliyor.

Borsa tarafında ise yabancı varlığının yüzde 40’ın altında seyrettiğini ve hisse alım satımı yapan yabancıların Türkiye’ye hızlı girip çıkan sıcak para olduğunu anlatan Bolgün, şu değerlendirmelerde bulunuyor:

“Burada da yaklaşık 20 milyar dolarlık bir birikim oluşmuş durumda. Bunu sağlamak için faiz de dört aydır yüzde 50’de duruyor. Önümüzdeki aylarda enflasyonun kademeli olarak yüzde 40 seviyelerine düşmesiyle faiz indirimi gündeme gelecek. Şu anki Türkiye’de sıcak para girişlerini destekleyen ve bunun olabildiğince kesintisiz sürmesi beklentisiyle karşı karşıya olan bir ekonomi yönetimi var. Ama bu özellikle sanayi, imalat ve ihracat kesimi tarafında ciddi ölçüde gelir erozyonu yaratıyor. Sonuçta son bir yılda enflasyon yüzde 70 artarken dolar kuru sadece yüzde 24 arttı.”

Bu arada ekonomi yönetiminin uluslararası yatırımcıları Türkiye’ye çekebilmek için yürüttükleri küresel temaslar da devam ediyor. Son olarak Brezilya’daki G20 toplantılarına katılan Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, burada yaptığı açıklamada, Türkiye’de uygulanan ekonomi programı ile makro istikrarı güçlendireceklerini ve büyüme potansiyelini artıracaklarını vurguladı.

İntegral Yatırım Araştırma Müdürü Seda Yalçınkaya Özer, yaptığı değerlendirmede, Türkiye’yi tercih eden kısa vadeli yabancı sermayenin daha çok yurt içi piyasada ihraç edilen borçlanma senetlerini ifade eden DİBS üzerinden giriş yaptığına işaret ediyor.

DİBS işlemlerinde, borçlu olan devlet DİBS sahiplerine kupon ödeme tarihlerinde ve vade sonunda borçlu olduğu tutarı ödüyor. DİBS’ler vadeleri boyunca ikincil piyasalarda kişi ve kurumlar tarafından alınıp satılabiliyor.

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) 19 Temmuz haftasını kapsayan son Haftalık Menkul Kıymet İstatistikleri’ne göre, yurt dışında yerleşik kişiler 19 Temmuz haftasında net 124,2 milyon dolarlık hisse senedi alırken 700 milyon dolarlık DİBS ve 10,5 milyon dolarlık Genel Yönetim Dışındaki Sektör (ÖST) varlığı sattı.

Devlet tahvillerinde bir haftada 700 milyon dolara ulaşan bu yabancı satışı, son dönemin en sert satış işlemi olarak kayıtlara geçti. Aynı dönemde yurt dışında yerleşik kişilerin DİBS stoku 13 milyar 174 milyon dolardan 12 milyar 292 milyon dolara, ÖST stokları da 423,7 milyon dolardan 410,9 milyon dolara indi.

Yurt dışında yerleşik kişilerin 12 Temmuz itibarıyla 41 milyar 52 milyon dolar olan hisse senedi stoku ise 19 Temmuz’da 41 milyar 448 milyon dolara yükseldi.

Yılın başından bu yana yabancıların hisse tarafında zaman zaman alıcılı, zaman zaman da satıcılı bir seyir izlediklerini kaydeden Özer, “Rezerv birikiminin sürdürülebilir olması, ortodoks ekonomi politikalarının devam etmesi, gündemin ekonomide kalması ve enflasyonun seyri yabancı yatırımcının odağında olmaya devam edecek” diyor.

Peki, son dönemde sıkça gündeme gelen faiz indirimi süreci, Türkiye’ye olan yabancı ilgisini nasıl etkiler?

Özer’e göre, 2024’ün son çeyreğinden önce faizlerin indirilmesi yabancı ilgisinin dağılmasına neden olabilir. Türkiye’ye henüz istenen düzeyde sıcak para girişi sağlanamadığına işaret eden Özer, “Ancak enflasyondaki kademeli geri çekilmenin sürmesi ve yatırım yapılabilir seviyeye yaklaşmamız fon akımlarını da beraberinde getirecektir. Yeter ki olumlu hikâye bozulmasın” diyor.

Paylaşın

Şimşek’ten Vergi Düzenlemesi Mesajı: Vatandaşlarımıza Yük Getirmiyor

Vergi düzenlemelerine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Mehmet Şimşek, “Vergilemede adaleti ve etkinliği artırmayı, kayıt dışı ekonomiyle mücadeleyi hedefleyen bu yasa vatandaşlarımıza yük getirmiyor” dedi ve ekledi:

Haber Merkezi / “Amacımız, Çok kazanandan çok, az kazanandan az vergi almaktır. Vergi gelirlerinde sağlanan iyileşmeyi vatandaşlarımızın refahı ve ülkemizin istikrarı için verimli alanlara yönlendireceğiz.”

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, sosyal medya hesabı üzerinden Vergi Düzenlemeleri Kanununa ilişkin açıklamalarda bulundu. Şimşek, açıklamasında şu ifadeleri kullandı:

“Vergi düzenlemelerini içeren kanun Yüce Meclisimizde kabul edildi. Vergilemede adaleti ve etkinliği artırmayı, kayıt dışı ekonomiyle mücadeleyi hedefleyen bu yasa vatandaşlarımıza yük getirmiyor. Amacımız, çok kazanandan çok, az kazanandan az vergi almaktır.  Vergi gelirlerinde sağlanan iyileşmeyi vatandaşlarımızın refahı ve ülkemizin istikrarı için verimli alanlara yönlendireceğiz.”

Vergi düzenlemeleri içeren kanun teklifi Meclis’te kabul edildi

En düşük emekli aylığının 12 bin 500 liraya çıkarılmasını da içeren Vergi Kanunları ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi, TBMM Genel Kurulunda kabul edilerek yasalaştı.

Düzenleme ile kayıt dışı faaliyetler ile mücadele güçlendirilecek, artırımlı cezalar uygulanacak. Buna göre 4 binden fazla vergi denetmeni yıl boyunca sahada görev yapacak. Başkasına ait IBAN ya da POS cihazını kullananlara caydırıcı para cezaları kesilecek.

Düzenlemeyle, yurt dışına çıkış harcı 500 lira olacak. Bu miktar her yıl değerleme oranına göre artacak. Teklifle asgari kurumlar vergisi de güncellenecek. Yurt içi asgari kurumlar vergisi yüzde 10 olarak alınacak. Uluslararası şirketlerden Türkiye’den elde ettiği kardan yüzde 15 vergi tahsil edilecek.

Paylaşın

İYİ Parti’deki İstifalar: Saraydaki Fotoğraftan Bağımsız Okunmamalı

İYİ Parti’de son dönemde yaşanan istifalara ilişkin açıklamalarda bulunan Mehmet Tolgay Akalın, “Bu istifaların eski genel başkandan habersiz yapılması siyasetin doğasına ve hayatın akışına aykırıdır” dedi ve ekledi:

“Bu istifalar şüphesiz ki saraydaki meşhur fotoğraftan bağımsız olarak okunmamalıdır. Seçmen sadakati, parti aidiyeti, siyasi namus gibi kavramlardan bihaber mevcut ve müstakbel bazı acizler, elbette ki milletvekili oluşlarının ilave bedelini ödemek ihtiyacı hissedebilirler.”

İYİ Parti Kurucular Kurulu Üyesi, Mehmet Tolgay Akalın, sosyal medya hesabından, partide son dönemde yaşanan istifalara ilişkin açıklamalarda bulundu. İstifalardan İYİ Parti eski Genel Başkanı Meral Akşener’i sorumlu tutan Akalın, şu ifadeleri kullandı:

“Şöyle ki; Türkiye’de bir seçim atmosferi olmamasına, partilerin geleneksel çizgilerinde bir kırılma yaşanmamasına, halk yeni bir siyasi parti ihtiyacı hissetmemesine rağmen, meydana gelen sistemli istifalar, bu rüzgarsız havada dönen fırıldağın bir üfleyeni olduğunu göstermektedir.

İstifa eden milletvekili sıfatlı şahısların gerek milletvekili adayı oluş süreçleri, gerekse politik kariyerleri göz önüne alındığında bu istifaların eski genel başkandan habersiz yapılması siyasetin doğasına ve hayatın akışına aykırıdır.

Bu istifalar şüphesiz ki saraydaki meşhur fotoğraftan bağımsız olarak okunmamalıdır. Seçmen sadakati, parti aidiyeti, siyasi namus gibi kavramlardan bihaber mevcut ve müstakbel bazı acizler, elbette ki milletvekili oluşlarının ilave bedelini ödemek ihtiyacı hissedebilirler.

Ancak Türk siyasi tarihinin gördüğü en muazzam politik mücadelelerinden biri sonucu kurulmuş İYİ Parti, bu acizlerin tırmanma duvarı, beceriksiz siyasetçilerin de kendini Beştepe’ye ispat alanı değildir, olmasına da müsaade edilmemelidir.

Bu emel sahipleri ve talimat bekleyen milletvekili sıfatlı acizler, derhal ait oldukları yere, sarayın kapısına, cümle azmettirenleriyle beraber bırakılmalıdırlar. Böylelikle, İYİ Parti yaklaşık bir buçuk yıldır içine düşürüldüğü girdaptan çıkarak, kuruluş ayarlarına uygun milliyetçi-demokrat ve kalkınmacı bir Türkiye inşası idealine uygun mücadele sürecine ve iktidar yürüyüşüne başlayabilecektir.”

Paylaşın

Özel’den Erdoğan’a: Getir Sandığı Küfeyi Biz Taşıyacağız

Mudanya’da halka seslenen CHP Lideri Özgür Özel, “Ben diyorum ki ‘Tayyip Bey, bırak küfeyi bırak. Ver benim sırtıma küfeyi. Ben emekliyi aslan gibi taşırım, aslan gibi.’ Asgari ücretliyi taşırız biz” dedi ve ekledi:

“Biz, bu milleti taşırız. Eğer taşıyamıyorsan bırak küfeyi. Milletin sırtından in. Sen bu milletin sırtına yüksün. Emekliler değil, asgari ücretliler, esnaf, çiftçiler değil, işte biz bu küfeye ne yük koyarsan koy taşırız. Taşıyamayan bırakacak, taşıyanlar gelecek. Getir sandığı, küfeyi biz taşıyacağız. Emeklileri biz ayağa kaldıracağız. Söz veriyoruz.”

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel, Bursa’daki ziyaretlerini sürdürüyor. Osmangazi ve Nilüfer Belediyesini ziyaret eden Özgür Özel daha sonra Mudanya Halk Buluşması’nda halka seslendi.

Özel, seçilen belediye başkanlarının ceplerinde birer anahtar olduğunu belirterek, “O, belediyenin kapısının, kasasının ya da şehrin anahtarı değil CHP’nin iktidarının anahtarı. İyi, güzel, dürüst çalışırlarsa, halka, yoksula sahip çıkarlarsa en sonunda bu ülkeyi yeniden CHP yönetecek” ifadesini kullandı.

İngiltere’de asgari ücretin 86 bin lira olduğunu, market fiyatlarının Türkiye’den yüzde 15-20 daha ucuz olduğunu söyleyen Özel, “Yani adam, bizimkilerin aldığının 5,5-6 katı maaş alıyor. Marketteki fiyatlar da daha düşük. Öyle günleri yakalamak için Atatürk’ün dediği istikamete yürümek ve onun kadar cesur, çalışkan olmak lazım. Biz, gençlerle tecrübelileri bir araya getirdik. Kadınların önünü açtık ve büyük bir başarıyı 31 Mart’ta yakaladık. Şimdi hep birlikte gelecek, yapılacak seçimlerde bir benzer başarıyı yakalayıp partimizi iktidar yapacağız” diye konuştu.

Özel, kavga ederek, polemik yaparak değil, çalışarak yükseldiklerini vurgulayarak, sözlerini şöyle sürdürdü: “Seçim bitti’ deyip gelecek seçimi beklemeden eğitim, emekli, çay, buğday, asgari ücret, emek mitingi yaparak ve çok çalışarak, çok gayret göstererek her geçen gün daha iyiye gidiyoruz. Çalışarak kazanacağız ve göreceksiniz, bu ülkeyi ayrıştıranlardan, kutuplaştıranlardan, yoksullaştıranlardan, düşmanlaştıranlardan alıp büyük, güçlü, zengin ve barış içinde bir ülke yapacağız.

Suriye’yle de barışı sağlayacağız. Sığınmacı sorununu da çözeceğiz. Göreceksiniz, Gazi’nin partisi, kurucu parti, bu ülkeyi bir kez daha 10 yıldaki büyük zaferlerle tanıştıracak. Göreceksiniz, Cumhuriyet’in ilk 10 yılında nasıl bir çıkış yaşandıysa iktidarımızın 10 yılında da bu ülkede aynı çıkışı, aynı şahlanışı yaşayacağız. Buna inanın, buna güvenin.”

Mudanya Belediyesini de ziyaret eden Özgür Özel, ardından Mütareke Meydanı’ndaki parti otobüsü üzerinden yurttaşlara hitap etti. Özel, emeklinin, asgari ücretlinin mevcut maaşlarıyla geçinemeyeceğini dile getirerek, asgari ücretin de 6 ayda 3 bin 800 lira eridiğini ifade etti.

“Getir sandığı, küfeyi biz taşıyacağız”

Kendisini dinleyen iki gencin elinde küfe taşıdığını fark edip onları yanına çağıran Özel, şu ifadeleri kullandı: “Ben diyorum ki ‘Tayyip Bey, bırak küfeyi bırak. Ver benim sırtıma küfeyi. Ben emekliyi aslan gibi taşırım, aslan gibi.’ Asgari ücretliyi taşırız biz. Biz, bu milleti taşırız. Eğer taşıyamıyorsan bırak küfeyi. Milletin sırtından in. Sen bu milletin sırtına yüksün.

Emekliler değil, asgari ücretliler, esnaf, çiftçiler değil, işte biz bu küfeye ne yük koyarsan koy taşırız. Taşıyamayan bırakacak, taşıyanlar gelecek. Getir sandığı, küfeyi biz taşıyacağız. Emeklileri biz ayağa kaldıracağız. Söz veriyoruz. Bu iki genç küfeyi almış, gelmiş. Helal olsun onlara. Bu iki çocuğu unutmayın. Millet küfeyi Tayyip Bey’den alıp bizim sırtımıza koyunca o gece çıkacağız, hep birlikte galibiyeti kutlayacağız, söz veriyorum, bu iki gençle kutlayacağız. Biz kazanacağız.”

Paylaşın