Hazine’nin Yüksek Riskli Borçları 929 Milyar Liraya Yükseldi

Hazine’nin olumsuz gelişmelere karşı daha az riskli olan sabit faizli borçların toplam borç stoku içindeki ağırlığı 4 ay içinde yüzde 71,39’dan yüzde 70.96’ya gerilerken tutar olarak yüzde 9,1 artarak 3 trilyon 256 milyara çıktı.

Buna karşılık riski görece daha yüksek olan değişken faizli borçlar aynı dönemde yüzde 16,7 artarak 796 milyardan 929 milyara yükseldi. TÜFE’ye endeksli borçlar ise 4 milyar TL artarak 403 milyar oldu.

Hazine ve Maliye Bakanlığı, 30 Nisan itibarıyla merkezi yönetim brüt borç stoku verilerini açıkladı.

Resmi verilere göre, merkezi yönetim brüt borç stoku yıl başından bu yana 408 milyar lira artarak 4 trilyon 180 milyar liradan 4 trilyon 588 milyar liraya yükseldi. Risk primindeki artışla birlikte dış borçlanma maliyetlerinin artması Hazine’nin borçlanmada içeriye dönmesine yol açtı.

Sözcü’den Erdoğan Süzer’in haberine göre, yılın ilk 4 ayında Türk Lirası cinsinden borç stoku 289 milyar lira artarken yabancı para cinsinden borçlardaki artış 120 milyar lira oldu. 4,6 trilyonluk borcun yaklaşık yarısı iç, yarısı da dış borçlardan oluşuyor.

Hazine verilerine göre, bu yılın Ocak ayında 4 trilyon 180 milyar liralık merkezi yönetim brüt borç stokunun 1 trilyon 979 milyarı iç borç, 2,2 trilyonu ise dış borçlardan oluşuyordu. Son 4 aylık dönemde dış borçlanma şartlarının ağırlaşıp iç borçlanmaya ağırlık verilmesiyle birlikte dış borç stokunda azalma, iç borç stokunda artış yaşandı.

Böylece 30 Nisan itibarıyla 4,6 trilyonluk borç stokunun 2 trilyon 293 milyarı iç, 2 trilyon 295 milyarı dış borçlardan oluştu. Dış borçla iç borç stoku arasındaki makas kapandı, iç-dış denge eşitlendi.

Hazine 4 aylık dönemde yurt içinden 314 milyar TL, yurt dışından 94 milyar TL yeni borç aldı. Bununla birlikte döviz cinsinden borçların stoktaki ağırlığı azalarak da olsa devam etti. 30 Nisan itibarıyla 4,6 trilyon liralık borç stokunun yüzde 37,8’i TL, yüzde 62,2’si döviz cinsinden oluşuyor. Yılın başında TL borçlar yüzde 34,6, döviz borçlar yüzde 65,4 düzeyinde bulunuyordu.

Merkezi yönetim borç stokunun faiz yapısında da yılın başına göre değişim yaşandı. Olumsuz gelişmelere karşı daha az riskli olan sabit faizli borçların toplam borç stoku içindeki ağırlığı 4 ay içinde yüzde 71,39’dan yüzde 70.96’ya gerilerken tutar olarak yüzde 9,1 artarak 3 trilyon 256 milyara çıktı.

Buna karşılık riski görece daha yüksek olan değişken faizli borçlar aynı dönemde yüzde 16,7 artarak 796 milyardan 929 milyara yükseldi. TÜFE’ye endeksli borçlar ise 4 milyar TL artarak 403 milyar oldu.

Paylaşın

Hazine’nin Borcu 4 Trilyon 588 Milyar Lirayı Aştı

Merkezi yönetim brüt borç stoku, nisan sonu itibarıyla 4 trilyon 588,1 milyar lira oldu. Borç stokunun 1 trilyon 736,7 milyar lira tutarındaki kısmı Türk lirası, 2 trilyon 851,4 milyar lira tutarındaki bölümü ise döviz cinsi borçlardan oluştu.

Haber Merkezi / Ayrıca, hazine alacakları, nisan sonu itibarıyla 21 milyar lira oldu. Alacak stoku içindeki en yüksek payı 8,7 milyar lirayla mahalli idareler oluşturdu.

Hazine ve Maliye Bakanlığı, 30 Nisan itibarıyla merkezi yönetim brüt borç stoku verilerini açıkladı. Bakanlıktan yapılan açıklamada şu ifadeler kullanıldı:

“Merkezi yönetim borç stoku 30 Nisan 2023 tarihi itibarıyla 4.588,1 milyar TL olarak gerçekleşmiştir. Borç stokunun 1.736,7 milyar TL tutarındaki kısmı Türk Lirası cinsi, 2.851,4 milyar TL tutarındaki kısmı döviz cinsi borçlardan oluşmaktadır.”

Hazine ve Maliye Bakanlığı, 30 Nisan itibarıyla Hazine alacaklarına ilişkin verileri de açıkladı. Bakanlıktan yapılan açıklamada şu ifadeler kullanıldı:

“Hazine Alacak stoku 30 Nisan 2023 tarihi itibarıyla 21 milyar TL olarak gerçekleşmiştir. Hazine alacak stoku içerisinde en yüksek pay 8,7 milyar TL ile Mahalli İdareler’e aittir. 2023 Nisan ayı sonu itibarıyla Hazine alacaklarından toplam 1 milyar TL tahsilat gerçekleştirilmiştir.”

Paylaşın

Dört Ayda 5 Bin 618 Şirket Kapandı

2023 ocak-nisan dönemini kapsayan yılın ilk 4 ayında kurulan şirket sayısı yüzde 2,4 artarak 44 bin 206’ya yükseldi. Aynı dönemde kapanan şirket sayısı ise yüzde 5,6 artarak 5 bin 618’e yükseldi.

Haber Merkezi / Nisan ayında kapanan şirket sayısı ise mart ayına göre yüzde 1,9, 2022 yılı nisan ayına kıyasla ise yüzde 34,2 azalarak 1423’e geriledi.

İlk 4 ayda kapanan kooperatif sayısı ise 217 oldu. Toplam kapanan şirket ve kooperatif sayısı ise 5 bin 835 olarak gerçekleşti.

Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB), nisanda kurulan ve kapanan şirketler istatistiklerini yayımladı.

Buna göre, 2023’ün ilk 4 ayında, 2022’in ilk 4 ayına göre kurulan şirket sayısı yüzde 2,4, kurulan kooperatif sayısı yüzde 53,1 artmış olup, kurulan gerçek kişi ticari işletme sayısı yüzde 7,2 azalmıştır.

2023’ün ilk 4 ayında, 2022’in ilk 4 ayına göre kapanan şirket sayısı yüzde 5,6 oranında artmış olup, kapanan kooperatif sayısı yüzde 2,3, kapanan gerçek kişi ticari işletme sayısında yüzde 4,1 azalış olmuştur.

Nisan 2023’te, Nisan 2022’ye göre kurulan şirket sayısı yüzde 14,7, kurulan gerçek kişi ticari işletme sayısı yüzde 18,9 oranında azalmış olup kurulan kooperatif sayısı yüzde 38,7 artmıştır.

Nisan 2023’te, kapanan şirket sayısı 2022 yılının aynı ayına göre yüzde 34,2, kapanan kooperatif sayısı yüzde 44,4 azalmış olup, kapanan gerçek kişi ticari işletme sayısında yüzde 16,8 artış olmuştur.

Bir önceki aya göre kurulan şirket sayısı yüzde 19, kurulan gerçek kişi ticari işletme sayısı yüzde 28,4, kurulan kooperatif sayısı yüzde 13,7 azalmıştır.

Bir önceki aya göre kapanan şirket sayısı yüzde 1,9, kapanan kooperatif sayısı yüzde 36,4 azalmış olup kapanan gerçek kişi ticari işletme sayısında yüzde 13,3 artış gerçekleşmiştir.

Nisan 2023’te kurulan toplam 9.400 şirket ve kooperatifin yüzde 86’sı limited şirket, yüzde 11,6’sı anonim şirket, yüzde 2,4’ü ise kooperatiftir. Şirket ve kooperatiflerin yüzde 37,9’u İstanbul, yüzde 10,1’i Ankara, yüzde 6,1’i İzmir’de kurulmuştur.

2023 yılında toplam 45.126 şirket ve kooperatif kurulmuştur. Bu dönemde kurulan toplam 38.831 limited şirket, toplam sermayenin yüzde 73,3’ünü, 5.369 anonim şirket ise yüzde 26,7’sini oluşturmaktadır. Nisan ayında kurulan şirketlerin sermayelerinin toplamı, Mart ayına göre yüzde 10,3 oranında azalmıştır.

Nisan 2023’te şirket ve kooperatiflerin 3.099’u ticaret, 1.395’i inşaat ve 1.268’i imalat sektöründe kurulmuştur. 531 gerçek kişi ticari işletmesi ise ticaret sektöründe kuruldu.

Nisan 2023’te şirket ve kooperatiflerin 3.099’u ticaret, 1.395’i inşaat ve 1.268’i imalat sektöründe kurulmuştur. Nisan 2023’te kurulan gerçek kişi ticari işletmelerinin; 531’i toptan ve perakende ticaret motorlu taşıtların ve motosikletlerin onarımı, 518’i inşaat, 149’u imalat sektöründedir.

Bu ay kapanan şirket ve kooperatiflerin; 502’si toptan ve perakende ticaret, motorlu taşıtların ve motosikletlerin onarımı, 187’si inşaat, 183’ü imalat sektöründedir.

Bu ay kapanan gerçek kişi ticari işletmelerinin 830’u toptan ve perakende ticaret, motorlu taşıtların ve motosikletlerin onarımı, 296’sı inşaat, 186’sı imalat sektöründedir.

Nisan 2023’te kurulan 226 Kooperatifin 148’i Konut Yapı Kooperatifi 41’i İşletme Kooperatifi, 14’ü Tarımsal Kalkınma Kooperatifi olarak kurulmuştur.

Nisan 2023’de kurulan 888 yabancı ortak sermayeli şirketin 497’si Türkiye, 85’i Rusya Federasyonu, 51’i İran ortaklı olarak kurulmuştur.

Kurulan 888 yabancı ortak sermayeli şirketin 102’si anonim, 786’sı limited şirkettir. 2023 yılında kurulan şirketlerin 643’ü Belirli bir mala tahsis edilmemiş mağazalardaki toptan ticaret, 224’ü Gayrimenkul acenteleri ve 220’si İkamet amaçlı olan veya ikamet amaçlı olmayan binaların inşaatı faaliyetleri sektöründe kurulmuştur.

Kurulan yabancı ortak sermayeli şirketlerin toplam sermayelerinin yüzde 79,4’ünü yabancı sermayeli ortak payını oluşturmaktadır.

Paylaşın

TÜİK Duyurdu: Yurt Dışı Üretici Enflasyonu Yüzde 40,10

Yurt dışı üretici enflasyonu nisan ayında bir önceki aya göre yüzde 2,43, bir önceki yılın aralık ayına göre yüzde 8,74, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 40,10 ve on iki aylık ortalamalara göre yüzde 73,63 arttı.

Haber Merkezi / Sanayinin iki sektörünün yıllık yurt dışı üretici enflasyonu; madencilik ve taş ocakçılığında yüzde 34,14, imalatta yüzde 40,21 arttı.

Sanayinin iki sektörünün aylık yurt dışı üretici enflasyonu ise; madencilik ve taş ocakçılığında yüzde 2,20, imalatta yüzde 2,43 arttı.

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) Yurt Dışı Üretici Fiyat Endeksi (YD-ÜFE) Nisan 2023 verilerini açıkladı.

Buna göre, yurt dışı üretici enflasyonu nisan ayında bir önceki aya göre yüzde 2,43, bir önceki yılın aralık ayına göre yüzde 8,74, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 40,10 ve on iki aylık ortalamalara göre yüzde 73,63 arttı.

Sanayinin iki sektörünün yıllık değişimleri; madencilik ve taş ocakçılığında yüzde 34,14, imalatta yüzde 40,21 artış olarak gerçekleşti.

Ana sanayi gruplarının yıllık değişimleri; ara malında yüzde 38,34, dayanıklı tüketim malında yüzde 44,23, dayanıksız tüketim malında yüzde 40,77, enerjide yüzde 14,70, sermaye malında yüzde 44,90 artış olarak gerçekleşti.

Sanayinin iki sektörünün aylık değişimleri; madencilik ve taş ocakçılığında yüzde 2,20, imalatta yüzde 2,43 artış olarak gerçekleşti.

Ana sanayi gruplarının aylık değişimleri; ara malında yüzde 2,04, dayanıklı tüketim malında yüzde 2,15, dayanıksız tüketim malında yüzde 2,48, enerjide yüzde 0,11, sermaye malında yüzde 3,84 artış olarak gerçekleşti.

Yurt dışı üretici enflasyonu sektörlerinden kok ve rafine petrol ürünleri yüzde 14,70, metal cevherleri yüzde 17,72, ana metaller yüzde 28,20 ile endekslerin en az arttığı alt sektörler oldu.

Buna karşılık içecekler yüzde 64,15, diğer metalik olmayan mineral ürünler yüzde 55,80, makine ve ekipmanlar b.y.s. yüzde 53,24 ile endekslerin en fazla arttığı alt sektörler oldu.

Yurt dışı üretici enflasyonu sektörlerinden basım ve kayıt hizmetleri yüzde 0,74, içecekler yüzde 0,72, bilgisayarlar ile elektronik ve optik ürünler yüzde 0,05 ile endekslerin en fazla azalış gösterdiği alt sektörler oldu.

Buna karşılık diğer mamul eşyalar yüzde 4,14, motorlu kara taşıtları, römork ve yarı römork yüzde 4,11, makine ve ekipmanlar b.y.s. yüzde 3,89 ile endekslerin en fazla arttığı alt sektörler oldu.

Paylaşın

Tarımsal Girdi Enflasyonu Yüzde 49,70

Tarımsal girdi enflasyonu mart ayında bir önceki aya göre yüzde 1,41, bir önceki yılın aralık ayına göre yüzde 9,05, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 49,70 ve on iki aylık ortalamalara göre yüzde 106,81 arttı.

Haber Merkezi / Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Tarımsal Girdi Fiyat Endeksi (Tarım-GFE) Mart 2023 verilerini açıkladı.

Buna göre, tarımsal girdi enflasyonu mart ayında bir önceki aya göre yüzde 1,41, bir önceki yılın Aralık ayına göre yüzde 9,05, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 49,70 ve on iki aylık ortalamalara göre yüzde 106,81 arttı.

Ana gruplarda bir önceki aya göre tarımda kullanılan mal ve hizmet endeksinde yüzde 1,03, tarımsal yatırıma katkı sağlayan mal ve hizmet endeksinde yüzde 4,04 artış gerçekleşti. Bir önceki yılın aynı ayına göre göre tarımda kullanılan mal ve hizmet endeksinde yüzde 45,97, tarımsal yatırıma katkı sağlayan mal ve hizmet endeksinde yüzde 80,40 arttı.

Yıllık artışın düşük olduğu alt gruplar sırasıyla, yüzde 11,58 ile enerji ve yağlar ve yüzde 20,40 ile gübre ve toprak geliştiricileri oldu. Buna karşılık, yıllık artışın yüksek olduğu alt gruplar ise sırasıyla, yüzde 104,11 ile diğer mal ve hizmetler ve yüzde 93,27 ile malzemeler oldu.

Bir önceki aya göre azalış gösteren alt gruplar sırasıyla, yüzde 2,12 ile gübre ve toprak geliştiriciler ve yüzde 0,74 ile enerji ve yağlar oldu. Buna karşılık, aylık artışın yüksek olduğu alt gruplar ise sırasıyla, yüzde 5,07 ile malzemeler ve yüzde 2,85 ile tohum ve dikim materyali oldu.

Paylaşın

TÜİK Açıkladı: Tüketici Güven Endeksi 91,1’e Yükseldi

Tüketici Güven Endeksi, mayıs ayında bir önceki aya göre yüzde yüzde 4.0 oranında arttı. Böylece 2023 nisan ayında 87,5 olan Tüketici Güven Endeksi, mayıs ayında 91,1 olarak kayıtlara geçti.

Haber Merkezi / 2023 mart ayında 80,1o lan Tüketici Güven Endeksi, nisan ayında87,5 olarak kayıtlara geçmişti.

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) 2023 Mayıs ayına ilişkin Tüketici Güven Endeksini açıkladı.

Buna göre, Türkiye İstatistik Kurumu ve Merkez Bankası işbirliği ile yürütülen tüketici eğilim anketi sonuçlarından hesaplanan tüketici güven endeksi, nisan ayında bir önceki aya göre yüzde 4,0 oranında arttı. Nisan ayında 87,5 olan endeks, mayıs ayında 91,1 oldu.

Tüketici güven endeksi nedir ve neden önemlidir?

Tüketici güven endeksi, aylık tüketici eğilim anketi ile tüketicilerin maddi durum ve genel ekonomiye ilişkin mevcut durum değerlendirmeleri ile gelecek dönem beklentileri, harcama ve tasarruf eğilimleri ölçülmektedir.

Anket sonuçlarından hesaplanan tüketici güven endeksi 0-200 aralığında değer alabilmektedir. Tüketici güven endeksinin 100’den büyük olması tüketici güveninde iyimser durumu, 100’den küçük olması tüketici güveninde kötümser durumu göstermektedir.

Tüketici eğilimine ilişkin endekslerden, tüketimin finansmanı amacıyla borç kullanma ihtimali endeksinin artması iyimser durumu, azalması ise kötümser durumu göstermektedir.

Benzer şekilde tüketici fiyatlarının değişimine ilişkin düşünce ve beklenti endekslerinin artması tüketici fiyatlarında düşüş düşüncesini/beklentisini, azalması ise tüketici fiyatlarında artış düşüncesini/ beklentisini göstermektedir.

İşsiz sayısı beklentisi endeksinin artması işsiz sayısında azalma beklendiğini, endeksin azalması ise işsiz sayısında artış beklendiğini ifade etmektedir.

Paylaşın

Yeni İktidarın İlk İşi Ek Bütçe Çıkarmak Olacak

Seçim taahhütleri, emeklilikte yaşa takılanlar (EYT), deprem, artan faiz giderleri ve maaş zamlarının ağır yükü nedeniyle bütçe açığının en az 3’e katlanacağı, bunun da 1.5 – 2 trilyon lira büyüklüğünde yeni bir bütçeyi zorunlu hale getireceği hesaplanıyor.

Döviz kuru, faiz, enflasyon, cari açık, iç ve dış borçlar başta olmak üzere birçok sorun çözüm beklerken yeni iktidarın ilk işi ek bütçe çıkarmak ya da yeni bir bütçe yapmak olacak.

Cumhurbaşkanlığı ikinci tur seçiminin galibini yoğun bir ekonomi gündemi bekliyor.

Döviz kuru, faiz, enflasyon, cari açık, iç ve dış borçlar başta olmak üzere birçok sorun çözüm beklerken yeni iktidarın ilk işi ek bütçe çıkarmak ya da yeni bir bütçe yapmak olacak.

Sözcü’den Erdoğan Süzer’in haberine göre seçim taahhütleri, emeklilikte yaşa takılanlar (EYT), deprem, artan faiz giderleri ve maaş zamlarının ağır yükü nedeniyle bütçe açığının en az 3’e katlanacağı, bunun da 1.5 – 2 trilyon lira büyüklüğünde yeni bir bütçeyi zorunlu hale getireceği hesaplanıyor.

EYT dikkate alınmamıştı

Bütçe maratonu nedeniyle yeni Meclis yaz sıcağında ağır bütçe mesaisiyle işe başlamak zorunda kalacak.

Seçim vaatleri ve EYT’nin büyüklüğü dikkate alınmadan hazırlanan 2023 yılı bütçesi 4 trilyon 470 milyar lira gider, 3 milyar 810 milyon lira gelir ve 660 milyar lira açık tahminiyle hazırlanmıştı.

Yıl içerisinde her gün yenileri eklenen seçim harcamaları ve vaatleri ile EYT’nin getirdiği yüklere şubat ayında ülkeyi sarsan bir de deprem eklendi.

Emeklilikte yaşa takılanların emekli edilmesiyle birlikte SGK’nın bu yıl yaklaşık 2-2.5 milyon yeni emekliye ilave maaş ödemesi gerekti.

Birikmiş aylıklar ödenecek

Emeklilik işlemleri yavaş sürse de emeklilik işlemlerinde başvuru tarihi baz alındığı için yılın sonuna yaklaşıldığında mart, nisan ve mayıs aylarından biriken yüz binlerce EYT’liye birikmiş aylıkları ve bayram ikramiyeleri ödenecek.

EYT’nin sadece bu yılın bütçesine getireceği ek yükün 300 milyar lirayı bulması bekleniyor.

Depremin maliyeti ne kadar?

Depremin başta kamu bütçesi olmak üzere ekonomiye maliyetinin minimum hesaplamalarla bile 35 milyar doların üzerinde olacağı belirtiliyor.

Depremde yıkılan konutların yerine yenilerinin yapılması ile alt yapıların, yolların, kamu binalarının inşa edilmesi bütçeye yüzlerce milyar liralık ek yük getirdi. Mevcut bütçeyle karşılanamayacak bütün bu giderler ek bütçe ve borçlanmayla finanse edilmeye çalışılacak.

Vaatleri yükü ne olacak?

Seçim bir taraftan kamu kaynaklarının kullanılması diğer yandan bol keseden ilan edilen seçim vaatleri nedeniyle ağır bir maliyet baskısıyla karşı karşıya kalacak.

Özellikle kamu işçilerine yapılan büyük zammın ardından temmuzda memur ve emeklilerin maaşına da büyük zam yapılacağı sözü verildi. Bütçe içerisinde önemli yer tutan personel ve emekli aylığı ödemeleri ek bütçenin de en önemli gider kalemlerinden biri olacak.

Seçim sonrası kurda yaşanacak olası artışların da Kur Korumalı Mevduat hesaplarına yapılacak ilave ödemeler nedeniyle bütçeye yükünü önemli ölçüde artırması bekleniyor.

Paylaşın

İhtiyaç Kredileri 852 Milyar TL’yi Aştı

Bankacılık sektörü tüketici kredileri türlerinin gelişimine bakıldığında konut kredilerinde geçen yıl 13 Mayıs’ta 324,3 milyar TL olan toplam bakiye bu yıl 12 Mayıs itibarıyla 423,4 milyar TL’ye çıktı. Yıllık değişim yüzde 30,6 oldu.

Taşıt kredilerinde geçen yıl 13 Mayıs’ta 18,5 milyar TL olan toplam bakiye de 12 Mayıs 2023 itibarıyla 77,8 milyar TL’ye yükseldi ve yıllık değişim yüzde 320,8 olarak kayıtlara geçti.

İhtiyaç kredilerinde ise geçen yıl 13 Mayıs itibarıyla 503,1 milyar TL olan toplam bakiye bu yıl 12 Mayıs itibarıyla 852,1 milyar TL’ye ulaştı. Yıllık değişim yüzde 69,4 oldu.

Bankaların nakit avansı kapatmasına yurttaşların gösterdiği tepki sonrası geri adım atılırken, bankacılık verileri de ekonomik krizin boyutlarını gösterdi. Kredi ve kredi kartı borcu bulunan kişi sayısı 3 milyon 859 bin 767 kişiye yükseldi.

Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde ikinci tur öncesi kredi kartları nakit avansa kapatıldı. Gelen tepkiler sonrası önce 15 bin TL sınırı getirildiği belirtilirken, süren tepkilerin ardından Merkez Bankası herhangi bir sınır uygulanmayacağını duyurdu. Ekonomiye ilişkin veriler, nakit avansa yönelik yurttaşların tepkilerinin gerekçelerini de gösterdi.

Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığı’nın “Türkiye Ekonomisinde Haftalık Gelişmeler ve Genel Görünüm Raporu”na göre tüketici kredilerinde toplam bakiye 12 Mayıs itibarıyla bir trilyon 353.3 milyar TL’ye ulaştı ve yıllık değişim oranı yüzde 60 oldu. Geçen yıl 13 Mayıs’ta tüketici kredilerinde toplam bakiye 845,9 milyar TL’ydi.

Cumhuriyet’ten Mustafa Çakır’ın haberine göre bireysel kredi kartlarında geçen yıl 13 Mayıs’ta 247,5 milyar TL olan toplam bakiye ise bu yıl 12 Mayıs itibarıyla 670 milyar TL’ye ulaştı. Yıllık değişim de yüzde 170,7 oldu.

İhtiyaç kredileri 852,1 milyar TL’ye ulaştı

Bankacılık sektörü tüketici kredileri türlerinin gelişimine bakıldığında konut kredilerinde geçen yıl 13 Mayıs’ta 324,3 milyar TL olan toplam bakiye bu yıl 12 Mayıs itibarıyla 423,4 milyar TL’ye çıktı. Yıllık değişim yüzde 30,6 oldu.

Taşıt kredilerinde geçen yıl 13 Mayıs’ta 18,5 milyar TL olan toplam bakiye de 12 Mayıs 2023 itibarıyla 77,8 milyar TL’ye yükseldi ve yıllık değişim yüzde 320,8 olarak kayıtlara geçti. İhtiyaç kredilerinde ise geçen yıl 13 Mayıs itibarıyla 503,1 milyar TL olan toplam bakiye bu yıl 12 Mayıs itibarıyla 852,1 milyar TL’ye ulaştı. Yıllık değişim yüzde 69,4 oldu.

3,9 milyon kişi borçlu

Türkiye Bankalar Birliği (TBB) Risk Merkezi’nin Mart 2023 sonu itibarıyla yayımladığı verilere göre Ocak-Mart 2023 döneminde bireysel kredi borcunu ödememiş (takipte olan) kişi sayısı 211 bin 871, bireysel kredi kartı borcunu ödememiş kişi sayısı da 193 bin 147 kişi oldu. Bireysel kredi veya kredi kartı borcunu ödeyemeyen kişi sayısı ise 332 bin 384 kişi.

Önceki yıllar dikkate alındığında ve varlık yönetim şirketlerinin takibine devredilenler de dahil olmak üzere bu tür borçlarını ödememişlerden borcu devam edenlerin sayısı ise 3 milyon 859 bin 767 kişiye çıktı.

Paylaşın

Bitcoin 27 Bin Doların Aaltında; Solana Ve Cardano Sert Düştü

Bitcoin (BTC) 26 bin 908 dolara gerilerken, Ethereum (ETH) ise bin 800 dolar biraz üzerinde işlem görüyor. Solana ve Cardano da yatırımcısına kaybettiren kripto para birimleri arasında yer aldı.

Haber Merkezi / Kripto para birimleri haftanın son işlem gününde de dalgalı seyrini sürdürdü.

Dünyanın en büyük kripto para birimi Bitcoin (BTC) yüzde 1,13 düşüşle 26 bin 908 dolara geriledi. Dünyanın en büyük ikinci kripto para birimi Ethereum (ETH) ise yüzde 0,59 düşüşle bin 806 dolara geriledi.

Diğer en iyi kripto paralardan Solana ve Cardano da yüzde 2’e varan oranda yatırımcısına kaybettirdi.

Bitcoin (BTC) hacmi, son 24 saatte yüzde 0,58 düşerek yaklaşık 14,9 milyar dolar olarak gerçekleşti. Bitcoin’in piyasa değeri ise 521 milyar dolar civarında.

Küresel kripto para piyasa değeri, son 24 saatte yüzde 0,81 düşerek 1,13 trilyon dolar civarında işlem görüyor.

Tüm stablecoin’lerin hacmi 29.18 milyar dolar ve bu, toplam kripto pazarının 24 saatlik hacminin yüzde 92.43’ü.

Bazı kripto para birimlerinde son durum ise şöyle:

Bitcoin 26.908 dolar, değer kaybı yüzde 1,13

Ethereum 1,806 dolar, değer kaybı yüzde 0,59

Tether 1,00 dolar, değer kaybı yüzde 0,02

BNB 310 dolar, değer kaybı yüzde 0,87

XRP 0,4632 dolar, değer kaybı yüzde 3,72

Cardano 0,3709 dolar, değer kaybı yüzde 1,50

Dogecoin 0,07366 dolar, değer kaybı yüzde 0,19

Polygon 0,8735 dolar, değer kaybı yüzde 0,53

Solana 20,4 3 dolar, değer kaybı yüzde 1,74

Litecoin 92,43 dolar, değer kaybı yüzde 0,39

Polkadot 5,36 dolar, değer kaybı yüzde 0,83

Tron 0,07022 dolar, değer kaybı yüzde 1,12

Shiba Inu 0,000008698 dolar, değer kaybı yüzde 0,73

Paylaşın

İş Dünyası Tıkanan Kredilerin Şokunu Yaşıyor!

TGSD Başkanı Ramazan Kaya, “Şu an kredi muslukları neredeyse tamamen kapandı. . Hatta kredi kartlarından nakit kullanılabiliyorduk, oranlar düşük olduğu için onu da kapattılar. Seçim sonrasına kadar önümüzdeki hafta da bu şekilde gidecek” dedi ve ekledi:

“Bu da faizlerin ciddi şekilde artacağını gösteriyor. Burada zaten daralan bir ekonomide para musluğunun tamamen kapandığı bir noktada kurumlar daha da zor duruma düşecek. Şu anda sanayicinin beklemekten başka yapacağı bir durum yok.”

İDMİB Başkanı Güven Karaca ise, “Dünyadaki resesyon, Avrupa’da ve Amerika’daki faizlerin arttırılması ve enflasyon, talebin düşmesinin arkasından, aynı zamanda da finansmana erişim zorlaştığı noktada ihracatı tamamıyla baltalayan noktaya geldi” ifadelerini kullandı.

Güven Karaca, açıklamasının devamında, Kesinlikle finansmana erişim, paraya erişimle ilgili Merkez Bankası’nın ve de para politikasını düzenleyen bütün kurumların pozisyon alması gerekiyor. Eximbank’ta da ihracatçı paraya ulaşmakta, finansmana erişmekte zorlanıyor” dedi.

İkinci tura kalan seçim, bankacılık sistemine peş peşe gelen regülasyonlar derken hem bankacılık sektörü hem iş dünyası yaşanan son durumu “piyasalar dondu kaldı” ifadesiyle tanımlıyor.

Dünya gazetesinde yer alan habere göre konut, taşıt ve ihtiyaç kredilerinde talepler ya askıya alınıyor ya da 2 hafta önceye göre neredeyse 2 katına yükselen maliyete razı geliniyor.

İş dünyası, “Bankalar finanse etmeyecekse kim edecek” yorumunu yapılıyor.

İş dünyasının öngördüğü olası senaryolar şöyle:

Nakit akışı bozulur, piyasada vadeler hızla düşer

6 ay vadede ödenmesi gereken borç 1 aya iner

İşletme sermayesi ihtiyacı artar, parası olan da elinde tutar

Sürdürülebilir büyüme, refah ve istihdamı düşürür.

Faizler yukarı gider, işletmeler için tehlikeli.

Finansman zorluğu ihracatı baltalar.

Firmaların mali yapısı bozulur, sanayici çarkı döndüremez.

Sanayicinin krediyle dönme . ihtiyacı var, piyasa kilitlenir.

Görüşler şöyle:

İstanbul Tüccarlar Kulübü Başkanı İlker Önel: “Bırakın TL veya döviz kredi çekmeyi kendi dövizimize bile ulaşamıyoruz. Bankalar günlük 5 bin dolarlık sınır getirdiler. Kendi hesaplarımızdaki paramızı çekemiyoruz, ödemelerimizi yapamıyoruz, hem ithalat yaparken hem de ihracat yaparken elimiz kolumuz bağlanıyor. Biz de döviz ihtiyacımızı dışarıdan karşılamak zorunda kalıyoruz.

ASKON Başkanı Orhan Aydın: Müreffeh bir Türkiye’ye erişmek istiyorsak üreticinin önündeki finansmana erişim sorununu ortadan kaldırmalıyız. Üreten kesim finansa erişim sorunu yaşamamalı. Her kim ben üreteceğim ya da üretimimi artıracağım diyorsa özellikle desteklenmeli. Ne yazık ki, son dönemde piyasalarda finansa erişim noktasında, çok ciddi sorunlar yaşanıyor. Bir an önce ekonomik olarak rahatlamak istiyorsak üreticinin önündeki finansa erişim zorlukları kaldırılmalı.

İTHİB Başkanı Ahmet Öksüz: Piyasada ciddi bir kısıtlama var. Firmalar ithalat ödemelerinde zorlanıyor. Bu sürdürülebilir bir durum değil. Zaten bir süredir krediye erişim konusunda yaşanan sıkıntılar vardı. Herkes seçime kilitlenmişti. Gösterge faizine göre faizler arttı, onunla bile kullandırılmıyor. 2. turdan sonra bir düzelme, açılma olacaktır. Dövizle ilgili kısıtlama devam ediyor. Merkez Bankası kuru ile serbest piyasa kuru iyice açılmış durumda. Şu an yaşadığımız sürdürülebilir bir durum değil.

İDMİB Başkanı Güven Karaca: Dünyadaki resesyon, Avrupa’da ve Amerika’daki faizlerin arttırılması ve enflasyon, talebin düşmesinin arkasından, aynı zamanda da finansmana erişim zorlaştığı noktada ihracatı tamamıyla baltalayan noktaya geldi. Kesinlikle finansmana erişim, paraya erişimle ilgili Merkez Bankası’nın ve de para politikasını düzenleyen bütün kurumların pozisyon alması gerekiyor. Eximbank’ta da ihracatçı paraya ulaşmakta, finansmana erişmekte zorlanıyor.

TETSİAD/ Hasan Hüseyin Bayram: Şu an bankacılık kredi sistemi çalışmıyor Bankalar, EYT ile ilgili çok düşük rakamları bile veremiyor. Bankalar zannediyorum tatildeler. İthalatçının kurunu yüzde 20 pahalandırsınlar. ihracatçıyı cezalandırmaya mı çalışıyoruz?

TÜRMOB Başkanı Emre Kartaloğlu: Şu an döviz fiyatı ve talebi dolaylı yöntemlerle baskılanmaya çalışılıyor. Bu ise piyasada TL sıkışıklığına neden oluyor. Bu durgunluğa ve küçülmeye neden olacaktır. Bu nedenle seçim sonrası iktisat politikalarının piyasa beklentileri paralelinde şimdiden belirlenmesi ve bir an önce ilan edilmesi gerekiyor. Kredi konusunda sorun yaşayan şirketlerin ödemeleri aksadığında zincirleme bir sonuçla piyasa da dalgalanmalar olur

TGSD Başkanı Ramazan Kaya: Şu an kredi muslukları neredeyse tamamen kapandı. . Hatta kredi kartlarından nakit kullanılabiliyorduk, oranlar düşük olduğu için onu da kapattılar. Seçim sonrasına kadar önümüzdeki hafta da bu şekilde gidecek. Bu da faizlerin ciddi şekilde artacağını gösteriyor. Burada zaten daralan bir ekonomide para musluğunun tamamen kapandığı bir noktada kurumlar daha da zor duruma düşecek. Şu anda sanayicinin beklemekten başka yapacağı bir durum yok.

TOBB / Şeref Fayat: Piyasadaki sıkışıklık her geçen saat artıyor. Birinci tur sonrası süreçte seçim sonrası nasıl bir ekonomi politikası güdülecek ve maliyetimiz ne olacak diye bilmeyen finans kuruluşları mümkünse özellikle de TL tarafında kredi kullandırmamaya çalışıyorlar. Dolayısıyla piyasadaki sıkışıklık her geçen saat artıyor. Seçimden sonra kim gelirse gelsin konvansiyonel ekonomi politikalarına dönülmek zorunda. Artık kimsenin taşıyacak gücü kalmadı.”

Paylaşın