Bitcoin 28 Bin 300 Doların Üzerinde; Dogecoin ve Ethereum Yüzde 2’ye Kadar Yükseldi

Bitcoin (BTC) 28 bin 300 doların üzerinde, Ethereum (ETH) ise Bin 850 dolar seviyesinde işlem görüyor. BNB, Dogecoin , Solana ve Shiba Inu yüzde 2’ye kadar değer kazandı.

Haber Merkezi / Kripto para piyasaları haftanın ilk işlem gününe yükselişle başladı… Dünyanın en büyük kripto para birimi Bitcoin (BTC), yüzde 1,37 artışla 28 bin 300 dolara yükseldi.

Dünyanın en büyük ikinci kripto para birimi Ethereum ise (ETH) Bin 850 dolar seviyesinin üzerinde işlem görüyor.

Diğer en iyi kripto para birimlerinden BNB, Dogecoin , Solana ve Shiba Inu yüzde 2’ye kadar değer kazandı.

Bitcoin (BTC), hacmi, son 24 saatte yüzde 30,14 artışla yaklaşık 12,43 milyar dolar olarak gerçekleşti.

Küresel kripto para birimi piyasa değeri, son 24 saatte yüzde 0,85 artışla yaklaşık 1,18 trilyon dolar civarında işlem görüyor.

Bazı kripto para birimlerinde son durum ise şöyle:

Bitcoin 28.300 değer kazancı yüzde 1,37

Ethereum 1.860 değer kazancı yüzde 1,25

Tether 0,9998 değer kazancı yüzde 0,01

BNB 312,96 değer kazancı yüzde 0,83

XRP 0.5049 değer kazancı yüzde 0.10

Cardano 0.3876 değer kazancı yüzde 0.28

Polygon 1.10 dolar, değer kaybı yüzde 0.38

Dogecoin 0.08302 değer kazancı yüzde 1.48

Polkadot 6.18 değer kazancı yüzde 0.61

Shiba Inu 0.00001094 değer kazancı yüzde 0.83

Paylaşın

Merkez Bankası Açıkladı: Cari Açık 10 Yılın En Yüksek Seviyesinde

Şubat ayında cari açık, beklentileri aşarak 8,783 milyar dolara çıktı. 12 aylık cari açık ise 55,4 milyar dolar oldu. Böylelikle 12 aylık cari açık 2012 yılı Ağustos ayından bu yana en yüksek seviyeye çıktı.

Haber Merkezi / Ödemeler dengesi tanımlı dış ticaret açığı şubatta 10 milyar 401 milyon dolar oldu.

Reuters haber ajansının ekonomistlerle yaptığı ankette tahminler cari açığın 8,5 milyar dolar olarak açıklanması yönündeydi. Ankete katılan 10 ekonomist 2023 açığının 45 milyar dolar olacağını öngördü.

Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası (TCMB) Türkiye’nin Ödemeler Dengesi İstatistikleri Şubat ayı sonuçlarını açıkladı. Merkez Bankası’ndan yapılan açıklamada şu ifadeler kullanıldı:

Cari İşlemler Hesabı

Şubat ayında cari işlemler hesabı 8.783 milyon ABD doları açık kaydetmiştir. Altın ve enerji hariç cari işlemler hesabı ise 834 milyon ABD doları fazla vermiştir.

Ödemeler dengesi tanımlı dış ticaret açığı 10.401 milyon ABD doları olarak gerçekleşmiştir.

Hizmetler dengesi kaynaklı girişler 2.334 milyon ABD doları seviyesinde gerçekleşmiştir. Bu kalem altında seyahat kaleminden kaynaklanan net gelirler 1.652 milyon ABD doları olmuştur.

Birincil gelir dengesi kalemi 815 milyon ABD doları net çıkış, ikincil gelir dengesi kalemi de 99 milyon ABD doları net giriş kaydetmiştir.

Finans Hesabı

Doğrudan yatırımlardan kaynaklanan net girişler 505 milyon ABD doları olarak kaydedilmiştir.

Portföy yatırımları 240 milyon ABD doları tutarında net giriş kaydetmiştir. Alt kalemler itibarıyla incelendiğinde, yurt dışı yerleşiklerin hisse senedi piyasasında 185 milyon ABD doları net satış ve devlet iç borçlanma senetleri piyasasında 14 milyon ABD doları net alış yaptığı görülmektedir.

Yurt dışındaki tahvil ihraçlarıyla ilgili olarak, bankalar 1.158 milyon ABD doları net kullanım yapmıştır.

Diğer yatırımlar altında, yurt içi bankaların yurt dışı muhabirlerindeki efektif ve mevduat varlıkları 80 milyon ABD doları net azalış kaydetmiştir.

Yurt dışı bankaların yurt içindeki mevduatları, yabancı para cinsinden 109 milyon ABD doları net azalış ve Türk lirası cinsinden 381 milyon ABD doları net artış olmak üzere toplam 272 milyon ABD doları net artış kaydetmiştir.

Yurt dışından sağlanan kredilerle ilgili olarak, Genel Hükümet 222 milyon ABD doları net geri ödeme, bankalar ve diğer sektörler ise sırasıyla 1.124 milyon ABD doları ve 338 milyon ABD doları net kullanım gerçekleştirmiştir.

Resmi rezervlerde bu ay 4.677 milyon ABD doları net azalış olmuştur.”

Paylaşın

TÜİK Duyurdu: İşsizlik Yüzde 10’a Çıktı

Şubat ayında 5 ve daha yukarı yaştaki kişilerde işsiz sayısı, bir önceki aya göre 65 bin kişi artarak 3 milyon 514 bin kişi oldu. İşsizlik oranı ise 0,2 puan artarak yüzde 10 seviyesinde gerçekleşti.

Haber Merkezi / İşsizlik oranı erkeklerde yüzde 8,7 iken kadınlarda yüzde 12,6 olarak tahmin edildi.

İstihdam edilenlerin sayısı Şubat ayında bir önceki aya göre 361 bin kişi azalarak 31 milyon 460 bin kişi, istihdam oranı ise 0,6 puan azalarak yüzde 48,2 oldu. Bu oran erkeklerde yüzde 65 iken kadınlarda yüzde 31,8 olarak gerçekleşti.

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), İşgücü İstatistikleri Şubat 2023 verilerini açıkladı.

Buna göre, Hanehalkı İşgücü Araştırması sonuçlarına göre; 15 ve daha yukarı yaştaki kişilerde işsiz sayısı 2023 yılı Şubat ayında bir önceki aya göre 65 bin kişi artarak 3 milyon 514 bin kişi oldu. İşsizlik oranı ise 0,2 puan artarak yüzde 10 seviyesinde gerçekleşti.

İşsizlik oranı erkeklerde yüzde 8,7 iken kadınlarda yüzde 12,6 olarak tahmin edildi.

TÜİK, hesaplamalara deprem felaketi nedeniyle Adıyaman, Gaziantep, Hatay, Kahramanmaraş, Kilis, Malatya ve Osmaniye illerinin dahil edilemediğini açıkladı. Bu illerdeki örnek hane sayısının örneklem içerisindeki payı yüzde 7,8. TÜİK, “Şubat ayı bülteninde yer alan sonuçlar anket uygulaması gerçekleştirilebilen iller üzerinden Türkiye bazında tahmin verecek şekilde ağırlıklandırma yapılarak hesaplanmıştır.” açıklamasında bulundu.

Buna göre istihdam edilenlerin sayısı Şubat ayında bir önceki aya göre 361 bin kişi azalarak 31 milyon 460 bin kişi, istihdam oranı ise 0,6 puan azalarak yüzde 48,2 oldu. Bu oran erkeklerde yüzde 65 iken kadınlarda yüzde 31,8 olarak gerçekleşti.

İstihdam edilenlerden işbaşında olanların, mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış haftalık ortalama fiili çalışma süresi 2023 yılı Şubat ayında bir önceki aya göre 0,1 saat azalarak 44,7 saat olarak gerçekleşti

Zamana bağlı eksik istihdam, potansiyel işgücü ve işsizlerden oluşan atıl işgücü oranı 2023 yılı Şubat ayında bir önceki aya göre 1,5 puanlık artış ile yüzde 23,4 oldu.

Hanehalkı İşgücü Araştırması Şubat ayı anket uygulaması, ülkemizde yaşanan deprem felaketi nedeniyle Adıyaman, Gaziantep, Hatay, Kahramanmaraş, Kilis, Malatya ve Osmaniye illerinde yapılamamıştır. Bu illerdeki örnek hane sayısının örneklem içerisindeki payı yüzde 7,8’dir.

Şubat ayı bülteninde yer alan sonuçlar anket uygulaması gerçekleştirilebilen iller üzerinden Türkiye bazında tahmin verecek şekilde ağırlıklandırma yapılarak hesaplanmıştır. Yapılan geçici yöntemsel değişiklik ile ilgili açıklamalar metaveri bölümünde sunulmuştur.

Belirtilen illerde uygulama gerçekleştirilemediği için, depremin etkisi göstergelere yansıtılamamış olup ilerleyen dönemde alan uygulamasına başlanabilmesi ile birlikte geçmiş dönemlere ait deprem etkisinin ölçülmesi ile ilgili çalışmaların yapılması planlanmaktadır.

Paylaşın

Vatandaşın İhtiyaç Kredisi Borcu 815.8 Milyar Liraya Yükseldi

Vatandaşın ihtiyaç kredisi borcu toplamda ise 815.8 milyar liraya ulaştı. Toplam tüketici kredileri borcu 1.3 trilyon liraya dayanırken buna bireysel kredi kartı borçları eklendiğinde ise vatandaşın toplam borcu 1.8 trilyon lirayı aştı.

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) ihtiyaç kredisi için belirlediği faiz sınırı tüketicinin borçlanmasında hızı kesmedi.

Düşen alım gücü karşısında borçlanarak geçinmeye çalışan tüketicinin 31 Mart haftasında ihtiyaç kredi borcu bir haftada 9.7 milyar lira artarak 815 milyar lirayı aştı.

Sözcü gazetesinden Deniz Bilici Göçmen’in haberine göre TCMB’nin 10 Mart tarihinde ihtiyaç kredisinde yüzde 18.56 olarak belirlediği örtülü faiz sınırı bankalarda oluşan ortalama faizin bir haftada 3.8 puan artışla yüzde 30.35’e yükselmesine yol açmış, bu faiz oranı ihtiyaç kredisi kullanımını ise durma noktasına getirmişti.

Ancak takip eden haftalarda faizler yükselmeye devam ederek 31 Mart haftasında yüzde 32.26’ya ulaşsa da ihtiyaç kredisi kullanımında artış sürdü.

Alım gücü düşen vatandaş yüksek faize rağmen kredi kullanımına devam etti. TCMB’nin örtülü faiz sınırının devreye girdiği hafta 2 milyar lira ihtiyaç kredisi kullanılırken takip eden 24 Mart haftasında 10.9 milyar lira ihtiyaç kredisi kullanıldı.

31 Mart haftasında 9.7 milyar liralık ihtiyaç kredisi kullanımı gerçekleşti. Vatandaşın ihtiyaç kredisi borcu toplamda ise 815.8 milyar liraya ulaştı.

Toplam tüketici kredileri borcu 1.3 trilyon liraya dayanırken buna bireysel kredi kartı borçları eklendiğinde ise vatandaşın toplam borcu 1.8 trilyon lirayı aştı.

Paylaşın

FOA Duyurdu: Dünya Genelinde Gıda Fiyatlarındaki Düşüş Devam Ediyor

Merkezi İtalya’nın başkenti Roma’da olan Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO), dünya genelinde gıda fiyatlarındaki düşüşün devam ettiğini bildirdi. FOA, gelişmekte olan ülkelerde gıda güvenliği sorunun devam ettiğini açıkladı.

FAO, gıda fiyatlarındaki düşüşün başlıca sebeplerinin ürün bolluğu, ithal talebindeki azalma ve Ukrayna tahılının Karadeniz üzerinden dünya piyasalarına taşınmasını sağlayan Tahıl Koridoru Anlaşması’nın uzatılması olduğunu belirtiyor.

FAO, dünya genelinde şeker ve et fiyatlarında yaşanan artışın; tahıl, bitkisel yağlar ve süt ürünleri fiyatlarındaki düşüşle dengelendiğini duyurdu.

FAO küresel fiyat endeksi Mart ayında, üst üste 12’nci kez gerileyerek, Ukrayna Savaşı’nın başlamasıyla geçen yıl bir anda oluşan rekor seviyeye kıyasla yüzde 20,5 oranında azaldı.

Küresel bazda en çok tüketilen gıda ürünlerini kapsayan FAO endeksinin Mart ayında 126,9 olduğu duyuruldu. Daha önce söz konusu değerin Şubat ayında 129,7 olduğu bildirilmiş ve bunun 2021 yılının Temmuz ayından bu yana en düşük değer olduğu vurgulanmıştı.

FAO, gıda fiyatlarındaki düşüşün başlıca sebeplerinin ürün bolluğu, ithal talebindeki azalma ve Ukrayna tahılının Karadeniz üzerinden dünya piyasalarına taşınmasını sağlayan Tahıl Koridoru Anlaşması’nın uzatılması olduğunu belirtiyor. FAO, dünya genelinde şeker ve et fiyatlarında yaşanan artışın; tahıl, bitkisel yağlar ve süt ürünleri fiyatlarındaki düşüşle dengelendiğini duyurdu.

“Fiyatlar küresel çapta düşmesine rağmen hala yüksek bir seviyede bulunuyor ve özellikle yerel pazarlarda artmaya devam ediyor. Bu da gıda güvenliği açısından başa çıkılması gereken bir durum” diyen FAO’nun başekonomisti Maximo Torero, “Bu, özellikle para birimleri dolara ya da euroya karşı değer kaybeden ve borç yükü artan, gelişmekte olan ülkeler için geçerli” ifadelerini kullandı.

FAO endeksine göre buğdayın fiyatı Mart ayında bir önceki aya göre yüzde 7,1, mısırın yüzde 4,6, pirincin ise yüzde 3,2 azaldı. Bitkisel yağların fiyatı da ortalama olarak yüzde 3 düşerek, geçen yılın Mart ayına kıyasla yüzde 47,7 azalmış oldu.

Fiyatı artan ürünlerin başında ise yüzde 1,5’lik yükselişle şeker geliyor. Şekerin, 2016 senesinin Ekim ayından bu yana en pahalı seviyede olduğu belirtilirken, buna neden olarak Hindistan, Tayland ve Çin’deki şeker üretiminin azalması gösterildi.

(Kaynak: DW Türkçe)

Paylaşın

Külçe Altın Yatırımcısına Kazandırdı

Mart ayında, külçe altın aylık en yüksek reel getiri sağlayan yatırım aracı olurken, aynı dönemde külçe altından sonra en fazla reel getiri BIST 100 endeksinde gözlemlendi. Devlet İç Borçlanma Senetleri ise yatırımcısına kaybettirdi.

Haber Merkezi / Mart ayında, mevduat faizi, dolar ve euro da yatırımcısına reel getiri sağlayan yatırım araçları arasındaydı.

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Finansal Yatırım Araçlarının Reel Getiri Oranları Mart 2023 verilerini açıkladı.

Açıklanan verilere göre, Martta en yüksek reel getiri, TÜFE ile indirgendiğinde yüzde 1,45 ile külçe altında oldu. Yurt İçi Üretici Fiyat Endeksi (Yİ-ÜFE) ile indirgendiğinde de külçe altın yatırımcısına yüzde 3,32 kazanç sağladı.

Yİ-ÜFE ile indirgendiğinde, yatırım araçlarından BIST 100 endeksi yüzde 3,27, mevduat faizi (brüt) yüzde 1,04, dolar yüzde 0,38 ve avro yüzde 0,3 oranlarında yatırımcısına kazandırdı. Devlet İç Borçlanma Senetleri (DİBS) ise yüzde 2,62 oranında yatırımcısını üzdü.

TÜFE ile indirgendiğinde BIST 100 endeksi yüzde 1,4 reel getiri sağlarken mevduat faizi (brüt) yüzde 0,79, dolar yüzde 1,44, avro yüzde 1,52 ve DİBS yüzde 4,38 oranlarında yatırımcısını kayba uğrattı.

Külçe altın, üç aylık değerlendirmede, Yİ-ÜFE ile indirgendiğinde yüzde 2,49 oranında yatırımcısına en yüksek reel getiri sağlayan yatırım aracı olurken TÜFE ile indirgendiğinde yüzde 3,22 kaybettirdi. Aynı dönemde BIST 100 endeksi Yİ-ÜFE ile indirgendiğinde yüzde 7,38, TÜFE ile indirgendiğinde yüzde 12,54 oranlarında yatırımcısına en çok kaybettiren yatırım aracı olarak kayıtlara geçti.

Altı aylık değerlendirmeye göre, BIST 100 endeksi, Yİ-ÜFE ile indirgendiğinde yüzde 34,45, TÜFE ile indirgendiğinde ise yüzde 27,64 oranlarında yatırımcısına en yüksek reel getiri sağlayan yatırım aracı oldu. Aynı dönemde dolar Yİ-ÜFE ile indirgendiğinde yüzde 9,9, TÜFE ile indirgendiğinde ise yüzde 14,47 ile yatırımcısına en çok kaybettiren yatırım aracı oldu.

Finansal yatırım araçları yıllık olarak değerlendirildiğinde, BIST 100 endeksi, Yİ-ÜFE ile indirgendiğinde yüzde 50,48, TÜFE ile indirgendiğinde ise yüzde 62,41 oranlarında yatırımcısına en yüksek reel getiri sağlayan yatırım aracı olarak kayda geçti.

Yıllık değerlendirmede, Yİ-ÜFE ile indirgendiğinde, yatırım araçlarından DİBS yüzde 5,6, dolar yüzde 19,97, külçe altın yüzde 20,54, Euro yüzde 22,23 ve mevduat faizi (brüt) yüzde 28,47 oranlarında yatırımcısını kayba uğrattı.

TÜFE ile indirgendiğinde ise DİBS yüzde 1,89 oranında yatırımcısına reel getiri sağlarken dolar yüzde 13,62, külçe altın yüzde 14,23, Euro yüzde 16,07 ve mevduat faizi (brüt) yüzde 22,80 oranlarında yatırımcısına kaybettirdi

Paylaşın

Tüketici Kredileri 1.3 Trilyon Liraya Yükseldi: Borcu Borçla Kapatmak

Tüketici kredileri tutarı, 31 Mart itibarıyla 18 milyar 297 milyon lira artışla 1 trilyon 272 milyar 213 milyon liraya yükseldi. Söz konusu kredilerin 391 milyar 878 milyon lirası konut, 64 milyar 538 milyon lirası taşıt ve 815 milyar 797 milyon lirası ihtiyaç kredilerinden oluştu.

Söz konusu dönemde taksitli ticari kredilerin tutarı 24 milyar 133 milyon lira artarak 1 trilyon 45 milyar 216 milyon liraya çıktı. Bankaların bireysel kredi kartı alacakları da yüzde 4,6 artışla 577 milyar 35 milyon lira oldu.

İhtiyaç kredi hacmi ivmeyi yeniden yukarı çevirdi. Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu’nun (BDDK) haftalık bülteninde yer alan bilgilere göre ihtiyaç kredileri mart ayının son haftasında 15 milyar liralık artışla 815 milyar 797 milyon lira oldu.

Merkez Bankası’nın ihtiyaç kredisinde yüzde 18.56 olarak belirlediği faiz sınırından sonra faizlerde sert bir yükseliş görülmüştü.

Dünya gazetesinden Birol Bozkurt’un haberine göre faizlerin 24 Mart haftasında yüzde 31,49’a kadar çıkmasına rağmen ihtiyaç kredilerinde artış trendi devam etti.

Merkez Bankası’nın 10 Mart’ta aldığı ihtiyaç kredilerinde faiz üst sınırı kararından sonra geçen 2 haftada sadece 8 milyar lira artan kredi hacmi mart ayının son haftasında 15 milyar liralık bir artış gerçekleştirdi.

Bankacılara göre, 24-31 Mart haftasında yaşanan ihtiyaç kredilerindeki bu artışın esas sebebi, limit sınırı nedeniyle borcu borçla kapatmak isteyen tüketicinin ‘ekstra’ kredi talebi.

Ayrıca emeklilikte yaşa takılanların prim borcu ödemeleri ve kredi notu yüksek bireylerin ucuz kredi peşinde koşması diğer etkenler arasında yer aldı. Bu arada 31 Mart bankalar içinde ilk 3 aylık bilanço kapama dönemiydi.

Verilere göre, tüketici kredileri tutarı, 31 Mart itibarıyla 18 milyar 297 milyon lira artışla 1 trilyon 272 milyar 213 milyon liraya yükseldi. Söz konusu kredilerin 391 milyar 878 milyon lirası konut, 64 milyar 538 milyon lirası taşıt ve 815 milyar 797 milyon lirası ihtiyaç kredilerinden oluştu.

Söz konusu dönemde taksitli ticari kredilerin tutarı 24 milyar 133 milyon lira artarak 1 trilyon 45 milyar 216 milyon liraya çıktı. Bankaların bireysel kredi kartı alacakları da yüzde 4,6 artışla 577 milyar 35 milyon lira oldu.

Paylaşın

Merkez Bankası Rezervleri Eski 43 Milyar Dolar

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) 24 Mart haftasında swap hariç net rezervler eksi 43 milyar dolar olurken, 31 Mart haftasında eksi 43 milyar dolar oldu. TCMB verilerine göre yurt içi yerleşiklerin döviz mevduatlarında 31 Mart haftasında düşüş izlendi.

Haber Merkezi / Yurt içi yerleşiklerin döviz mevduatları geçen hafta 2,8 milyar dolar azalışla 183,7 milyar dolar oldu. Pariteden arındırılmış döviz mevduatları ise 3,1 milyar dolar azaldı. Döviz mevduatı pariteden arındırılmış olarak gerçek kişilerde 802 milyon dolar, tüzel kişilerde 2,3 milyar dolar azaldı.

TCMB rezervleri 31 Mart haftasında bir önceki haftaya göre 2,3 milyar dolar düşüşle 122,4 milyar dolara geriledi. Böylelikle TCMB rezervlerinde 24 Mart haftasından sonra yine düşüş yaşanmış oldu. TCMB rezervleri 17 Mart haftasında Suudilerin depo hesabının etkisiyle bir önceki haftaya göre 6,9 milyar artış kaydetmişti. 24 Mart haftasına gelindiğinde ise bu artışın 2,2 milyar doları silinmişti.

TCMB verilerine göre 31 Mart haftasında net rezervler de geriledi. Buna göre ilgili dönemde net rezervler 18,9 milyar dolardan 18,5 milyar dolara düştü.

Brüt ve net döviz rezervi nedir?

Ekonomist Mahfi Eğilmez, brüt ve net döviz rezervi arasındaki farkı şu şekilde açıklıyor: Merkez Bankası, döviz rezervlerinin tamamının sahibi değil.

TCMB’nin rezervlerinin bir bölümü bankaların Merkez Bankası’nda tutmak zorunda olduğu zorunlu karşılıklardan oluşuyor. Bunları bir çeşit emanet döviz olarak görmek mümkün.

TCMB’nin son yıllarda rezerv opsiyon mekanizması aracılığıyla, TL mevduatlar karşılığında alması gereken zorunlu karşılıkları dövizle yatırma esnekliği tanımasıyla bu döviz rezervlerindeki emanet tutarda artış oldu.

Döviz rezervlerinin bir bölümünün emanet olması nedeniyle Merkez Bankası’nın döviz rezervlerinin toplamı brüt döviz rezervlerini gösteriyor. Merkez Bankası’nda emanet olarak duran miktarlar düşüldüğünde net döviz rezervine ulaşılıyor.

Net döviz rezervi nasıl hesaplanıyor?

Net döviz rezervi, TCMB verilerinde aktif kısımda yer alan dış varlıklardan, pasif kısımda bulunan toplam döviz yükümlülüklerini çıkardıktan sonra elde edilen rakamın o günün kuruna bölünmesiyle hesaplanıyor.

Formül şu şekilde: Net Rezerv = (Dış Varlıklar – toplam döviz yükümlülükleri) / Dolar-TL kuru

Swap hariç net rezerv ne demek?

Ekonomist Eğilmez’e göre net rezerv miktarı, swap işlemleriyle elde edilmiş (emanet) dövizleri de kapsadığı için bu rakam tam olarak net rezervi ifade etmiyor.

Bu yüzden net döviz rezervini emanet dövizleri çıkararak görebilmek için bu miktardan swap karşılığı elde edilmiş döviz tutarını düşmek gerekiyor. Swap hariç net rezerv ise şu şekilde hesaplanabiliyor:

Swap hariç net rezerv = Net rezerv – Swap işlemleri toplamı

Uluslararası rezerv nedir?

TCMB’nin (Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası) tanımına göre uluslararası rezervler; ülkelerin para otoriteleri tarafından kontrol edilen, kullanıma hazır, birbirlerine çevrilebilme özelliği bulunan ve uluslararası ödeme aracı olarak kabul edilen varlıklar.

Uluslararası rezerv olarak sayılan varlıklar şunlar:

  • Konvertibl (birbirlerine dönüştürülebilir) döviz varlıkları (euro, ABD doları, İngiliz sterlini vb.)
  • Uluslararası standartta altın
  • Özel Çekme Hakları
  • Uluslararası Para Fonu (IMF) Rezerv Pozisyonu

TCMB, rezervleri nasıl saklıyor?

Merkez Bankası, rezervlerin yönetiminde ülke menfaatine öncelik verdiğini aktarıyor. Bu amaçla, uluslararası rezervleri, anaparanın korunması ve gerekli likiditenin sağlanması için düşük riske sahip yatırım araçlarında değerlendiriyor.

Merkez Bankası, rezerv yönetimi sırasında karşılaşılabilecek risklerin belirlenmesi, değerlendirilmesi ve kabul edilebilir sınırlar içinde tutulabilmesi için risk yönetim stratejisi uyguluyor. Ayrıca elindeki rezervlerin seviyesini, düzenli aralıklarla internet sitesinde yayımlıyor.

Paylaşın

HSCB, Yıl Sonu Dolar Beklentisini 24 Lira Düzeyine Yükseltti

Birleşik Krallık merkezli çok uluslu yatırım bankası HSCB, daha önce 21 olarak açıkladığı yıl sonu dolar/TL beklentisini 24 düzeyine çıkardı. HSBC, Türk lirasının seçim sonucundan bağımsız olarak zayıflayacağı tahmininde bulundu.

Daha önce yılın ikinci çeyreği için 19,5 tahminini paylaşan banka bu tahminini 20 seviyesine çıkardı. Üçüncü çeyreğin sonu itibariyle bankanın dolar/TL beklentisi 20’den 23’e yükseldi. Yıl sonu dolar/TL beklentisi ise 21’den 24’e çıkarıldı.

BloombergHT’de yer alan habere göre HSBC de Morgan Stanley gibi seçim sonuçları nasıl olursa olsun Türk lirasının zayıflamasının olası olduğuna dikkat çekti.

HSBC CEEEMEA Bölgesi Kur Stratejisti Murat Toprak bozulan temeller ve TL’nin aşırı değerlendiğine dair işaretlerin kurda bankanın daha önce öngördüğünden daha geniş bir düzeltmeye yol açabileceğini belirtti.

Raporda Cumhurbaşkanlığı ve milletvekilliği seçimlerinin ekonomi ve para politikasında, Türk lirasının orta ve uzun vadeli görünümünde etkili olabilecek değişiklikler yaratabileceğinin altı çizildi.

Türk lirasının döngüsel ve yapısal kırılganlıklarının ortada olduğunu dikkat çeken banka, daha önce hazırladıkları birçok raporda vurguladıkları gibi yüksek negatif faizin, yüksek cari açığın, düzenli sermaye akışlarının yaşanmamasının, düşük Döviz rezervlerinin ve liralaşma politikasının sürdürülebilirliğine ilişkin risklerin Türk lirası için öne çıkan zorluklar olduğunu belirtti.

Daha önce yılın ikinci çeyreği için 19,5 tahminini paylaşan banka bu tahminini 20 seviyesine çıkardı. Üçüncü çeyreğin sonu itibariyle bankanın dolar/TL beklentisi 20’den 23’e yükseldi. Yıl sonu dolar/TL beklentisi ise 21’den 24’e çıkarıldı.

Banka raporunda, zayıf temeller göz önünde bulundurulduğunda, bu değerlemenin, dolar/TL’deki görece uzun istikrar döneminden sonra, Türk lirasının görünümünü değerlendirmek için iyi bir araç olduğunu belirtti.

Banka kurda Ağustos 2022’den bu yana yavaş bir yükseliş ve baskılanmış tarihsel volatilite ile karakterize edilen yeni bir rejim olduğunu belirtirken, böyle bir rejimin yüksek enflasyon bağlamında Türk lirasının değerlemesi üzerinde sonuçları olduğunu ifade etti.

Raporda geçen yılın Ağustos ayından bu yana, Türkiye’de enflasyonun önemli ölçüde arttığı dönemde nominal efektif döviz kurunun yüzde 6,5 oranında azaldığı, aynı dönemde TÜFE’nin yaklaşık yüzde 25 artmış olmasının, kur ve enflasyon arasındaki dinamiklerdeki güçlü farklılıklar olduğuna işaret ettiği vurgulandı.

Paylaşın

Merkez Bankası’ndan Enflasyon Yorumu: Gıda Fiyatları Tarihsel Eğiliminin Üzerinde Arttı

Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası (TCMB), mart ayı enflasyonuna ilişkin değerlendirmesinde, gıda fiyatlarının ‘kırmızı et ve işlenmiş et ürünleri öncülüğünde tarihsel eğilimin üzerinde arttığını’ belirtti. Raporda, yıllık enflasyonun ise düşüş eğiliminde olduğu öne sürüldü.

Haber Merkezi / Raporda ayrıca, enerji grubu fiyatlarının, kur ve emtia fiyatlarındaki görünüme paralel olarak ılımlı seyretmeye devam ettiğine işaret edildi.

Raporda, gıda fiyatlarının ise bu dönemde temelde kırmızı et ve işlenmiş et ürünleri öncülüğünde tarihsel eğiliminin üzerinde bir oranda artış kaydettiği vurgulandı. Aylık tüketici fiyatlarının seyrinde gıda ile birlikte öne çıkan bir diğer kalem olan hizmetlerde büyük ölçüde kira, yemek hizmetleri, eğitim ve paket turların etkisinin hissedildiği ifade edildi.

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) dün mart ayı tüketici enflasyonu (TÜFE) verilerini açıklamıştı. TÜİK verilerine göre, TÜFE’deki değişim martta aylık yüzde 2,29, yıllık yüzde 50,51 olarak gerçekleşti.

Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası (TCMB), Mart Ayı Fiyat Gelişmeleri raporunu yayınladı. Raporun tam metni şöyle:

“Mart ayında tüketici fiyatları yüzde 2,29 oranında artmış ve yıllık enflasyon 4,67 puan azalarak yüzde 50,51 oranına gerilemiştir. Yıllık değişim oranı B endeksinde 3,05 puan düşüşle yüzde 52,11, C endeksinde ise 3,22 puan azalışla yüzde 47,36 olmuştur.

Ana grupların yıllık tüketici enflasyonuna katkıları incelendiğinde, bu dönemde ana grupların tamamında düşüş yaşanmıştır. Bir önceki aya göre enerji, temel mallar, gıda ve alkolsüz içecekler, hizmet ve alkol-tütünaltın gruplarının katkıları sırasıyla 1,80; 1,37; 0,60; 0,53 ve 0,37 puan azalmıştır.

Mevsimsellikten arındırılmış verilerle incelendiğinde, aylık artışlar önceki aya kıyasla B ve C endeksinde bir miktar yavaşlamıştır. Fiyat artışları B endeksini oluşturan gruplardan işlenmiş gıdada daha belirgin olmak üzere hizmet ve temel mallarda zayıflamıştır.

Hizmet fiyatları mart ayında yüzde 3,08 oranında yükselmiş, grup yıllık enflasyonu 1,71 puan azalarak yüzde 59,93 olmuştur. Bu dönemde yıllık enflasyon ulaştırmada daha belirgin olmak üzere lokanta-otel, haberleşme ve diğer hizmetler alt gruplarında gerilerken, kirada yükseliş kaydetmiştir. Ulaştırma hizmetleri aylık artışı karayolu ile şehirlerarası yolcu taşımacılığındaki düşüşün etkisiyle yüzde 1,01 ile ılımlı gerçekleşmiş, alt grup yıllık enflasyonu 13,15 puan düşüşle yüzde 57,12 seviyesine gerilemiştir.

Kırmızı et fiyatlarının sürüklediği gıda fiyatlarının etkisiyle lokanta-otel fiyatlarındaki aylık artış oranı yüksek seviyesini korurken, diğer hizmetler alt grubundaki yükselişte paket tur ile özel okul ücretlerine istinaden eğitim hizmetleri kalemleri öne çıkmıştır. Kira alt grubunda aylık artış yüzde 4,89 ile bir önceki aya kıyasla güçlenirken, haberleşme fiyatları görünümünde internet ücretindeki yükseliş belirleyici olmuştur.

Temel mal grubunda aylık fiyat artışı emtia fiyatları ve Türk lirasındaki görünüme paralel olarak yavaşlamış ve bu grupta yıllık enflasyon 4,48 puan düşüşle yüzde 36,58 seviyesine gerilemiştir. Yıllık enflasyon mart ayında tüm alt gruplarda düşüş kaydetmiştir.

Dayanıklı mal fiyatları (altın hariç) aylık bazda yüzde 1,67 oranında yükselirken mobilya kalemi yüzde 5,22 oranındaki fiyat artışıyla bu gelişmede öne çıkmış, otomobil ve beyaz eşya kalemlerinde daha ılımlı fiyat hareketleri izlenmiştir. Bu gelişmeler sonucunda dayanıklı mal alt grubunda yıllık enflasyon 4,72 puan azalarak yüzde 40,21 olarak gerçekleşmiştir.

Diğer temel mallarda fiyatlar bu dönemde yüzde 2,52 oranında yükselmiştir. Yasal karlılık baremlerinde ay ortasında gerçekleşen düzenlenmeyi takiben ilaç fiyatları yüzde 5,38 oranında artarken, ev ile ilgili temizlik malzemeleri yüzde 4,47 oranında yükselmiştir. Giyim ve ayakkabı alt grubunda, sezon indirimlerinin mart ayında devam etmesiyle fiyatlar yüzde 2,02 oranında gerilemiş, yıllık enflasyon 4,45 puan düşerek yüzde 16,26 olarak gerçekleşmiştir.

Enerji fiyatları mart ayında yüzde 0,38 oranındaki artış ile ılımlı seyrini korumuştur. Böylelikle, bu grupta yıllık enflasyon 14,35 puan azalarak yüzde 35,66 seviyesine gerilemiştir. Bu gelişmede, şebeke suyu fiyatlarındaki artışa (yüzde 1,97) karşın, uluslararası ham petrol fiyatlarındaki geri çekilmeyi takiben akaryakıt fiyatlarında gözlenen düşüşün (yüzde -0,33) etkisi hissedilmiştir.

Gıda ve alkolsüz içecekler grubu fiyatları mart ayında yüzde 3,84 oranında artmış, yıllık enflasyon 1,44 puan azalarak yüzde 67,89 olmuştur. Yıllık enflasyon işlenmemiş gıdada 0,19 puan düşüşle yüzde 65,94’e, işlenmiş gıdada ise 2,19 puan düşüşle yüzde 71,68 seviyesine gerilemiştir. Mevsimsellikten arındırılmış veriler bu dönemde sebze grubunda daha belirgin olmak üzere taze meyve ve sebze fiyatlarında azalışa işaret etmiştir.

Gıda fiyatları mart ayı artışı önemli ölçüde kırmızı et (yüzde 18,47), beyaz et (yüzde 5,70) ve bunlara bağlı olarak işlenmiş et ürünlerinden (yüzde 14,35) kaynaklanırken, yumurta fiyatlarındaki artış da (yüzde 11,16) dikkat çekmiştir. Ekmek-tahıl ürünleri fiyatlarındaki artışlar bu dönemde de devam etmiştir.

Yurt içi üretici fiyatları mart ayında yüzde 0,44 oranı ile sınırlı bir artış kaydetmiş, yıllık enflasyon 14,16 puan azalarak yüzde 62,45 olmuştur. Ana sanayi gruplarına göre yıllık enflasyon alt grupların tümünde düşüş kaydederken, aylık bazda enerji fiyatları sanayi doğal gaz ve elektrik fiyatlarındaki gelişmelere istinaden belirgin bir azalış göstermiştir.

Aylık fiyat gelişmeleri sektörler bazında incelendiğinde, elektrik-gaz imalatı ile rafine petrol ürünleri fiyatlarında düşüş gözlenirken, gıda, fabrikasyon metal, ağaç-mantar ürünleri, basım-kayıt hizmetleri ve mobilya imalatı sektörleri fiyat artışları ile öne çıkmıştır.”

Paylaşın