Cazip İndirim Kampanyalarına Rağmen Yavaşlama, Devam Etti

Birçok marka için kasım ayında satışların beklentilerin altında kaldığını söyleyen BMD Başkanı Sinan Öncel, “2023’ün genelinde 2022’ye göre adet satışlarında artış var. Cirolardaki fiyat kaynaklı artışlar ise baz etkisinden dolayı Eylül’den bu yana azalıyor” dedi ve ekledi:

Haber Merkezi / “Adet satışlarında Eylül ve Ekim’deki ciddi düşüşün ardından indirim kampanyaları ile geçen Kasım ayından umutluyduk. Sonuç tam beklediğimiz gibi olmadı. Kasım’da üyelerimizin yüzde 61’inin adet satışları artarken, yüzde 39’unun geriledi. Ankete katılan üyelerimizin yüzde 12’sinin adet satışlarında yüzde 40’ın üzerinde artış var. Ancak birbirinden cazip indirimlerin yapıldığı bir ayda markalarımızın yüzde 39’unun satışlarında görülen düşüş talepteki daralmayı işaret ediyor.”

Birleşmiş Markalar Derneği’nin (BMD) üyeleri arasında yaptığı Kasım ayı anketinin sonuçları kamuoyu ile paylaşıldı. Anketi değerlendiren BMD Başkanı Sinan Öncel, birçok marka için Kasım ayında satışların beklentilerin altında kaldığını söyledi. Öncel, şöyle devam etti:

“2023’ün genelinde 2022’ye göre adet satışlarında artış var. Cirolardaki fiyat kaynaklı artışlar ise baz etkisinden dolayı Eylül’den bu yana azalıyor. Adet satışlarında Eylül ve Ekim’deki ciddi düşüşün ardından indirim kampanyaları ile geçen Kasım ayından umutluyduk. Sonuç tam beklediğimiz gibi olmadı. Kasım’da üyelerimizin yüzde 61’inin adet satışları artarken, yüzde 39’unun geriledi. Ankete katılan üyelerimizin yüzde 12’sinin adet satışlarında yüzde 40’ın üzerinde artış var. Ancak birbirinden cazip indirimlerin yapıldığı bir ayda markalarımızın yüzde 39’unun satışlarında görülen düşüş talepteki daralmayı işaret ediyor.

Öte yandan, Kasım sezonun da etkisiyle yabancıya satışın ciddi oranda düştüğü bir ay oldu. Kasım’da üyelerimizin yüzde 41’inin yabancıya adet satışları artarken, yüzde 59’unun azaldı. Gıda dışındaki perakendede talep beklentilerin altında kalmakla birlikte markalarımız indirim kampanyaları ile Kasım ayında enflasyonla mücadeleye önemli bir katkı sundu. Geçen ay TÜFE yüzde 3,28 artarken giyim ve ayakkabı grubunda fiyatlar yüzde 0,31 geriledi. Pek çok firmamız farklı oranlarda da olsa indirimlere devam ediyor. Dolayısıyla Aralık ayında da özellikle giyim ve ayakkabı grubunda fiyatların gerileyeceğini ya da çok sınırlı bir artış olacağını söyleyebiliriz.”

Organize perakendenin güncel konularına da değinen Sinan Öncel, fahiş kira artışı ve yasal düzenlemelere rağmen bir türlü şeffaflığın sağlanamadığı genel giderlerin öncelikli iki sorun olduğunu bildirdi. BMD üyelerinin yüzde 87’sinin fahiş kira artışı taleplerinden şikayetçi olduğuna dikkat çeken Öncel, şunları söyledi:

“Organize perakende sektörü için kira en önemli maliyet kalemini oluşturuyor. 10. uzama yılını dolduran kontratlarda 6-7 kata varan kira artışı talepleriyle karşı karşıya kalıyoruz. Oysa enflasyonla topyekûn mücadele için öncelikle kira dahil tüm maliyetlerdeki artışı dizginlemeliyiz. Piyasa gerçekleriyle örtüşmeyen kira artış taleplerinin devam etmesi durumunda yılbaşından sonra verimsiz mağazaların kapatılması gibi bir durumla karşı karşıya kalabiliriz. Diğer taraftan yasal düzenleme yapılmasına rağmen pek çok AVM’de ortak alan ve enerji giderleri konusunda şeffaf olmayan uygulamalar hâlâ devam ediyor. AVM yönetimlerinden sağlıklı genel gider dökümü alamayan üyelerimizden her ay çok sayıda şikâyet geliyor.”

Sinan Öncel, 2024’te organize perakendenin performansında kira ve personel giderleri gibi maliyet artışlarıyla tüketicilerin alım gücünün ve turist alışverişinin belirleyici olacağını sözlerine ekledi.

Paylaşın

Vatandaşın Bankalara Borcu 2 Trilyon 619 Milyar Liraya Yükseldi

CHP Milletvekili Şeref Arpacı, bankaların bireysel kredi ve kredi kartları nedeniyle vatandaşlardan olan alacaklarının bakiyesi 8 – 15 Aralık haftasında 5,6 milyar lira daha artarak 2 trilyon 619 milyar liraya yükseldiğini söyledi.

CHP’li Şeref Arpacı, “Söz konusu haftada tüketici kredilerinde 1,2 milyar liralık azalış, kredi kartı borç bakiyesinde ise 6,9 milyar liralık artış yaşandı. Yıl başından bu yana ise tüketici kredileri yüzde 36,1 oranında artarak 1 trilyon 525 milyar liraya, kredi kartı borç bakiyesi ise yüzde 141,2 oranında artarak 1 trilyon 94 milyar liraya yükseldi” dedi ve ekledi:

“Bankaların zamanında tahsil edilemediği için icra takibine aldıkları vatandaşlardan olan alacakları ise söz konusu haftada 1 milyar liraya yakın artarak 45,4 milyar liraya yükseldi, yılbaşından bu yana ise 15,1 milyar liralık artış yaşandı. Merkez Bankasının hazırladığı Finansal İstikrar Raporuna göre, varlık yönetim şirketlerinin kontrolünde ise 41 milyar liralık batık tüketici kredisi alacağı bulunuyor. Dolayısıyla vatandaşların faizleri ve icra masrafları hariç 84 milyar liraya yakın icralık kredi borcu bulunuyor. Bu arada vatandaşların TOKİ’ye de 59 milyar liralık taksitli konut borcu bulunuyor.”

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Denizli Milletvekili Şeref Arpacı, 8-15 Aralık haftasına ait ekonomik veriler üzerinden değerlendirmelerde bulundu. Evrensel’in aktardığına göre; Şeref Arpacı, vatandaşların bankalar ve finans kuruluşlarına olan bireysel kredi ve kredi kartı borçlarının kredi faizlerindeki rekor yükselişe rağmen büyüdüğünü söyledi.

CHP’li Şeref Arpacı, icra dairelerindeki yeni dosya sayısının geçen yıla göre yüzde 59,4 artarak 13 milyon 369 bini bulduğunu dile getirdi.

Bankaların bireysel kredi ve kredi kartları nedeniyle vatandaşlardan olan alacaklarının bakiyesi 8 – 15 Aralık haftasında 5,6 milyar lira daha artarak 2 trilyon 619 milyar liraya yükseldiğini belirten Arpacı, “Söz konusu haftada tüketici kredilerinde 1,2 milyar liralık azalış, kredi kartı borç bakiyesinde ise 6,9 milyar liralık artış yaşandı. Yıl başından bu yana ise tüketici kredileri yüzde 36,1 oranında artarak 1 trilyon 525 milyar liraya, kredi kartı borç bakiyesi ise yüzde 141,2 oranında artarak 1 trilyon 94 milyar liraya yükseldi.

Bankaların zamanında tahsil edilemediği için icra takibine aldıkları vatandaşlardan olan alacakları ise söz konusu haftada 1 milyar liraya yakın artarak 45,4 milyar liraya yükseldi, yılbaşından bu yana ise 15,1 milyar liralık artış yaşandı. Merkez Bankasının hazırladığı Finansal İstikrar Raporuna göre, varlık yönetim şirketlerinin kontrolünde ise 41 milyar liralık batık tüketici kredisi alacağı bulunuyor. Dolayısıyla vatandaşların faizleri ve icra masrafları hariç 84 milyar liraya yakın icralık kredi borcu bulunuyor. Bu arada vatandaşların TOKİ’ye de 59 milyar liralık taksitli konut borcu bulunuyor” dedi.

Arpacı şöyle devam etti: “Risk Merkezinin verilerine göre bu yılın ilk 11 aylık döneminde 15 bin 22 gerçek ve/veya tüzel kişiye ait 135 bin 872 çek bankalara ibraz edildiğinde karşılıksız çıktı. Karşılıksız çıkan çek sayısının geçen yıla göre yüzde 18,3 oranında arttığı bu dönemde, karşılıksız çıkan bu çeklerin parasal tutarı ise yüzde 175,1 oranında artarak 50,6 milyar liraya kadar yükseldi.

1 Ocak- 22 Aralık 2023 tarihleri arasında icra dairelerine gelen yeni dosya sayısı geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 59,4 oranında artarak 13 milyon 369 bini buldu. İcra dairelerine bu yıl geçen yıla göre 4 milyon 981 bin daha fazla yeni dosya geldi. Aynı dönemde, aboneliklerden kaynaklanan icradaki bazı alacaklardan yasayla vazgeçilmesinin de etkisiyle 15 milyon 24 bin dosya da ya sonuçlandırıldı ya da işlemden kaldırıldı. Dolayısıyla UYAP üzerinden açılan ve icra dairelerinde derdest bulunan dosya sayısı 22 Aralık itibarıyla 21 milyon 569 bin oldu.”

Paylaşın

Türkiye, Dünyada En Yüksek Faiz Uygulayan Dördüncü Ülke

8-15 Aralık haftasına ait ekonomik veriler üzerinden değerlendirme yapan CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer, Türkiye’nin yüzde 42,5 faiz oranıyla Zimbabve, Arjantin ve Venezuela’dan sonra dünyada yüksek faiz uygulayan dördüncü ülke konumunda olduğunu söyledi.

CHP’li Gürer, Türkiye’nin yıllık enflasyon oranında Venezuela, Lübnan, Arjantin ve Sudan’dan sonra yüksek enflasyona sahip beşinci ülke olduğuna da dikkat çekti.

Ömer Fethi Gürer, vatandaşların bir hafta içinde bankalara 5,6 milyar lira daha borçlandığını ve aynı hafta içinde tahsil edilemediği için icra takibi başlatılan borç miktarının ise 1 milyar liraya yakın olduğunu belirtti.

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, 8-15 Aralık haftasına ait ekonomik veriler üzerinden değerlendirmelerde bulundu. T24’ün aktardığına göre; Gürer, ekonomik kriz, artık vatandaşın iliklerine kadar işlediğini belirtti.

Halkın bankalar ve finans kuruluşlarına olan bireysel kredi ve kredi kartı borç bakiyesinin, kredi faizlerindeki rekor yükselişe rağmen büyümesini sürdürdüğüne işaret eden Gürer, “Bankaların bireysel kredi ve kredi kartları nedeniyle vatandaşlardan olan alacaklarının bakiyesi 8 – 15 Aralık haftasında 5,6 milyar lira daha artarak 2 trilyon 619 milyar lira oldu” dedi.

Yılbaşından bu yana tüketici kredilerinin yüzde 36,1 oranında artarak 1 trilyon 525 milyar liraya yükseldiğini aktaran Gürer, “Kredi kartı borç bakiyesi ise yüzde 141,2 oranında artarak 1 trilyon 94 milyar liraya yükseldi” değerlendirmesinde bulundu.

Miktar 1 milyar lira daha arttı

Gürer, bankaların zamanında tahsil edilemediği için icra takibine aldıkları vatandaşlardan olan alacaklarının 8-15 Aralık haftasında 1 milyar liraya yakın artarak 45,4 milyar liraya yükseldiğini, yılbaşından bu yana ise 15,1 milyar liralık artış yaşandığını ifade etti.

“Mutfakta yangın var” diyen CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer, Türkiye’nin yıllık enflasyon oranında Venezuela, Lübnan, Arjantin ve Sudan’dan sonra yüksek enflasyona sahip beşinci ülke olduğuna da dikkat çeken Gürer, yüzde 42,5 faiz oranıyla Zimbabve, Arjantin ve Venezuela’dan sonra dünyada yüksek faiz uygulayan dördüncü ülke konumunda olduğunu söyledi.

Paylaşın

“Kiraya Yüzde 25 Zam Sınırı Kalkıyor” İddiası

Konut kiralamalarında kira artış oranını yüzde 25 ile sınırlayan ve 1 Temmuz 2024 yılında bitecek olan düzenlemenin, önümüzdeki dönemde kaldırılacağı öne sürüldü.

Sözcü yazarı Nedim Türkmen, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in basına kapalı olarak yaptığı toplantıda, konut kiralarındaki yüzde 25 zam zorunluluğu uygulamasının kaldırılacağını söylediğini yazdı.

Nedim Türkmen, “Paylaşacağım notlar, toplantıda yer alan üç arkadaşımdan aldığım bilgilerdir” diyerek Şimşek‘in üç gün önce basına kapalı olarak iş ve finans dünyası temsilcileri ile yaptığı yemekli toplantıya ilişkin kulis bilgileri verdi.

Sözcü yazarı Türkmen’in “Basına kapalı toplantıdan yansıyanlar” başlıklı yazısının ilgili bölümünde şu ifadeler yer aldı:

“Bugün sizlerle; Sayın Şimşek‘in üç gün önce basına kapalı olarak iş ve finans dünyası temsilcileri ile yaptığı yemekli toplantıda, kendisine yöneltilen sorulara verdiği yanıtlardan çıkarttığım önemli konuları paylaşmak istiyorum (Paylaşacağım notlar, toplantıda yer alan üç arkadaşımdan aldığım bilgilerdir).

Sayın Cumhurbaşkanımızın uyguladığımız programa tam desteği var. İster inanın ister inanmayın. Zaten ben seçim sonrasına yönelik beklentilerinizi de anlamlandıramıyorum. Seçim sonrası da bu program aynı şekilde sürecektir, sabır ve kararlılıkla bunu uygulayacağız.

Konut kiralamalarında kira artış oranını %25 ile sınırlayan ve 1 Temmuz 2024’te bitecek olan düzenlemeye, önümüzdeki dönemde ihtiyaç duyulmayacak ve süre uzatılmayacak. Bir kişinin birinci evine farklı, ikinci evine farklı vergi ve evin değerine göre farklı vergi gibi uygulamaları planlıyoruz.”

Yüzde 25 kira zammı sınırının kaldırılacağı yalanlandı

Öte taraftan Dezenformasyonla Mücadele Merkezi tarafından yapılan açıklamada, “Bazı basın yayın organlarında yer alan, ‘Bakan Şimşek, yüzde 25 kira zammı sınırının kaldırılacağını açıkladı’ iddiası manipülasyon içermektedir” denildi.

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, basına kapalı bir toplantıda iş ve finans dünyası temsilcileri ile bir araya gelmiştir. Konut kiralamalarında kira artış oranını yüzde 25 ile sınırlayan ve 1 Temmuz 2024’te sona erecek olan düzenlemeye ilişkin sorulan soruya yanıt olarak Bakan Şimşek, düzenlemenin sona ermesine yakın yeniden gözden geçirileceğini ifade etmiştir.

Bahse konu haberlerde iddia edildiği gibi konut kira artışlarında düzenlemeyle ilgili henüz bir karar alınmamış olmakla beraber, Bakan Şimşek’in kamuoyuna resmi bir açıklaması da bulunmamaktadır.

Paylaşın

Merkez Bankası’ndan 17 Yıl Sonra Bir İlk: Türk Lirası Depo Alım İhalesi

Merkez Bankası (TCMB), 80 milyar liralık depo alım ihalesi açtı. Böylelikle 2006 yılından bu yana ilk kez TL depo alım ihalesi açılmış oldu. Banka, faiz kararıyla birlikte duyurduğu bir dizi önlem arasında TL depo alım ihalesi açılması da yer almıştı.

Merkez Bankası’nın (TCMB), iki hafta vadeli 80 milyar liralık TL depo alım ihalesine bankalardan 193,9 milyar lira teklif geldi. İhalede ortalama faiz yüzde 42,18 oldu.

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) sistemdeki likidite fazlasını çekmek amacıyla faiz kararıyla aynı gün duyurduğu TL depo alımında ilk adımı attı.

BloombergHT’nin aktardığına göre; Merkez Bankası (TCMB) 80 milyar TL’lik depo alım ihalesi açtı. Böylelikle 2006 yılından bu yana ilk kez TL depo alım ihalesi açılmış oldu.

Merkez Bankası’nın (TCMB) iki hafta vadeli 80 milyar liralık TL depo alım ihalesine bankalardan 193,9 milyar lira teklif geldi. İhalede ortalama faiz yüzde 42,18 oldu.

Merkez Bankası (TCMB) faiz kararıyla birlikte duyurduğu bir dizi önlem arasında TL depo alım ihalesi açılması da yer almıştı. Bankadan yapılan açıklamada, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Kanunu’nun 52’nci maddesinde, para politikası hedefleri çerçevesinde para arzının ve likiditenin etkin bir şekilde düzenlenmesi amacıyla açık piyasa işlemleri yapılabileceğinin düzenlendiği hatırlatılmıştı.

Bu çerçevede, parasal aktarım mekanizmasının güçlendirilmesi ve kullanılan sterilizasyon araçlarının çeşitliliğini artırmak amacıyla Türk Lirası depo alım ihaleleri düzenleneceği ifade edilmişti.

Son dönemde sistemdeki likidite fazlasının yükseldiği görülüyordu. Merkez Bankası (TCMB) verilerine göre 21 Aralık itibariyle net fonlama eksi 263 milyar TL olarak kaydedildi ve sistemdeki fazlanın Kasım’da atılan zorunlu karşılık önlemleri öncesindeki seviyeye döndüğüne işaret etti.

Paylaşın

TOBB Duyurdu: 2023’te Kapanan Şirket Sayısı Yüzde 7,6 Arttı

2023 yılının ilk 11 ayında, geçen yılın aynı dönemine göre kurulan şirket sayısı yüzde 7,3, kapanan şirket sayısı yüzde 7,2 oranın da arttı. Kasım ayında ise, bir önceki aya göre kurulan şirket sayısı yüzde 6,5 kapanan şirket sayısı ise yüzde 7,6 arttı.

Haber Merkezi / Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) kasım ayında kurulan ve kapanan şirket istatistikleri raporunu yayımladı. Rapora göre, Kasım 2023’te, Kasım 2022’ye göre kurulan şirket sayısı yüzde 21 kurulan gerçek kişi ticari işletme sayısı yüzde 31,3 oranında azalırken, kurulan kooperatif sayısı yüzde 27,5 arttı.

Kasım 2023’te, kapanan şirket sayısı 2022 yılının aynı ayına göre yüzde 46,7 kapanan gerçek kişi ticari işletme sayısı yüzde 294 oranında artarken, kapanan kooperatif sayısında yüzde 20,8 azalma oldu. Kasım 2023’te kurulan gerçek kişi ticari işletme sayısında bir önceki aya göre yüzde 9 artış oldu

Bir önceki aya göre kurulan şirket sayısı yüzde 6,5 kurulan kooperatif sayısı yüzde 18,8 oranında azalırken, kurulan gerçek kişi ticari işletme sayısı yüzde 9 arttı. Bir önceki aya göre kapanan şirket sayısında yüzde 7,6 kapanan gerçek kişi ticari işletme sayısında yüzde 473,7 artış olurken, kapanan kooperatif sayısında yüzde 5,9 azalış gerçekleşti.

Paylaşın

Kur Korumalı Mevduatlarda Erime Devam Ediyor

15 Aralık haftasında Kur Korumalı Mevduat (KKM) hesapları 18,7 milyar liralık düşüş gösterdi. Böylelikle toplam kur korumalı mevduat büyüklüğü 2,68 trilyon lira olarak kaydedildi.

Haber Merkezi / Öte yandan 15 Aralık haftasında Merkez Bankası’nın brüt rezervleri 142,5 milyar dolar düzeyinde kaydedildi. Bankanın net rezervleri ise 37,2 milyar dolar düzeyine geriledi.

Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) verilerine göre kur korumalı mevduatlar 15 Aralık haftasında 18,7 milyar liralık düşüş gösterdi. Böylelikle toplam kur korumalı mevduat büyüklüğü 2,68 trilyon lira olarak kaydedildi.

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) son karar metninde Türk lirası mevduat payının artırılmasına yönelik düzenlemelerin fonlama komposizyonundaki düzeltmeye katkı sağlanacağı belirtildi.

Merkez Bankası’nın başka bir açıklamada ise Türk Lirası mevduatın önceliklendirilmesine ilişkin politikalar kapsamında Türk lirası mevduatı destekleyici adımlar atılmaya devam edileceği ifade edildi.

Merkez Bankası’nın (TCMB) verilerine göre, 15 Aralık haftasında brüt rezervler 142,5 milyar dolar oldu. Bir önceki hafta brüt rezervler 141,4 milyar dolar düzeyindeydi.

Net rezervlerde ise sınırlı bir geri çekilme yaşandı. Buna göre net rezervler 38,2 milyar dolardan 37,2 milyar dolar düzeyine geriledi.

Swap hariç net rezervlerdeki toparlanma hız kazandı. 15 Aralık haftasında swap hariç net rezervler eksi 39,2 milyar dolar oldu. Bir önceki hafta swap hariç net rezerv eksi 42,1 milyar dolar olarak kaydedilmişti.

Bunun yanında haftalık olarak portföy akışları da devam etti. 15 Aralık haftasında yabancının net tahvil alımı 181 milyon dolar oldu. Hissede net alım ise 396 milyon dolar olarak kaydedildi.

Paylaşın

Merkez Bankası, Politika Faizini Yüzde 42,50’ye Çıkardı

Geçtiğimiz ay politika faizi 500 baz puan artırılarak yüzde 35’ten yüzde 40’a yükselte Merkez Bankası (TCMB), politika faizi oranını 250 baz puan artışla yüzde 42,50’ye çıkardı.

Haber Merkezi / Merkez Bankası (TCMB), mayıs ayında yapılan seçimler öncesi yüzde 8,50 seviyesinde olan politika faizini, Hazine ve Maliye Bakanlığına Mehmet Şimşek ve TCMB Başkanlığına ise Hafize Gaye Erkan getirilmesiyle birlikte, yüzde 40’a yükseltmişti.

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Para Politikası Kurulu (PPK) politika faizi kararını açıkladı. Politika faizini yüzde 42,50’ye çeken Merkez Bankası (TCMB), karara ilişkin yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı:

“Kasım ayında sınırlı bir artış kaydeden manşet enflasyon son Enflasyon Raporu’nda sunulan görünümle uyumlu seyretmektedir. Yurt içi talebin mevcut seviyesi, hizmet fiyatlarındaki katılık ve jeopolitik riskler enflasyon baskılarını canlı tutmaktadır. Öte yandan, yakın döneme ilişkin göstergeler, parasal sıkılaştırmanın finansal koşullara yansımasıyla yurt içi talepteki dengelenmenin devam ettiğine işaret etmektedir.

Kurul, enflasyon beklentileri ve fiyatlama davranışlarında sınırlı bir iyileşmenin başladığını da değerlendirmektedir. Dış finansman koşullarındaki belirgin iyileşme, rezervlerde süregelen artış, talepteki dengelenmenin cari işlemler hesabına desteği ve Türk lirası varlıklara yurt içi ve yurt dışı talebin güçlenerek artması, döviz kuru istikrarı ve para politikasının etkinliğine güçlü katkıda bulunmaktadır. Bu çerçevede, aylık enflasyonun ana eğilimindeki düşüş sürmektedir.

Kurul, dezenflasyonun tesisi için gerekli parasal sıkılık düzeyine önemli ölçüde yaklaşıldığını değerlendirerek parasal sıkılaştırma hızını yavaşlatmıştır. Kurul, parasal sıkılaştırma adımlarını en kısa zamanda tamamlamayı öngörmektedir. Fiyat istikrarının kalıcı tesisi için gerekli parasal sıkılığın ise gerektiği müddetçe sürdürüleceği değerlendirilmiştir.

Kurul, mevcut mikro- ve makroihtiyati çerçeveyi, piyasa mekanizmasının işlevselliğini artıracak ve makro finansal istikrarı güçlendirecek şekilde sadeleştirmektedir. Kredi faizlerinin hedeflenen finansal sıkılık düzeyiyle uyumlu olduğu değerlendirilirken, Türk lirası mevduat payının artırılmasına yönelik düzenlemelerin, parasal sıkılaşma eşliğinde aktarım mekanizmasını güçlendirmeye ve bankacılık sisteminin fonlama kompozisyonunu iyileştirmeye devam edeceği öngörülmektedir. Kurul, faiz kararlarının yanı sıra, parasal sıkılaştırma sürecini destekleme amacıyla, kullandığı sterilizasyon araçlarının çeşitliliğini artırarak miktarsal sıkılaştırmaya devam edecektir.

Kurul, politika kararlarını parasal sıkılaştırmanın birikimli ve gecikmeli etkilerini de dikkate alarak, enflasyonun ana eğilimini geriletecek ve orta vadede yüzde 5 hedefine ulaştıracak parasal ve finansal koşulları sağlayacak şekilde belirlemeye devam edecektir.

Enflasyon ve enflasyonun ana eğilimine ilişkin göstergeler yakından takip edilecek ve Kurul, fiyat istikrarı temel amacı doğrultusunda elindeki tüm araçları kararlılıkla kullanmaya devam edecektir. Kurul, kararlarını öngörülebilir, veri odaklı ve şeffaf bir çerçevede almaya devam edecektir.”

Paylaşın

JPMorgan’dan Dikkat Çeken Açıklama: Türkiye, Dış Borçlanmada Rekor Kırabilir

ABD merkezli yatırım bankası ve finansal hizmetleri şirketi JPMorgan’dan Stefan Weiler, Türkiye’nin ortodoks mali politikayı tekrar uygulamaya alması sayesinde 2024 yılında yurtdışı piyasalardan yapılacak borçlanmanın rekor kırabileceğini ve yabancı yatırımcıların Türk varlıklarına geri dönmeyi sürdürebileceğini söyledi.

Stefan Weiler, “Bizim açımızdan bakılacak olursa Türkiye’yi gelecek yılın potansiyel büyük hikayelerinden biri olarak görüyoruz” dedi ve gelecek yıl devletin ve şirketlerin ihraç ettiği tahvil ve bono tutarının 25 milyar doları rahatlıkla aşabileceğini düşündüğünü söyledi.

Hükümetin 2024’te bu yılki rakamı tutturarak yurtdışı piyasalardan yaklaşık 10 milyar dolar borçlanması bekleniyor. Stefan Weiler, nakit açlığı çeken şirket ve bankaların borçlanmalarında “önemli bir artış” beklediğini söyledi.

Cumhuriyet‘te yer alan habere göre, JPMorgan’ın Orta Avrupa, Ortadoğu ve Afrika borç sermaye piyasalarından sorumlu yetkilisi Stefan Weiler, Türkiye’nin ortodoks mali politikayı tekrar uygulamaya sokması neticesinde 2024 yılında yurtdışı piyasalarına borçlanmada rekor kırabileceğini belirterek, yabancı yatırımcıların Türk varlıklarına geri dönmeye devam edebileceğini söyledi.

Yabancı yatırımcılar, yüksek enflasyona rağmen yıllardır reel anlamda negatif faiz oranlarının yanı sıra karmaşık mali düzenlemeler ve döviz girişi ve çıkışına uygulanan kısıtlamalar nedeniyle Türkiye’den kaçmışlardı. Ancak Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın mayıs ayındaki seçimleri kazanmasının ardından, uluslararası kabul gören politikalara dönüşün başlaması uluslararası sermayeyi tekrar Türkiye’ye çekmeye başladı.

Reuters’a konuşan yetkilisi JPMorgan yetkilisi Stefan Weiler, “Bizim açımızdan bakılacak olursa Türkiye’yi gelecek yılın potansiyel büyük hikayelerinden biri olarak görüyoruz” dedi ve gelecek yıl devletin ve şirketlerin ihraç ettiği tahvil ve bono tutarının 25 milyar doları rahatlıkla aşabileceğini düşündüğünü söyledi.

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) haziran ayında Hafize Gaye Erkan’ın başkan olarak göreve getirilmesinin ardından hızla faiz oranlarını artırmaya başladı. Sonbaharda daha büyük faiz artırımlarının başlamasıyla birlikte Türk şirketleri için borçlanma piyasaları tekrar açılmış oldu. Arçelik eylül ayında 2022’nin başından bu yana ilk kez yurtdışından borçlanma gerçekleştirdi.

Türk şirketleri, bankaları ve devletin 2023 yılında yaptığı tahvil ihraçlarının büyüklüğü 18 milyar doları aştı. JPMorgan’ın hesaplamalarına göre bu yılki dış borçlanma büyüklüğü tüm zamanların en yüksek ikinci değerini aldı.

Seçim öncesi yüzde 8,5 seviyesinde olan politika faizi şu anda yüzde 40 seviyesinde ve bugün 14.00’da açıklanacak olan faiz kararı ile yeniden artırılarak yüzde 42,5’e yükseltilmesi bekleniyor. Hükümetin 2024’te bu yılki rakamı tutturarak yurtdışı piyasalardan yaklaşık 10 milyar dolar borçlanması bekleniyor. Weiler, nakit açlığı çeken şirket ve bankaların borçlanmalarında “önemli bir artış” beklediğini söyledi.

JPMorgan yetkilisi Stefan Weiler, “Küresel piyasa koşulları yapıcı olduğu ve yapılan bazı değişikliklerden geri dönülmediği sürece, Türkiye uluslararası sermaye piyasası ihraç faaliyetleri açısından şimdiye kadarki en yoğun yılı kaydedebilir” dedi.

Weiler, Erdoğan’ın geçmiş yıllarda sergilediği merkez bankası başkanlarını aniden görevden alma ve politikayı tersine çevirme eğilimine rağmen, ülkenin mali politakada gerçekleştirilen son değişiklikten geri adım atmasını beklemediklerini de ekledi.

JPMorgan yetkilisi Weiler, “Yabancı sermaye şimdiden geri gelmeye başladı ve Türkiye için hava değişmiş gibi görünüyor” dedi. Weiler, “Bu durum tersine dönerse oldukça şaşırırım ve yaklaşan yerel seçimlerin Türkiye’nin gidişatını daha da belirginleştireceğini düşünüyorum” diyerek 31 Mart’taki yerel seçimlere atıfta bulundu.

JPMorgan’ın önümüzdeki yıl gelişmekte olan ülkelerin döviz cinsinden borçlanma miktarında küresel bir artış beklediğini belirten Weiler, Çin’in yaptığı borçlanma azaldığı için toplam seviyenin tarihi zirvelere yaklaşmayacağını ifade etti.

Paylaşın

Merkez Bankası’nın Swap Hariç Net Rezervleri Eksi 39,2 Milyar Dolar

15 Aralık haftasında Merkez Bankası’nın (TCMB) swap hariç net rezervler eksi 39,2 milyar dolar oldu. Merkez Bankası’nın (TCMB) bir önceki hafta swap hariç net rezerv eksi 42,1 milyar dolar olarak kaydedilmişti.

Haber Merkezi / Kur Korumalı Mevduat (KKM) hesapları 15 Aralık haftasında 18,7 milyar liralık düşüş gösterdi. Böylelikle toplam kur korumalı mevduat büyüklüğü 2,68 trilyon lira olarak kaydedildi.

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) verilerine göre, 15 Aralık haftasında brüt rezervler 142,5 milyar dolar oldu. Bir önceki hafta brüt rezervler 141,4 milyar dolar düzeyindeydi.

Net rezervlerde ise sınırlı bir geri çekilme yaşandı. Buna göre net rezervler 38,2 milyar dolardan 37,2 milyar dolar düzeyine geriledi.

Swap hariç net rezervlerdeki toparlanma hız kazandı. 15 Aralık haftasında swap hariç net rezervler eksi 39,2 milyar dolar oldu. Bir önceki hafta swap hariç net rezerv eksi 42,1 milyar dolar olarak kaydedilmişti.

Bunun yanında haftalık olarak portföy akışları da devam etti. 15 Aralık haftasında yabancının net tahvil alımı 181 milyon dolar oldu. Hissede net alım ise 396 milyon dolar olarak kaydedildi.

Öte yandan Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) verilerine göre kur korumalı mevduatlar 15 Aralık haftasında 18,7 milyar liralık düşüş gösterdi. Böylelikle toplam kur korumalı mevduat büyüklüğü 2,68 trilyon lira olarak kaydedildi.

Merkez Bankası’nın (TCMB) son karar metninde Türk lirası mevduat payının artırılmasına yönelik düzenlemelerin fonlama komposizyonundaki düzeltmeye katkı sağlanacağı belirtildi.

Merkez Bankası’nın başka bir açıklamada ise Türk Lirası mevduatın önceliklendirilmesine ilişkin politikalar kapsamında Türk lirası mevduatı destekleyici adımlar atılmaya devam edileceği ifade edildi.

Paylaşın