Bütçe, İki Ayda 405 Milyar Lira Açık Verdi

Şubat ayında merkezi yönetim bütçe giderleri 760 milyar 984 milyon lira, bütçe gelirleri 562 milyar 643 milyon lira oldu. Başka bir ifadeyle bütçe, şubat ayında 198,3 milyar lira açık verdi.

Haber Merkezi / Hazine ve Maliye Bakanlığı, Şubat 2024 Merkezi Yönetim Bütçe Gerçekleşmeleri Raporu’nu yayınladı. Buna göre, geçen ay Hazine’nin nakit gelirleri 562 milyar 643 milyon lira, nakit giderleri 760 milyar 984 milyon lira oldu.

Faiz dışı giderler 706 milyar 414 milyon lira, faiz ödemeleri ise 54 milyar 571 milyon lira olarak gerçekleşti. Faiz dışı denge ise 143 milyar 770 milyon lira açık verdi.

Kur farklarından kaynaklanan artış 7 milyar 315 milyon lira olarak gerçekleşirken, kasa/banka net hesabında da 50 milyar 738 milyon lira azalış görüldü.

Merkez Bankası (TCMB) brüt rezervleri geriledi

Öte yandan Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), 1 Mart ile biten haftaya ilişkin para ve banka istatistiklerini açıkladı.

Açıklanan verilere göre; Merkez Bankası’nın (TCMB) brüt rezervleri 130,9 milyar dolara geriledi. Bir önceki hafta brüt rezervler 134,2 milyar dolar seviyesindeydi.

Aynı haftada net rezervlerde de düşüş görüldü. Net rezervler 22,4 milyar dolardan 20,5 milyar dolara geriledi.

Merkez Bankası’nın (TCMB) 1 Mart ile biten haftada, swap hariç net rezervleri eksi 40,8 milyar dolar oldu. Bir önceki hafta swap hariç net rezervler eksi 46,2 milyar dolar düzeyindeydi.

KKM’de erime devam etti

Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK), 1 Mart ile biten haftaya ilişkin bankacılık sektörü verilerini açıkladı.

Buna göre, kur korumalı mevduatlar 1 Mart ile biten haftada 12,8 milyar TL düşüşle 2 trilyon 31 trilyon TL’ye geriledi. Toplam kredi hacmi 12 trilyon 203 milyar 83 milyon liradan 12 trilyon 363 milyar 424 milyon liraya çıktı.

Tüketici kredileri 16 milyar 54 milyon lira artışla 1 trilyon 578 milyar 84 milyon liraya yükseldi. Söz konusu kredilerin 438 milyar 802 milyon lirası konut, 93 milyar 459 milyon lirası taşıt ve 1 trilyon 45 milyar 822 milyon lirası ihtiyaç kredilerinden oluştu.

Bireysel kredi kartı borçları, 1 trilyon 311 milyar 696 milyon liraya yükseldi. Bireysel kredi kartı alacaklarının 571 milyar 593 milyon lirasını taksitli, 740 milyar 103 milyon lirasını taksitsiz borçlar oluşturdu.

Takipteki alacaklar ise 1 milyar 160 milyon lira artarak 195 milyar 580 milyon liraya yükseldi. Takipteki alacakların 161 milyar 812 milyon lirasına özel karşılık ayrıldı.

Paylaşın

Şubat Ayında Borsa Yatırımcısını Güldürdü

BIST 100 endeksi, aylık ve üç aylık ve yıllık dönemde yatırımcısına en yüksek getiri sağlayan yatırım aracı oldu. Altı aylık dönemde ise külçe altın yatırımcısına en yüksek getiri sağlayan yatırım aracı oldu.

Haber Merkezi / Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Finansal Yatırım Araçlarının Reel Getiri Oranları Şubat 2024 verilerini açıkladı.

Buna göre; Aylık en yüksek reel getiri, yurt içi üretici fiyat endeksi (Yİ-ÜFE) ile indirgendiğinde yüzde 9,74, tüketici fiyat endeksi (TÜFE) ile indirgendiğinde ise yüzde 8,91 oranlarıyla BIST 100 endeksinde gerçekleşti.

Yİ-ÜFE ile indirgendiğinde; yatırım araçlarından mevduat faizi (brüt) yüzde 1,01, Amerikan Doları yüzde 1,34, Devlet İç Borçlanma Senetleri (DİBS) yüzde 1,94, külçe altın yüzde 2,33 ve Euro yüzde 2,37 oranlarında yatırımcısına kaybettirdi.

TÜFE ile indirgendiğinde; mevduat faizi (brüt) yüzde 1,76, Amerikan Doları yüzde 2,09, DİBS yüzde 2,68, külçe altın yüzde 3,07 ve Euro yüzde 3,11 oranlarında yatırımcısına kaybettirdi.

BIST 100 endeksi, üç aylık değerlendirmede; Yİ-ÜFE ile indirgendiğinde yüzde 6,02, TÜFE ile indirgendiğinde ise yüzde 0,91 oranlarında yatırımcısına en yüksek reel getiri sağlayan yatırım aracı oldu. Aynı dönemde Euro, Yİ-ÜFE ile indirgendiğinde yüzde 1,76, TÜFE ile indirgendiğinde ise yüzde 6,50 oranlarında yatırımcısına en çok kaybettiren yatırım aracı oldu.

Altı aylık değerlendirmeye göre külçe altın; Yİ-ÜFE ile indirgendiğinde yüzde 3,38 oranında yatırımcısına en yüksek reel getiri sağlarken; TÜFE ile indirgendiğinde ise yüzde 4,72 oranında yatırımcısına kaybettirmiştir. Aynı dönemde DİBS, Yİ-ÜFE ile indirgendiğinde yüzde 21,66, TÜFE ile indirgendiğinde ise yüzde 27,80 oranlarında yatırımcısına en çok kaybettiren yatırım aracı oldu.

Finansal yatırım araçları yıllık olarak değerlendirildiğinde BIST 100 endeksi; Yİ-ÜFE ile indirgendiğinde yüzde 24,45,  TÜFE ile indirgendiğinde ise yüzde 9,71 oranlarında yatırımcısına en yüksek reel getiri sağlayan yatırım aracı oldu.

Yıllık değerlendirmede, Yİ-ÜFE ile indirgendiğinde; yatırım araçlarından külçe altın yüzde 23,29, Euro yüzde 11,66 ve Amerikan Doları yüzde 10,87 oranlarında yatırımcısına reel getiri sağlarken; mevduat faizi (brüt) yüzde 22,26 ve DİBS yüzde 48,09 oranlarında yatırımcısına kaybettirdi.

TÜFE ile indirgendiğinde külçe altın yüzde 8,70 oranında yatırımcısına reel getiri sağlarken; Euro yüzde 1,56, Amerikan Doları yüzde 2,26, mevduat faizi (brüt) yüzde 31,46 ve DİBS yüzde 54,23 oranlarında yatırımcısına kaybettirdi.

Paylaşın

Bireysel Kredi Kartı Borçları 1 Trilyon 312 Milyar Liraya Yükseldi

Bireysel kredi kartı borçları, 1 Mart ile biten haftada 1 trilyon 311 milyar 696 milyon liraya yükseldi. Bireysel kredi kartı alacaklarının 571 milyar 593 milyon lirasını taksitli, 740 milyar 103 milyon lirasını taksitsiz borçlar oluşturdu.

Haber Merkezi / Aynı haftada Merkez Bankası’nın (TCMB), swap hariç net rezervleri eksi 40,8 milyar dolar oldu. Bir önceki hafta swap hariç net rezervler eksi 46,2 milyar dolar düzeyindeydi.

Kur Korumalı Mevduat (KKM) hesapları 1 Mart ile biten haftada, 12,8 milyar düşerek 2 trilyon 31 milyar lira oldu.

Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK), 1 Mart ile biten haftaya ilişkin bankacılık sektörü verilerini açıkladı. Buna göre; toplam kredi hacmi 12 trilyon 203 milyar 83 milyon liradan 12 trilyon 363 milyar 424 milyon liraya çıktı.

Tüketici kredileri 16 milyar 54 milyon lira artışla 1 trilyon 578 milyar 84 milyon liraya yükseldi. Söz konusu kredilerin 438 milyar 802 milyon lirası konut, 93 milyar 459 milyon lirası taşıt ve 1 trilyon 45 milyar 822 milyon lirası ihtiyaç kredilerinden oluştu.

Bireysel kredi kartı borçları, 1 trilyon 311 milyar 696 milyon liraya yükseldi. Bireysel kredi kartı alacaklarının 571 milyar 593 milyon lirasını taksitli, 740 milyar 103 milyon lirasını taksitsiz borçlar oluşturdu.

Takipteki alacaklar ise 1 milyar 160 milyon lira artarak 195 milyar 580 milyon liraya yükseldi. Takipteki alacakların 161 milyar 812 milyon lirasına özel karşılık ayrıldı.

Merkez Bankası (TCMB) brüt rezervleri geriledi

Öte yandan Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), 1 Mart ile biten haftaya ilişkin para ve banka istatistiklerini açıkladı.

Açıklanan verilere göre; Merkez Bankası’nın (TCMB) brüt rezervleri 130,9 milyar dolara geriledi. Bir önceki hafta brüt rezervler 134,2 milyar dolar seviyesindeydi.

Aynı haftada net rezervlerde de düşüş görüldü. Net rezervler 22,4 milyar dolardan 20,5 milyar dolara geriledi.

Merkez Bankası’nın (TCMB) 1 Mart ile biten haftada, swap hariç net rezervleri eksi 40,8 milyar dolar oldu. Bir önceki hafta swap hariç net rezervler eksi 46,2 milyar dolar düzeyindeydi.

Ayrıca Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) verilerine göre kur korumalı mevduatlar 1 Mart ile biten haftada 12,8 milyar TL düşüşle 2 trilyon 31 trilyon TL’ye geriledi.

Paylaşın

Merkez Bankası’nın Swap Hariç Net Rezervleri Eksi 40,8 Milyar Dolar

Merkez Bankası’nın (TCMB) 1 Mart ile biten haftada, swap hariç net rezervleri eksi 40,8 milyar dolar oldu. Bir önceki hafta swap hariç net rezervler eksi 46,2 milyar dolar düzeyindeydi.

Haber Merkezi / Öte yandan Kur Korumalı Mevduat (KKM) hesapları 1 Mart ile biten haftada, 12,8 milyar düşerek 2 trilyon 31 milyar lira oldu.

Ayrıca aynı haftada bankaların bireysel kredi kartı alacakları da yüzde 3 artışla 1 trilyon 311 milyar 696 milyon liraya yükseldi.

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), 1 Mart ile biten haftaya ilişkin para ve banka istatistiklerini açıkladı.

Açıklanan verilere göre; Merkez Bankası’nın (TCMB) brüt rezervleri 130,9 milyar dolara geriledi. Bir önceki hafta brüt rezervler 134,2 milyar dolar seviyesindeydi.

Aynı haftada net rezervlerde de düşüş görüldü. Net rezervler 22,4 milyar dolardan 20,5 milyar dolara geriledi.

Merkez Bankası’nın (TCMB) 1 Mart ile biten haftada, swap hariç net rezervleri eksi 40,8 milyar dolar oldu. Bir önceki hafta swap hariç net rezervler eksi 46,2 milyar dolar düzeyindeydi.

Öte yandan Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) verilerine göre kur korumalı mevduatlar 1 Mart ile biten haftada 12,8 milyar TL düşüşle 2 trilyon 31 trilyon TL’ye geriledi.

Ayrıca aynı haftada bankaların bireysel kredi kartı alacakları da yüzde 3 artışla 1 trilyon 311 milyar 696 milyon liraya yükseldi.

Paylaşın

2023 Yılında Türkiye’de Konut Fiyatları Yüzde 76 Arttı

Türkiye’de konut fiyatları 2015 yılından 2021 yılına kadar kademeli olarak artarken, 2021’den sonra patlama yaptı. 2022 yılında konut fiyatlarındaki artış yüzde 168’le zirveye ulaşırken, 2023 yılında yüzde 76’lık bir artış gösterdi.

Uzmanlar, Türkiye’de nominal emlak fiyatlarındaki yükselişin çeşitli nedenlere bağlı olduğunu belirtiyor. KPMG Türkiye Gayrimenkul ve İnşaat Sektörü Lideri Görkem Yapan “Bence bunun başlıca nedenleri kurdaki dalgalanma, Türk lirasının değer kaybı, yüksek enflasyon oranları ve buna bağlı olarak inşaat maliyetlerindeki artış ile pandemi sonrası artan talep,” ifadelerini kullandı.

Macaristan’da konut fiyatları 2015’ten bu yana yüzde 166’dan fazla arttı, ancak daha da göz kamaştırıcı bir artışa sahip bir ülke var; Türkiye. Son veriler, Türkiye’deki konut fiyatlarının nominal olarak dokuz yıl öncesine kıyasla 12 kat daha yüksek olduğunu gösterirken, İstanbul’daki bir dairenin fiyatı Paris ve Londra’daki dairelerle yarışır hale geldi.

OECD üyesi ülkeler arasında, İsveç ve Finlandiya gibi kuzey Avrupa ülkeleri, 2015’ten bu yana nominal konut fiyatlarında yüzde 4’ün biraz üzerinde artışla en küçük değişikliği gördü. Ölçeğin diğer ucunda Türkiye yer alırken, onu fiyatların 2015 yılına göre yüzde 166 daha fazla olduğu Macaristan izliyor.

OECD ülkelerinin çoğunda konut fiyatlarındaki artış oranı 2015 ile 2023 yılları arasında çift haneli rakamlara ulaştı. Türkiye’de konut fiyatları 2015 yılından 2021 yılına kadar kademeli olarak artarken, 2021’den sonra patlama yaptı.

2022 yılında konut fiyatlarındaki artış yüzde 168’le zirveye ulaşırken, 2023 yılında yüzde 76’lık bir artış gösterdi. Bu arada, Avrupa ve ABD’de konut fiyatları, bu ekonomilerdeki merkez bankalarının yüksek enflasyonla mücadele etmek için faiz oranlarını artırmaya başlamasıyla 2022’nin sonlarında düşmeye başladı.

Türkiye Merkez Bankası ise Ağustos 2022’de gösterge faiz oranını düşürdü, ancak aynı yılın kasım ayında ülkedeki enflasyon yüzde 85’e yakındı. Uzmanlar, Türkiye’de nominal emlak fiyatlarındaki yükselişin çeşitli nedenlere bağlı olduğunu belirtiyor.

KPMG Türkiye Gayrimenkul ve İnşaat Sektörü Lideri Görkem Yapan “Bence bunun başlıca nedenleri kurdaki dalgalanma, Türk lirasının değer kaybı, yüksek enflasyon oranları ve buna bağlı olarak inşaat maliyetlerindeki artış ile pandemi sonrası artan talep,” ifadelerini kullandı.

Türkiye’nin 2022 yılı enflasyonu son derece yüksekti; neredeyse tüm yıl boyunca yüzde 50’nin üzerinde seyretti ve ekim ayında yüzde 80’in üzerine çıktı. Bununla birlikte, OECD’ye göre, reel vadeli konut fiyatları (enflasyona göre ayarlanmış) da 2023’ün üçüncü çeyreği itibariyle 2015’e kıyasla yüzde 96,7 oranında arttı.

Yapan, “Geçen yıl Türkiye’de 11 şehri etkileyen depremler yaşadık, bu da fiyatları artırdı, çünkü insanlar depreme dayanıklı binalar gibi daha güvenli yerlerde yaşamak istiyor,” dedi.

Kredi faizleri fırladı

Nakit alıcılar piyasayı doldururken, Türkiye’de ipotekli konut kredisi kullananların aylık faizleri hızla yükseldi. Türkiye’de son dönemde yüzde 70’e yaklaşan enflasyon, Merkez Bankası’nın para politikasını agresif bir şekilde sıkılaştırmasını ve gösterge faiz oranını Haziran 2023’teki yüzde 8,5 seviyesinden Ocak 2024’te yüzde 45’e yükseltmesine yol açtı.

Sonuç olarak, Türkiye’de ipotekli konut kredileri artık yıllık yüzde 40 faiz oranına sahip. 2023 yılı boyunca satılan evlerin yüzde 15’inden azı ipotekli konut kredisi ile alıcı buldu. Geri kalanı nakit alıcılara satıldı. 2022’den itibaren yabancılara satılan konutların en önemli kısmı Ruslara, ardından da İranlılara gitti.

“Şubat 2022’de Rusya-Ukrayna çatışmasının başlamasının ardından, her iki ülkeden de Antalya, İstanbul ve Mersin’e önemli bir göçmen akını oldu” diyen Yapan, bu üç bölgenin Rus yatırımcılar arasında en popüler yerler haline geldiğini ve buralarda bulunmalarının fiyatları yukarı çektiğini söyledi.

Sadece Antalya’da fiyatlar 2022’nin ikinci yarısına kadar bir yıl içinde yüzde 230 arttı. Yapan, “Rusya ve Ukrayna’dan göçün ardından Antalya’daki yabancı nüfusun iki yıl içinde iki katına çıkması nedeniyle emlak ve kira fiyatları hızla yükseldi” diyor.

Bu arada, Türk lirasının değer kaybetmesi Türk alıcıların fırsatlarını sınırladı. Aynı zamanda, çok sayıda Rus ve Ukrayna vatandaşı büyük miktarlarda nakit ödeme yaparak emlak talebini tetikledi ve bu da fiyatların daha da artmasına neden oldu.

“2023 yılında Türkiye’de satılan 1,2 milyon konutun 35 bini (yüzde 3) yabancılara satıldı ve yabancılara satılan bu konutların yaklaşık yüzde 30’u Ruslara satıldı” diyen Yapan, Rus yatırımcıların son zamanlarda Türkiye’yi Kıbrıs gibi diğer destinasyonlarla değiştirmeye başladığını da sözlerine ekledi.

Yüksek konut ve kira fiyatları, yüksek faiz oranları ve yüksek enflasyon nedeniyle hane halkı gelirinin reel olarak azalması sonucunda Türkiye piyasası frene basmış durumda. Konut fiyatları nominal olarak artmaya devam ediyor ancak enflasyonun gerisinde kalıyor. Dolayısıyla reel olarak son zamanlarda daha da ucuzlamaktadır.

Yüksek inşaat maliyetleri arzın sınırlı kalmasına yol açabilir. Ancak konut talebi artar ve faiz oranları düşerek büyümeyi teşvik ederse mevcut durgunluğun aşılmasına yardımcı olabilir. Bununla birlikte, insanlar şu anda evlerini satın almaya güç yetiremiyor, bu da inatçı bir şekilde yüksek kira fiyatlarına yol açıyor – ve bu aslında nakit alıcılar için yatırım yapmak için biraz alan bırakıyor.

“Örneğin İstanbul’da ya da Türkiye’de bir oran var” diye açıklayan Yapan “Çoğu zaman bir evin satış fiyatı kiranın 300 katıydı. Bu bir ortalamadır. Ama şimdi kiralar çok yüksek,” ifadelerini kullandı. “Kira artışı ev fiyat artışından daha fazla” diyen Yapan, “Yani şimdi bu ortalama 250-300 arasına düşüyor,” dedi.

Teorik olarak bu, yatırımcıların 300 aydan daha kısa bir sürede bir evin fiyatını telafi edebileceği anlamına geliyor.

(Kaynak: Euronews Türkçe)

Paylaşın

Kur Korumalı Mevduat’ta Düşüş 28. Haftada Da Devam Etti

Kur Korumalı Mevduat (KKM) hesapları, 1 Mart ile biten haftada, 12,8 milyar düşerek 2 trilyon 31 milyar liraya geriledi. Aynı hafta Merkez Bankası’nın (TCMB) toplam rezervleri 130 milyar 900 milyon dolar oldu.

Haber Merkezi / Ayrıca aynı haftada bankaların bireysel kredi kartı alacakları da yüzde 3 artışla 1 trilyon 311 milyar 696 milyon liraya yükseldi.

Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK), 1 Mart ile biten haftaya ilişkin bankacılık sektörü verilerini açıkladı.

Buna göre; Kur Korumalı Mevduat (KKM) hesapları, 1 Mart ile biten hafta 12,8 milyar düşerek 2 trilyon 31 milyar liraya geriledi.

Aynı hafta döviz mevduatlarında da 896,5 milyon dolarlık düşüş yaşandı. Döviz mevduatları toplamı 175,4 milyar dolar oldu.

Merkez Bankası’nın (TCMB) brüt rezervleri geriledi

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), 1 Mart ile biten haftaya ilişkin para ve banka istatistiklerini açıkladı.

Açıklanan verilere göre; Merkez Bankası’nın (TCMB) brüt rezervleri 130,9 milyar dolara geriledi. Bir önceki hafta brüt rezervler 134,2 milyar dolar seviyesindeydi.

Aynı haftada net rezervlerde de düşüş görüldü. Net rezervler 22,4 milyar dolardan 20,5 milyar dolara geriledi.

Merkez Bankası’nın (TCMB) 1 Mart ile biten haftada, swap hariç net rezervleri eksi 40,8 milyar dolar oldu. Bir önceki hafta swap hariç net rezervler eksi 46,2 milyar dolar düzeyindeydi.

Öte yandan Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) verilerine göre kur korumalı mevduatlar 1 Mart ile biten haftada 12,8 milyar TL düşüşle 2 trilyon 31 trilyon TL’ye geriledi.

Ayrıca aynı haftada bankaların bireysel kredi kartı alacakları da yüzde 3 artışla 1 trilyon 311 milyar 696 milyon liraya yükseldi.

Bireysel kredi kartı borçlarının 571 milyar 593 milyon lirasını taksitli, 740 milyar 103 milyon lirasını taksitsiz borçlar oluşturdu.

Paylaşın

HSBC, 2024 Yıl Sonu Dolar Tahminini 36 Liraya Yükseltti

Lirada değer kaybının beklenenden daha hızlı olduğunu belirten HSBC, 2024 yılı için dolar/TL tahminini 33 liradan 36 liraya yükseltti. HSBC, yeni tahminin TCMB’nin TL’de reel değerleme beklentisine dayandığını belirtti.

HSBC’ye göre, Türk lirasının değer kazanması Merkez Bankası’nın (TCMB) enflasyon hedeflemesi kapsamında bir ara hedef haline geldi. Türk Lirası’nın reel olarak değer kazanma olasılığının yüzde 10 civarında olduğu varsayılıyor.

Birleşik Krallık merkezli bankacılık devi HSBC, 2024 yıl sonu için Dolar/TL tahminini 33’ten 36’ya yükseltti. Raporda yeni dolar/TL tahmininin TCMB’nin reel döviz kuru takdirinin yanı sıra çeşitli senaryolara dayandığı belirtilirken artık bu senaryolar altında dolar/TL’nin 36 seviyesine ulaşacağı tahmin edildi.

Dolar/TL, bugün yüzde 0,2 yükselişle 31,84 seviyesinde güne başlarken, değer kaybı şubat sonundan bu yana hızlandı. Eylül başından bu yana düzenli olarak değer yitiren TL sadece mart ayının ilk haftasında yüzde 1,8 değer kaybetti. TL, ocak ayında yüzde 2,7, şubatta yüzde 2,9 kayıp yaşamıştı.

HSBC ekonomistleri Murat Toprak ve Charlotte Ong tarafından kaleme alınan raporda ise yeni tahminin TCMB’nin TL’de reel değerleme beklentisine dayandığı belirtildi.

Sözcü’nün aktardığına göre, raporda öne çıkan noktalar şöyle oldu: “Son dönemde TL’deki değer kaybı beklediğimizden daha hızlı oldu.

Dövizle ilgili makro değişkenlerin çoğu bu yılın başından bu yana çok fazla değişmedi. Ancak enflasyon daha yüksek seyretti ve Merkez Bankası TL’nin nominal değer kaybının beklediğimizden daha fazla olmasına izin verdi.

TCMB yine de döviz kurunu önemsiyor. Nitekim 22 Şubat’ta Merkez Bankası döviz kurunu doğrudan politika odağı haline getirdi. TL’nin değer kazanması enflasyon hedeflemesi kapsamında bir ara hedef haline geldi.

Enflasyon 2024 sonunda TCMB’nin tahmininden önemli ölçüde daha yüksek olabilir (HSBC Economics’e göre yüzde 47,9). Ancak bu durumda, Merkez Bankası’nın para politikasını daha da sıkılaştıracağını ve bunun da yüksek enflasyonun döviz üzerindeki olumsuz etkilerinin bir kısmını telafi edeceğini varsayıyoruz.”

Paylaşın

“Merkez Bankası’ndan Bankalara ‘Döviz’ Telefonu” İddiası

Dolar 31.91 seviyesine çıkarak rekor tazelerken, Merkez Bankası (TCMB) yetkililerinin bankalar ile piyasada artan döviz talebi hakkında görüşme yaptığı öne sürüldü.

Merkez Bankası’nın (TCMB) görüşmede daha fazla konuşalım, talep nereden geliyor anlayalım mesajını verdiği öne sürüldü.

Reuters’a konuşan iki bankacılık kaynağı, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) yetkililerinin dün bankalar ile son günlerde piyasada artan döviz talebi hakkında görüşme yaptığını söyledi.

Bir bankacılık kaynağı TCMB’nin görüşmede bankalara, “Gereksiz döviz talebine” dikkat etmesini söylediğini belirtti ve “TCMB görüşmede daha fazla konuşalım, talep nereden geliyor anlayalım mesajını verdi. Hem ne olduğunu anlamak hem de gereksiz volatiliteyi engellemek için bir görüşme oldu” dedi.

Ekonomim.com‘un aktardığı habere göre, iki bankacı artan döviz talebini mart sonundaki yerel seçimler öncesinde oluşan “psikolojik” olarak niteledikleri talebe bağlarken bunun da “gereksiz bir talep” oluşturduğunu belirtti.

TL’deki düzenli değer kaybı son günlerde hız kazanırken, dolar/TL güne 31.75 seviyesinden başladı. Gün içerisinde ise 31.91 seviyesine çıkarak rekor kırdı.

Bankacılar ayrıca dün artan döviz talebi nedeniyle TCMB’nin TL uzlaşmalı vadeli döviz satım işlemi yaptığını ifade ettiler. TCMB dün Temmuz ayından bu yana ilk defa 475 milyon dolar tutarında forward işlemi yaparken, tutar 28 Mayıs, yani genel seçim öncesi dönemden bu yana en yüksek seviyede gerçekleşti.

Öte yandan TCMB menkul kıymet tesisi kapsamında ticari ve ihtiyaç kredilerinde aylık büyüme sınırını düşürerek para politikasında ilave sıkılaştırma adımı atan TCMB, ilave adımlar üzerinde çalıştığını belirtti.

Reuters, bilgi üzerine TCMB’ye ulaşılamadığını belirtti.

Paylaşın

Bakan Şimşek’ten Enflasyon Açıklaması: Beklentilerin Üzerinde Gerçekleşti

Şubat ayı enflasyon verilerine ilişkin açıklama yapan Bakan Şimşek, enflasyonun beklentilerin üzerinde gerçekleştiğini belirterek, “Dezenflasyon zaman ve kararlılık gerektiriyor. Sabırla ve azimle fiyat istikrarı sağlanıncaya kadar çalışmaya devam edeceğiz” dedi.

Haber Merkezi / Bakan Şimşek, açıklamasının devamında Merkez Bankası’na tam destek verdiklerini vurgulayarak, “TCMB’nin ilave sıkılaşma adımlarının büyümede dengelenmeye, cari açıkta daralmaya ve enflasyonist eğilimleri kırmaya katkısı olacaktır” ifadelerini kullandı.

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) attığı ek sıkılaştırma adımlarını içeren haberi takipçileri ile paylaşarak açıklamalarda bulundu. Şimşek, açıklamasında şu ifadeleri kullandı:

“Aylık enflasyon şubat ayında beklentilerin üzerinde gerçekleşti. Dezenflasyon zaman ve kararlılık gerektiriyor. Sabırla ve azimle fiyat istikrarı sağlanıncaya kadar çalışmaya devam edeceğiz.

Merkez Bankası’na desteğimiz tamdır. TCMB’nin ilave sıkılaşma adımlarının büyümede dengelenmeye, cari açıkta daralmaya ve enflasyonist eğilimleri kırmaya katkısı olacaktır.”

Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) verilerine göre; Enflasyon şubat ayında bir önceki aya göre yüzde 4,53, bir önceki yılın aralık ayına göre yüzde 11,54, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 67,07 ve on iki aylık ortalamalara göre yüzde 55,91 artmıştı.

Enflasyon Araştırma Grubu (ENAG) verilerine göre ise enflasyon şubat ayında aylık bazda yüzde 4,32 artmıştı. ENAG’a göre yıllık enflasyonu yüzde 121,98 olmuştu.

Paylaşın

Merkez Bankası’ndan Yeni Hamle: Taşıt Hariç, Kredilerde Sınır Düşürüldü

Merkez Bankası (TCMB), kredi büyümesine dayalı menkul kıymet tesisi kapsamında, TL ticari krediler için yüzde 2,5 olan aylık büyüme sınırının yüzde 2’ye indirilmesine, ihtiyaç kredilerinde yüzde 3 olan aylık büyüme sınırının yüzde 2’ye düşürülmesine, taşıt kredilerinde ise yüzde 2 sınırının korunmasına karar verildiğini bildirdi.

Haber Merkezi / Merkez Bankası (TCMB) ayrıca, parasal aktarım mekanizmasının güçlendirilmesine yönelik ilave adımlar üzerinde çalışıldığını da duyurdu.

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) ilave sıkılaşma adımlarına yönelik duyuru yaptı. Duyuruda şu ifadelere yer verildi:

“Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası, sıkı para politikası duruşunu destekleyici ilave sıkılaşma adımları atmıştır. Bu doğrultuda, kredi büyümesine dayalı menkul kıymet tesisi kapsamında;

TL ticari krediler için yüzde 2,5 olan aylık büyüme sınırının yüzde 2’ye indirilmesine, ihtiyaç kredilerinde yüzde 3 olan aylık büyüme sınırının yüzde 2’ye düşürülmesine, taşıt kredilerinde ise yüzde 2 sınırının korunmasına karar verilmiştir.

Kredi büyüme sınırlarına ilişkin uygulamanın etkinliğini artırmak amacıyla, menkul kıymet tesisine ek olarak, kredi büyümesine dayalı zorunlu karşılık tesis edilmesine yönelik çalışmalar devam etmektedir.

Ayrıca, parasal aktarım mekanizmasının güçlendirilmesine yönelik ilave adımlar üzerinde çalışılmaktadır. İhracat, yatırım, tarım ve esnaf kredileri ile kamu kuruluşlarına ve deprem bölgesine yönelik krediler bu sınırlamadan muaf tutulmaya devam edilecektir.”

Paylaşın