Bitcoin 27 Bin 200 Doların Üzerinde; Polygon Ve Cardano Sert Yükseldi

Bitcoin (BTC) 27 bin 230 dolara yükselirken, Ethereum (ETH) ise bin 800 dolar biraz üzerinde işlem görüyor. Polygon ve Cardano da yatırımcısına kazandıran kripto para birimleri arasında yer aldı.

Haber Merkezi / Kripto para birimleri haftanın dördüncü işlem gününde de dalgalı bir seyir sürdürüyor.

Dünyanın en büyük kripto para birimi Bitcoin (BTC) yüzde 0,90 artışla 27 bin 230 dolara yükselirken, dünyanın en büyük ikinci kripto para birimi Ethereum (ETH) ise yüzde 0,03 düşüşle bin 818 dolara geriledi.

Diğer en iyi kripto paralardan Polygon ve Cardano da yüzde 3’e varan oranda yatırımcısına kazandırdı.

Bitcoin (BTC) hacmi, son 24 saatte yüzde 23,23 artışla yaklaşık 15,1 milyar dolar olurken, piyasa değeri ise 527 milyar dolar civarına yükseldi.

Küresel kripto para piyasa değeri, son 24 saatte yüzde 0,59 artışla yaklaşık 1,13 trilyon dolar seviyesinde işlem görüyor.

Tüm stablecoin’lerin hacmi 30.84 milyar dolar, bu da toplam 24 saatlik kripto piyasası hacminin yüzde 91.83’ü.

Bazı kripto para birimlerinde son durum ise şöyle:

Bitcoin 27.230 dolar, değer kazandı yüzde 0,90

Ethereum 1.818 dolar, değer kaybı yüzde 0,03

Tether 1,00 dolar, değer kaybı yüzde 0,02

BNB 312 dolar, değer kazandı yüzde 0,66

XRP 0,4451 dolar, değer kaybı yüzde 0,58

Cardano 0,376 dolar, değer kazandı yüzde 1,94

Dogecoin 0,07381 dolar, değer kazandı yüzde 1,48

Polygon 0,8787 dolar, değer kazandı yüzde 2,77

Solana 20,79 dolar, değer kazandı yüzde 0,29

Litecoin 92,99 dolar, değer kazandı yüzde 0,69

Polkadot 5,41 dolar, değer kazandı yüzde 1,63

Tron 0,07081 dolar, değer kaybı yüzde 0,02

Shiba Inu 0,000008775 dolar, değer kazandı yüzde 0,09

Paylaşın

Merkez Bankası’nın Yıl Sonu Enflasyon Beklentisi Yüzde 37

Merkez Bankası’nın yıl sonu enflasyon beklentisi 37,77’den yüzde 37,17’ye gerilerken, 12 ay sonrası için enflasyon beklentisi ise yüzde 31,02’den yüzde 29,84’e geriledi. Banka’nın 24 ay sonrası için enflasyon beklentisi ise yüzde 17,54’ten 17,74’e yükseldi.

Haber Merkezi / Merkez Bankası’nın yıl sonu dolar kuru beklentisi 23,15’ten 23,09’a geriledi. 12 ay sonrası döviz kuru beklentisi ise bir önceki anket döneminde 24,08 lira iken, bu anket döneminde 24,61 lira olarak gerçekleşti.

Merkez Bankası’nın 2023 büyüme tahmini ise 3,5’tan 3,7’ye yükseldi. Banka 2024 büyüme beklentisi de yüzde 4,4’den yüzde 4,6’ya yükseltildi.

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) Piyasa Katılımcıları Anketi’nin Mayıs ayı sonuçlarını yayımlandı.

Buna göre, katılımcıların cari yıl sonu tüketici enflasyonu (TÜFE) beklentisi bir önceki anket döneminde yüzde 37,77 iken, bu anket döneminde yüzde 37,17 olmuştur. 12 ay sonrası TÜFE beklentisi bir önceki anket döneminde yüzde 31,02 iken, bu anket döneminde yüzde 29,84 oldu. 24 ay sonrası TÜFE beklentisi ise aynı anket dönemlerinde sırasıyla yüzde 17,54 ve yüzde 17,74 olarak gerçekleşti.

Katılımcıların BİST Repo ve Ters-Repo Pazarı’nda oluşan cari ay sonu gecelik faiz oranı beklentisi bir önceki anket döneminde yüzde 8,73 iken, bu anket döneminde yüzde 9,21 oldu. TCMB bir hafta vadeli repo ihale faiz oranı cari ay sonu beklentisi bir önceki anket döneminde olduğu gibi bu anket döneminde de yüzde 8,50 olarak gerçekleşti.

Katılımcıların cari yıl sonu döviz kuru (ABD Doları/TL) beklentisi bir önceki anket döneminde 23,15 TL iken, bu anket döneminde 23,09 TL oldu. 12 ay sonrası döviz kuru beklentisi ise bir önceki anket döneminde 24,08 TL iken, bu anket döneminde 24,61 TL olarak gerçekleşti.

Katılımcıların GSYH 2023 yılı büyüme beklentisi bir önceki anket döneminde yüzde 3,5 iken, bu anket döneminde yüzde 3,7 olarak gerçekleşti. GSYH 2024 yılı büyüme beklentisi ise bir önceki anket döneminde yüzde 4,4 iken, bu anket döneminde yüzde 4,6 olarak gerçekleşti.

Paylaşın

Merkez Bankası’nın 2023 Büyüme Tahmini Yüzde 3,7

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) 2023 yılı büyüme tahmini 3,5’tan 3,7’ye yükseldi. Banka 2024 büyüme beklentisi de yüzde 4,4’den yüzde 4,6’ya yükseltildi.

Haber Merkezi / Merkez Bankası’nın yıl sonu enflasyon beklentisi 37,77’den yüzde 37,17’ye gerilerken, 12 ay sonrası için enflasyon beklentisi ise yüzde 31,02’den yüzde 29,84’e geriledi. Banka’nın 24 ay sonrası için enflasyon beklentisi ise yüzde 17,54’ten 17,74’e yükseldi.

Merkez Bankası’nın yıl sonu dolar kuru beklentisi 23,15’ten 23,09’a geriledi. 12 ay sonrası döviz kuru beklentisi ise bir önceki anket döneminde 24,08 lira iken, bu anket döneminde 24,61 lira olarak gerçekleşti.

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) Piyasa Katılımcıları Anketi’nin Mayıs ayı sonuçlarını yayımlandı.

Buna göre, katılımcıların cari yıl sonu tüketici enflasyonu (TÜFE) beklentisi bir önceki anket döneminde yüzde 37,77 iken, bu anket döneminde yüzde 37,17 olmuştur. 12 ay sonrası TÜFE beklentisi bir önceki anket döneminde yüzde 31,02 iken, bu anket döneminde yüzde 29,84 oldu. 24 ay sonrası TÜFE beklentisi ise aynı anket dönemlerinde sırasıyla yüzde 17,54 ve yüzde 17,74 olarak gerçekleşti.

Katılımcıların BİST Repo ve Ters-Repo Pazarı’nda oluşan cari ay sonu gecelik faiz oranı beklentisi bir önceki anket döneminde yüzde 8,73 iken, bu anket döneminde yüzde 9,21 oldu. TCMB bir hafta vadeli repo ihale faiz oranı cari ay sonu beklentisi bir önceki anket döneminde olduğu gibi bu anket döneminde de yüzde 8,50 olarak gerçekleşti.

Katılımcıların cari yıl sonu döviz kuru (ABD Doları/TL) beklentisi bir önceki anket döneminde 23,15 TL iken, bu anket döneminde 23,09 TL oldu. 12 ay sonrası döviz kuru beklentisi ise bir önceki anket döneminde 24,08 TL iken, bu anket döneminde 24,61 TL olarak gerçekleşti.

Katılımcıların GSYH 2023 yılı büyüme beklentisi bir önceki anket döneminde yüzde 3,5 iken, bu anket döneminde yüzde 3,7 olarak gerçekleşti. GSYH 2024 yılı büyüme beklentisi ise bir önceki anket döneminde yüzde 4,4 iken, bu anket döneminde yüzde 4,6 olarak gerçekleşti.

Paylaşın

DİSK-AR Duyurdu: İşsiz Sayısı 8,5 Milyon

Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK) Araştırma Merkezi (DİSK-AR), “İşsizlik ve İstihdamın Görünümü (2023 1. Çeyrek)” isimli raporunu yayımladı. Rapora göre, geniş tanımlı işsiz sayısı 8,5 milyon oldu.

DİSK-AR, Kayıtlı Tam Zamanlı İstihdam’ın (KATİ) sadece 22,1 milyon olduğunu, her 100 kadından sadece 19’unun kayıtlı ve tam zamanlı istihdamda yer aldığını belirtti. Verilere göre gerçek genç işsizliği yüzde 42, genç kadın işsizliği ise yüzde 51.

Sendikanın araştırma sonucu şöyle:

“Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) 2023 1. çeyrek dönemine ait Hanehalkı İşgücü Araştırması (HİA) 17 Mayıs 2023’te yayımlandı. Hanehalkı İşgücü Anketleri 6 Şubat 2023’te gerçekleşen deprem felaketi sebebiyle depremden etkilenen 7 kentte gerçekleştirilememiştir.

2023 1. çeyrek dönemi Ocak, Şubat ve Mart 2023 aylarını kapsıyor ve TÜİK’in yeni metodolojisine dayanıyor. Bilindiği gibi TÜİK, Mart 2021’den beri aylık ve üç aylık verileri ayrı ayrı açıklıyor. Aylık veriler daha sınırlı iken üç aylık veriler daha geniş bir kapsama sahiptir.

TÜİK, mevsim etkisinden arındırılmış istihdamda 2022 yılı 1. çeyrek ile 2023 yılı 1. çeyrek arasındaki bir yıllık dönemde 195 bin kişilik bir artış olduğunu açıkladı. Böylece 2023 yılı 1. çeyreğinde 29 milyon 948 bin olarak açıklanan mevsim etkisinden arındırılmış istihdam edilenlerin sayısı 2023 yılı 1. çeyreğinde 31 milyon 558 bin olarak hesaplandı.

2023 1. çeyreğinde mevsim etkisinden arındırılmış istihdam oranı ise yüzde 48,4 olarak gerçekleşti. Ancak TÜİK’in resmi istihdam verileri de tıpkı dar tanımlı işsizlik verileri gibi işgücü piyasasına ilişkin gerçeğin sadece sınırlı bir kısmını gösteriyor. İstihdam verileri tek başına istihdamın niteliği konusunda bilgi vermiyor. Bu nedenle alternatif işsizlik hesaplamaları yanında alternatif istihdam hesaplamalarına da ihtiyaç vardır.

TÜİK’in resmi istihdam oranı 2023 1. çeyrekte yüzde 48,4 olarak açıklanırken, DİSK-AR tarafından TÜİK verilerinden hareketle hesaplanan Kayıtlı Tam Zamanlı İstihdam (KATİ) oranı yüzde 33,9 olarak gerçekleşti.

Kadınlarda resmi istihdam oranı yüzde 31,2 iken KATİ oranı yüzde 19,3 ve erkeklerde resmi istihdam oranı yüzde 66 olarak açıklanmışken KATİ oranı yüzde 48,8 olarak hesaplandı. Böylece KATİ oranı resmi istihdam oranından genelde 14,5 puan, kadınlarda 11,9 ve erkeklerde ise 17,2 puan düşük olarak gerçekleşti. DİSK-AR tarafından yapılan KATİ hesaplamasıyla çalışma çağındaki (15+ yaş) 65,2 milyon kişinin sadece 22,1 milyonu kayıtlı ve tam zamanlı istihdam (KATİ) kapsamında çalıştığı ortaya çıktı.

Çalışma çağındaki 32,9 milyon kadının ise sadece 6,3 milyonu kayıtlı ve tam zamanlı istidamda (KATİ), çalışma çağındaki 32 milyon erkeğin ise 15,7 milyonu kayıtlı ve tam zamanlı istihdamda yer alıyor. Bu durum nispeten nitelikli istihdamın düşüklüğünü ortaya koyuyor.”

Paylaşın

Bitcoin 27 Bin Doların Altında; XRP Ve Litecoin Sert Yükseldi

Bitcoin (BTC) 26 bin 851 dolara gerilerken, Ethereum (ETH) ise bin 800 dolar seviyesinin hemen üzerinde işlem görüyor. XRP, Dogecoin ve Litecoin de yatırımcısına kazandıran kripto para birimleri arasında yer aldı.

Haber Merkezi / Kripto para birimleri haftanın üçüncü işlem günü dalgalı bir seyir sürdürüyor.

Dünyanın en büyük kripto para birimi Bitcoin (BTC) yüzde 1,39 düşüşle 26 bin 851 dolara gerilerken, dünyanın en büyük ikinci kripto para birimi Ethereum (ETH) ise yüzde 0,89 düşüşle bin 805 dolara geriledi.

Diğer en iyi kripto paralardan XRP, Dogecoin ve Litecoin yüzde 5’e varan oranda yatırımcısına kazandırdı.

Bitcoin’in (BTC) hacmi, son 24 saatte yüzde 2,93 düşüşle yaklaşık 12,14 milyar dolar, piyasa değeri ise 520 milyar dolar civarında.

Küresel kripto para piyasa değeri, son 24 saatte yüzde 0,84 düşerek yaklaşık 1,12 trilyon dolar civarında işlem görüyor.

Tüm stabilcoinlerin hacmi 25,79 milyar dolar ve bu, toplam kripto piyasası 24 saatlik hacminin %91,17’si.

Bazı kripto para birimlerinde son durum ise şöyle:

Bitcoin 26,851 dolar, değer kaybı yüzde 1.39

Ethereum 1,805 dolar, değer kaybı yüzde 0.89

Tether 1.00 dolar, değer kaybı yüzde 0.02

BNB 309 dolar, değer kaybı yüzde 1.12

XRP 0.4484 dolar, değer kazandı yüzde 5.36

Cardano 0.3666 dolar, değer kaybı yüzde 0.54

Dogecoin 0.07258 dolar, değer kazandı yüzde 0.48

Polygon 0.8509 dolar, değer kaybı yüzde 1.48

Solana 20.54 dolar, değer kaybı yüzde 2.30

Litecoin 91.37 dolar, değer kazandı yüzde 2.98

Polkadot 5.28 dolar, değer kaybı yüzde 0.29

Tron 0.0707 dolar, değer kazandı yüzde 0.16

Shiba Inu 0.000008694 dolar, değer kaybı yüzde 1.41

Paylaşın

Bütçede Deprem Ve Seçim Açığı: Yeni Vergiler Yolda Mı?

Pandemi dönemi, ardından 6 Şubat Kahramanmaraş depremleri ve 14 Mayıs seçim süreci nedeniyle tarihi büyüklüklere ulaşan bütçe açığında ortaya çıkan olumsuz tablonun seçim sürecinin tamamen sona ermesi beklenen 28 Mayıs tarihinden sonra, mal ve hizmetlerde yeni bir vergi dalgasına neden olması bekleniyor.

Dolayısıyla yeni vergilerin gelir ve kurumlar vergisi gibi dolaysız vergilerden değil; KDV, ÖTV, Özel İletişim Vergisi gibi dolaylı vergiler üzerinden gerçekleşmesi öngörülüyor.

Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından açıklanan “Aralık Ayı Merkezi Yönetim Bütçe Gerçekleşme Raporu”nda yer alan bilgilere göre, 2022 yılı vergi gelirleri 2 trilyon 353 milyar TL olarak gerçekleşirken, 754 milyar TL’lik KDV 2022 yılında toplanan vergi gelirlerinin neredeyse üçte birini oluşturdu.

KDV’den sonra en büyük dolaylı vergi kalemi ise Özel Tüketim Vergisi (ÖTV) oldu. 2022 yılında gerçekleşen vergi gelirlerinin 420 milyar TL’sini ÖTV oluştururken, bu verginin yaklaşık yarısı alkol ve tütün ürünlerinden geldi. Böylelikle dolaylı vergiler içerisinde sadece KDV ve ÖTV 2022 yılında toplanan tüm vergilerin yarısını oluşturdu.

Türkiye’de merkezi hükümetin bütçe harcamaları önce pandemi dönemi, ardından 6 Şubat Kahramanmaraş depremleri ve 14 Mayıs seçim süreci nedeniyle tarihi büyüklüklere ulaştı.

Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın nisan ayına ilişkin bütçe sonuçlarına göre, bütçe açığı yılın ilk dört ayında 382,5 milyar TL ile rekor kırdı. 2022’nin ilk 4 ayındaki açık ise 19,3 milyar TL seviyesindeydi.

Bütçede deprem ve seçim açığı

Resmi verilere göre, yalnızca Nisan 2023 dönemindeki açık 132,5 milyar lira oldu. Bütçe giderlerinin bu büyüklüğe ulaşmasında hem deprem hem de hükümetin seçim vaatlerine yönelik harcamaları etkili oldu. Yalnızca nisanda ayında bütçeden yapılan harcamalar 400 milyar TL’yi geçerken, özellikle faiz dışı giderlerin yüzde 87,5 artması dikkat çekti.

Öte yandan nisanda bütçe gelirleri yıllık yüzde 63,3 artarak 268 milyar TL’ye çıktı. Bu yükselişte vergi gelirlerinin 2022 yılının ayın ayına göre yüzde 70,8 artması etkili oldu. Dahilde alınan Katma Değer Vergisi (KDV) gelirleri yıllık yüzde 148,7 ile en yüksek artışı sağladı. Bu dönemde Özel Tüketim Vergisi (ÖTV) gelirleri yüzde 78,6, ithalde alınan KDV yüzde 29,4 artış gösterdi.

Bütçe açığında ortaya çıkan olumsuz tablonun seçim sürecinin tamamen sona ermesi beklenen 28 Mayıs tarihinden sonra, mal ve hizmetlerde yeni bir vergi dalgasına neden olması bekleniyor. Dolayısıyla yeni vergilerin gelir ve kurumlar vergisi gibi dolaysız vergilerden değil; KDV, ÖTV, Özel İletişim Vergisi gibi dolaylı vergiler üzerinden gerçekleşmesi öngörülüyor.

“Türkiye’de vergi sistemi yok”

Peki Türkiye’de hükümet bir yandan bütçe gelirlerini katbekat aşan harcamalar yaparken, diğer yandan vergi sistemi doğru işliyor mu?

DW Türkçe’den Aram Ekin Duran’a konuşan Yeditepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hakan Üzeltürk, Türkiye’de bir vergi adaletinden bahsedilemeyeceğini söylüyor.

Prof. Üzeltürk, “Türkiye’de en ciddi sorun bir vergi sisteminin olmamasıdır. Evet Türkiye’de vergi kanunları, mevzuatları var ama bir vergi politikası yok” diyor.

Türkiye’deki vergi kanunları içerisinde hala ‘mükellef hakları’nın yer almadığına işaret eden Prof. Üzeltürk, “Son 20 yıldır pek çok vergi reformu konuşuluyor ama gerçek anlamda bir düzenleme yapılmıyor. Temelde vergi ödeyen mükellefleri cezalandırıp, ödemeyenleri vergi afları ile ödüllendiriyoruz. Böyle bir sistem olmaz” diye konuşuyor.

Seçim sürecinde bol keseden verilen vaatlerin iktidara kim gelirse gelsin, bütçe üzerinde büyük bir yük daha oluşturacağını ifade eden Prof. Üzeltürk’e göre bütçe dengesinin daha fazla bozulmaması için yeni vergilerin gündeme gelmesinin kaçınılmaz olacak.

Dolaylı vergilerin payı çok yüksek

Ekonomik Kalkınma ve İş Birliği Örgütü (OECD) verilerine göre, 2021 yılında Türkiye’de GSMH’nin yalnızca yüzde 3,03’ü gelir vergisi olarak toplandı. Bu oran Almanya’da yüzde 10,52, ABD’de ise yüzde 11,20 oldu.

Resmi rakamlara göre, 2022 yılında Türkiye’de toplanan vergi gelirlerinin yüzde 13,6’sı gelir vergisine, yüzde19,3’ü kurumlar vergisine ve yaklaşık yüzde 3,2’si servet vergisine ait bulunuyor. Geriye kalan yüzde 64’lük vergi geliri ise dolaylı vergilerden, yani KDV, ÖTV, damga vergisi ve harçlardan oluştu.

“Türkiye’de vergi toplanmıyor”

İstanbul Kültür Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Funda Başaran Yavaşlar, OECD’nin 2021 yılı verilerine göre, Türkiye’de GSMH’nin yalnızca yüzde 22,8’inin vergi geliri olarak toplandığına işaret ediyor.

Bu oranın Almanya’da yüzde 39,5, Fransa’da yüzde 45, Norveç’te yüzde 42,2 ve ABD’de yüzde 27 olduğu bilgisini veren Prof. Başaran, “Türkiye’de vergi toplanmıyor. Bunun da en büyük nedeni, kanaatimce yüzde 40’lara varan kayıt dışı ekonomi” diyor.

Bununla birlikte Türkiye’de vergi affı düzenlemelerinin sıklığının 1,5 yıla kadar düştüğünü ifade eden Prof. Başaran, şu görüşleri dile getiriyor:

“Ücretli kesim, kural olarak bu afların dışında kalıyor. Silinen ya da önemli ölçüde azaltılan gecikme faiz ve zamları ile vergi cezaları da dikkate alındığında, sermaye kesimi ödemesi gereken verginin sadece yüzde 35-40’ını ödüyor. Kısaca, Türkiye’de vergi mükellefi olan kimse mutlu değildir. Sistem adaletsizdir. Yük de esas itibariyle ücretli kesim üzerindedir.”

“Siyasi partilerin vaatleri yetersiz”

Peki 14 Mayıs seçim sürecinde ittifak partilerinin seçim beyannamelerinde vergi konusuna yeterince yer verildi mi?

Prof. Dr. Funda Başaran Yavaşlar’a göre, vergi sisteminde reform yapılması ve daha adil bir vergi sistemi kurulması konusunda siyasi partilerin vaatleri yetersiz kaldı.

Özellikle 2 yıllık iktidar deneyimi olan AKP’nin son seçim beyannamesinde hala bugüne kadar çözülebilecek sorunlara işaret ettiğini belirten Başaran, toplumun vergi ahlakı konusunda iyi bir sınav vermediğine de dikkat çekiyor.

Türkiye’de ‘vergi ahlakı’ konusunda bir erozyon olduğunu vurgulayan Prof. Başaran, “Beyana dayalı vergilerin tahsil edilmesinde büyük sıkıntılar var. Bugün Türkiye’de vergiyi artık sadece vergi kaçıramayanlar ile dürüst mükellefler ödüyor. Vergi kaçırmak, ödememek normalleşmiş, toplumda vergiye karşı hassasiyet kaybolmuştur” diyor.

“100 mükelleften 1’i bile tam incelenmiyor”

Türkiye’de etkin bir vergi denetimi yapılmamasının ciddi bir sorun olduğunu kaydeden Başaran, şöyle konuşuyor:

“Etkin yoklama yapılmıyor; inceleme oranı ise, 2022 bakımından yüzde 2,26. Bu oranın büyük kısmı sınırlı incelemelere ilişkin ve aynı mükellefin farklı vergi türünden incelenmesi de rakama dahil. Bunun anlamı, Türkiye’de her yüz mükelleften birinin dahi tam olarak incelenmediğidir. Bu tablonun değişmesi için, af yasalarına derhal son verilmesi, kamuoyundaki sürekli af beklentisinin kalıcı şekilde ortadan kaldırılması ve denetimler yoluyla kayıt dışılığın üzerine agresif şekilde gidilmesi gerekir.”

“Siyaset dünyası daha adil bir sistem kurmalı”

14 Mayıs seçimlerinden sonra Meclis’te yeniden çoğunluğu elde eden AKP’nin, iktidarda olduğu son 20 yılın ardından yeni dönemde de vergi politikaları açısından köklü bir reform başlatması beklenmiyor.

Uluslararası Vergi Araştırmaları Derneği (IFA Türkiye) Genel Sekreteri ve eski Vergi Konseyi Başkanı Erdal Çalıkoğlu, “Her Türk asker doğar diyoruz ama her Türk vergi mükellefi doğar diyen bir anlayışa da ihtiyacımız var” diyor.

Gerek siyasi hesaplar gerekse yerleşmiş alışkanlıklar ve dolaylı vergilerin sağladığı konfor nedeniyle her vatandaşın beyanname vermesi gerekliliği üzerinde durulmadığını kaydeden Çalıkoğlu, şunları söylüyor:

“Siyaset dünyası daha adil ve tabana yayılan bir vergi sistemi kurmak zorunda. Bu sistem öngörülebilir ve şeffaf bir sistem olmalı. Ama bakıyoruz bazı şirketler hiç incelenmezken, bazıları her gün incelemeye alınıyor. Oysa vergi gelirlerini gerçekten artırmak istiyorsak, hukuki temelleri olan ve adil bir sisteme ihtiyacımız var.”

Tüm vergi gelirlerinin yarısı KDV ve ÖTV’den

Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından açıklanan “Aralık Ayı Merkezi Yönetim Bütçe Gerçekleşme Raporu”nda yer alan bilgilere göre, 2022 yılı vergi gelirleri 2 trilyon 353 milyar TL olarak gerçekleşirken, 754 milyar TL’lik KDV 2022 yılında toplanan vergi gelirlerinin neredeyse üçte birini oluşturdu.

KDV’den sonra en büyük dolaylı vergi kalemi ise Özel Tüketim Vergisi (ÖTV) oldu. 2022 yılında gerçekleşen vergi gelirlerinin 420 milyar TL’sini ÖTV oluştururken, bu verginin yaklaşık yarısı alkol ve tütün ürünlerinden geldi. Böylelikle dolaylı vergiler içerisinde sadece KDV ve ÖTV 2022 yılında toplanan tüm vergilerin yarısını oluşturdu.

Paylaşın

TÜİK Açıkladı: Atıl İşgücü Oranı Yüzde 22,4

Zamana bağlı eksik istihdam, potansiyel işgücü ve işsizlerden oluşan atıl işgücü oranı 2023 yılı I. çeyreğinde bir önceki çeyreğe göre 1,6 puanlık artış ile yüzde 22,4 oldu. Zamana bağlı eksik istihdam ve işsizlerin bütünleşik oranı yüzde 15,5 iken potansiyel işgücü ve işsizlerin bütünleşik oranı yüzde 17,3 olarak tahmin edildi.

Haber Merkezi / Öte yandan istihdam edilenlerden referans döneminde işbaşında olanların, mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış haftalık ortalama fiili çalışma süresi 2023 yılı I. çeyreğinde bir önceki çeyreğe göre 0,7 saat artarak 44,7 saat olarak gerçekleşti.

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), İşgücü İstatistikleri I. Çeyrek: Ocak-Mart 2023  verilerini açıkladı.

Buna göre, Hanehalkı İşgücü Araştırması sonuçlarına göre; 15 ve daha yukarı yaştaki kişilerde işsiz sayısı 2023 yılı I. çeyreğinde bir önceki çeyreğe göre 62 bin kişi azalarak 3 milyon 483 bin kişi oldu. İşsizlik oranı ise 0,3 puanlık azalış ile yüzde 9,9 seviyesinde gerçekleşti. İşsizlik oranı erkeklerde yüzde 8,2, kadınlarda yüzde 13,4 olarak tahmin edildi.

İstihdam edilenlerin sayısı 2023 yılı I. çeyreğinde bir önceki çeyreğe göre 195 bin kişi artarak 31 milyon 558 bin kişi, istihdam oranı ise 0,2 puanlık artış ile yüzde 48,4 oldu. Bu oran erkeklerde yüzde 66,0 iken kadınlarda yüzde 31,2 olarak gerçekleşti.

İşgücü 2023 yılı I. çeyreğinde bir önceki çeyreğe göre 132 bin kişi artarak 35 milyon 40 bin kişi, işgücüne katılma oranı ise değişim göstermeyerek yüzde 53,7 olarak gerçekleşti. İşgücüne katılma oranı erkeklerde yüzde 71,8, kadınlarda ise yüzde 36,0 oldu.

15-24 yaş grubunu kapsayan genç nüfusta işsizlik oranı bir önceki çeyreğe göre 0,9 puanlık artış ile yüzde 19,9 oldu. Bu yaş grubunda işsizlik oranı; erkeklerde yüzde 15,6, kadınlarda ise yüzde 27,6 olarak tahmin edildi.

Mevsim etkisinden arındırılmış istihdam edilenlerin sayısı 2023 yılı I. çeyreğinde bir önceki çeyreğe göre tarım sektöründe 115 bin kişi azalırken, sanayi sektöründe 51 bin kişi, inşaat sektöründe 60 bin kişi, hizmet sektöründe 198 bin kişi arttı. İstihdam edilenlerin yüzde 14,9’u tarım, yüzde 21,5’i sanayi, yüzde 6,3’ü inşaat, yüzde 57,4’ü ise hizmet sektöründe yer aldı.

İstihdam edilenlerden referans döneminde işbaşında olanların, mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış haftalık ortalama fiili çalışma süresi 2023 yılı I. çeyreğinde bir önceki çeyreğe göre 0,7 saat artarak 44,7 saat olarak gerçekleşti.

Zamana bağlı eksik istihdam, potansiyel işgücü ve işsizlerden oluşan atıl işgücü oranı 2023 yılı I. çeyreğinde bir önceki çeyreğe göre 1,6 puanlık artış ile yüzde 22,4 oldu. Zamana bağlı eksik istihdam ve işsizlerin bütünleşik oranı yüzde 15,5 iken potansiyel işgücü ve işsizlerin bütünleşik oranı yüzde 17,3 olarak tahmin edildi.

Paylaşın

WSJ: Yatırımcılar Seçimler Sonrası Sorunların Artacağını Tahmin Ediyor

Amerika Birleşik Devletleri (ABD) merkezli Wall Street Journal gazetesinin Türkiye’deki seçimlerin Türk ekonomisine olan yansımalarını ele alan haberine göre de yatırımcılar, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ekonomiye “geçici mali tamiratlarla yaptığı yamaların etkisini yitireceğini” ve ekonomideki sorunların seçim sonrası artmaya başlayacağını düşünüyor.

Gazetenin görüş aldığı yatırım yönetimi firması FIM Partners uzmanı Francesc Balcells, “Şartlar şu anda çok kötü, daha önce olduğundan da kötü. Türkiye’de oyun hep delikleri tıkamak üzerine kuruldu. Ancak şapkadan bir yere kadar tavşan çıkarabilirsiniz. Önünde sonunda elinizdeki numaralar tükenir” dedi.

Düşünce kuruluşu Dış İlişkiler Konseyi’nden Brad Setser da “Türkiye’nin şu anda gerçek bir krizi tetikleyebilecek iki zafiyeti var: Birincisi, rezervlerini tüketme olasılığı, elindeki para bitebilir. Diğeri de ciddi miktardaki banka mevduatlarının Türkiye dışına kayması” şeklinde konuştu.

Brad Setser, Körfez Arap ülkelerinin Türkiye’deki mevduatları hakkında da, “Bir noktada özellikle Türkiye’de mevduatı bulunan Körfez ülkelerinin, paralarını sahiden de geri alıp alamayacakları konusunda telaşlanmaya başlamalarını beklerim. Sadece mali temelden bakıldığında Türkiye’ye para yatırmaya devam etmek kesinlikle riskli olabilir” dedi.

Reuters seçimler sonrası Türk piyasalarındaki gerilemeyi değerlendirdi

Reuters haber ajansı, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın iktidarını ve olağandışı ekonomi politikalarını üçüncü bir on yıla uzatacağı beklentilerinin yatırımcılar arasında artması üzerine, devlet tahvilleri ve şirket tahvilleri ile bankacılık hisselerinde seçim sonrası ikinci günde de yoğun satışlar gerçekleştiğini bildirdi.

Erdoğan’ın Pazar günü yapılan seçimde beklenenden daha iyi bir sonuç alması sonrasında Türkiye’nin kredi risk primi de yükseldi.

Özel bankacılık şirketi TS Lombard’dan gelişmekte olan piyasalar makro strateji sorumlusu Jon Harrison, “Batılı fon yöneticilerinin gördüğü kadarıyla piyasalar şimdi eski hükümetin geri geleceği ve Türkiye’yi neredeyse yatırım yapılamaz hale getiren politikaların devam edeceği olasılığının artmasına tepki gösteriyor” dedi.

Seçimden önce kamuoyu yoklamaları, Millet İttifakı cumhurbaşkanı adayı Kemal Kılıçdaroğlu’nun seçimin galibi olacağını öngörmüş, yatırımcılar da Kılıçdaroğlu’nun, lirayı sabit tutmak için yüksek maliyetli müdahalelerde bulunmak dahil Erdoğan’ın ekonomi politikalarını kaldıracağı beklentilerini yükseltmişti.

Uzmanlar, liranın son bir yıldır Türk yetkililer tarafından giderek daha fazla kontrol edildiğine işaret ediyor. Bugün dolar, lira karşısında 19,7175’ten işlem görse de yılın en düşük seviyesi olan 19,80’a yaklaştı.

Uzun vadeli dolar cinsinden devlet tahvilleriyse sabit gelir piyasalarındaki en büyük düşüşü gördü. Kilit şirket ve bankacılık sektörü bonoları da düşüş eğilimi gösterdi.

Hükümetin 2045 yılı vadeli tahvili 1,5 sent gerileyerek 73 sentin hemen altından işlem gördü. Elektronik işlem platformu Tradeweb verilerine göre bu, Şubat sonunda bu yana görülen en düşük seviye oldu. Dün de aynı tahvillerde 7 sentten fazla gerileme olmuştu.

Beş yıllık kredi risk primi (CDS) ise 652 baz puana yükseldi. Bu da dün piyasaların kapanışına kıyasla 18 baz puanlık, seçim öncesi Cuma gününe kıyaslaysa 160 baz puanlık artışa işaret ediyor.

Kredi derecelendirme kuruluşu Fitch, “Türkiye’nin sonuçlanmayan cumhurbaşkanlığı seçimi siyasi ve ekonomik belirsizliği en az ikinci tura kadar taşıyacak” dedi.

Fitch, “Türkiye’nin B-negatif kredi notu üzerindeki baskı açısından bakıldığında seçim sonrasında politikanın daha güvenilir ve istikrarlı hale gelip gelmeyeceğine odaklanacağız” ifadelerini kullandı.

Seçimlerden önceki hafta iktidar değişikliği umuduyla yükselen bankacılık hisseleri yüzde 8 daha değer kaybetti. Böylelikle bankacılık hisselerinin seçimden bu yana uğradığı kayıp yüzde 20’ye yaklaştı.

Dün, Şubat ayı başından bu yana en büyük günlük kaybı yaşayan ve yüzde 6,1’lik düşüş kaydeden BİST, bugün çoğunlukla sabit seyirdeydi. Ancak yine de kimileri, BİST’te düşüş baskısı olabileceği uyarısında bulundu.

Yapı Kredi ve Akbank hisseleri, yüzde 9’dan fazla değer kaybederken Koç Holding, BİM ve Coca Cola İçecek de kayba uğradı.

Koza Madencilik, ticari ve askeri araç imalatçısı Otokar ve çelik üreticisi Kardemir, yüzde 1,51 ila yüzde 4,16’lık yükseliş oranlarıyla BİST-100 endeksinin en çok kazananları arasında yer aldı.

Mali hizmetler firması SEB’nin gelişmekte olan piyasalar baş stratejisti Erik Meyersson, “Devam eden sermaye kontrolları ve etkili döviz müdahaleleri sürdürülebilir olmasa da Türk varlıklarının fiyatları açısından daha az çalkantı anlamına gelebilir” dedi.

Meyersson, “Bununla beraber döviz politikasının sürdürülemez olması son derece olumsuz ve hükümetin en azından ciddi bir kısmi politika değişikliği olmaması durumunda Türk varlıklarının fiyatlarında bir yıl içinde keskin bir ayarlama olasılığını göz ardı edemeyiz” ifadesini kullandı.

(Kaynak: VOA Türkçe)

Paylaşın

Fitch’ten “14 Mayıs” Yorumu: Yeni Hükümeti Ekonomik Sorunlar Bekliyor

Fitch Ratings’in yayımladığı notta, seçimlerden sonra kurulacak hükümetin ertelenmiş döviz talebi, lira üzerinde baskı, geniş bir bütçe açığı, uluslararası rezervlerde düşüş ve yüksek enflasyon gibi sorunlarla karşı karşıya kalacağını belirtti.

Fitch Ratings notta, kredi notu açısından para ve maliye politikası bileşiminin daha itibarlı ve tutarlı olup olmadığına bakılacağını belirterek, “Güveni ne kadar sağladığı, makro ve finansal istikrara yönelik riskleri ne kadar azalttığı ve dış finansmana erişimi kolaylaştırıp kolaylaştırmayacağı izlenecek” ifadelerine yer verdi.

Amerika Birleşik Devletleri (ABD) merkezli kredi derecelendirme kuruluşu Fitch Ratings, Türkiye’deki seçimleri ve sonuçların belli olmasının ardından yeni kurulacak hükümeti bekleyen ekonomik sorunları değerlendirdi.

BloombergHT’nin aktardığına göre Fitch Ratings, Türkiye’de uygulanan büyümeyi destekleyici alışılmadık politikalar nedeniyle ödemeler dengesi alanındaki baskıların arttığına, ikinci tura kalan seçimler nedeniyle Türkiye’de oluşan siyasi ve ekonomik belirsizliğin en azından ay sonuna kadar süreceğine dikkat çekti.

Fitch Ratings tarafından yayımlanan notta, seçimlerin ardından uygulanacak ekonomi politikalarının izleneceği ifade edildi.

Yeni hükümet ekonomik sorunlar bekliyor

Notta, seçimlerden sonra kurulacak hükümetin ertelenmiş döviz talebi, lira üzerinde baskı, geniş bir bütçe açığı, uluslararası rezervlerde düşüş ve yüksek enflasyon gibi sorunlarla karşı karşıya kalacağı belirtildi.

Notta, kredi notu açısından para ve maliye politikası bileşiminin daha itibarlı ve tutarlı olup olmadığına bakılacağı belirtilerek, “Güveni ne kadar sağladığı, makro ve finansal istikrara yönelik riskleri ne kadar azalttığı ve dış finansmana erişimi kolaylaştırıp kolaylaştırmayacağı izlenecek” denildi.

Paylaşın

Bitcoin 27 Bin Doların Üzerinde, Polkadot Ve Solana Sert Düştü

Bitcoin (BTC) 27 bin 043 dolara gerilerken, Ethereum (ETH) ise bin 800 dolar seviyesinin hemen üzerinde işlem görüyor. Polkadot ve Solana ise yatırımcısına kaybettiren kripto para birimleri arasında yer aldı.

Haber Merkezi / Kripto para birimleri haftanın ikinci işlem gününe düşüşle başladı.

Dünyanın en büyük kripto para birimi Bitcoin (BTC) yüzde 1,22 düşüşle 27 bin 043 dolara gerilerken, dünyanın en büyük ikinci kripto para birimi Ethereum (ETH) ise yüzde 0,95 düşüşle bin 808 dolara geriledi.

Diğer en iyi kripto paralardan Solana ve Polkadot yüzde 2’nin üzerinde değer kaybederken, BNB , Polygon ve Dogecoin de dalga seyir gözlemlendi.

Bitcoin (BTC) hacmi son 24 saatte yüzde 9,41 artarak yaklaşık 13,2 milyar dolar, piyasa değeri ise 523 milyar dolar civarında. Küresel kripto para piyasa değeri, son 24 saatte yüzde 1,26 düşüşle 1,12 trilyon dolar civarında.

Bazı kripto para birimlerinde son durum ise şöyle:

Bitcoin 27,043 dolar, değer kaybı yüzde 1.22

Ethereum 1,808 dolar, değer kaybı yüzde 0.95

Tether 1.00 dolar, değer kaybı yüzde 0.02

BNB 314 dolar, değer kaybı yüzde 0.78

XRP 0.4237 dolar, değer kaybı yüzde 1.25

Cardano 0.3651 dolar, değer kaybı yüzde 1.85

Dogecoin 0.07179 dolar, değer kaybı yüzde 1.63

Polygon 0.8563 dolar, değer kaybı yüzde 1.41

Solana 20.83 dolar, değer kaybı yüzde 2.11

Litecoin 87.60 dolar, değer kazandı yüzde 0.60

Polkadot 5.27 dolar, değer kaybı yüzde 2.37

Tron 0.0705 dolar, değer kazandı yüzde 1.13

Shiba Inu 0.000008784 dolar, değer kaybı yüzde 0.62

Paylaşın