Yap İşlet Devret Projeleri: Türkiye Ekonomisi İçin Karadelik

CHP Zonguldak Milletvekili Deniz Yavuzyılmaz, Yap İşlet Devret (YİD) projelerini “Türkiye ekonomisi için bir karadelik” olarak nitelendirerek, bu projelerin hazineye olan maliyetinin sürdürülemez olduğunu vurguladı.

Haber Merkezi / CHP Zonguldak Milletvekili Deniz Yavuzyılmaz, sosyal medya hesabı üzerinden, Karayolları Genel Müdürlüğü’nün (KGM) 2024 Yılı Kurumsal Mali Durum ve Beklentiler Raporu’nu yayınladı.

Yavuzyılmaz’ın yayınladığı KGM raporuna göre, 2024 yılının ocak-haziran döneminde Hazine tarafından Yap İşlet Devret (YİD) projelerini yürüten şirketlere toplam 36 milyar 109 milyon 378 bin 774 TL ödeme yapıldı.

Yap İşlet Devret (YİD) projelerinin “Türkiye ekonomisi için bir karadelik” olduğunu belirten Deniz Yavuzyılmaz, paylaşımında şu ifadeleri kullandı:

“AK Parti tarzı Yap İşlet Devret modeliyle yapılan karayolu projelerinde; Tutturulamayan araç geçiş garantileri nedeniyle hazinede açılan deliğin boyutunu tespit ettik. 2024’ün ilk 6 ayında Hazinenin görevli şirketlere yaptığı garanti ödemesi: 36.109.378.774 TL; 36 Milyar 109 Milyon Lira!”

Paylaşın

Mehmet Şimşek’e Göre İşsizlik Düşecek!

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, işsizlik oranının haziran ayında yüzde 9,2’ye yükseldiğini ancak bu yıl Orta Vadeli Program’dan (OVP) daha düşük ve tek haneli işsizlik oranı öngördüklerini söyledi.

Haber Merkezi / Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, sosyal medya hesabı üzerinden, Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) açıkladığı işsizlik ve istihdam oranlarını değerlendirdi.

Mehmet Şimşek, aylık cari dengenin fazla verdiği Haziran ayında yıllık açığın 24,8 milyar dolar gerçekleştiğini belirtti. Şimşek, ikinci çeyrekte ise yıllık cari açığın milli gelire oranının yaklaşık yüzde 2,2’ye, üçüncü çeyrekte ise yüzde 2’nin altına gerilemesini beklediklerini açıkladı.

“Programımızın dengelenme ve dezenflasyondaki olumlu sonuçlarının yanı sıra işgücü piyasasındaki kısa vadeli olumsuz etkilerini görüyoruz.” diyen Şimşek, işsizlik oranının Haziran’da yüzde 9,2’ye yükseldiğini ancak bu yıl OVP’den daha düşük ve tek haneli işsizlik oranı öngördüklerini kaydetti.

Şimşek, “Kalıcı refah artışı sağlamak için programımızı kararlılıkla uyguluyoruz. İşgücü piyasasının niceliği kadar niteliği de önemlidir. Bu kapsamda verimlilik artışı, beşeri sermayenin güçlendirilmesi ve dijital dönüşüme odaklanan yapısal reformlara ağırlık veriyoruz.” ifadelerinim kullandı.

“Yeni yatırım müjdelerinin gelmesini bekliyoruz”

Öte yandan Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz Yatırım Ortamını İyileştirme Koordinasyon Kurulu (YOİKK) toplantısının açılışında konuştu. Yılmaz özel sektörün ihtiyaçlarına cevap verecek, katma değeri yüksek yatırımı önceleyen yatırım teşvik sisteminin oluşturulmasına yönelik çalışmaların son aşamada olduğunu bildirdi.

2025-2027 yıllarını kapsayacak OVP için istişarelerine başladıklarını belirten Yılmaz “Bu ay boyunca farklı sektörlerden paydaşlarımızla görüşmelerimiz devam edecek” dedi. Yılmaz enflasyonla mücadelenin en önemli politika hedeflerinden biri olduğunu belirterek “Bunu maliye politikası ve yapısal reformlarla destekleyeceğiz” yorumunu yaptı.

Uluslararası firmaların ülkemize yatırım kararlarını açıkladığı bir döneme girildiğini belirten Yılmaz, “Önümüzdeki dönemde yeni müjdelerin de gelmesini bekliyoruz” diye konuştu.

Paylaşın

Türkiye’de Her Dört Çocuktan Biri Yoksul

22 milyon 206 bin çocuk bulunduğu Türkiye’de 5,4 milyon çocuk Aile Destek Programı’ndan yararlanıyor. Başka bir ifadeyle çocukların yüzde 25’i, yani her 4 çocuktan 1’i yoksulluk yaşıyor.

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş’tan çocuk yoksulluğuna ilişkin itiraf niteliğinde açıklamalar geldi. Göktaş, yoksul olduğu gerekçesiyle Aile Destek Programı’ndan yararlanan 2,2 milyon hanedeki toplam çocuk sayısının 5,4 milyon olduğunu açıkladı. TÜİK verilerine göre Türkiye’de 22 milyon 206 bin çocuk bulunuyor. Çocukların yüzde 25’i, yani her 4 çocuktan 1’i yoksulluk yaşıyor.

Mahinur Özdemir Göktaş, “Aile Desteği kapsamında yaklaşık 3,2 milyon hanemize 2,9 milyar TL, Çocuk Desteği kapsamında yaklaşık 2,2 milyon hanemize 5,4 milyon çocuk için yaklaşık 900 milyon TL, toplamda yaklaşık 3,8 milyar TL ödeme yapacağız” dedi.

2022 yılında Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından tanıtılan Türkiye Aile Destek Programı’nda başlangıçta 2.5 milyon hane vardı. Hane sayısı bu yılın temmuz ayında 3.2 milyona yükseldi. Türkiye Aile Destek Programı bu yıl genişletilerek çocuk desteği de eklendi. Hak sahibi hanelerde bulunan çocuk sayısına göre, aylık 350 TL ile 650 TL arasında ödeme yapıldı.

Bakanlığın “Ailesinin yanında bakımı sağlanamayan ve yaşamlarını en düşük seviyede dahi sürdürmekte güçlük çeken ailelerin çocukları” için yapılan Sosyal ve Ekonomik Destek (SED) yararlanan çocuk sayısı da yıldan yıla arttı. 2020’de 129 bin 422 çocuk SED hizmetinden yararlanıyordu. 2023 yılı sonu itibarıyla 164 bin 995’e çıktı. 2024 yılı haziran sonunda sayı 171 bin 895’e yükseldi.

Paylaşın

Kişi Başı Kredi Kartı Borcu 81 Bin Liraya Yükseldi

Bireysel kredi kullanan kişi sayısı (takipteki krediler hariç) son bir yılda yaklaşık 2,1 milyon kişi artarak 40,7 milyon kişi olurken, kişi başı ortalama kredi bakiyesi (borcu) ise 57 bin liradan 81 bin liraya yükseldi.

Konya, Bayburt, Şırnak ve Siirt son 12 ayda bireysel kredi bakiyesi en çok artan il oldu. Kişi başına ortalama bireysel kredi (kredi kartı dahil) toplam borcu en yüksek iller ise sırasıyla, İstanbul, Ankara ve İzmir olarak sıralandı.

Nakdi krediler ise 1 Haziran 2024 itibarıyla, geçen yılın aynı ayına göre yüzde 38 artarak 14.473 milyar TL oldu.

Türkiye Bankalar Birliği (TBB) Risk Merkezi tarafından yayınlanan bültene göre, bireysel kredi kullanan kişi sayısı (takipteki krediler hariç) son bir yılda yaklaşık 2,1 milyon kişi artarak 40,7 milyon kişi oldu. Ortalama kredi bakiyesi (borcu) ise 57 bin liradan 81 bin TL’ye çıktı.

Haziran ayında 161 bin kişi ilk defa kredi kartı, 122 bin kişi ilk defa kredili mevduat hesabı kullandı. 97 bin kişi ilk defa tüketici kredisi çekerken, konut kredisi kullanan kişi sayısı 5 bin oldu. 22 bin kişi ilk defa ise taşıt kredisi kullandı.

Haziran 2024 ayı itibarıyla İstanbul yüzde 28, Ankara yüzde 10 ve İzmir yüzde 7’lik bireysel kredi payına sahiptir. Konya, Bayburt, Şırnak ve Siirt son 12 ayda bireysel kredi bakiyesi en çok artan il oldu. Kişi başına ortalama bireysel kredi (kredi kartı dahil) toplam borcu en yüksek iller ise sırasıyla, İstanbul, Ankara ve İzmir olarak sıralandı.

Nakdi krediler1 Haziran 2024 itibarıyla, geçen yılın aynı ayına göre yüzde 38 artarak 14.473 milyar TL oldu.

Tasfiye olunacak alacaklar 2024 yılı haziran ayı itibarıyla 281 milyar TL’ye ulaştı. Tasfiye olunacak alacakların 263 milyar TL’si bankalara; 12,2 milyar TL’si finansal kiralama şirketlerine, 3,5 milyar TL’si faktoring şirketlerine ve 2,5 milyar TL’si de finansman şirketlerine ait.

Haziran itibarıyla tasfiye olunacak alacak oranı en yüksek olan sektör, yüzde 5 ile inşaat sektörü oldu. Bu sektörü yüzde 4,3 ile enerji sektörü takip etti.

(Kaynak: Artı Gerçek)

Paylaşın

Hazine’nin Faiz Ödemeleri Yüzde 131,4 Arttı

2023 yılının ilk yedi aylık döneminde 267,3 milyar lira olan Hazine’nin faiz ödemeleri, bu yılın aynı dönemde yüzde 131,4 oranında artışla 618,5 milyar lira oldu.

2023 yılının ilk yedi aylık döneminde yüzde 11 olan faiz ödemelerinin Hazine gelirlerine oranı, bu sene aynı dönemde yüzde 13,2’ye yükseldi.

Hazine ve Maliye Bakanlığı, önceki gün temmuz ayı ‘nakit gerçekleşmeleri’ verilerini yayımladı.

Sözcü’den Emre Deveci’nin haberine göre; 2023 yılı Temmuz ayında 19,2 milyar TL fazla veren Hazine nakit dengesi, 2024 yılı Temmuz ayında 136,5 milyar TL açık verdi.

Geçen senenin ocak-temmuz döneminde 434,4 milyar TL olan nakit açığı, bu sene aynı dönemde yüzde 162,4 oranında artışla 1 trilyon 140 milyar TL’ye yükseldi.

Vergi artışlarına rağmen Hazine’nin nakit açığının artmasında, faiz ödemelerindeki artış da etkili oldu.

Geçen sene temmuzda 34,3 milyar TL olan faiz ödemeleri, bu sene temmuzda yüzde 159,2 oranında artışla 88,9 milyar TL’ye yükseldi.

Geçen sene ocak-temmuz döneminde 267,3 milyar TL olan Hazine’nin faiz ödemeleri, bu sene aynı dönemde yüzde 131,4 oranında artışla 618,5 milyar TL oldu.

Geçen sene temmuzda 53,2 milyar TL fazla veren faiz dışı denge, bu sene temmuzda 47,6 milyar TL açık verdi.

Geçen sene ocak-temmuz döneminde 171,2 milyar TL olan faiz dışı açık, bu sene aynı dönemde yüzde 205,4 oranında artışla 522,9 milyar TL oldu.

Geçen sene ocak-temmuz döneminde 2 trilyon 429 milyar TL olan Hazine’nin gelirleri, bu sene aynı dönemde yüzde 93,4 oranında artışla 4 trilyon 697 milyar TL’ye yükseldi.

Geçen sene ocak-temmuz döneminde 395,9 milyar TL olan Hazine’nin net borçlanması, bu sene aynı dönemde yüzde 100 oranında artışla 791,7 milyar TL’ye yükseldi.

Geçen sene ocak-temmuz döneminde yüzde 11 olan faiz ödemelerinin Hazine gelirlerine oranı, bu sene aynı dönemde yüzde 13,2’ye yükseldi.

Paylaşın

İkame Etkisi Nedir, Nasıl İşler?

Ekonomistler ikame etkisini, belirli bir ürünün fiyatındaki artış nedeniyle satışlarındaki düşüş olarak tanımlar. İkame etkisi tutumluluğu yansıtır: Tüketici pahalı bir ürünle karşılaştıklarında daha ucuz alternatiflerini tercih eder.

Haber Merkezi / Örneğin, balık pazarındaki balık fiyatları artarsa, tüketiciler daha uygun fiyatlı, tavuk gibi, protein kaynaklarına yönelebilir. Balık pazarındaki fiyatlar tekrar uygun seviyeye gerilerse, tüketiciler tekrar balık almaya başlayabilir.

İkame etkisi ve gelir etkisi

İkame etkisi ve gelir etkisi, tüketici harcamalarını tanımlayan ekonomik kavramlardır. İkame etkisi, tüketicilerin ürün A’nın fiyatlarında bir artış olduktan sonra ürün B’yi ürün A ile ikame etmesiyle oluşur. Malların fiyatları arttığında, tüketiciler genellikle daha uygun fiyatlı bir seçenek satın alır.

Buna karşılık, gelir etkisi, tüketiciler daha fazla satın alma gücüne (daha fazla harcanabilir gelire) sahip olduğunda ve daha pahalı bir ürünü satın almak istediğinde ortaya çıkar. Şirketler daha fazla para kazanmak için bir ürünün fiyatını artırabilir, çünkü tüketicilerin bunu alaca ekonomik güçlerinin olduğunu bilirler.

İkame etkisi nasıl işler?

Makroekonomide, ikame etkisi, ürün fiyatı artışlarının talep eğrisini nasıl etkileyebileceğini gösterir; burada maliyet tasarrufu tüketici eyleminin itici gücüdür. İkame etkisi genellikle fiyatlar yükseldiğinde ancak GSYİH (gayri safi yurtiçi hasıla) veya tüketici geliri artmadığında ortaya çıkar.

Para politikaları ikame etkisini etkilemez, sadece tüketici tercihlerini ​​etkiler. Faiz oranları veya enflasyon dönemlerinde şirketlerin ürettiği malların maliyetini artırma olasılığı daha düşüktür, bu nedenle ikame etkisi daha istikrarlı ekonomilerde ortaya çıkar.

İkame etkisinin örnekleri:

Örneğin, çocuğu için spor kampı arayan bir ebeveyn, fiyatları arttığı için spor kampını pas geçebilir ve çocuğunu tamamen farklı bir aktiviteye kaydedebilir. Örneğin, armudun fiyattı artarsa, tüketici fayda ve maliyet düzeyine göre elmaya yönelebilir.

Paylaşın

Kur Korumalı Mevduatta Son Altı Ayın En Hızlı Çıkışı

2 ağustos ile biten haftada Kur Korumalı Mevduat (KKM) hesapları 67,7 milyar lira düştü. Böylelikle kur korumalı mevduat hesapları 1 trilyon 764,3 milyar liraya geriledi.

Haber Merkezi / Aynı hafta Merkez Bankası’nın (TCMB) brüt rezervleri 150,4 milyar dolar seviyesine yükseldi. Bankanın bir önceki hafta brüt rezervleri 148 milyar dolar düzeyindeydi.

Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) verilerine göre 2 ağustos haftası itibariyle kur korumalı mevduatlar 67,7 milyar TL düştü. Böylelikle kur korumalı mevduatlar zirveyi gördükten sonra 1 trilyon 764,3 milyar liraya geriledi.

KKM’deki düşüşle ilgili Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, sosyal medya hesabı üzerinden değerlendirmelerde bulundu. Şimşek, şu ifadeleri kullandı:

Bir yıl önce 3,4 trilyon TL olan KKM stoku 50 haftadır kesintisiz gerileyerek 1,6 trilyon TL azaldı. Ağustostan itibaren vergi avantajı sonlanan KKM hesaplarına TL mevduat ve katılma hesapları ile uyumlu şekilde stopaj uygulanmaya başlandı.

Son dönemde hızlanan KKM’den çıkışın sürmesini bekliyoruz. Programımızın ana hedefi olan fiyat istikrarına ulaşmak için finansal istikrarı güçlendirmeye devam edeceğiz.”

Öte yandan Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), 2 ağustos ile biten haftaya ilişkin para ve banka istatistiklerini yayınladı. Buna göre; 148 milyar dolar düzeyinde olan brüt rezervler 150,4 milyar dolar düzeyine yükseldi.

Net rezervler ise 47,6 milyar dolardan 51,4 milyar dolar düzeyine yükseldi. Swap hariç net rezervlerde 28,5 milyar dolar oldu. Bir önceki hafta swap hariç net rezervler 24,4 milyar dolar seviyesindeydi.

Paylaşın

Merkez Bankası Yıl Sonu Enflasyon Tahminini Değiştirmedi: Yüzde 38

Merkez Bankası (TCMB), yıl sonu için enflasyon tahminini yüzde 38’de sabit tuttu. Banka, 2025 ve 2026 enflasyon tahminlerini ise sırasıyla yüzde 14 ve yüzde 9 seviyesinde korudu.

Merkez Bankası (TCMB), yılın 2. Enflasyon Raporu toplantısında 2024 yıl sonu enflasyon tahminini iki puan yukarı güncelleyerek yüzde 38’e çekmiş, 2025 ve 2026 tahminlerini ise sırasıyla yüzde 14 ve yüzde 9 seviyesinde korumuştu.

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Başkanı Fatih Karahan, yılın üçüncü enflasyon raporunun sunumu için kameraların karşısına geçti. Karahan 2024, 2025 ve 2026 yıl sonu enflasyon tahminlerini değiştirmediklerini belirtti.

Fatih Karahan, mevsimsellikten arındırılmış ortalama aylık enflasyonun yılın üçüncü çeyreğinde yüzde 2,5 civarına, son çeyrekte ise yüzde 1,5’in bir miktar altına gerileyeceğini öngördüklerini sözlerine ekledi.

Haziran 2023’ten itibaren “sıkılaşma döngüsünü” başlattıklarını ve politika faizini yüzde 8,5’ten Mart 2024 itibarıyla yüzde 50’ye çıkardıklarını hatırlatan Fatih Karahan, “para politikasındaki sıkı duruşu fiyat istikrarı sağlanana kadar kararlılıkla sürdüreceklerini” açıkladı.

“Para politikasındaki temkinli duruşun sürdürülmesiyle, enflasyonun yılın kalanında da istikrarlı olarak gerileyeceğini öngörüyoruz. Ayrıca, finansal koşullardaki sıkılaşmayla beraber talep koşullarında görülen dengelenmenin önümüzdeki dönemde daha da belirginleşeceğini tahmin ediyoruz” diyen Karahan şu öngörüde bulundu:

“Sıkı parasal duruşun sürdürülmesi ve hizmet enflasyonundaki katılığın zayıflamasıyla, enflasyonun ana eğiliminde gerileme 2025 yılında da devam edecek. Para ve maliye politikalarının eşgüdümü de bu sürece katkı sağlayacak.”

TCMB, yılın 2. Enflasyon Raporu toplantısında 2024 yıl sonu enflasyon tahminini iki puan yukarı güncelleyerek yüzde 38’e çekmiş, 2025 ve 2026 tahminlerini ise sırasıyla yüzde 14 ve yüzde 9 seviyesinde korumuştu.

Paylaşın

Kredi Kartı Borcunu Ödeyemeyenlerin Oranı Yüzde 70 Arttı

2023 yılının ilk altı aylık döneminde 379 bin 591 olan bireysel kredi kartı borcunu ödeyemeyenlerin sayısı, bu yılın aynı döneminde yüzde 70 artarak 645 bin 474’e çıktı.

Aynı dönemde bireysel kredi borcundan dolayı yasal takibe intikal edenlerin sayısı da yüzde 34 artarak 399 bin 377’den 536 bin 20 kişiye ulaştı. Bireysel kredi ve bireysel kredi kartı borcundan dolayı yasal takibe uğrayanlar ise yüzde 43 artarak toplam 891 bin kişiyi buldu.

Birgün’den Havva Gümüşkaya’nın haberine göre; Yüksek enflasyon karşısında satın alma gücünü kaybeden ve bireysel kredi ve kredi kartlarına yüklenen yurttaşlar borçlarını ödemekte güçlük yaşıyor. Başta kredi kartı borçları olmak üzere tüketici borçlarında patlama yaşandı. Yüksek faizler kaynaklı borç çevirme zorlaşınca yasal takibe düşenlerin sayısı da dikkati çekici bir biçimde arttı.

Türkiye Bankalar Birliği (TBB) Risk Merkezi’nin verilerine göre 2023 Ocak-Haziran döneminde 379 bin 591 olan bireysel kredi kartı borcunu ödeyemeyenlerin sayısı yüzde 70 artarak 645 bin 474’e çıktı.

Aynı dönemde bireysel kredi borcundan dolayı yasal takibe intikal edenlerin sayısı da yüzde 34 artarak 399 bin 377’den 536 bin 20 kişiye ulaştı. Bireysel kredi ve bireysel kredi kartı borcundan dolayı yasal takibe uğrayanlar ise yüzde 43 artarak toplam 891 bin kişiyi buldu.

Geçen yılın Haziran ayında 118 bin 362 olan yasal takibe intikal edenlerin sayısı bu yıl aynı ayda 213 bin 989 oldu. Bu kişilerin 118 bin 855’i bireysel kredi borcunu ödemeyen, 142 bin 28’i bireysel kredi kartı borcunu ödemeyenlerden oluştu.

Genel seçim sonrası değişen ekonomi yönetimi artan kredi kartı harcamalarını mercek altına almıştı. Geçen yıl Haziran öncesinde kredi kartı azami faiz ile nakit çekim, kredili mevduat hesabı faizleri enflasyonun çok altında kaldığı için avantajlı hale geldi. Kredi kartı harcamaları ve nakit çekim hızlı büyüdü. Politika faizinde artışın başlamasıyla birlikte bu faiz oranları da yükseldi.

Kasım ayında politika faizi artışları kredi kartına yansıtılmamaya başladı ancak 6 Nisan’dan itibaren faiz oranları yükseltildi. Kredi kartından nakit çekim ve kredili mevduat hesaplarında uygulanacak aylık azami akdi faiz oranının hesaplama yönteminde ise Merkez Bankası 16 Mart’ta değişiklik yaptı. Yeni yönteme göre hesaplanan aylık azami akdi faiz oranı yüzde 4,42’den yüzde 5’e çıkarıldı. Faiz oranlarında artışın ardından nakit çekim yavaşladı.

Ancak faiz oranlarındaki artışa rağmen kredi kartı kullanımı yüksek seviyede kalmaya devam ediyor. Bireysel kredi ve kredi kartı borçları 19-26 Temmuz haftasında 52,7 milyar lira daha artarak 3,34 trilyon liraya yükseldi. Bir haftada bireysel kredilerinin bakiyesi 16,6 milyar lira artarak 1 trilyon 803 milyar liraya, kredi kartı borç bakiyesi ise 36,1 milyar lira artarak 1 trilyon 532 milyar liraya çıktı.

Paylaşın

Şimşek, Yıl Sonu Enflasyon Hedefini Açıkladı: Yüzde 40

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, “Şu an itibarıyla enflasyondaki gidişatın öngörülerimizle uyumlu olduğunu ve yüzde 40 ile yılı kapatacağımıza inanıyoruz. Piyasa beklentileri ise yüzde 43’ün biraz altında” dedi.

Mehmet Şimşek,2025 yılının dezenflasyon yılı olacağını belirterek, “Çektiğimiz sıkıntılara değecek. Milletimiz sonuçlarını görecek” ifadelerini kullandı. Dezenflasyon programının zaman aldığını belirten Şimşek, “Enflasyon düşecek, çünkü para, maliye ve gelirler politikaları ona göre tasarlandı, zamana ve sabra ihtiyacımız var,” dedi.

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, A Haber – A Para ortak yayınında yaptığı konuşmada, 2024 yılının yüzde 40’lık bir enflasyon oranıyla kapanacağını açıkladı. 2024 sonu için hedeflenen enflasyonun en fazla yüzde 42 bandında olduğunu belirten Şimşek, beklentilerde iyileşme olduğunu ifade etti.

Mehmet Şimşek, “Şu an itibarıyla enflasyondaki gidişatın öngörülerimizle uyumlu olduğunu ve yüzde 40 ile yılı kapatacağımıza inanıyoruz. Piyasa beklentileri ise yüzde 43’ün biraz altında” dedi. 2025 yılının dezenflasyon yılı olacağını söyleyen Şimşek, “Çektiğimiz sıkıntılara değecek. Milletimiz sonuçlarını görecek,” diye konuştu.

Dezenflasyon programının zaman aldığını belirten Şimşek, “Enflasyon düşecek, çünkü para, maliye ve gelirler politikaları ona göre tasarlandı, zamana ve sabra ihtiyacımız var,” dedi. 2025 Ekim ayı için enflasyon beklentisinin daha önce yüzde 25 olduğunu belirten Şimşek, şu an ise bu beklentinin yüzde 19 civarına revize edildiğini ifade etti.

Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) pazartesi günü açıkladığı temmuz ayı enflasyon rakamlarına göre aylık bazda artış yüzde 3,23 olurken, yıllık bazda enflasyon yüzde 61,78’e geriledi. Bağımsız Enflasyon Araştırma Grubu’nun (ENAG) hesaplamalarına göre ise temmuzda Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) aylık yüzde 5,91 arttı. Yıllık enflasyon ise yüzde 100,88 olarak hesaplandığı açıklandı.

Katıldığı programda maliye denetimlerinin sektör farketmeksizin yoğunlaşarak artacağını belirten Şimşek, “Kayıt dışılıkla mücadele etme dışında hiçbir seçeneğimiz yok,” dedi.

Vergi oranlarındaki artışta “sınıra geldiklerini” vurgulayan Şimşek, “Kayıt dışındaki mücadelede dozu artıracağız. Hem çok kazanandan hem de kayıt dışı olandan vergi alabilmek için ne gerekiyorsa yapacağız. O sektördeki kişileri uyarıyorum. Maliye mutlaka kapınızı çalacak,” dedi.

Maliye denetimlerinin sahada daha aktif yapılması gerektiğini ifade eden Şimşek, “Üst düzey yöneticiler dahil arkadaşlara söyledim. ‘Sizi Bakanlık kampüsünde görmek, karşılaşmak istemiyorum. Siz de ekiplerin başında sahada olacaksınız,'” ifadelerini kullandı.

Paylaşın