TÜİK Açıkladı: Ücretli Çalışan Sayısı Yıllık Yüzde 6,5 Arttı

Ücretli çalışan sayısı mart ayında bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 6,5 arttı. Ücretli çalışan sayısı bir önceki yılın aynı ayında 13 milyon 862 bin 333 kişi iken, 2023 yılı mart ayında 14 milyon 757 bin 342 kişi oldu.

Haber Merkezi / Ücretli çalışan sayısı yıllık olarak sanayi sektöründe yüzde 3,4, inşaat sektöründe yüzde 16,6 ve ticaret-hizmet sektöründe yüzde 6,6 arttı. Mart ayında bir önceki aya göre, sanayi, inşaat ve ticaret-hizmet sektörleri toplamında ücretli çalışan sayısı yüzde 0,5 arttı.

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Ücretli Çalışan İstatistikleri Mart 2023 verilerini açıkladı.

Buna göre, sanayi, inşaat ve ticaret-hizmet sektörleri toplamında ücretli çalışan sayısı mart ayında bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 6,5 arttı. Ücretli çalışan sayısı bir önceki yılın aynı ayında 13 milyon 862 bin 333 kişi iken, mart ayında 14 milyon 757 bin 342 kişi oldu.

Ücretli çalışanların alt detaylarına bakıldığında; Mart ayında ücretli çalışan sayısı yıllık olarak sanayi sektöründe yüzde 3,4, inşaat sektöründe yüzde 16,6 ve ticaret-hizmet sektöründe yüzde 6,6 arttı.

Sanayi, inşaat ve ticaret-hizmet sektörleri toplamında ücretli çalışan sayısı mart ayında bir önceki aya göre yüzde 0,5 arttı.

Ücretli çalışanların alt detaylarına bakıldığında; Mart ayında ücretli çalışanlar aylık olarak sanayi sektöründe yüzde 0,2, inşaat sektöründe yüzde 1,2 ve ticaret-hizmet sektöründe yüzde 0,6 arttı.

Paylaşın

14 Mayıs Seçimleri: Yeni Hükümeti Bekleyen Ekonomik Sorunlar

14 Mayıs Pazar günü yapılacak cumhurbaşkanlığı ve milletvekilliği seçimlerine saatler kaldı. Seçimler sonrası için en çok merak edilen konuların başında yeni kurulacak hükümetin nasıl bir ekonomi politikası uygulayacağı geliyor.

Peki 15 Mayıs sabahından itibaren Türkiye’de yönetimi devralacak iktidarı, ekonomide nasıl bir tablo bekliyor?

DW Türkçe’den Aram Ekin Duran, altı ana başlıkta Türkiye ekonomisinin mevcut durumunu ortaya koydu:

Büyüme

AKP iktidarının enflasyon ile mücadele yerine büyümeyi tercih eden Yeni Ekonomi Modeli ile birlikte artan iç tüketim, Türkiye’ye 2021’de yüzde 10’un üzerinde, 2022 yılında ise yüzde 5,6’lık büyüme olarak geri döndü. Ancak veriler, AB ve OECD ortalamalarının çok üzerinde büyüyen Türkiye ekonomisinde ücretli çalışanların büyümeden aldığı payın her yıl daha da azaldığına işaret ediyor.

TÜİK verilerine göre 2016 yılında iş gücünün büyümeden aldığı pay yüzde 36,3 düzeyindeyken, bu oran 2022 sonunda yüzde 26,5’e kadar geriledi. Aynı dönemde sermayenin payı ise yüzde 47,5’ten yüzde 54,5’e çıktı. Dolayısıyla AKP’nin ekonomi politikaları ile kayda değer büyüme rakamlarına ulaşılsa da bu büyüme toplumun geniş kesimlerine refah getirmiyor, aksine milli gelirden aldıkları pay geriliyor.

Birkaç yıl öncesine kadar dünyanın en büyük 10 ekonomisinden biri olma hedefi bulunan Türkiye, şimdi ilk 20 ülke arasında kalabilme mücadelesi veriyor.

Enflasyon

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın talimatları doğrultusunda faiz indirimine başladığı Eylül 2021’den bu yana geçen yaklaşık 1,5 yıl içerisinde, Türkiye dünyanın en yüksek enflasyonuna sahip ülkelerinden biri haline geldi.

Bu dönemde Merkez Bankası’nın politika faizi yüzde 19’dan yüzde 8,5’e düşürülürken resmi verilere göre tüketici enflasyonu yüzde 85’e, üretici enflasyonu ise yüzde 157’ye kadar çıktı. Nisan ayında yıllık tüketici enflasyonu baz etkisiyle yüzde 43,68 seviyesine gerilerken Türkiye bu oranla bile G-20 ülkeleri içerisinde Arjantin’den sonraki en yüksek enflasyona sahip ülke oldu.

Mayıs başı itibariyle enflasyondaki artış eğilimi 52. ayını da geride bıraktı. Enflasyon Araştırma Grubu (ENAG) tarafından hesaplanan yıllık enflasyon ise hâlâ yüzde 100’ün üzerinde seyrediyor.

Ayrıca Dünya Bankası verilerine göre, son bir yılda küresel çapta gıda fiyatları düşmesine rağmen Türkiye yüzde 70’e varan fiyat artışlarıyla dünyadaki en yüksek gıda enflasyonuna sahip beş ülkeden biri konumunda.

Gelir dağılımı ve yoksulluk

Yüksek enflasyon ortamının doğal sonucu olarak Türkiye’deki gelir dağılımı adaletsizliği ve yoksulluk da artıyor. TÜİK’in 2022 yılına ilişkin Gelir Dağılımı İstatistikleri’ne göre, en yüksek gelire sahip yüzde 20’lik grubun toplam gelirden aldığı pay, 2022’de bir önceki yıla kıyasla 1,3 puan artarak yüzde 48 oldu. Aynı dönemde en düşük gelire sahip yüzde 20’lik grubun aldığı pay ise 0,1 puan azalarak yüzde 6’ya geriledi.

Türk-İş’in Nisan 2023 verilerine göre, dört kişilik bir ailenin aylık gıda harcamalarını kapsayan açlık sınırı 10 bin TL’yi aşarken; kira, fatura, eğitim, giyim, ulaşım gibi tüm giderlerini kapsayan yoksulluk sınırı ise 33 bin TL’ye yükseldi. Resmi verilere göre Türkiye’deki çalışanların yüzde 37’si asgari ücret kazanıyor. Asgari ücret ise son 1 yılda yapılan yüzde 75 zamma rağmen sadece 8 bin 506 TL ile açlık sınırının bile altında seyrediyor.

TÜİK’in 8 Mayıs’ta açıklanan Yoksulluk ve Yaşam Koşulları İstatistikleri’ne göre, Türkiye’de “yoksul” tanımına giren 12 milyon kişi bulunurken sürekli yoksulluk oranı ise yüzde 14 ile son 5 yılın en yüksek seviyesini görmüş durumda.

İşsizlik

Pandemi döneminde istihdam piyasasına verilen destekler ve işten çıkarma yasağı ile kısa çalışma ödeneği gibi önlemler, işsizliğin artmasının önüne geçti. Pandemiden çıkış ile birlikte açılan kredi muslukları ve iç talebin canlanması ile birlikte iş gücü piyasasındaki olası büyük kayıpların da önüne geçilmiş oldu.

Güncel verilere göre, Türkiye’de işsizlik oranı yüzde 10 seviyesinde seyrediyor. Pek çok otorite tarafından “gerçek işsizlik oranı” olarak gösterilen ve iş aramaktan vazgeçmiş kimseleri de kapsayan geniş tanımlı işsizlik ise yüzde 21,8 ile çok yüksek bir seviyede bulunuyor. Bir başka deyişle Türkiye’de çalışabilir durumdaki her beş kişiden biri işsiz durumda. İşsiz olanların yaklaşık üçte birini ise üniversite mezunları oluşturuyor.

İş gücüne katılım oranı ise tüm nüfusun yüzde 53,6’sı ile Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü (OECD) ülkeleri içerisinde son sırada yer alıyor. Türkiye yüzde 35’lik kadın istihdamı ile de yine OECD’de sonuncu sırada yer alıyor. Türkiye, 15-24 yaş grubunu kapsayan genç nüfustaki işsizlik oranında ise yüzde 20,1 ile AB ülkeleri içerisinde lider konumda.

Cari açık

Erdoğan’ın damadı Berat Albayrak’ın Hazine ve Maliye Bakanlığı döneminde başlayan “yüksek kur-düşük faiz” modeli ile dış ticarette fazla verme hedefi, gelinen noktada tarihi bir cari açık ve dış ticaret açığına neden oldu.

TCMB’nin açıkladığı son verilere göre, 2023’ün ilk çeyreğinde cari işlemler hesabı, ocak-mart arasını kapsayan yılın ilk çeyreğinde 23, 6 milyar dolar açık vererek rekora imza attı. 12 aylık cari açık ise 54,2 milyar dolar oldu.

Bu dönemde TCMB’nin arka kapı yöntemleri ile dizginlemeye çalıştığı dolar kuru 20 TL’ye dayandı. Kurun suni yöntemlerle yükselişinin engellenmesinin bedeli ise ihracatta yaşanan kan kaybı oldu.

Yalnızca Nisan ayında ihracat yüzde 17 düşerek, pandemiden bu yana ilk sert gerilemesini yaşadı. Böylelikle ihracat ve ithalat arasındaki farktan oluşan dış ticaret açığı da son 1 yılda yüzde 44 artarak, Nisan 2023 itibariyle 120,4 milyar dolara çıktı ve yeni bir rekor kırmış oldu.

Bütçe açığı

AKP yönetimi, başa geldiği 2002 yılında kendinden önce uygulamaya konulan IMF odaklı para ve maliye politikalarını uygulamaya devam etti. 2008 krizi dönemi dışarıda bırakıldığında genel anlamda istikrarlı seyreden bütçe dengesi, pandemi ile birlikte bozulmaya başladı.

2022 yılında bütçe gelirlerini artırmak ve bütçe açığının GSYH’ye oranını yüzde 3’ün altında tutmak için vergi barışı ve bedelli askerlik gibi pek çok gelir artıcı uygulamaya başvuran AKP iktidarı, seçim sürecine girilmesi ile birlikte Hazine’nin kaynaklarını daha da cömert bir şekilde kullanmaya başladı. 6 Şubat’taki deprem felaketi ile birlikte ise bütçe açığındaki büyüme hızlandı.

Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın son açıkladığı Mart 2023 merkezi yönetim bütçe verilerine göre, bir önceki yılın ilk çeyreğinde 30,8 milyar TL fazla veren bütçe, 2023’ün ilk çeyreğinde 250 milyar TL açık verdi. Buna Kur Korumalı Mevduat (KKM) ve seçim odaklı harcamalar, doğalgaz indirimleri ve maaş artışları da eklenince, yeni hükümetin ekonomide en önemli gündem maddelerinden birinin de Hazine’yi yeniden güçlendirmek olacağını söylemek mümkün.

Paylaşın

Bitcoin 26 Bin 200 Doların Altında; Ethereum Ve Polygon Sert Düştü

Bitcoin (BTC) 26 bin 163 dolara gerilerken, Ethereum (ETH) ise bin 750 dolar seviyesinin altında işlem görüyor. Dogecoin, Polygon ve Solana’da yatırımcısına kaybetiren kripto para birimleri arasında yer aldı.

Haber Merkezi / Kripto para birimleri haftanın son işlem günü sert düşüşlere sahne oldu.

Dünyanın en büyük kripto para birimi Bitcoin (BTC) yüzde 5 düşüşle 26 bin 163 dolara gerilerken, dünyanın en büyük ikinci kripto para birimi Ethereum (ETH) ise yüzde 4,57 düşüşle bin 746 dolara geriledi.

Bitcoin (BTC) hacmi, son 24 saatte yüzde 12,6 düşüşle yaklaşık 18,2 milyar dolar olurken, piyasa değeri ise 506 milyar dolar civarında.

Küresel kripto para piyasalarının değeri, son 24 saatte yüzde 3,75 düşerek 1,09 trilyon dolar civarında.

Tüm stablecoinlerin hacmi 36.78 milyar dolar, bu da toplam kripto piyasasının 24 saatlik hacminin yüzde 90.57’si.

Bazı kripto para birimlerinde son durum ise şöyle:

Bitcoin 26,163 dolar, değer kaybı yüzde 4.91

Ethereum 1,746 dolar, değer kaybı yüzde 4.57

Tether 1.00 dolar, değer kazancı yüzde 0.02

BNB 302 dolar, değer kaybı yüzde 3.21

XRP 0.4269 dolar, değer kaybı yüzde 0.28

Cardano 0.3594 dolar, değer kaybı yüzde 1.80

Dogecoin 0.07039 dolar, değer kaybı yüzde 3.08

Polygon 0.8252 dolar, değer kaybı yüzde 4.38

Solana 19.88 dolar, değer kaybı yüzde 3.47

Polkadot 5.17 dolar, değer kaybı yüzde 4.16

Tron 0.6767 dolar, değer kaybı yüzde 2.37

Litecoin 78.17 dolar, değer kaybı yüzde 2.86

Shiba Inu 0.000008564 dolar, değer kaybı yüzde 3.32

Paylaşın

TÜİK Açıkladı: Dış Ticaret Açığı Yüzde 2,7 Yükseldi

İhracat birim değer endeksinin ithalat birim değer endeksine bölünmesiyle hesaplanan ve 2022 yılı mart ayında 75,6 olarak elde edilmiş olan dış ticaret haddi, 10,8 puan artarak, 2023 yılı mart ayında 86,4 oldu.

Haber Merkezi / Dış ticaret haddi, 2023 yılı birinci çeyreğinde, geçen yılın aynı dönemine göre 6,8 puan artarak 82,9 oldu.

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Dış Ticaret Endeksleri Mart 2023 verilerini açkıladı.

Açıklanan verilere göre, ihracat birim değer endeksi martta geçen yılın aynı ayına kıyasla yüzde 2,7 yükseldi.

Endeks, Mart 2022’ye kıyasla gıda, içecek ve tütünde yüzde 11,2, imalat sanayisinde (gıda, içecek, tütün hariç) yüzde 4,6 artarken ham maddelerde (yakıt hariç) yüzde 9,6 ve yakıtlarda yüzde 23,6 azalış gösterdi.

İhracat birim değer endeksi yılın birinci çeyreğinde geçen aynı dönemine göre yüzde 3,7 yükseldi.

İthalat birim değer endeksi martta yıllık bazda yüzde 10,1 geriledi. Endeks geçen yılın aynı ayına göre gıda, içecek ve tütünde yüzde 1, ham maddelerde (yakıt hariç) yüzde 12,3, yakıtlarda yüzde 31,1 ve imalat sanayisinde (gıda, içecek, tütün hariç) yüzde 3,4 azaldı.

İthalat birim değer endeksi yılın ilk çeyreğinde geçen yılın birinci çeyreğine göre yüzde 4,7 düştü.

İhracat miktar endeksi martta geçen yılın aynı ayına göre yüzde 1,6 arttı. Endeks aynı dönemde, gıda, içecek ve tütünde yüzde 6,6 ve imalat sanayisinde (gıda, içecek, tütün hariç) yüzde 1,8 azalırken ham maddelerde (yakıt hariç) yüzde 34,5 ve yakıtlarda yüzde 23,5 yükseliş gösterdi.

İhracat miktar endeksi yılın birinci çeyreğinde geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 1,2 geriledi.

İthalat miktar endeksi martta yıllık bazda yüzde 15,1 arttı. Endeks bu dönemde, gıda, içecek ve tütünde yüzde 69,5, ham maddelerde (yakıt hariç) yüzde 9,6, yakıtlarda yüzde 0,8 ve imalat sanayisinde (gıda, içecek, tütün hariç) yüzde 17,7 artış kaydetti.

İthalat miktar endeksi yılın birinci çeyreğinde 2022’nin aynı çeyreğine göre yüzde 16,7 arttı.

Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış seriye göre, şubatta 132,6 olan ihracat miktar endeksi yüzde 9,8 artarak martta 145,5 oldu. Takvim etkilerinden arındırılmış seriye göre ise Mart 2022’de 152,2 olan ihracat miktar endeksi yüzde 1,6 artarak Mart 2023’te 154,6 oldu.

Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış seriye göre, şubatta 131,9 olan ithalat miktar endeksi yüzde 4,2 azalarak martta 126,4’e düştü. Takvim etkilerinden arındırılmış seriye göre geçen yıl martta 112,2 olan ithalat miktar endeksi yüzde 15,1 artarak, bu yılın aynı ayında 129,1’e yükseldi.

İhracat birim değer endeksinin ithalat birim değer endeksine bölünmesiyle hesaplanan ve Mart 2022’de 75,6 olarak kaydedilen dış ticaret haddi, 10,8 puan artışla bu yılın mart ayında 86,4’e çıktı.

Dış ticaret haddi, yılın ilk çeyreğinde, geçen yılın aynı dönemine göre 6,8 puan artış kaydederek 82,9 oldu.

Paylaşın

TÜİK Duyurdu: Perakende Satışlar Yüzde 28,6 Arttı

Sabit fiyatlarla perakende satış hacmi mart ayında bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 28,6 arttı. Aynı ayda gıda, içecek ve tütün satışları yüzde 17,0, gıda dışı satışlar (otomotiv yakıtı hariç) yüzde 38,0, otomotiv yakıtı satışları ise yüzde 17,8 arttı.

Haber Merkezi / Sabit fiyatlarla perakende satış hacmi mart ayında bir önceki aya göre yüzde 7,3 arttı. Aynı ayda gıda, içecek ve tütün satışları yüzde 0,2 azaldı, gıda dışı satışlar (otomotiv yakıtı hariç) yüzde 12,1, otomotiv yakıtı satışları ise yüzde 3,8 arttı.

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Perakende Satış Endeksleri 2023 Mart verilerini açıkladı.

Açıklanan verilere göre, sabit fiyatlarla perakende satış hacmi 2023 yılı Mart ayında bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 28,6 arttı.

Aynı ayda gıda, içecek ve tütün satışları yüzde 17, gıda dışı satışlar (otomotiv yakıtı hariç) yüzde 38, otomotiv yakıtı satışları ise yüzde 17,8 arttı. Sabit fiyatlarla perakende satış hacmi 2023 yılı Mart ayında bir önceki aya göre yüzde 7,3 arttı.

Aynı ayda gıda, içecek ve tütün satışları yüzde 0,2 azaldı, gıda dışı satışlar (otomotiv yakıtı hariç) yüzde 12,1, otomotiv yakıtı satışları ise yüzde 3,8 arttı.

Ciro aylık yüzde 8,6 arttı

Cari fiyatlarla perakende ciro 2023 yılı Mart ayında bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 88,9 arttı. Aynı ayda gıda, içecek ve tütün satışları yüzde 96,1, gıda dışı satışlar (otomotiv yakıtı hariç) yüzde 108,8, otomotiv yakıtı satışları ise yüzde 28,7 arttı.

Cari fiyatlarla perakende ciro 2023 yılı Mart ayında bir önceki aya göre yüzde 8,6 arttı. Aynı ayda gıda, içecek ve tütün satışları yüzde 6,2, gıda dışı satışlar (otomotiv yakıtı hariç) yüzde 12,2, otomotiv yakıtı satışları ise yüzde 0,5 arttı.

Paylaşın

KKM’de Yeni Rekor: 2 Trilyon 203 Milyar 124 Milyon TL

Kur Korumalı Mevduat’ta (KKM) geçen hafta 85,5 milyar TL’lik giriş oldu ve toplam büyüklük 2 trilyon 203 milyar 124 milyon TL’ye ulaştı. KKM büyüklüğü, dolar bazında ise 113 milyar doları aştı.

Haber Merkezi / Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK), verilerine göre, Kur Korumalı Mevduat’ta (KKM) geçen hafta 85,5 milyar TL’lik giriş oldu ve toplam büyüklük 2 trilyon 203 milyar 124 milyon TL’ye ulaştı.

KKM büyüklüğü, dolar bazında ise 113 milyar doları aştı. Verilere göre bankacılık sektörünün mevduatı 5 Mayıs haftasında 10,4 trilyon TL oldu. Sektörün kredileri ise 8,9 trilyon TL olarak kayıtlara geçti.

Takipteki alacaklar, geçen hafta 169,5 milyar liraya geriledi.

KKM nedir?

Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası’nca, her gün saat 11.00’de dolar, euro ve sterlin üzerinde alış kuru duyurulmaktadır.

Kur dönüşüm miktarı miktarı oranlanırken vade nihayetindeki TCMB dolar, euro ve sterlin alış kuru ile ilk zamanda yürürlükte olan TCMB USD, EUR ve GBP alış kuru arasındaki oransal ayrım göz önünde bulundurulacaktır.

KKM TL Hesabı ile alakalı bütün tediyeler Türk Lirası cinsinden yapılır. Açılışta her zaman TCMB tarafından duyurulan USD, EUR ve GBP döviz kuru dikkate alınır.

KKM hesabı nasıl açılır?

Kur Korumalı Mevduat Hesabı, hali hazırda müşterisi olduğunuz bankanın mobil internet bankacılığı ya da bankanın uygulamaları üzerinden açılabilir.

Aynı zamanda bank şubesine giderek KKM hesabı başvurusunda bulunabilirsiniz. Kur Korumalı Mevduat TL hesabı açtırmak için müşterisi olduğunuz banka önemli değildir. Dilediğiniz bankada bu işlemi gerçekleştirebilirsiniz.

KKM nasıl işliyor?

Kur koruması ile hesabınızın kapanış tarihindeki döviz kuru, hesabınızın açılış tarihindeki döviz kurundan yüksek ise aradaki fark size ödenecektir. Bu sayede birikimlerinin ON’un avantajlı faiz oranlarıyla değer kazanırken, kur kaynaklı herhangi bir kayıp yaşanmasının önüne geçilmektedir.

Paylaşın

Bitcoin 27 Bin 600 Doların Altında, Polkadot Ve Litecoin Sert Yükseldi

Bitcoin (BTC) 27 bin 537 dolara gerilerken, Ethereum (ETH) bin 850 dolar seviyesinin altında işlem görüyor. Cardano, Solana ve Polkadot yatırımcısına kazandıran kripto para birimleri arasında yer aldı.

Haber Merkezi / Kripto para piyasaları ABD’de enflasyon verilerinin beklentinin altında gelmesinin ardından yatay seyrediyor…

Dünyanın en büyük kripto para birimi Bitcoin (BTC) yüzde 0,37 düşüşle 27 bin 537 dolara, dünyanın en büyük ikinci kripto para birimi Ethereum (ETH) ise yüzde 0,25 düşüşle bin 836 dolara geriledi.

Bitcoin (BTC) hacmi, son 24 saatte yüzde 53,29 artarak yaklaşık 20,82 milyar dolar olurken, piyasa değeri ise 533 milyar dolar civarında.

Küresel kripto para piyasa değeri, son 24 saat içinde yüzde 0,20 düşerek 1,14 trilyon dolar civarında işlem görüyor.

Tüm stablecoin’lerin hacmi 41.56 milyar dolar ve bu, toplam kripto pazarının 24 saatlik hacminin yüzde 90.13’ü.

Bazı kripto para birimlerinde son durum ise şöyle:

Bitcoin 27.537 dolar, değer kaybı yüzde 0.37

Ethereum 1.836 dolar, değer kaybı yüzde 0.25

Tether 1.00 dolar, değer kazancı yüzde 0.02

BNB 311 dolar, değer kaybı yüzde 0.03

XRP 0.4274 dolar, değer kaybı yüzde 0.17

Cardano 0.3651 dolar, değer kazancı yüzde 0.69

Dogecoin 0,07267 dolar, değer kaybı yüzde 0,47

Polygon 0,8646 dolar, değer kaybı yüzde 1,41

Solana 20,67 dolar, değer kazancı yüzde 0,49

Polkadot 5,45 dolar, değer kazancı yüzde 2,15

Tron 0,6949 dolar, değer kazancı yüzde 0,21

Litecoin 80,66 dolar, değer kazancı yüzde 1,61

Shiba Inu 0,00000888 dolar, değer kaybı yüzde 0,56

Paylaşın

Merkez Bankası Duyurdu: Cari Açık 54 Milyar Dolara Yükseldi

Türkiye ekonomisi mart ayında 4,48 milyar dolarlık cari açık verirken, 12 aylık cari açık ise 54,2 milyar dolar oldu. Şubat ayında 12 aylık cari açık 55,4 milyar dolarla 10 yılın zirvesini görmüştü.

Haber Merkezi / Mart döneminde ödemeler dengesi tanımlı dış ticaret açığı 6,3 milyar dolar olurken, hizmetler dengesi kaynaklı girişler ise 3,09 milyar dolar seviyesinde oldu. Bu kalem altında seyahat kaleminden kaynaklanan net gelirler 2,07 milyar dolar.

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Mart ayına ilişkin ödemeler dengesi istatistiklerini yayımladı. Merkez Bankası’ndan ödemeler dengesine ilişkin yapılan açıklama şöyle:

“Mart ayında cari işlemler hesabı 4 milyar 484 milyon dolar açık kaydedildi. Altın ve enerji hariç cari işlemler hesabı ise 1 milyar 372 milyon dolar fazla verildi.

Ödemeler dengesi tanımlı dış ticaret açığı 6 milyar 298 milyon dolar olarak gerçekleşti.

Hizmetler dengesi kaynaklı girişler 3 milyar 88 milyon dolar seviyesinde gerçekleşti. Bu kalem altında seyahat kaleminden kaynaklanan net gelirler 2 milyar 67 milyon dolar oldu.

Birincil gelir dengesi kalemi 1.354 milyon dolar net çıkış, ikincil gelir dengesi kalemi ise 80 milyon dolar net giriş kaydedildi.

Finans Hesabı

Doğrudan yatırımlardan kaynaklanan net girişler 238 milyon dolar olarak kaydedildi.

Portföy yatırımları 1 milyar 33 milyon dolar tutarında net çıkış kaydetmiştir. Alt kalemler itibarıyla incelendiğinde, yurt dışı yerleşiklerin hisse senedi piyasasında 256 milyon dolar net satış ve devlet iç borçlanma senetleri piyasasında 36 milyon dolar net alış yaptığı görüldü.

Yurt dışındaki tahvil ihraçlarıyla ilgili olarak, Genel Hükümet 750 milyon dolar net borçlanma gerçekleştirmişken, bankalar ve diğer sektörler sırasıyla 805 milyon dolar ve 745 milyon dolar net geri ödeme yapıldı.

Diğer yatırımlar altında, yurt içi bankaların yurt dışı muhabirlerindeki efektif ve mevduat varlıkları 1 milyar 442 milyon dolar net azalış kaydedildi.

Yurt dışı bankaların yurt içindeki mevduatları, yabancı para cinsinden 610 milyon dolar ve Türk lirası cinsinden 147 milyon dolar net artış olmak üzere toplam 757 milyon dolar net artış kaydedildi.

Yurt dışından sağlanan kredilerle ilgili olarak, Genel Hükümet ve bankalar sırasıyla 8 milyon dolar ve 7 milyon dolar net kullanım, diğer sektörler ise sırasıyla 464 milyon dolar net geri ödeme gerçekleşti.

Resmi rezervlerde bu ay 264 milyon dolar net azalış oldu.”

Paylaşın

Reuters: 14 Mayıs’tan Sonra Ekonomi Ve Piyasalarda İstikrarsızlık Yaşanabilir

İngiltere’nin Reuters haber ajansından Orhan Coşkun,, muhalefetin Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın geleneksel olmaktan uzak ekonomi politikalarını ‘alaşağı etme vaadinde bulunduğunu’ hatırlatarak,  “Bazı anketleri önde götüren ana muhalefet ittifakı, ekonomi ve finans piyasalarını devlet kontrolünden kurtarma ve Merkez Bankası’na bağımsızlığını geri kazandırma sözü veriyor; böylelikle enflasyonun ateşini düşürmek için atılgan bir şekilde faizler yükseltilecektir” dedi.

AK Parti’nin yüzde 44 seviyesindeki resmi enflasyon rakamlarına rağmen düşük faiz ve yüksek büyüme programını sürdüreceğini söylediğini ve yetkililerin yıllarca Türk Lirası’na istikrar kazandırdıktan sonra ülkedeki döviz rezervlerini tükettiğini kaydeden Orhan Coşkun, “Analistler, muhalefetin kuracağı bir hükümetin, aşırı değerlenmiş liranın zayıflaması ve parasal teşvikin ortadan kaldırılmasıyla ekonomi ve piyasalarda istikrarsızlık ile karşı karşıya kalabileceğini söylüyor” ifadelerini kullandı.

14 Mayıs’ta yapılacak olan cumhurbaşkanlığı ve milletvekilliği seçimlerine günler kala, uluslararası basın da, seçimlere ve olası sonuçlarına ilişkin değerlendirmelere yer vermeye devam ediyor.

Son olarak İngiltere’nin Reuters haber ajansından Orhan Coşkun, siyasi partilerin ‘içinden’ isimlere dayandırdığı haberinde, “Seçimi kim kazanırsa kazansın, Türkiye ekonomisi ‘kayıp yıl’ ile karşı karşıya kalacak” değerlendirmesini yaptı.

Muhalefetin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın geleneksel olmaktan uzak ekonomi politikalarını ‘alaşağı etme vaadinde bulunduğunu’ hatırlatan Coşkun, “Bazı anketleri önde götüren ana muhalefet ittifakı, ekonomi ve finans piyasalarını devlet kontrolünden kurtarma ve Merkez Bankası’na bağımsızlığını geri kazandırma sözü veriyor; böylelikle enflasyonun ateşini düşürmek için atılgan bir şekilde faizler yükseltilecektir” dedi.

AK Parti’nin yüzde 44 seviyesindeki resmi enflasyon rakamlarına rağmen düşük faiz ve yüksek büyüme programını sürdüreceğini söylediğini ve yetkililerin yıllarca Türk Lirası’na istikrar kazandırdıktan sonra ülkedeki döviz rezervlerini tükettiğini kaydeden Orhan Coşkun, “Analistler, muhalefetin kuracağı bir hükümetin, aşırı değerlenmiş liranın zayıflaması ve parasal teşvikin ortadan kaldırılmasıyla ekonomi ve piyasalarda istikrarsızlık ile karşı karşıya kalabileceğini söylüyor” ifadelerini kullandı.

Analistlerin ‘politika programlarının sıfırı tüketmesi ve yenilenmeye ihtiyaç duyması ile mevcut hükümetin kendi yarattığı dalgalanma ile de karşı karşıya kalabileceğini söylediğini’ aktaran Orhan Coşkun, ismini vermediği AK Partili bir yetkilinin sözlerine yer verdiği haberinde, AK Partili yetkilinin ‘ekonominin, özellikle de hayat pahalılığı krizinin seçim kampanyası için zorluklar yarattığını söylediği’ bilgisini paylaştı.

AK Partili yetkili, “Kabul ediyorum; bütçenin durumu çok iyi değil. Seçim yılları zordur. Bu, kayıp bir yıl gibi olacak” diyerek ‘2024’te daha güçlü bir ekonomik büyüme beklenebileceğini’ söyledi. Reuters’a konuşan yetkili ayrıca AK Parti’nin seçimi kazanması durumunda ‘daha dengeli bir programa yönelebileceği’ yorumunda da bulundu.

Eski Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’e de atıfta bulunan AK Partili yetkili, “Şimşek’in gelip destek olacağına ve eğer gelirse ciddi bir döviz akışı olacağına inanıyorum” dedi.

Öte yandan, üst düzey bir muhalefet yetkilisi de Erdoğan’ın ekonomisinin ‘enkazını’ devralacaklarını söyleyerek, ellerinde ‘sihirli bir değnek olmadığını’ ve bu sebeple ekonomiyi düzeltmenin zaman alacağını söyledi. Bir diğer muhalefet yetkilisi ise yeni hükümetin ekonomik sorunları anlamaya çalışırken bürokraside reform yapacağını aktardı.

“2024 kaybedebileceğimiz bir yıl değil”

Reuters’a konuşan ikinci muhalefet yetkilisi, “2023’ün kayıp yıl olacağı açık ama 2024 kaybedebileceğimiz bir yıl değil” ifadelerini kullandı. Yetkili, ülke ekonomisinin önümüzdeki iki yılda yüzde 5 büyümesinin beklendiğini de sözlerine ekledi.

Capital Economics’ten kıdemli ekonomist Liam Peach ise seçimlerin ‘Türkiye’deki makroekonomik istikrarı sağlayacağı ya da bozacağı’ yorumunu yaptı. Buna göre, Erdoğan’ın seçimi kazanması ‘eş zamanlı para birimi, bankacılık ve bağımsız borç krizleri’ riskini artırırken, Kılıçdaroğlu’nun kazanması ‘gelecekte enflasyonu sürdürülebilir bir biçimde düşürme yolunda zorlu bir güzergah’ anlamına gelebilir.

(Kaynak: Gazete Duvar)

Paylaşın

DİSK-AR Açıkladı: İşsiz Sayısı 8,3 Milyon

DİSK-AR tarafından TÜİK verilerinden yararlanarak yapılan hesaplamaya göre mevsim etkisinden arındırılmış geniş tanımlı işsiz sayısı mart ayında 8 milyon 308 bin kişi olarak gerçekleşti.

Haber Merkezi / TÜİK, mart ayında işsizlik oranının yüzde 10 olduğunu açıklarken, DİSK-AR ise aynı dönemde geniş tanımlı işsizlik oranı yüzde 21,8 olduğunu duyurdu.

DİSK-AR, işsizlik ödeneğinden yararlanma koşullarının ağır olması ve işsizlik sigortası kaynaklarının amacı dışında kullanılması sebebiyle işsizlerin büyük çoğunluğunun işsizlik ödeneğinden yararlanamadığı da belirtti.

Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK) Araştırma Merkezi (DİSK-AR), “İşsizlik ve İstihdamın Görünümü (Mayıs 2023)” raporunu yayımladı. DİASK-AR’ın raporundan öne çıkan bölümler şöyle:

“TÜİK’in Şubat 2023 Hanehalkı İşgücü Araştırması (HİA) sonuçları 10 Nisan 2023’te yayımlandı. Mart ayı TÜİK hanehalkı işgücü istatistikleri anket uygulaması deprem felaketi sebebiyle Adıyaman, Maraş ve Osmaniye illerinde gerçekleştirilemedi.

Mevsim etkisinden arındırılmış dar tanımlı işsizlik oranı yüzde 10,0, mevsim etkisinden arındırılmış geniş tanımlı işsizlik oranı (âtıl işgücü) ise yüzde 21,8 seviyesinde gerçekleşti. TÜİK’e göre Türkiye genelinde 15 ve daha yukarı yaştaki kişilerde dar tanımlı işsiz sayısı (mevsim etkisinden arındırılmış) 2023 Mart ayında 3 milyon 508 bin oldu.

DİSK-AR tarafından TÜİK verilerinden yararlanarak yapılan hesaplamaya göre mevsim etkisinden arındırılmış geniş tanımlı işsiz sayısı ise Mart 2023’te 8 milyon 308 bin kişi olarak gerçekleşti. TÜİK’e göre 2019 Mart’ta yüzde 13,9 olan dar tanımlı işsizlik Mart 2023’te yüzde 10 olarak gerçekleşti. Ancak aynı yıllarda geniş tanımlı işsizlik yüzde 19,6’dan yüzde 21,8’e yükseldi. Mart 2023’te geniş tanımlı işsiz sayısı 8 milyon 308 bin oldu.

Öte yandan işsizlik ödeneğinden yararlanma koşullarının ağır olması ve işsizlik sigortası kaynaklarının amacı dışında kullanılması sebebiyle işsizlerin büyük çoğunluğu işsizlik ödeneğinden yararlanamıyor. Mart 2023’te TÜİK toplam dar tanımlı işsiz sayısını 3 milyon 508 bin kişi olarak açıkladı. İŞKUR’un Mart 2023 verilerine göre ise bu ayda işsizlik ödeneği alabilenlerin sayısı 435 binde kaldı. Böylece Mart 2023’te resmi işsizlerin sadece yüzde 12,4’ü işsizlik ödeneği alabildi. 3,5 milyonu aşkın işsiz işsizlik ödeneğinden yoksun kaldı. Bu da işsizlerin yaklaşık yüzde 87,6’sının işsizlik ödeneği alamadığı anlamına geliyor.

Kadın işsizliği tüm işsizlik türlerinde en yüksek kategori olmaya devam ediyor. Mart 2023 HİA verilerine göre işsizlik türlerinin en yüksek olduğu kategori yüzde 29,7 ile geniş tanımlı kadın işsizliği oldu. İkinci yüksek işsizlik kategorisi ise genç kadın işsizliğidir. Mart 2023’te genç kadın işsizliği yüzde 28,9’dur. İşsizlik genç ve kadınlarda yüksek seyretmeye devam etmektedir.”

Paylaşın