Dükkan Fiyatları Yüzde 98,2 Arttı

Dükkan fiyatları 2023 yılının son çeyreğinde bir önceki çeyreğe göre yüzde 12,5, yıllık bazda nominal yüzde 98,2 ve reel olarak yüzde 21,8 arttı: İstanbul, Ankara ve İzmir’de sırasıyla yüzde 80,9, 110,2 ve 110,1.

Haber Merkezi / Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Ticari Gayrimenkul Fiyat Endeksi (TGFE) 2023 4. Çeyrek verilerini açıkladı.

Açıklanan verilere göre; 2023 yılı dördüncü çeyreğinde Türkiye genelinde, bir önceki çeyreğe göre yüzde 12,5 oranında artan TGFE, bir önceki yılın aynı çeyreğine göre nominal olarak yüzde 98,2, reel olarak ise yüzde 21,8 oranında arttı.

Türkiye genelinde, 2023 yılı dördüncü çeyreğinde bir önceki çeyreğe göre yüzde 13,1 oranında artan Dükkan Fiyat Endeksi, bir önceki yılın aynı çeyreğine göre nominal olarak yüzde 98,9, reel olarak ise yüzde 22,2 oranında arttı.

Aynı çeyrekte, bir önceki çeyreğe göre yüzde 9,0 oranında artan Ofis Fiyat Endeksi bir önceki yılın aynı çeyreğine göre nominal olarak yüzde 94,2, reel olarak ise yüzde 19,3 oranında arttı.

Üç büyük ildeki gelişmeler değerlendirildiğinde, İstanbul, Ankara ve İzmir’in ticari gayrimenkul fiyat endeksleri, 2023 yılı dördüncü çeyreğinde bir önceki çeyreğe göre, sırasıyla yüzde 9,4, 14,5 ve 13,6 oranlarında artış gösterdi.

Endeks değerleri bir önceki yılın aynı çeyreğine göre, İstanbul, Ankara ve İzmir’de sırasıyla yüzde 80,9, 110,2 ve 110,1 oranlarında artış gösterdi.

Paylaşın

Mevduat Faizleri, Sekiz Haftanın En Yüksek Seviyesinde

Bankalardaki toplam mevduat oranı 15 trilyon 487 milyar 63 milyon 696 bin liraya yükselirken, 1-3 aylık mevduat faizleri de yüzde 52 ile sekiz haftanın en yüksek seviyesine ulaştı.

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), dün haftalık para ve banka istatistiklerini açıkladı.

Buna göre, bankacılık sektörünün toplam mevduatı (bankalar arası dahil) 16 Şubat ile biten haftada 209 milyar 266 milyon 706 bin lira artışla 15 trilyon 487 milyar 63 milyon 696 bin liraya çıktı.

Bloomberg HT’nin aktardığına göre, 1-3 aylık mevduat faizleri de yüzde 52 ile sekiz haftanın en yüksek seviyesine ulaştı.

Aynı dönemde bankalardaki TL cinsi mevduat yüzde 2,43 yükselişle 8 trilyon 846 milyar 704 milyon 980 bin lira, yabancı para (YP) cinsinden mevduat ise yüzde 0,03 artışla 6 trilyon 17 milyar 998 milyon 482 bin lira oldu.

Bankalarda bulunan toplam YP mevduatı, geçen hafta 206 milyar 657 milyon dolar düzeyinde gerçekleşirken, bu tutarın 174 milyar 630 milyon doları yurt içinde yerleşik kişilerin hesaplarında toplandı.

Yurt içi yerleşiklerin toplam YP mevduatında, parite etkisinden arındırılmış veriler göz önünde bulundurulduğunda 16 Şubat itibarıyla 615 milyon dolarlık azalış görüldü.

Paylaşın

Merkez Bankası Faiz Oranını Değiştirmedi: Ekonomistler Ne Dedi?

İktisatçı Mahfi Eğilmez, Merkez Bankası’nın (TCMB) politika faizini yüzde 45’te sabit tutma kararına ilişkin yaptığı değerlendirmede, “Asıl olan faizi değil enflasyonu önce sabit tutabilmek sonra da düşürebilmek. Keşke ona uğraşsalardı” dedi.

Haber Merkezi / Bankanın faiz kararına ilişkin ekonomist İris Cibre ise, “TCMB PPK faizini artırmadı Pivot 45% olarak resmileşti ‘Zoru başaracağız’ mantalitesi ağır bastı. ‘Enflasyon görünümünde belirgin ve kalıcı bir bozulma öngörülmesi durumunda ise para politikası duruşu sıkılaştırılacaktır’ Ocak enflasyonu 6.7% geldi Şubat da 5% civarında gelecek Sene sonu beklentileri bozuluyor, TCMB beklentisinin 7 puan üzerinde Daha nasıl bir bozulma bekleniyor ki acaba? İşimizi şansa bıraktık, yine…” ifadelerini kullandı.

Ekonomi yazarı Uğur Gürses, faiz kararına ilişkin, “Merkez Bankası, 1. Kilometre taşlarını betimlemiş: “Para politikasındaki kararlı duruş, dezenflasyonun ana unsurlarından olan Türk lirası reel değerlenme sürecine katkı vermeyi sürdürecektir. 2. Tepki fonksiyonunu biraz daha açık hale getirmiş: “Enflasyon görünümünde belirgin ve kalıcı bir bozulma öngörülmesi durumunda ise para politikası duruşu sıkılaştırılacaktır” değerlendirmesinde bulundu.

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Para Politikası Kurulu (PPK), politika faizi olan bir hafta vadeli repo ihale faiz oranının değiştirmeyerek yüzde 45’te sabit tuttu.

TCMB’den faiz oranlarına ilişkin yapılan duyuruda, “Kurul, politika kararlarını parasal sıkılaştırmanın gecikmeli etkilerini de dikkate alarak, enflasyonun ana eğilimini geriletecek ve orta vadede yüzde 5 hedefine ulaştıracak parasal ve finansal koşulları sağlayacak şekilde belirleyecektir” denildi.

Açıklamada, “Enflasyon ve enflasyonun ana eğilimine ilişkin göstergeler yakından takip edilecek ve Kurul fiyat istikrarı temel amacı doğrultusunda elindeki tüm araçları kararlılıkla kullanacaktır ifadesi kullanıldı.

Bu, TCMB’nin yeni Başkanı Fatih Karahan döneminde alınan ilk faiz kararı oldu. Karahan, bu ay başında Hafize Gaye Erkan’ın yerine TCMB Başkanlığına atanmıştı.

Karahan, göreve atanmasının ardından yaptığı ilk değerlendirmede “Merkez Bankamızın temel amacı ve önceliği fiyat istikrarını sağlamaktır” demişti. Merkez Bankası Başkanı, yılın ilk enflasyon raporunu paylaşırken yaptığı açıklamada da “Enflasyon, hedefimizle uyumlu seviyeye gerileyene kadar parasal sıkılığı korumakta kararlıyız” mesajı vermişti.

Ekonomistlerin beklentisi de Para Politikası Kurulu’nun bugünkü toplantısı sonucunda faizleri sabit tutacağı yönündeydi. Merkez Bankası, politika faizini geçen ay yüzde 42,5’ten yüzde 45’e yükseltmişti.

“Şaşırmadık.. ‘İlk fırsatta indirecek’”

Merkez Bankası’nın faizi yüzde 45’te sabit bırakmasıyla ilgili ekonomistler açıklamalarda bulundu. Karara ilişkin ekonomistlerin analizleri şöyle:

İktisatçı Mahfi Eğilmez, “TCMB politika faizini sabit tuttu. Asıl olan faizi değil enflasyonu önce sabit tutabilmek sonra da düşürebilmek. Keşke ona uğraşsalardı” yorumunu yaparken, ekonomist Emre Alkin, “Şaşırmadık.. ‘İlk fırsatta indirecek’ diye de ekliyoruz.” diye belirtti.

Dr. Barış Esen, “Merkez Bankası’nın ana senaryosu TL’de reel değerlenme. Merkez Bankası faiz metninden ‘Para politikasındaki kararlı duruş, dezenflasyonun ana unsurlarından olan Türk lirası reel değerlenme sürecine katkı vermeyi sürdürecektir’” ifadesini kullandı. Esen, Merkez Bankası’nın faizi değiştirmediğini ama mevduat faizinde düşüşe izin vermem mesajı verdiğini belirtti.

Ekonomi Yazarı Uğur Gürses, “Merkez Bankası, 1. Kilometre taşlarını betimlemiş, 2. Tepki fonksiyonunu biraz daha açık hale getirmiş” dedi. Mustafa Sönmez, “TCMB, beklendiği gibi politika faizini %45’te tuttu. Bu karar, Mart ayında da değişmez. Nisan’da ne olacağı seçim sonucuna bağlıdır. Erdoğan, seçim sonucundan bakalım nasıl bir yol haritasına yönelecek. Bu mesele, Erdoğan’ın kararına bağlıdır ne yazık ki. Şimşek, uygular; Yes man!” yorumunu yaptı.

Tunç Şatıroğlu, “Enflasyon lobisi kazandı. Şahabi para politikasına dönüşün ilk adımı atıldı” derken, ekonomist İris Cibre Merkez Bankası’nın kararını şu şekilde yorumladı:

“TCMB PPK faizini artırmadı Pivot 45% olarak resmileşti ‘Zoru başaracağız’ mantalitesi ağır bastı. ‘Enflasyon görünümünde belirgin ve kalıcı bir bozulma öngörülmesi durumunda ise para politikası duruşu sıkılaştırılacaktır’ Ocak enflasyonu 6.7% geldi Şubat da 5% civarında gelecek Sene sonu beklentileri bozuluyor, TCMB beklentisinin 7 puan üzerinde Daha nasıl bir bozulma bekleniyor ki acaba? İşimizi şansa bıraktık, yine…”

Vergi uzmanı Ozan Bingöl, 2 Şubat’ta sosyal medya hesabından faizin sabit tutulacağını “Tüm faiz artışlarını bir kişiye yaptırıp yolladılar! Artık faiz artırımı yok, yeni başkan tertemiz bir sayfa ile yoluna devam edebilir…” diyerek belirtmişti.

Paylaşın

Merkez Bankası Rezervlerinde Erime Devam Ediyor!

Merkez Bankası’nın (TCMB), brüt rezervleri 134,2 milyar dolar, net rezervleri de 28,5 milyar dolar düzeyine geriledi. Bankanın swap hariç net rezervleri eksi 41,9 milyar dolar oldu.

Haber Merkezi / Kur korumalı mevduat ve katılma hesapları 2 trilyon 367,7 milyar liradan 2 trilyon 343,2 milyar liraya geriledi.

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), 16 şubat ile biten haftaya ilişkin para ve banka istatistiklerini açıkladı. Buna göre; brüt rezervler 134,2 milyar dolar oldu. Bir önceki hafta brüt rezervler 134,9 milyar dolar düzeyindeydi.

Net rezervler 28,5 milyar dolar düzeyine geriledi. Bir önceki hafta net rezervler 28,8 milyar dolar olarak gerçekleşmişti. Swap hariç net rezervler eksi 41,9 milyar dolar oldu. Önceki hafta swap hariç net rezervler eksi 43,7 milyar dolar olarak kaydedilmişti.

Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumunun (BDDK) haftalık bülteninde yer alan bilgilere göre, kur korumalı mevduat ve katılma hesapları 2 trilyon 367,7 milyar TL’den 2 trilyon 343,2 milyar TL’ye geriledi.

Merkez Bankası, faizi sabit tuttu

Öte yandan Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Para Politikası Kurulu (PPK), politika faizi olan bir hafta vadeli repo ihale faiz oranının değiştirmeyerek yüzde 45’te sabit tuttu.

TCMB’den faiz oranlarına ilişkin yapılan duyuruda, “Kurul, politika kararlarını parasal sıkılaştırmanın gecikmeli etkilerini de dikkate alarak, enflasyonun ana eğilimini geriletecek ve orta vadede yüzde 5 hedefine ulaştıracak parasal ve finansal koşulları sağlayacak şekilde belirleyecektir” denildi.

Açıklamada, “Enflasyon ve enflasyonun ana eğilimine ilişkin göstergeler yakından takip edilecek ve Kurul fiyat istikrarı temel amacı doğrultusunda elindeki tüm araçları kararlılıkla kullanacaktır ifadesi kullanıldı.

Bu, TCMB’nin yeni Başkanı Fatih Karahan döneminde alınan ilk faiz kararı oldu. Karahan, bu ay başında Hafize Gaye Erkan’ın yerine TCMB Başkanlığına atanmıştı.

Karahan, göreve atanmasının ardından yaptığı ilk değerlendirmede “Merkez Bankamızın temel amacı ve önceliği fiyat istikrarını sağlamaktır” demişti. Merkez Bankası Başkanı, yılın ilk enflasyon raporunu paylaşırken yaptığı açıklamada da “Enflasyon, hedefimizle uyumlu seviyeye gerileyene kadar parasal sıkılığı korumakta kararlıyız” mesajı vermişti.

Ekonomistlerin beklentisi de Para Politikası Kurulu’nun bugünkü toplantısı sonucunda faizleri sabit tutacağı yönündeydi. Merkez Bankası, politika faizini geçen ay yüzde 42,5’ten yüzde 45’e yükseltmişti.

Bakan Şimşek’ten seçim sonrası mesajı

Ayrıca Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, sosyal medya hesabı üzerinden, seçim sonrasına yönelik iddialara ilişkin açıklamalarda bulundu. Şimşek, şu ifadeleri kullandı:

“Şirketlerimiz uluslararası piyasalarda sermaye benzeri kaynaklara artık daha rahat erişebiliyor. Programda öngördüğümüz hedeflere yaklaştıkça ülkemize uzun vadeli ve uygun maliyetli kaynak akışı daha da artacaktır.

Sayın Cumhurbaşkanımızın güçlü desteğiyle uyguladığımız politikalar, seçim sonrasında da hedeflerimiz doğrultusunda devam edecek. Bu çerçevede; dolaşıma kasıtlı olarak sunulan spekülasyonlara itibar etmeyiniz.”

Paylaşın

Merkez Bankası, Politika Faizini Yüzde 45 Düzeyinde Sabit Tuttu

Merkez Bankası (TCMB), Hafize Gaye Erkan’ın yerine göreve atanan Fatih Karahan başkanlığında yaptığı ilk toplantıda politika faizini yüzde 45 düzeyinde sabit tutma kararı aldı.

Haber Merkezi / Para Politikası Kurulu (PPK) beklenti anketine katılan ekonomistler, politika faizinin bugünkü toplantıda yüzde 45’te sabit bırakılacağını öngörüyordu.

Geçen yıl Mayıs ayındaki seçimler öncesi Türkiye’de politika faizi yüzde 8,50’ydi. Seçimler sonrası ise Haziran ayından bu yana parasal sıkılaşma politikalarının sonucu olarak Merkez Bankası politika faizini 3650 baz puan yükseltti.

TCMB’nin uzun süre faizlerin yüksek tutulacağına dair mesajlarına rağmen piyasada yıl sonuna doğru faiz indirimlerine başlanacağı beklentisi var.

Politika faizinin yıl sonunda yüzde 37,5 seviyesinde olması bekleniyor. Merkez Bankası’nın düzenlediği ankete katılan ekonomistlerin yıl sonu politika faizi beklentilerinin medyanı ise yüzde 36,25 oldu.

Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası (TCMB) Para Politikası Kurulu (PPK) Fatih Karahan başkanlığında toplandı. PPK, politika faizi olan bir hafta vadeli repo ihale faiz oranının yüzde 45 düzeyinde sabit tutulması kararını aldı.

Merkez Bankası (TCMB) tarafından karara ilişkin yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi:

“Ocak ayında aylık enflasyonun ana eğilimi yılın ilk ayına özgü zamana-bağlı fiyat ve ücret güncellemeleri sonucunda, enflasyon tahmin patikasında öngörülen şekilde yükselmiş ve manşet enflasyon sınırlı bir artış kaydetmiştir. Yakın döneme ilişkin göstergeler, yurt içi talepteki dengelenmenin sürdüğüne işaret etmektedir.

Söz konusu dengelenme süreci, tüketim malı ve altın ithalatında güçlü, diğer tüketim harcamalarına ilişkin göstergelerde ise öngörülene kıyasla yavaş seyretmektedir. Buna ek olarak, hizmet fiyatlarındaki katılık, jeopolitik riskler ve gıda fiyatları enflasyon baskılarını canlı tutmaktadır. Kurul, enflasyon beklentileri ve fiyatlama davranışlarının öngörüler ile uyumunu ve ücret artışlarının enflasyon üzerindeki etkilerini yakından takip edecektir.

Dış finansman koşulları, rezervlerin seviyesi, cari dengedeki iyileşme ve Türk lirası varlıklara talep, döviz kuru istikrarına ve para politikasının etkinliğine katkıda bulunmaya devam etmektedir. Para politikasındaki kararlı duruş, dezenflasyonun ana unsurlarından olan Türk lirası reel değerlenme sürecine katkı vermeyi sürdürecektir.

Kurul, politika faizinin mevcut seviyesinin aylık enflasyonun ana eğiliminde belirgin ve kalıcı bir düşüş sağlanana ve enflasyon beklentileri öngörülen tahmin aralığına yakınsayana kadar sürdürüleceğini değerlendirmiştir. Enflasyon görünümünde belirgin ve kalıcı bir bozulma öngörülmesi durumunda ise para politikası duruşu sıkılaştırılacaktır.

Kurul, makroihtiyati politikaları piyasa mekanizmasının işlevselliğini ve makro finansal istikrarı koruyacak nitelikte uygulamayı sürdürecektir. Bu çerçevede, kredi büyümesi ve mevduat faizinde öngörülenin dışında gelişmeler olması durumunda parasal aktarım mekanizması desteklenecektir. Parasal sıkılığı desteklemek amacıyla likidite gelişmeleri yakından takip edilerek, sterilizasyon araçları etkin şekilde kullanılacaktır.

Kurul, politika kararlarını parasal sıkılaştırmanın gecikmeli etkilerini de dikkate alarak, enflasyonun ana eğilimini geriletecek ve orta vadede yüzde 5 hedefine ulaştıracak parasal ve finansal koşulları sağlayacak şekilde belirleyecektir.

Enflasyon ve enflasyonun ana eğilimine ilişkin göstergeler yakından takip edilecek ve Kurul, fiyat istikrarı temel amacı doğrultusunda elindeki tüm araçları kararlılıkla kullanacaktır. Kurul, kararlarını öngörülebilir, veri odaklı ve şeffaf bir çerçevede alacaktır.”

Paylaşın

Kur Korumalı Mevduat’ta Düşüş 26. Haftada Da Sürdü

Kur Korumalı Mevduat (KKM) hesapları, 16 şubat ile biten hafta 24,5 milyar lira düşüşle 2,343 trilyon liraya geriledi. Aynı hafta Merkez Bankası’nın (TCMB), brüt rezervleri 134,2 milyar dolar oldu.

Haber Merkezi / Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK), 16 şubat ile biten haftaya ilişkin bankacılık sektörü verilerini açıkladı.

Buna göre; Kur Korumalı Mevduat (KKM) hesapları, 16 şubat ile biten hafta 24,5 milyar lira düşüşle 2,343 trilyon liraya geriledi. Böylelikle KKM’deki düşüş 26. haftada da devam etti.

Öte yandan Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), aynı haftaya ilişkin para ve banka istatistiklerini açıkladı. Buna göre; brüt rezervler 134,2 milyar dolar oldu. Bir önceki hafta brüt rezervler 134,9 milyar dolar düzeyindeydi.

Net rezervler 28,5 milyar dolar düzeyine geriledi. Bir önceki hafta net rezervler 28,8 milyar dolar olarak gerçekleşmişti. Swap hariç net rezervler eksi 41,9 milyar dolar oldu. Önceki hafta swap hariç net rezervler eksi 43,7 milyar dolar olarak kaydedilmişti.

Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumunun (BDDK) haftalık bülteninde yer alan bilgilere göre, kur korumalı mevduat ve katılma hesapları 2 trilyon 367,7 milyar TL’den 2 trilyon 343,2 milyar TL’ye geriledi.

Merkez Bankası, faizi sabit tuttu

Öte yandan Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Para Politikası Kurulu (PPK), politika faizi olan bir hafta vadeli repo ihale faiz oranının değiştirmeyerek yüzde 45’te sabit tuttu.

TCMB’den faiz oranlarına ilişkin yapılan duyuruda, “Kurul, politika kararlarını parasal sıkılaştırmanın gecikmeli etkilerini de dikkate alarak, enflasyonun ana eğilimini geriletecek ve orta vadede yüzde 5 hedefine ulaştıracak parasal ve finansal koşulları sağlayacak şekilde belirleyecektir” denildi.

Açıklamada, “Enflasyon ve enflasyonun ana eğilimine ilişkin göstergeler yakından takip edilecek ve Kurul fiyat istikrarı temel amacı doğrultusunda elindeki tüm araçları kararlılıkla kullanacaktır ifadesi kullanıldı.

Bu, TCMB’nin yeni Başkanı Fatih Karahan döneminde alınan ilk faiz kararı oldu. Karahan, bu ay başında Hafize Gaye Erkan’ın yerine TCMB Başkanlığına atanmıştı.

Karahan, göreve atanmasının ardından yaptığı ilk değerlendirmede “Merkez Bankamızın temel amacı ve önceliği fiyat istikrarını sağlamaktır” demişti. Merkez Bankası Başkanı, yılın ilk enflasyon raporunu paylaşırken yaptığı açıklamada da “Enflasyon, hedefimizle uyumlu seviyeye gerileyene kadar parasal sıkılığı korumakta kararlıyız” mesajı vermişti.

Ekonomistlerin beklentisi de Para Politikası Kurulu’nun bugünkü toplantısı sonucunda faizleri sabit tutacağı yönündeydi. Merkez Bankası, politika faizini geçen ay yüzde 42,5’ten yüzde 45’e yükseltmişti.

Bakan Şimşek’ten seçim sonrası mesajı

Ayrıca Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, sosyal medya hesabı üzerinden, seçim sonrasına yönelik iddialara ilişkin açıklamalarda bulundu. Şimşek, şu ifadeleri kullandı:

“Şirketlerimiz uluslararası piyasalarda sermaye benzeri kaynaklara artık daha rahat erişebiliyor. Programda öngördüğümüz hedeflere yaklaştıkça ülkemize uzun vadeli ve uygun maliyetli kaynak akışı daha da artacaktır.

Sayın Cumhurbaşkanımızın güçlü desteğiyle uyguladığımız politikalar, seçim sonrasında da hedeflerimiz doğrultusunda devam edecek. Bu çerçevede; dolaşıma kasıtlı olarak sunulan spekülasyonlara itibar etmeyiniz.”

Paylaşın

Uzmanlardan “500, 1.000 Ve 5.000 Liralık Banknot Basılmalı” Önerisi

Ziraat Bankası Eski Genel Müdür Yardımcısı Prof. Dr. Şenol Babuşcu sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada “500 ve 1.000 TL.lik banknotlar basılması yetmez, 5.000 TL.lik banknot da basılmalı…” dedi.

200 TL banknotun basıldığı tarihte değerinin 131 dolar olduğunu belirten Babuşcu “2024 yılı içinde 131 doları karşılığı yaklaşık 5.000 TL olacağına göre 500 ve 1.000 TL.lık banknotların yanı sıra 5.000 TL.lık banknot da basılmalı…” görüşünü savundu.

Enflasyonun giderek artması ve Türk lirasının dolar karşısında hızla değer kaybetmesiyle birlikte yeni banknotların basılması sık sık gündeme geliyor. Uzmanlar da yeni banknot basılmasını öneriyor.

Türkiye’de halen kullanımdaki en yüksek banknot olan 200 TL 1 Ocak 2009’da kullanılmaya başlandı. 200 TL kullanıma girdiğinde Merkez Bankası kuruna göre 2 Ocak 2009’da 132 dolar (tam olarak 131,6) yapıyordu. 21 Şubat 2024 kuruna göre ise 200 TL 6,49 dolar ediyor. 132 doların 21 Şubat’taki Türk lirası karşılığı ise 4 bin 71 liraya kadar yükseldi.

Peki, en büyük banknot olan 200 TL’nin dolar karşılığı zaman içinde nasıl değişti? 2009 başında 132 doların Türk lirası karşılığı nasıl değişti?

Merkez Bankası aylık kur ortalamasına göre 200 TL Ocak 2009’da 126 dolar ediyordu. Bu miktar Ekim 2010’da 141 dolara kadar yükselerek tüm zamanların rekorunu kırdı. 200 liranın karşılığı ilk kez Eylül 2013’te 100 doların altına düşerek 99 dolar gerçekleşti.

Türk lirasının dolar karşısında değer kaybetmesiyle 200 TL’nin karşılığı da kademeli olarak düştü. Ancak Nisan 2016’da bu miktar hala 70 doların hemen üzerindeydi. Çok geçmeden Ağustos 2018’da bu miktar 35 dolara kadar geriledi.

Rafa kaldırılan “yeni ekonomi dönemi”nde 200 liranın satın alabildiği dolar miktarı iyice geriledi. Bu dönemde 200 liranın karşılığı 10 dolara kadar indi.

Mayıs 2023 seçimlerinden sonra ilk kez 10 liranın altına düşen bu miktar Şubat ayında 6,5 dolar civarında seyrediyor. 132 doların TL karşılığı 2014 sonuna kadar hiç 300 lirayı aşmadı. İlk kez Aralık 2014’te 302 lira olan 132 dolar 2017 sonunda 500 liraya ulaştı.

Ekim 2020’de bin lira sınırını aşan 132 dolar “yeni ekonomi modeli”nin başladığı Eylül 2021’de bin 124 lira idi. Bu tarihten sonra şaha kalkan dolar kurunun etkisiyle 132 dolar cumhurbaşkanlığı seçimlerinin ardından Haziran 2023’te ilk kez 3 bin lira bandını aştı. Şubat 2024’te ise 4 bin lira sınırı aşıldı.

“5 bin liralık banknot basılmalı”

Yeni banknotlar basılacağına dair sık sık haberler çıkarken uzman ve eski yetkililer de bu yönde öneride bulunuyor.

Ziraat Bankası Eski Genel Müdür Yardımcısı Prof.Dr. Şenol Babuşcu sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada “500 ve 1.000 TL.lik banknotlar basılması yetmez, 5.000 TL.lik banknot da basılmalı…” dedi.

200 TL banknotun basıldığı tarihte değerinin 131 dolar olduğunu belirten Babuşcu “2024 yılı içinde 131 doları karşılığı yaklaşık 5.000 TL olacağına göre 500 ve 1.000 TL.lık banknotların yanı sıra 5.000 TL.lık banknot da basılmalı…” görüşünü savundu.

Merkez Bankası Eski Başekonomisti Prof. Dr. Hakan Kara da Ekim 2023’te sosyal medyadaki yorumunda “500 TL’lik banknot dediğimiz 18 dolar. Seçimler geçtikten sonra çatır çatır basılır.” ifadesini kullandı.

Öte yandan, piyasadaki 200 TL banknot oranı da artıyor. Hakan Kara’nın paylaşımına göre 2023 sonuna doğru en büyük banknot olan 200 TL’nin kullanımdaki payı yüzde 68,9’a ulaştı. Kara “Para reformu yapılmadan önce 2004 yılında en büyük kupürün (20 milyonluk banknot) payı yüzde 84,8’e ulaşmıştı” diyerek henüz rekorun görülmediğini kaydetti.

(Kaynak: Euronews Türkçe)

Paylaşın

TÜİK Açıkladı: Tarımsal Girdi Enflasyonu 51 Aydır Artıyor

Tarımsal girdi enflasyonu aralık ayında bir önceki aya göre yüzde 2,62, bir önceki yılın aralık ayına göre yüzde 41,43, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 41,43 ve on iki aylık ortalamalara göre yüzde 43,69 arttı.

Haber Merkezi / Böylece tarımsal girdi enflasyonu aylık bazda Eylül 2019’dan bu yana 51 aydır aralıksız yükselişini sürdürüyor.

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Tarımsal Girdi Fiyat Endeksi (Tarım-GFE) Aralık 2023 verilerini açıkladı. Buna göre, Tarım-GFE aralık ayında bir önceki aya göre yüzde 2,62, bir önceki yılın aralık ayına göre yüzde 41,43, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 41,43 ve on iki aylık ortalamalara göre yüzde 43,69 artış gerçekleşti.

Ana gruplarda bir önceki aya göre, tarımda kullanılan mal ve hizmet endeksinde yüzde 2,82, tarımsal yatırıma katkı sağlayan mal ve hizmet endeksinde yüzde 1,47 artış gerçekleşti. Bir önceki yılın aynı ayına göre göre tarımda kullanılan mal ve hizmet endeksinde yüzde 37,64, tarımsal yatırıma katkı sağlayan mal ve hizmet endeksinde yüzde 68,87 artış gerçekleşti.

Bir önceki yılın aynı ayına göre artışın düşük olduğu alt gruplar yüzde 9,69 ile gübre ve toprak geliştiriciler ve yüzde 24,75 ile tarımsal ilaçlar oldu. Yıllık artışın yüksek olduğu alt gruplar ise sırasıyla, yüzde 151,60 ile veteriner harcamaları ve yüzde 89,31 ile diğer mal ve hizmetler oldu.

Bir önceki aya göre azalış gösteren alt gruplar sırasıyla, yüzde 2,26 ile enerji ve yağlar ve yüzde 0,74 ile gübre ve toprak geliştiriciler oldu. Buna karşılık, aylık artışın yüksek olduğu alt gruplar ise sırasıyla, yüzde 6,37 ile diğer mal ve hizmetler ve yüzde 5,21 ile hayvan yemi oldu.

Paylaşın

Tüketici Güven Endeksi 79,3’e Geriledi

Tüketici güven endeksi, ocak ayında bir önceki aya göre yüzde 1,3 oranında azalarak 79,3 oldu. Böylece ocak ayında 80,4 olan tüketici güven endeksi, şubat ayında 79,3’e olarak kayıtlara geçti.

Haber Merkezi / Tüketici güven endeksinin 100’den büyük olması tüketici güveninde iyimser durumu, 100’den küçük olması tüketici güveninde kötümser durumu göstermektedir.

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) Tüketici Güven Endeksi Şubat 2024 verilerini açıkladı. Buna göre; Türkiye İstatistik Kurumu ve Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası işbirliği ile yürütülen tüketici eğilim anketi sonuçlarından hesaplanan tüketici güven endeksi, ocak ayında 80,4 iken şubat ayında yüzde 1,3 oranında azalarak 79,3 oldu.

Alt endekslerden, mevcut dönemde hanenin maddi durumu yüzde -0,1 azalışla 67,1, gelecek 12 aylık dönemde hanenin maddi durum beklentisi yüzde -1,6 azalışla 78,2, gelecek 12 aylık dönemde genel ekonomik durum beklentisi yüzde -3,4 azalışla 74,6’a, gelecek 12 aylık dönemde dayanıklı tüketim mallarına harcama yapma düşüncesi yüzde -0,3 azalışla 97,5 seviyesine geriledi.

Tüketici güven endeksi nedir ve neden önemlidir?

Tüketici güven endeksi, aylık tüketici eğilim anketi ile tüketicilerin maddi durum ve genel ekonomiye ilişkin mevcut durum değerlendirmeleri ile gelecek dönem beklentileri, harcama ve tasarruf eğilimleri ölçülmektedir.

Anket sonuçlarından hesaplanan tüketici güven endeksi 0-200 aralığında değer alabilmektedir. Tüketici güven endeksinin 100’den büyük olması tüketici güveninde iyimser durumu, 100’den küçük olması tüketici güveninde kötümser durumu göstermektedir.

Tüketici eğilimine ilişkin endekslerden, tüketimin finansmanı amacıyla borç kullanma ihtimali endeksinin artması iyimser durumu, azalması ise kötümser durumu göstermektedir.

Benzer şekilde tüketici fiyatlarının değişimine ilişkin düşünce ve beklenti endekslerinin artması tüketici fiyatlarında düşüş düşüncesini/beklentisini, azalması ise tüketici fiyatlarında artış düşüncesini/ beklentisini göstermektedir. İşsiz sayısı beklentisi endeksinin artması işsiz sayısında azalma beklendiğini, endeksin azalması ise işsiz sayısında artış beklendiğini ifade etmektedir.

Paylaşın

Türkiye’nin Yurt Dışı Varlıkları 327 Milyar Dolara Yükseldi

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) verilerine göre, aralık ayı sonu itibarıyla, Türkiye’nin yurt dışı varlıkları, 326,9 milyar dolar, yükümlülükleri ise 612,1 milyar dolar oldu.

Haber Merkezi / Varlıklar alt kalemleri incelendiğinde, rezerv varlıklar kalemi 140,9 milyar dolar, diğer yatırımlar kalemi 121,1 milyar dolar oldu. Yükümlülükler alt kalemleri incelendiğinde, doğrudan yatırımlar (sermaye ve diğer sermaye) piyasa değeri ile döviz kurlarındaki değişimlerin de etkisiyle 158,6 milyar dolar seviyesinde gerçekleşti.

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), Uluslararası Yatırım Pozisyonu Gelişmeleri Aralık 2023 verilerini açıkladı.

Buna göre; 2023 Aralık sonu itibarıyla, Uluslararası Yatırım Pozisyonu (UYP) verilerine göre, Türkiye’nin yurt dışı varlıkları, 2022 yıl sonuna göre yüzde 6,0 oranında artışla 326,9 milyar dolar, yükümlülükleri ise yüzde 2,0 oranında azalışla 612,1 milyar dolar olarak gerçekleşti.

Türkiye’nin yurt dışı varlıkları ile yurt dışına olan yükümlülüklerinin farkı olarak tanımlanan net UYP, 2022 yıl sonunda -316,1 milyar dolar iken 2023 Aralık sonunda -285,2 milyar dolar seviyesinde gerçekleşti.

Varlıklar alt kalemleri incelendiğinde, rezerv varlıklar kalemi 2022 yıl sonuna göre yüzde 9,4 oranında artışla 140,9 milyar dolar, diğer yatırımlar kalemi yüzde 0,2 oranında artışla 121,1 milyar dolar seviyesinde gerçekleşti. Diğer yatırımlar alt kalemlerinden bankaların Yabancı Para ve Türk Lirası cinsinden efektif ve mevduatları yüzde 3,7 oranında artışla 46,7 milyar dolar oldu.

Yükümlülükler alt kalemleri incelendiğinde, doğrudan yatırımlar (sermaye ve diğer sermaye) piyasa değeri ile döviz kurlarındaki değişimlerin de etkisiyle 2022 yıl sonuna göre yüzde 22,5 oranında azalışla 158,6 milyar dolar seviyesinde gerçekleşti.

Portföy yatırımları 2022 yıl sonuna göre yüzde 2,7 oranında artışla 95,8 milyar dolar oldu. Yurt dışı yerleşiklerin hisse senedi stoku 2022 yıl sonuna göre yüzde 2,7 oranında artışla 29,5 milyar dolar olurken, yurt dışı yerleşiklerin mülkiyetindeki DİBS stoku yüzde 111,6 oranında artışla 2,6 milyar dolar, Hazine’nin tahvil stoku (yurt içi yerleşiklerce alınan tahvil stoku düşüldükten sonra) ise yüzde 1,4 artışla 42,5 milyar dolar seviyesinde gerçekleşti.

Aynı dönemde, diğer yatırımlar 2022 yıl sonuna göre yüzde 9,5 oranında artarak 357,7 milyar dolar oldu. Yurt dışı yerleşiklerin yurt içi yerleşik bankalardaki Yabancı Para mevduatı, 2022 yıl sonuna göre yüzde 3,8 oranında artarak 43,2 milyar dolar olurken, TL mevduatı yüzde 20,5 oranında artarak 17,0 milyar dolar oldu.

Bankaların toplam kredi stoku yüzde 12,3 oranında artarak 63,1 milyar dolar olurken, diğer sektörlerin toplam kredi stoku yüzde 0,7 oranında artarak 101,0 milyar dolar düzeyinde gerçekleşti.

Paylaşın