Kabinede Değişim İçin Geri Sayım: 5 – 6 Bakan Gidecek

Son yerel seçimlerde ikinci parti konumuna gerileyen AK Parti’de, parti yönetiminde büyük değişiklik olacağı, kabinedeki revizyonun da aynı tarihlerde yapılabileceği ifade ediliyor.

Kulislere göre; kabinede en az 5 – 6 bakanın değişeceği tahmini yapılıyor. Kulislerde, kimlerin gideceğinden çok, yeri garanti olan isimler öne çıkıyor.

AK Parti Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın kabinede en az 5-6 bakanı değiştireceği iddia edildi.

İl kongrelerinin Şubat’ın ilk haftasında bitirilmesi, son haftada da büyük kongrenin yapılması planlanan AKP’de, parti yönetiminde büyük değişiklik olacağı, kabinedeki revizyonun da aynı tarihlerde yapılabileceği ifade ediliyor.

Türkiye gazetesinin kulis haberine göre; kabinede en az 5-6 bakanın değişeceği tahmini yapılıyor. Kulislerde, kimlerin gideceğinden çok, yeri garanti olan isimler üzerinde değerlendirme yapılıyor.

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum ve Millî Savunma Bakanı Yaşar Güler’in, ‘yeri sağlam’ isimler arasında olduğu belirtiliyor.

AKP kaynakları, “Bu isimler dışında kalanlardan kim değişirse değişsin, sürpriz olmaz” görüşünü dile getiriyor.

Paylaşın

Suriye’de Yaklaşık Dört Milyon Çocuk Okul Dışında

Save the Children, yaklaşık dört milyon Suriyeli çocuğun şu anda okul dışında olduğunu belirterek, çocukların yeniden eğitime kazandırmak için çaba sarf edilmesi gerektiği çağrısında bulundu.

Haber Merkezi / Save the Children ayrıca, Beşar Esad rejimi altındaki Suriye’ye yönelik uluslararası yaptırımların yarattığı zorluklara dikkat çekti. Kuruluş, bu yaptırımların insani çabaları önemli ölçüde engellediğini ve Suriye halkının acısını daha da kötüleştirdiğini vurguladı.

Uluslararası sivil toplum örgütü Save the Children’ın Suriye direktörü Rasha Muhrez, “Yaklaşık 3,7 milyon çocuk okul dışında ve çocukların yeniden okula kazandırmak için acilen harekete geçilmesi gerekiyor… Bu, Suriye’deki okul çağındaki çocukların yarısından fazlası” açıklamasını yaptı.

Rasha Muhrez, AFP’ye yaptığı açıklamada, yeni göç dalgası nedeniyle bazı okulların tekrar barınak olarak kullanıldığını belirterek, bu durumun eğitim krizini daha da kötüleştirdiğini söyledi.

Suriye’deki geçici hükümet yetkililerini, bu konuda hızlı ve kararlı adımlar atmaya çağıran Muhrez, krizin daha geniş kapsamlı olduğunu vurguladı. Rasha Muhrez, Suriyeli çocukların büyük çoğunluğunun (yaklaşık 7,5 milyon) acil insani yardıma ihtiyaç duyduğunu söyledi.

Muhrez, iç savaşın çocuklar üzerinde derin travmatik etkileri olduğunu belirtti. Save the Children’a göre, tahmini 6,4 milyon Suriyeli çocuğun savaşın uzun vadeli etkileriyle başa çıkabilmek için psikolojik desteğe ihtiyacı var.

Save the Children ayrıca, Beşar Esad rejimi altındaki Suriye’ye yönelik uluslararası yaptırımların yarattığı zorluklara dikkat çekti. Kuruluş, bu yaptırımların insani çabaları önemli ölçüde engellediğini ve Suriye halkının acısını daha da kötüleştirdiğini vurguladı.

Muhrez, “Bu kısıtlayıcı önlemlerle sınırlı kaynaklarla ihtiyaç sahiplerine ulaşmayı ve ihtiyaçlara cevap vermeyi sürdürmemiz çok zor” dedi.

Paylaşın

ABD’de Bir Aracın Kalabalığa Dalması Sonucu En Az 10 Kişi Öldü

ABD’nin New Orleans kentinde bir adamın yeni yıl kutlamaları sırasında kamyonetini kalabalığın içine sürmesi ve ardından ateş açması sonucu en az 10 kişinin öldüğü, 30’dan fazla kişinin de yaralandığı bildirildi.

Haber Merkezi / New Orleans resmi afet hazırlık kurumu “NOLA Ready” de açıklamasında, yaralıların kent geneli 5 hastaneye kaldırıldığını aktararak, olay yerine yaklaşılmaması uyarısı yaptı. Hastanelerde tedavi gören yaralılardan 3’ünün durumunun ağır olduğu kaydedildi.

New Orleans Belediye Başkanı Latoya Cantrell olayı “terörist” saldırı olarak nitelendirdi ancak Federal Soruşturma Bürosu (FBI) daha sonra olayın “terör saldırısı olmadığını” belirtti ve yetkililerin olay yerinde bulunan olası patlayıcı cihazı araştırdığını ekledi.

Olayın, ülkenin dört bir yanından sporseverlerin bir araya geldiği yıllık “Sugar Bowl” üniversite futbolu maçından birkaç saat önce meydana gelmesi dikkati çekti. Maçta “Georgia Bulldog” ile “Notre Dame Fighting Irish” takımları karşı karşıya gelmeye hazırlanıyor. Olay mahallinde, dün öğleden sonra “Sugar Bowl Yeni Yıl geçit töreni” düzenlenmişti.

ABD Başkanı Joe Biden, saldırı sonrası yaptığı açıklamada, “sabah erken saatlerden itibaren federal kolluk kuvvetleri liderliği ve İç Güvenlik Bakanı Ali Mayorkas, Başsavcı Yardımcısı Lisa Monaco, Beyaz Saray İç Güvenlik Danışmanı Liz Sherwood-Randall ve New Orleans Belediye Başkanı dahil iç güvenlik ekibi tarafından gece meydana gelen korkunç olayla ilgili olarak sürekli bilgilendirildiğini” kaydetti. Biden, “FBI soruşturmaya öncülük ediyor ve bu olayı bir terör eylemi olarak soruşturuyor” dedi.

“Yerel kolluk kuvvetlerinin daha büyük ölüm ve yaralanmaları önleyen cesur ve hızlı müdahalesi için minnettarım” diyen Biden, ekibine, “federal, eyalet ve yerel kolluk kuvvetlerinin olayın en kısa sürede aydınlatılması ve herhangi bir tehdidin kalmadığından emin olunması amacıyla titizlikle çalışması için her türlü kaynağın hazır bulundurulması talimatını verdiğini” belirtti.

Gün boyunca güncellemeleri almaya devam edeceğini söyleyen Biden, “Şiddetin hiçbir türünün haklı bir gerekçesi yoktur ve ulusumuzun hiçbir topluluğuna yönelik herhangi bir saldırıya müsamaha göstermeyeceğiz” dedi.

Polis Şefi Anne Kirkpatrick televizyonda yayınlanan basın toplantısında bir sürücünün saat 03.15 sularında kasıtlı olarak aracını kalabalığın içine sürdüğünü söyledi. Kirkpatrick, “Bu kişi ezebildiği kadar çok insanı ezmeye çalışıyordu. Yaptığı katliamı ve hasarı yaratmaya kararlıydı” dedi.

Sürücünün polise ateş açtığını ve iki polis memuruna da çarptığını söyleyen Kirkpatrick, polis memurlarının durumunun stabil olduğunu kaydetti. Olay sırasında 300’den fazla polis memurunun görevde olduğu belirtildi.

ABD’nin seçilmiş başkanı Donald Trump, ABD’nin Louisana eyaletindeki New Orleans şehrinde düzenlenen saldırının “ülke dışından gelen bir suçlu” tarafından gerçekleştirildiğini ima etti. Trump, “Truth Social” sosyal medya hesabından olaya ilişkin bir mesaj paylaştı.

“Ben ülke dışından gelen suçluların, ülkemizdeki suçlulardan çok daha kötü olduğunu söylediğimde buna Demokratlar ve yalan haber üreten basın karşı çıktı ama gerçek olduğu açık.” ifadesini kullanan Trump, ABD’deki suç oranlarının daha önce görülmemiş düzeylere ulaştığını kaydetti.

Trump, kurbanların yakınlarına taziye dileklerini ileterek New Orleans Polis Departmanına teşekkürlerini iletti. Olayı “tam anlamıyla bir kötülük eylemi” olarak tanımlayan Trump, kendi yönetiminin gerekli desteği vermeye hazır olduğunu belirtti.

New Orleans, geçmişte de geçit törenlerinde ve karnavallarda silahlı saldırılara ve kalabalığın içine sürülen araçlara tanık olmuştu.

Yerel medya, Kasım 2024’te New Orleans’ta binlerce kişinin katıldığı bir geçit töreni güzergahında düzenlenen iki ayrı silahlı saldırıda iki kişinin öldüğünü ve 10 kişinin de yaralandığını bildirmişti. Şubat 2017’de de polisin aşırı alkollü olduğunu söylediği bir adamın kullandığı kamyonet New Orleans’taki Mardi Gras geçit törenini izleyen kalabalığın arasına girmiş ve 20’den fazla kişi yaralanmıştı.

Paylaşın

Erdoğan’dan “Ekonomi” Mesajı: Sabır

Yeni yıl dolayısıyla bir mesaj yayınlayan Erdoğan, “Vatandaşımızın refah kaybını telafi edecek, alım gücünü artıracak politikalara ağırlık vermek suretiyle inşallah daha iyi yerlere geleceğiz” dedi.

Erdoğan, mesajında, “Konut, kira ve gıda başta olmak üzere fahiş fiyatlarla milletin ekmeğine göz diken fırsatçılarla mücadelemizi 2025 senesinde de kararlılıkla devam ettireceğiz” ifadelerini kullandı.

Mesajının devamında vatandaşlardan sabır isteyen Erdoğan, şu ifadeleri kullandı: “Vatandaşlarımdan geçmişte Türkiye’ye çok ağır faturalar ödetmiş, popülist söylemlere prim vermemelerini özellikle istirham ediyorum. Son 22 yılda, bu ülkenin ve milletin tüm meselelerini nasıl biz çözdüysek ekonomideki konjonktürel sıkıntıların üstesinden de yine biz geleceğiz. Doğru yoldayız, Allah’ın izniyle hedeflerimize de ulaşacağız. Sizlerden sadece biraz daha sabır, metanet ve anlayış istiyoruz.”

AK Parti Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, yeni yıl dolayısıyla bir mesaj yayınladı. Erdoğan, mesajında, yeni umut, beklenti ve hayallerle 2025 senesini karşıladıklarını belirterek, yeni yılın ülke, millet, gönül coğrafyası ve tüm insanlık için hayırlara vesile olmasını temenni etti. Tüm şehitleri rahmetle yad eden ve gazilere şükranlarını sunan Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

Millet olarak 2025 yılında birliğimizi, beraberliğimizi, dayanışmamızı, inşallah daha da güçlendirecek, birbirimize daha sıkı kenetleneceğiz. Geride bıraktığımız 2024 senesi ülkemiz içinde ve bölgemizde pek çok kritik gelişmeye sahne oldu. Mahalli İdareler Seçimleri’ni tam bir demokrasi şöleni havasında, Türk demokrasisinin olgunluğunu tüm dünyaya yeniden gösterdiğimiz bir iklimde hamdolsun başarıyla gerçekleştirdik.

Milletimizin iradesi sandıkta özgürce tecelli ederken kazanan demokrasimizle birlikte yine 85 milyon vatandaşımızın tamamı oldu. Tercihleri ne olursa olsun, seçim sandıklarını birer bayram yerine çeviren vatandaşlarıma bugün bir kez daha teşekkür ediyorum. Seçimlere ve bölgemizde patlak veren yeni krizlere rağmen kararlılıkla uyguladığımız ekonomi programımızın meyvelerini toplamaya başladık. İstihdamda, ihracatta, üretimde, turizmde, savunma sanayisinde ve diğer alanlarda çok önemli başarılara imza attık.

Erdoğan, deprem bölgesini yeniden ayağa kaldırma çabalarında ciddi mesafe katettiklerine dikkati çekerek, yeni yılda bu çalışmaların daha da hızlanacağını vurguladı.

Enflasyondaki düşüşün özellikle yılın son aylarında artarak devam etmesinin, 2025 yılı hedeflerine ulaşacaklarını teyit ettiğini dile getiren Erdoğan, “Vatandaşımızın refah kaybını telafi edecek, alım gücünü artıracak politikalara ağırlık vermek suretiyle inşallah daha iyi yerlere geleceğiz. Konut, kira ve gıda başta olmak üzere fahiş fiyatlarla milletin ekmeğine göz diken fırsatçılarla mücadelemizi 2025 senesinde de kararlılıkla devam ettireceğiz.

Vatandaşlarımdan geçmişte Türkiye’ye çok ağır faturalar ödetmiş, popülist söylemlere prim vermemelerini özellikle istirham ediyorum. Son 22 yılda, bu ülkenin ve milletin tüm meselelerini nasıl biz çözdüysek ekonomideki konjonktürel sıkıntıların üstesinden de yine biz geleceğiz. Doğru yoldayız, Allah’ın izniyle hedeflerimize de ulaşacağız. Sizlerden sadece biraz daha sabır, metanet ve anlayış istiyoruz.” diye konuştu.

Erdoğan, 2024’ün son haftalarının köklü tarihi, beşeri ve komşuluk ilişkileri bulunan Suriye’de yeni bir dönemin kıvılcımı olduğunu vurgulayarak, “Yeni dönemin Suriye’de kalıcı barışa, huzura, istikrara ve ekonomik refaha kapı aralaması için gereken her türlü desteği sağlayacağız. Suriye’de istikrar ortamı kök saldıkça inanıyorum ki 13 yıldır vatan hasreti çeken Suriyeli muhacirlerin gönüllü geri dönüşü de kolaylaşacaktır. Bu süre boyunca ‘ensar millet’ olmanın en güzel örneklerini sergileyen tüm vatandaşlarımdan ‘Allah razı olsun’ diyorum.” ifadelerini kullandı.

İsrail’in Gazze’deki saldırılarına ilişkin de Erdoğan, “Gazze’deki katliamlara ilk günden itibaren en güçlü tepkiyi veren, vicdanlı ve adaletli duruşunu her platformda ortaya koyan ülke konumundayız. Gazze’de ve diğer Filistin topraklarında 15 aydır devam eden katliamların son bulması burada da barışın tesisi için yoğun gayret sarf ediyoruz. Başkenti Doğu Kudüs olan 1967 sınırları temelinde özgür, egemen ve toprak bütünlüğüne sahip bir Filistin devletinin kurulması için 2025 yılında da tüm gücümüzle çalışacağız.” değerlendirmesinde bulundu.

Erdoğan, her ikisi de Türkiye’nin Karadeniz’den komşu olan Rusya-Ukrayna arasındaki savaşın, adil bir barışla sona erdirilmesinin öncelik olmayı sürdürdüğünü belirterek, “Temennimiz 2025 yılında kuzeyimizde de yeni bir dönemin başlamasıdır.” dedi.

Sınırlarının ötesinde bütün bu diplomatik hamleleri hayata geçirirken Türkiye içinde en önemli gündemlerinin iç cephenin tahkimatı olacağına işaret eden Erdoğan, “Türkiye Yüzyılı”nı “kardeşliğin yüzyılı” yapmakta kararlı olduklarını bildirdi.

Erdoğan, “Önümüzdeki dönemde ‘terörsüz Türkiye’ ve ‘terörsüz bölge’ vizyonumuzu gerçeğe dönüştürmek için kararlı adımlar atacağız. Ülkemizin önünde yeni bir yol açacak bu sürecin suhuletle, karşılıklı iyi niyet ve anlayış içinde yürümesi için her türlü gayreti gösteriyoruz ama gerektiğinde devletimizin kadife eldiven içindeki demir yumruğunu devreye almaktan da çekinmeyeceğiz. Bu çerçevede 2025 yılında milletimize inşallah yeni müjdeler vermeyi ümit ve arzu ediyoruz.” ifadelerini kullandı.

Kendilerini hizmetkarı olmaktan şeref duydukları aziz millete, umudunu Türkiye’ye bağlamış yüz milyonlarca mazluma mahcup etmemesini Allah’tan temenni eden Erdoğan, yeni takvim yılının ülke, millet ve tüm insanlık için hayırlar getirmesini diledi.

Erdoğan, 2024’ü değerlendirdi

Erdoğan, 2024’te Türkiye’ye kazandırılan hizmetleri değerlendirdi. Erdoğan, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, millete hizmet yolunda, 2024 yılında da durmadan, dinlenmeden, gece gündüz demeden aşkla çalıştıklarını, ülkeye her alanda çok önemli eserler, hizmetler, projeler, yatırımlar kazandırdıklarını vurguladı.

Yeni bir yıla girerken 2024’te yapılanları özetleyerek, hatırlatan Erdoğan, 105 helikopter, 27 uçak ve 14 İHA ile orman yangınlarına karşı etkin mücadele verildiğini belirtti. Erdoğan, Hazine destekli kefalet sistemi kapsamında yaklaşık 5 bin işletmeye 32,8 milyar lira kredi kullandırıldığını belirten Erdoğan, şunları kaydetti:

496 milyar liralık kaynakla 570 bini aşkın ilave istihdamın önünü açacak olan Yeni GAP Eylem Planımızı kamuoyuyla paylaştık. Mal ihracatçılarımıza yönelik destek bütçemizi 17,6 milyar liraya çıkardık. Aile Sosyal Destek Programı ile 1,2 milyondan fazla hanemize ulaştık, ihtiyaçları yerinde gözlemledik, ailelerimizin sıkıntılarını çözüme kavuşturduk. Milli otomobilimiz Togg’un üretiminde 47 bin adetin üstüne çıktık.

Ülkemizin elektrikli araç pazarının lider markası olan Toggumuzu inşallah dünyanın farklı yerlerindeki yollarda da göreceğiz. Ayderimizin eşsiz doğal güzelliklerini muhafaza etmek için devreye aldığımız Ayder Yaylası Koruma ve Yenileme Projesi’ni tamamladık. 81 ilimizdeki 130 DENEYAP teknoloji atölyemizde 35 bin öğrencimizi ücretsiz olarak teknoloji eğitimleriyle buluşturduk. Kırsal kalkınmayı 6 milyar liralık hibeyle destekledik. 42 ilimizde bulunan kırsal kalkınma hibe programımız IPARD’ı 81 vilayetimize yaydık.

Erdoğan, 50 yapay zeka, 60 havacılık ve uzay ile 10 zeka gücü atölyesi kurduklarını belirtti. Yerli ve milli haberleşme uydusu Türksat 6A’nın üretimini tamamladıklarını aktaran Erdoğan, dünyada haberleşme uydusu üretebilen 11 ülkeden biri olunduğunu vurguladı. Erdoğan, Kamu Merkezi Akaryakıt Taşıt Otomasyon Sistemi’yle yaklaşık 1 milyar lira tasarruf sağlandığına dikkati çekerek, şu bilgileri verdi:

Kalkınma ajansları aracılığıyla 643 projeye 2,4 milyar lira destek verdik, bölge kalkınma idareleri aracılığıyla 384 projeye 1,8 milyar TL finansman sunduk. 97 ülkenin katılımıyla 142 askeri tatbikat gerçekleştirdik, Türk Silahlı Kuvvetlerimizin gücünü tüm dünyaya gösterdik. 888 bin üreticiye yaklaşık 360 milyar TL tutarında hazine faiz destekli kredi kullandırdık. Böylece tarımsal üreticilere yönelik 76 milyar TL faiz desteği sağlamış olduk.

Akkuyu Nükleer Güç Santralimizin 1’inci reaktör türbin tesisi montajını tamamladık. Türkiye’yi dünyanın nükleer güç sahibi ülkeleri arasına sokmakta kararlıyız. Türkiye Aile Destek Programımız ile 46,5 milyar liralık bir kaynağı vatandaşlarımıza aktardık. Bölgemizin ihracatında çarpan etkisi yapacak, Adana’mız ve Mersinimiz ile Akdeniz Bölgemizin tamamının kalkınmasına katkı sunacak Çukurova Uluslararası Havalimanımızın açılışını gerçekleştirdik. FETÖ’ye karşı 4 bin 902, terör örgütü DEAŞ’a karşı 1399 operasyon icra ettik.”

(Kaynak: Independent Türkçe)

Paylaşın

2024 Yılına Damga Vuran Kelime “Geçim”

2024 yılına damga vuran kelime “geçim” oldu. Geçen sene yılın kelimesi “deprem”, 2022’de ise “enflasyon” yılın kelimesi seçilmişti. 2021’de “dolar”, 2020’de “korona” yılın kelimesi olmuştu.

DW Türkçe her sene olduğu gibi bu yıl da sosyal medyadaki takipçilerinden yılın kelimesini belirlemesini istedi. Yapılan anket sonucunda, 2024’e damga vuran kelime “Geçim” seçildi.

Ankete 4 bin 694 kişi katıldı. Takipçilerden gelen öneriler doğrultusunda belirlenen dört aday kelimenin yarıştığı ankete katılanların yüzde 46,2’si “Geçim” lehinde oy kullandı. “Yozlaşma” kelimesi yüzde 22,9 oyla ikinci oldu.

Ankette üçüncülüğü, Türkiye’de emeklilerin talepleri nedeniyle aday kelimeler arasında bulunan “emekli” aldı. Ankete katılanların yüzde 17’si bu kelimeye oy verdi.

Gazze Şeridi, Lübnan, Suriye ve Ukrayna’daki savaşlar nedeniyle ankette kendine yer bulan “savaş” kelimesiyse yüzde 13,9 ile dördüncü sırada kaldı.

Geçen seneki “yılın kelimesi” anketinde en fazla oyu “deprem” almıştı. 2022’de ise “enflasyon” yılın kelimesi seçilmişti.

2021’de “dolar”, 2020’de “korona”, 2019’daysa “mazbata” yılın kelimesi olmuştu. Yılın kelimesi anketininin düzenlediği ilk yıl olan 2018’de de yine “dolar” en fazla oyu almıştı.

(Kaynak: DW Türkçe)

Paylaşın

DEM Parti: 2025, Umudun Ve Barışın Yılı Olacak

DEM Parti Eş Genel Başkanları Tülay Hatimoğulları ve Tuncer Bakırhan, yeni yıl dolayısıyla yayınladıkları mesajda, “2025 yılını umudun ve barışın yılı yapmaya kararlıyız” ifadelerine yer verdiler.

Haber Merkezi / Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Eş Genel Başkanları Tülay Hatimoğulları ve Tuncer Bakırhan, yeni yıl dolayısıyla bir mesaj yayınladılar. Mesajda şu ifadelere yer verildi:

“Dünya, Ortadoğu ve Türkiye’de halkların özgürlük, eşitlik, ekmek ve adalet için büyük bedeller ödediği, ancak dayanışmayı ve mücadeleyi de büyüttüğü bir yılı geride bıraktık. Tecrit, savaş, ekonomik kriz ve eşitsizliklere karşı kararlılıkla mücadele ettik ve insanca yaşam talebimizi her koşulda savunduk.

2025 yılına umutla giriyoruz. Emeği, eşitliği ve dayanışmayı esas alan siyasetimizle savaşsız ve adil bir gelecek için mücadele etmeye devam edeceğiz.

Başta Kürt sorununun çözümü olmak üzere her alanda diyalog ve müzakereyi esas alacak; ezilenlerin, gençlerin, kadınların ve emekçilerin sesi olmayı sürdüreceğiz.

2025 yılını umudun ve barışın yılı yapmaya kararlıyız. Devir, Türkiye ve bölge için barış, demokrasi ve kardeşlik devridir. Bunu başaracağımıza inancımız da tamdır. Tüm halklarımızın yeni yılını kutluyor; barış, özgürlük ve refah dolu bir yıl diliyoruz.”

Paylaşın

“DEM Parti – Abdullah Öcalan” Görüşmesi: Beklenen Adımlar Atılmamış

DEM Parti ile Abdullah Öcalan görüşmesine ilişkin açıklama yapan DEM Partili Meral Danış Beştaş, “Hazırım dediğine göre beklenen adımlar atılmamış. Görüşmelerin devam edeceği sonucuna varıyoruz. Bir sürece evrilmesi muhtemel” dedi.

Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Erzurum Milletvekili ve Halkların Demokratik Kongresi (HDK) Eş Sözcüsü Meral Danış Beştaş, DEM Parti heyetinin İmralı’da PKK lideri Abdullah Öcalan ile yaptığı görüşmeyi ve görüşmenin ardından DEM Parti’den yapılan açıklamaları değerlendirdi.

“Dün görüşmenin ardından bir açıklama yayınlandı. O açıklama dikkatli okunursa orada ne konuşulduğunun, üzerine tartışılan meselelerin ne olduğu, Kürt ve Türk halklarının kardeşliğinden demokrasiye evrilmesine kadar birçok ayrıntıyı barındırdığını ifade etmek istiyorum” diyen Meral Danış Beştaş’ın açıklamalarından satır başları şöyle:

“Sonuçta 3 saatlik görüşmenin tamamının bu aşamada kamuoyu ile paylaşılmasının doğru olmadığına karar verilmiş. Çözüm sürecine evrilmesini umduğumuz bir görüşme gerçekleşti. Biz uzun yıllardır Kürt meselesinin demokratik ve siyasal yöntemlerle çözülmesi gerektiğini ve diyalog ile müzakereden geçtiğini ifade eden bir yerde Türkiye siyasetinde yerimizi alıyoruz. Tecridin bir hukuksuzluk olduğunu, bir işkence olduğunu ifade ettik. Bu sadece bir temenni değil, 2013-2015 yıllarında nelerin değişebileceğini deneyimlemiş olduk. Olumsuz sonuçlanmış olabilir ancak dersler çıkarabiliriz.

(Açıklamanın Cumhur İttifakı’nda nasıl yankı bulduğu sorusu üzerine)  Açıklama metninin kendisinde ve 1 Ekim’den sonra yaşananları bir bütün olarak ele alınması gerekiyor. Bu metinde yer alan Bahçeli ve Erdoğan göndermesi var. Öcalan kendi başına, tek taraflı bir görüşle, Sayın Bahçeli ve Erdoğan’ı zikretmiyordur. En azından karşılıklı bir konsensusun olduğunu düşünüyorum. Buna pozitif bir yaklaşım olduğunu ifade edebilirim.

İlk dönemde “Bahçeli’nin çağrısı Erdoğan’dan habersiz mi” diye tartışıldı ama Türkiye’nin en önemli meselesine ilişkin Cumhur İttifakı böyle bir uzlaşı sağlamadan böyle bir girişimde bulunmaz kanaatindeyim. İktidar bloğunda negatif bir durum görmedim, kendi görüşümü böyle iletebilirim.

“Her şeyden önce bir muhataplık meselesi var”

Metnin içi boş olduğunu, yol haritası sunmuyor değerlendirmelerine katılmıyorum. Aksine 7 maddelik metinden çokça üzerine tartışılabilecek ve sonuç çıkarılabilecek bir süreç de dünden beri yaşıyoruz. Her şeyden önce bir muhataplık meselesi var. Öcalan İmralı Adasında. Bizim çözüm için işaret ettiğimiz bir aktör Öcalan’dı. Bu üç ismin geçtiği metinden söz ediyoruz. Bir kere görüşmelerin devam edeceği sonucuna varıyoruz. Demek ki bir sürece evrilmesi kuvvetle muhtemel. Zaten büyük umut da orada yatıyor.

(Yeni anayasa ve Erdoğan’ın 3. kez adaylığına destek istendiği iddiaları) Her seçim dönemi öncesinde, Kürtler ile AK Parti’nin anlaştığı, anlaşacağı tartışmaları gırla gider. Böyle bir şey olabilir mi? HDP hakkında kapatma davası var. Biz müzakere ile mücadeleyi ayırt etmeyi iyi biliyoruz. Biz damdan düşenleriz. Bu konuda deneyime ihtiyacımız yok. Maalesef o kadar büyük olaylarla sınandık ki.

Biz müzakereyi her koşulda savunuruz ama siyaseten mücadeleyi bırakmayız. Erdoğan’ın ve Bahçeli’nin bu sürece olumlu bakmasını tabii ki olumlu buluyoruz. Biz Özel’in Dervişoğlu’nun ve Erbakan’ın da partilerini temsilen bu sürece aynı hassasiyetle yaklaşması gerektiğini savunuruz. Bizim bütün bu partilerle ittifak yapacağımız çıkarılması mümkün mü? İktidar ile muhatap olarak görüşmemizden bu sonuç asla çıkarılmamalı.”

Paylaşın

SDG İle SMO Arasında Şiddetli Çatışmalar: 31 Ölü

Suriye İnsan Hakları Gözlemevi (SOHR), Türkiye destekli Suriye Milli Ordusu (SMO) ile Suriye Demokratik Güçleri (SDG) arasında devam eden çatışmalarda, tarafların 31 kayıp verdiğini bildirdi.

Suriye’nin kuzeyinin büyük bir kısmı, ana unsuru olan YPG’nin oluşturduğu Suriye Demokratik Güçleri’nin (SDG) altında. SDG, 2019 yılında ABD desteğiyle ülkede IŞİD’in yenilgiye uğratılmasına öncülük etmişti. Türkiye, YPG’nin PKK’nın Suriye kolu olduğunu söylüyor. PKK, ABD’nin de terör örgütü listesinde yer alıyor.

İngiltere merkezli gözlemevi SOHR, Halep’in kuzeydoğusundaki Menbiç bölgesinde çıkan çatışmalarda, Suriye Milli Ordusu’nun (SMO) 7 kayıp verdiğini bildirdi. SOHR, Menbiç şehrine sızdığını da belirtti.

Gözlemevinin açıklamasında, bir gün önce de Halep vilayetinde SMO’nun 6, SDG’nin 3 kayıp verdiğini kaydetti. SDG yaptığı açıklamada, Fırat Nehri üzerindeki stratejik bir köprünün yakınında “Türk işgaline ait iki radar, bir sinyal bozucu sistem ve bir tankı” imha eden saldırılar düzenlediğini açıkladı.

SOHR, köprü ve Tişrin Barajı yakınlarında yaşanan şiddetli çatışmalarda Suriye Milli Ordusu’nun (SMO) 13 üyesi ile SDG’nin iki üyesinin öldürüldüğünü bildirdi.

SOHR, bölgedeki çatışmaların yaklaşık üç haftadır “her iki tarafın da ilerleme çabası” nedeniyle sürdüğünü söyledi. Türkiye, 2016’dan bu yana SDG bölgelerine çok sayıda operasyon düzenlerken, SMO son haftalarda Suriye’nin kuzeyinde SDG’nin kontrolündeki birkaç kasabayı ele geçirdi.

Suriye’de çatışmalar, Heyet Tahrir el-Şam (HTŞ) liderliğindeki silahlı grupların 8 Aralık’ta uzun süredir iktidarda olan Beşar Esat’ı devirmesinden bu yana devam ediyor.

El-Şara’dan DSG’ye ulusal ordu çağrısı

Uzun zamandır Türkiye ile ilişkileri bulunan HTŞ’nin ve Suriye’deki yeni yönetimin fiili lideri Ahmed el-Şara, El Arabiya televizyonuna yaptığı açıklamada, DSG liderliğindeki güçlerin ulusal orduya entegre edilmesi gerektiğini söyledi.

El-Şara, “Silahlar sadece devletin elinde olmalı. Silahlı olan ve Savunma Bakanlığı’na katılmaya yetkili olan herkesi memnuniyetle karşılayacağız” dedi. El-Şara, “Bu şartlar ve koşullar altında uygun bir çözüm bulmak üzere SDG ile bir müzakere diyaloğu başlatacağız” diye konuştu.

(Kaynak: VOA Türkçe)

Paylaşın

Açlık Sınırı 21 Bin Lirayı Aştı; Yeni Asgari Ücret 22 Bin 104 Lira

Dört kişilik bir ailenin sağlıklı, dengeli ve yeterli beslenebilmesi için yapılması gereken aylık gıda harcaması tutarı yani açlık sınırı 21 bin 83 liraya yükseldi. Yeni asgari ücret 2025 yılı için 22 bin 104 açıklanmıştı.

Haber Merkezi / Gıda harcaması ile giyim, konut (kira, elektrik, su, yakıt), ulaşım, eğitim, sağlık ve benzeri ihtiyaçlar için yapılması zorunlu diğer aylık harcamalarının toplam tutarı yani yoksulluk sınırı 68 bin 675 liraya çıktı.

Türkiye İşçi Sendikaları Konfederasyonu (TÜRK-İŞ), Aralık 2024 Açlık ve Yoksulluk Raporu’nu açıkladı. Buna göre, dört kişilik bir ailenin sağlıklı, dengeli ve yeterli beslenebilmesi için yapılması gereken aylık gıda harcaması tutarı yani açlık sınırı 21 bin 83 liraya yükseldi.

Gıda harcaması ile giyim, konut (kira, elektrik, su, yakıt), ulaşım, eğitim, sağlık ve benzeri ihtiyaçlar için yapılması zorunlu diğer aylık harcamalarının toplam tutarı yani yoksulluk sınırı 68 bin 675 liraya çıktı. Bekar bir çalışanın ‘yaşama maliyeti’ de aylık 27 bin 364 liraya yükseldi.

Ankara’da yaşayan dört kişilik bir ailenin “gıda için” yapması gereken asgari harcama tutarındaki artış bir önceki aya göre yüzde 2,54 oranında gerçekleşti. On iki aylık değişim oranı yüzde 46,09 oldu. Yıllık ortalama artış ise yüzde 62,35 olarak gerçekleşti.

TÜRK-İŞ hesaplamasında temel alınan ve doğrudan piyasadan çarşı-pazar-market dolaşılarak derlenen gıda ürünleri fiyatlardaki değişim, harcama gruplarına göre Aralık 2024 itibariyle şu şekilde oldu:

Süt, yoğurt ve peynir ürünlerinin bulunduğu grupta; bu ay fiyatlar genelde aynı kalmış, ancak önümüzdeki günlerde fiyat artışı yapılacağı ifade edilmiştir.

Et, tavuk, balık, yumurta, kuru baklagiller ürünlerinin bulunduğu grupta; dana kıyma ve kuşbaşı eti fiyatı yılbaşı öncesi değişmemiş, tavuk fiyatında ise artış görülmüştür. Balık ürünlerinde ise, özellikle balık tezgahlarında yaygın bulunan hamsi, istavrit mezgit’in kilogram fiyatında 10 TL’ye yakın artış olduğu tespit edilmiştir. Yumurtanın fiyatı aynı kalmıştır. Kuru baklagiller grubunda kısmi fiyat artışları gözlemlenirken, önümüzdeki günlerde bu ürünlerde fiyat artışlarının devam edeceği beklenmektedir.

Taze sebze-meyve grubunda; mutfakta ağırlıklı olarak kullanılan patatesteki fiyat artışı geçen ay olduğu gibi bu ay da dikkat çekmiştir. Son yıllarda protein ağırlıklı besin kaynaklarındaki yüksek fiyat artışları dolayısıyla taze sebze ve meyveye yönelen haneler burada da alım zorlukları çekmektedir.

Sebze grubunda mevsim sebzeleri olarak kabul edilen ıspanak, pırasa, karnabahar gibi ürünlerin fiyatı değişmezken, lahana fiyatının bir miktar arttığı gözlenmiştir. Daha çok kış aylarında tercih edilen mandalina, portakal gibi meyvelerin fiyatlarında ise bu ay -düşük de olsaazalma olduğu dikkati çekti. Sebze ortalama (ana yemekleri tamamlayan maydanoz, kıvırcık vb. salata yeşillikleri dâhil değil) kg fiyatı 60,94 TL, ortalama meyve kg fiyatı 60 TL oldu.

Hesaplamada -bu ay- 24’ü sebze ve 9’u meyve olmak üzere toplam 33 üründeki fiyat değişimi dikkate alındı. Meyve-sebze ortalama kg fiyatı ise 56,36 TL (ana yemekleri tamamlayan maydanoz, kıvırcık gibi salata yeşillikleri bu hesaplamada “Ortalama Meyve-Sebze Fiyatı” kapsamında değerlendirilmektedir) olarak tespit edilmiştir.

Ekmek, pirinç, un, makarna, bulgur, irmik gibi ürünlerin bulunduğu grupta; ekmeğin fiyatındaki artış yeni yıla bırakıldığı için bu ay yine değişmedi. Grupta yer alan diğer ürünlerden un ve irmik fiyatları da değişmezken, pirinç ve bulgur fiyatlarında artış olduğu tespit edildi.

Temel yağ ürünlerinin bulunduğu grupta; zeytinyağı fiyatı yeni hasat sonrası biraz azaldı. Tereyağı fiyatı değişmedi. Ancak margarin ile ayçiçek yağı fiyatları nispeten arttı. Siyah ve yeşil zeytin fiyatı da bu ay artış gören ürünler arasında yer aldı. Yağlı tohum ürünleri de -yılbaşı sonrasına bırakılan zamlara rağmen- bir miktar artış gösterdi.

Son grupta yer alan gıda maddelerinden baharat ürünlerinin (kimyon, nane, karabiber vb.) fiyatı bu ay da sabit kaldı. Çayın fiyatı, marketten markete değişmesine rağmen, ortalamada bu ay -nispeten- değişmedi. Ihlamurun fiyatı arttı. Diğer ürünlerden pekmez, reçel ve şeker ile tuz fiyatı da arttı, diğer ürünlerin fiyatı ise değişmedi.

Paylaşın

Türkiye’de Her 10 Kişiden 7’si Ete Hasret!

TÜİK’in yoksulluk ve yaşam koşulları istatistiklerini değerlendiren CHP’li Erhan Adem, “Vatandaşların yüzde 39,3’ü iki günde bir et, tavuk veya balık içeren yemek masrafını karşılayamıyor. Gelirin yüzde 60’ının altında kalan hanelerde bu oran yüzde 68,4’e yükseliyor. Yani, neredeyse her 10 kişiden 7’si ete hasret!” dedi.

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Tarım ve Orman Politikalarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Erhan Adem, Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) 2024 yılına ilişkin Yoksulluk ve Yaşam Koşulları İstatistiklerini değerlendirdi. Cumhuriyet’in aktardığına göre; Adem, yoksulluğun arttığını ve yurttaşların temel gıda ürünlerine dahi erişmekte zorlandığını belirterek, hükümeti halkın yaşadığı sefaleti görmezden gelmekle suçladı.

TÜİK’in verilerinin, ülkenin içinde bulunduğu ekonomik buhranı gözler önüne serdiğini ifade eden Adem, “Yoksulluk oranı yüzde 13,6’ya yükseldi ve bu yalnızca TÜİK’in makyajlanmış rakamlarıdır. Ancak daha çarpıcı olan, TÜİK’in verilerine göre, medyan gelirin yüzde 60’ının altında gelire sahip 16 milyon 739 bin vatandaşımızın yoksul olduğunun kabul edilmesidir” ifadelerinde bulundu.

Adem, şunları söyledi: “TÜİK’in açıkladığı verilere göre, vatandaşların yüzde 39,3’ü iki günde bir et, tavuk veya balık içeren yemek masrafını karşılayamıyor. Gelirin yüzde 60’ının altında kalan hanelerde bu oran yüzde 68,4’e yükseliyor. Yani, neredeyse her 10 kişiden 7’si ete hasret! Bu durum, hükümetin uyguladığı ekonomik politikaların iflasının açık kanıtıdır.”

TÜİK verilerine göre, vatandaşların yüzde 15,1’i evinin ısınma ihtiyacını dahi karşılayamıyor. Ayrıca, yüzde 26,8’i beklenmedik harcamalarını karşılayacak durumda olmadığını belirtiyor. Adem, “Bunlar, insanların temel ihtiyaçlarını bile karşılayamadığı bir ülkenin gerçekleri. Yoksulluğun en yüksek olduğu iller arasında Kırıkkale, Aksaray, Niğde, Nevşehir ve Kırşehir’in yer alması tesadüf mü? Hayır, bu, uyguladığınız ekonomik politikaların iflasıdır” ifadelerinde bulundu.

Adem, TÜİK’in verilerini makyajlamakla eleştirilen hükümetin, gerçek yoksulluk tablosunu gizlemeye çalıştığını belirterek, “Gerçekler gizlenemez. İnsanlar eti bırakın, ekmek bulamıyor” dedi.

Paylaşın