Yeni İktidarın İlk İşi Ek Bütçe Çıkarmak Olacak

Seçim taahhütleri, emeklilikte yaşa takılanlar (EYT), deprem, artan faiz giderleri ve maaş zamlarının ağır yükü nedeniyle bütçe açığının en az 3’e katlanacağı, bunun da 1.5 – 2 trilyon lira büyüklüğünde yeni bir bütçeyi zorunlu hale getireceği hesaplanıyor.

Döviz kuru, faiz, enflasyon, cari açık, iç ve dış borçlar başta olmak üzere birçok sorun çözüm beklerken yeni iktidarın ilk işi ek bütçe çıkarmak ya da yeni bir bütçe yapmak olacak.

Cumhurbaşkanlığı ikinci tur seçiminin galibini yoğun bir ekonomi gündemi bekliyor.

Döviz kuru, faiz, enflasyon, cari açık, iç ve dış borçlar başta olmak üzere birçok sorun çözüm beklerken yeni iktidarın ilk işi ek bütçe çıkarmak ya da yeni bir bütçe yapmak olacak.

Sözcü’den Erdoğan Süzer’in haberine göre seçim taahhütleri, emeklilikte yaşa takılanlar (EYT), deprem, artan faiz giderleri ve maaş zamlarının ağır yükü nedeniyle bütçe açığının en az 3’e katlanacağı, bunun da 1.5 – 2 trilyon lira büyüklüğünde yeni bir bütçeyi zorunlu hale getireceği hesaplanıyor.

EYT dikkate alınmamıştı

Bütçe maratonu nedeniyle yeni Meclis yaz sıcağında ağır bütçe mesaisiyle işe başlamak zorunda kalacak.

Seçim vaatleri ve EYT’nin büyüklüğü dikkate alınmadan hazırlanan 2023 yılı bütçesi 4 trilyon 470 milyar lira gider, 3 milyar 810 milyon lira gelir ve 660 milyar lira açık tahminiyle hazırlanmıştı.

Yıl içerisinde her gün yenileri eklenen seçim harcamaları ve vaatleri ile EYT’nin getirdiği yüklere şubat ayında ülkeyi sarsan bir de deprem eklendi.

Emeklilikte yaşa takılanların emekli edilmesiyle birlikte SGK’nın bu yıl yaklaşık 2-2.5 milyon yeni emekliye ilave maaş ödemesi gerekti.

Birikmiş aylıklar ödenecek

Emeklilik işlemleri yavaş sürse de emeklilik işlemlerinde başvuru tarihi baz alındığı için yılın sonuna yaklaşıldığında mart, nisan ve mayıs aylarından biriken yüz binlerce EYT’liye birikmiş aylıkları ve bayram ikramiyeleri ödenecek.

EYT’nin sadece bu yılın bütçesine getireceği ek yükün 300 milyar lirayı bulması bekleniyor.

Depremin maliyeti ne kadar?

Depremin başta kamu bütçesi olmak üzere ekonomiye maliyetinin minimum hesaplamalarla bile 35 milyar doların üzerinde olacağı belirtiliyor.

Depremde yıkılan konutların yerine yenilerinin yapılması ile alt yapıların, yolların, kamu binalarının inşa edilmesi bütçeye yüzlerce milyar liralık ek yük getirdi. Mevcut bütçeyle karşılanamayacak bütün bu giderler ek bütçe ve borçlanmayla finanse edilmeye çalışılacak.

Vaatleri yükü ne olacak?

Seçim bir taraftan kamu kaynaklarının kullanılması diğer yandan bol keseden ilan edilen seçim vaatleri nedeniyle ağır bir maliyet baskısıyla karşı karşıya kalacak.

Özellikle kamu işçilerine yapılan büyük zammın ardından temmuzda memur ve emeklilerin maaşına da büyük zam yapılacağı sözü verildi. Bütçe içerisinde önemli yer tutan personel ve emekli aylığı ödemeleri ek bütçenin de en önemli gider kalemlerinden biri olacak.

Seçim sonrası kurda yaşanacak olası artışların da Kur Korumalı Mevduat hesaplarına yapılacak ilave ödemeler nedeniyle bütçeye yükünü önemli ölçüde artırması bekleniyor.

Paylaşın

İhtiyaç Kredileri 852 Milyar TL’yi Aştı

Bankacılık sektörü tüketici kredileri türlerinin gelişimine bakıldığında konut kredilerinde geçen yıl 13 Mayıs’ta 324,3 milyar TL olan toplam bakiye bu yıl 12 Mayıs itibarıyla 423,4 milyar TL’ye çıktı. Yıllık değişim yüzde 30,6 oldu.

Taşıt kredilerinde geçen yıl 13 Mayıs’ta 18,5 milyar TL olan toplam bakiye de 12 Mayıs 2023 itibarıyla 77,8 milyar TL’ye yükseldi ve yıllık değişim yüzde 320,8 olarak kayıtlara geçti.

İhtiyaç kredilerinde ise geçen yıl 13 Mayıs itibarıyla 503,1 milyar TL olan toplam bakiye bu yıl 12 Mayıs itibarıyla 852,1 milyar TL’ye ulaştı. Yıllık değişim yüzde 69,4 oldu.

Bankaların nakit avansı kapatmasına yurttaşların gösterdiği tepki sonrası geri adım atılırken, bankacılık verileri de ekonomik krizin boyutlarını gösterdi. Kredi ve kredi kartı borcu bulunan kişi sayısı 3 milyon 859 bin 767 kişiye yükseldi.

Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde ikinci tur öncesi kredi kartları nakit avansa kapatıldı. Gelen tepkiler sonrası önce 15 bin TL sınırı getirildiği belirtilirken, süren tepkilerin ardından Merkez Bankası herhangi bir sınır uygulanmayacağını duyurdu. Ekonomiye ilişkin veriler, nakit avansa yönelik yurttaşların tepkilerinin gerekçelerini de gösterdi.

Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığı’nın “Türkiye Ekonomisinde Haftalık Gelişmeler ve Genel Görünüm Raporu”na göre tüketici kredilerinde toplam bakiye 12 Mayıs itibarıyla bir trilyon 353.3 milyar TL’ye ulaştı ve yıllık değişim oranı yüzde 60 oldu. Geçen yıl 13 Mayıs’ta tüketici kredilerinde toplam bakiye 845,9 milyar TL’ydi.

Cumhuriyet’ten Mustafa Çakır’ın haberine göre bireysel kredi kartlarında geçen yıl 13 Mayıs’ta 247,5 milyar TL olan toplam bakiye ise bu yıl 12 Mayıs itibarıyla 670 milyar TL’ye ulaştı. Yıllık değişim de yüzde 170,7 oldu.

İhtiyaç kredileri 852,1 milyar TL’ye ulaştı

Bankacılık sektörü tüketici kredileri türlerinin gelişimine bakıldığında konut kredilerinde geçen yıl 13 Mayıs’ta 324,3 milyar TL olan toplam bakiye bu yıl 12 Mayıs itibarıyla 423,4 milyar TL’ye çıktı. Yıllık değişim yüzde 30,6 oldu.

Taşıt kredilerinde geçen yıl 13 Mayıs’ta 18,5 milyar TL olan toplam bakiye de 12 Mayıs 2023 itibarıyla 77,8 milyar TL’ye yükseldi ve yıllık değişim yüzde 320,8 olarak kayıtlara geçti. İhtiyaç kredilerinde ise geçen yıl 13 Mayıs itibarıyla 503,1 milyar TL olan toplam bakiye bu yıl 12 Mayıs itibarıyla 852,1 milyar TL’ye ulaştı. Yıllık değişim yüzde 69,4 oldu.

3,9 milyon kişi borçlu

Türkiye Bankalar Birliği (TBB) Risk Merkezi’nin Mart 2023 sonu itibarıyla yayımladığı verilere göre Ocak-Mart 2023 döneminde bireysel kredi borcunu ödememiş (takipte olan) kişi sayısı 211 bin 871, bireysel kredi kartı borcunu ödememiş kişi sayısı da 193 bin 147 kişi oldu. Bireysel kredi veya kredi kartı borcunu ödeyemeyen kişi sayısı ise 332 bin 384 kişi.

Önceki yıllar dikkate alındığında ve varlık yönetim şirketlerinin takibine devredilenler de dahil olmak üzere bu tür borçlarını ödememişlerden borcu devam edenlerin sayısı ise 3 milyon 859 bin 767 kişiye çıktı.

Paylaşın

Bitcoin 27 Bin Doların Aaltında; Solana Ve Cardano Sert Düştü

Bitcoin (BTC) 26 bin 908 dolara gerilerken, Ethereum (ETH) ise bin 800 dolar biraz üzerinde işlem görüyor. Solana ve Cardano da yatırımcısına kaybettiren kripto para birimleri arasında yer aldı.

Haber Merkezi / Kripto para birimleri haftanın son işlem gününde de dalgalı seyrini sürdürdü.

Dünyanın en büyük kripto para birimi Bitcoin (BTC) yüzde 1,13 düşüşle 26 bin 908 dolara geriledi. Dünyanın en büyük ikinci kripto para birimi Ethereum (ETH) ise yüzde 0,59 düşüşle bin 806 dolara geriledi.

Diğer en iyi kripto paralardan Solana ve Cardano da yüzde 2’e varan oranda yatırımcısına kaybettirdi.

Bitcoin (BTC) hacmi, son 24 saatte yüzde 0,58 düşerek yaklaşık 14,9 milyar dolar olarak gerçekleşti. Bitcoin’in piyasa değeri ise 521 milyar dolar civarında.

Küresel kripto para piyasa değeri, son 24 saatte yüzde 0,81 düşerek 1,13 trilyon dolar civarında işlem görüyor.

Tüm stablecoin’lerin hacmi 29.18 milyar dolar ve bu, toplam kripto pazarının 24 saatlik hacminin yüzde 92.43’ü.

Bazı kripto para birimlerinde son durum ise şöyle:

Bitcoin 26.908 dolar, değer kaybı yüzde 1,13

Ethereum 1,806 dolar, değer kaybı yüzde 0,59

Tether 1,00 dolar, değer kaybı yüzde 0,02

BNB 310 dolar, değer kaybı yüzde 0,87

XRP 0,4632 dolar, değer kaybı yüzde 3,72

Cardano 0,3709 dolar, değer kaybı yüzde 1,50

Dogecoin 0,07366 dolar, değer kaybı yüzde 0,19

Polygon 0,8735 dolar, değer kaybı yüzde 0,53

Solana 20,4 3 dolar, değer kaybı yüzde 1,74

Litecoin 92,43 dolar, değer kaybı yüzde 0,39

Polkadot 5,36 dolar, değer kaybı yüzde 0,83

Tron 0,07022 dolar, değer kaybı yüzde 1,12

Shiba Inu 0,000008698 dolar, değer kaybı yüzde 0,73

Paylaşın

İş Dünyası Tıkanan Kredilerin Şokunu Yaşıyor!

TGSD Başkanı Ramazan Kaya, “Şu an kredi muslukları neredeyse tamamen kapandı. . Hatta kredi kartlarından nakit kullanılabiliyorduk, oranlar düşük olduğu için onu da kapattılar. Seçim sonrasına kadar önümüzdeki hafta da bu şekilde gidecek” dedi ve ekledi:

“Bu da faizlerin ciddi şekilde artacağını gösteriyor. Burada zaten daralan bir ekonomide para musluğunun tamamen kapandığı bir noktada kurumlar daha da zor duruma düşecek. Şu anda sanayicinin beklemekten başka yapacağı bir durum yok.”

İDMİB Başkanı Güven Karaca ise, “Dünyadaki resesyon, Avrupa’da ve Amerika’daki faizlerin arttırılması ve enflasyon, talebin düşmesinin arkasından, aynı zamanda da finansmana erişim zorlaştığı noktada ihracatı tamamıyla baltalayan noktaya geldi” ifadelerini kullandı.

Güven Karaca, açıklamasının devamında, Kesinlikle finansmana erişim, paraya erişimle ilgili Merkez Bankası’nın ve de para politikasını düzenleyen bütün kurumların pozisyon alması gerekiyor. Eximbank’ta da ihracatçı paraya ulaşmakta, finansmana erişmekte zorlanıyor” dedi.

İkinci tura kalan seçim, bankacılık sistemine peş peşe gelen regülasyonlar derken hem bankacılık sektörü hem iş dünyası yaşanan son durumu “piyasalar dondu kaldı” ifadesiyle tanımlıyor.

Dünya gazetesinde yer alan habere göre konut, taşıt ve ihtiyaç kredilerinde talepler ya askıya alınıyor ya da 2 hafta önceye göre neredeyse 2 katına yükselen maliyete razı geliniyor.

İş dünyası, “Bankalar finanse etmeyecekse kim edecek” yorumunu yapılıyor.

İş dünyasının öngördüğü olası senaryolar şöyle:

Nakit akışı bozulur, piyasada vadeler hızla düşer

6 ay vadede ödenmesi gereken borç 1 aya iner

İşletme sermayesi ihtiyacı artar, parası olan da elinde tutar

Sürdürülebilir büyüme, refah ve istihdamı düşürür.

Faizler yukarı gider, işletmeler için tehlikeli.

Finansman zorluğu ihracatı baltalar.

Firmaların mali yapısı bozulur, sanayici çarkı döndüremez.

Sanayicinin krediyle dönme . ihtiyacı var, piyasa kilitlenir.

Görüşler şöyle:

İstanbul Tüccarlar Kulübü Başkanı İlker Önel: “Bırakın TL veya döviz kredi çekmeyi kendi dövizimize bile ulaşamıyoruz. Bankalar günlük 5 bin dolarlık sınır getirdiler. Kendi hesaplarımızdaki paramızı çekemiyoruz, ödemelerimizi yapamıyoruz, hem ithalat yaparken hem de ihracat yaparken elimiz kolumuz bağlanıyor. Biz de döviz ihtiyacımızı dışarıdan karşılamak zorunda kalıyoruz.

ASKON Başkanı Orhan Aydın: Müreffeh bir Türkiye’ye erişmek istiyorsak üreticinin önündeki finansmana erişim sorununu ortadan kaldırmalıyız. Üreten kesim finansa erişim sorunu yaşamamalı. Her kim ben üreteceğim ya da üretimimi artıracağım diyorsa özellikle desteklenmeli. Ne yazık ki, son dönemde piyasalarda finansa erişim noktasında, çok ciddi sorunlar yaşanıyor. Bir an önce ekonomik olarak rahatlamak istiyorsak üreticinin önündeki finansa erişim zorlukları kaldırılmalı.

İTHİB Başkanı Ahmet Öksüz: Piyasada ciddi bir kısıtlama var. Firmalar ithalat ödemelerinde zorlanıyor. Bu sürdürülebilir bir durum değil. Zaten bir süredir krediye erişim konusunda yaşanan sıkıntılar vardı. Herkes seçime kilitlenmişti. Gösterge faizine göre faizler arttı, onunla bile kullandırılmıyor. 2. turdan sonra bir düzelme, açılma olacaktır. Dövizle ilgili kısıtlama devam ediyor. Merkez Bankası kuru ile serbest piyasa kuru iyice açılmış durumda. Şu an yaşadığımız sürdürülebilir bir durum değil.

İDMİB Başkanı Güven Karaca: Dünyadaki resesyon, Avrupa’da ve Amerika’daki faizlerin arttırılması ve enflasyon, talebin düşmesinin arkasından, aynı zamanda da finansmana erişim zorlaştığı noktada ihracatı tamamıyla baltalayan noktaya geldi. Kesinlikle finansmana erişim, paraya erişimle ilgili Merkez Bankası’nın ve de para politikasını düzenleyen bütün kurumların pozisyon alması gerekiyor. Eximbank’ta da ihracatçı paraya ulaşmakta, finansmana erişmekte zorlanıyor.

TETSİAD/ Hasan Hüseyin Bayram: Şu an bankacılık kredi sistemi çalışmıyor Bankalar, EYT ile ilgili çok düşük rakamları bile veremiyor. Bankalar zannediyorum tatildeler. İthalatçının kurunu yüzde 20 pahalandırsınlar. ihracatçıyı cezalandırmaya mı çalışıyoruz?

TÜRMOB Başkanı Emre Kartaloğlu: Şu an döviz fiyatı ve talebi dolaylı yöntemlerle baskılanmaya çalışılıyor. Bu ise piyasada TL sıkışıklığına neden oluyor. Bu durgunluğa ve küçülmeye neden olacaktır. Bu nedenle seçim sonrası iktisat politikalarının piyasa beklentileri paralelinde şimdiden belirlenmesi ve bir an önce ilan edilmesi gerekiyor. Kredi konusunda sorun yaşayan şirketlerin ödemeleri aksadığında zincirleme bir sonuçla piyasa da dalgalanmalar olur

TGSD Başkanı Ramazan Kaya: Şu an kredi muslukları neredeyse tamamen kapandı. . Hatta kredi kartlarından nakit kullanılabiliyorduk, oranlar düşük olduğu için onu da kapattılar. Seçim sonrasına kadar önümüzdeki hafta da bu şekilde gidecek. Bu da faizlerin ciddi şekilde artacağını gösteriyor. Burada zaten daralan bir ekonomide para musluğunun tamamen kapandığı bir noktada kurumlar daha da zor duruma düşecek. Şu anda sanayicinin beklemekten başka yapacağı bir durum yok.

TOBB / Şeref Fayat: Piyasadaki sıkışıklık her geçen saat artıyor. Birinci tur sonrası süreçte seçim sonrası nasıl bir ekonomi politikası güdülecek ve maliyetimiz ne olacak diye bilmeyen finans kuruluşları mümkünse özellikle de TL tarafında kredi kullandırmamaya çalışıyorlar. Dolayısıyla piyasadaki sıkışıklık her geçen saat artıyor. Seçimden sonra kim gelirse gelsin konvansiyonel ekonomi politikalarına dönülmek zorunda. Artık kimsenin taşıyacak gücü kalmadı.”

Paylaşın

Bitcoin 27 Bin 200 Doların Üzerinde; Polygon Ve Cardano Sert Yükseldi

Bitcoin (BTC) 27 bin 230 dolara yükselirken, Ethereum (ETH) ise bin 800 dolar biraz üzerinde işlem görüyor. Polygon ve Cardano da yatırımcısına kazandıran kripto para birimleri arasında yer aldı.

Haber Merkezi / Kripto para birimleri haftanın dördüncü işlem gününde de dalgalı bir seyir sürdürüyor.

Dünyanın en büyük kripto para birimi Bitcoin (BTC) yüzde 0,90 artışla 27 bin 230 dolara yükselirken, dünyanın en büyük ikinci kripto para birimi Ethereum (ETH) ise yüzde 0,03 düşüşle bin 818 dolara geriledi.

Diğer en iyi kripto paralardan Polygon ve Cardano da yüzde 3’e varan oranda yatırımcısına kazandırdı.

Bitcoin (BTC) hacmi, son 24 saatte yüzde 23,23 artışla yaklaşık 15,1 milyar dolar olurken, piyasa değeri ise 527 milyar dolar civarına yükseldi.

Küresel kripto para piyasa değeri, son 24 saatte yüzde 0,59 artışla yaklaşık 1,13 trilyon dolar seviyesinde işlem görüyor.

Tüm stablecoin’lerin hacmi 30.84 milyar dolar, bu da toplam 24 saatlik kripto piyasası hacminin yüzde 91.83’ü.

Bazı kripto para birimlerinde son durum ise şöyle:

Bitcoin 27.230 dolar, değer kazandı yüzde 0,90

Ethereum 1.818 dolar, değer kaybı yüzde 0,03

Tether 1,00 dolar, değer kaybı yüzde 0,02

BNB 312 dolar, değer kazandı yüzde 0,66

XRP 0,4451 dolar, değer kaybı yüzde 0,58

Cardano 0,376 dolar, değer kazandı yüzde 1,94

Dogecoin 0,07381 dolar, değer kazandı yüzde 1,48

Polygon 0,8787 dolar, değer kazandı yüzde 2,77

Solana 20,79 dolar, değer kazandı yüzde 0,29

Litecoin 92,99 dolar, değer kazandı yüzde 0,69

Polkadot 5,41 dolar, değer kazandı yüzde 1,63

Tron 0,07081 dolar, değer kaybı yüzde 0,02

Shiba Inu 0,000008775 dolar, değer kazandı yüzde 0,09

Paylaşın

Merkez Bankası’nın Yıl Sonu Enflasyon Beklentisi Yüzde 37

Merkez Bankası’nın yıl sonu enflasyon beklentisi 37,77’den yüzde 37,17’ye gerilerken, 12 ay sonrası için enflasyon beklentisi ise yüzde 31,02’den yüzde 29,84’e geriledi. Banka’nın 24 ay sonrası için enflasyon beklentisi ise yüzde 17,54’ten 17,74’e yükseldi.

Haber Merkezi / Merkez Bankası’nın yıl sonu dolar kuru beklentisi 23,15’ten 23,09’a geriledi. 12 ay sonrası döviz kuru beklentisi ise bir önceki anket döneminde 24,08 lira iken, bu anket döneminde 24,61 lira olarak gerçekleşti.

Merkez Bankası’nın 2023 büyüme tahmini ise 3,5’tan 3,7’ye yükseldi. Banka 2024 büyüme beklentisi de yüzde 4,4’den yüzde 4,6’ya yükseltildi.

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) Piyasa Katılımcıları Anketi’nin Mayıs ayı sonuçlarını yayımlandı.

Buna göre, katılımcıların cari yıl sonu tüketici enflasyonu (TÜFE) beklentisi bir önceki anket döneminde yüzde 37,77 iken, bu anket döneminde yüzde 37,17 olmuştur. 12 ay sonrası TÜFE beklentisi bir önceki anket döneminde yüzde 31,02 iken, bu anket döneminde yüzde 29,84 oldu. 24 ay sonrası TÜFE beklentisi ise aynı anket dönemlerinde sırasıyla yüzde 17,54 ve yüzde 17,74 olarak gerçekleşti.

Katılımcıların BİST Repo ve Ters-Repo Pazarı’nda oluşan cari ay sonu gecelik faiz oranı beklentisi bir önceki anket döneminde yüzde 8,73 iken, bu anket döneminde yüzde 9,21 oldu. TCMB bir hafta vadeli repo ihale faiz oranı cari ay sonu beklentisi bir önceki anket döneminde olduğu gibi bu anket döneminde de yüzde 8,50 olarak gerçekleşti.

Katılımcıların cari yıl sonu döviz kuru (ABD Doları/TL) beklentisi bir önceki anket döneminde 23,15 TL iken, bu anket döneminde 23,09 TL oldu. 12 ay sonrası döviz kuru beklentisi ise bir önceki anket döneminde 24,08 TL iken, bu anket döneminde 24,61 TL olarak gerçekleşti.

Katılımcıların GSYH 2023 yılı büyüme beklentisi bir önceki anket döneminde yüzde 3,5 iken, bu anket döneminde yüzde 3,7 olarak gerçekleşti. GSYH 2024 yılı büyüme beklentisi ise bir önceki anket döneminde yüzde 4,4 iken, bu anket döneminde yüzde 4,6 olarak gerçekleşti.

Paylaşın

Merkez Bankası’nın 2023 Büyüme Tahmini Yüzde 3,7

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) 2023 yılı büyüme tahmini 3,5’tan 3,7’ye yükseldi. Banka 2024 büyüme beklentisi de yüzde 4,4’den yüzde 4,6’ya yükseltildi.

Haber Merkezi / Merkez Bankası’nın yıl sonu enflasyon beklentisi 37,77’den yüzde 37,17’ye gerilerken, 12 ay sonrası için enflasyon beklentisi ise yüzde 31,02’den yüzde 29,84’e geriledi. Banka’nın 24 ay sonrası için enflasyon beklentisi ise yüzde 17,54’ten 17,74’e yükseldi.

Merkez Bankası’nın yıl sonu dolar kuru beklentisi 23,15’ten 23,09’a geriledi. 12 ay sonrası döviz kuru beklentisi ise bir önceki anket döneminde 24,08 lira iken, bu anket döneminde 24,61 lira olarak gerçekleşti.

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) Piyasa Katılımcıları Anketi’nin Mayıs ayı sonuçlarını yayımlandı.

Buna göre, katılımcıların cari yıl sonu tüketici enflasyonu (TÜFE) beklentisi bir önceki anket döneminde yüzde 37,77 iken, bu anket döneminde yüzde 37,17 olmuştur. 12 ay sonrası TÜFE beklentisi bir önceki anket döneminde yüzde 31,02 iken, bu anket döneminde yüzde 29,84 oldu. 24 ay sonrası TÜFE beklentisi ise aynı anket dönemlerinde sırasıyla yüzde 17,54 ve yüzde 17,74 olarak gerçekleşti.

Katılımcıların BİST Repo ve Ters-Repo Pazarı’nda oluşan cari ay sonu gecelik faiz oranı beklentisi bir önceki anket döneminde yüzde 8,73 iken, bu anket döneminde yüzde 9,21 oldu. TCMB bir hafta vadeli repo ihale faiz oranı cari ay sonu beklentisi bir önceki anket döneminde olduğu gibi bu anket döneminde de yüzde 8,50 olarak gerçekleşti.

Katılımcıların cari yıl sonu döviz kuru (ABD Doları/TL) beklentisi bir önceki anket döneminde 23,15 TL iken, bu anket döneminde 23,09 TL oldu. 12 ay sonrası döviz kuru beklentisi ise bir önceki anket döneminde 24,08 TL iken, bu anket döneminde 24,61 TL olarak gerçekleşti.

Katılımcıların GSYH 2023 yılı büyüme beklentisi bir önceki anket döneminde yüzde 3,5 iken, bu anket döneminde yüzde 3,7 olarak gerçekleşti. GSYH 2024 yılı büyüme beklentisi ise bir önceki anket döneminde yüzde 4,4 iken, bu anket döneminde yüzde 4,6 olarak gerçekleşti.

Paylaşın

DİSK-AR Duyurdu: İşsiz Sayısı 8,5 Milyon

Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK) Araştırma Merkezi (DİSK-AR), “İşsizlik ve İstihdamın Görünümü (2023 1. Çeyrek)” isimli raporunu yayımladı. Rapora göre, geniş tanımlı işsiz sayısı 8,5 milyon oldu.

DİSK-AR, Kayıtlı Tam Zamanlı İstihdam’ın (KATİ) sadece 22,1 milyon olduğunu, her 100 kadından sadece 19’unun kayıtlı ve tam zamanlı istihdamda yer aldığını belirtti. Verilere göre gerçek genç işsizliği yüzde 42, genç kadın işsizliği ise yüzde 51.

Sendikanın araştırma sonucu şöyle:

“Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) 2023 1. çeyrek dönemine ait Hanehalkı İşgücü Araştırması (HİA) 17 Mayıs 2023’te yayımlandı. Hanehalkı İşgücü Anketleri 6 Şubat 2023’te gerçekleşen deprem felaketi sebebiyle depremden etkilenen 7 kentte gerçekleştirilememiştir.

2023 1. çeyrek dönemi Ocak, Şubat ve Mart 2023 aylarını kapsıyor ve TÜİK’in yeni metodolojisine dayanıyor. Bilindiği gibi TÜİK, Mart 2021’den beri aylık ve üç aylık verileri ayrı ayrı açıklıyor. Aylık veriler daha sınırlı iken üç aylık veriler daha geniş bir kapsama sahiptir.

TÜİK, mevsim etkisinden arındırılmış istihdamda 2022 yılı 1. çeyrek ile 2023 yılı 1. çeyrek arasındaki bir yıllık dönemde 195 bin kişilik bir artış olduğunu açıkladı. Böylece 2023 yılı 1. çeyreğinde 29 milyon 948 bin olarak açıklanan mevsim etkisinden arındırılmış istihdam edilenlerin sayısı 2023 yılı 1. çeyreğinde 31 milyon 558 bin olarak hesaplandı.

2023 1. çeyreğinde mevsim etkisinden arındırılmış istihdam oranı ise yüzde 48,4 olarak gerçekleşti. Ancak TÜİK’in resmi istihdam verileri de tıpkı dar tanımlı işsizlik verileri gibi işgücü piyasasına ilişkin gerçeğin sadece sınırlı bir kısmını gösteriyor. İstihdam verileri tek başına istihdamın niteliği konusunda bilgi vermiyor. Bu nedenle alternatif işsizlik hesaplamaları yanında alternatif istihdam hesaplamalarına da ihtiyaç vardır.

TÜİK’in resmi istihdam oranı 2023 1. çeyrekte yüzde 48,4 olarak açıklanırken, DİSK-AR tarafından TÜİK verilerinden hareketle hesaplanan Kayıtlı Tam Zamanlı İstihdam (KATİ) oranı yüzde 33,9 olarak gerçekleşti.

Kadınlarda resmi istihdam oranı yüzde 31,2 iken KATİ oranı yüzde 19,3 ve erkeklerde resmi istihdam oranı yüzde 66 olarak açıklanmışken KATİ oranı yüzde 48,8 olarak hesaplandı. Böylece KATİ oranı resmi istihdam oranından genelde 14,5 puan, kadınlarda 11,9 ve erkeklerde ise 17,2 puan düşük olarak gerçekleşti. DİSK-AR tarafından yapılan KATİ hesaplamasıyla çalışma çağındaki (15+ yaş) 65,2 milyon kişinin sadece 22,1 milyonu kayıtlı ve tam zamanlı istihdam (KATİ) kapsamında çalıştığı ortaya çıktı.

Çalışma çağındaki 32,9 milyon kadının ise sadece 6,3 milyonu kayıtlı ve tam zamanlı istidamda (KATİ), çalışma çağındaki 32 milyon erkeğin ise 15,7 milyonu kayıtlı ve tam zamanlı istihdamda yer alıyor. Bu durum nispeten nitelikli istihdamın düşüklüğünü ortaya koyuyor.”

Paylaşın

Bitcoin 27 Bin Doların Altında; XRP Ve Litecoin Sert Yükseldi

Bitcoin (BTC) 26 bin 851 dolara gerilerken, Ethereum (ETH) ise bin 800 dolar seviyesinin hemen üzerinde işlem görüyor. XRP, Dogecoin ve Litecoin de yatırımcısına kazandıran kripto para birimleri arasında yer aldı.

Haber Merkezi / Kripto para birimleri haftanın üçüncü işlem günü dalgalı bir seyir sürdürüyor.

Dünyanın en büyük kripto para birimi Bitcoin (BTC) yüzde 1,39 düşüşle 26 bin 851 dolara gerilerken, dünyanın en büyük ikinci kripto para birimi Ethereum (ETH) ise yüzde 0,89 düşüşle bin 805 dolara geriledi.

Diğer en iyi kripto paralardan XRP, Dogecoin ve Litecoin yüzde 5’e varan oranda yatırımcısına kazandırdı.

Bitcoin’in (BTC) hacmi, son 24 saatte yüzde 2,93 düşüşle yaklaşık 12,14 milyar dolar, piyasa değeri ise 520 milyar dolar civarında.

Küresel kripto para piyasa değeri, son 24 saatte yüzde 0,84 düşerek yaklaşık 1,12 trilyon dolar civarında işlem görüyor.

Tüm stabilcoinlerin hacmi 25,79 milyar dolar ve bu, toplam kripto piyasası 24 saatlik hacminin %91,17’si.

Bazı kripto para birimlerinde son durum ise şöyle:

Bitcoin 26,851 dolar, değer kaybı yüzde 1.39

Ethereum 1,805 dolar, değer kaybı yüzde 0.89

Tether 1.00 dolar, değer kaybı yüzde 0.02

BNB 309 dolar, değer kaybı yüzde 1.12

XRP 0.4484 dolar, değer kazandı yüzde 5.36

Cardano 0.3666 dolar, değer kaybı yüzde 0.54

Dogecoin 0.07258 dolar, değer kazandı yüzde 0.48

Polygon 0.8509 dolar, değer kaybı yüzde 1.48

Solana 20.54 dolar, değer kaybı yüzde 2.30

Litecoin 91.37 dolar, değer kazandı yüzde 2.98

Polkadot 5.28 dolar, değer kaybı yüzde 0.29

Tron 0.0707 dolar, değer kazandı yüzde 0.16

Shiba Inu 0.000008694 dolar, değer kaybı yüzde 1.41

Paylaşın

Bütçede Deprem Ve Seçim Açığı: Yeni Vergiler Yolda Mı?

Pandemi dönemi, ardından 6 Şubat Kahramanmaraş depremleri ve 14 Mayıs seçim süreci nedeniyle tarihi büyüklüklere ulaşan bütçe açığında ortaya çıkan olumsuz tablonun seçim sürecinin tamamen sona ermesi beklenen 28 Mayıs tarihinden sonra, mal ve hizmetlerde yeni bir vergi dalgasına neden olması bekleniyor.

Dolayısıyla yeni vergilerin gelir ve kurumlar vergisi gibi dolaysız vergilerden değil; KDV, ÖTV, Özel İletişim Vergisi gibi dolaylı vergiler üzerinden gerçekleşmesi öngörülüyor.

Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından açıklanan “Aralık Ayı Merkezi Yönetim Bütçe Gerçekleşme Raporu”nda yer alan bilgilere göre, 2022 yılı vergi gelirleri 2 trilyon 353 milyar TL olarak gerçekleşirken, 754 milyar TL’lik KDV 2022 yılında toplanan vergi gelirlerinin neredeyse üçte birini oluşturdu.

KDV’den sonra en büyük dolaylı vergi kalemi ise Özel Tüketim Vergisi (ÖTV) oldu. 2022 yılında gerçekleşen vergi gelirlerinin 420 milyar TL’sini ÖTV oluştururken, bu verginin yaklaşık yarısı alkol ve tütün ürünlerinden geldi. Böylelikle dolaylı vergiler içerisinde sadece KDV ve ÖTV 2022 yılında toplanan tüm vergilerin yarısını oluşturdu.

Türkiye’de merkezi hükümetin bütçe harcamaları önce pandemi dönemi, ardından 6 Şubat Kahramanmaraş depremleri ve 14 Mayıs seçim süreci nedeniyle tarihi büyüklüklere ulaştı.

Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın nisan ayına ilişkin bütçe sonuçlarına göre, bütçe açığı yılın ilk dört ayında 382,5 milyar TL ile rekor kırdı. 2022’nin ilk 4 ayındaki açık ise 19,3 milyar TL seviyesindeydi.

Bütçede deprem ve seçim açığı

Resmi verilere göre, yalnızca Nisan 2023 dönemindeki açık 132,5 milyar lira oldu. Bütçe giderlerinin bu büyüklüğe ulaşmasında hem deprem hem de hükümetin seçim vaatlerine yönelik harcamaları etkili oldu. Yalnızca nisanda ayında bütçeden yapılan harcamalar 400 milyar TL’yi geçerken, özellikle faiz dışı giderlerin yüzde 87,5 artması dikkat çekti.

Öte yandan nisanda bütçe gelirleri yıllık yüzde 63,3 artarak 268 milyar TL’ye çıktı. Bu yükselişte vergi gelirlerinin 2022 yılının ayın ayına göre yüzde 70,8 artması etkili oldu. Dahilde alınan Katma Değer Vergisi (KDV) gelirleri yıllık yüzde 148,7 ile en yüksek artışı sağladı. Bu dönemde Özel Tüketim Vergisi (ÖTV) gelirleri yüzde 78,6, ithalde alınan KDV yüzde 29,4 artış gösterdi.

Bütçe açığında ortaya çıkan olumsuz tablonun seçim sürecinin tamamen sona ermesi beklenen 28 Mayıs tarihinden sonra, mal ve hizmetlerde yeni bir vergi dalgasına neden olması bekleniyor. Dolayısıyla yeni vergilerin gelir ve kurumlar vergisi gibi dolaysız vergilerden değil; KDV, ÖTV, Özel İletişim Vergisi gibi dolaylı vergiler üzerinden gerçekleşmesi öngörülüyor.

“Türkiye’de vergi sistemi yok”

Peki Türkiye’de hükümet bir yandan bütçe gelirlerini katbekat aşan harcamalar yaparken, diğer yandan vergi sistemi doğru işliyor mu?

DW Türkçe’den Aram Ekin Duran’a konuşan Yeditepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hakan Üzeltürk, Türkiye’de bir vergi adaletinden bahsedilemeyeceğini söylüyor.

Prof. Üzeltürk, “Türkiye’de en ciddi sorun bir vergi sisteminin olmamasıdır. Evet Türkiye’de vergi kanunları, mevzuatları var ama bir vergi politikası yok” diyor.

Türkiye’deki vergi kanunları içerisinde hala ‘mükellef hakları’nın yer almadığına işaret eden Prof. Üzeltürk, “Son 20 yıldır pek çok vergi reformu konuşuluyor ama gerçek anlamda bir düzenleme yapılmıyor. Temelde vergi ödeyen mükellefleri cezalandırıp, ödemeyenleri vergi afları ile ödüllendiriyoruz. Böyle bir sistem olmaz” diye konuşuyor.

Seçim sürecinde bol keseden verilen vaatlerin iktidara kim gelirse gelsin, bütçe üzerinde büyük bir yük daha oluşturacağını ifade eden Prof. Üzeltürk’e göre bütçe dengesinin daha fazla bozulmaması için yeni vergilerin gündeme gelmesinin kaçınılmaz olacak.

Dolaylı vergilerin payı çok yüksek

Ekonomik Kalkınma ve İş Birliği Örgütü (OECD) verilerine göre, 2021 yılında Türkiye’de GSMH’nin yalnızca yüzde 3,03’ü gelir vergisi olarak toplandı. Bu oran Almanya’da yüzde 10,52, ABD’de ise yüzde 11,20 oldu.

Resmi rakamlara göre, 2022 yılında Türkiye’de toplanan vergi gelirlerinin yüzde 13,6’sı gelir vergisine, yüzde19,3’ü kurumlar vergisine ve yaklaşık yüzde 3,2’si servet vergisine ait bulunuyor. Geriye kalan yüzde 64’lük vergi geliri ise dolaylı vergilerden, yani KDV, ÖTV, damga vergisi ve harçlardan oluştu.

“Türkiye’de vergi toplanmıyor”

İstanbul Kültür Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Funda Başaran Yavaşlar, OECD’nin 2021 yılı verilerine göre, Türkiye’de GSMH’nin yalnızca yüzde 22,8’inin vergi geliri olarak toplandığına işaret ediyor.

Bu oranın Almanya’da yüzde 39,5, Fransa’da yüzde 45, Norveç’te yüzde 42,2 ve ABD’de yüzde 27 olduğu bilgisini veren Prof. Başaran, “Türkiye’de vergi toplanmıyor. Bunun da en büyük nedeni, kanaatimce yüzde 40’lara varan kayıt dışı ekonomi” diyor.

Bununla birlikte Türkiye’de vergi affı düzenlemelerinin sıklığının 1,5 yıla kadar düştüğünü ifade eden Prof. Başaran, şu görüşleri dile getiriyor:

“Ücretli kesim, kural olarak bu afların dışında kalıyor. Silinen ya da önemli ölçüde azaltılan gecikme faiz ve zamları ile vergi cezaları da dikkate alındığında, sermaye kesimi ödemesi gereken verginin sadece yüzde 35-40’ını ödüyor. Kısaca, Türkiye’de vergi mükellefi olan kimse mutlu değildir. Sistem adaletsizdir. Yük de esas itibariyle ücretli kesim üzerindedir.”

“Siyasi partilerin vaatleri yetersiz”

Peki 14 Mayıs seçim sürecinde ittifak partilerinin seçim beyannamelerinde vergi konusuna yeterince yer verildi mi?

Prof. Dr. Funda Başaran Yavaşlar’a göre, vergi sisteminde reform yapılması ve daha adil bir vergi sistemi kurulması konusunda siyasi partilerin vaatleri yetersiz kaldı.

Özellikle 2 yıllık iktidar deneyimi olan AKP’nin son seçim beyannamesinde hala bugüne kadar çözülebilecek sorunlara işaret ettiğini belirten Başaran, toplumun vergi ahlakı konusunda iyi bir sınav vermediğine de dikkat çekiyor.

Türkiye’de ‘vergi ahlakı’ konusunda bir erozyon olduğunu vurgulayan Prof. Başaran, “Beyana dayalı vergilerin tahsil edilmesinde büyük sıkıntılar var. Bugün Türkiye’de vergiyi artık sadece vergi kaçıramayanlar ile dürüst mükellefler ödüyor. Vergi kaçırmak, ödememek normalleşmiş, toplumda vergiye karşı hassasiyet kaybolmuştur” diyor.

“100 mükelleften 1’i bile tam incelenmiyor”

Türkiye’de etkin bir vergi denetimi yapılmamasının ciddi bir sorun olduğunu kaydeden Başaran, şöyle konuşuyor:

“Etkin yoklama yapılmıyor; inceleme oranı ise, 2022 bakımından yüzde 2,26. Bu oranın büyük kısmı sınırlı incelemelere ilişkin ve aynı mükellefin farklı vergi türünden incelenmesi de rakama dahil. Bunun anlamı, Türkiye’de her yüz mükelleften birinin dahi tam olarak incelenmediğidir. Bu tablonun değişmesi için, af yasalarına derhal son verilmesi, kamuoyundaki sürekli af beklentisinin kalıcı şekilde ortadan kaldırılması ve denetimler yoluyla kayıt dışılığın üzerine agresif şekilde gidilmesi gerekir.”

“Siyaset dünyası daha adil bir sistem kurmalı”

14 Mayıs seçimlerinden sonra Meclis’te yeniden çoğunluğu elde eden AKP’nin, iktidarda olduğu son 20 yılın ardından yeni dönemde de vergi politikaları açısından köklü bir reform başlatması beklenmiyor.

Uluslararası Vergi Araştırmaları Derneği (IFA Türkiye) Genel Sekreteri ve eski Vergi Konseyi Başkanı Erdal Çalıkoğlu, “Her Türk asker doğar diyoruz ama her Türk vergi mükellefi doğar diyen bir anlayışa da ihtiyacımız var” diyor.

Gerek siyasi hesaplar gerekse yerleşmiş alışkanlıklar ve dolaylı vergilerin sağladığı konfor nedeniyle her vatandaşın beyanname vermesi gerekliliği üzerinde durulmadığını kaydeden Çalıkoğlu, şunları söylüyor:

“Siyaset dünyası daha adil ve tabana yayılan bir vergi sistemi kurmak zorunda. Bu sistem öngörülebilir ve şeffaf bir sistem olmalı. Ama bakıyoruz bazı şirketler hiç incelenmezken, bazıları her gün incelemeye alınıyor. Oysa vergi gelirlerini gerçekten artırmak istiyorsak, hukuki temelleri olan ve adil bir sisteme ihtiyacımız var.”

Tüm vergi gelirlerinin yarısı KDV ve ÖTV’den

Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından açıklanan “Aralık Ayı Merkezi Yönetim Bütçe Gerçekleşme Raporu”nda yer alan bilgilere göre, 2022 yılı vergi gelirleri 2 trilyon 353 milyar TL olarak gerçekleşirken, 754 milyar TL’lik KDV 2022 yılında toplanan vergi gelirlerinin neredeyse üçte birini oluşturdu.

KDV’den sonra en büyük dolaylı vergi kalemi ise Özel Tüketim Vergisi (ÖTV) oldu. 2022 yılında gerçekleşen vergi gelirlerinin 420 milyar TL’sini ÖTV oluştururken, bu verginin yaklaşık yarısı alkol ve tütün ürünlerinden geldi. Böylelikle dolaylı vergiler içerisinde sadece KDV ve ÖTV 2022 yılında toplanan tüm vergilerin yarısını oluşturdu.

Paylaşın