MB, Faizi Yüzde 16’ya Çekti: Dolar Ve Euro Rekor Kırdı

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Para Politikası Kurulu (PPK), faiz kararını açıkladı. MB, politika faizini yüzde 18’den yüzde 16’ya indirmesiyle, yükselişe geçen Dolar ve Euro kuru, rekor kırdı.

Haber Merkezi / Dolar/TL 9,28’den 9,48’e yükselirken, Euro/TL’de 11 seviyesi ilk kez aşıldı ve 11,05 seviyesi görüldü. MB, 23 Eylül’de de 100 baz puan faiz indirimine gitmişti.

Dolar/TL’de bugün görülen yeni zirveyle, 5 Eylül 2021 tarihinde Cumhurbaşkanı onayıyla açıklanan Hazine ve Maliye Bakanlığı imzalı Orta Vadeli Program’da (OVP) 2022 yılı için öngörülen ortalama 9,27’lik beklenti de şimdiden aşılmış oldu.

MB’nin 200 baz puan indirimine gittiği karar metninde şu ifadeler kullanıldı:

Küresel iktisadi faaliyette yılın ilk yarısında yaşanan toparlanmaya rağmen yakın dönemde açıklanan güven endeksleri, salgının etkisiyle gerilemeye başlamıştır. Aşılama oranlarındaki artışa rağmen salgında yeni varyantlar küresel iktisadi faaliyet üzerindeki aşağı yönlü riskleri canlı tutmaktadır.

Küresel talepteki toparlanma, emtia fiyatlarındaki yüksek seyir, bazı sektörlerdeki arz kısıtları ve taşımacılık maliyetlerindeki artış uluslararası ölçekte üretici ve tüketici fiyatlarının yükselmesine yol açmaktadır. Başlıca tarımsal emtia ihracatçısı ülkelerde yaşanan iklim koşullarının küresel gıda fiyatları üzerinde olumsuz yansımaları görülmektedir.

Yüksek küresel enflasyonun, enflasyon beklentileri ve uluslararası finansal piyasalar üzerindeki etkileri yakından izlenmekle birlikte, gelişmiş ülke merkez bankaları enflasyondaki yükselişin talep kompozisyonundaki normalleşme, arz kısıtlarının hafiflemesi ve baz etkilerinin devreden çıkmasıyla birlikte büyük ölçüde geçici nitelikte olacağını değerlendirmektedir.

Bu çerçevede, gelişmiş ülke merkez bankaları destekleyici parasal duruşlarını sürdürmekte, varlık alım programlarına devam etmektedir. Öncü göstergeler yurt içinde iktisadi faaliyetin dış talebin de etkisiyle güçlü seyrettiğine işaret etmektedir.

Aşılamanın toplumun geneline yayılması salgından olumsuz etkilenen hizmetler, turizm ve bağlantılı sektörlerin canlanmasına ve iktisadi faaliyetin daha dengeli bir bileşimle sürdürülmesine olanak tanımaktadır. Dayanıklı tüketim malları talebi yavaşlarken, dayanıksız tüketim mallarında bir toparlanma gözlenmektedir. İhracattaki güçlü artış eğilimiyle yılın geri kalanında yıllıklandırılmış cari işlemler dengesindeki iyileşmenin sürmesi beklenmekte, bu eğilimin güçlenerek devam etmesi fiyat istikrarı hedefi için önem arz etmektedir.

Enflasyonda son dönemde gözlenen yükselişte; gıda ve başta enerji olmak üzere ithalat fiyatlarındaki artışlar ile tedarik süreçlerindeki aksaklıklar gibi arz yönlü unsurlar, yönetilen/yönlendirilen fiyatlardaki artışlar ve açılmaya bağlı talep gelişmeleri etkili olmaktadır.

Bu etkilerin arızi unsurlardan kaynaklı olduğu değerlendirilmektedir. Diğer taraftan, güçlü parasal sıkılaştırmanın krediler ve iç talep üzerindeki yavaşlatıcı etkileri devam etmektedir. Parasal duruşun sıkılığı ticari kredilerde öngörülenin ötesinde daraltıcı etki yapmaya başlamıştır.

Bunun yanında, bireysel kredilerin ılımlı seyre dönmesi için güçlendirilen makro ihtiyati politika çerçevesinin olumlu etkileri gözlenmeye başlamıştır. Kurul, para politikasının etkileyebildiği talep unsurları, çekirdek enflasyon gelişmeleri ve arz şoklarının yarattığı etkilerin ayrıştırılmasına yönelik analizleri değerlendirmiştir. Bu çerçevede politika faizi 200 baz puan indirilerek yüzde 16 olarak belirlenmiştir. Bununla birlikte, arz yönlü arızi unsurlardan kaynaklı olarak politika faizinde yapılan aşağı yönlü düzeltme için yıl sonuna kadar sınırlı bir alan kaldığı Kurul tarafından değerlendirilmiştir.

Kurul, ayrıca iklim ve diğer çevre kaynaklı riskleri sınırlandırmak amacıyla, para politikasının ana hedeflerinde bir değişikliğe yol açmadan sürdürülebilir finans uygulamalarını uzun vadeli bir politika olarak destekleme kararı almıştır. TCMB, fiyat istikrarı temel amacı doğrultusunda enflasyonda kalıcı düşüşe işaret eden güçlü göstergeler oluşana ve orta vadeli yüzde 5 hedefine ulaşıncaya kadar elindeki tüm araçları kararlılıkla kullanmaya devam edecektir. Fiyatlar genel düzeyinde sağlanacak istikrar, ülke risk primlerindeki düşüş, ters para ikamesinin ve Döviz rezervlerindeki artış eğiliminin sürmesi ve finansman maliyetlerinin kalıcı olarak gerilemesi yoluyla makroekonomik istikrarı ve finansal istikrarı olumlu etkileyecektir.

Böylelikle, yatırım, üretim ve istihdam artışının sağlıklı ve sürdürülebilir bir şekilde devamı için uygun zemin oluşacaktır. Piyasa 50 baz puan indirim bekliyordu Bloomberg HT Araştırma Birimi’nin 17 kurumla gerçekleştirdiği ankette genel beklenti, politika faizinin yüzde 17,50 seviyesine indirilmesi yönünde oluşmuştu. 17 kurum arasında 3 kurum politika faizinin 1 puan düşürüleceğini tahmin ederken, 4 kurum ise faizin sabit tutulacağını öngörmüştü.

Yabancı kurumlar da TCMB’nin bu toplantıda faizi indirmesini bekliyordu. Societe Generale, 2021 yıl sonu için Dolar/TL tahminini 9,25 seviyesinden 9,80’e çıkarırken, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın bu toplantıda faizleri 100 baz puan indirmesini beklediğini söylemişti. Bank of America ise Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Para Politikası Kurulu’nda yaşanan görevden almalar sonrasında yıl sonuna kadar 150 baz puan faiz indirimi yapılacağına yönelik beklentisini yukarı yönlü revize ederek 200 baz puana çıkarmıştı.

Morgan Stanley, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın bu toplantıda politika faizini 50 baz puan indirmesini beklediklerini, fakat 50-100 baz puan arasında bir indirimin de kendilerini şaşırtmayacağını belirtmişt. Yeni PPK üyeleriyle ilk toplantı Son toplantıdan bu yana beklentileri en fazla etkileyen gelişme TCMB’de yaşanan görevden almalar oldu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan ile TCMB Başkanı Kavcıoğlu’nun basına kapalı gerçekleştirdiği toplantının ardından, Resmi Gazete’de yayımlanan atama kararına göre, TCMB Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Semih Tümen, TCMB Başkan Yardımcısı Dr. Uğur Namık Küçük, Para Politikası Kurulu Üyesi Prof. Dr. Abdullah Yavaş görevden alındı. Boşalan Merkez Bankası Başkan Yardımcılığı koltuğunu, BDDK Başkan Yardımcısı Taha Çakmak devraldı. Para Politikası Üyeliğine ise Prof. Dr. Yusuf Tuna atandı.

Paylaşın

‘Tüketici Güven Endeksi’ Ekimde Yüzde 3.6 Azaldı

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) ve Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) verilerine göre, Tüketici Güven Endeksi, ekimde aylık bazda yüzde 3.6 azalışla 76.8 oldu.

Haber Merkezi / TÜİK ve TCMB’nin işbirliği ile yürütülen tüketici eğilim anketi sonuçlarından hesaplanan mevsim etkilerinden arındırılmış tüketici güven endeksi, ekimde önceki aya göre yüzde 3.6 oranında azaldı; eylülde 79.7 olan endeks ekimde 76.8 oldu.

Geçen 12 aylık döneme göre mevcut dönemde hanenin maddi durumu endeksi Eylül ayında 62,6 iken, Ekim ayında yüzde 3,0 oranında azalarak 60,7 oldu.

Hanenin maddi durum beklentisi endeksi yüzde 4.4 azaldı

Gelecek 12 aylık döneme ilişkin hanenin maddi durum beklentisi endeksi Eylül ayında 79.0 iken, Ekim ayında yüzde 4.4 oranında azalarak 75.6 oldu.

Gelecek 12 aylık döneme ilişkin genel ekonomik durum beklentisi endeksi Eylül ayında 79,3 iken, Ekim ayında yüzde 6.4 oranında azalarak 74.2 oldu.

Dayanıklı tüketim mallarına harcama yapma düşüncesi endeksi 96.6 oldu

Geçen 12 aylık döneme göre gelecek 12 aylık dönemde dayanıklı tüketim mallarına harcama yapma düşüncesi endeksi Eylül ayında 97.7 iken, Ekim ayında yüzde 1.1 oranında azalarak 96.6 oldu.

Paylaşın

Rüzgar Enerjisi, Küresel Isınmaya Karşı Mücadelede Yapbozun Bir Parçası Olabilir

Enerji sektörü, küresel sera gazı emisyonlarının ana itici güçlerinden biri olmaya devam ediyor. Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) , kömürün yanmasından kaynaklanan CO2 emisyonlarının, sanayi öncesi seviyelerden bu yana küresel ortalama sıcaklıklardaki 1ºC’lik artışın 0,3ºC’den fazlasından sorumlu olduğunu tahmin ediyor.

Haber Merkezi / Bu da kömürü sıcaklık artışının ana kaynağı haline getiriyor. Dolayısıyla, iklim değişikliğiyle mücadele etmek istiyorsak, kömürü yenilenebilir enerjiyle değiştirmeliyiz.

Son yılarda özellikle güneş ve rüzgar kaynaklı enerji üretimi dikkate değer bir artış kaydetti. Ama henüz yeterli değil. Fosil yakıtlar hala her alanda ve küresel olarak enerji talebinin ana bileşeni. Bu nedenle, Paris İklim Anlaşması’nda yer alan enerji sektörünün karbondan arındırılması, hala yerine getirilmesi önemli bir hedef olmaya devam ediyor.

Cornell Üniversitesi’nden bilim insanları, artmaya devam eden sıcaklıklarla mücadelede rüzgar enerjisinin ne anlama geleceğini araştırdılar. Rüzgar enerjisi, elektrik üretiminin en ucuz enerji kaynaklarından biri olduğunu kanıtlanmış olgun bir teknolojidir. Rüzgar türbinleri şu anda 90’dan fazla ülkede kullanılmaktadır.

Rüzgar enerjisinin genişlemesi

Bilim insanları, 2020 yılına kadar 35 GW’ı denizde olmak üzere toplam 742 GW rüzgar enerjisi kapasitesinin kurulduğunu tahmin ediyor. Çin, Almanya ve ABD bu teknolojiyle enerji üretimine öncülük etmekte.

Şu anda yenilenebilir elektrik üretimine hidroelektrik hakim olsa da (4325 TWh, toplam elektrik arzının yaklaşık % 16’sı), geleceğe yönelik senaryolarda, rüzgar ve güneş kaynaklı enerji üretiminde büyük gelişme öngörülmektedir. Rüzgar enerjisi üretimi 2005’te 104 terawatt-saatten (TWh) 2018’de 1273 TWh’ye yükseldi.

Bilim insanları, rüzgar enerjisinin etkin bir şekilde kullanıldığında, emisyonları 2030 yılına kadar yaklaşık beş gigaton ve 2050 yılına kadar 10 gigatondan fazla azaltacağını tahmin ediyor. Bu, yüzyılın sonuna kadar küresel ortalama sıcaklığı 0.8ºC’ye kadar düşürebilir. Bu hedefe ulaşmak için, rüzgar enerjisini yaygınlaştırması gerekiyor.

Paylaşın

TÜSİAD: Toplumsal Adaleti Tesis Etmemiz Gerekiyor

Türk Sanayicileri ve İş İnsanları Derneği (TÜSİAD) Yüksek İstişare Konseyi (YİK) toplandı. TÜSİAD Toplantıda konuşan YİK Başkanı Tuncay Özilhan ve TÜSİAD Başkanı Simone Kaslowski, gündeme dair gelişmeleri değerlendirirken, laiklik, çoğulcu demokrasi ve hukuk vurgusu yaptılar.

Haber Merkezi / YİK Başkanı Özilhan, toplantıdaki konuşmasında, “Toplumsal adaleti tesis etmemiz gerekiyor ve başta Merkez Bankası olmamak üzere düzenleyici kurumların bağımsızlığı tartışma dışı olmalı” ifadelerini kullanırken, TÜSİAD Başkanı Kaslowski ise, “Kadınların birçok gelişmiş ülkeden daha önce siyasi haklarını elde ettiği Türkiye’de, İstanbul Sözleşmesi’nden çıkılması kabul edilebilir değil” dedi.

Konuşmasında, “Bereketsiz ve dengesiz ekonomik büyüme, mahşerin dört atlısı arasında yer alıyor” ifadelerini kullanan Özilhan’ın açıklamalarından öne çıkan bölümler şöyle;

“Dünyadaki jeopolitik riskler artıyor. Türkiye’nin yüzde 60’ı çölleşmeyle karşı karşıya. Su rezervleri tarihsel olarak en düşük seviyelerine iniyor… Kuraklık tarımı ve çiftçileri olumsuz etkiliyor.

Şu anki ekonomik modeli tamamen değiştirmemiz, karbon nötr bir ekonomi olmayı hedeflememiz gerekiyor… Toplumsal adaleti tesis etmemiz gerekiyor.

Başta Merkez Bankası olmamak üzere düzenleyici kurumların bağımsızlığı tartışma dışı olmalı… Hukukun üstünlüğü, katılımcı demokrasi ve kuvvetler ayrılığı hayati önemde.

Cari açık ve bütçe açığına beceri açığı, bilgi açığı, liyakatlı kadro açığı ve yönetişim açığı da ekleniyor. Düşen sadece TL’nin değeri değil, su rezervlerimiz, birbirimize güvenimiz, ihracatımızda yüksek teknolojili ürünlerin payı, mutluluk ve huzurumuz da geriliyor. Sadece makroekonomik dengesizlikleri değil, bölgesel kalkınma farklılıklarını ve gelir dağılımı bozukluklarını da gidermek istiyoruz.

Faiz ve enflasyonun yanı sıra emisyonları, hava, su ve toprak kirliliğini de azaltmak gerekiyor. Üretimin, tüketimin, yatırımların artmasına ihtiyaç duyduğumuz kadar, hak ve özgürlük alanlarının genişlemesine de ihtiyaç duyuyoruz.”

“Kurumsuzlaşma, dış sermayenin gelmemesinin en önemli nedeni”

TÜSİAD Başkanı Kaslowski’nin konuşmasından öne çıkan bölümler ise şöyle:

“Meclis’te kabul edilmesini memnuniyetle karşıladığımız Paris Anlaşması kriterilerine bir an önce uyum sağlamalıyız, aksi durumda çevresel tehditlerle baş edemeyiz.

Kurumsuzlaşma, dış sermayenin gelmemesinin en önemli nedeni.

Toplumların refahını belirleyen maddi olmayan kaynaklarıdır. İleri ülkelerin gerisinde kalmamak için raporumuzda ısrarla altını çizdiğimiz şu üç unsurun yer aldığı seferberlik içine girmemiz lazım. Bu üç unsur İnsani gelişme yetkinleşme, bilim teknoloji ve inovasyon, siyasi ekonomik toplumsal kurum ve kurumlar. Bu üç unsur bir bütünlük arz eder.

Kadınların birçok gelişmiş ülkeden daha önce siyasi haklarını elde ettiği Türkiye’de, İstanbul Sözleşmesi’nden çıkılması kabul edilebilir değil.”

Paylaşın

TÜİK Duyurdu: Tarımda Üretici Enflasyonu Yüzde 23 Arttı

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), ‘Eylül 2021 Tarımda Üretici Fiyat Endeksi (Tarım-ÜFE)’ verilerini açıkladı. Açıklanan verilere göre, Tarım-ÜFE,  Eylül ayında bir önceki aya göre yüzde 1,46, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 23,35 arttı.

Haber Kaos/Tarım-ÜFE, bir önceki yılın aralık ayına göre yüzde 14, 12 aylık ortalamaya göre ise yüzde 21.71 yükseldi.

Sektörlerde bir önceki aya göre tarım ve avcılık ürünleri ve ilgili hizmetlerde %1,44, ormancılık ürünleri ve ilgili hizmetlerde yüzde 3,39 artış, balık ve diğer balıkçılık ürünlerinde yüzde 0,23 azalış gerçekleşti. Ana gruplarda bir önceki aya göre canlı hayvanlar ve hayvansal ürünlerde yüzde 0,39, tek yıllık bitkisel ürünlerde yüzde 5,62 artış, çok yıllık bitkisel ürünlerde yüzde 5,02 azalış gerçekleşti.

Yıllık en fazla artış alt grubunda gerçekleşti

Yıllık artışın fazla olduğu diğer alt gruplar yüzde 44,02 ile canlı kümes hayvanları ve yumurtalar ve yüzde 35,51 ile tahıllar (pirinç hariç), baklagiller ve yağlı tohumlar oldu. Buna karşılık, yıllık artışın az olduğu alt gruplar ise yüzde 5,40 ile üzüm, yüzde 6,55 ile çeltik ve yüzde 11,94 ile sebze ve kavun-karpuz, kök ve yumrular oldu.

Aylık artışın fazla olduğu diğer alt gruplar yüzde 8,67 ile canlı kümes hayvanları ve yumurtalar ve yüzde 7,24 ile tropikal ve subtropikal meyveler oldu. Buna karşılık aylık artışın az olduğu alt gruplar ise yüzde 2,65 ile yağlı meyveler ve yüzde 3,68 tahıllar (pirinç hariç), baklagiller ve yağlı tohumlar oldu. Aylık en fazla azalış ise yüzde 6,53 ile yumuşak çekirdekli meyveler ve sert çekirdekli meyveler alt grubunda oldu.

Eylül 2021’de, endekste kapsanan 84 maddeden, 38 maddenin ortalama fiyatında azalış olurken 6 maddenin ortalama fiyatında değişim olmadı. 40 maddenin ortalama fiyatında ise artış gerçekleşti.

Paylaşın

Merkez Bankası’nda Gece Yarısı Görev Değişimleri!

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Merkez Bankası Başkanı Şahap Kavcıoğlu ile görüşmesi sonrası, bankada dikkat çeken üst düzey görev değişiklikleri gerçekleşti.

Haber Merkezi / Merkez Bankası’nda Başkan Yardımcıları Prof. Dr. Semih Tümen ve Dr. Uğur Namık Küçük ile Para Politikası Kurulu Üyesi Prof. Dr. Abdullah Yavaş görevden alındı. Başkan Yardımcılığına Taha Çakmak ve Para Politikası Kurulu üyeliğine Prof Dr. Yusuf Tuna atandı.

Dolarda art arda gelen rekorların ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan, Çankaya Köşkü’nde TCMB Başkanı Kavcıoğlu’nu kabul etmişti. Görüşmeye ilişkin bir fotoğraf servis edilirken, açıklama ise yapılmamıştı.

Geçen hafta Reuters, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Merkez Bankası Başkanı Şahap Kavcıoğlu’na güvenini kaybetme aşamasına geldiğini, son haftalarda ikili arasındaki iletişimin de azaldığını yazmıştı.

 

Paylaşın

Perakende Ciro Endeksi Yıllık Yüzde 37,3 Arttı

TÜİK’in açıkladığı ‘Ağustos 2021 Perakende Satış Endeksleri’ verilerin göre, cari fiyatlarla perakende ciro 2021 yılı Ağustos ayında bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 37,3 artış gösterdi.

Haber Merkezi / Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), ‘Ağustos 2021 Perakende Satış Endeksleri’ verilerini açıkladı.

Buna göre, sabit fiyatlarla perakende satış hacmi ağustosta bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 15,0 arttı. Aynı ayda gıda, içecek ve tütün satışları yüzde 7,3, gıda dışı satışlar (otomotiv yakıtı hariç) yüzde 23,4, otomotiv yakıtı satışları yüzde 6,0 arttı.

Sabit fiyatlarla perakende satış hacmi ağustosta bir önceki aya göre yüzde 0,3 arttı. Aynı ayda gıda dışı satışlar (otomotiv yakıtı hariç) yüzde 1,8 artarken, gıda, içecek ve tütün satışları yüzde 1,1, otomotiv yakıtı satışları yüzde 1,9 azaldı.

Perakende ciro yıllık yüzde 37,3 arttı

Cari fiyatlarla perakende ciro ağustosta bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 37,3 arttı. Aynı ayda gıda, içecek ve tütün satışları yüzde 33,3, gıda dışı satışlar (otomotiv yakıtı hariç) yüzde 43,1, otomotiv yakıtı satışları yüzde 27,7 arttı.

Perakende ciro aylık yüzde 1,8 arttı

Cari fiyatlarla perakende ciro ağustosta bir önceki aya göre yüzde 1,8 arttı. Aynı ayda gıda, içecek ve tütün satışları yüzde 3,1, gıda dışı satışlar (otomotiv yakıtı hariç) yüzde 1,8 artarken, otomotiv yakıtı satışları yüzde 0,4 azaldı.

Paylaşın

TÜİK Duyurdu: Sanayi Üretimi Ağustosta Yüzde 5,4 Arttı

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), ‘Ağustos 2021 Sanayi Üretim Endeksi’ verilerini açıkladı. Açıklanan verilere göre, sanayi üretimi ağustosta aylık yüzde 5,4 artarken, yıllık bazda ise 13,8 arttı.

Haber Merkezi / Sanayinin alt sektörleri incelendiğinde, 2021 yılı Ağustos ayında madencilik ve taşocakçılığı sektörü endeksi bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 9,4, imalat sanayi sektörü endeksi yüzde 14,2 ve elektrik, gaz, buhar ve iklimlendirme üretimi ve dağıtımı sektörü endeksi yüzde 9,4 arttı.

Sanayi üretimi aylık yüzde 5,4 arttı

Sanayinin alt sektörleri incelendiğinde, 2021 yılı Ağustos ayında madencilik ve taşocakçılığı sektörü endeksi bir önceki aya göre yüzde 1,7 azaldı, imalat sanayi sektörü endeksi yüzde 6,3 arttı ve elektrik, gaz, buhar ve iklimlendirme üretimi ve dağıtımı sektörü endeksi yüzde 0,2 azaldı.

Paylaşın

‘2021 Nobel Ekonomi Ödülü’ 3 Kişiye Verildi

2021 Nobel Ekonomi Ödülü’ne David Card ile Joshua Angrist ve Guido Imbens layık görüldü. Ödülün yarısı, David Card’a verilirken, diğer yarısı Joshua Angrist ve Guido Imbens tarafından paylaşıldı.

Haber Merkezi / Nobel Ekonomi Ödülü’nü kazananlara altın madalyanın yanı sıra 1.1 milyon dolar veriliyor. Diğer Nobel ödüllerinden farklı olarak, ekonomi ödülü Alfred Nobel’in vasiyetinde değil, ilk olarak 1969’da İsveç Merkez Bankası tarafından Alfred Nobel’in anısına verilmiştir. Her yıl açıklanan son ödüldür.

Ödüle ilişkin yapılan açıklamada, Card’ın, ‘çalışma ekonomisine ampirik katkılarından’, Angrist ve Imbens’in ‘nedensellik ilişkilerinin analizine metodolojik katkılarından’ ötürü 2021 Nobel Ekonomi Ödülü’ne layık görüldüğü ifadelerine yer verildi.

Açıklamada, üç ekonomistin çalışmalarının, emek piyasasına ilişkin yeni anlayışlar gelişmesini sağladığı, neden sonuç ilişkisi açısından doğal deneylerden ne gibi sonuçlar çıkarılabileceğini gösterdiği, yaklaşımlarının, diğer alanlara da yayıldığı ve ampirik araştırmayı kökten değiştirdiği belirtildi.

2021 Nobel Barış Ödülü, Filipinler’den Maria Ressa ve Rus Dmitry Muratov’a verilirken, 2021 Nobel Edebiyat Ödülü Tanzanyalı yazar Abdulrazak Gurnah, verilmişti. Fizyoloji ve tıp alanındaki ödül Amerikalılar David Julius ve Ardem Patapoutian gitmişti.

Paylaşın

TÜİK Duyurdu: Genç İşsizlik Yüzde 22.7

Ağustos 2021 dönemine ait işgücü rakamlarını açıklayan TÜİK’e göre, 15-24 yaş grubunu kapsayan genç nüfusta işsizlik oranı bir önceki aya göre 0,1 puan azalarak yüzde 22,7 22,7, istihdam oranı ise, 0,4 puanlık artışla yüzde 32,6 oldu.

Haber Merkezi / Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) Ağustos 2021 dönemine ait işgücü rakamlarını açıkladı. Açıklanan verilere göre, Türkiye genelinde 15 ve daha yukarı yaştaki kişilerde işsiz sayısı 2021 yılı Ağustos ayında bir önceki aya göre 11 bin kişi artarak 3 milyon 965 bin kişi oldu. İşsizlik oranı önceki aya göre yüzde 0,1 artarak yüzde 12,1 seviyesinde gerçekleşti.

Genç işsizlik yüzde 22.7

İstihdam edilenlerin sayısı 2021 yılı Ağustos ayında bir önceki aya göre 14 bin kişi azalarak 28 milyon 706 bin kişi oldu. İstihdam oranı ise 0,1 puanlık azalış ile yüzde 45,0 oldu. 15-24 yaş grubunu kapsayan genç nüfusta işsizlik oranı bir önceki aya göre 0,1 puan azalarak yüzde 22,7, istihdam oranı 0,4 puanlık artışla yüzde 32,6 oldu. Bu yaş grubunda işgücüne katılma oranı ise bir önceki aya göre 0,5 puan artarak yüzde 42,2 seviyesinde gerçekleşti.

Ağustos ayında istihdam edilenlerin sayısı bir önceki aya göre tarım sektöründe 26 bin kişi, sanayi sektöründe 217 bin kişi, inşaat sektöründe 83 bin kişi artarken, hizmet sektöründe 341 bin kişi azaldı. İstihdam edilenlerin yüzde 17,2’si tarım, yüzde 21,5’i sanayi, yüzde 6,3’ü inşaat, yüzde 55’i ise hizmet sektöründe yer aldı.

Zamana bağlı eksik istihdam, potansiyel işgücü ve işsizlerden oluşan atıl işgücü oranı 2021 yılı Ağustos ayında bir önceki aya göre 1,7 puan azalarak yüzde 22,0 oldu. Zamana bağlı eksik istihdam ve işsizlerin bütünleşik oranı yüzde 15,3 iken, potansiyel işgücü ve işsizlerin bütünleşik oranı yüzde 19,2 olarak gerçekleşti.

İşsizlik oranı bir önceki yılın aynı ayına göre 1,0 puan azalarak yüzde 12,0 oldu. İşsiz sayısı bir önceki yılın aynı ayına göre 75 bin kişi azalarak 4 milyon 19 bin kişi olarak gerçekleşti. İstihdam oranı bir önceki yılın aynı ayına göre 2,4 puan artarak yüzde 46,2 oldu. İstihdam edilenlerin sayısı 1 milyon 975 bin kişi artarak 29 milyon 481 bin kişi oldu.

İşgücüne katılma oranı bir önceki yılın aynı ayına göre 2,1 puan artarak yüzde 52,5 oldu. İşgücüne katılan sayısı 1 milyon 900 bin kişi artarak 33 milyon 500 bin kişi olarak gerçekleşti.

Tarım dışı sektörde kayıt dışı çalışanların oranı yüzde 18,7 oldu

Ağustos ayında sosyal güvenlik kuruluşuna bağlı olmadan çalışanların toplam çalışanlar içindeki payını gösteren kayıt dışı çalışanların oranı, bir önceki yılın aynı ayına göre 2,1 puan azalarak yüzde 31,4 olarak gerçekleşti. Tarım dışı sektörde kayıt dışı çalışanların oranı bir önceki yılın aynı ayına göre 1,9 puan azalarak yüzde 18,7 oldu.

Paylaşın