“Türk Lirası’nda Kontrollü Değer Kaybı Olabilir”

Ekonomi yönetiminin Türk Lirası’nda kontrollü değer kaybına izin verebileceğini öngörülürken, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in Londra’da yatırımcı toplantılarına katılacağı duyuruldu.

Bir süredir istikrarlı seyreden Dolar/TL kurunda ılımlı da olsa yukarı yönlü bir ivme izlenirken, yabancı kurumlar TL’de kontrollü değer kaybı olabileceğine işaret ediyor.

Barclays analistleri yaz dönemi boyunca Türkiye’de ekonomi yönetiminin Türk lirasında değer kaybına izin verebileceğini öngördü. Analizde 2024 yılı boyunca Türkiye’de politika faizinin sabit tutulacağı beklentisi de paylaşıldı.

Barclays Türkiye ile ilgili daha önceki analizinde Türk bankalarının tahvilleriyle ilgili tavsiyesini yükselttiğini belirtmişti.

BloombergHT’nin aktardığına göre, analizde “Körfez bölgesi de dahil olmak üzere EEMEA’daki diğer banka tahvil piyasasına kıyasla Türkiye banka tahvillerini cazip görüyoruz” diyen Barclays Türk bankalarının perp tahvillerinde yüksek carry getirisine dikkat çekerek Akbank ve Yapı Kredi perp tahvillerinde alım önermişti.

Öte yandan Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, yurt dışındaki yatırımcı toplantılarını İngiltere’nin başkenti Londra ile sürdürüyor.

AA’nın Bakanlıktan edindiği bilgilere göre Şimşek, Ekim 2023’teki ziyaretinin ardından yeniden Londra’da yatırımcı toplantılarına katılacak. Şimşek’in 19 Haziran itibariyle başlayacak Londra temasları, Cuma gününe kadar devam edecek.

Yatırım bankaları JPMorgan, Deutsche Bank ve Dome Group tarafından organize edilen toplantılar kapsamında Şimşek, yüzlerce yatırımcıyla buluşacak. Şimşek, toplantılarda portföy yatırımcıları, başlıca küresel yatırım fonları ve kredi derecelendirme kuruluşları ile bir araya gelecek.

Ayrıca düşünce kuruluşu Chatham House’un Londra Konferansı’na katılıp, buradaki üst düzey katılımcılara Türkiye ekonomisindeki son dönem gelişmeleri ve ekonomi programını anlatacak.

Paylaşın

Fitch’ten Türkiye İçin Yıl Sonu Enflasyon Tahmini: Yüzde 43

Fitch Ratings, Türkiye için 2024 yıl sonu enflasyon beklentisinin yüzde 43’e çekti. Kuruluş, enflasyonun 2025 yıl sonunda yüzde 23, 2026 yıl sonunda ise yüzde 18 olacağı tahmininde bulundu.

Fitch Ratings, bu yıl Türkiye için büyüme tahmininin yüzde 2,8’den yüzde 3,5’e çıkarırken, 2025’te yüzde 3 ve 2026’da yüzde 3,2 büyüme beklediğini kaydetti.

Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Fitch Ratings, Küresel Ekonomik Görünüm Raporu’nun haziran sayısını “Para Politikası Yeni Bir Aşamaya Giriyor” başlığıyla yayımladı.

Gazete Pencere’nin aktardığına göre; Raporda Avrupa’da toparlanma ihtimaline olan güven arttığı, Çin’in ihracat sektörü canlandığı ve Çin dışındaki gelişmekte olan piyasalarda iç talep daha güçlü bir ivme gösterdiği için küresel büyüme tahminlerinin yukarı yönlü revize edildiği aktarıldı.

Dünya ekonomisinin büyüme tahmininin 2024 yılı için yüzde 2,4’ten yüzde 2,6’ya çıkarıldığı kaydedilen raporda, küresel ekonominin 2025 ve 2026’da her iki yılda da yüzde 2,4 büyümesinin beklendiği belirtildi.

Raporda, ABD ekonomisinin yavaşladığı ancak bunun kademeli olduğu ve ülke ekonomisi için büyüme tahmininin bu yıl için değiştirilmeyerek yüzde 2,1 seviyesinde bırakıldığı ifade edildi. ABD ekonomisinin 2025’te yüzde 1,5 ve 2026’da yüzde 1,6 büyümesinin beklendiği aktarıldı.

Euro Bölgesi ekonomisinin büyüme tahmininin ise bu yıl için yukarı yönlü revize edildiği belirtilen raporda, büyüme tahmininin 2024 yılı için yüzde 0,6’dan yüzde 0,8’e çıkarıldığı kaydedildi. Raporda, Euro Bölgesi ekonomisinin 2025’te yüzde 1,5 ve 2026’da yüzde 1,4 büyümesinin öngörüldü.

Raporda, Çin ekonomisinin de büyüme tahmininin bu yıl için yüzde 4,5’ten yüzde 4,8’e yükseltildiği, ülke ekonomisinin 2025’te yüzde 4,5 ve 2026’da da yine yüzde 4,5 büyümesinin öngörüldüğü aktarıldı.

Merkez bankalarının artık para politikasını gevşetmeye yöneldiğine işaret edilen raporda, ancak enflasyonun “şaşırtıcı derecede” kalıcı olmaya devam ettiği ve küresel faiz oranlarının gelecek 12-18 ay boyunca “daha sığ” bir hızda düşmesinin beklendiği ifade edildi.

Raporda, küresel para politikası döngüsünün, faiz oranlarının yavaş ama yine de talebi kısıtlayacak seviyelere düşeceği yeni bir aşamaya girdiği aktarıldı.

Avrupa Merkez Bankası’nın (ECB) bu yıl iki kez daha faiz indirimi yapmasının öngörüldüğü belirtilen raporda, ABD Merkez Bankası’nın (Fed) eylül ayında faiz indirimine başlamasının ve aralık ayında bir faiz indirimi daha yapmasının beklendiği kaydedildi.

Raporda, merkez bankalarının özellikle yüksek hizmet enflasyonu ışığında para politikasını çok hızlı gevşetme konusunda temkinli davrandığı ifade edildi.

Türkiye için büyüme tahmini yüzde 3,5, enflasyon tahmini yüzde 43

Türkiye ekonomisine ilişkin değerlendirmelere de yer verilen raporda, ekonominin bu yılın ilk çeyreğinde ihracattaki toparlanma, ithalattaki keskin düşüş ve güçlü olan iç talep nedeniyle tahminlerin üzerinde büyüdüğü aktarıldı.

Raporda, Türkiye ekonomisinin büyüme tahmininin bu yıl için yüzde 2,8’den yüzde 3,5’e çıkarıldığı belirtildi. Ekonominin 2025’te yüzde 3 ve 2026’da yüzde 3,2 büyümesinin beklendiği kaydedildi.

Daha sıkı para politikası, daha yavaş kredi büyümesi ve maliye politikasının beklenen sıkılaşmasının bu yıl enflasyonun düşürülmesine yardımcı olacağı, önemli baz etkileriyle de temmuz ayından itibaren yıllık oranın düşmesine katkıda bulunacağı belirtilen raporda yıl sonu enflasyon beklentisinin 2024 için yüzde 43, 2025 için yüzde 23 ve 2026 için 18 olduğu ifade edildi.

Paylaşın

Doğalgaz Ve Elektrik Zammı Kapıda!

14 Mayıs 2023’te yapılan “Genel Seçimler” ve 31 Mart’ta yapılan “Yerel Seçimler” döneminde ertelenen zamlar, bir bir ürünlere yansıtılmaya devam ediyor. Son olarak elektrik ve doğalgaza yüksek oranlı zam yapılması gündemde.

Elektrik fiyatları bir önceki yerel seçimlerin yapıldığı 2019 yılı ile genel seçimlerin yapıldığı 2023 arasında konutlarda ilk kademe tüketimde yüzde 222,7 oranında zam geldi. BOTAŞ ise doğalgaz fiyatlarını konutlarda yüzde 358,4 artırdı.

BirGün’den Havva Gümüşkaya’nın aktardığına göre, 2019-2023 yılları arasında tüketici fiyat endeksindeki artışın yüzde 211,8 olduğu düşünüldüğünde iktidar seçimsiz dönemlerde yaptığı zamlar TÜFE artış oranından daha yüksek oldu.

Seçim yılı 2023’ün ilk dört ayında doğalgaz konut ve 1.kademe satış fiyatları sabit kalırken, Şubat, Mart ve Nisan aylarında yapılan üç indirimle, 2.kademe işyerlerine yüzde 40,1, elektrik santrallarına yüzde 44,4 indirim yapıldı. Nisan 2023’de bütün konut tüketicilerine doğalgaz bedava temin edildi, 2024 Mayıs sonuna kadar konut tüketicilerinin aylık 25 m3 gaz tüketimi ücretsiz oldu.

Halkın faturası katlanırken şirketlere milyar dolarlar akmaya devam etti. Makina Mühendisleri Odası Enerji Çalışma Grubu’nun hesaplamalarına göre şirketlere, elektrik enerjisi üretimi alanında, 2018- 2023 döneminde 19,75 milyar dolar destek sağlandı.

Özel sektöre ait akarsu HES, rüzgâr, jeotermal ve güneş santrallarının neredeyse tamamı ve bazı büyük Barajlı HES’ler YEKDEM desteğinden yararlanıyor. 2020 -2023 döneminde toplam elektrik tüketiminin yaklaşık dörtte biri YEKDEM kapsamındaki tesislerden alındı.

2023’te YEKDEM kapsamında 74 milyon 607 bin 320 MWh üretim için 169,4 milyar TL ödendi. EPİAŞ’a göre aynı dönemde Piyasa Takas Fiyatı ağırlıklı ortalaması 2.237 TL/MWh oldu. Piyasa fiyatına göre fazla ödeme 2,47 milyar TL ödendi.

Paylaşın

İktidar, Halkın Cebindeki Son Kuruşlara Da Çökme Peşinde!

İktidar, TBMM (Türkiye Büyük Millet Meclisi) yaz tatiline girmeden önce yasalaştırılmayı hedeflediği yeni vergi paketiyle, halkın cebinde kalan son kuruşlara da çökmeyi hedefliyor.

Yeni vergi paketiyle moto kuryelere yapılan ödemelerden, engelli araçlarına sağlanan istisnaların kısıtlanmasına ve yurtdışı çıkış harcının 1500 TL’ye çıkartılmasına kadar bir dizi düzenleme yer alıyor.

Bloomberg’in yasa teklifi ile ilgili çalışmalar hakkında doğrudan bilgi sahibi olan yetkililerden edindiği bilgiye göre, taslak aşamasındaki çalışmayla ilgili son düzenlemeler salı akşamı Cumhurbaşkanlığı’nda yapıldı.

Vergi paketiyle ilgili yasa teklifinin bayram tatili sonrasında Meclis’e sunulması ve TBMM yaz tatiline girmeden önce de yasalaştırılması hedefleniyor. Taslakta yer alan düzenlemelerle en az 226 milyar TL’lik bir ek gelir olanağı yaratılması öngörülüyor.

Taslak 1999 yılındaki iki depremden sonra hayata geçirilen vergi düzenlemesinden sonra bugüne kadarki en kapsamlı mali revizyonlardan biri olarak dikkat çekiyor.

Taslağa göre, OECD ve BEPS projesi kapsamında Türkiye’nin de aralarında bulunduğu yaklaşık 140 ülke tarafından onaylanan mutabakat metnine göre yıllık konsolide hasılatı 750 milyon euro eşiğini aşan çok uluslu işletme gruplarının düşük vergileme yapılan ülkelerdeki şube, iştirak ve işyerlerinin asgari bir tamamlayıcı vergilemeye tabi tutulması kararından hareketle bu şirketlere ek vergi getirilmesi öngörülüyor.

Bu kapsamda faaliyet gösterilen her bir ülke bazında belirlenen efektif vergi oranı yüzde 15’in altında olduğunda, o ülkede doğan karlara tamamlayıcı bir vergi uygulanacak. 2024 gelirlerine uygulanmak üzere ve 2025 yılında verilecek ayrı bir beyanname ile yürürlüğe girmesi öngörülen düzenlemeyle tahmini 40 milyar TL gelir etkisi bekleniyor.

Tasarıya göre Gayrimenkul Yatırım Ortaklıkları ve Gayrimenkul Yatırım Fonları’nın gayrimenkullerden elde edilen kazançlar dolayısıyla asgari kurumlar vergisi ödenmesi öngörülüyor. Mevcut kurumlar vergisi yasasına göre, yatırım fon ve ortaklıklarının kazançlarının tamamı kurumlar vergisinden istisna.

Düzenlemenin 1 Ocak 2025’ten itibaren elde edilen kazançlara uygulanması durumunda 7,2 milyar TL gelir etkisi olacağı tahmin ediliyor. Tam mükellef kurumlara ait olan ve 2 yıldan fazla süreyle elde tutulan BİST’te işlem görmeyen hisse senetlerinin elden çıkarılmasından doğan kazançlara uygulanan gelir vergisi istisnası kaldırılıyor.

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek sosyal medya platformu X’ten yaptığı açıklamada Borsaya yönelik taslak vergi çalışmasının yeniden değerlendirmek üzere bir süreliğine ertelediklerini duyurdu.

Taslakta kripto varlıkların vergilendirilmesine ilişkin olarak ise 2 farklı vergilendirme formülü öneriliyor. Bunlardan ilki, alım-satımlardan on binde 3 gibi bir oranda işlem vergisi uygulanması, diğeri de alım-satımdan elde edilen gelirden gelir vergisi alınması. Kripto varlıklara işlem vergisi getirilmesi durumunda yıllık vergi getirisinin 3,7 milyar TL olacağı öngörülüyor.

Asgari kurumlar ve asgari gelir vergisi

Taslakta bazı AB ve OECD ülkelerinde olduğu gibi Türkiye’de de asgari kurumlar vergisi uygulaması öngörülüyor. Bu vergi, tahakkuk eden kurumlar vergisi, indirim ve istisnalar düşülmeden önceki kurum kazancının yüzde 10’u olarak hesaplanan asgari vergiden veya beyan edilen hasılatın yüzde 2’si matrah kabuledilerek kurumlar vergisi oranında hesaplanan asgari vergiden, yüksek olanından az olamayacak. 1 Ocak 2025 tarihinden itibaren elde edilen kazançlara uygulanmak üzere başlanılacak olan uygulama ile 2025 yılı için ilave 90 milyar TL yıllık gelir etkisi öngörülüyor.

Çalışmada, ticari, zirai ve serbest meslek faaliyetleri nedeniyle yıllık gelir vergisi beyannamesi vermeye mecbur olan mükellefler için asgari gelir vergisi uygulaması getirilmesi öngörülüyor. Cumhurbaşkanına bu kapsamda belirlenecek oranı, sektörleri, iş gruplarını ve iş türleri bazında her bir kazanç türü itibarıyla artırma ve azaltma yetkisi verilecek. Uygulamaya 2025’ten itibaren geçilmesi durumunda yıllık 37,4 milyar TL gelir etkisi öngörülüyor.

Taslakta, yap-işlet-devret ve kamu-özel işbirliği (KÖİ) ile yapılan projeler kapsamında elde edilen kazançların vergisinin de artırılması planlanıyor. Bu oranın yüzde 25 yerine yüzde 30 olarak uygulanmasının bugün itibarıyla 44 mükellefi ilgilendirdiği ve yeni uygulamanın 557 milyon TL kurumlar vergisi etkisi oluşturacağı belirtiliyor.

Esas faaliyet konusu kıymetli maden alım satımı olmayan işletmeler, yatırım amaçlı olarak altın, gümüş, platin gibi kıymetli madenleri satın alıyor ve aktiflerine kaydedebiliyor. Bunlara ilişkin değer artışları satış aşamasına kadar vergilendirilmiyor. Taslakta bu madenler ile mevduat hesaplarının, Döviz ve döviz hesaplarında olduğu gibi borsa rayici ile değerlenmesi, bu değerleme sonucu, geçici vergi dahil hesap dönemleri itibarıyla değerleme farklarının vergilendirilmesi öngörülüyor. Bankacılık sisteminde kıymetli madenlere dayalı hesapların büyüklüğünün 852 milyar TL olduğu, bunun 52,7 milyar TL’sinin ticari işletmelerin olduğu öngörülüyor.

Kurumların aktiflerinde iki yıldan fazla bulunan iştirak hisselerinin satışından elde edilen kazançların yüzde 75’i kurumlar vergisinden istisna tutuluyor. Taslakta bu oranın yüzde 25’e indirilmesi öngörülüyor. İştirak hissesi satış ve devirlerinde uygulanan istisnaların, yeni iktisap edilen iştirak hisselerine yönelik olarak kaldırılması planlanıyor. Mevcut istisna oranının yüzde 25’e düşürülmesinin 2023 yılındaki gerçekleşme oranında satış yapıldığı varsayımıyla 2024 yılında 15 milyar TL vergi etkisi oluşturacağı hesaplanıyor.

Taslakla deniz taşıma araçlarına limanlarda verilen hizmetlere uygulanan KDV istisnasının kapsamı da daraltılıyor. 2023 yılında toplam işlem bedelinin 236,6 milyar TL olduğu, istisnanın kapsamının daraltılmasıyla toplam etkinin 5,4 milyar TL olacağı tahmin ediliyor.

Ulusal güvenlik kuruluşlarının ihtiyaçları için yapılan birçok alım KDV’den istisna tutuluyor. Taslak çalışmayla bazı alımların ithal yapılması durumunda istisnanın daraltılması öngörülüyor.

Mevzuata göre, altın, gümüş, platin arama, işletme, zenginleştirme ve petrol arama faaliyetlerine lişkin olmak üzere, bu faaliyetleri yürütenlere yapılan teslim ve hizmetler ile boru hattıyla taşımacılık yapanlara bu hatların inşa ve modernizasyonuna ilişkin yapılan teslim ve hizmetler de KDV’den istisna tutuluyor. Çalışma bu istisnaların da daraltılmasını ve böylece 911 milyon TL’lik vergi etkisi oluşturmasını öngörüyor.

Aynı şekilde limanlara bağlantı sağlayan demiryolu hatları, limanlar ve hava meydanlarının inşası, yenilenmesi ve genişletilmesi işlerini fiilen kendisi yapan veya yatıran mükelleflerle genel bütçeli idarelere de çeşitli KDV istisnaları sağlanıyor. Bu alanda yapılacak daraltmayla da yıllık 1,7 milyar TL gelir bekleniyor.

Cumhurbaşkanlığı ve Hazine ve Maliye Bakanlığı, vergi paketi ile ilgili Bloomberg’in sorusu üzerine çalışmalara ilişkin yorum yapmadı.

Vatandaşı doğrudan ilgilendiren düzenlemeler

Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından üzerinde çalışmaları süren yeni vergi paketiyle moto kuryelere yapılan ödemelerden, engelli araçlarına sağlanan istisnaların kısıtlanmasına ve yurtdışı çıkış harcının 1500 TL’ye çıkartılmasına kadar bir dizi düzenleme yer alıyor.

Bloomberg’in yasa teklifi ile ilgili çalışmalar hakkında doğrudan bilgi sahibi olan yetkililerden edindiği bilgiye göre taslak aşamasındaki düzenlemede vatandaşı ilgilendiren düzenlemelerden bazıları şöyle:

Türkiye’de 2024 yılı için hesaplanması gereken ÖTV ve diğer her türlü vergiler dahil satış bedeli 1 milyon 591 bin TL’nin altında olan binek otomobiller, engellilik derecesi yüzde 90 veya daha fazla olanlar için 5 yılda bir kez olmak üzere ÖTV’den muaf tutuluyor.

Hazine çalışmasına göre, bu satışlar nedeniyle vazgeçilen ÖTV tutarı 2024’te 54,8 milyar TL, KDV tutarı da 10,9 milyar TL. 2024 yılının ilk 5 ayında satılan araçların yaklaşık yüzde 30’u bu şekilde satıldı. Taslak çalışmada istisnadan yararlanma süresinin 5 yıldan 10 yıla çıkartılması ve taşıtların veraset yoluyla intikalinde istisnaya konu vergilerin mirasçılar tarafından ödenmesi öngörülüyor.

Yurt dışı çıkış harcı bugün itibarıyla 150 TL olarak uygulanıyor. Taslak çalışmada, bunun 1500 TL’ye çıkartılması, harcın her yıl yeniden değerleme oranında artırılması öngörülüyor. Taslakta 2023 yılında 8,7 milyon kişinin harç ödeyerek yurt dışına çıktığı, 2024’te bu sayının gerçekleşmesi halinde yıllık gelir etkisinin 12,6 milyar TL olacağı hesaplandı.

Ticari kazanç mükellefi olan 126 bini aşkın moto kuryelere bu hizmetleri karşılığı yapılan ödemelerden yüzde 15 oranında tevkifat yapılması ve bir takvim yılı içinde elde ettikleri gelirlerin tarifenin dördüncü dilimini aşmaması halinde tevkifatın nihai vergileme olması, aşması halinde ise beyanname verilmesi öngörülüyor. Bu düzenlemeden beklenen gelir etkisi 3,9 milyar TL.

Taslakla serbest meslek erbabı ile ticaret erbabının bir ayda 3, yılda da toplam 12 kezden az olmamak üzere yapılacak yoklamalarla günlük hasılatlarının tespit edilmesi, mükellef tarafından beyan edilen hasılat ile yoklamalarda tespit edilen hasılat arasında bir fark bulunması halinde mükellefin izaha davet edilmesi öngörülüyor. Bunun yeterli görülmemesi halinde de yapılmış hasılat tespitleri esas alınarak vergi dairesi tarafından re’sen tarhiyat yapılması ve vergi incelemesi başlatılması planlanıyor.

Taslak çalışmada, vergi usulsüzlüklerine uygulanacak cezaların da artırılması öngörülüyor. Bu kapsamda kesilecek yeni ceza tutarı ve tahsilat gerçekleşmelerinin tahmini 2 milyar TL olması hedefleniyor. Organize sanayi bölgeleri ile küçük sanayi sitelerinin altyapı ve küçük sanayi sitelerindeki işyerlerinin inşaasına ilişkin süreçlerde uygulanan KDV istisnalarının da daraltılması planlanıyor. Bu çalışmanın etkisinin de 616 milyon TL olacağı tahmin ediliyor.

Gelir vergisi kanununa göre, gayrimenkullerin, hakların, gemi ve gemi paylarının iktisap tarihinden itibaren 5 yıl içinde satılması halinde elde edilen değer artışı kazançları vergiye tabi. Düzenlemeyle 5 yıllık istisna süresi sadece bir konut için uygulanacak. 2023 yılına ilişkin olarak 12 binden fazla mükellefin 4,4 milyar TL matrah üzerinden 1,2 milyar TL vergi ödediği hesaplandı. Bu düzenlemenin nasıl bir gelir etkisi oluşturacağı izleyen dönemlerde ortaya çıkacak.

Serbest bölgelerdeki üretim faaliyetlerinden elde edilen kazançların tamamı, üretilen ürünlerin yurt içine ya da yurt dışına satılıp satılmadığına bakılmaksızın kurumlar vergisinden istisna. Yeni düzenlemeyle serbest bölgelerde faaliyet gösteren kurumların ihracattan elde ettikleri kazançların istisna olması, yurtiçine yaptıkları satışlardan elde edilen kazançlara tanınan istisnanın kaldırılması planlanıyor. Bu adımın da tahmini gelir etkisinin 7 milyar TL olacağı tahmin ediliyor.

Paylaşın

Kurban Bayramı’ndan Sonra İki Yeni Vergi Geliyor

Ekonomi yönetimi vergi gelirlerini artırmak için hazırladığı programı Kurban Bayramı sonrası açıklayacak. Programla birlikte komuoyu iki yeni vergiyle tanışacak: Asgari Kurumlar Vergisi ve Asgari Gelir Vergisi.

Gazete Pencere yazarlarından Nuray Babacan, ekonomi yönetiminin haftalardır üzerinde çalıştığı vergi paketine ilişkin edindiği bilgileri köşesine taşıdı. Babacan’ın aktardığına göre; Son rötuşları tamamlanan vergi paketindeki ana unsurlar şöyle:

“Vergi paketinin iki önemli unsuru olacak. Asgari Kurumlar Vergisi ve Asgari Gelir Vergisi. Asgari kurumlar vergisi, Türkiye’de faaliyette bulunan çok uluslu şirketlerden yüzde 15 oranında asgari kurumlar vergisi alınması yönünde düzenlenecek. Benzer nitelikteki Türk firmalarından da alınacak. Hangi koşullarda Türk firmalardan Asgari Kurumlar Vergisi alınacak. Düzenlemeye göre firmalar, istisnalardan yararlansalar bile en az yüzde 15 kurumlar vergisi ödeyecek. Stratejik yatırımlara ilişkin vergi avantajları ise devam edecek.

Asgari Gelir Vergisi uygulaması, bu daha çok serbest meslek mensuplarını ilgilendirecek. Özellikle, doktor, diş hekimi, mali müşavir gibi meslekleri olanlardan yıllardan beri vergi ödemeyenler olduğu iddia ediliyor. Bir nevi peşin vergi alınacak. Bir alt sınır belirlenecek. Her durumda belli oranda asgari bir gelir vergisi ödenecek. Yıl sonunda duruma göre mahsuplaşma yapılacak.

AKP yöneticileri, “20 yıldır faaliyetleri olup sürekli zarar gösterenler var. Zarardaysa bir işletme 20 yıl niye çalışsın? Bir doktorun, diş hekiminin gelir elde etmediğini düşünebilir misiniz? Vergi kaçağı var bu alanda. Yaptığımız etki analizinde bunu gördük. Her ne olursa olsun, getirecek vergisini peşin ödeyecek. Sonra yaptığı bir gider varsa, bu vergiden düşecek, belgelendirecek” dediler.

Bu arada açıklanan tasarruf paketindeki bazı uygulamalar için yasa gerekiyor. Vergi paketinin içinde olması öngörülen düzenlemeler için ayrı bir teklif hazırlanmasına karar verildi. Ekonomik ömrünü tamamlamış taşıtların tasfiye edilmesi için Hazine ve Maliye Bakanlığı’na yetki verilecek. Bakanlık tüm kamu araçlarının tasfiyesini üstlenecek. Bunların satışı, ihalesi gibi konular bu yasayla düzenlenecek. Teklifte, defterdarlıklar ile vergi dairelerinin tek çatı altında toplanmasına yönelik bir düzenleme de olacak. Defterdarlık adı altında toplanacak.”

Paylaşın

“Kur Korumalı Mevduat” Hesaplarında Sınırlı Gerileme

Kur Korumalı Mevduat (KKM) hesapları 7 haziran ile biten haftada 26,5 milyar lira düşüş kaydetti. Böylece kur korumalı mevduat hesapları toplamı 2,1 trilyon liraya geriledi.

Haber Merkezi / Aynı hafta Merkez Bankası’nın (TCMB) swap hariç net rezervleri 5,9 milyar dolara yükseldi. Bankanın toplam rezervleri ise 146,2 milyar dolara yükseldi.

Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) verilerine göre, Kur Korumalı Mevduat (KKM) hesapları 7 haziran ile biten haftada 26,5 milyar TL düşüş kaydetti. Kur korumalı mevduat toplamı 2,1 trilyon TL’ye geriledi.

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) aynı hafta brüt rezervleri 146,2 milyar dolara yükseldi. Net rezervler de aynı dönemde 47,52 milyar dolara çıktı. Swap hariç net rezervler ise 5,9 milyar dolar oldu.

Aynı dönemde Merkez Bankası’nın (TCMB) döviz rezervi 83.9 milyar dolardan 86.4 milyar dolara yükselirken, altın rezervi 59 milyar 740 milyon dolardan 59 milyar 796 milyar dolara çıktı.

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Temmuz’da kur korumalı mevduat için şirketlerin vergi avantajını yenilemeyeceklerini söyledi.

Şimşek, “Kur korumalı mevduattan (KKM) çıkış bizim önemli bir önceliğimizdi ama başından söyledik, dedik ki ‘piyasayı bozmadan, piyasada sorun yaratmadan çıkacağız’. Ve gerçekten çıkıyoruz. Artık Türk lirası cinsinden KKM’ye son verdik. Döviz cinsinden de şimdiden haber vereyim Temmuz’da biz şirketlerin vergi avantajını yenilemeyeceğiz” ifadelerini kullandı.

Paylaşın

Konut Satışlarında Düşüş Devam Ediyor!

Konut satışları mayıs ayında bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 2,4 azalarak 110 bin 588 oldu. Konut satış sayısının en fazla olduğu iller sırasıyla 18 bin 814 ile İstanbul, 9 bin 861 ile Ankara ve 6 bin 306 ile Antalya oldu.

Haber Merkezi / Konut satış sayısının en az olduğu iller ise sırasıyla 37 ile Bayburt, 46 ile Ardahan ve 60 ile Hakkari oldu.

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Konut Satış İstatistikleri Mayıs 2024 verilerini açıkladı.

Buna göre; Türkiye genelinde konut satışları mayıs ayında bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 2,4 azalarak 110 bin 588 oldu. Konut satış sayısının en fazla olduğu iller sırasıyla 18 bin 814 ile İstanbul, 9 bin 861 ile Ankara ve 6 bin 306 ile Antalya olurken, en az olduğu iller sırasıyla 37 ile Bayburt, 46 ile Ardahan ve 60 ile Hakkari oldu.

Konut satışları Ocak – Mayıs döneminde bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 3,4 azalışla 465 bin 761 olarak gerçekleşti.

Türkiye genelinde ipotekli konut satışları mayıs ayında bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 63,9 azalış göstererek 9 bin 909 oldu. Toplam konut satışları içinde ipotekli satışların payı yüzde 9,0 olarak gerçekleşti. Ocak-Mayıs döneminde gerçekleşen ipotekli konut satışları ise bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 58,7 azalışla 44 bin 602 oldu.

Mayıs ayındaki ipotekli satışların 2 bin 316’sı; Ocak – Mayıs dönemindeki ipotekli satışların ise 10 bin 629’u ilk el satış olarak gerçekleşti.

Türkiye genelinde diğer konut satışları Mayıs ayında bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 17,3 artarak 100 bin 679 oldu. Toplam konut satışları içinde diğer satışların payı yüzde 91,0 olarak gerçekleşti. Ocak – Mayıs döneminde gerçekleşen diğer konut satışları ise bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 12,6 artışla 421 bin 159 oldu.

Türkiye genelinde ilk el konut satış sayısı mayıs ayında bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 3,3 artarak 35 bin 558 oldu. Toplam konut satışları içinde ilk el konut satışının payı yüzde 32,2 oldu. İlk el konut satışları Ocak – Mayıs döneminde ise bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 1,8 artışla 147 bin 899 olarak gerçekleşti.

Türkiye genelinde ikinci el konut satışları mayıs ayında bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 4,9 azalış göstererek 75 bin 30 oldu. Toplam konut satışları içinde ikinci el konut satışının payı yüzde 67,8 oldu. İkinci el konut satışları Ocak – Mayıs döneminde ise bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 5,6 azalışla 317 bin 862 olarak gerçekleşti.

Yabancılara yapılan konut satışları Mayıs ayında bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 34,8 azalarak 2 bin 64 oldu. Mayıs ayında toplam konut satışları içinde yabancılara yapılan konut satışının payı yüzde 1,9 olarak gerçekleşti. Yabancılara yapılan konut satış sayısının en fazla olduğu iller sırasıyla 797 ile Antalya, 668 ile İstanbul ve 164 ile Mersin oldu.

Yabancılara yapılan konut satışları Ocak – Mayıs döneminde bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 45,8 azalarak 9 bin 21 oldu. Mayıs ayında ülke uyruklarına göre en fazla konut satışı sırasıyla 437 ile Rusya Federasyonu, 207 ile İran ve 171 ile Ukrayna vatandaşlarına yapıldı.

Paylaşın

İstanbul’da Yaşayanların Yüzde 35’i Kıt Kanaat Geçiniyor

İstanbul’da yaşayanların yüzde 18,6’sı bazı ödemeleri yapamadığını ve borca girdiğini, yüzde 27’si aslında pek geçinemediğini, yüzde 34,5’i kıt kanaat geçinebildiğini söyledi.

Haber Merkezi / İstanbul’da yaşayanların yüzde 32,4’ü kredi kartı borcunun asgari tutarını ödeyebildiğini ifade ederken, yüzde 6,2’si asgari tutar ile borcun tamamı arasında bir miktarda, yüzde 3,4’ü asgariden az miktarda ödeme yapabildiğini belirtti. Kredi kartı sahibi olan İstanbulluların yüzde 8,8’i ise kredi kartı borcunu hiç ödeyemediğini ifade etti.

İstanbul Planlama Ajansı (İPA), İstanbullunun gündemini içeren “İstanbul Barometresi Mayıs 2024” araştırmasını yayınladı.

Mayıs ayında İstanbul’da yaşayanların ev içi gündemi ekonomik sorunlar ve İsrail’in Gazze’yi işgali oldu. Araştırmaya katılan katılımcıların yüzde 60,3’ü ekonomik sorunların, yüzde 7,6’sı İsrail’in Gazze’yi işgalinin, yüzde 3,3’ü ise eğitim konularının ev içerisinde konuşulduğunu belirtti.

Katılımcıların yüzde 78’i Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından duyurulan Kamuda Tasarruf ve Verimlilik Paketi’nde alınan önlemleri yeterli bulmadığını ifade etti. Katılımcıların yüzde 10’u Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından duyurulan Kamuda Tasarruf ve Verimlilik Paketi’nde alınan önlemleri yeterli bulduğunu, yüzde 12,2’si kısmen yeterli gördüğünü, yüzde 78’i yeterli bulmadığını söyledi.

Katılımcıların yüzde 69,9’u önümüzdeki dönemde Kamuda Tasarruf Paketi’nin devlet kurumlarınca kararlı bir şekilde uygulanacağını düşünmüyor. Katılımcıların yüzde 16,2’si önümüzdeki dönemde Kamuda Tasarruf Paketi’nin devlet kurumlarınca kararlı bir şekilde uygulanacağın düşündüğünü belirtirken yüzde 13,9’u kısmen uygulanacağını, yüzde 69,9’u uygulanmayacağını düşündüğünü belirtti.

Katılımcıların yüzde 32,9’u yaşadığı bölgede sokak köpekleriyle ilgili rahatsızlığı bulunduğunu ifade etti. Sorun yaşadığını belirten katılımcıların yüzde 81,2’si güvenlik sorunları, yüzde 33,4’ü sayılarının kontrolsüz artışından dolayı rahatsız olduğunu söyledi.

İstanbulluların sokak köpeklerine çözümü: Aşı, bakım ve kısırlaştırma yaparak dışarıda yaşamalarına izin verilmeli, saldırgan olanlar ise barınaklara toplanmalı. Katılımcıların yüzde 36,3’ü aşı, bakım ve kısırlaştırma yaparak dışarıda yaşamalarına izin verilmesi, saldırgan olanlar barınaklara toplanması, yüzde 33,4’ü hepsi toplanarak barınaklarda bakılması, yüzde 16,5’i ise aşı, bakım ve kısırlaştırma yaparak dışarıda yaşamalarına izin verilmesi gerektiğini belirtti.

Katılımcıların yüzde 22,2’si bu bayramda ekonomik sebeplerden ötürü İstanbul’da olacağını ifade etti. Katılımcıların yüzde 30’u dini bayramları genellikle İstanbul dışında geçirdiğini belirtti. Tatillerini genellikle İstanbul dışında geçirdiğini belirten katılımcıların %22,2’si bu bayramda ekonomik sebeplerden ötürü İstanbul’da olacağını söyledi. Katılımcıların yüzde 13,9’u ise ekonomik sebeplerle tatil harcamalarını kısarak tatil yapacağını ifade etti.

Mayıs ayında İstanbul’un gündemi ekonomik sorunlar ve İBB’nin ücretsiz HPV aşısı uygulamasını başlatması oldu. Katılımcıların yüzde 58,1’i Mayıs ayında İstanbul’un gündeminin ekonomik sorunlar olduğunu belirtti. İkinci sırada ise yüzde 12,8 ile İBB’nin ücretsiz HPV aşısı uygulamasını başlatması yer aldı. Üçüncü sırada ise yüzde 9,7 ile 2027 Avrupa Oyunları’nın İstanbul’da oynanacağının kesinleşmesi yer aldı.

Mayıs ayının Türkiye gündemi ekonomik sorunlar ve İsrail’in Gazze’yi işgali oldu. Katılımcıların yüzde 45,3’ü ekonomik sorunların konuşulduğundan bahsetti. İkinci sırada, yüzde 28,7 ile İsrail’in Gazze’yi işgali, üçüncü sırada ise yüzde 7,9 ile sokak hayvanlarının uyutulması ile ilgili yeni düzenleme yer aldı.

Katılımcıların yüzde 32,4’ü kredi kartı borcunun asgari tutarını ödeyebildiğini belirtti. Kredi kartı kullananların yüzde 49,2’si aylık kredi kartı borcunun tamamını, yüzde 32,4’ü ise borcun asgari tutarını ödeyebildiğini belirtti. yüzde 6,2’si asgari tutar ile borcun tamamı arasında bir miktarda, yüzde 3,4’ü asgariden az miktarda ödeme yapabildiğini belirtirken, yüzde 8,8’i ise kredi kartı borcunu hiç ödeyemediğini ifade etti.

Mayıs ayında katılımcıların yüzde 34,5’i kıt kanaat geçinebildiğini belirtti. Mayıs ayında katılımcıların yüzde 18,6’sı bazı ödemeleri yapamadığını ve borca girdiğini, yüzde 27’si aslında pek geçinemediğini, yüzde 34,5’i kıt kanaat geçinebildiğini, yüzde 19,9’u ise geçinebildiğini ve kenara da para koyabildiğini belirtti. Birikim yapabildiğini belirten katılımcıların; yüzde 49,4’ü altın, yüzde 33,7’si hisse senedi, yüzde 15,7’si ise döviz aldığını belirtti.

Mayıs ayında katılımcıların yüzde 20,5’i borç aldığını söyledi. Katılımcıların yüzde 20,5’i borç aldığını, yüzde 8,4’ü borç verdiğini, yüzde 7,5’i hem borç alıp hem borç verdiğini, yüzde 63,6’sı ise borç alıp vermediğini ifade etti.

Katılımcıların yüzde 70,5’i kripto paraları güvenli bulmadığını belirtti. Katılımcıların yüzde 70,5’i kripto paraları güvenli bir yatırım aracı olarak görmediğini, yüzde 7,7’si güvenli bulduğunu, yüzde 3’ü kısmen güvenli bulduğunu yüzde 18,8’i ise fikrinin olmadığını ifade etti.

Katılımcıların yüzde 49,2’si son kira artış döneminde ev sahibi ile sorun yaşadığını belirtti. Katılımcıların yüzde 9,4’ü geçen ay kirasını ödeyemediğini belirtti. Katılımcıların yüzde 49,2’si son kira artış döneminde ev sahibi ile sorun yaşadığını ifade etti. Katılımcıların yüzde 65,2’si son kira artışı döneminde kira artışının kanunda belirtilen yüzde 25’lik orandan daha yüksek olduğunu belirtirken yüzde 27,9’u %25 oranında, yüzde 6,9’u ise yüzde 25’ten daha düşük bir oranda kira artışı gerçekleştiğini söyledi.

İstanbulluların stres seviyesi 6,9 mutluluk seviyesi 5,6 olarak ölçüldü. Katılımcılara Mayıs ayındaki duygu halleri soruldu ve 10 üzerinden değerlendirmeleri istendi. İstanbulluların ortalama stres seviyesi 6,9 olarak ölçülürken kaygı seviyesi 5,8 olarak ölçüldü. Mayıs ayındaki yaşam memnuniyeti 4,9 ve mutluluk seviyesi 5,6 olarak ölçüldü.

Mayıs ayında katılımcıların yüzde 33,5’i düzenli spor aktivitesinde bulunduğunu ifade etti. Mayıs ayında katılımcıların yüzde 33,5’i düzenli spor yaptığını belirtti. Mayıs ayında spor yapan katılımcıların yüzde 51’i tempolu yürüme, yüzde 22,7’si fitness yaptığını belirtti.

İstanbul’un ilk üç sorunu

İstanbul’un İlk Üç Sorunu: Ulaşım, ekonomik sorunlar, olası İstanbul depremi Katılımcılara göre İstanbul’un ilk üç sorunu yüzde 55,8 ile ulaşım, yüzde 49,8 ile ekonomik sorunlar ve yüzde 44,9 olası İstanbul depremi olarak belirlendi.

Paylaşın

İnşaat Maliyetleri Yüzde 71,80 Arttı

İnşaat maliyetleri nisan ayında bir önceki aya göre yüzde 2,12, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 71,80 arttı. İnşaat malzeme maliyetleri nisan ayında bir önceki aya göre 2,71, bir önceki yılın aynı ayına göre 57,21 arttı.

Haber Merkezi / İnşaat işçilik maliyetleri mart ayında bir önceki aya göre yüzde 0,99, bir önceki yılın aynı ayına göre işçilik maliyetleri yüzde 109,73 arttı.

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), İnşaat Maliyet Endeksi Nisan 2024 verilerini açıkladı.

Buna göre; İnşaat maliyet endeksi, 2024 yılı Nisan ayında bir önceki aya göre yüzde 2,12, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 71,80 arttı. Bir önceki aya göre malzeme endeksi yüzde 2,71, işçilik endeksi yüzde 0,99 arttı. Ayrıca bir önceki yılın aynı ayına göre malzeme endeksi yüzde 57,21, işçilik endeksi yüzde 109,73 arttı.

Bina inşaatı maliyet endeksi, bir önceki aya göre yüzde 2,14, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 70,50 arttı. Bir önceki aya göre malzeme endeksi yüzde 2,77, işçilik endeksi yüzde 0,99 arttı. Ayrıca bir önceki yılın aynı ayına göre malzeme endeksi yüzde 55,12, işçilik endeksi yüzde 109,13 arttı.

Bina dışı yapılar için inşaat maliyet endeksi, bir önceki aya göre yüzde 2,05, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 76,18 arttı. Bir önceki aya göre malzeme endeksi yüzde 2,52, işçilik endeksi yüzde 1,01 arttı. Ayrıca bir önceki yılın aynı ayına göre malzeme endeksi yüzde 63,94, işçilik endeksi yüzde 111,96 arttı.

Paylaşın

Dünya Bankası, 2024 Yılı İçin Türkiye Büyüme Tahminini Düşürdü

Dünya Bankası, 2024 yılı için Türkiye büyüme tahminini yüzde 3,1’den yüzde 3’e düşürdü. Banka, Türkiye için 2025 büyüme tahminini yüzde 3,9’dan yüzde 3,6’ya çekti.

Haber Merkezi / Türkiye için 2026 büyüme tahminini de yüzde 4,3 olarak belirleyen banka, Türkiye’deki para politikasındaki sıkılaşmanın ekonominin geneline yansıması ve makroekonomik kırılganlıkların azaltılmasına katkıda bulunmasını, bu nedenle ekonomik büyümenin bu yıl yüzde 3’e gerileyeceğini öngördü.

Ancak, güçlü iç talep ve net ihracatın etkisiyle ekonomik büyümenin 2025’te yüzde 3,6, 2026’da ise yüzde 4,3 artmasını bekliyor.

Dünya Bankası, Türkiye’de enflasyonun Merkez Bankası’nın hedefinin üzerinde kalacağını ve 2025’te ortalama yüzde 29’a düşeceğini öngördü. Türkiye’de bütçe açığının Şubat 2023’te meydana gelen depremlerin ardından rehabilitasyon ve yeniden yapılanma maliyetleri sebebiyle yüksek kalması bekleniyor.

Öte yandan Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Hazine ve Maliye Bakanlığı’nda Dünya Bankası Grubu Başkanı Ajay Banga ile görüştü. Basına kapalı gerçekleşen görüşme, yaklaşık 1 saat sürdü.

Bakan Şimşek’ten açıklama

Mehmet Şimşek, görüşme sonrası sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, Banga ile 2024-2028 Ülke İşbirliği Çerçevesi hakkında verimli bir toplantı gerçekleştirdiklerini söyledi.

Dirençli şehirler başta olmak üzere enerjide dönüşüm, altyapı, KOBİ’lerin ve istihdamın desteklenmesi⁠ gibi birçok alanda geliştirilebilecek işbirliklerini ele aldıklarını belirten Şimşek, “Türkiye Dünya Bankası’nda aktif portföy büyüklüğü açısından dünyada ikinci, bölgede ise birinci sırada yer almaktadır. Dünya Bankası’na programımıza olan güveni ve ülkemize sağladığı destek için teşekkür ediyoruz.” dedi.

Ayrıca Dünya Bankası Başkan Yardımcısı Lakshmi Shyam-Sunder ve Uluslararası Para Fonu (IMF) Türkiye Masası Şefi James Walsh başkanlığındaki geniş IMF heyeti ayrı ayrı ekonomi bürokrasisi ve özel sektör temsilcileriyle bir dizi temasta bulundu. IMF heyetinin, yıllık ‘rutin’ ziyaret kapsamında geldiği belirtildi.

Geçen hafta Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) başta olmak üzere mesleki örgütler ve hükümet dışı kurumlarla da dar kapsamlı da olsa görüşmeler yapıldı. IMF Türkiye Masası şefi James Walsh başkanlığındaki heyette, Agustin Roitman, Farid Boumediene, Jiaxiong Yao’nun da bulunduğu 12 kişi yer alıyor.

Paylaşın