Dev Bankadan Merkez Bankası İçin Dikkat Çeken Yıl Sonu Faiz Tahmini

Deutsche Bank, Merkez Bankası’nın (TCMB) yılın son iki ayında 250’şer baz puanlık indirim yaparak, 2024 yılını yüzde 45 politika faiziyle sonlandıracağını öngördüğünü duyurdu.

Banka, fiyat artışları, akaryakıt, alkol ve tütünde otomatik vergi artışları ve kamu çalışanları ile emeklilere yapılan ücret artışlarına dikkat çekerek, temmuz ve ağustos aylarında aylık enflasyonun yükselmesini beklediğini belirtti.

Deutsche Bank, Ekonomist Yiğit Onay ve Stratejist Christian Wietoska imzasıyla “Türkiye (TCMB): Faiz değişikliği beklenmiyor, ancak gözler likidite önlemlerinde” başlığıyla yeni makro notunu yayımladı.

Raporda fiyat artışları, akaryakıt, alkol ve tütünde otomatik vergi artışları ve kamu çalışanları ile emeklilere yapılan ücret artışlarına dikkat çeken Banka, temmuz ve ağustos aylarında aylık enflasyonun yükselmesini beklediğini belirtti.

Ekomomim’de yer alan habere göre, raporda Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) faiz kararlarına ilişkin tahminlere de yer verildi.

“TCMB’nin üst üste dördüncü ayda da politika faizini değiştirmeyerek yüzde 50’de sabit tutmasını bekliyoruz” denilen raporda, “Baz senaryomuzda, TCMB’nin mevcut politikasını kasım ayında politika faizini düşürmeye başlayabileceği 4. çeyreğe kadar sürdürmesini öngörüyoruz” ifadelerine ye verildi.

Yılın son iki ayında 250’şer baz puanlık indirim beklene Banka, 2024 yılı sonunda politika faizinin yüzde 45’e düşeceğini öngördüğünü ifade etti.

Ayrıca 2025 yıl sonu faiz öngörüsünü de yer verilen raporda, “Enflasyondaki düşüşün devam etmesi ve tüketici enflasyonunun 2025 yılı sonunda yüzde 23 seviyelerine gerilemesi ile birlikte 2025 yılında kademeli ancak kalıcı bir gevşeme döngüsünün devam etmesini bekliyoruz. Politika faizi tahminimiz gelecek yılın sonunda yüzde 25’tir” denildi.

Banka, “enflasyondaki kalıcı bir gevşeme döngüsü” için de 2025 yılını işaret etti: “Enflasyondaki düşüşün devam etmesi ve tüketici enflasyonunun 2025 yılı sonunda yüzde 23 seviyelerine gerilemesiyle birlikte 2025 yılında kademeli ancak kalıcı bir gevşeme döngüsünün devam etmesini bekliyoruz.”

Paylaşın

Moody’s, Türkiye’nin Kredi Notunu 10 Yıl Sonra İlk Kez Yükseltti

Kredi derecelendirme kuruluşu Moody’s, ortodoks ekonomi politikalara geri dönüş yapan Türkiye’nin kredi notunu 10 yılı aşkın bir aradan sonra ilk kez yükseltti.

Haber Merkezi / Kredi notu B3’ten B1’e iki kademe yükseltilen Türkiye’nin notu hala yatırım yapılabilir seviyenin dört kademe altında. Türkiye, Ürdün ve Bangladeş ile aynı seviyede.

Moody’s Ocak ayında Türkiye’nin kredi görünümünü, Mehmet Şimşek’in Hazine ve Maliye Bakanı olarak atanması sonrası uygulanan ekonomik politikalara atıfta bulunarak, durağandan olumluya revize etmişti.

ABD merkezli kredi derecelendirme kuruluşu Moody’s, Türkiye’nin notunu iki basamak artırarak B3’ten B1’e yükselttiğini ve kredi notu görünümünü “pozitif” olarak koruduğunu belirtti. Kararın gerekçesi olarak Türkiye’nin ortodoks para politikasına dönüşü gösterildi.

Moody’s raporunda ayrıca, “Enflasyon ve iç talepte ılımlılaşma başlamasıyla beraber, önümüzdeki aylarda ve 2025’te enflasyonist baskıların azalacağına dair güvenimiz artmakta” ifadeleri kullanıldı.

Moody’s Ocak ayında Türkiye’nin kredi görünümünü, Mehmet Şimşek’in Hazine ve Maliye Bakanı olarak atanması sonrası uygulanan ekonomik politikalara atıfta bulunarak, durağandan olumluya revize etmişti.

S&P Global Ratings ve Fitch Ratings, Türkiye’nin notunu B’den B+’ya bir kademe yükselterek olumlu bir görünüme kavuşturmuştu.

Mehmet Şimşek’ten açıklama

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, sosyal medya hesabından, Moody’s’in Türkiye ekonomisine yönelik değerlendirmesine ilişkin paylaşım yaptı. Şimşek, paylaşımında şu ifadeleri kullandı:

“Moody’s kredi notumuzu ilk defa iki kademe artırdı! Uyguladığımız program sayesinde ülke kredi notumuzu 11 yıl sonra yükselten Moody’s görünümü pozitif olarak korudu.

Ekonomideki dengelenme, azalan dış finansman ihtiyacı, artan uluslararası rezervler ve dezenflasyon süreci not artışında etkili oldu. Görünümün pozitif olarak korunması programımıza duyulan güveni yansıtırken potansiyel not artışlarına işaret ediyor.

Ekonomimizin dayanıklılığını artıran kurala dayalı ve öngörülebilir politikalarımızı uygulamaya kararlılıkla devam edeceğiz.”

Paylaşın

Özel Sektörün Yurt Dışı Kredi Borcu 168,5 Milyar Dolara Yükseldi

Mayıs sonu itibarıyla, özel sektörün yurt dışından sağladığı toplam kredi borcu, 2023 yıl sonuna göre 4,5 milyar dolar artarak 168,5 milyar dolar oldu. Vadeye göre incelendiğinde, uzun vadeli kredi borcu 157,3 milyar dolar; kısa vadeli kredi borcu ise 11,2 milyar dolar düzeyinde.

Haber Merkezi / Sektör dağılımı incelendiğinde, mayıs sonu itibarıyla, 157,3 milyar dolar tutarındaki uzun vadeli toplam kredi borcunun yüzde 37,8’ini finansal kuruluşların, yüzde 62,2’sini ise finansal olmayan kuruluşların borcu oluşturdu.

Aynı dönemde, 11,2 milyar dolar tutarındaki kısa vadeli toplam kredi borcunun yüzde75,7’sini finansal kuruluşların, yüzde24,3’ünü ise finansal olmayan kuruluşların borcu oluşturdu.

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), “Özel Sektörün Yurt Dışından Sağladığı Kredi Borcu Gelişmeleri Mayıs 2024” raporunu açıkladı.

Buna göre; Mayıs sonu itibarıyla, özel sektörün yurt dışından sağladığı toplam kredi borcu, 2023 yıl sonuna göre 4,5 milyar dolar artarak 168,5 milyar dolar oldu. Vadeye göre incelendiğinde, 2023 yıl sonuna göre, uzun vadeli kredi borcunun 2,4 milyar dolar artarak 157,3 milyar dolar ; kısa vadeli kredi borcunun (ticari krediler hariç) ise 2,1 milyar dolar artarak 11,2 milyar dolar düzeyinde gerçekleştiği gözlendi.

Borçluya göre dağılıma bakıldığında, uzun vadeli kredi borcuna ilişkin olarak, bir önceki yıl sonuna göre bankaların kredi biçimindeki borçlanmalarının 365 milyon dolar azaldığı, tahvil ihracı biçimindeki borçlanmalarının ise 2,6 milyar dolar artışla 17,4 milyar dolar seviyesinde gerçekleştiği gözlendi.

Aynı dönemde, bankacılık dışı finansal kuruluşların kredi biçimindeki borçlanmaları 97 milyon dolar azalmış, tahvil stoku ise 41 milyon dolar azalarak 1,1 milyar dolar seviyesinde gerçekleşti. Söz konusu dönemde, finansal olmayan kuruluşların kredi biçimindeki borçlanmalarının 275 milyon dolar azaldığı, tahvil stokunun ise 762 milyon dolar artarak 10,9 milyar dolar seviyesinde gerçekleştiği gözlendi.

Kısa vadeli kredi borcuna ilişkin olarak ise, 2023 yıl sonuna göre bankaların kredi biçimindeki borçlanmaları 1,3 milyar dolar artışla 5,8 milyar dolar ; finansal olmayan kuruluşların kredi biçimindeki borçlanmaları ise 382 milyon dolar azalışla 1,3 milyar dolar düzeyinde gerçekleşti.

Alacaklıya göre dağılım incelendiğinde, uzun vadeli kredi borcuna ilişkin olarak, mayıs sonu itibarıyla tahvil hariç özel alacaklılara olan borç, bir önceki yıl sonuna göre 583 milyon dolar azalarak 106,7 milyar dolar olarak gerçekleşti. Kısa vadeli kredi borcuna ilişkin olarak ise, tahvil hariç özel alacaklılara olan borcun bir önceki yıl sonuna göre 1,7 milyar dolar artarak 9,6 milyar dolar seviyesinde gerçekleştiği gözlendi.

Döviz kompozisyonuna bakıldığında, 157,3 milyar dolar tutarındaki uzun vadeli kredi borcunun yüzde 58,0’ının dolar, yüzde 35,5’inin Euro, yüzde 2,4’ünün Türk lirası ve yüzde 4,1’inin ise diğer döviz cinslerinden oluştuğu ve 11,2 milyar dolar tutarındaki kısa vadeli kredi borcunun ise yüzde 44,4’ünün dolar, yüzde 18,8’inin Euro, yüzde 32,5’inin Türk lirası ve yüzde 4,3’ünün diğer döviz cinslerinden oluştuğu görüldü.

Sektör dağılımı incelendiğinde, mayıs sonu itibarıyla, 157,3 milyar dolar tutarındaki uzun vadeli toplam kredi borcunun yüzde 37,8’ini finansal kuruluşların, yüzde 62,2’sini ise finansal olmayan kuruluşların borcu oluşturdu. Aynı dönemde, 11,2 milyar dolar tutarındaki kısa vadeli toplam kredi borcunun yüzde 75,7’sini finansal kuruluşların, yüzde 24,3’ünü ise finansal olmayan kuruluşların borcu oluşturdu.

Özel sektörün yurt dışından sağladığı toplam kredi borcu, mayıs sonu itibarıyla kalan vadeye göre incelendiğinde, 1 yıl içinde gerçekleştirilecek olan anapara geri ödemelerinin toplam 51,0 milyar dolar tutarında olduğu gözlendi.

Paylaşın

Cari Açık, Mayıs Ayında 25,2 Milyar Dolara Geriledi

2023 yılı mayıs ayında 7,8 milyar dolar açık veren cari denge, bu yılın mayıs ayında 1,24 milyar dolar açık verdi. Mayıs ayı itibariyle 12 aylık cari açık ise 25,2 milyar dolar düzeyine geriledi.

Haber Merkezi / Bir önceki ay 12 aylık cari açık 31,7 milyar dolar olarak kayıtlara geçmişti. Öte yandan resmi rezervlerde bu ay 17 milyar 593 milyon dolar net artış kaydedildi.

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) Ödemeler Dengesi Gelişmeleri Mayıs 2024 verilerini açıkladı.

Buna göre; Mayıs ayında cari işlemler hesabı 1 milyar 235 milyon dolar açık kaydetti. Altın ve enerji hariç cari işlemler hesabı ise 3 milyar 263 milyon doları fazla verdi. Ödemeler dengesi tanımlı dış ticaret açığı 4 milyar 199 milyon dolar olarak gerçekleşti.

Hizmetler dengesi kaynaklı net girişler 4 milyar 724 milyon dolar seviyesinde gerçekleşti. Bu kalem altında seyahat kaleminden kaynaklanan net gelirler 3 milyar 915 milyon dolar oldu. Birincil gelir dengesi ve ikincil gelir dengesi kalemleri sırasıyla 1 milyar 607 milyon dolar net çıkış ve 153 milyon dolar net çıkış kaydetti.

Doğrudan yatırımlardan kaynaklanan net girişler 361 milyon dolar olarak kaydedildi. Portföy yatırımları 5 milyar 637 milyon dolar tutarında net giriş kaydetti. Alt kalemler itibarıyla incelendiğinde, yurt dışı yerleşiklerin hisse senedi piyasasında 529 milyon dolar net satış ve devlet iç borçlanma senetleri piyasasında 6 milyar 051 milyon dolar net alış yaptığı görüldü.

Yurt dışındaki tahvil ihraçlarıyla ilgili olarak; bankalar ve diğer sektörler sırasıyla 452 milyon dolar ve 270 milyon doları net borçlanma gerçekleşti. Diğer yatırımlar altında, yurt içi bankaların yurt dışı muhabirlerindeki efektif ve mevduat varlıkları 4 milyar 254 milyon dolar net azalış kaydetti.

Yurt dışı bankaların yurt içindeki mevduatları, yabancı para cinsinden 368 milyon dolar net azalış ve Türk lirası cinsinden 1.107 milyon dolar net artış olmak üzere toplam 739 milyon dolar net artış kaydetti.

Yurt dışından sağlanan kredilerle ilgili olarak, bankalar ve diğer sektörler sırasıyla 3 milyar 420 milyon dolar ve 356 milyon dolar net kullanım, genel hükümet 26 milyon dolar net geri ödeme gerçekleştirdi. Resmi rezervlerde bu ay 17 milyar 593 milyon dolar net artış oldu.

Paylaşın

Faizler Vatandaşı Vurdu: Yasal Takibe Düşenlerin Sayısı Yüzde 66 Arttı

Kredi kartı borcundan dolayı takibe düşenlerin sayısı ise mayısta geçen yılın aynı ayına göre yüzde 66 artarak 125 bin 237 kişiye ulaştı. Bireysel kredi veya kredi kartı borçluları tek kişi sayıldığında Mayıs ayında takibe düşenlerin sayısı 237 bin 968 kişi oldu.

Kredi ve kart borcundan dolayı bankalar tarafından takibe düşenlerin sayısı 2024 yılı Ocak – Mayıs döneminde geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 39 artarak 539 bin 371 kişiden 749 bin 522 kişiye çıktı.

BirGün’den Havva Gümüşkaya’nın haberine göre, Türkiye Bankalar Birliği’ne bağlı Risk Merkezi’nin verilerine göre geçen yıl mayıs ayında 100 bin 370 olan bireysel kredi borcundan dolayı yasal takibe alınanlar, Mayıs 2024’te 136 bin 244 kişiye ulaştı.

Kredi kartı borcundan dolayı takibe düşenlerin sayısı ise mayısta geçen yılın aynı ayına göre yüzde 66 artarak 125 bin 237 kişiye ulaştı. Bireysel kredi veya kredi kartı borçluları tek kişi sayıldığında Mayıs ayında takibe düşenlerin sayısı 237 bin 968 kişi oldu.

Kredi ve kart borcundan dolayı bankalar tarafından takibe düşenlerin sayısı Ocak –Mayıs döneminde geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 39 artarak 539 bin 371 kişiden 749 bin 522 kişiye çıktı. Kredi faizleri ve kredi kartlarında gecikme faizleri, Mayıs 2023 seçimleri sonrasında katlandı.

Seçim öncesi dönemde yüzde 1,66 olan kredi kartında aylık azami gecikme faizi, faiz artışlarıyla birlikte bu oran yüzde 4,55 seviyesine ulaştı. Bu dönemde ihtiyaç kredisi faizleri de yüzde 30’lardan yüzde 80’lere yükseldi.

Paylaşın

TÜİK Açıkladı: Haziran Ayında En Çok Mevduat Faizi Kazandırdı

Haziran ayında yatırımcısına en çok kazandıran yatırım aracı mevduat faizi olurken, aynı ayda mevduat faizinden sonra yatırımcısına en çok kazandıran yatırım aracı Devlet İç Borçlanma Senetleri (DİBS) oldu.

Haber Merkezi/ Son üç ile son altı ayda ve son bir yılda yatırımcısına en çok kazandıran yatırım aracı BIST 100 endeksi oldu.

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) 2024 Haziran’a ilişkin Finansal Yatırım Araçlarının Reel Getiri Oranlarını açıkladı. Buna göre; Aylık en yüksek reel getiri, yurt içi üretici fiyat endeksi (Yİ-ÜFE) ile indirgendiğinde yüzde 1,88, tüketici fiyat endeksi (TÜFE) ile indirgendiğinde ise yüzde 1,62 oranlarıyla mevduat faizi (brüt)’te gerçekleşti.

Yİ-ÜFE ile indirgendiğinde; yatırım araçlarından Devlet İç Borçlanma Senetleri (DİBS) yüzde 0,87 oranında yatırımcısına reel getiri sağlarken; Amerikan Doları yüzde 0,37, Euro yüzde 0,77, BIST 100 endeksi yüzde 1,41 ve külçe altın yüzde 1,53 oranlarında yatırımcısına kaybettirdi. TÜFE ile indirgendiğinde ise; DİBS yüzde 0,61 oranında yatırımcısına reel getiri sağlarken; Amerikan Doları yüzde 0,63, Euro yüzde 1,02, BIST 100 endeksi yüzde 1,66 ve külçe altın yüzde 1,78 oranlarında yatırımcısına kaybettirdi.

BIST 100 endeksi, üç aylık değerlendirmede; Yİ-ÜFE ile indirgendiğinde yüzde 8,73, TÜFE ile indirgendiğinde ise yüzde 7,41 oranlarında yatırımcısına en yüksek reel getiri sağlayan yatırım aracı oldu. Aynı dönemde Euro, Yİ-ÜFE ile indirgendiğinde yüzde 5,98, TÜFE ile indirgendiğinde ise yüzde 7,12 oranlarında yatırımcısına en çok kaybettiren yatırım aracı oldu.

Altı aylık değerlendirmeye göre BIST 100 endeksi; Yİ-ÜFE ile indirgendiğinde yüzde 13,35, TÜFE ile indirgendiğinde ise yüzde 8,59 oranlarında yatırımcısına en yüksek reel getiri sağlayan yatırım aracı olurken; aynı dönemde DİBS, Yİ-ÜFE ile indirgendiğinde yüzde 10,89, TÜFE ile indirgendiğinde ise yüzde 14,63 oranlarında yatırımcısına en çok kaybettiren yatırım aracı oldu.

Finansal yatırım araçları yıllık olarak değerlendirildiğinde BIST 100 endeksi; Yİ-ÜFE ile indirgendiğinde yüzde 28,18, TÜFE ile indirgendiğinde ise yüzde 12,12 oranlarında yatırımcısına en yüksek reel getiri sağlayan yatırım aracı oldu.

Yıllık değerlendirmede, Yİ-ÜFE ile indirgendiğinde; yatırım araçlarından külçe altın yüzde 11,42 oranında yatırımcısına reel getiri sağlarken; Amerikan Doları yüzde 6,65, Euro yüzde 7,12, mevduat faizi (brüt) yüzde 19,55 ve DİBS yüzde 39,45 oranlarında yatırımcısına kaybettirdi. TÜFE ile indirgendiğinde külçe altın yüzde 2,55, Amerikan Doları yüzde 18,35, Euro yüzde 18,76, mevduat faizi (brüt) yüzde 29,63 ve DİBS yüzde 47,04 oranlarında yatırımcısına kaybettirdi.

Paylaşın

Kredi Kartı Borçları 1,5 Trilyon Liraya Yükseldi

Sene başında 1 trilyon 155 milyar lira olan bireysel kredi kartları hacmi haziran sonu itibarıyla 313 milyar 260 milyon liralık artış gösterdi. Böylece kart borçları yüzde 27.1 artışla 1 trilyon 468 milyar liraya çıktı.

Taşıt, konut ve ihtiyaçtan oluşan tüketici kredileri ise altı ayda 212 milyar 634 milyon lira artışla yüzde 14.4 büyüyerek ve 1 trilyon 726 milyar liraya yükseldi. 2024 yılının ilk yarısında bankaların toplam kredi hacmi 2 trilyon 173 milyar lira artış ve yüzde 18.6 büyüme ile 13 trilyon 803 milyar liraya ulaştı.

Yılın ilk yarısında bankalara olan bireysel borçlar büyük ölçüde kredi kartı kaynaklı gerçekleşti. Sene başında 1 trilyon 155 milyar lira olan bireysel kredi kartları hacmi haziran sonu itibarıyla 313 milyar 260 milyon liralık artış gösterdi. Böylece kart borçları yüzde 27.1 artışla 1 trilyon 468 milyar liraya çıktı.

Taşıt, konut ve ihtiyaçtan oluşan tüketici kredileri ise altı ayda 212 milyar 634 milyon lira artışla yüzde 14.4 büyüyerek ve 1 trilyon 726 milyar liraya yükseldi. İlk çeyrekte kart harcamaları toplamı yıllık yüzde 122.2 artışla 3 trilyon lira, ikinci çeyrekte yıllık yüzde 99.1 artışla 3.6 trilyon lira tutarında gerçekleşti.

Öte yandan, haziran sonu itibarıyla ihtiyaç kredisinde bileşik ortalama faiz oranı yüzde 74.6, ticari kredide ise yüzde 61.1’e yükselirken, TL krediler ikinci çeyrekte hız kesti.

Sözcü’de yer alan habere göre, 2024 yılının ilk yarısında bankaların toplam kredi hacmi 2 trilyon 173 milyar lira artış ve yüzde 18.6 büyüme ile 13 trilyon 803 milyar liraya ulaştı. Altı aylık kredi büyümesinin 525 milyar 895 milyon liralık tutarı tüketici kredileri ve kredi kartlarında gözlenirken, ticari kredi hacmi de 1 trilyon 647 miyar lira arttı.

Böylece bankacılık sektörünün tüketici kredileri ve bireysel kredi kartları hacmi yılın ilk altı ayında yüzde 19.70 büyüme ile 3 trilyon 195 milyar liraya, toplam ticari kredi hacmi ise yüzde 18.4 artışla 10 trilyon 609 milyar liraya ulaştı. TL krediler ilk çeyrekte yüzde 8.8 olurken, ikinci çeyrekte hız keserek yüzde 3.9’a geriledi.

Paylaşın

Brüt Rezervlerde Bir Hafta 4,7 Milyar Dolarlık Erime

28 haziran ile biten haftada Merkez Bankası’nın (TCMB) brüt rezervleri 142,9 milyar dolar seviyesine geriledi. Bankanın bir önceki hafta brüt rezervleri 147,6 milyar dolar düzeyindeydi.

Haber Merkezi / Merkez Bankası (TCMB) tarafından açıklanan, yurt dışında yerleşik kişiler piyasa fiyatı ve kur hareketlerinden arındırılmış verilerle yurt dışında yerleşikler 679,5 milyon dolarlık tahvil sattı. Söz konusu miktar 26 Mart 2021 tarihinden itibaren en büyük çıkış olarak kaydedilirken seçimden sonra tahvilde görülen ilk çıkış oldu.

Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) verilerine göre kur korumalı mevduatlar 28 Haziran haftasında 18,3 milyar TL düşüş kaydetti. Son düşüşle birlikte kur korumalı mevduatların büyüklüğü 2 trilyon 14 milyar TL oldu.

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), 28 haziran ile biten haftaya ilişkin para ve banka istatistiklerini yayınladı. Açıklanan verilere göre, bankanın brüt rezervleri 142,9 milyar dolar seviyesine geriledi. Bankanın bir önceki hafta brüt rezervleri 147,6 milyar dolar düzeyindeydi.

Aynı haftada net rezervlerde de gerileme gözlemlendi. Verilere göre, ilgili haftada net rezervler 39,4 milyar dolar oldu. Net rezervler önceki haftada 44,85 milyar dolar seviyesindeydi. Swap hariç net rezervler ise aynı haftada 12,7 milyar dolardan 11,6 milyar dolara düştü.

Merkez Bankası (TCMB) tarafından açıklanan, yurt dışında yerleşik kişiler piyasa fiyatı ve kur hareketlerinden arındırılmış verilerle yurt dışında yerleşikler 679,5 milyon dolarlık tahvil sattı. Söz konusu miktar 26 Mart 2021 tarihinden itibaren en büyük çıkış olarak kaydedilirken seçimden sonra tahvilde görülen ilk çıkış oldu.

Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) verilerine göre kur korumalı mevduatlar 28 Haziran haftasında 18,3 milyar TL düşüş kaydetti. Son düşüşle birlikte kur korumalı mevduatların büyüklüğü 2 trilyon 14 milyar TL oldu.

Kur korumalı mevduatlarda son olarak şirketlere yönelik vergi avantajının bitmesiyle gerilemenin devamı da bekleniyor. Yeni bir karar alınmadığı takdirde kur korumalı mevduat (KKM) ve katılım hesaplarına uygulanan kurumlar vergisi istisnası 1 Temmuz itibarıyla sona erdi.

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Döviz cinsinden kur korumalı mevduatta şirketlerin vergi avantajının Temmuzda yenilenmeyeceğini açıklamıştı.

Paylaşın

Merkez Bankası Rezervleri Seçimler Sonrası İlk Kez Geriledi

28 haziran ile biten haftada Merkez Bankası’nın (TCMB), swap hariç net rezervleri 31 Mart’ta yapılan yerel seçimler sonrası ilk kez 1 milyar dolar geriledi. Swap hariç net rezervler, 21 haziran haftasında 12,5 milyar dolara yükselmişti.

Swap hariç net rezervler dört yıl aranın ardından ilk kez 31 mayıs haftasında 1.5 milyar dolarla pozitife geçmiş, daha sonra yükselişine devam ederek 21 haziran haftasında 12,5 milyar dolara yükselmişti.

Dolar/TL ikinci çeyreği yüzde 1,4 yükselişle tamamlamasının ardından bugüne 32,60’lı seviyelerde başlarken, Merkez Bankası’nın (TCMB) swap hariç net rezervi yerel seçim sonrası ilk kez geçen hafta geriledi.

TCMB swap hariç net rezervi yerel seçim sonrası geçen üç ayda yaklaşık 78 milyar dolar artışla 12,5 milyar dolara yükseldikten sonra ilk kez geçen hafta 1 milyar dolar geriledi.

Swap hariç net rezerv dört yıl aranın ardından ilk kez 31 Mayıs haftasında 1.5 milyar dolarla pozitife geçmiş, daha sonra yükselişine devam ederek 21 Haziran haftasında 12,5 milyar dolara yükselmişti.

Bankacılar 28 Haziran ile biten haftaki değişimi 1 milyar dolar düşüş olarak hesapladı.

TÜİK’in enflasyon açıklaması bekleniyor

Bugün yurt içinde açıklanacak önemli bir veri bulunmazken, yarın açıklanacak haziran ayı enflasyonu yakından izlenecek.

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek dün yaptığı açıklamada enflasyonda ilk düşüşün haziranda görüleceğini belirterek, esas düşüşün ise temmuz, ağustos, eylülde görüleceğini, ekimde 40’lı rakamlara inileceğini söyledi.

Enflasyon mayıs ayında yüzde 75,45 ile 2022 sonundan beri en yüksek seviyeye yükselirken haziran itibarıyla yıllık enflasyonda başlayacak düşüş ile TCMB yıl sonunda enflasyonun yüzde 38 seviyesine inmesini bekliyor.

Reuters anketine göre enflasyonun haziranda yüzde 72,6 ile yıllık bazda ilk düşüşünü kaydetmesi, yıl sonunda ise yüzde 42,2 seviyesinde gerçekleşmesi bekleniyor.

Yerel seçimler sonrasında dolar karşısında nisan ayını yatay, mayısı ise çok sınırlı değer artışı ile kapatan TL, haziranda ise yüzde 1,9 değer yitirdi. İkinci çeyrekte yüzde 1,4 değer yitiren TL, dolar karşısında bu sabah 32,66 seviyesinde işlem görüyor.

TCMB, geçen haftaki politika faizini art arda üçüncü ayda da yüzde 50 seviyesinde sabit tutarak dezenflasyonun yılın ikinci yarısında tesis edileceğini yönündeki görüşünü korudu.

Ayrıca likidite gelişmelerini yakından izleyeceği ve gerekirse adım atacağı mesajı verdi. Geçen yıl gerçekleşen genel seçimlerin ardından haziran ayından beri cumhurbaşkanı destekli sıkılaştırmanın sonucu olarak TCMB politika faizini sonuncusu mart ayında olmak üzere 4 bin 150 baz puan yükseltti.

(Kaynak: Reuters)

Paylaşın

Merkez Bankası’ndan Faizi Sabit Tutma Kararı

Merkez Bankası (TCMB), piyasaların beklediği gibi politika faizini yüzde 50’de sabit tuttu. Banka, politika faizini son olarak mart ayında yükseltmiş; Nisan ve Mayıs aylarında faizi yüzde 50’de sabit bırakmıştı.

Haber Merkezi / Anadolu Ajansı (AA) Finans’ın haziran ayı faiz oranıyla ilgili beklenti anketine katılan ekonomistlerin tamamı, Merkez Bankası’nın (TCMB), politika faizini bu ay yüzde 50’de sabit bırakmasını beklediğini söylemişti.

Bloomberg’in anketine katılan ekonomistlerin tamamı da bankanın faizi üçüncü kez yüzde 50’de sabit tutmasını beklediklerini ifade etmişlerdi.

Merkez Bankası (TCMB), 2023 yılı Haziran ayında 650, Temmuz’da 250, Ağustos’ta 750, Eylül’de 500, Ekim ve Kasım aylarında da 500’er, Aralık ve Ocak aylarında 250’şer olmak üzere son 8 toplantıda toplam 3 bin 650 baz puan faiz artırmıştı.

Şubat ayındaki yılın ikinci faiz kararında faizin sabit tutulması ile toplam 3 bin 650 baz puan faiz artış serisi devam etti. Mart ayında faiz 500 baz puan arttırılarak politika faizi yüzde 50’ye çıkarıldı. Nisan ve Mayıs ayında ise politika faizi sabit tutuldu. Merkez Bankası, son bir yılda 4 bin 150 baz puanlık faiz artışı yaptı.

Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası (TCMB) Para Politikası Kurulu (PPK) Fatih Karahan başkanlığında toplandı. Para Politikası Kurulu (PPK), politika faizi olan bir hafta vadeli repo ihale faiz oranının yüzde 50 düzeyinde sabit tutma kararı aldı.

Merkez Bankası (TCMB) tarafından karara ilişkin yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi: “Para Politikası Kurulu (Kurul), politika faizi olan bir hafta vadeli repo ihale faiz oranının yüzde 50’de sabit tutulmasına karar vermiştir.

Aylık enflasyonun ana eğilimindeki zayıflama mayıs ayında geçici bir kesintiye uğramıştır. Yakın döneme ilişkin göstergeler yurt içi talebin, halen enflasyonist düzeyde olmakla birlikte, yavaşladığını teyit etmektedir. Hizmet enflasyonundaki yüksek seyir ve katılık, enflasyon beklentileri, jeopolitik riskler ve gıda fiyatları enflasyonist baskıları canlı tutmaktadır. Kurul, enflasyon beklentileri ve fiyatlama davranışlarının öngörüler ile uyumunu yakından takip etmektedir.

Parasal sıkılaştırmanın krediler ve iç talep üzerindeki etkileri yakından izlenmektedir. Kurul, parasal sıkılaştırmanın gecikmeli etkilerini de göz önünde bulundurarak politika faizinin sabit tutulmasına karar vermekle birlikte, enflasyon üzerindeki yukarı yönlü risklere karşı ihtiyatlı duruşunu yinelemiştir. Aylık enflasyonun ana eğiliminde belirgin ve kalıcı bir düşüş sağlanana ve enflasyon beklentileri öngörülen tahmin aralığına yakınsayana kadar sıkı para politikası duruşu sürdürülecektir.

Enflasyonda belirgin ve kalıcı bir bozulma öngörülmesi durumunda ise para politikası duruşu sıkılaştırılacaktır. Para politikasındaki kararlı duruş; yurt içi talepte dengelenme, Türk lirasında reel değerlenme ve enflasyon beklentilerinde düzelme vasıtası ile aylık enflasyonun ana eğilimini düşürecek ve dezenflasyon yılın ikinci yarısında tesis edilecektir.

Kredi ve mevduat piyasalarında öngörülenin dışında gelişmeler olması durumunda parasal aktarım mekanizması ilave makroihtiyati adımlarla desteklenecektir. Likidite gelişmeleri yakından izlenmektedir. Sterilizasyon araçları, gerektiğinde çeşitlendirilerek etkin şekilde kullanılacaktır.

Kurul, politika kararlarını parasal sıkılaştırmanın gecikmeli etkilerini de dikkate alarak, enflasyonun ana eğilimini geriletecek ve enflasyonu orta vadede yüzde 5 hedefine ulaştıracak parasal ve finansal koşulları sağlayacak şekilde belirleyecektir.

Enflasyon ve enflasyonun ana eğilimine ilişkin göstergeler yakından takip edilecek ve Kurul, fiyat istikrarı temel amacı doğrultusunda elindeki tüm araçları kararlılıkla kullanacaktır.”

Paylaşın